menu
MemurOl
← Coğrafya Konuları

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

2 soruluk gerçek sınav dağılımı

Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme konusu, Coğrafya testleri içerisinde KPSS sınavlarında en çok belirleyici olan alanlardan biridir. Bu sayfada yer alan güncel sorular, çıkmış soru formatına uygun olarak uzman eğitmen kadromuz tarafından titizlikle hazırlanmıştır. Aşağıdaki konu anlatımlarını ve hap bilgileri okuduktan sonra sayfa altındaki konu testleriyle pratik yapabilir, KPSS sınav sayacı üzerinden hedefinize ne kadar kaldığını takip edebilir ve puan hesaplama motorumuz ile güncel performansınızı anında ölçebilirsiniz.

  • Türkiye'de Nüfus Özellikleri
  • Türkiye'de Nüfusun Dağılışı ve Nüfus Yoğunluğu
  • Türkiye'nin Nüfusu ve Nüfus Sayımları
  • Türkiye'nin Nüfus Politikaları
  • Türkiye'de Nüfus Projeksiyonları: Türkiye Nüfusunun Geleceği
  • Türkiye'de Göçler
  • Türkiye'de Yerleşme
  • Türkiye'de Mesken Tipleri

Nüfus ve Yerleşme

Türkiye'de nüfus dağılışı; iklim, yer şekilleri, ekonomik faaliyetler ve ulaşım gibi doğal ve beşeri faktörlere göre büyük farklılıklar gösterir; kıyı kesimler ve büyük şehirler yoğun nüfusluyken, yüksek dağlık ve engebeli iç-doğu kesimler seyrek nüfusludur.

Konu Özeti

  • Nüfus dağılışını etkileyen faktörler ikiye ayrılır: Doğal (fiziki) faktörler iklim, yer şekilleri, toprak verimi ve su kaynaklarını; beşeri (insan kaynaklı) faktörler ise sanayi, ticaret, ulaşım imkanları ve tarım faaliyetlerini kapsar. Genel kural olarak, ılıman iklimli, düz/ovalık, verimli topraklı ve ulaşıma elverişli yerler yoğun nüfusludur; sert iklimli, yüksek ve engebeli, ulaşımı zor yerler ise seyrek nüfusludur.
  • Türkiye'de nüfusun en yoğun olduğu yerler kıyı kesimler, özellikle Marmara Bölgesi (İstanbul başta olmak üzere) ile büyük ovalar (Çukurova gibi) ve sanayi-ticaretin geliştiği büyük şehirlerdir (İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa). Nüfusun en seyrek olduğu yerler ise yüksek ve engebeli Doğu Anadolu'nun dağlık kesimleri ile bazı iç kesimlerdeki kurak/yarı kurak step alanlarıdır.
  • Göç, insanların ekonomik, sosyal, siyasi veya doğal nedenlerle yaşadıkları yeri kalıcı veya geçici olarak değiştirmesidir. Türkiye'de Cumhuriyet döneminden itibaren en belirgin göç türü kırdan kente (köyden şehre) göçtür; bu göçün temel nedeni kırsal alandaki tarımsal işsizlik/toprak yetersizliği (itici faktör) ile şehirlerdeki iş, eğitim ve sağlık imkanlarının fazlalığıdır (çekici faktör). Bu göç dalgası, büyük şehirlerde hızlı ve çoğu zaman çarpık (plansız) şehirleşmeye yol açmıştır.
  • Şehirleşme (kentleşme), şehirlerde yaşayan nüfusun toplam nüfusa oranının artması ve şehirlerin sayıca, fonksiyonel olarak büyümesi sürecidir. Türkiye'de Cumhuriyet'in ilk yıllarında nüfusun büyük bölümü kırsalda yaşarken, sanayileşme ve tarımda makineleşmeyle (örneğin traktör kullanımının artmasıyla tarımda iş gücüne duyulan ihtiyacın azalması) günümüzde nüfusun büyük çoğunluğu şehirlerde yaşamaktadır.
  • Yerleşmeler, doku bakımından toplu ve dağınık yerleşme olarak ikiye ayrılır. Su kaynağının kıt, tarım arazisinin parçalı ve arazinin engebeli olduğu yerlerde (örneğin Doğu Karadeniz'in dağlık kesimlerinde) evler birbirinden uzak, dağınık bir doku sergiler. Suyun bol, tarım arazisinin geniş ve düz olduğu ovalarda (İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'nun köyleri gibi) ise evler bir arada, toplu bir doku oluşturur; bu tercihte güvenlik ve ortak su kaynağını paylaşma ihtiyacı da rol oynar.
  • Türkiye'de göç yalnızca kırdan kente değil, yurt dışına doğru da yaşanmıştır. 1960'lı yıllardan itibaren başta Almanya olmak üzere Batı Avrupa ülkelerine yönelen işçi göçü, dönemin işsizlik sorununu hafifletmeyi ve döviz girdisi sağlamayı amaçlamıştır. Bunun yanında mevsimlik iç göçler de önemli bir yer tutar: Çukurova ve Ege'deki pamuk, fındık ve sebze hasadı dönemlerinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan tarım işçileri geçici olarak bu bölgelere göç eder; yazın Doğu Karadeniz'de hayvanların yüksek yaylalara çıkarılması (yaylacılık) ise geleneksel bir başka mevsimlik hareketliliktir.
  • Nüfusun yaş yapısı da coğrafi ve ekonomik gelişmeyle yakından ilişkilidir. Doğum oranının yüksek olduğu geçmiş dönemlerde Türkiye'nin nüfus piramidi tabanı geniş, genç bir yapı sergilerken; günümüzde doğurganlık oranındaki düşüş ve ortalama yaşam süresinin uzamasıyla piramit giderek daralan bir tabana ve genişleyen bir orta-üst kesime sahip olmaya başlamıştır. Demografik geçiş olarak adlandırılan bu süreç; şehirleşme, eğitim düzeyinin artması ve kadının iş gücüne katılımının yükselmesiyle hızlanmıştır.

Anahtar Noktalar

  • Nüfus dağılışını doğal faktörler (iklim, yer şekilleri, toprak, su) ve beşeri faktörler (sanayi, ulaşım, ticaret) belirler
  • Yoğun nüfuslu alanlar: kıyılar, ovalar, büyük şehirler (İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa)
  • Seyrek nüfuslu alanlar: Doğu Anadolu'nun yüksek-engebeli kesimleri, kurak step alanları
  • Göçün itici nedenleri: tarımsal işsizlik, toprak yetersizliği, kan davası, terör
  • Göçün çekici nedenleri: iş imkanı, eğitim, sağlık, sosyal-kültürel olanaklar
  • Cumhuriyet sonrası en belirgin göç türü kırdan kente göçtür
  • Tarımda makineleşme (traktör vb.) kırsaldan kente göçü hızlandıran önemli bir etkendir
  • Hızlı ve çarpık şehirleşme; gecekondu, altyapı yetersizliği gibi sorunlara yol açmıştır
  • Toplu yerleşme su ve düz tarım arazisinin bol olduğu ovalarda; dağınık yerleşme engebeli, su kaynağı kıt dağlık alanlarda görülür
  • 1960'lardan itibaren başta Almanya olmak üzere Batı Avrupa'ya yurt dışı işçi göçü yaşanmıştır
  • Mevsimlik göç: tarım işçilerinin hasat döneminde Çukurova-Ege'ye gitmesi; yaylacılık: Doğu Karadeniz'de yazın hayvanların yaylaya çıkarılması
  • Doğurganlık oranının düşmesi ve yaşam süresinin uzaması Türkiye'nin nüfus piramidini demografik geçiş sürecine sokmuştur

Sınava Hazırlık Araçları

Sınav stratejinizi güçlendirmek için ücretsiz araçlarımızı keşfedin: