menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Altın Test 42

Altın Test 42

Soru 1 / 20

Gözleriniz _sağlığınızın_ (I) habercisidir. Gözleriniz sık sık _kızarıyorsa_ (II), sulanıyor ve ağrıyorsa vitamin _eksikliği_ (III) olabilir. Bu durumda hekime başvurmak _işinize_ (IV) yarar. Doğal beslenmek ve eksik değerleri kapatmak için _destekleyici_ (V) gıdalar almak en doğrusudur. Bu parçada numaralanmış sözcüklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi _yanlıştır_?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
  1. 1. Gözleriniz _sağlığınızın_ (I) habercisidir. Gözleriniz sık sık _kızarıyorsa_ (II), sulanıyor ve ağrıyorsa vitamin _eksikliği_ (III) olabilir. Bu durumda hekime başvurmak _işinize_ (IV) yarar. Doğal beslenmek ve eksik değerleri kapatmak için _destekleyici_ (V) gıdalar almak en doğrusudur. Bu parçada numaralanmış sözcüklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi _yanlıştır_?

    • A) I. sözcükte 2. çoğul kişi iyelik eki ve tamlayan eki vardır.
    • B) II. sözcükte birleşik çekim oluşturan ek fiil yer almıştır.
    • C) III. sözcükte belirtme durumu eki bulunmaktadır.
    • D) IV. sözcükte iyelik ve durum çekim ekleri kullanılmıştır.
    • E) V. sözcükte isimden fiil ve fiilden isim yapan yapım eklerine yer verilmiştir.

    III numaralı 'eksikliği' sözcüğündeki '-i' eki, bir ismin kime/neye ait olduğunu gösteren 'iyelik (tamlanan) eki'dir (vitamin eksik-liğ-i). Dolayısıyla kelimede belirtme durumu eki yer almamaktadır, bu bilgi yanlıştır. Diğer tüm sözcük analizleri dil bilgisel açıdan tamamen doğrudur. Doğru cevap C seçeneğidir.

  2. 2. Başarı çoğu zaman, başkaları vazgeçtikten sonra da çabayı sürdürmektir. Bu cümleye anlamca en yakın yargı hangisidir?

    • A) Başarmak için kuvvetli bir başlangıç gerekmektedir.
    • B) Hiçbir başarıya rastlantılar sonucu ulaşılamaz.
    • C) Birlikte ulaşılan bir başarı kadar güzel hiçbir şey yoktur.
    • D) Başarı disiplinli bir çalışmanın ürünüdür.
    • E) Herkesin bıraktığı yerde devam etmek başarının yolunu açar.

    Cümlede asıl vurgu, herkes pes ettiğinde devam edebilmenin başarıyı getirmesidir. E seçeneği bu düşünceyi doğrudan karşılar. Doğru cevap E seçeneğidir.

  3. 3. Aşağıdaki sözcüklerden hangisine eylem türetme eki getirilemez?

    • A) Keser
    • B) Bağ
    • C) Sula
    • D) Gör
    • E) Süz

    'Keser' sözcüğü zaten fiilden türemiş bir ad olarak kullanılır ve verilen seçenekler içinde eylem türetme eki getirilemeyecek sözcüktür. Diğerlerine uygun eklerle fiil türetilebilir.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç, cümlenin öznelerini bağlamıştır?

    • A) Şiirin gerek ahengi gerek teması okuru şiire çeken bir yapıdaydı.
    • B) Dostlarını gerekli durumlarda uyarın ve eleştirin.
    • C) Ya sözel bölümü ya da eşit ağırlığı tercih edeceğim.
    • D) Hem Paris’te hem de Tokyo’da yüksek lisans yapmış.
    • E) Ne şehrin ne kasabasının havasını tercih ederim buraya.

    A seçeneğinde “ahengi” ve “teması” sözcükleri birlikte özne grubunu oluşturur; “gerek ... gerek” bağlacı bu özneleri bağlamıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde temel soru anlamı soru zamiriyle sağlanmıştır?

    • A) Yalnızlık mıdır insan ruhunu olgunlaştıran?
    • B) Bu kuşlar ne dönüp duruyor havada böyle?
    • C) Bir insana sevgiden daha değerli ne verebilirsiniz?
    • D) Ne gün gelir beklediğimiz güzel haberler sence?
    • E) Bizi buraya kimin çağırdığını nasıl öğrenebiliriz?

    C seçeneğinde “ne” sözcüğü bir varlığın yerini tutarak soru anlamı sağlar; bu nedenle soru zamiridir. A’da soru edatı, B ve D’de soru zarfı/sıfatı, E’de ise temel soru anlamı “nasıl” ile kurulmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.

  6. 6. Aşağıdakilerin hangisinde kesme işaretinin kullanımı _yanlıştır_?

    • A) TV’nin ülkemizdeki macerasının başlangıcı 1966’dır.
    • B) Ankaralılar’ın uğrak yerlerinden biridir Hacı Bayram Camii.
    • C) Fatih’in, “Avni” mahlasıyla şiirler yazdığını söyledi.
    • D) Dilimizde -lık’la türetilmiş pek çok meslek adı vardır.
    • E) Çağır Karac’oğlan çağır / Taş düştüğü yerde ağır

    Yer adlarına getirilen “-lı/-li” yapım eki kesme işaretiyle ayrılmaz. “Ankaralılar’ın” değil “Ankaralıların” yazılmalıdır. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.

  7. 7. “Ağanın alnı terlemedikçe ırgatın burnu kanamaz.” Yukarıdaki atasözünde aşağıdaki ses olaylarından hangisi _yoktur_?

    • A) Birden fazla ünlü düşmesi
    • B) Ulama
    • C) Ünsüz yumuşaması kuralına aykırı kullanım
    • D) Ünsüz uyumu
    • E) Ünsüz türemesi

    Atasözünde; 'alnı' (alın) ve 'burnu' (burun) kelimelerinde birden fazla ünlü düşmesi; 'terlemedikçe ırgatın' kelimeleri arasında ulama; 'ırgatın' kelimesinde sert sesin yumuşamaması nedeniyle ünsüz yumuşamasına aykırılık; 'terlemedikçe' (dik-ce -> dikçe) kelimesinde ise ünsüz uyumu (benzeşme) mevcuttur. Ancak atasözünde ünsüz türemesi örneği yoktur. Doğru cevap E seçeneğidir.

  8. 8. _Ağlama_(I) yâr ağlama Mavi _yazma_(II) _bağlama_(III) Mavi yazma tez solar Yüreğimi _dağlama_(IV) Numaralı sözcüklerdeki “-ma” eklerinden hangisi ya da hangileri diğerlerinden farklı bir görevdedir?

    • A) I-III
    • B) Yalnız I
    • C) III-IV
    • D) Yalnız II
    • E) Yalnız IV

    I, III ve IV. sözcüklerdeki '-ma' olumsuzluk eki olarak kullanılmıştır. II. sözcükteki 'yazma' ise bir nesne adı olduğu için '-ma' fiilden isim yapan yapım eki görevindedir.

  9. 9. Bazı sıfat tamlamalarında sıfat ile ad yer değiştirmiş biçimde kullanılabilir. Aşağıdaki dizelerin hangisinde buna örnek vardır?

    • A) Bir kâinat açılır, geniş, sonsuz, büyülü Bu günün rüzgârında yıkanan mazi gülü
    • B) Veda ettim gençliğimin gamsız geçen rüyasına, çıktım aşkın sonu görünmeyen sahrasına.
    • C) Yağız atlar kişnedi, meşin kırbaç şakladı; bir dakika araba yerinde durakladı.
    • D) Hey göklere duman durmuş dağlar hey, değirmenin üstü her gün yel olmaz.
    • E) Güneştir düşen turuncusunda; menekşeler sunarım artık dönülmeyecek yerlerdeki sevgiliye.

    A seçeneğinde “mazi gülü” ifadesi, sıfat-ad ilişkisinin yer değiştirmiş örneği olarak değerlendirilebilir. Sıfat tamlamasının olağan dizilişi bozulmuştur. Doğru cevap A seçeneğidir.

  10. 10. (I) Yazarlık atölyelerinde okutulan kimi rehber kitaplarda, her öykü paragrafının en fazla üç veya dört cümleden oluşması gerektiğine dair katı kurallarla karşılaştım. (II) Bu tarz biçimsel kısıtlamalar, okurun gri metin yoğunluğu içinde boğulmasını önlemek ve görselliği artırmak isteyen süreli yayıncılığın getirdiği zorunluluklardan doğmuştur. (III) Paragraf başlarını nerede yapacağınız aslında sandığınızdan çok daha stratejik bir tercihtir. (IV) Çünkü satır başları, düşünsel akıştaki geçişleri ve tematik ayrışmaları okura sunan en önemli kılavuzdur. (V) İyi tasarlanmış bir paragraf düzeni, edebi mimarinin ayakta kalmasını sağlar. (VI) Bu düzen, metnin genel ritminin ve içsel müzikalitesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu parça iki paragrafa ayrılmak istenirse ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

    • A) II
    • B) III
    • C) IV
    • D) V
    • E) VI

    I ve II. cümlelerde yazarın rehber kitaplardaki paragraf kısıtlamalarını eleştirdiği ve bunun yayıncılık nedenlerini açıkladığı görülür. III. cümleden itibaren ise genel olarak paragraf başı yapmanın (satır başlarının) edebi ve estetik önemine, metnin yapısına sağladığı faydalara geçilmiştir. Bu nedenle paragraf III. cümleyle bölünmelidir. Doğru cevap B seçeneğidir.

  11. 11. “Bilmek” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kadirşinaslık göstermek, takdir etmek” anlamında kullanılmıştır?

    • A) Kendisi için yapılan onca fedakarlığı hiçbir zaman bilmedi.
    • B) Ben onun ne amaçla konuştuğunu çok iyi biliyorum.
    • C) Yeni taşındıkları okulun nerede olduğunu bilmiyordu.
    • D) Sınavdaki tüm soruların yanıtlarını biliyorum.
    • E) Kaybettiği dostunun en küçük oğlu olduğunu neden sonra bildi.

    D seçeneğinde geçen 'fedakarlığı bilmemek' ifadesi, yapılan iyiliklerin değerini anlamamak, kadirşinaslık göstermemek ve takdir etmemek anlamında kullanılmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yay ayraç ( ) diğerlerinden farklı bir görevde kullanılmıştır?

    • A) Chateaubriand (Şatobiryan) 1800’de Paris’e dönerek serbest gazeteci olarak çalışmaya başladı, bir yandan da kitap yazmayı sürdürdü.
    • B) Sabahattin Ali’nin bu romanı (Kürk Mantolu Madonna) yıllardır çok satanlar rafındaki yerini koruyor.
    • C) Kimi sanatçılarımızın (Necip Fazıl, Ahmet Hamdi, Cahit Sıtkı…) şiirlerinde bireysel temalar işlemiştir.
    • D) Beş Şehir, okurda o şehirleri (İstanbul, Ankara, Erzurum, Konya, Bursa) görme isteği uyandıran bir eser.
    • E) O yıllarda (1940-1945) ülkemizde de 2. Dünya Savaşı’nın etkisi kendisini gösteriyordu.

    A, B, D ve E seçeneklerinde yay ayraç açıklama/ek bilgi amacıyla kullanılmıştır. C seçeneğinde ise yabancı özel adın okunuşunu göstermek için kullanılmıştır. Yeni sıralamada doğru cevap A seçeneğidir.

  13. 13. I. Romancı; okuyucuyu, eserine hayattan aktardığı gerçeklere inandırdığı ölçüde hayal gücüyle kattığı ögelere de inandırmayı başarmalıdır. II. Başarılı bir kurgusal eserde, gerçek hayattan kesitler bulunabileceği gibi bütünüyle hayal ürünü olaylara da yer verilebilir. III. Günlük yaşamdan yakalanan sahnelerin düşsel ögelerle harmanlanarak sunulması, okurun kurgusal dünyaya olan ilgisini ve merakını artırır. IV. Bazı romancılar dil üzerinde öyle titiz çalışırlar ki onların söz işçiliğini yapıtın her satırında derinden hissedersiniz. V. Yazarın hem yaratıcı hayal gücünden hem de somut gerçeklerden beslenmesi, eserin okur üzerinde çekim gücü yaratmasını kolaylaştırır. Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangileri anlamca birbirine en yakındır?

    • A) I ve II
    • B) I ve III
    • C) II ve IV
    • D) III ve V
    • E) IV ve V

    III. cümlede günlük hayattan alınan karelerin düşsel unsurlarla süslenmesinin okurun ilgisini çekeceği belirtilirken, V. cümlede de yazarın hem gerçeklerden hem de düş gücünden yararlanmasının okurun ilgisini çekmesini (çekim gücü yaratmasını) kolaylaştıracağı ifade edilmiştir. Her iki cümle de aynı düşünceyi savunmaktadır. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.

  14. 14. Akdeniz bölgesinin çatısı Toros Dağları tarafından oluşturulmaktadır. Dağlar kimi yerlerde denize çok sokulur, kayalık ve az girintili çıkıntılı bir kıyı üzerine dikine inerler. Kimi yerlerde ise kıyı çizgisi ile dağ sınırları arasına Adana Ovası gibi geniş düzlükler dahil olur. Bu bölge karakterini kendine komşu olan ılık denizden alır. Fakat denizin etkisi yeryüzü şekillerine ve yükseltiye göre değişir. Akdeniz iklimi kıyı ovalarından içeriye sokulduğu halde dağlık yerlerde ancak dar bir şerit üzerinde kendini belli eder ve yükseklere doğru önemli değişimlere uğrar. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinde verilenlerden yararlanılmıştır?

    • A) Öyküleme – betimleme – benzetme
    • B) Açıklama – betimleme – karşılaştırma
    • C) Tanımlama – açıklama – karşılaştırma
    • D) Karşılaştırma – tartışma – betimleme
    • E) Öyküleme – örneklendirme – tanımlama

    Parçada Akdeniz bölgesinin dağlık yapısı ve iklim özellikleri hakkında nesnel bilgi verildiği için 'açıklama'; dağların dik inmesi, ovaların bulunması gibi fiziksel coğrafya özellikleri resmedildiği için 'betimleme'; kıyı kesimler ile dağlık kesimlerin iklim etkileri kıyaslandığı için 'karşılaştırma' kullanılmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  15. 15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne adlaşmış sıfattır?

    • A) Dağlarda rüzgâr sert esiyor ama vadide hava durgun.
    • B) Gezginler kasabanın dar sokaklarında fotoğraf çekiyorlar.
    • C) Gönüllüler köy okullarının duvarlarını boyayacakmış.
    • D) Eskileri satıp yenilerini almalısın kendine.
    • E) Rüzgâr dindi mi denizin dalgası yatışır.

    C seçeneğindeki cümlenin yüklemi 'boyayacakmış' fiilidir. Boyayacak olan kim? 'Gönüllüler' (Özne). 'Gönüllü' sözcüğü niteleme sıfatıyken önündeki 'insanlar' ismi düşmüş ve 'Gönüllüler' şeklinde adlaşmış sıfat durumuna gelmiştir. Dolayısıyla özne adlaşmış sıfattır. Doğru cevap C seçeneğidir.

  16. 16. Kelimelerin evreleri, insan hayatının basamaklarına benzer. Her kelime doğar, büyür, gelişir, olgunlaşır. İnsana bağlıdır kelimelerin hayat seyri; ondan ayrılmaz, onunla birlikte yaşar çocukluğunu. Yeni yetmelik, ilk gençlik, tahsil hayatı, askerlik, evlilik hep birlikte yaşanır. İnsanlar gibi çoluk çocuğa bile karışır kelimeler günü gelince. Hükümranlığı devralabilir evlat sözcükler; yıldızları parlayabilir, insanda olduğu gibi. Ömrünü tamamlayıp ölebilir de sözcükler, insan gibi. Terk edilmek, unutulmak, yara bere almak, katledilmek de vardır kaderinde kelimelerin. Değişime uğramak, kılık değiştirmek, tanınmaz hâle gelmek de… Yeniden doğmak da vardır kelimelerin yazgısında, insan gibi. Biri diğerinden ayrı düşünülemez. Bu parçaya verilecek en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Sihirli Kelimeler
    • B) Kelimelerin Yaşamı
    • C) Medeniyet İçinde Dilin Yeri
    • D) Kelimenin Gücü
    • E) Dil ve İnsan

    Parça kelimelerin doğup büyümesini, değişmesini, unutulmasını ve yeniden doğmasını insan yaşamına benzeterek anlatır. Bu nedenle en uygun başlık “Kelimelerin Yaşamı”dır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  17. 17. Kimi yazarların ulaştıkları yaratıcılık düzeyinin kaynaklarını açıklamak her zaman kolay değildir. Bu zorluk bazen bizim yetersizliğimizden değil, o yazarların açıkça gösterilebilecek belirli kaynaklara bağlı olmamasından doğar. Sait Faik bu tür yazarlardan biridir. Öykücülüğümüzdeki ilk büyük değişimin yaratıcısı sayılan öykülerinin asıl kaynağı, onun tek başına var olma biçimi ve yaşadığı hayatı herkesten farklı görmesiydi. Ondan önce öykü daha çok bilinen, geleneksel biçimlerde yazılıyor; başka hangi biçimlere ulaşabileceği pek düşünülmüyordu. Sait Faik ise klasik kalıbın dışına çıkarak kendisini önceki öykü yazarlarından farklı bir yere yerleştirmiştir. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangilerinden yararlanılmıştır?

    • A) Benzetme – tanık gösterme
    • B) Tanımlama – örnekleme
    • C) Karşılaştırma – tanık gösterme
    • D) Örnekleme – karşılaştırma
    • E) Kişileştirme – tanımlama

    Parçada Sait Faik, önceki öykü anlayışıyla karşılaştırılmıştır. Ayrıca Sait Faik örnek olarak verilmiştir. Bu nedenle anlatımda örnekleme ve karşılaştırma vardır. Doğru cevap D seçeneğidir.

  18. 18. Gazeteci: (I) ---- Ressam: — Sanatımda soyut arayışlara yönelmem ve nesnelerin ötesindeki anlamı arama tutkum beni bu noktaya getirdi. Benim için resim, sadece dünyayı taklit etmek değil, onun ardındaki saklı düzeni ve duyguyu dışa vurma aracıdır. Gazeteci: (II) ---- Ressam: — Geometrik formları tercih etmem, evrendeki kusursuz dengeyi ve matematiksel uyumu yansıtma arzumdan doğuyor. Tıpkı doğadaki gizli düzen gibi, resimdeki her bir çizgi ve renk de izleyiciye her bakışta yeni bir ritim, yeni bir derinlik sunabilir. Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

    • A) I. Geleneksel Türk resim sanatının günümüzdeki temsilcisi olmayı nasıl başardınız? II. Eserlerinizde canlı renkler kullanmanızın özel bir nedeni var mı?
    • B) I. Sanat hayatınız boyunca karşılaştığınız en büyük zorluk neydi? II. Sergilerinizde neden sadece yağlı boya tablolar yer alıyor?
    • C) I. Resimlerinizde görünen gerçekliğin ötesine geçme çabanızı neye bağlıyorsunuz? II. Çalışmalarınızda geometrik formları kullanmanızın altında yatan sebep nedir?
    • D) I. Resim yapmaya başlarken ilham aldığınız doğa manzaraları nelerdir? II. Eserlerinizde insan figürlerine yer vermemenizin nedeni nedir?
    • E) I. Sanatınızın felsefi altyapısını oluştururken hangi düşünürlerden etkilendiniz? II. Tablolarınızın bu kadar yüksek fiyatlara satılmasını neye bağlıyorsunuz?

    Ressamın I. cevabında 'soyut arayışlar, nesnelerin ötesindeki anlamı arama' ifadeleri, C seçeneğindeki I. sorunun ('gerçekliğin ötesine geçme çabası') tam karşılığıdır. Ressamın II. cevabındaki 'Geometrik formları tercih etmem...' açıklaması da C seçeneğindeki II. sorunun ('geometrik formları kullanmanızın altında yatan sebep') doğrudan cevabıdır. Dolayısıyla doğru sıralama C seçeneğidir.

  19. 19. Daktilo, 19. yy.da Amerika’da bulundu. Daktilonun ilk örneklerine “tipograf” adı verilmişti. Tipograf 1829 yılında William Burt tarafından yapılmıştı. Bu makinenin birçok parçası tahtadandı. Harfleri bulabilmek için yazı yazanın bir çerçeve üzerindeki kolu çevirmesi gerekiyordu. 1868 yılına doğru daha gelişmiş modeller yapıldı. İlk daktilo makinesini satın alanlar arasında yazar Mark Twain de vardı. Bu parçada “daktilo” ile ilgili aşağıdakilerin hangisine _değinilmemiştir_?

    • A) İlk örneklerine önceleri farklı bir isim verildiğine
    • B) İlk satın alanların arasında ünlü bir yazarın da olduğuna
    • C) İlk örneğinin birçok parçasının ahşaptan olduğuna
    • D) Daktilonun yaygınlaşmasıyla yazmanın hız kazandığına
    • E) Belli bir zamandan sonra daha gelişmiş modellerinin çıktığına

    Parçada daktilonun ilk örneğinin adı, yapım yılı, malzemesi, gelişmiş modelleri ve ilk satın alanlardan biri anlatılır. Daktilonun yaygınlaşmasıyla yazmanın hızlandığı bilgisi verilmemiştir. Doğru cevap D seçeneğidir.

  20. 20. Rıza Efendi düşündü ( ) Amma da yapıyordu ha ( ) Evinde iken kafası hiç böyle olmaza işlemezdi ama neden olmasındı ( ) Fen sayesinde şu hayal ettiklerim pekâlâ mümkündür ( ) dedi kendi kendine. Bu parçada yay ayraçla gösterilen yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?

    • A) (…) (.) (!) (,)
    • B) (.) (!) (?) (,)
    • C) (…) (!) (?) (,)
    • D) (!) (!) (?) (;)
    • E) (.) (…) (!) (;)

    İlk cümle tamamlandığı için nokta, şaşma bildiren ikinci cümleye ünlem, soru anlamlı üçüncüye soru işareti ve aktarma öncesine virgül gelir. Doğru sıralama D seçeneğindedir. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.