Altın Test 14
Altın Test 14
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
- A) Her gün saat 6.50'de buradan banliyö treni yavaşça geçer.
- B) Yeni yetişen babayiğitler orasını er geç uğranılacak kutlu bir menzil sayarlardı.
- C) Onu bu perişan hâlde görünce babam dona kaldı. ✓
- D) Zavallı ihtiyar kadın üç yıldır modern bir bakımevinde kalıyor.
- E) Kimi daha da iyi söylenebilecek basmakalıp fikirleri piyesleştirdiğinden dem vurdu.
TDK kuralları gereği kurallı birleşik fiillerden sürerlik fiili olan 'donakaldı' her zaman bitişik yazılır. Cümlede 'dona kaldı' şeklinde ayrı yazılması yazım yanlışıdır.
2. Aşağıdaki parçalardan hangisi “Olguları gözlemleyerek elde ettiği ham malzemeyi sanatın keskisiyle güzelce yontamayan kişiye sanatçı diyemeyiz çünkü ham malzeme ancak sanatçının damgasını taşıyan bir söyleyişle sanata dönüşür.” düşüncesine uzak düşmektedir?
- A) Necati Cumalı, Karakol şiirinde sosyal yaşamdan aldığı konuyu çiğ ve kaba bir şekilde değil onu şiirsel ve kişisel bir üslupla vermeyi başarıyor.
- B) “İndim yârin bahçesine/Parsellenmiş” dizesini basit bir imar faaliyetini eleştiren yazı olmaktan çıkarıp şiir katına çıkaran nedir? Özdemir Asaf’ın kendine özgü ironik söyleyişindeki çarpıcılıktır.
- C) Musahipzade Celal, konularını Osmanlının son zamanlarından almış, Aynaroz Kadısı’nda olduğu gibi görevini kötüye kullanan yöneticileri teşhir etmiştir; bunu yaparken de geleneksel tiyatromuzla bağ kurmayı ihmal etmemiştir. ✓
- D) Faruk Nafiz, 1925’te Canavar oyununu yazarak daha sonra yazılacak olan köy tiyatrolarının yolunu açmıştır. Onun Anadolu’daki insan gerçekliğini estetize eden anlatımı ise eserin en büyük başarısıdır.
- E) Çanakkale Savaşı’na katılan, gerçek hayattan sahneler sunan hikâye ustası Fahri Celalettin Göktulga’nın Talak-ı Selase ve Kına Gecesi gibi hikâyelerini okuyan sanatseverler, özgün bir dille yazılmış başarılı hikâyelerle karşı karşıya olmanın keyfini çıkaracaklardır.
Öncül cümlede, ham gerçekliğin sanat olabilmesi için mutlaka sanatçının özgün ve estetik üslup süzgecinden (yontusundan) geçmesi gerektiği savunulmaktadır. A, B, D ve E seçeneklerinde sırasıyla konuların 'estetize edilmesi', 'özgün ironik söyleyişle şiir katına çıkarılması', 'sanatsal dille işlenmesi' vurgulanırken; C seçeneğinde sadece Musahipzade Celal'in konularını tarihten aldığı ve geleneksel tiyatro kalıplarını kullandığı nesnel olarak belirtilmiştir, gerçekliğin sanatsal üslupla dönüştürülmesine dair bir vurgu bulunmamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesme işaretinin (’) kullanımıyla ilgili bir _yanlışlık yapılmıştır_?
- A) Düden Şelale’sinin eşsiz manzarası, burayı ziyaret edenleri derinden etkiliyor. ✓
- B) Batı’nın teknolojide lider konuma gelmesi, küresel dengeleri yeniden şekillendirdi.
- C) Selçuklu Devleti, İç Anadolu’nun verimli topraklarında kalıcı eserler bırakmıştı.
- D) Yaz aylarında Boğaz’da yapılan yat turları turistlerin ilgisini çekiyor.
- E) Devlet Memurları Kanunu’nu en ince ayrıntısına kadar öğrenmek gerekiyor.
A seçeneğindeki proper noun 'Düden Şelalesi'dir. Sonunda üçüncü şahıs iyelik eki olan bir özel isme başka bir çekim eki getirildiğinde, kesme işareti şelalenin iyelik eki olan '-si'den sonra getirilmelidir ('Düden Şelalesi'nin' şeklinde). 'Düden Şelale'sinin' biçimindeki yazım yanlıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
4. Yüzümde ilk sakalımın belirdiği gençlik günlerim ile saçlarıma ilk akların düştüğü yaşlılık dönemim arasına sığan kısacık bir yarım yüzyılda, normal şartlarda on farklı kuşağın ancak yaşayabileceği kadar büyük dönüşümler ve sarsıcı tarihi olaylar gerçekleşti. Benim neslimden her insan bu ani yükselişleri ve yıkıcı çöküşleri iliklerine kadar hissetti. Bazen bu tecrübeler yüzünden 'Ben tek bir şahsiyet miyim yoksa birbirinden apayrı insanlar mıyım?' diye şüpheye düşüyorum. Hayatımdan bahsettiğimde hemen arkasından 'Hangi hayatım?' diye kendime sormadan edemiyorum. Savaş öncesindeki huzurlu günlerim mi, dünya savaşlarının dehşeti altındaki yıllarım mı yoksa bugünkü sürgün hayatım mı? 'Evim' kelimesini kullandığımda duraksıyor, Salzburg'daki eski konağımı mı, Bath'daki sığınağımı mı yoksa Viyana'daki baba ocağımı mı kastettiğimi hemen kestiremiyorum. Kendi yurdumun insanlarından bahsederken bile ne oraya ait kalabildiğimi ne de buradaki yeni dünyaya eklemlenebildiğimi fark edip irkiliyorum. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada konuşan kişinin kendisini anlatmak için kullandığı bir yargı _olamaz_?
- A) Gelecek güzel günler için kişisel rahatımı ve konforumu feda ettim. ✓
- B) Ulusal, zamansal ve mekânsal açıdan aidiyet duygumu yitirdim.
- C) Kısa zamanda maruz kaldığım radikal değişikliklere ayak uydurmak isterken çok bocaladım.
- D) Birbiriyle çelişik yaşantılarım sebebiyle kişilik bölünmesine uğradığımı hissediyorum.
- E) Ait olduğu yere dönemeyen, içinde bulunduğu ortama giremeyen bir insanın yabancılaşması ve yalnızlaşması neymiş bizzat tecrübe ettim.
Metinde konuşan kişi aidiyetini yitirdiğini (B), sarsıcı değişimlerde bocaladığını (C), kişilik bölünmesi hissettiğini (D) ve yurduna yabancılaşarak yalnızlaştığını (E) Salzburg, Viyana, Bath örnekleri ve 'farklı varlıklar mıyım?' sorgusuyla anlatmıştır. Ancak gelecek nesillerin güzel günleri adına 'kendi rahatını ve konforunu feda ettiğine' dair herhangi bir toplumsal amaç veya kahramanlık ifadesi metinde yer almamaktadır. Doğru cevap A seçeneğidir.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamı belirteçle sağlanmıştır?
- A) Burayı niye işaretlemişler acaba? ✓
- B) Nereyi tercih etmeyi düşünüyorsunuz?
- C) Ne tür kitaplar okumayı seversiniz?
- D) Onun ne zaman geleceğini biliyor musunuz?
- E) Hangi hakla dilekçemizi almıyorsunuz?
A seçeneğinde “niye” sözcüğü eylemin nedenini sorar ve soru zarfıdır. Diğer seçeneklerde soru anlamı sıfat ya da zamirle sağlanmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
- A) Bilim, yer yüzündeki tüm olguları ve olayları araştırmayı amaç edinmez. ✓
- B) Annem lezzetli bir pasta yaptığı zaman bir miktar da yeğenlerine ayırır.
- C) Alacaklılar günaşırı iş yerimize gelip bizi rahatsız ediyorlardı.
- D) Ülkemizin yetiştirdiği en önemli beyinler sürekli yurt dışına gidiyor.
- E) Bilimin uygulamada başarılar sağlaması insanoğluna pek çok şey vadediyor.
'yeryüzü' sözcüğü dünya anlamında kullanıldığında kalıplaşmış birleşik kelime olduğu için bitişik yazılmalıdır. Cümlede ayrı yazılması yazım yanlışına sebep olmuştur.
7. “Ya bir yol aç, ya bir yol bul ya da yoldan çekil.” cümlesiyle anlatılmak istenen düşünce hangisidir?
- A) Eleştiri, insanların kendilerini dev aynasında değil, boy aynasında görmesini sağlar.
- B) Topluma faydalı olacak işlerde bulunmuyorsanız en azından zarar vermeyin. ✓
- C) Buluşlar, insanlığın önünü aydınlatan fenerler gibidir ve tüm mucitler saygıdeğerdir.
- D) Lafla icraat yapmaya çalışan insanların yapabileceği en iyi şey koca bir hiçtir.
- E) Önder insanlar, toplum yararına çalışan ve sözünü tutanlardan çıkar.
Söz, bir işte çözüm üretmeyi ya da en azından engel olmamayı öğütler. B seçeneği de topluma yararlı bir iş yapmıyorsan zarar verme düşüncesini taşır. Doğru cevap B seçeneğidir.
8. Şu hayatta her şeyin bir genellemeden yola çıkılarak seçimmiş gibi sunulması zorlayıcı bir yaşam şekli. Kahveyi sütlü içenler sade içenlere, yaz mevsimini sevenler kış mevsimini sevenlere, kedi sevenler köpek sevenlere karşıymış gibi. Ya birini ya da diğerini seçmek zorundaymışsın gibi. Bu parçada, I. Ünsüz türemesi II. Ünlü düşmesi III. Ünsüz benzeşmesi ses olaylarından hangileri vardır?
- A) Yalnız II.
- B) II ve III. ✓
- C) Yalnız III.
- D) Yalnız I.
- E) I ve II.
Parçada “seçimmiş” sözcüğünde ünlü düşmesi, “zorlayıcı” gibi kullanımlarda ünsüz benzeşmesine örnek görülebilir. Ünsüz türemesi ise yoktur. Bu nedenle II ve III birlikte doğrudur. Doğru cevap B seçeneğidir.
9. Romancı, kendi içinde kımıldayıp duran duyguları, toplum içinde yaşayan gerçek bir kişi olarak önündeki kâğıtlara dökerken asla bağımsız değildir. Bu cümlenin ögeleri aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?
- A) Özne - nesne - zarf tümleci - zarf tümleci - yüklem
- B) Özne - nesne - zarf tümleci - yüklem
- C) Özne - zarf tümleci - zarf tümleci - yüklem ✓
- D) Nesne - zarf tümleci - zarf tümleci - yüklem
- E) Özne - nesne - dolaylı tümleç - zarf tümleci - yüklem
Cümlede 'bağımsız değildir' yüklem; 'Romancı' özne; 'kendi içinde kımıldayıp duran duyguları, toplum içinde yaşayan gerçek bir kişi olarak önündeki kâğıtlara dökerken' zarf tümleci (zarf-fiil grubu); 'asla' zarf tümlecidir. Dolayısıyla doğru sıralama Özne - Zarf Tümleci - Zarf Tümleci - Yüklem şeklindedir. Doğru cevap C seçeneğidir.
10. Aşağıdaki cümlelerden hangisi, sonunda ayraç içinde verilen anlatım bozukluğu türüyle _ilişkilendirilemez_?
- A) Ailemizle yeni eve yerleşmiştik ki telefon çaldı. (Sözcüğün yanlış yerde kullanılması)
- B) Onunla yaşamın güçlüklerinden ve zorluklarından konuşup dertleştik. (Gereksiz sözcük kullanılması)
- C) Her şeyi elde kucakta ne varsa satıp bu işe yatırdı. (Deyim yanlışlığı)
- D) Ulaştığı bu büyük başarıyı azmine ve şansına borçluydu. (Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması)
- E) Bu krizde tüm olanakları araştırıp sorumlunun kim olduğunu bulmalısınız. (Çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması) ✓
E seçeneğindeki cümlede yer alan anlatım bozukluğunun nedeni, kriz gibi olumsuz durumlar için 'olanak' (imkan) sözcüğünün yanlış anlamda kullanılmasıdır (doğrusu 'ihtimal' veya 'detay' olmalıdır). Bu hata, ayraç içinde belirtilen 'çelişen sözcüklerin kullanılması' türüne örnek değildir. Doğru cevap E seçeneğidir.
11. Aşağıdaki dizelerin hangisinde “ulama”ya bir örnek _yoktur_?
- A) Zemheride gül ister benden.
- B) Yâr deyince kalem elden düşüyor.
- C) Tırtıl iki diş bulsa eğer ormanı yerdi.
- D) Değmen benim gamlı yaslı gönlüme. ✓
- E) Sert oldu hava çıkma koyundan kuzucağım.
A'da 'gül ister' (l-i), B'de 'kalem elden' (m-e), C'de 'eğer ormanı' (r-o), E'de 'Sert oldu' (t-o) kelimeleri arasında ulama vardır (ünsüzle biten kelimenin ünlüyle başlayan kelimeye bağlanarak okunması). D seçeneğindeki 'Değmen benim gamlı yaslı gönlüme' dizesinde ise ulama yapılabilecek bir ses ilişkisi bulunmamaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
- A) Toplum içinde kendimizi en iyi şekilde ifade etmeye çalışırız her ortamda.
- B) Düşüncelerimizi yansıtırken kelimeleri seçip ayıklayarak konuşmalıyız. ✓
- C) Yaşam temposu arttıkça insanlar birbirlerine karşı daha mesafeli duruyorlar.
- D) Gelecekte başarılı olmak için planlı çalışmanın şart olduğunu bilmeliyiz.
- E) Günümüz dünyasında mutsuzluğun en büyük kaynağı bireyselleşmedir.
B seçeneğindeki cümlede 'seçmek' ve 'ayıklamak' sözcükleri aynı anlama gelmektedir. Bu sözcüklerin bir arada kullanılması gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
13. Aşağıdakilerden hangisinde “-ıcı/-ici” eki alan sözcük farklı bir görevde kullanılmıştır?
- A) Yıkıcı sözleriyle onu kendisine soğuttu.
- B) Bakıcı, bugün evimize gelmedi. ✓
- C) Delici aletlerle bu kağıtları deler.
- D) Geçici işlere fazla önem verme.
- E) Kesici aletle oynamak çok tehlikelidir.
'Bakıcı' sözcüğü bir kişiyi/mesleği ad olarak karşılar. Diğer seçeneklerdeki 'yıkıcı, delici, geçici, kesici' sözcükleri ise isimleri niteleyen sıfat görevindedir.
14. Hastaneye girdi, kapıda adının yazılı olduğu odasına geçti, çantasından çıkardığı kırmızı stetoskopu boynuna geçirdi, üniversiteye başladığı ilk gün anneciğinin hediye ettiği kuş desenli cüzdanı açtı ve siyah beyaz fotoğrafa baktı uzun uzun. Polikliniğe geçmeden önce ilk iş olarak yoğun bakım koridoruna yöneldi. Kekik kokuları çok daha baskındı ilaç kokulu ağır koridorda ya da Zeynep daha yoğun duyuyordu kekik kokularını. Nedense bugün daha yoğun hissetmişti bunu. Koridorda adımladığı yol, yine bitmez bir hâl almıştı. Steril elbiseleri giydi, kimliğini okuttu, kapı açıldı. Zeynep’in yüzünde güller açtı. Dertlerin dermanı, gecenin sabahı, kışın baharı karşılamıştı Zeynep’i. Bu parçanın anlatımı için, I. Olaylar üçüncü kişi ağzıyla aktarılmıştır. II. Cümlelerde kişilerin duygularına yer verilmemiştir. III. Farklı duyularla algılanabilecek ayrıntılar vardır. yargılarından hangileri doğrudur?
- A) Yalnız I.
- B) Yalnız II.
- C) I ve III. ✓
- D) II ve III.
- E) I, II ve III.
Olaylar Zeynep üzerinden üçüncü kişiyle anlatılır ve koku, görme gibi farklı duyulara seslenen ayrıntılar vardır. Ayrıca Zeynep’in duyguları da verildiği için II. yargı doğru değildir. Doğru cevap C seçeneğidir.
15. Bir sözümüz vardır, “…” der. Bu kitabın serüveni de öyle oldu. Kitabı on yıl önce yayımlamıştık. İki üç yılda bir yapılan baskılarda kitaba çok şey ekledim. İlk baskısı ile elinizdeki bu baskı karşılaştırıldığında ikisi arasındaki fark açıkça görülecektir. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdaki sözlerden hangisinin getirilmesi en uygundur?
- A) El elden üstündür.
- B) Yiğit düştüğü yerden kalkar.
- C) Erken kalkan yol alır.
- D) İşleyen demir ışıldar.
- E) Kervan yolda düzülür. ✓
Parçada, kitabın yola ilk çıktığında eksikliklerinin olduğu fakat zamanla yapılan yeni baskılarda eklemelerle mükemmel hale getirildiği anlatılmıştır. Bu durum, bir işe başlanıp yola çıkıldıktan sonra eksikliklerin zamanla tamamlanacağını ifade eden 'Kervan yolda düzülür' atasözüyle tam olarak örtüşmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.
16. Bu yazarımız, duygu yükünün ağır olduğu bir ortamda yetişmesine karşın _gözlerinin gördüğünü kalbine uğratmadan kâğıda dökmeyi_ başarmıştır. Bu cümledeki altı çizili sözle, sözü edilen yazarlarla ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Gözlemlerini nesnel bir biçimde dile getirdiği ✓
- B) Olayları özgün bir anlatımla verdiği
- C) Gerçekleri, düş gücüyle zenginleştirerek anlattığı
- D) Yapıtlarını, diğer sanatçılardan farklı bakış açısıyla oluşturduğu
- E) Yapıtlarını duygusal bir söyleyişle oluşturduğu
Altı çizili 'gözlerinin gördüğünü kalbine uğratmadan yazmak' ifadesi, görselliği/gözlemleri aktarırken kendi duygularını, hislerini ve iç dünyasını işe karıştırmamak anlamına gelir. Bu da yazarın gözlemlerini tamamen tarafsız (nesnel/objektif) bir şekilde yansıttığını gösterir. Doğru cevap A seçeneğidir.
17. Aşağıdakilerin hangisinde “üzere” sözcüğü cümleye farklı bir anlam katmıştır?
- A) Biraz kafa dinlemek üzere tatile çıkmak istiyorum.
- B) Geri vermek üzere kardeşimden bir miktar borç aldım. ✓
- C) Arkadaşımla, çalışmak üzere kütüphaneye gideceğiz.
- D) Avlanmak üzere ilçemizin ormanlık alanına gittik.
- E) Pudingi soğumak üzere dışarı bıraktım.
A, C, D ve E seçeneklerinde “üzere” amaç ya da yakınlık anlamı verir. B seçeneğinde ise “geri vermek şartıyla” anlamındadır. Bu nedenle farklı kullanım B seçeneğindedir.
18. Ben uzun şiir yazamam. Bunun pek az örneği vardır. Aynı şekilde uzun yazı da yazamam. Yazılarım da, dikkat ederseniz, üç beş sayfayı hiç geçmez. - - - -. Sözü uzatmayı sevmiyorum galiba. Kısa yazayım, uzun yazayım diye bir düşünceyle başlıyor değilim şiire. Başlıyorum ve bitmesi gereken yerde şiir bitiyor. Demek ki o kadarı yetiyor. Bu parçada boş bırakılan yere, I. Şair, çok sözü, güzel söze çeviren kişidir aslında. II. Edebiyat dünyamız süslü cümlelerden kaçan büyük sanatçılarla dolu. III. Kısa şiirler yazmış olmam teknik bir gerekçeye dayanmıyor. yargılarından hangilerinin getirilmesi anlam akışına uygun olur?
- A) Yalnız I.
- B) Yalnız II.
- C) Yalnız III. ✓
- D) I ve II.
- E) II ve III.
Parçada yazar uzun şiir yazmamasının özel bir teknik gerekçeye dayanmadığını, şiirin bitmesi gereken yerde bittiğini anlatır. Bu akışı tamamlayan yargı III’tür. Doğru cevap C seçeneğidir.
19. İyi bir resmin sadece renklerle, nitelikli bir müzik eserinin sadece seslerle oluşturulamayacağını bilenler, iyi bir şiirin de yalnız kelimelerle yazılamayacağını, buna bir de —- eklemek gerektiğini de kabul ederler. Bu parçada boş bırakılan yere anlam akışına göre aşağıdakilerden hangisi _getirilemez_?
- A) atan bir yüreğin sesini
- B) sanatçılara özgü duyuş ve duyarlılıkları
- C) okurların yorum gücünü ✓
- D) “ilham” denilen iksiri
- E) toplumun duyurmak istediği sesini
Parçada şiirin sadece kelimelerden ibaret olmadığı, ona ruh katacak sanatsal duyarlılıkların, hislerin (yürek sesi, ilham, duyarlılıklar veya toplumsal ses gibi yazar kaynaklı ögelerin) katılması gerektiği vurgulanmıştır. Ancak 'okurların yorum gücü', şiirin yazılma aşamasında şairin katabileceği bir öge değildir, alımlama süreciyle ilgilidir. Bu nedenle boş bırakılan yere getirilemez. Doğru cevap C seçeneğidir.
20. Sanatsal ortam geçmişte nasılsa bugün de pek değişmedi. Eskiden sırf entelektüel görünmek amacıyla klasik Batı edebiyatı okumak zorunda hisdenler vardı etrafımızda. Bugün ise tam tersi bir durum geçerli. Kendi geleneğimize sahip çıkmak adına sadece divan edebiyatı sevilmeliymiş gibi davrananlar var. Ben aruz vezniyle şiirler yazıyorum. Fakat emin olun, dünya edebiyatında bana daha çok estetik zevk veren başka bir şiir tarzı olsaydı, hangi milletin kültürü olursa olsun hemen onu öğrenip yazmak isterdim. Kendi edebiyatımızı aşağılık kompleksinden uzak, tamamen nesnel bir gözle seviyorum. Aşağıdakilerden hangisi bu sözleri söyleyen bir şairin düşüncesi olabilir?
- A) Shakespeare okumamış bir Doğulu yazar, asla gerçek bir şair olamaz.
- B) Sanata ulusal sınırlar çizmem, estetik değeri olan her yapıtı bağrıma basarım. ✓
- C) Geleneksel şiiri geleceğe taşımanın tek yolu Batı etkisinden tamamen arınmaktır.
- D) Dünyadaki bütün edebî türler benim gözümde eşit derecede başarılıdır.
- E) Divan şiiri bana geçmişimi anımsattığı için ruhumu besler.
Yazar, 'hangi kültüre ait olursa olsun bana keyif veren enstrümanı/tarzı gidip öğrenirdim' diyerek müziğin/edebiyatın evrenselliğini savunmakta, sanatı ulusal komplekslerden bağımsız olarak nesnel bir biçimde değerlendirdiğini belirtmektedir. Bu durum B seçeneğindeki yargıyla örtüşür. Doğru cevap B seçeneğidir.