Altın Test 2
Altın Test 2
Aşağıdaki dizelerin hangisinde karşıt anlamlı sözcükler birlikte kullanılmıştır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. Aşağıdaki dizelerin hangisinde karşıt anlamlı sözcükler birlikte kullanılmıştır?
- A) Issız bir sokakta yürüyorum; ardıma dönmeden yol alıyorum.
- B) Kalabalığın dalgasına kapılmış gibiyim; sağa sola savrulup duruyorum. ✓
- C) Dağların başında duman var; değirmen de her gün rüzgâr bulmaz.
- D) Tarlalarda güneş parlıyor, otların ucunda kar donmuş bekliyor.
- E) Çok yoruldum, beni bekleme kaptan; seyir defterini artık başkası yazsın.
B seçeneğinde 'sağa' ve 'sola' sözcükleri yön bakımından karşıt anlamlıdır. Diğer seçeneklerde bu biçimde açık bir karşıt anlam ilişkisi kurulmamıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
2. “Umut bazen en büyük kötülüktür; çünkü bekleyişin acısını uzatır.” cümlesine anlamca en yakın yargı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Ümit, kalbe doğmadan hayattan lezzet almak mümkün değildir.
- B) Sürekli ümit beklentisi, insanın daha çok hayal kırıklığı yaşamasına neden olur. ✓
- C) Bir damla umut, insanın hayattaki en büyük zenginliğidir.
- D) Ancak içinde ümit taşıyan insanlar büyük değişimlerin öncüsü olabilir.
- E) Tüm dünya “Vazgeç!” dediğinde umut, “Bir daha dene!” diye fısıldar.
Cümlede umut, acıyı bitirmek yerine beklentiyi sürdürdüğü için olumsuz görülmüştür. B seçeneği de sürekli umut etmenin kişiyi daha çok hayal kırıklığına uğratabileceğini söyler. Doğru cevap B seçeneğidir.
3. Yaş, hiçbir dönemde edebiyat dünyasında bir ölçüt olmamıştır. Yaşlılığından ötürü bir yazarı eskimiş kabul eden bir bakış açısı ile genç yaştaki bir edebiyatçının olgun eserler ortaya koyamayacağını savunan anlayış, aynı hatanın parçalarıdır. Edebiyat tarihi, başyapıtlarını gençlik yıllarında verdikten sonra zamanla silinip giden yazarlar kadar en olgun eserlerini yaşlılık dönemlerinde verenleri de yan yana kaydeder. Bu parçanın bütününde asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?
- A) Sadece belli bir yaşın üzerindeki yazarların nitelikli eserler oluşturabileceği
- B) Sanat eserinin, coşkunluk ve deneyimin bir ürünü olarak ortaya çıktığı
- C) Genç yazarların başarılı olamayacaklarını düşünmenin yanlış olduğu
- D) Bir eseri başyapıt kılan belirli ölçütlerin bulunmadığı
- E) Yazın hayatında yaşın bir ölçüt sayılamayacağı ✓
Parçada hem genç yaşta hem de ileri yaşta çok yetkin eserler ve başyapıtlar verilebileceğine dair tarihsel örneklerden bahsedilmiştir. Edebiyatta yaşın başarıyı veya niteliği belirleyen bir kriter ya da ölçü olamayacağı ana düşünce olarak vurgulanmaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.
4. (I) PRP uygulaması, toplumdaki genel inanışın tersine, doğrudan bir kök hücre tedavisi niteliği taşımaz. (II) Çünkü PRP sıvısının muhteviyatında kayda değer oranda kök hücre bulunmamaktadır. (III) Oysa gerçek kök hücreler; kas dokusunda, kemik iliğinde, yağ tabakalarında ve eklem zarlarında yoğun bir biçimde yer alır. (IV) Bu hücrelerin tedavi amacıyla kullanılabilmesi için dokudan alınan numunelerin özel laboratuvar teknikleriyle zenginleştirilmesi ya da yapay ortamda çoğaltılması gerekmektedir. (V) PRP enjeksiyonları daha çok eklem kireçlenmesi, aşil tendiniti gibi lokal doku hasarlarında tercih edilirken kök hücre tedavisi kan hastalıkları ve kanser gibi çok daha hayati vakalarda kullanılmaktadır. (VI) Gerek PRP gerekse kök hücre uygulamalarının temel amacının, yıpranmış dokulardaki sağlıklı hücre yenilenmesini tetiklemek olduğunu ve bunların kimyasal ilaçlara oranla yan etkisiz büyük birer avantaj sunduğunu eklemek gerekir. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istenirse ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
- A) II
- B) III
- C) IV
- D) V ✓
- E) VI
Parçanın I, II, III ve IV. cümlelerinde PRP ile kök hücre tedavisinin biyolojik yapıları, farkları ve kök hücrenin vücuttaki yerleri ile laboratuvar ortamında nasıl elde edildiği gibi yapısal özellikler anlatılmaktadır. V. cümleden itibaren ise bu iki yöntemin klinik uygulama ve tercih alanları karşılaştırılarak yeni bir konuya geçilmiştir. Ayrıca III. cümle 'Oysa' bağlacıyla, IV. cümle ise 'Bu hücrelerin' ifadesiyle başladığı için kendilerinden önceki cümlelere bağlıdır ve yeni bir paragrafın giriş cümlesi olamazlar. Dolayısıyla ikinci paragraf V. cümleyle (seçeneklerde dördüncü sırada yer alan 'V' seçeneğiyle) başlamalıdır. Doğru cevap D seçeneğidir.
5. Tutku; bilincin bir şeye yönelmesi değil, kendini bütünüyle onun çekimine bırakmasıdır. İnsanın keyif aldığı eylemle önce kısa süreliğine karşılaşması, ardından tükenene kadar onun peşinden sürüklenmesidir. Tutku bir etkilenmeden çok çarpılmadır; uyuşukluk değil sarsılmadır; ulaşma değil yolculuktur. Aradığı şeye ansızın yakalanmak, içine girmesi yazgı olan şeye hızla karışmak ve onun tarafından kuşatılmaktır. Tutku; yeşilin nemi çağırması, tomurcuğun patlamak için yele haber vermesi, meyvenin olgunlaşmak için güneşe gülümsemesidir. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?
- A) Karşılaştırmaya
- B) Tanımlamaya
- C) Kişileştirmeye
- D) Benzetmeye
- E) Örneklemeye ✓
Parçada tutku tanımlanmış, çeşitli karşılaştırmalar yapılmış, doğadaki varlıklara insan özelliği verilmiş ve benzetmeli ifadeler kullanılmıştır. Ancak belirgin bir örnekleme yoktur. Doğru cevap E seçeneğidir.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı yapılmıştır?
- A) Eğer o tren gidiyorsa benim için, o vakit geride dururdum, ta geride.
- B) Gözyaşları sessizce yanaklarından süzülüyordu.
- C) Saçaklardan birinin altında, dizlerim karnıma çekili, pardesüme gömülmüş duruyordum. ✓
- D) Sarı ışıklar elektrik direklerinin ucunda titrek kımıltılarla uzaklara kadar uzanıyordu.
- E) İstasyonlarda boş boş dolaşmak, trenlerin gelip gitmelerini izlemek bana neden iş oldu bilmem.
'pardesüme' kelimesinin TDK güncel sözlüğüne göre doğru yazılışı 'pardösüme' şeklindedir. Kelimenin bu şekilde yazılmaması yazım hatasıdır.
7. Bu yapıt( ) yazarlığa geç yaşta adım atan bir sanatçının gençlik ve olgunluk yıllarına dair hatıralarından süzülüyor. İstanbul’da geçen, zorluklarla dolu bir gençlik( ) erken yaşta başlayan mücadeleci( ) yorucu yayıncılık hayatı( ) Otobiyografiden ziyade bir anlatıya benzeyen bu kitapta yazar, sanat yolculuğunu hiçbir süslemeden yararlanmadan( ) yapaylığa kaçmadan aktarıyor. Bu parçada parantezle ( ) belirtilen yerlere, aşağıdaki noktalama işaretleri sırasıyla getirilmelidir?
- A) (,) (;) (,) (.) (,)
- B) (;) (,) (-) (…) (;)
- C) (,) (;) (,) (…) (,) ✓
- D) (;) (,) (,) (.) (,)
- E) (,) (;) (-) (!) (,)
İlk paranteze özneyi belirtmek için virgül (,) konur. İkinci paranteze, iki farklı öbek grubunu ayırmak için noktalı virgül (;) getirilir. Üçüncü paranteze eş görevli sıfatları ayırmak için virgül (,) konur. Dördüncü parantez, eksiltili cümlenin sonuna geldiği için üç nokta (…) olmalıdır. Beşinci paranteze ise eş görevli zarf-fiil gruplarını ayırmak için virgül (,) getirilmelidir. Sıralama (,) (;) (,) (…) (,) şeklindedir. Doğru cevap C seçeneğidir.
8. “Büyük kentin bu yaldızlı kirliliği içinde, edebiyatın tadını alabilen okuryazarların sayısı da gittikçe azalıyor.” Bu cümlede aşağıdaki ses olaylarından hangisinin örneği _yoktur_?
- A) Sessiz yumuşaması
- B) Sessiz benzeşmesi
- C) Ünlü daralması ✓
- D) Yardımcı ses
- E) Ulama
Cümledeki ses olayları şu şekildedir: • Ünsüz (Sessiz) Yumuşaması: 'kirliliği' (kirlilik-i > kirliliği) ve 'tadını' (tat-ı > tadını) sözcüklerinde sert ünsüzler (k, t) yumuşamıştır. • Ünsüz (Sessiz) Benzeşmesi: 'gittikçe' (git-dik-ce > gittikçe) sözcüğünde eklerin başındaki ünsüzler sertleşmiştir. • Yardımcı Ses (Kaynaştırma): 'sayısı' (sayı-s-ı) ve 'içinde' (içi-n-de) sözcüklerinde 's' ve 'n' kaynaştırma harfleri kullanılmıştır. • Ulama: 'tadını alabilen' sözcükleri arasında (ünsüzle biten kelimeden sonra ünlüyle başlayan kelime gelmesi) ulama vardır. • Ünlü Daralması NEDEN YOKTUR: 'azalıyor' sözcüğünün kökü 'az', fiil gövdesi 'azal-'dır. Fiil ünsüzle (l) bittiği için gelen '-yor' eki araya yardımcı ünlü (ı) alır (azal-ı-yor). Burada geniş bir ünlünün daralması (a/e > ı/i/u/ü) söz konusu değildir. Bu nedenle cümlede ünlü daralması yoktur, doğru cevap C seçeneğidir.
9. Aşağıdakilerin hangisinde yapım eki almış birden fazla sözcük vardır?
- A) Doğru gidenin başı duvara çarpar mı?
- B) Doğru söyleyene canım feda olsun.
- C) Dinsizin hakkından imansız gelir. ✓
- D) Dil sükût ederse baş selamet bulur.
- E) Dilden gelen elden gelse fukara bahtiyar olur.
C seçeneğinde 'dinsiz' ve 'imansız' sözcükleri '-siz/-sız' yapım ekiyle türemiştir. Bu nedenle yapım eki almış birden fazla sözcük bu seçenektedir.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad tamlamasının tamlananı adlaşmış sıfattır?
- A) İyilerin dostluğunu kazanabilirseniz bir ömür kâr edersiniz.
- B) Bu yörenin tatlıları tuzlularından daha meşhurdur. ✓
- C) Buraya kadar anlatılanların birçoğu konuya iyi birer örnekti.
- D) Şu soğukları bir atlatalım elbet daha iyi bir yere taşınırız, demişti.
- E) Sessiz atın çiftesi pek olur, diye boşa dememiş atalar.
B seçeneğinde “yörenin tatlıları” belirtili ad tamlamasıdır. Bu tamlamanın tamlananı olan “tatlıları” sözcüğü adlaşmış sıfat niteliği taşır. Doğru cevap B seçeneğidir.
11. Aşağıdaki dizelerin hangisinde “bu” sözcüğü işaret sıfatı olarak _kullanılmamıştır_?
- A) Demedim mi bu hasret bitirir seni, ay dolanır gider, yalnız kalırsın.
- B) Arzu dolu, yaşamak dolu, bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan.
- C) Gökten gelerek gönlüne rüzgâr gibi inmiş, bir sır ki bu, ölsen bile açamazsın. ✓
- D) Sırrımı söylüyorum vefakâr balıklara; yalnız onlar tutacak bu dünyada yerimi.
- E) Korkuyorum anneciğim, nerede ellerin, bu gecelerden ki kalbe aşina.
C seçeneğinde “bu” sözcüğü “bir sır ki bu” ifadesinde adın yerini tutar ve işaret zamiri olur. Diğer seçeneklerde bir adı belirttiği için işaret sıfatıdır. Doğru cevap C seçeneğidir.
12. İşaret zamirleri, bazen bir cümlenin yerini de tutmaktadır. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bunu örneklendiren bir kullanım vardır?
- A) Eski Osmanlı kadırgaları ve kalyonlarında, “bahçelik” adı altında, kaptan köşkünü çepeçevre kuşatan, yarım metre eninde bir sundurma inşa olunur, burası topraklanır, toprak bulunur ve içinde elvan elvan çiçekler yetiştirilirmiş.
- B) Velhasıl denizin ortasında bile topraktan ve bahardan ayrılamayan bu milletin modern hayat adına şehirlerde çektiği bunca topraksızlığı ve baharsızlığı şahsen ben çok hazin buluyorum.
- C) Dedemi dün hastaneye kaldırmışlar, benim bundan haberim yoktu. ✓
- D) Anadolu için çözüm üretmiyorum, çünkü oralarda bahar zaten kendini hissettirir.
- E) Nitekim sonra Ötüken’den çıkan Türkler, gittikleri yerlerde yüksek dağlara hürmet gösterecek ve onlarla adeta bütünleşeceklerdir.
'Dedemi dün hastaneye kaldırmışlar, benim bundan haberim yoktu.' cümlesindeki 'bundan' işaret zamiri, kendinden önce gelen 'Dedemi dün hastaneye kaldırmışlar' cümlesinin tamamının yerini tutmaktadır.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, yüklemin anlamını zaman yönünden tamamlayan bir belirteç (zarf) kullanılmıştır?
- A) Kalabalıktan sıyrılıp kapıdan sokağın serinliğine adım attım.
- B) Evden, pencerelerden süzülen ışıklardan kaçarak toprak yolda yürüdüm.
- C) Bir süre dinlendi, yağmur başlayınca da hızlıca evine döndü. ✓
- D) Bahçenin ortasında duran eski bir bankı gözüme kestirip ağacın gölgesine sığındım.
- E) İnsanlar otobüs durağında, sessiz bir bekleyişin içinde duruyorlardı
C seçeneğinde yüklem olan 'döndü' fiiline yöneltilen 'Ne zaman döndü?' sorusuna 'yağmur başlayınca' zarf-fiil grubu (zaman zarfı) cevap vermektedir. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç, belirteç türündeki sözcükleri bağlamıştır?
- A) Ha bugün ha yarın gelirim derken tam iki aydır gele medin. ✓
- B) Elbisesindeki kırmızı ve beyaz renklerin uyumu dikkat çekiyordu.
- C) Ne elma şekeri ne oyuncak ayı bebeğin ağlamasını durdurabilmişti.
- D) Bir oraya bir buraya koşuşturup durdu iki saat boyunca.
- E) Gerek İstanbul’un gerek Bursa’nın doğası ilham verir bana.
A seçeneğinde “ha bugün ha yarın” sözünde bağlaç, zaman belirteci değerindeki “bugün” ve “yarın” sözcüklerini bağlamıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde geniş zamanın şartıyla çekimlenmiş bir eylem vardır?
- A) Söyleyecekleriniz bu kadarsa asıl konumuza geçiyorum, dedi.
- B) Ateşten bir gömlekti bize görev diye sunduğu şey.
- C) Bu kitapları beğenmezseniz size yeni kitaplar getirebiliriz. ✓
- D) Sözünüz sözse eğer bu sözünüzün sonuna kadar arkasında olun.
- E) Araba gelmeyecekse yolumuza yürüyerek devam edebiliriz.
C seçeneğinde “beğenmezseniz” fiili geniş zamanın olumsuzu üzerine şart eki almıştır. Bu nedenle geniş zamanın şartıyla çekimlenmiş eylem örneğidir. Doğru cevap C seçeneğidir.
16. Fiilimsiler başka sözcüklerle öbekleşerek sıfat ya da zarf görevinde kullanılabilir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi bir edatla öbekleşerek zarf görevinde kullanılmıştır?
- A) Gideceği limanı bilmeyen gemiye hiçbir rüzgâr yardım edemez.
- B) Bazen insanı spor yapmak kadar rahatlatan hiçbir şey olmuyor. ✓
- C) İstediğini söyleyen, istemediğini işitir.
- D) Kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde çıkmamıştır.
- E) Beklenen gün gelecekse çekilen çile kutsaldır.
B seçeneğinde “spor yapmak kadar” sözünde “yapmak” isim-fiili “kadar” edatıyla öbekleşmiştir. Bu öbek “rahatlatan” sözcüğünü derece bakımından belirttiği için zarf görevindedir. Doğru cevap B seçeneğidir.
17. Aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı özne de yüklem de _değildir_?
- A) Sen nerelisin? - Bursalı.
- B) Tüm bu yalanları size kim söyledi? - Ayça.
- C) Benim arabamın anahtarı kimde kalmış? - Bende. ✓
- D) Burada ne yapıyorsun? - Düşünüyorum.
- E) Hangi araba ağaca çarpmış? - Bu araba.
C seçeneğinde sorulan soruya verilen 'Bende' cevabı cümlenin yer tamlayıcısı (dolaylı tümleci) konumundadır ('Benim arabamın anahtarı bende kalmış'). Dolayısıyla cevap ne özne ne de yüklemdir. A seçeneğinde yüklem, B seçeneğinde özne, D seçeneğinde yüklem, E seçeneğinde ise özne cevaplanmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
18. Sıralı cümleler, aralarında öge ortaklığı bulunup bulunmamasına göre bağımlı veya bağımsız olarak ikiye ayrılır. Aşağıdaki atasözlerinden hangisi bağımsız sıralı bir cümledir?
- A) Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.
- B) İyilik et denize at, balık bilmezse Halik bilir.
- C) Kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur. ✓
- D) Rüzgâr eken fırtına biçer.
- E) Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.
C seçeneğindeki 'Kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur' atasözü iki bağımsız cümleden oluşmaktadır ve aralarında herhangi bir öge ortaklığı yoktur. Bu nedenle bağımsız sıralı cümledir. Diğer seçeneklerde ise basit, birleşik ya da bağımlı sıralı cümle yapıları mevcuttur. Doğru cevap C seçeneğidir.
19. "Ben kendi yoluma, sen kendi yoluna git." cümlesindeki veya "Ben çayımı, sen kahveni iç." cümlesindeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Tamlayan eksikliği
- B) Çatı uyumsuzluğu
- C) Özne eksikliği
- D) Yüklem eksikliği / Özne-yüklem uyuşmazlığı ✓
- E) Gereksiz ek kullanımı
Örnek cümlelerdeki 'Ben çayımı (içeyim), sen kahveni iç' yapısında ortak yüklem olan 'iç' birinci cümlenin öznesi olan 'Ben' ile uyum sağlayamaz ('Ben çayımı iç' denilemez). Birinci cümlenin yükleminin 'içeyim' şeklinde getirilmesi gerekir. Bu durum yüklem eksikliğinden (özne-yüklem uyuşmazlığından) kaynaklanan bir anlatım bozukluğuna örnektir. Doğru cevap D seçeneğidir.
20. Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum Kaderleri bana benzeyen Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları Geniş ovalarda kaybolur kokuları Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?
- A) Türemiş fiil ✓
- B) Birleşik çekimli fiil
- C) Birleşik fiil
- D) Durum fiili
- E) Hem haber hem dilek kipiyle çekimlenmiş fiiller
Dizelerde haber ve dilek kipleriyle çekimlenmiş fiiller, durum fiilleri ve birleşik çekimli kullanımlar vardır. Ancak yapım ekiyle türemiş belirgin bir fiil yoktur. Doğru cevap A seçeneğidir.