menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Altın Test 18

Altın Test 18

Soru 1 / 20

Türkçedeki bazı ekler, kimi zaman büyük ünlü uyumuna uymayan biçimde kullanılabilir. Aşağıdakilerin hangisinde bu duruma _örnek olmayan_ bir kullanım vardır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
  1. 1. Türkçedeki bazı ekler, kimi zaman büyük ünlü uyumuna uymayan biçimde kullanılabilir. Aşağıdakilerin hangisinde bu duruma _örnek olmayan_ bir kullanım vardır?

    • A) Bu yıl için okulumuz öğrencileri yeşilimtırak renklerde bir forma giyecekmiş.
    • B) Kedigiller familyasından olan vaşak, ürkek ama tehlikeli bir hayvandır.
    • C) Öğretmenimiz derse başlarken hazırlayıcı bir soru sormayı ihmal etmezdi.
    • D) Dün akşamki maç, oldukça keyifli ve heyecanlıydı.
    • E) Kardeşim Mert, çalışmaktan ne zaman sıkılsak hemen bir türkü söylüyordu.

    “-ki”, “-yor”, “-ken”, “-imtırak” gibi bazı ekler büyük ünlü uyumuna aykırı biçimde kullanılabilir. “Kedigiller” sözcüğündeki ek ise bu duruma örnek değildir. Doğru cevap B seçeneğidir.

  2. 2. ”Ey aziz yurttaşlarım! İçinizdeki inancı, bağımsızlık aşkını ve sarsılmaz azmi tek bir yürekte birleştirerek tüm dünyaya sesleniyorum: Asla boyun eğmeyeceğiz! Biz tarih boyunca esir yaşamadık, vatanımıza karşı kurulan bu hain planları çok iyi biliyoruz ve hepsini reddediyoruz! İstiklalimiz ve mukaddes topraklarımız sonsuza dek hür kalacaktır!” Bu parçada dil hangi işlevde kullanılmıştır?

    • A) Sanatsal işlevde
    • B) Göndergesel işlevde
    • C) Kanalı kontrol işlevinde
    • D) Heyecana bağlı işlevde
    • E) Alıcıyı harekete geçirme işlevinde

    Parçada konuşmacının yoğun vatanseverlik duygularını, bağımsızlık inancını ve kararlılığını coşkulu ve ünlemli ifadelerle ('Ey aziz yurttaşlarım!', 'Asla boyun eğmeyeceğiz!') dışa vurması söz konusudur. Hitap ve coşkulu duyguların ön plana çıktığı bu tür iletilerde dil 'heyecana bağlı işlevde' kullanılmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “olmak” fiili yardımcı eylem görevinde kullanılmamıştır?

    • A) Dün Adana’da orta şiddette bir deprem oldu.
    • B) Akıllı olun, bu işin yürümeyeceğini anlayın artık.
    • C) Hastalandığınızı duyduk, çok geçmiş olsun beyefendi.
    • D) İnsanları sözlerinizle kırabileceğinizin farkında olmalısınız.
    • E) Ona güvenip onunla çalışmamız bizim için hata olmuştur.

    A seçeneğinde “oldu” fiili “meydana gelmek” anlamıyla asıl fiildir. Diğer seçeneklerde “olmak” yardımcı eylem ya da kalıplaşmış birleşik yapı içinde kullanılmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  4. 4. “Zaman zaman yanıma gelip dertleşiriz.” Bu cümledeki ikilemenin anlamca özdeşi aşağıdakilerin hangisinde kullanılmıştır?

    • A) Kimi kimsesi olmayan garibanın biriydi.
    • B) Kime sorsam aynı yanıtı alıyorum.
    • C) Kafasına eseni hemen yapan biridir.
    • D) Ne ihtişamlı binalar inşa etmişler buraya.
    • E) Eski dostumla ara sıra yolda karşılaşırız.

    'Zaman zaman' ikilemesi, 'ara sıra, bazen, aralıklı olarak' anlamına gelir. D seçeneğinde yer alan 'Eski dostumla ara sıra yolda karşılaşırız' cümlesindeki 'ara sıra' ikilemesi bu anlamı tam olarak vermektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik sözcük sıfat tamlaması biçiminde oluşmuştur?

    • A) Beşiktaş Çarşısı, kalabalığın hiç azalmadığı bir yer.
    • B) Afrika’da sivrisineklerin yaydığı sıtma hastalığı oldukça yaygın.
    • C) Hayat yapbozunun parçalarını doğru yerlere yerleştirenler genelde kazanırlar.
    • D) Annemin yetiştirdiği akşamsefası bahçemize güzellik katıyordu.
    • E) Bu bölgede dalgakıran olduğu için denizde yüzmek keyifli oluyor.

    “Sivrisinek” birleşik sözcüğü sıfat tamlaması biçiminde oluşmuştur: sivri + sinek. Diğer seçeneklerdeki birleşikler farklı yollarla kurulmuştur. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.

  6. 6. Viyana Sebze Orkestrası; _havucu_ (I) flüt, pırasayı keman, bal kabağını da davul olarak kullanıyor. Bu grup, eline _geçen_ (II) her _sebzenin_ (III) bir müzik aleti olabileceğine inanıyor. Belli bir tarzları yok; çağdaş, klasik, pop gibi türlerde parçalar _seslendiriyorlar_ (IV). Son parçayı da seslendirince _konserden_ (V) önce aldıkları yetmiş kilo sebzeyi çorba yapıp dinleyicilere ikram ederek değerlendiriyorlar. Bu parçadaki altı çizili sözcüklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?

    • A) I. sözcük, üçüncü tekil kişi iyelik eki almıştır.
    • B) II. sözcük, sıfat-fiil eki almıştır.
    • C) III. sözcük, tamlayan eki almıştır.
    • D) IV. sözcük, üçüncü çoğul şahıs eki almıştır.
    • E) V. sözcük, ayrılma durumu eki almıştır.

    I numaralı 'havucu' sözcüğü iyelik eki almamıştır; oradaki '-u' eki belirtme durumu (yükleme hâli) ekidir (neyi kullanıyor? -> havucu). Diğer tüm sözcüklerin ek analizleri doğrudur (geç-en sıfat-fiildir, sebze-n-in tamlayandır, seslendir-iyor-lar şahıstır, konser-den ayrılmadır). Dolayısıyla doğru cevap A seçeneğidir.

  7. 7. Ünlem işaretinin kullanımıyla ilgili aşağıdaki örneklerden hangilerinde _yanlışlık vardır_? I. Ne güzel insanlardı bunlar böyle! II. Sesimize ses katacak arkadaşlar arıyoruz kendimize! III. Çok okunuyor (!) olmalı ki hiçbir kitapçıda bulamadım eserini.

    • A) Yalnız III.
    • B) Yalnız II.
    • C) II ve III.
    • D) Yalnız I.
    • E) I ve II.

    II. cümlede ünlem anlamı belirgin değildir; cümle çağrı/istek bildirse de ünlem işareti zorunlu ve uygun değildir. I ve III kullanımları doğrudur. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.

  8. 8. Gençlerimizin ufkunu daraltan, yaratıcılığını körelten, edebî değeri olmayan, içi zırvalık dolu popüler bir anlayış gelişti. İsmini vermek istemediğim ama çok satanlar listelerinden düşmeyen yazarların hemen hepsi dâhil buna. Kimisi ‘‘Ben iyi yazarlara okuyucu yetiştiriyorum.’’ diye işin içinden çıkmaya çalışırken kimisi de hâlâ edebî eser yazdığını zannederek piyasa içinde varlığını sürdürüyor. Çünkü bu iş artık arz talep meselesine döndü. Oysaki bu zamana kadar toplumumuzun içinden yeni Nazım Hikmetler, Orhan Veliler, Hüseyin Rahmiler yetişmeliydi. Okuyuculardan rica ediyorum bu tip insanların kitaplarını alıp okumayarak tepkilerini göstersinler. Gerçek yazarlara sahip çıkıp onlara olan saygılarını göstersinler. Bu parçaya göre popüler eserlerin çok satmasının asıl nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Gençlerin klasik eserlerin tadına bakmama ısrarı
    • B) Popüler eserlere olan ilginin bu eserlerin yaşamasına imkân sağlaması
    • C) Popüler yazarların edebî ürün ortaya koyduklarını zannetmesi
    • D) Yayınevlerinin satış kaygısıyla bu yayınlara ağırlık vermesi
    • E) Eleştirmenlerce popüler eserler hakkında hakkaniyetli bir değerlendirme yapılmaması

    Parçada popüler eserlerin arz-talep ilişkisiyle varlığını sürdürdüğü, okur ilgisinin bu eserleri piyasada tuttuğu anlatılır. Bu nedenle asıl neden B seçeneğidir. Doğru cevap B seçeneğidir.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “el” sözcüğü diğer sözcüklerle birleşerek bir deyim _oluşturmamıştır_?

    • A) Şüphelinin tüm banka hesaplarına el koydular.
    • B) El atmadığınız bir bu iş kalmıştı Servet Bey.
    • C) Şu çocuğun eline biraz harçlık verin de gitsin, dedi.
    • D) Oturup senin gibi bir insana el mi açacağız bundan sonra?
    • E) Bu dosyalara bir daha elini sürersen çok kızarım.

    A'da 'el koymak', B'de 'elini sürmek', C'de 'el atmak' ve E'de 'el açmak' deyimleri kullanılmıştır. D seçeneğindeki 'eline vermek' (eline harçlık vermek) ise deyim anlamında değil, somut ve gerçek anlamıyla (fiziksel olarak eline para koymak) kullanılmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “-a/-e” eki farklı bir görevde kullanılmıştır?

    • A) Gönderdikleri hiçbir füze hedefine varamamıştı.
    • B) Spor yaparken kolunda bir yara açıldı.
    • C) Yapılan toplantılara hep katıldı.
    • D) Kuşlar göle varmak için kanat çırptı.
    • E) Şair bu şiirini sonraki kitabına almış.

    A, C, D ve E seçeneklerinde '-a/-e' eki yönelme durum ekidir. B seçeneğindeki 'yara' sözcüğünde ise '-a' durum eki değil, sözcüğün kökünde yer alan sestir.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dönüşlülük zamiri ad tamlamasının tamlananı görevindedir?

    • A) Annem, kendi dünyasında yaşayıp giden bir kadındı.
    • B) Günümüzde insanlar kendilerini toplumdan soyutluyorlar.
    • C) Yazarın bizzat kendisi romanın ana kahramanıymış.
    • D) Buraya kendi isteğiyle geldiğine emin misiniz?
    • E) İnsan ne ederse kendine eder bu hayatta.

    C seçeneğinde “yazarın kendisi” belirtili ad tamlamasıdır. Bu tamlamada “kendisi” dönüşlülük zamiri tamlanan görevindedir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  12. 12. Bazı cümlelerde fiilimsilerin yanlış eklerle türetilmesi ya da yanlış fiilimsi türünün tercih edilmesi anlatım bozukluğuna yol açar. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu durumdan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Sınav salonuna vaktinde gelmemiz gerektiğini hepimize tekrar hatırlattı.
    • B) Arkadaşımız bize dün kütüphaneye gidişini ve orada ders çalıştığını anlattı.
    • C) Projenin bir an önce tamamlanıp yönetime sunulması gerekmektedir.
    • D) Caddede yürüyen insanların telaşlı halleri dikkatimi çekmişti.
    • E) Yazın çok sıcak geçtiği bu bölgede kuraklık riskinin arttığı biliniyor.

    B seçeneğindeki cümlede 'gidişini' (isim-fiil) ve 'çalıştığını' (sıfat-fiil) eylemsileri bir arada kullanılarak uyumsuzluk yaratılmıştır. İfade 'gitmesini ve orada ders çalışmasını' veya 'gittiğini ve çalıştığını' şeklinde eş değer fiilimsilerle kurulmalıdır. Fiilimsi eki uyumsuzluğu anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  13. 13. (I) Ahmet Amca, tarladan gelirken manavdan taze kiraz almıştı yine. (II) Özenle seçerek bahçede oynayan veya yoldan geçen çocuklara ikram ediyordu. (III) Yorgunluktan mı yoksa gerçekten yapısı böyle olduğundan mı hem çok gürültülü konuşuyor hem de önüne gelene takılıyordu. (IV) Zihinleri henüz hayatın gerçeklerini, yalanlarını tartamayan minikler neşeyle gülüyor, bir yandan da uzattığı meyveleri iştahla tüketiyorlardı. (V) Bu tatlı manzara, iki seneden beri her gün aynı vakitte yaşanıyordu. Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi _yanlıştır_?

    • A) I. cümle, yapısı bakımından girişik birleşik cümledir.
    • B) II. cümlenin yüklemi, geçişli bir fiildir.
    • C) III. cümlede bağlaç ve birleşik zamanlı fiil vardır.
    • D) IV. cümle, bağımsız sıralı bir cümledir.
    • E) V. cümlede yüklem addan türemiş bir fiildir.

    IV. cümle birden çok yüklemi olan sıralı bir cümledir. Ancak yüklemlerin ('gülüyor', 'tüketiyorlardı') öznesi ortak olarak 'zihinleri henüz hayatın gerçeklerini, yalanlarını tartamayan minikler' öbeğidir. Özne ortaklığı bulunduğu için bu cümle bağımsız sıralı değil, bağımlı sıralı bir cümledir. Doğru cevap D seçeneğidir.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “de”nin kullanımıyla ilgili bir _yanlışlık yapılmıştır_?

    • A) Hüzün dolu olduğu sözlerinden de rahatlıkla anlaşılıyordu.
    • B) İki şehir arası yolcu taşıyan minibüsler ayakta yolcu almıyordu.
    • C) Bu anlayış da bir insanın bize faydalı olacağını ummak hayalciliktir.
    • D) Bu kasabada balıkçılık da önemli bir geçim kaynağı hâline gelmiş.
    • E) Konuyu tam anlamasak da konu hakkında fikir sahibi olmuştuk.

    Cümlede “Bu anlayış da...” biçimi anlam bakımından uygun değildir; burada bulunma eki olan “-de” gerekir: “Bu anlayışta...”. Yanlış kullanım C seçeneğindedir. Yeni sıralamada doğru cevap C seçeneğidir.

  15. 15. Geliştirilen yeni nesil yapay zeka motoru, şimdiden kitle iletişiminin sınırlarını yeniden çizmektedir. Bu sistem bireysel kullanıcılardan büyük şirketlere kadar geniş bir yelpazeye benzersiz imkanlar sunmaktadır. Bilgi paylaşımını kolaylaştırması, bunu coğrafi sınırlardan bağımsız hale getirmesi insanları cezbetmektedir. Bunun yanı sıra sohbet odaklı etkileşime izin vermesi, kişiye özel çözümler sunması, metin ve görsel üretebilmesi ve veri analiz edebilmesi de dikkat çekmektedir. Bütün bu nitelikleriyle geleceğin ana haberleşme aracı olması kaçınılmaz görünmektedir. Ancak faydalarının yanında bu sistemin birtakım eksiklikleri de mevcuttur. İnsansı tepkiler verebilse de empati kurma becerisinden yoksun olduğu için sağlıklı iletişim süreçlerini kusursuzca tamamlaması şimdilik pek mümkün görünmemektedir. Bu parçada yeni geliştirilen yapay zeka aracı ile ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmiştir?

    • A) Yapay zeka dünyasındaki şu ana kadar tasarlanmış en kusursuz model olduğuna
    • B) Mevcut kabiliyetlerine yakın gelecekte yepyeni fonksiyonlar ekleyeceğine
    • C) Sahip olduğu avantajların, empati eksikliği gibi sorunları önemsiz kıldığına
    • D) Kullanıcılarına karşılıklı sohbet ve etkileşim gerçekleştirme imkanı tanıdığına
    • E) Büyük organizasyonların veriye erişim yöntemlerini bütünüyle ortadan kaldırdığına

    Parçada geçen 'sohbet tabanlı iletişime olanak sağlaması' ifadesi, bu yapay zeka aracının kullanıcılarına karşılıklı etkileşimde bulunma (sohbet etme) imkanı sunduğunu gösterir. Diğer seçenekler metinde yer almayan abartılı veya yanlış yorumlardır. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.

  16. 16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ögelere ayırmada bir _yanlışlık yapılmıştır_?

    • A) Onu / memnun etmek / hiç de / kolay değil.
    • B) Saçları / omuzları ile sırtı arasında bir yerdeydi.
    • C) Gözleri / yaşına göre / oldukça / parlaktı.
    • D) Zihninde / karmaşık ve çözümsüz sorular / vardı.
    • E) Bu aralar / kendimi / çok / yorgun hissediyorum.

    A seçeneğindeki cümlenin yüklemi 'kolay değil' edat grubudur. Kolay olmayan ne? 'Onu memnun etmek' (Özne). Burada 'Onu' sözcüğü 'memnun etmek' isim-fiilinin nesnesidir ve fiilimsi grubu bölünüp ayrılamaz. Doğru bölünüş 'Onu memnun etmek / hiç de / kolay değil' şeklinde olmalıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  17. 17. Sanatta doğrunun, iyinin, güzelin kuralları bulunmaz. Birtakım kimseler kafa yorup ölçütler bulmak için diledikleri kadar uğraşsınlar; ölçüye, kalıba sığmaz bu iş. Tanımı bile yapılamıyor ki zaten. Romanı, şiiri tanımlamaya kalkıp da bir sonuca ulaştığınızı sandığınız günün hemen ertesinde, dünyanın bir köşesinde birinin, yepyeni ölçülerle yapıtlar ortaya koyarak sizin tanımınızı hallaç pamuğu gibi savurduğuna tanık olursunuz. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?

    • A) Sanatın evrensel bir nitelik taşıdığı
    • B) Sanat eserinin, belli kalıplarla sınırlandırılamayacağı
    • C) Bugüne kadar birçok roman tanımının yapıldığı
    • D) Herkesin roman, şiir, öykü yazmaya kalktığı
    • E) Emek veren herkesin bir sanat alanında başarılı olabileceği

    Parçada, sanatın kurallarının, kalıplarının olmadığı ve belirli ölçütlere sığdırılamayacağı anlatılmaktadır. Tanımlanmaya çalışılan bir edebî türün (şiir veya roman) yepyeni bir eserle bu tanımları geçersiz kılabileceği vurgulandığından, sanat eserinin belli kalıplarla sınırlandırılamayacağı düşüncesi asıl anlatılmak istenendir. Doğru cevap B seçeneğidir.

  18. 18. Dilimizin gelişmesinde önemli bir rolü olan çocuk adlandırmaları veya çocukların kendilerine göre adlandırmaları, bugüne kadar ayrıntılı bir biçimde pek işlenmemiş, bir köşeye bırakılmıştır. Oysa gerek aile içinde gerek kendi yaşıtları arasında çocukların kullandığı pek çok ilginç söz, yapısı belli olmayan ama hemen her çocuğun ağzından çıkan ibarelerin esaslı bir araştırmasının yapılması, sözlüğümüzün zenginleşmesi için elzem bir çalışma olacaktır. Özellikle çocukların kendi aralarında oynadıkları oyunların adları, bunların kullanıldığı yöreler, kelimelerin kökenleri ve varsa çeşitleri, bizlere yepyeni bir söz varlığının kapılarını açabilecektir. Bu parçada çocuklarla ilgili aşağıdakilerden hangisine _değinilmemiştir_?

    • A) Kullandıkları sözcüklerin bize farklı anlam dünyaları açabileceğine
    • B) Dil varlıklarının ortaya çıkarılması için kapsamlı araştırmalar yapılması gerektiğine
    • C) Dillerinde söz hazinesi için kıymetli varlıklar bulunduğuna
    • D) Ailelerin, çocuklarının dil gelişiminde büyük bir paya sahip olduğuna
    • E) Bu zamana kadar dil varlıklarının yeteri kadar incelenmediğine

    Parçada çocukların kullandığı sözlerin söz varlığımız için değerli olduğu ve bunların araştırılması gerektiği anlatılır. Ailelerin çocukların dil gelişimindeki payından ise söz edilmez. Doğru cevap D seçeneğidir.

  19. 19. Kemal Tahir, özellikle cumhuriyetin ilk dönemlerini ele aldığı tarihi romanlarında ve oyunlarında, köylü-ağa çatışmasına, devlet otoritesinin yerel yansımalarına, toplumsal düzensizliğe, eşkıyalık gerçeğine ve bireyin tüm bu karmaşa içinde yaşadığı çelişkilere odaklanır. Yazar, bu dönemde kaleme aldığı eserlerinde, suçluluk kavramını ve yasaları uygulayan idarecilerin meşruiyetini tartışmaya açar; yasalar tarafından suçlu/eşkıya ilan edilen halk kahramanlarının insani masumiyetini gözler önüne serer. Rahmet Yolları Kesti romanında, devlet otoritesiyle eşkıyalar arasındaki çatışma yansıtılırken aynı zamanda feodal yapıda köylülerin maruz kaldığı ekonomik şiddet ve onları suça iten koşullar ele alınır. Böylece hem yasal hem de ahlaki tanımlamalar etrafında suç olgusunun sosyolojik bağlamı sorgulanır. Devlet Ana romanında ise daha erken bir döneme gidilerek suçluluk kavramı daha kurucu bir çerçevede, toplumsal adalet ve töre ilişkileri odağında ele alınır. Bu parçaya göre Kemal Tahir'in eserlerinde suç olgusunu işlemesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Geçmişte yaşanan toplumsal isyanların gelecekte tekrarlanmasını önlemek
    • B) Feodal düzende ezilen köylülerin haklarını siyasi bir söylemle savunmak
    • C) Devlet kurumlarının işleyişindeki aksaklıkların idari nedenlerini göstermek
    • D) Yasaları çiğneyen bireylerin her koşulda tamamen suçsuz olduğunu ispatlamak
    • E) Kanun koyucuların ve uygulayıcıların suç ve suçluya yönelik yaklaşımlarını sorgulamak

    Metinde Kemal Tahir'in 'suçluluk kavramını ve yasaları uygulayanların meşruiyetini tartışmaya açtığı', 'yasalar tarafından suçlu ilan edilenlerin insani masumiyetini sergilediği' ve 'suç olgusunu sorguladığı' belirtilmiştir. Bu durum E seçeneğindeki kanun koyucu/uygulayıcıların yaklaşımlarını sorgulama ifadesiyle doğrudan örtüşmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.

  20. 20. Aşağıdaki dizelerin hangisi eksiltili cümle (yüklemi yazılmamış cümle) örneğidir?

    • A) Dağların ardında batan güneşin kızıllığı / Yeşil ormanın üzerine düşen ince bir duman tabakası
    • B) Sessizce yürüdük o dar patikadan aşağı / Rüzgârın uğultusu eşlik ediyordu bize
    • C) Gönlümün derininde biriken eski anılar / Bir sonbahar rüzgârıyla savrulup gitti
    • D) Kaç yorgun yolcuya gölge sundu bu çınar / Kaç neslin hikâyesine tanıklık etti
    • E) Sen gittin gideli bu sessiz sokaklar / Sessizliğin en derin uykusuna daldı

    A seçeneğindeki dizelerde herhangi bir çekimli fiil veya ek fiil almış yüklem bulunmamaktadır. Anlam tamamlanmadığı için bu dizeler eksiltili cümleye örnektir. Diğer seçeneklerdeki dizelerin tamamında yüklemler mevcuttur. Doğru cevap A seçeneğidir.