menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Altın Test 19

Altın Test 19

Soru 1 / 20

“Düşüncesini hiç değiştirmeyenler ya aptaldır ya da ölü.” sözüyle anlamca _aynı doğrultuda olmayan_ cümle hangisidir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
  1. 1. “Düşüncesini hiç değiştirmeyenler ya aptaldır ya da ölü.” sözüyle anlamca _aynı doğrultuda olmayan_ cümle hangisidir?

    • A) Değişim, akan bir su gibidir; önüne konan engelleri eninde sonunda aşar.
    • B) En büyük değişim, değişimin ta kendisidir.
    • C) Sürekli değişim hevesi, başarısızlığa kapı aralayabilir.
    • D) Bugün, dünle aynı yerdeyseniz zarardasınız demektir.
    • E) Bağlandığın bir fikri değiştirebiliyorsan gerçek kahramansındır.

    Verilen söz, düşüncelerin değişebilmesini olumlu görür. A, B, D ve E seçenekleri değişimin gerekliliğini destekler. C seçeneği ise sürekli değişme isteğinin başarısızlık getirebileceğini söyleyerek bu düşünceden ayrılır. Doğru cevap C seçeneğidir.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünsüz türemesine örnek _yoktur_?

    • A) Yazar, yalnızlık hissini en samimi kelimelerle satırlara dökmüş.
    • B) Meselenin halli için mahallenin ileri gelenleri toplandı.
    • C) Bu sessiz kasaba, bir zamanlar turistler için cazibe merkeziydi.
    • D) Bir sözcüğün olumsuzunun, zıddı olmadığını bilmelisiniz.
    • E) Bir sırrını paylaşırsan artık onun esiri olursun.

    “Zıddı”, “halli”, “sırrını” ve “hissini” sözcüklerinde ünsüz türemesi görülür. “Sessiz” sözcüğü ise bu soruda aranan ünsüz türemesine örnek değildir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  3. 3. “Geniş” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde ölçü ya da yer bildirmekten çok nitelik anlamı taşımaktadır?

    • A) Biraz daha geniş bir ev kiralasak daha rahat ederiz.
    • B) Yeni spor salonu için oldukça geniş bir arsa ayrılmış.
    • C) Pozisyonu daha geniş bir açıdan yeniden izlemek gerekir.
    • D) Bu kadar geniş bir mesire alanına ilk kez geliyorum.
    • E) Olaylara daha geniş bakmak insanın düşünce ufkunu açar.

    A, B, C ve D seçeneklerinde 'geniş' sözcüğü fiziksel alan, açı veya ölçüyle ilgilidir. E seçeneğinde ise düşüncenin kapsamlı ve dar olmayan biçimde ele alınması anlatılmıştır; bu nitel bir kullanımdır. Doğru cevap E seçeneğidir.

  4. 4. Aşağıdaki dizelerin hangisinde bağ-fiil, başka bir fiilimsiyi durum bakımından belirtmiştir?

    • A) Bu ıssız aşiyanlar bir zaman candan muazzezdi Bu damlar böyle baykuş seslerinden çın çın ötmezdi
    • B) Var mı beni içinizde tanıyan Yaşanmadan çözülmeyen sır benim
    • C) Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle Yaşlı gözlerime dalıver gitsin
    • D) Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin Gözlerin kaç kişinin gözlerinde gezinir
    • E) Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire

    B seçeneğinde “yaşanmadan” bağ-fiili, “çözülmeyen” sıfat-fiilini durum bakımından belirtir. Yani bağ-fiil başka bir fiilimsiyi nitelemiştir. Doğru cevap B seçeneğidir.

  5. 5. Ünlü yönetmen Ahmet Uluçay, Tavşanlı’nın küçücük bir köyünde gördüğü çocukluk düşlerini yıllar sonra dünyaya duyurmayı başardı. O tertemiz, sevgi dolu filmi “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak”, kendisi gibi büyük nehirlere karışmak arzusuyla yanıp tutuşan köy çocuklarının hayallerini kucaklayıp dünyaya taşıyor şimdi. Uluçay, yazmaya ilk başladığım günlerden beri hiç görmeden, tanımadan sevdiğim dostlarımdan biridir benim. Dost olmak için birbirini görmeye gerek var mı? Yıllar var ki gerçekleştirdiğimiz işlerle, sımsıcak selamlar gidip gelir aramızda. Ben onun dünyasını bilirim, o benimkini. Belli ki hayallerimiz aynı sularda yüzüyor. Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

    • A) Sanatçılar, eserleri aracılığıyla iletişim kurabilirler.
    • B) Yazarlar, en çok kendi yazdıklarını beğenirler.
    • C) Sanatla uğraşanlar, birbirlerini eleştirmekten hiç hoşlanmazlar.
    • D) Yönetmenler ve yazarların dünyaya bakışları çoğu zaman birbirine benzer.
    • E) Kimi zaman dostluklar küçücük olaylardan çıkan kıvılcımlarla başlar.

    Parçada yazar, yönetmen Ahmet Uluçay'ı hiç yüz yüze görmeden, sadece ürettikleri eserler ve gerçekleştirdikleri sanatsal çalışmalar aracılığıyla tanıdığını, anladığını ve onunla dost olduğunu belirtmiştir. Bu durum, sanatçıların eserleri vasıtasıyla birbirleriyle iletişim kurup bağ kurabildiklerini kanıtlar. Doğru cevap A seçeneğidir.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylı tümleç (yer tamlayıcısı) eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Bizi her zaman destekleyen ve inanan dostlarımıza minnettarız.
    • B) Karşılaşabileceğimiz tehlikeler hakkında bizi önceden bilgilendirdi.
    • C) Son günlerde o kadar yorgunum ki hiçbir işe odaklanamıyorum.
    • D) Yeni projenin detaylarını incelemek için yöneticilerden izin istedim.
    • E) Sana son kez soruyorum; bu yolda bizimle yürüyecek misin?

    A seçeneğindeki 'Bizi her zaman destekleyen ve inanan dostlarımıza...' yapısında 'destekleyen' fiilimsisi 'bizi' (nesne) ögesiyle uyumludur. Ancak 'inanan' fiilimsisi bu nesneyle birleşemez ('bizi inanan' denilemez). Bu fiilimsinin başına 'bize' dolaylı tümleci (yer tamlayıcısı) getirilmelidir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  7. 7. Alışkanlıklar bir anda yok edilemez; onlardan adım adım uzaklaşmak gerekir. Bu cümlede alışkanlıklarla ilgili vurgulanan düşünce nedir?

    • A) Bırakmanın imkânsız olduğu
    • B) Değişime dirençli olduğu
    • C) Yaşamın bir parçası olarak algılandığı
    • D) Yavaş yavaş vazgeçilmesi gerektiği
    • E) İnsana zarar verdiği

    Cümlede alışkanlıkların “pencereden atılamayacağı”, yani bir anda bırakılamayacağı; merdivenlerden yavaş yavaş indirileceği söylenir. Bu da alışkanlıklardan zamanla vazgeçilmesi gerektiğini anlatır. Doğru cevap D seçeneğidir.

  8. 8. Her derde deva zeolit kristalleri ----. Bu cümle aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa öge dizilişi “özne - yer tamlayıcısı - belirtisiz nesne - yüklem” şeklinde olur?

    • A) keşfedildikleri günden itibaren çok sayıda bilimsel araştırmaya konu olmuştur
    • B) sahip oldukları üstün özellikler sayesinde pek çok uygulama alanında kullanılmaktadır
    • C) temel olarak silikon, alüminyum ve oksijenden oluşan kristal katı yapılardır
    • D) maddeleri ayırma, seçici geçirgenlik ve iyon değişimi konularında çok çeşitli uygulamalar sunuyor
    • E) alüminyum ve silisyum yapılarının oksijen atomları üzerinden birbirlerine bağlanmasıyla oluşur

    Cümle D seçeneğiyle tamamlandığında yüklem 'sunuyor' fiilidir. Sunan ne? -> 'Her derde deva zeolit kristalleri' (Özne). Nerede sunuyor? -> 'maddeleri ayırma, seçici geçirgenlik ve iyon değişimi konularında' (Yer Tamlayıcısı). Ne sunuyor? -> 'çok çeşitli uygulamalar' (Belirtisiz Nesne). Bu diziliş tam olarak 'özne - yer tamlayıcısı - belirtisiz nesne - yüklem' şablonunu karşılar. Doğru cevap D seçeneğidir.

  9. 9. Düzeltme işareti, nispet ekinin belirtme durumu ve iyelik ekiyle karışmasını önlemek için kullanılır. Buna göre aşağıdakilerin hangisinde düzeltme işareti gereksiz ya da _yanlış kullanılmıştır_?

    • A) Bu dönemde, millî konulara ağırlık verildiğini görüyoruz.
    • B) Sanatçı, insanî yönden güçlü karakterler kurgulamayı başarıyor.
    • C) Tüm resmî ve özel okullara bu durumla ilgili yazı gönderilecekmiş.
    • D) Cahit Sıtkı, şiirlerinde genellikle ferdî konuları işlemiştir.
    • E) Romanları edebî yönden zayıf olsa da güçlü mesajlar iletiyor okura.

    “İnsani” sözcüğünde nispet eki yoktur; burada düzeltme işareti kullanılmaz. “İnsanî” yazımı yanlıştır. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma sözcük _yoktur_?

    • A) Bütün heybetiyle aslan, demir kafesinde kükrüyordu.
    • B) Köpekler hırladıkça saklanacak yer arıyordu kediler.
    • C) Minik kuşların cik cikleri odamıza kadar ulaşıyordu.
    • D) Büyük bir patlama sesi duyunca yüreği ağzına geldi.
    • E) Dışarıdaki çayırda kuzuların melemesi işitiliyordu.

    B'de 'hırlamak' (hır sesinden), C'de 'patlama' (pat sesinden), D'de 'cik cik' (cik sesinden) ve E'de 'meleme' (me sesinden) doğadaki seslerin taklidi olan yansıma sözcüklerdir. A seçeneğinde geçen 'kükremek' eylemi ise doğadaki bir sesin taklidi değildir, dolayısıyla yansıma bir sözcük sayılamaz. Doğru cevap A seçeneğidir.

  11. 11. Yaklaşık bir bardak suya _onar_ (I) damla bitki yağı ekleyip çalkalayarak, _püskürtme_ (II) başlığı olan bir kaba koyup doğal bir sprey hazırlayabilirsiniz. _Böylece_ (III) kimyasalların _zararlı_ (IV) etkilerinden korunabilirsiniz. Bu parçada numaralanmış sözcüklerin türü aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla verilmiştir?

    • A) Zarf - isim - edat - zarf
    • B) Sıfat - sıfat - zarf - sıfat
    • C) Sıfat - isim - zarf - sıfat
    • D) Sıfat - isim - edat - zarf
    • E) İsim - isim - zarf - sıfat

    I numaralı 'onar' sözcüğü damla ismini niteleyen bir sıfattır (üleştirme sayı sıfatı). II numaralı 'püskürtme' sözcüğü 'püskürtme başlığı' isim tamlamasındaki bir isimdir. III numaralı 'Böylece' sözcüğü bir durum/başlangıç belirten zarftır. IV numaralı 'zararlı' sözcüğü ise etkiler ismini niteleyen bir sıfattır. Bu sıralama sırasıyla 'Sıfat - isim - zarf - sıfat' (C seçeneği) şeklindedir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  12. 12. Demokritos sofrasına gelen incirleri yerken bir bal kokusu almış ve hemen bir araştırmadır başlamış zihninde; o güne dek incirlerden almadığı bu koku nereden geliyor, diye. Merakını gidermek için kalkmış sofradan, incirlerin toplandığı alanı görmeye gitmek istemiş. Sofradan niçin kalktığını duyan hizmetçi kadın gülmüş: “Boşuna vakit kaybetmeyin.” demiş. “İncirleri bal çanağına koymuştum toplarken.” Demokritos’un canı sıkılmış bu araştırma olanağını kaçırdığı, bir merak konusu elinden alındığı için. Yukarıdaki parçaya göre Demokritos’un en belirgin kişiliği aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

    • A) Özellikle bal, incir gibi tatlı yiyeceklere düşkündür.
    • B) Her şeye öfkelenen, sözden anlamaz bir ihtiyardır.
    • C) Araştırma merakı, öğrenme tutkusu olan biridir.
    • D) Kafasına koyduğunu gerçekleştirme peşindedir.
    • E) Merakı yüzünden başı sürekli derde giren biridir.

    Parçada Demokritos'un sofradaki bir bal kokusunun peşine düşmesi, kaynağını bulmak için sofrayı terk etmesi ve kokunun sebebinin basit bir hizmetçi hatası olduğunu öğrenince araştırma merakının engellenmesinden ötürü canının sıkılması anlatılmıştır. Bu özellikleri onun en belirgin yönünün araştırma merakı ve öğrenme tutkusu olduğunu gösterir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  13. 13. Kendi içinizdeki sevgiyi yeşertmeden etrafınıza huzur veremezsiniz. Aşağıdaki cümlelerden hangisi nesne-yüklem ve özne-yüklem ilişkisi bakımından (çatı yönüyle) bu cümleyle özdeştir?

    • A) Hayatın zorluklarına karşı her zaman dik durmalısın.
    • B) Yeni aldığımız araba dün bahçede yıkandı.
    • C) Kendinizi geliştirmek istiyorsanız her gün kitap okuyun.
    • D) Akşamki yorgunluğun ardından erkenden uyumuştu.
    • E) Baharın gelişiyle bahçedeki yapraklar yeşerdi.

    Örnek cümledeki 'veremezsiniz' yüklemi etken ve geçişlidir (öznesi 'siz', nesne alabilmektedir). C seçeneğindeki 'okuyun' yüklemi de aynı şekilde etken ve geçişlidir (öznesi 'siz', nesnesi 'kitap'). Diğer seçeneklerdeki fiiller ise geçişsizdir veya edilgendir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  14. 14. I. Yüzyıllar boyunca atalarımız sınama ve yanılma yoluyla faydalı bilgileri depolamış, ardılları da bu birikimi aynen kopyalamıştır. II. İnsanlığın kurduğu uygarlığın harcında, yalın zekadan ziyade bireylerin birbirini model alarak öğrenme kabiliyeti bulunmaktadır. Bu iki cümlede ifade edilenlerin anlamca doğru bir biçimde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Kuşaklar boyunca atalarımız deneme ve yanılma yoluyla yararlı bilgileri biriktirmiş, sonraki kuşaklar da onları taklit etmiştir ancak medeniyetin temelinde saf zekâdan çok insanın birbirinden öğrenme becerisi yatıyor.
    • B) Atalarımız, deneme ve yanılma yoluyla yararlı bilgileri biriktirmiş, sonraki kuşaklar da onları taklit etmiştir; bu da medeniyetin temelinde saf zekâdan çok insanın birbirinden öğrenme becerisi olduğunu açıkça göstermektedir.
    • C) Medeniyetin temelinde saf zekâdan çok insanın birbirinden öğrenme becerisi yatıyor zira kuşaklar boyunca atalarımız deneme ve yanılma yoluyla yararlı bilgileri biriktirmiş, sonraki kuşaklar da onları taklit etmiştir.
    • D) Kuşaklar boyunca atalarımız deneme ve yanılma yoluyla yararlı bilgileri biriktirmiş, sonraki kuşaklar da onları taklit etmiştir oysaki medeniyetin temelinde saf zekâdan çok insanın birbirinden öğrenme becerisi yatıyor.
    • E) Medeniyetin temelinde saf zekâdan çok insanın birbirinden öğrenme becerisi yatıyor bu yüzden atalarımız deneme ve yanılma yoluyla yararlı bilgileri biriktirmiş, sonraki kuşaklar da onları bilinçsizce taklit etmiştir.

    I. cümlede atalarımızın deneyimle bilgi biriktirmesi ve sonraki nesillerin taklit etmesi anlatılırken, II. cümlede uygarlığın temelinde taklit yoluyla öğrenme becerisinin yattığı vurgulanmaktadır. C seçeneği, 'zira' (çünkü) bağlacıyla bu iki cümleyi sebep-sonuç ilişkisi kurarak en doğru ve eksiksiz biçimde birleştirmiştir. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.

  15. 15. Aşağıdaki cümlelerde yer alan birleşik fiillerden hangisi oluşum bakımından diğerlerinden farklıdır?

    • A) İş bölümüyle zor işleri kısa sürede halledersiniz.
    • B) Burhan Bey’e ne kadar yalvarsak da bizi affetmedi.
    • C) Otuz yıldır çekmecemde sakladığım saat kaybolmuş.
    • D) Bu işin çok kolay olduğunu zannederseniz yanılırsınız.
    • E) Bu çiçeğin bakımını özenli bir şekilde yapmazsanız solabilir.

    “Solabilir” yeterlik/olasılık anlamı taşıyan kurallı birleşik fiildir. Diğerleri yardımcı fiille ya da kaynaşmış yapıyla oluşmuştur. Bu nedenle farklı olan C seçeneğidir. Yeni sıralamada doğru cevap E seçeneğidir.

  16. 16. Bazı sözcükler aslında bir alanın terimi olduğu hâlde cümlede terim anlamından uzaklaşabilir. Aşağıdakilerin hangisinde böyle bir anlam kayması _yoktur_?

    • A) Babam ev, iş ve para kaygısı üçgeninde kalmış; bir çözüm bulmaya çalışıyordu.
    • B) Mert, yaşamın değişen ritmine kolayca uyum sağlayan biriydi.
    • C) Kardeşim geç gelince annemin radarına hemen yakalandı.
    • D) Takımın attığı golde ofsayt olup olmadığı uzun süre tartışıldı.
    • E) Müdür, toplantıda meselenin röntgenini ayrıntılı biçimde çekti.

    A'da 'üçgen', B'de 'ritim', C'de 'radar' ve E'de 'röntgen' kendi alanlarının dışına taşarak mecazlı bir kullanım kazanmıştır. D seçeneğinde ise 'ofsayt' futbol terimi olarak gerçek terim anlamıyla kullanılmıştır. Bu yüzden doğru cevap D seçeneğidir.

  17. 17. I. Eski kalıplarla çağdaş temaları işleyebileceğiniz gibi modern anlatım teknikleriyle de geçmişin değerlerini ele alabilirsiniz. II. Edebiyatta geçmişin birikiminden yararlanmamak, sanatçının özgün eserler üretmesini engeller. III. Yaratıcı bir yazar, klasik konuları aktarırken daima yeni anlatım yolları arayışında olmalıdır. IV. Alışılagelmiş tekniklerin modern fikirleri yansıtması kadar çağdaş yöntemlerin de geleneksel temaları yansıtması gayet olağandır. V. Klasik üsluplarla sadece eski meseleler aktarılırken modern üsluplarla yalnızca yeni dünyalar tasvir edilebilir. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerden hangileri anlamca birbirine en yakındır?

    • A) I ve II
    • B) I ve IV
    • C) II ve IV
    • D) II ve V
    • E) III ve V

    I. cümlede eski biçimlerle yeni konuların veya yeni biçimlerle eski konuların işlenebileceği dile getirilmiştir. IV. cümlede de geleneksel biçimin çağdaş düşünceleri, çağdaş biçimin de geleneksel düşünceleri ifade etmesinin doğal olduğu belirtilerek aynı görüş vurgulanmıştır. Dolayısıyla I ve IV numaralı cümleler anlamca birbirine en yakındır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  18. 18. Aşağıdakilerin hangisinde verilen açıklama, ayraç içindeki atasözünün anlamını _içermemektedir_?

    • A) Elinde büyüttüğün kişi gün gelip sana nankörlük edebilir. (Besle kargayı, oysun gözünü.)
    • B) Elindekiyle yetinmeyip daha çoğunu arayan, elindekinden de olur. (Deve boynuz ararken kulaktan olmuş.)
    • C) İş işten geçtikten sonra verilen öğüdün değeri yoktur. (Araba devrilince yol gösteren çok olur.)
    • D) Yöneticisi, koruyucusu olmayan kişiyi ve topluluğu düşman ezer. (Çobansız koyunu kurt kapar.)
    • E) İnsan ne kadar yükselirse yükselsin bir yerde durur. (Ağacın meyvesi olunca başını aşağı salar.)

    A seçeneğindeki 'Ağacın meyvesi olunca başını aşağı salar' atasözü, bilgi ve erdem yönüyle olgunlaşan kişilerin daha alçakgönüllü (mütevazı) davranacağını ifade eder. Açıklamada verilen 'insanın yükselmesinin bir sınırının olması' düşüncesiyle bu atasözünün anlamı uyuşmamaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde belirsizlik bildiren sözcük tür bakımından diğerlerinden _farklıdır_?

    • A) Bütün mesele kendimizi nasıl hikâye ettiğimizde düğümleniyor.
    • B) Zira bizi mutsuz eden şey olayların kendisi değil, bizim onlara verdiğimiz anlam.
    • C) Ben ona başka hayatlardan bahsetmek isterdim.
    • D) Bizi de içine alabilen bir hayat daha zengindir, tıpkı hayatı içimize aldığımızda bizim zenginleştiğimiz gibi.
    • E) Kimi insanlar hayat boyu bir yük taşıyorlar sırtlarında, onu yitirmeye kıyamıyor, denklerini çözüp yeniden bağlayarak ömrü tüketiyorlar.

    'Kimi insanlar', 'bütün mesele', 'başka hayatlar' ve 'bir hayat' tamlamalarında geçen 'kimi', 'bütün', 'başka' ve 'bir' sözcükleri isimleri belirten belgisiz (belirsizlik bildiren) sıfatlardır. 'Zira bizi mutsuz eden şey...' cümlesinde yer alan 'şey' sözcüğü ise belgisiz zamirdir. Bu yönüyle tür bakımından sıfatlardan ayrılır.

  20. 20. • Kendinden sonraki cümleye bağlı olarak ret, kabul, teşvik bildiren kelimelerden sonra konur. • Tırnak içinde olmayan alıntı cümlelerden sonra konur. • Anlamı güçlendirmek için tekrarlanan kelimeler arasına konur. • Metin içinde art arda gelen zarf-fiil eki almış kelimelerden sonra konur. Aşağıdaki cümlelerin hangisi, virgülün kullanımıyla ilgili bu bilgilerden birine _örnek gösterilemez_?

    • A) Tez zamanda ceketimi alıp gideceğim zaten hiç ait olmadığım bu yerden, dedi öfkeyle.
    • B) Her gün spor yapıp, düzenli beslendikçe kendimi daha iyi hissetmeye başladım.
    • C) Evet, yıllardır mutlu olduğumuzu söyleyerek kandırıyorduk birbirimizi.
    • D) Başarıya ulaşmak için şu üç eylemden hiç vazgeçme: çalışmak, çalışmak ve yine çalışmak.
    • E) Sen, hayatın tüm yükünün omuzlarında olduğunu san- san da durum bundan epey farklı.

    A seçeneği tırnaksız alıntıyı (ikinci öncül), B seçeneği art arda gelen zarf-fiilleri (dördüncü öncül), C seçeneği kabul/ret bildiren sözü (birinci öncül) ve D seçeneği tekrarlanan kelimeleri (üçüncü öncül) örnekler. Ancak E seçeneğinde virgül, şart ekinden sonra yanlış kullanılmıştır veya özneyi ayırma görevi yukarıdaki öncüller arasında yer almamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap E seçeneğidir.