Altın Test 29
Altın Test 29
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük zamirdir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük zamirdir?
- A) Dehşetin _ne_ olduğunu anlayın diye şimdi her aklı baştan almalıyım. ✓
- B) Bana emanet _canlara_ ziyan erişmesin istiyordum.
- C) Kurulmaya başladığımdan itibaren _bu_ anı beklemeye de başladığımı bilmiyordum.
- D) Gördüğünüz gibi gece olmasına rağmen arama kurtarma çalışmaları _son_ hızla devam ediyor.
- E) Ruhumuzdaki _o_ en çıplak yere dokunan an ötesi bir an gibiydi.
'Dehşetin _ne_ olduğunu...' cümlesindeki '_ne_' sözcüğü bir ismin yerini soru yoluyla tuttuğu için soru zamiridir. Diğer seçeneklerdeki '_o_' ve '_bu_' işaret sıfatı, '_canlara_' isim, '_son_' ise sıfat görevindedir.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde işaret zamiri _yoktur_?
- A) Sabaha kadar elinden düşürmedi onu.
- B) Yan bina boşaltıldı, öbürleri daha duruyor.
- C) Ötekinin hikâyesini de dinlemek lazım.
- D) Orasını ben bilmem, Ahmet’e sor.
- E) Bu adama biriniz cevap versin, arkadaşlar. ✓
'Bu adama biriniz cevap versin...' cümlesinde geçen 'Bu' sözcüğü bir ismi belirttiği için işaret sıfatıdır. Cümledeki 'biriniz' sözcüğü ise belgisiz zamirdir. Bu cümlede işaret zamiri yer almamaktadır. Diğer seçeneklerdeki 'orasını', 'öbürleri', 'ötekinin' ve 'onu' (kitap/nesne kastetmektedir) sözcükleri işaret zamiridir.
3. Bir konser çıkışında ünlü kemancı Fritz Kreisler’in bir hayranı ona doğru koşarak coşkuyla ( ) Sizin kadar güzel çalabilmek için bütün hayatımı verirdim. ( ) der. Kreisler cevap verir ( ) ( ) Ben verdim. ( ) Bu parçada yay ayraçla belirtilen yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?
- A) (“) (”) (;) (“) (”)
- B) (“) (”) (:) (“) (”) ✓
- C) (:) (,) (:) (-) (-)
- D) (:) (!) (;) (“) (”)
- E) (-) (-) (:) (“) (”)
Aktarılan söz tırnak içine alınır; “der” yükleminden önce iki nokta kullanılır ve cevap da tırnak içinde verilir. Doğru sıralama (“) (”) (:) (“) (”) biçimindedir. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.
4. Ülkemizin bitki türü zenginliği neredeyse Avrupa kıtasına eşit. Bu kadar çok bitkinin olduğu yerde tozlaşmaları sağlayan böceklerin de çok çeşitli olması, beklenen bir durum. Hele hele son yıllarda medyada sıkça duyduğumuz arı ölümlerinden sonra, arıların bitki tozlaşmasına ve özellikle tarımdaki katkılarına değinmemek olası değil. Son beş yılda arıların neden yok olduğu sorusu bilim insanlarının konuyla ilgili ayrıntılı çalışmalar yapmasına neden oldu. Bu konuda bu yıl içerisinde ülkemizde de iki kongre düzenlenmiş, bu ölümler ve yok olmalar konusunda bilim insanları bir araya gelerek bulgularını paylaşmışlardır. - - - -. Bunların yanında genetik çeşitliliğin azalmasının ya da yok olmasının da ölümlere neden olacağı belirtilmiştir. Bu parçada boş bırakılan yere anlam akışına göre, I. Ülkemizdeki bu biyoçeşitliliğin çok verimli bir şekilde değerlendirilip işlenmesi gerekmektedir. II. Bu konuda cep telefonlarının yaydığı manyetik alanlardan tutun, yeni mantar hastalıklarına, böcek öldürücülere kadar çok sayıda neden ortaya konmuştur. III. Farklı felaket senaryoları devreye sokularak olası sonuçları tartışmaya açılmıştır. yargılarından hangilerinin getirilmesi uygundur?
- A) Yalnız I.
- B) Yalnız II. ✓
- C) Yalnız III.
- D) I ve II.
- E) II ve III.
Boşluktan önce arı ölümlerinin nedenlerinin araştırıldığı, sonra da genetik çeşitlilikten söz edildiği görülür. II. yargı bu nedenleri sıralar ve akışı tamamlar. I ve III parçanın bağlamına doğrudan uymaz. Doğru cevap B seçeneğidir.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
- A) Öz güven duygusu, bireyleri kimi zaman zor durumlarda bırakabilir.
- B) Ancak bu kuralların çiğnenmesiyle birlikte toplumda huzursuzluk, hoşnutsuzluk ve güvensizlik baş gösterir.
- C) Bu sebeple muhtar; mahalle sakinlerinin hepsinden daha cana yakın, sabırlı ve hoşgörülü olmalıdır.
- D) Bunun yanında şehrimizin ve halkımızın güvenliğini tesis etmek, resmî başvuruları değerlendirmek ve onaylamak da görevlerim arasında yer alır.
- E) Türk mimarisinin tartışmasız en önemli ismi olan Mimar Sinan; Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murat olmak üzere üç padişah döneminde mimar başılık etmiştir. ✓
TDK yazım kurallarına göre unvan, rütbe ve makam bildiren 'baş' kelimesiyle oluşturulan birleşik kelimeler bitişik yazılır. Bu nedenle 'mimarbaşı' kelimesi ve türevi olan 'mimarbaşılık' bitişik yazılmalıdır.
6. Arap dilinin bütün sözcüklerini bile kullansam zarar getirmem ona. Eğer herhangi bir yabancı dilden aldığımız bir kelime Türkçenin potasında sindiriliyor ise Türkçe zaten büyük bir dil demektir. Nitekim Türkçe büyük bir dildir ve bu tür kelimelerimiz de sayısızdır. Bunları dilden atmak, tam manasıyla güvensizlik belirtisidir. Bu bakımdan Türkçemize güvenmek zorundayız; fakat insanlar kendilerine güvenemedikleri için kendi zayıflıklarını dile yüklüyorlar. Bu parçaya göre yazarlarımızın Türkçeye güvenmemesinin asıl nedeni aşağıdakisinde belirtilmiştir?
- A) Türkçenin dil yapısındaki özellikler
- B) Arapçanın dilimiz üzerindeki etkisi
- C) Türkçenin büyük bir dil olduğunun bilinmemesi
- D) Yazarlarımızın öz güven eksikliği ✓
- E) Yabancı dillerden aldığımız sözcüklerin yoğunluğu
Parçanın son cümlesinde, yazarın Türkçeye güvenmemizin arkasındaki sebebi 'insanların kendilerine güvenemedikleri için kendi zaaflarını (zayıflıklarını) dile yüklemeleri' olarak açıkladığı görülmektedir. Dolayısıyla asıl neden yazarların kendilerine yönelik duydukları öz güven eksikliğidir. Doğru cevap D seçeneğidir.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Yoldaki buzlanma nedeniyle sürücülerin kaza yapma şansı artıyor. ✓
- B) Kalabalık şehirlerin gürültüsünden kaçıp sakin bir köye yerleşmek istiyorum.
- C) Yaşam her insanı farklı sınavlarla, farklı tecrübelerle olgunlaştırır.
- D) Kitap okurken önemli satırların altını çizmek odaklanmayı kolaylaştırır.
- E) Bazen kısa bir şiir, koca bir romandan daha derin anlamlar taşıyabilir.
A seçeneğindeki cümlede 'şans' sözcüğü olumlu durumlar için kullanılır. Kaza gibi olumsuz durumlar için 'şans' değil, 'risk' veya 'ihtimal' sözcüğü kullanılmalıdır. Sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklı anlatım bozukluğu vardır. Doğru cevap A seçeneğidir.
8. I. Kendini lokomotife, çocuklarını da vagona benzetirdi. II. Bir şeye sıkıldı mı onu hemen davranışlarına yansıtırdı. III. İşe girdiği ilk günlerde elini makineye kaptırmıştı. IV. Sinirlenince yanına kimseyi yaklaştırmazdı. V. Kendini fark ettirmemek için elini bile kıpırdatmıyordu. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinin yüklemi geçişsizken geçişli yapılan (oldurgan) bir fiil _değildir_?
- A) I
- B) II
- C) III ✓
- D) IV
- E) V
III. cümledeki 'kaptırmıştı' fiilinin kökü olan 'kapmak' zaten geçişli bir fiildir ('onu kapmak'). Dolayısıyla '-tir-' ekiyle derecesi artırılmış ettirgen bir fiil yapılmıştır. Diğer cümlelerdeki fiiller ise geçişsiz köklerden türetilmiş oldurgan fiillerdir (benzemek-benzetmek, yansımak-yansıtmak, yaklaşmak-yaklaştırmak, kıpırdamak-kıpırdatmak).
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde adıl kullanılmıştır?
- A) İnsan, öğrenmeyi bıraktığı gün yaşlanmaya başlar.
- B) Eğitimin kökleri acı ama meyvesi tatlıdır.
- C) Allah’ım, bana kitap dolu bir evle çiçek dolu bir bahçe nasip et! ✓
- D) Eğitim zihni geliştirmektir, belleği doldurmak değil.
- E) Bilmediklerimi ayaklarımın altına alsaydım başım göğe değerdi.
C seçeneğinde “bana” sözcüğü kişi zamiridir ve “ben” zamirinin yönelme hâlidir. Diğer seçeneklerde bu tür bir adıl kullanımı yoktur. Doğru cevap C seçeneğidir.
10. Jill Price isimli bir kadın “hipertimestik sendromu” ile tanınan ilk kadın olarak bilim dünyasında tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı. Hipertimestik sendromu hafıza ile ilgili olan ve yaşadığı hiçbir şeyi unutmayan insanların durumuna verilen isim. Yaşadığı her şeyi (yüzde 95) hatırlayan bu kadının önceleri uydurmacı olduğu sanılıyordu. Birtakım deneyler sonucu kanıtlara ulaşıldı. Herhangi bir tarih seçilerek o gün olan önemli olaylar, hava durumu ve dikkatini çeken bazı durumlar, alınan cevaplar kayıtları ile incelendiğinde bire bir tuttu ve testler tekrar edildi. Devam eden testler ile sendrom şekillendi ama tüm araştırmalara rağmen bazı insanların yaşamayı çok istediği bu durumun nedeni bulunamadı. Bu parçada hipertimestik sendromu ile ilgili aşağıdakilerin hangisine _değinilmemiştir_?
- A) Sendromun hafıza ile ilgili olduğuna
- B) Nedeninin tespit edilemediğine
- C) Bazı insanların hipertimestik sendromuna yakalanmayı istediğine
- D) Hipertimestik sendromuna yakalanan ilk insanın Jill Price olduğuna ✓
- E) Bu hastalığın varlığına önceleri inanılmadığına
Parçada Jill Price’ın bu sendromla tanınan ilk kadın olduğu, sendromun hafızayla ilgili olduğu ve nedeninin bulunamadığı anlatılır. İlk insan olduğu söylenmez. Doğru cevap D seçeneğidir.
11. Şiir, kişisel sorun anlatma aracına indirgenemez. Anlatılanlar şairin içinde bulunduğu özel koşullara tıpatıp uysa bile, dahası şair “Evet, bu şiirde ben kendimi anlattım.” dese bile, şiirin özünü ilgilendirmez bu. Nice halk şiirini, son dizelerde şair adını belirttiği için mi okuruz? Yani özel yaşamları hususunda bilgi edinmek için mi? Elbette ki hayır. Bir şiiri şiir olarak çekici kılan şey, sunduğu iletinin düzenleniş biçimidir. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Şair, şiirde kendi sorunlarından yola çıkarak toplumun problemlerini anlatmayı amaçlar.
- B) Şiir, okuyucuya mesaj verme amacına uygun bir tür değildir.
- C) Şiiri etkili kılan unsur konusu değil, konuyu işlerken sözleri diziş biçimidir. ✓
- D) Şiir, bireysel konuları işlemeye başladığında toplumdan uzak, soyut bir sanat olur.
- E) Şiirde adı geçmese bile, gerçek şair üslubuyla kendini belli eder.
Parçada şiirin şairin kişisel hayat hikayesi veya dertlerini öğrenme aracı olmadığı belirtilmiş; bir şiiri şiir yapan ve çekici kılan asıl unsurun iletinin (konunun) düzenleniş ve sunuluş biçimi (yani dil ve anlatım şekli) olduğu vurgulanmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
12. “Yalnız sizin sevginiz gerçek çocuklar Yalnız sizin Sizde deniz mavisi sizde rüzgârı Gök ve denizin” Bu dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?
- A) İlgi ve iyelik eklerini almış sözcükler bulunmaktadır.
- B) Son iki dizede sıfat tamlaması kullanılmıştır. ✓
- C) Şahıs (kişi) zamirine yer verilmiştir.
- D) “Gerçek” sözcüğü bir ismin niteliğini bildiren sıfat görevindedir.
- E) Tamlayanı ile tamlananı yer değiştirmiş bir ad tamlaması kullanılmıştır.
Dizelerin son iki mısrasında 'deniz mavisi' (belirtisiz isim tamlaması) ve 'gök ve denizin rüzgârı' (belirtili isim tamlaması) kullanılmıştır. Buralarda sıfat tamlaması bulunmamaktadır. Diğer seçeneklerdeki dil bilgisi tespitleri doğrudur. Doğru cevap B seçeneğidir.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
- A) Pılını pırtısını toplayan soğuk kıştan sonra neşeli bir bahar geliyor.
- B) Kış uykusu sona eriyor, uyanıyor âdeta doğa.
- C) Dağlarda eriyen karlarla yeraltı suları besleniyor, tarlalara ve bostanlara sızarak bitkilerin köklerine ulaşıyor. ✓
- D) Bedenimizde hoş bir gevşeme, bakışlarımızda parlaklık beliriyor.
- E) Bedenimiz geriniyor, kanımız başka türlü akmaya başlıyor damarlarımızda.
Cümledeki 'yeraltı' sözcüğü, somut olarak yerin altını ifade ettiği için TDK yazım kuralları gereği ayrı yazılmalıdır ('yer altı'). Doğru cevap C seçeneğidir.
14. Rüzgâr; bahçedeki kuru yaprakları, dalları önüme katıp sokağın sonundaki eski binanın duvarına yöneltti onları. Bu cümlenin öge dizilişi aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
- A) Özne – nesne – zarf tümleci – yüklem
- B) Nesne – dolaylı tümleç – özne – yüklem
- C) Özne – zarf tümleci – dolaylı tümleç – nesne – yüklem ✓
- D) Nesne – zarf tümleci – dolaylı tümleç – yüklem
- E) Özne – nesne – zarf tümleci – dolaylı tümleç – yüklem
Cümlede 'yöneltti' yüklemdir. Yönelten kim/ne? 'Rüzgâr' (Özne). Nasıl yöneltti? 'bahçedeki kuru yaprakları, dalları önüme katıp' (Zarf Tümleci). Nereye yöneltti? 'sokağın sonundaki eski binanın duvarına' (Yer Tamlayıcısı / Dolaylı Tümleç). Kimi/neyi yöneltti? 'onları' (Belirtili Nesne). Bu sıralama C seçeneğinde doğru verilmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
15. Meksika Körfezi yakınındaki bir turunç bahçesinde toprağı kazan çiftçiler, 180 santimetre boyunda şaşırtıcı bir kadın heykeliyle karşılaştılar. Uzmanlara göre bölgede türüne az rastlanan bu heykelin tanrıçayı çağrıştıran çok seçkin bir kadını tasvir ettiği düşünülüyor. Taşın kazınması yöntemiyle yapılmış olan heykelde arkeologları hayrete düşüren bir mimiğe rastlanıyor. Gözleri ve ağzı açık olarak tasvir edilmiş bu şaşkın kadının siyasi ve sosyal olarak yüksek pozisyonda olan bir yönetici olabileceği tahmin ediliyor. Heykelde dahi bir insanın hissiyatına tercüman olabilecek bu mimikler, gerçekten de ilgi çekici. 1450-1521 yılları arasında yapıldığı düşünülen heykelde Aztek etkileri de görülüyor. Bu parçaya göre söz konusu heykeli şaşırtıcı kılan temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Günümüz insanının boyuyla yakın bir uzunlukta olması
- B) Seçkin bir tanrıçayı tasvir etmesi
- C) Tarım arazisinde bulunması
- D) Aztek kültürünü yansıtması
- E) Duyguları yansıtan yüz ifadesi taşıması ✓
Parçada arkeologları ve uzmanları hayrete düşüren / şaşırtıcı kılan asıl unsurun, heykeldeki şaşkın yüz mimikleri (gözlerin ve ağzın açık tasvir edilmesi) ve bir insana has 'hissiyatı yansıtan mimikler' olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu durum E seçeneğindeki 'duyguları yansıtan yüz ifadesi' yargısını doğrular.
16. Yenilenebilir enerji şimdiden hem endüstrileşmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde inanılmaz bir artış gösteriyor. Çin şu an dünyanın ikinci güneş paneli üreticisi durumunda. Ayrıca rüzgâr, güneş ve diğer yenilenebilir enerjilere yatırımı da geçen yıl ilk kez 100 milyar doları buldu. ABD’de 15 yılda inşa edilen ilk büyük güneş termal santrali 2008 Şubat’ında Nevada’da açıldı. Dünyanın çeşitli yerlerinde daha düzinelercesinin açılması planlanıyor; Avrupa’da yirmi yıl gibi kısa bir süre içinde, tüm kıtanın elektrik ihtiyacı Kuzey Afrika Çölü’ndeki güneş çiftlikleri tarafından karşılanabilecek. Öte yandan kirli enerjiye direniş de giderek artıyor. Dünyanın ihtiyaç duyduğu teknolojik değişimler de netleşiyor. Ulaşım sektörü elektriğe dönecek. Elektrik sektörü yeşile dönecek ve bu eğilim tüm uluslar tarafından zamanla benimsenecek. Bu parçadan I. Dünyanın, enerji üretiminde yeni bir anlayışa doğru evrildiği II. Temiz enerji üretimi konusunda gelişmiş ülkelerde çeşitli hazırlıkların yapıldığı III. Yenilenebilir enerji kaynakları sayesinde dünyadaki hava kirliliğinin hızla azalacağı yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- A) Yalnız I.
- B) Yalnız II.
- C) Yalnız III.
- D) I ve II. ✓
- E) I, II ve III.
Parçada dünyanın yenilenebilir enerjiye yöneldiği ve gelişmiş ülkelerde bu konuda yatırımlar/hazırlıklar yapıldığı anlatılır. Hava kirliliğinin hızla azalacağına dair kesin bir bilgi verilmez. Doğru cevap D seçeneğidir.
17. Her zaman söylendiği gibi güç insanı bozar ve mutlak güç mutlak bir biçimde bozar. Güç başka insanlara karşı daha _bencil_ stratejiler yürürlüğe koymamızı meşrulaştırır. İnsanlara güç bahşedildiğinde, başkalarının görüş açılarını çok daha az dikkate aldıklarını ve _kendilerini_ merkeze yerleştirdikleri gösterilmiştir. _Bunun_ sonucunda başka insanların nasıl düşündüğü ve hissettiğini daha az anlamaya başlarlar. Güç pek çok zaman, başkalarına karşı körlüğü beraberinde getirir. Kendimizi algıladığımız ahlaki statü de bunda önemli bir rol oynar. Kendimizi haklıların arasına yazdığımız her seferinde, haksızların taleplerine kulak tıkamayı doğal buluruz _biz_. Ahlaki iki yüzlülük tabiatımızın derin bir parçasını oluşturur. _Başkalarını_, aynı hatalardan dolayı kendimizi yargıladığımızdan çok daha haşin bir biçimde yargılarız. Yukarıdaki paragrafta altı çizili sözcüklerden hangisi zamir _değildir_?
- A) bencil ✓
- B) kendilerini
- C) biz
- D) başkalarını
- E) bunun
Paragrafta geçen 'bencil' sözcüğü 'bencil stratejiler' tamlamasında sıfat görevinde kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde yer alan 'kendilerini' (dönüşlülük zamiri), 'bunun' (işaret zamiri), 'biz' (şahıs zamiri) ve 'başkalarını' (belgisiz zamir) sözcükleri ise zamir (adıl) görevindedir.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne-yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Sınıftaki herkes sınavın açıklanmasını sabırsızlıkla bekliyordu.
- B) Bahçedeki eski ahşap sandalyeler kısa sürede kırıldılar. ✓
- C) Hiç kimse toplantıya zamanında gelmemiş, herkes kendi işine bakmıştı.
- D) Edebiyat eleştirmenleri yazarın son romanını oldukça başarılı buldular.
- E) Havuzun kenarında oturan birkaç çocuğun sesleri odama kadar geliyordu.
B seçeneğindeki 'Bahçedeki eski ahşap sandalyeler' öznesi insan dışı çoğul bir varlıktır. Türkçede insan dışı varlıkların (cansız nesneler, hayvanlar, bitkiler vb.) çoğul özne olduğu cümlelerde yüklem tekil olmalıdır. Bu nedenle yüklemin 'kırıldılar' şeklinde çoğul yapılması özne-yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanan bir anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Doğrusu 'kırıldı' olmalıdır. Doğru cevap B seçeneğidir.
19. Her şey bir yana, şiire başlamayı teşvik eden bir üslup ve teknik vardır Bukowski şiirlerinde. Size şiir yazdırır. Beni şiire başlatan ilk ve tek yabancı simadır. Bir dönem oldukça etkiler sizi, sonra diğer bahçeleri keşfettikçe ve oralardan da meyve yedikçe bu simalar giderek artar. Hiç çekinmeden Bukowski şiirlerinde okuyanı etkileyen iki özelliği söylemek isterim: samimiyet ve hayal gücünden uzaklık. Bir yaşantı vardır onun şiirlerinde, süregelen ve etkisini yoğun biçimde hissettiren. Teknik kaygılar asla gütmez ve son derece rahattır. Bu parçadan Bukowski’nin şairliği ile ilgili, I. Gerçeklerden beslendiği II. Edebî yönden mükemmellik peşinde olmadığı III. Yeni başlayan şairler üzerinde etkili olduğu yargılarından hangileri çıkarılabilir?
- A) Yalnız I.
- B) Yalnız II.
- C) Yalnız III.
- D) I ve II.
- E) I, II ve III. ✓
Parçada Bukowski’nin gerçek yaşantıdan beslendiği, teknik kaygı taşımadığı ve şiire başlayanlar üzerinde etkili olduğu anlatılır. Bu nedenle üç yargıya da ulaşılabilir. Doğru cevap E seçeneğidir.
20. Niteleme sıfatları genellikle çekim eki aldığında adlaşır. Aşağıdakilerin hangisinde bu yolun dışında adlaşmış bir sıfat kullanılmıştır?
- A) Başıma ne geldiyse büyüklerimi dinlememekten geldi.
- B) İsteyen burada kalsın, isteyen benimle maça gelsin. ✓
- C) Kırmızıyı ben taktım, kardeşimse mavi eldivenleri tercih etti.
- D) Yolculuklarda bir tanıdığının olması o yolculuğu zevkli kılar.
- E) Gelenin gideni aratacağını söylerdi her zaman büyükbabam.
B seçeneğinde “isteyen” sözcüğü fiilimsi kökenli olup bir kişiyi karşılayacak biçimde adlaşmıştır. Diğer seçeneklerde adlaşma daha çok sıfatın çekim eki almasıyla oluşmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.