menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Altın Test 35

Altın Test 35

Soru 1 / 20

Bugün yapılan ve izlenen filmlerin büyük bir bölümü ticari, popüler, klasik Hollywood tarzından oluşmaktadır. Bu tür filmler, kendi biçimlerini ya da oluşturulma tarzlarını gizledikleri için insanlar da genellikle bu filmlerle tematik düzeyde ilişki kuruyor ve beğeni yoluna gidiyorlar. Bu aslında bir kaçış tarzıdır ama başka bir açıdan da bir ağa yakalanmaktır. Bu anlamda seyredilen filmlerin çoğu, ideolojik, aynı zamanda politik bir işlev görür. Kendilerine sunulan dünyanın ve film yoluyla verilen gerçekliğin sorgulanmasına engel olduğu için de otoriterlerce desteklenmektedir. Böylelikle verili olan gerçekliğin mutlak ve doğal olduğu söylenerek başka bir gerçekliğin olabileceği imkânını gizlenmektedir. Bu parçada filmlerle ilgili asıl yakınılan durum aşağıdakilerden hangisidir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
  1. 1. Bugün yapılan ve izlenen filmlerin büyük bir bölümü ticari, popüler, klasik Hollywood tarzından oluşmaktadır. Bu tür filmler, kendi biçimlerini ya da oluşturulma tarzlarını gizledikleri için insanlar da genellikle bu filmlerle tematik düzeyde ilişki kuruyor ve beğeni yoluna gidiyorlar. Bu aslında bir kaçış tarzıdır ama başka bir açıdan da bir ağa yakalanmaktır. Bu anlamda seyredilen filmlerin çoğu, ideolojik, aynı zamanda politik bir işlev görür. Kendilerine sunulan dünyanın ve film yoluyla verilen gerçekliğin sorgulanmasına engel olduğu için de otoriterlerce desteklenmektedir. Böylelikle verili olan gerçekliğin mutlak ve doğal olduğu söylenerek başka bir gerçekliğin olabileceği imkânını gizlenmektedir. Bu parçada filmlerle ilgili asıl yakınılan durum aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Film endüstrisinin, dünyanın büyük kısmının ilgi ve ihtiyaçlarını dikkate almaması
    • B) Sadece ideolojik yapımlara ağırlık verilip kültürel hayata yönelik filmlerin arka plana atılması
    • C) İnsanlara, hayatın gerçekliğinin kendi gerçekliği olduğu algısını dayatması
    • D) Düşündürme değil, eğlendirme amaçlı yapımların piyasada hâkimiyet kurması
    • E) Seyircinin, filmleri gerçeklerden kaçış için bir liman olarak gördüğü

    Parçada popüler filmlerin izleyiciye sunulan gerçekliği sorgulatmadığı, verili dünyanın doğal ve mutlak olduğu algısını güçlendirdiği eleştirilmektedir. Bu düşünce C seçeneğiyle örtüşür. Doğru cevap C seçeneğidir.

  2. 2. Genç kız, adeta bulutlar kadar beyaz olan elbisesiyle salona giriş yaptı. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
    • B) Sözcüğün yanlış yerde kullanılması
    • C) Çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması
    • D) Deyimin anlamına uygun kullanılmaması
    • E) Gereksiz sözcük kullanılması

    Cümlede geçen 'beyaz olan' ifadesindeki 'olan' yardımcı fiili gereksizdir. Cümle 'adeta bulutlar kadar beyaz elbisesiyle' şeklinde kurulmalıdır. Bu nedenle gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. Doğru cevap E seçeneğidir.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem, bir söz öbeğinden oluşmaktadır?

    • A) Beklediği arkadaşı yarın akşam gelecek.
    • B) Bir haftadır ehliyet sınavına hazırlanıyor.
    • C) Bizi sevindiren, kardeşimin aldığı ödüllerdir.
    • D) Dün seni geç saatlere kadar bekledim.
    • E) Makineyi beş gün içinde bozmuşsunuz.

    C seçeneğindeki 'kardeşimin aldığı ödüllerdir' ifadesi bir sıfat tamlaması grubudur ve ek eylem alarak yüklem olmuştur. Tamlamalar ve söz öbekleri bölünemez. Dolayısıyla yüklem bir söz öbeğinden oluşmaktadır. Diğer seçeneklerdeki yüklemler ise tek bir kelimeden ('gelecek', 'hazırlanıyor', 'bekledim', 'bozmuşsunuz') ibarettir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  4. 4. Avrupa’da halkın konuştuğu dille; bilim, felsefe ve edebiyatın dilini birleştirmek, diğer bir ifadeyle düşündüğünü konuşur gibi yazmak, ilk iş olmuştur. Rönesans dedikleri gelişme bir yönüyle halk dilinin yazı dili haline gelmesi demektir. Bu parçadaki cümleler aşağıdaki görüşlerden hangisini desteklemek için söylenmiş olabilir?

    • A) Yazı dili ayrı konuşma dili ayrı kavramlardır.
    • B) Yazı dili konuşma diliyle aynı olmalıdır.
    • C) Bizde de bir Rönesans gerçekleştirilmiştir.
    • D) Kırsal dil, bilim diliyle bağdaştırılmalıdır.
    • E) Konuşma, yazmadan daha değerli ve yararlıdır.

    Parçada, Avrupa'daki Rönesans gelişiminin temelinde 'halkın konuştuğu dil ile yazı dilinin birleştirilmesi' ve 'düşünüldüğü (konuşulduğu) gibi yazılması' olduğu belirtilmiştir. Bu durum doğrudan 'Yazı dili konuşma diliyle aynı olmalıdır' görüşünü destekler niteliktedir. Doğru cevap B seçeneğidir.

  5. 5. “Şehrin elektriği _ikide bir_ kesiliyor.” Bu cümledeki ikileme, cümleye aşağıdaki anlamlardan hangisini katmıştır?

    • A) Eylemin gerçekleşme gerekçesini
    • B) Eylemin nadiren yapıldığını
    • C) Eylemin süresinin kısa olduğunu
    • D) Eylemin sık sık tekrarlalandığını
    • E) Eylemin her zaman yapıldığını

    Cümlede geçen 'ikide bir' ikilemesi, 'çok sık, durmadan, gereksiz yere sık sık tekrarlanarak' anlamı taşır. Bu durum eylemin sık sık gerçekleştiğini/tekrarlandığını bildirmektedir. Doğru cevap D seçeneğidir.

  6. 6. I. Akşamları beni bir hüzün _sarardı._ II. Ufuk değil sanki gözlerimiz _kanardı._ III. Bu kederle ruhumuz _yanardı._ IV. Gül, bülbülün kanıyla _kızardı._ V. Bu akşam da hava erken _karardı._ Yukarıda numaralanmış cümlelerden bulunan altı çizili sözcüklerden hangisi farklı bir ek almıştır?

    • A) I.
    • B) II.
    • C) III.
    • D) IV.
    • E) V.

    I, II, IV ve V. cümlelerdeki altı çizili sözcüklerde '-ar/-er' eki renk ya da durum değişimi bildiren fiiller kurar. III. cümledeki 'yanardı' ise kök fiile gelen geniş zaman ekiyle kurulmuştur; bu nedenle farklıdır.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde türemiş sıfat kullanılmamıştır?

    • A) “Zalim gurbet” diye başlıyorsa bir şiir hemencecik okumak isterim.
    • B) İnsan, sevdiklerine hediye vermek istiyorsa içten bir şiir yazmalı.
    • C) Ünlü insanların yaşamlarının pırıltısı cezbeder bazılarımızı.
    • D) Şair dostlarla soğuk bir kasım akşamında her zamanki mekânımızda buluştuk.
    • E) Ürpertici bir karanlıkta ilerleyerek süvarilerin bulunduğu alana vardık.

    B, C, D ve E seçeneklerinde “içten, ünlü, her zamanki, ürpertici” gibi türemiş sıfatlar vardır. A seçeneğindeki “zalim” sözcüğü bu bağlamda türemiş sıfat değildir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  8. 8. Rasim Özdenören, Aşkın Diyalektiği isimli kıymetli eserinde şöyle der: Bazı kimseler aşığın hedefine, yani sevgiliye kavuştuğu anda her şeyin nihayete ereceğini savunur. Bu durum, karnı doyan bir insanın artık yemeğe karşı hiçbir arzu duymamasına benzetilir. Oysa aşkta durum hiç de böyle değildir. Bunu, kendi gölgesinin üzerine basarak onu yakalamaya çalışan bir insanın beyhude çabasına benzetebiliriz. Aşığın önünde somut, görünebilir bir hedef vardır lakin ona fiziken ulaşabilmesi imkansızdır. Çünkü aşığın asıl aradığı, kendi dışındaki somut bir özne değildir; aşık, aslında kendi öz benliğinin, kendi hakikatinin peşine düşmüş bir yolcudur. Sürekli doğu yönüne yürüyerek doğunun nihayetine ulaşabileceğini sanan bir seyyah gibidir o. Bir yönüyle her an amacının tam üstünde durmakta, diğer yönüyle ise hedefi kendisinden sonsuzca uzaklaşmaktadır. Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisinin Rasim Özdenören’in görüşleriyle örtüştüğü söylenebilir?

    • A) Aşkın yeşerdiği yer, ayrılık toprağıdır; kavuşma, aşk çiçeğini soldurur.
    • B) Aşk, içsel ve dışsal boyutları olan bir yolculuktur; dışsal hedefe ulaşılırsa da içsel yolculuğa devam edilir.
    • C) Aşk, metafizik bir olgudur; fiziksel sınırlara hapsolursa yok olur.
    • D) Aşk, ıslındığı ilk yağmuru unutamayan bir çocuğun her yağmurdan sonra büyüdüğü için pişman oluşudur.
    • E) Aşk, bir göz yanılması ve gönül kamaşmasıdır; birikim ve bilgi arttıkça gerçek yerine oturur.

    Parçada aşığın sevgilide aslında 'kendi öz benliğini, içsel dünyasını ve hakikatini' aradığı belirtilmiştir. Bu durum, aşkın salt karşıdaki bedene (fiziksel hedefe) ulaşmaktan ibaret olmayıp, insanı kendi ruhunun derinliklerine çeken metafizik, aşkın ve içsel bir yolculuk olduğunu gösterir. C seçeneği, Rasim Özdenören'in aşkı fiziksel sınırların çok üstünde konumlandıran bu metafizik bakış açısıyla tam olarak örtüşmektedir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  9. 9. Arada bir insan yapımı olmayan bir şeye dikkatle bak ( ) bir dağ, bir yıldız ( ) akan bir nehrin kıvrımları ( ) O zaman bilgeliği ve sabrı bileceksin ( ) Bu parçada yay ayraçla gösterilen yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?

    • A) (;) (,) (…) (.)
    • B) (,) (,) (…) (.)
    • C) (,) (;) (.) (.)
    • D) (;) (;) (…) (.)
    • E) (;) (;) (.) (.)

    İlk boşluğa noktalı virgül, ikinciye virgül, üçüncüye üç nokta, sona nokta gelmelidir. Bu sıralama B seçeneğinde verilmiştir. Yeni sıralamada doğru cevap A seçeneğidir.

  10. 10. Hatıra; yazarının yaşadığı, şahit olduğu ve işittiği olaylar çerçevesinde hayatını anlattığı edebî metinlerdir. Türk edebiyatında istisnaları çokça görülmüş olsa da genellikle topluma mal olmuş şahsiyetler tarafından yaşlılık döneminde kaleme alınır. Unutulma korkusundan kurtulmak, yazma alışkanlığı içinde bulunmak, tarih karşısında hesap vermek, gelecek kuşaklara tecrübelerini aktarmak, hayranlık duyduğu bir şahsiyete karşı duygularını ifade etmek, bir insanın hatıralarını yazma nedenlerinden ilk akla gelenlerdir. Her ne kadar günlük, not, mektup ve resmî evraklardan istifade etse de hatıra yazarının en önemli kaynağı hafızasıdır. Gücünü belleğinden ve gözlemlerinden alan yazar, bugünün dünyasından geçmişe yönelerek hatırında kalanları duygu, düşünce ve hayal dünyasından süzerek kayda geçirir. Yaşama ve yazma zamanı arasında geçen uzun zamandan dolayı hatıra yazarının unuttuğu, yanlış hatırladığı, abarttığı, önemsizleştirdiği, kendini ön planda yahut geri planda tuttuğu, hatıra yazmaktaki amacına bağlı olarak bilinçli olarak yanlış anlattığı hadiseler olabilir. Bahsettiğimiz bu hususa, insanoğlunun fıtri bir özelliğini de eklemek gerekir: Geçmişe yönelen insan kendisini mutlu eden hatıraları yad edip kötü ve üzücü olayları unutmaya çalışır. Bu parçada hatıralarla ilgili aşağıdakilerden hangisine _değinilmemiştir_?

    • A) Kötü olanlarının, bastırma psikolojisiyle bilincin gerilerine itildiğine
    • B) İnsan belleğinin izin verdiği kadarıyla aktarılabildiğine
    • C) Yazılışının arka planında farklı amaçlar olabileceğine
    • D) Yaşanmayan kimi durumların o anki psikoloji içinde yaşanmış gibi aktarılabileceğine
    • E) Hayat içindeki pek çok yaşanmışlığın belli bir süzgeçten geçirilerek kaleme alındığına

    Parçada hatıraların belleğe, gözleme ve kişinin seçici aktarımına bağlı olduğu; kötü anıların unutulmaya çalışılabildiği anlatılır. Ancak yaşanmayan olayların yaşanmış gibi aktarılmasından söz edilmez. Doğru cevap D seçeneğidir.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birleşik yapılı belirteç kullanılmıştır?

    • A) Şu konuya biraz çalışsan anlayacağına adım gibi eminim.
    • B) Sessiz sessiz oturan bu yabancının kim olduğunu öğrenmeliyim.
    • C) Sokak lambalarının ölgün ışığı altında bir hayalet gibi dolaşıyordum.
    • D) Ünlü yönetmenin bu filmini iki ay önce de izlemiştim.
    • E) Turist olduğu belli olan adam heyecanla anlatmaya devam ediyordu.

    A seçeneğinde “adım gibi” sözü kalıplaşmış/birleşik yapılı bir belirteç olarak “eminim” yüklemini güçlendirir. Diğer seçeneklerde bu özellik yoktur. Doğru cevap A seçeneğidir.

  12. 12. • Evlerdeki su dolu büyük akvaryumlar, kablosuz internet dalgalarını olumsuz etkileyebilir zira su, radyo frekanslarını soğurma özelliğine sahiptir. Ayrıca akvaryumdaki motor ve filtre sistemleri de elektromanyetik parazit yaratarak ağ kalitesini düşürebilir. • Mikrodalga fırınlar, ev ortamındaki kablosuz modemlerin yaydığı sinyallerle benzer frekans bantlarını kullanır. Bu çakışma, fırın çalışırken veri iletiminde kesintilere ve internet erişim hızının yavaşlamasına sebep olur. Bu iki parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    • A) Tek bir kaynaktan beslenen internet sorunlarına farklı teknik çözümler üretmeye çalışmaktadırlar.
    • B) Bağlantı yavaşlamasının sadece yapay cihazların birbiriyle uyumsuzluğundan kaynaklandığını ispatlamaktadırlar.
    • C) Benzer nitelikteki teknik bağlantı sorunlarına yol açan birbirinden bağımsız sebepleri açıklayıcı şekilde ele almaktadırlar.
    • D) İnternet kesintilerinin yalnızca dış mekandaki iklimsel faktörlerle ilgili olduğunu iddia etmektedirler.
    • E) Teknolojik aletlerin insan sağlığı üzerindeki zararlı frekans etkilerini mukayese ederek incelemektedirler.

    Her iki paragrafta da evlerdeki kablosuz internet sinyallerinin zayıflaması veya kalitesinin düşmesi (benzer bağlantı sorunları) ele alınmıştır. İlk paragrafta akvaryum suyu ve motorları, ikinci paragrafta ise mikrodalga fırınlar (farklı nedenler) bu durumun sebebi olarak açıklanmıştır. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.

  13. 13. Bir öykücüyle ilgili aşağıdaki açıklamalardan hangisi, parantez içindeki kavramla _uyuşmamaktadır_?

    • A) Yazarın hikayelerini okurken adeta günlük yaşamın ritmini hissediyorsunuz, öykülerdeki o dinamik ve kıpır kıpır dil hemen dikkati çekiyor. (canlılık)
    • B) Eserlerinde kişisel ön yargılardan sıyrılıp tüm insanlığın ortak sancılarını işlemesi, ona coğrafi sınırları aşan büyük bir okur kitlesi kazandırmış. (evrensellik)
    • C) Sanatçı, okuduğu bir kaynağı ya da gözlemlediği küçücük bir insan davranışını öykülerinin akışına rastgele bir şekilde yerleştirmiyor. (farklılık)
    • D) Sanatçının okuyucuyu yormayan sade anlatımı, günlük konuşma kalıplarını ustalıkla kullanması eserlerinin en belirgin niteliğidir. (yalınlık)
    • E) Yazarın, okurun hafızasında silinmez izler bırakacak kadar çarpıcı insan dramlarını işlemesi öykülerinin gücünü artırıyor. (etkileyicilik)

    C seçeneğinde yazarın bilgileri veya gözlemleri öyküsüne rastgele (gelişigüzel) yerleştirmemesi, onun planlı, seçici ve titiz bir kurguya sahip olduğunu gösterir. Bu durum parantez içinde verilen 'farklılık' (özgünlük/başkasına benzememe) kavramıyla uyuşmamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.

  14. 14. Hiç kimse ona cevap vermeyi istemiyordu. Ahmet Bey'le Murat birbirlerini süzdüler. Leyla ise yine sessiz kalmıştı. Sevda yeniden söze girmeye hazırlanırken Murat bu garip tesadüfün sohbeti daha da uzatmasını engellemek istiyormuş gibi söze karıştı: "Demek bilgisayar mühendisiydiniz?" Bu parça ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?

    • A) Farklı türde zamirler kullanılmıştır.
    • B) Edat ve bağlaç bulunmaktadır.
    • C) "Yeniden" sözcüğü hâl eki almış bir isimdir.
    • D) İşaret sıfatına yer verilmiştir.
    • E) Miktar zarfına yer verilmiştir.

    Parçada 'ona' (şahıs zamiri), 'hiç kimse' (belgisiz zamir), 'birbirlerini' (belgisiz zamir) gibi farklı zamirler kullanılmıştır (A doğru). 'Ahmet Bey'le' ve 'ise' bağlaç, 'gibi' edattır (B doğru). 'bu garip tesadüf' ifadesindeki 'bu' işaret sıfatıdır (D doğru). 'daha da uzatmasını' ifadesindeki 'daha' miktar zarfıdır (E doğru). Ancak 'yeniden' sözcüğü durum (zarf-fiil anlamında) bildiren bir zaman/durum zarfıdır, isim çekim eki olan hâl ekini almış bir isim değildir. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.

  15. 15. İhsanın bisikleti yoktu. Arkadaşlarınında yoktu. Mahallede ki çocukların hiç birinin yoktu. Sadece “Ahmet ağa” diye çağırdıkları mahallenin deli kanlılarından birinin bisikleti vardı ama ne bisiklet! At gibi idi. Bacakları yetişirmiydi? Denememişlerdi. Hepsinin hayali O’nun bisikletine binip sokak aralarında gezebilmekti. Bu parçada aşağıdakilerden hangisiyle ilgili bir yazım yanlışı _yoktur_?

    • A) Büyük harflerin yazımı
    • B) Ek eylem ekinin yazımı
    • C) Bağlaçların yazımı
    • D) Soru edatının yazımı
    • E) Birleşik sözcüklerin yazımı

    Parçada bağlaç, büyük harf, birleşik sözcük ve soru edatıyla ilgili yazım yanlışları vardır. Ek eylem ekinin yazımıyla ilgili bir yanlışlık yoktur. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.

  16. 16. I. Meyvelerin suyunu buharlaştırarak uzun süre bozulmadan saklanmasını sağlayan kurutma yönteminin kökeni Milattan Önce 4000'li yıllara kadar dayanır. Bu saklama tekniğinin ilk kez Mezopotamya'da, tarımsal üretimin bolluğuna bağlı olarak geliştirildiği tahmin edilmektedir. II. Tarih öncesi çağlardan beri Akdeniz havzasında yetiştirilen incir, Doğu kültürlerinin en eski meyvelerinden biridir. M.Ö. 8000'lerden itibaren incir kurutma ve yetiştirme kültürünün varlığı bilinmektedir. Nitekim yapılan kazılarda kömürleşmiş incir kalıntılarına rastlanmış, eski uygarlıkların bu besini bolca tükettiği kanıtlanmıştır. II numaralı parçanın I numaralı parçayla ilişkisini aşağıdakilerden hangisi açıklar?

    • A) Aktarılan teorik bilgilerin coğrafi olarak farklılık gösterdiğini ispatlamak
    • B) İlk paragrafta öne sürülen tarihsel iddiaların tutarsızlığını ortaya koymak
    • C) Farklı bilimsel yöntemlerle elde edilen sonuçları tek bir çatı altında birleştirmek
    • D) Gıda saklama teknolojilerinin tarihsel gelişim evrelerini kronolojik olarak sunmak
    • E) Birinci paragrafta bahsedilen genel saklama yöntemini somut bir ürün üzerinden örneklendirmek

    I. paragrafta meyveleri kurutarak saklama yönteminin genel tarihi ve ortaya çıkışı anlatılmıştır. II. paragrafta ise bu genel yönteme bağlı olarak 'incir' meyvesinin kurutulması, tarihi ve eski uygarlıklarca tüketimi örnek gösterilerek konu somutlaştırılmıştır. Dolayısıyla II. parça I. parçayı somut bir ürünle örneklendirmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.

  17. 17. Aşağıdaki dizelerin hangisinde sıfat tamlaması belirtili nesne görevinde kullanılmıştır?

    • A) Patikayı aşınca sevindim yorgunluktan
    • B) Ne vakit eski bir dost görsem tebessüm ederim
    • C) Aklımı başımdan aldı o rüzgârın tatlı esintisi
    • D) Solan yapraklarda mevsim nihayet son buldu.
    • E) Çünkü gönlünüzde saklanan acıları ben anlarım

    E seçeneğindeki dizenin yüklemi 'anlarım' eylemidir. Kim anlar? 'ben' (Özne). Neyi anlarım? 'gönlünüzde saklanan acıları' (Belirtili nesne). Bu belirtili nesne, 'nasıl acılar?' sorusuna yanıt veren 'gönlünüzde saklanan acılar' sıfat tamlamasından oluşmaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.

  18. 18. 1891 yılında Danimarka'nın Gundestrup köyü yakınlarındaki bir bataklıkta, turba kesen işçiler tarafından tesadüfen bulunan ve Kopenhag Ulusal Müzesine teslim edilen 'Gundestrup Kazanı' yeniden gündemde. MÖ 2. ile 1. yüzyıl arasındaki Demir Çağı gümüş işleme sanatını günümüze taşıyan kazanın, 19. yüzyıla kadar nerede olduğuyla ilgili teoriler muhtelif. Kelt mitolojisine ait figürler barındıran bu eserin, Trakya bölgesindeki zanaatkarlar tarafından yapılıp kuzey kabilelerine hediye edilmiş olabileceği iddialardan biri. Eserin üzerindeki panellerin birleşim yerlerinin tam uyuşmaması, bazı parçalarının farklı metallerden yapılmış olması ve kazanın çapının alışılagelenden küçük olması gibi sebeplerle bunun törensel bir kap veya bazı bölümleri kayıp bir kazan olabileceği söyleniyor. Bu parçada Gundestrup Kazanı ile ilgili aşağıdakilerden hangisine _değinilmemiştir_?

    • A) Hangi yüzyıllara tarihlendiğine
    • B) Kimler tarafından bulunduğuna
    • C) Günümüzde hangi müzede korunduğuna
    • D) Kaçıncı yüzyılda gün yüzüne çıkarıldığına
    • E) Bilim dünyasının ilgisini neden çektiğine

    Metinde kazanın tarihlendiği yüzyıl (MÖ 2-1. yüzyıl), kimlerin bulduğu (turba kesen işçiler), korunduğu müze (Kopenhag Ulusal Müzesi) ve bulunuş yüzyılı (1891 - 19. yüzyıl) belirtilmiştir. Ancak bilim dünyasının ilgisini neden çektiğine veya bilimsel açıdan nasıl bir önem arz ettiğine dair herhangi bir bilgiye değinilmemiştir. Doğru cevap E seçeneğidir.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmıştır?

    • A) Koca Roma İmparatorluğu'nun başındaydı ama, neredeyse on yıl kitaplığından ayrı yaşamak zorunda kaldı düşünür Marcus Aurelius.
    • B) İnsan etkileşimi ve insan yönetimi gerektiren faaliyetler otomasyona daha az yatkın ve %25'ten daha düşük bir otomasyon potansiyeline sahip.
    • C) Bu çeneyle at başı giden keskin bir zekâsı var.
    • D) Araştırmacılar parmak uçlarındaki sürtünmenin daha iyi anlaşılması sayesinde gelişmiş robotik ve protez uzuvlar ile akıllı cihaz ekranları için daha hassas dokunsal geri bildirim sistemlerinin geliştirilebileceğini düşünüyor.
    • E) Kültürden kopamaz insan, görünüşün bu gerçeğe ters bir izlenim bıraktığı zamanlarda bile bu böyle.

    D seçeneğindeki 'at başı' ikilemesi kalıplaşarak mecaz anlam kazandığı için 'atbaşı' şeklinde birleşik yazılmalıdır. Doğru cevap C seçeneğidir.

  20. 20. Uzun ve yorucu bir kışın ardından doğa, kendini yaza bırakıyor (,) (I) Yalnızca doğa değil, insan da teslim ediyor bedenini sıcak güneşe ve masmavi denize (...) (II) Karşımızda tüm güzelliklerini cömertçe bize sunan harika bir kıyı kasabası (...) (III) Burası, pek de öyle sadece doğaseverlerin ya da tarih meraklılarının uğrak yeri değil (.) (IV) Her yönüyle insanı kucaklayan (,) (V) ona yaşama sevinci aşılayan büyüleyici bir dünya burası. Bu parçada numaralanmış yerlerin hangisinde üç nokta (...) işareti _yanlış_ kullanılmıştır?

    • A) I
    • B) II
    • C) III
    • D) IV
    • E) V

    II numaralı yerin sonundaki cümle tamamlanmıştır, zira cümlenin 'teslim ediyor' şeklinde çekimli bir yüklemi mevcuttur. Tamamlanmış (yüklemi olan) cümlelerin sonuna üç nokta (...) değil, tek nokta (.) konulmalıdır. Dolayısıyla II numaralı yerdeki noktalama yanlıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.