Altın Test 7
Altın Test 7
Aşağıdaki dizelerin hangisinde ad eylem _yoktur_?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. Aşağıdaki dizelerin hangisinde ad eylem _yoktur_?
- A) Suskunluğa dönüştü sokaklarda feryadım Tereddüt oymak oymak kemirdi gururumu ✓
- B) Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire
- C) Galiba eski liman üzerindesin Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak
- D) Fazla sürmez hatanı fark edişin Hüzün eken, hüsran biçer sevdiğim
- E) Ben çok uzaktaydım o zaman Gözlerin kavuştu ağlamaya, sebepsiz ağlamaya
A seçeneğinde isim-fiil ekiyle kurulmuş bir ad eylem yoktur. Diğer seçeneklerde “tütmeye, olmak, edişin, ağlamaya” gibi ad eylemler vardır. Doğru cevap A seçeneğidir.
2. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yüklem sıfat tamlaması biçimindedir?
- A) Başarı, her gün gösterilen küçük çabaların bileşimidir.
- B) Akıllı adam, bulduğundan daha fazla fırsat oluşturan adamdır. ✓
- C) Yaşamak, karanlık geceye rağmen buğulanmış pencere camına güneşi çizebilmektir.
- D) Gerçek cömertlik, insanlara hiçbir zaman, yapanı bilmeyecekleri bir iyilik sunmaktır.
- E) Karşılaşılan zorluklar ne kadar büyükse onları aşmak da o kadar gurur vericidir.
B seçeneğinde yüklem “daha fazla fırsat oluşturan adamdır” sözüdür. Bu söz, sıfat-fiille genişlemiş bir sıfat tamlaması niteliğindedir. Doğru cevap B seçeneğidir.
3. Kuşlar gibi uçmayı ( ) balıklar gibi yüzmeyi öğrendik ( ) bu arada çok basit bir sanatı unuttuk ( ) kardeş olarak yaşamak ( ) Aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangisi bu cümledeki yay ayraçlardan herhangi birinde kullanılamaz?
- A) İki nokta (:)
- B) Virgül (,)
- C) Üç nokta (…) ✓
- D) Nokta (.)
- E) Noktalı virgül (;)
Cümlede virgül, noktalı virgül, iki nokta ve nokta kullanılabilir; üç nokta gerektiren eksiltili ya da tamamlanmamış bir anlatım yoktur. Yeni sıralamada doğru cevap C seçeneğidir.
4. I. Altının kıymetini sarraf bilir. II. Her çok, azdan olur. III. Gök gürlemeden yağmur yağmaz. IV. Damlaya damlaya göl olur. V. Sakla samanı, gelir zamanı. Yukarıda numaralanmış atasözlerinden hangileri anlamca aynı doğrultudadır?
- A) III. ve IV.
- B) I. ve II.
- C) II. ve IV. ✓
- D) I. ve IV.
- E) IV. ve V.
II numaralı 'Her çok, azdan olur' atasözü ile IV numaralı 'Damlaya damlaya göl olur' atasözü anlamca aynı doğrultudadır. Her iki atasözü de büyük birikimlerin, küçük ve önemsiz görünen şeylerin bir araya gelmesiyle (tasarrufla) oluşacağını ifade eder. Doğru cevap C seçeneğidir.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım bakımından _yanlışlık vardır_?
- A) Teyzem bizi 37 No.lu peronda beklediğini söyleyip telefonu kapattı.
- B) Mahmut Bey, yeni gömleğini 30 TL 50 kr.ye aldığını söylüyor. ✓
- C) Rize’de dün m²ye 100 kilogram yağış düştüğü belirtildi.
- D) Orhan Veli, Attila İlhan vb.leri edebiyatımızın önemli şairleridir.
- E) Dünden beri 1100 km yol katettiğim için oldukça yorgunum.
Para birimleriyle kullanılan ekler okunuşa göre ayrılır; “kr.ye” biçimi yanlıştır, “kr’ye” yazılmalıdır. Bu nedenle doğru seçenek B’dir. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.
6. (I) Modern Paris'te nasıl kimi caddeler kafelerden, fırınlardan geçilmiyorsa geçmiş yüzyıllarda da durum çok farklı değildi. (II) Saraylarda ve görkemli şatolarda yaşayan soyluların dışında Paris halkının büyük çoğunluğu, yiyecek ihtiyaçlarını sokak satıcılarından karşılardı. (III) Derme çatma taş evlerde barınan halkın çoğunun evinde ocak veya mutfak bile bulunmazdı o devirde. (IV) Sık sık yangın felaketleriyle sarsılan kent halkının, ahşap tavanlı evlerin içinde açık ateş yakmayı güvenli bulmaması son derece doğal bir durumdu. (V) 17. yüzyılın ünlü Fransız seyyahı ve gözlemcisi Jean de Thévenot'nun seyahat notlarında, Paris'teki fırıncı ve pastacı esnafının 400 dükkân ve 1200 çalışanla hizmet verdiğini detaylarıyla okuruz. (VI) Thévenot, gün doğarken fırınların önünde toplanan işçilerin ve yoksulların sıcak ekmek kokusu etrafında buluşmalarını anlatırken, bu dükkânların toplumsal hayattaki birleştirici rolüne değinir. Bu parçe iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
- A) II
- B) III
- C) IV
- D) V ✓
- E) VI
Metnin ilk dört cümlesinde eski Paris'te mutfak kültürünün olmaması ve halkın yiyecek ihtiyaçlarını dışarıdan karşılama nedenleri anlatılmaktadır. V. cümleden itibaren ise seyyah Jean de Thévenot'nun eserine ve onun gözlemlerine dayanarak şehirdeki fırıncılık faaliyetlerine dair yeni bir konuya giriş yapılmıştır. Dolayısıyla ikinci paragraf V. cümleyle başlar. Doğru cevap D seçeneğidir.
7. Öğrenciler, dersi çok sevdiklerini belirtmelerine karşı yine de ödevlerden şikayet ediyorlar. Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?
- A) "çok" sözcüğü cümleden atılmalıdır.
- B) "sevdiklerini" yerine "beğendiklerini" kelimesi getirilmelidir.
- C) "karşı" yerine "karşın" (veya "rağmen") sözcüğü getirilmelidir. ✓
- D) "şikayet ediyorlar" yerine "yakınıyorlar" fiili yazılmalıdır.
- E) "ödevlerden" sözcüğü yerine "derslerden" denmelidir.
Cümlede geçen 'belirtmelerine karşı' ifadesinde edat yanlış kullanılmıştır. Yönelme durumu ekiyle (-e) kullanılan edat 'karşı' değil, 'karşın' veya 'rağmen' olmalıdır ('belirtmelerine karşın/rağmen'). Doğru cevap C seçeneğidir.
8. Stamatis Moraitis, genç yaşta kendine yeni bir gelecek inşa etmek amacıyla ABD'ye göç eder. Yıllarca çalışıp ev bark sahibi olur, düzenini kurar. Ancak 66 yaşına bastığında amansız bir nefes darlığı baş gösterir. Hekimler, ilerlemiş akciğer kanseri teşhisi koyarak ona en fazla 6 ay ömür biçer. Stamatis, 'Hiç değilse baba toprağında öleyim' diyerek eşiyle birlikte Yunanistan'ın sakin adası Ikaria'ya döner. Dünyanın en uzun ömürlü insanlarının yaşadığı bu coğrafyada, eski dostlarıyla buluşup günlerini keyifle geçirmeye başlar. 'Ben meyvesini göremesem de eşim toplar, beni yad eder' diyerek bahçesine üzüm fideleri diker, bağcılıkla uğraşır. Zaman hızla akıp gider; ona 6 ay ömür biçen doktorlar birer birer hayatını kaybederken Stamatis 102 yaşına basar. Kendisine bu uzun ömrün sırrını soran araştırmacılara ise gülümseyerek şu yanıtı verir: 'Ölmeyi unuttum galiba!' Bu parçada anlatılanlardan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
- A) Hayat kurma mücadelesi yüzünden hayatı ıskalayan insanlar, her zaman olmuştur.
- B) Kişinin ana yurdundan uzaklaşması, yaşamın süresini kısaltır, kalitesini düşürür.
- C) Yaşama enerjisi veren sosyal çevre, insanın başarılı ve mutlu bir yaşam sürmesini sağlar. ✓
- D) Ölümü takıntı yapmadan kendini yaşamın akıntısına bırakanlar sağlıklı ve uzun yaşarlar.
- E) Yanlış teşhis, insanın sağlığını bozar, ömrünü kısaltır; bu yüzden önce teşhisin doğruluğunu sorgulamak gerekir.
Stamatis'e kanser teşhisi konulup kısa ömür biçilmesine rağmen Ikaria adasında çocukluk arkadaşlarıyla kurduğu neşeli sosyal bağlar, bağcılık gibi toprakla uğraştığı aktif yaşamı sayesinde hastalıktan kurtulup çok uzun yaşamıştır. Bu durum, sevgi ve neşeyle dolu yaşama enerjisi sunan doğal sosyal çevrenin insanın yaşam süresini ve kalitesini doğrudan artıracağını kanıtlar. Doğru cevap C seçeneğidir.
9. ----. Bu inancımı kararlılıkla koruyorum. Hızın, anlık hazların ve bireysel çıkarların tüm insanlığı esir aldığı bu dijital çağda, ekosistemdeki tüm tahribatlara rağmen doğayı ve doğallığı savunmaya devam edeceğiz. Yapay zekanın ve sanal dünyaların asla gerçek insan bilincinin ve sahici yaşam tecrübesinin yerini alamayacağına inanıyorum. Henüz bu sanal rüyanın dipsiz kuyusunu tam görmediğimiz için onu göklere çıkarıyoruz lakin insan var oldukça şiir, roman ve hikaye de birbirini besleyerek yaşamaya devam edecektir. Sanatçılarımız, düşünürlerimiz ve bilim insanlarımız şüphesiz bu gidişata dur diyecektir. Bu parçanın başına aşağıdaki parçalardan hangisinin getirilmesi uygundur?
- A) Edebiyatın doğduğu kaynak da döküldüğü kaynak da toplumdur. Toplumun birikimi ne kadar fazlaysa edebiyatın ırmağı da o kadar güçlü fışkırır. Çoğala çoğala ve çoğalta çoğalta içinden doğduğu toplumun yatağında yol alır.
- B) Antik Çağ’ın düşünce üretimini etik-estetik-haz kaynağı olarak kabul eden ardıllarından geriye ne kaldı? Her şey ters yüz oldu. Artık düşünce üretiminin yerini ütopyalar, distopyalar, hayaller, öngörüler ve kurgu almıştır.
- C) Birkaç yıl önce edebiyat sanatını sürdürülebilirlik açısından ele almıştım. Bu yazımda dünyanın ve yaşamın da edebiyat sanatının da yok edilemeyeceğini söylemiştim. Bunların yalnızca birinin varlığının bile diğerlerinin yok oluşunu durduracağını ileri sürmüştüm. ✓
- D) Yıllardır yazarlık yeteneğinin kaybolmayacağı tezini savunuyorum. Yazarlık yeteneği, mayalı hamura benzer. Nasıl ekmek olacak hamur tekneden taşarsa yazarlık yeteneği de öyledir. Değişir ama varlığını korur. Ya da birikir birikir ve taşar.
- E) Hep söyledim yine söylüyorum: Homo sapiens ile birlikte sanat da ortaya çıkmıştır. Çünkü bilen insan; aletlerin, kültürün ve dilin gelişimini sağlamış; büyük ve karmaşık beyinleriyle en baskın tür olmuştur. Bu türın en temel vasıflarından biri de estetiğe düşkün olmasıdır.
Boşluktan hemen sonra gelen 'Bu inancımı kararlılıkla koruyorum.' cümlesi, yazarın geçmişte de hararetle savunduğu bir tezi/teoriyi tekrarladığını gösterir. C seçeneğindeki parçada yazarın 'Birkaç yıl önce dünyanın ve yaşamın da edebiyat sanatının da yok edilemeyeceğini söylemiştim. Bunların birinin varlığının diğerinin yok oluşunu engelleyeceğini ileri sürmüştüm' tezi, metaverse çağında doğanın ve edebiyatın korunacağı yönündeki sonraki açıklamalarıyla tam bir düşünce ve anlam akışı kurmaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.
10. Aşağıdaki söz öbeklerinin hangisinde kaynaştırma ünsüzü _yoktur_?
- A) Onun kalemi
- B) Buranın insanları
- C) Senin sesine ✓
- D) Ahmet’in çantası
- E) Kayalıkların ardına
“Onun kalemi”, “Buranın insanları”, “Ahmet’in çantası” ve “Kayalıkların ardına” sözlerinde araya kaynaştırma sesi girer. “Senin sesine” sözünde ise böyle bir kaynaştırma ünsüzü yoktur. Doğru cevap C seçeneğidir.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne, yüklemin bildirdiği işi başkasına yaptırmaktadır?
- A) Öğle arası verildiğinde masanın üzerinde biraz kestirdi.
- B) Kırılan döşemelerin yerine yenilerini taktırdı. ✓
- C) Oturduğu yerden herkese laf yetiştiriyor.
- D) Koca dolabı, inanın bana, tek başına kaldırdı.
- E) Kitaplarını, evraklarını tek tek çantasına yerleştirdi.
'Kırılan döşemelerin yerine yenilerini taktırdı' cümlesinde özne, işi kendisi yapmamış, başkasına yaptırmıştır (ettirgen fiil/işi başkasına yaptırma anlamı mevcuttur).
12. Yazı kaleme almak fotoğraf çekmekle değil, resim yapmakla özdeştir. Fotoğrafta sadece düğmeye basar, önünüzdeki hazır manzarayı kaydedersiniz. Resim yapmak ise ----. Bu nedenle yazı yazmak eylemini basit bir kayıt gibi görmek büyük bir yanılgıdır. Doğrusu, yazıyı bizzat inşa etmektir. Çünkü yazar, tıpkı bir ressam gibi herkesin gördüğü alelade malzemeyi kullanarak, daha önce 'var olmayan' özgün bir yapıtı sıfırdan ortaya çıkaran kimsedir. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A) o görüntüyü kendi bakış açınızla yeniden şekillendirmeniz demektir ✓
- B) fotoğraf çekmeye göre daha çok deneyim ister
- C) yoğun ve titiz bir çalışmayla gerçekleşir ancak
- D) yeteneğin yanında önemli bir birikim de gerektirir
- E) düş gücünden çok, gerçeklere bağlı kalmaktır
Parçada fotoğraf çekmek 'var olanı doğrudan kaydetmek' olarak tanımlanırken, yazı yazmak ve resim yapmak 'hazır malzemeden özgün bir şey üretmek' olarak açıklanmıştır. Bu bağlamda, resim yapmanın tanımı 'görüntüyü kendi bakış açısıyla yeniden şekillendirmek' olmalıdır. Düşüncenin akışına en uygun seçenek A'dır.
13. Öncül cümledeki "yaygınlaşıyor" yüklemi sonda yer aldığı için kurallı bir cümledir. Aşağıdaki cümlelerin hangisi yükleminin yerine göre bu cümleyle özdeştir?
- A) Klasik müzik konserleri bu şehirde büyük ilgi görüyor. ✓
- B) Sanatın evrensel gücüne her zaman inanmıştır insanlık.
- C) Masalsı bir atmosferi vardır eski Safranbolu sokaklarının.
- D) Roman yazarı her zaman tarafsız kalmalıdır eserlerinde.
- E) Şiirin gizemli dünyasında kayboluruz çoğu zaman.
Örnek cümledeki 'yaygınlaşıyor' yüklemi sonda bulunduğu için kurallı (düz) bir cümledir. A seçeneğindeki 'görüyor' yüklemi de cümlenin sonunda yer aldığından kurallıdır. Diğer seçeneklerdeki yüklemler ise sonda bulunmadığı için devrik cümledir. Doğru cevap A seçeneğidir.
14. Hemen hepimizde bulunan macera duygusunun ortak bir dil oluşturduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu duygu bazen bir hikâyeyi yaşamakla, bazen dinlemekle, bazen de yazmakla dışa vurulur. Masallar, hangi dilde yazılırsa yazılsın, herkesin kolayca anlayabileceği bir dünya kurar. Tehlikelerden geçerek kötülüğü yenecek cesur bir kahramanın heyecanlı öyküsünü dinlemeyi reddedecek insan azdır. Bu masallarda karmaşık bir kurgu ya da bizi derin düşüncelere sürükleyen olaylar çoğu zaman yoktur. Yine de onları gözümüzü ayırmadan okuruz. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmıştır?
- A) Karşılaştırmadan
- B) Örneklemeden ✓
- C) Tanık göstermeden
- D) Kişileştirmeden
- E) Benzetmeden
Parçada macera duygusunun masallarda nasıl göründüğü anlatılırken kahramanın tehlikelerden geçip kötülüğü yenmesi gibi örnekler verilmiştir. Bu nedenle örneklemeden yararlanılmıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
15. Kimi kitaplarda, yazarın dile getirmeye çalıştığı fikirleri anlayabilmek zor bir iştir. Hele bu yapıtlar, zengin düşlerle süslenmiş ise. Bu, birtakım bilgi ve becerilerle donanmış olmayı gerektirir. Bunların en başında da okuma sevgisi yer alır. Bıkmadan, usanmadan okumak, bu işi tutkuya dönüştürmek gerekir. Birey böyle bir sevgiden yoksunsa kitabın kapağını aralayıp sayfaların arasına sızamaz. Yazarın asıl anlatmak istediğini kavrayamaz. Bu parçada, anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?
- A) Okumayı sevmeyen ve belli bir birikime sahip olmayanlar bir kitabın niçin yazıldığını anlayamaz. ✓
- B) Her okur, okuduğu kitaplardan kendi birikimine göre yararlanır.
- C) Kimi kitaplar, kapalı bir anlatıma sahip olduğu için okurlarca ilgi görmez.
- D) Kitaplarda anlatılmak istenenlerin anlaşılması yazarın anlatımına da bağlıdır.
- E) Kitaplar, sanatçının hayal gücüyle güzelleşir ve okuyucuyu etkiler.
Parçada, bazı kitaplardaki yoğun düşünceleri anlayabilmek için okuma sevgisine, bıkmadan okumaya yani belirli bir birikime ihtiyaç duyulduğu; bu sevgiden yoksun olan kişilerin yazarın asıl anlatmak istediğini kavrayamayacağı ifade edilmektedir. Bu nedenle okumayı sevmeyen ve birikimi olmayanların kitabın amacını anlayamayacağı belirtilmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
16. Dünle beraber gitti cancağızım / Ne kadar söz varsa düne ait / Şimdi yeni şeyler söylemek lazım. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu dizelerle aynı doğrultudadır?
- A) Geçmişten beslenmeyen kişinin geleceğe ulaşması hayaldir.
- B) Yeterli zamanımız hep vardır, yeter ki doğru kullanalım.
- C) Dünkü güneşle bugünkü çamaşırlar kurutulamaz. ✓
- D) Aldığın her nefesi fırsat bil; ot değilsin, yeniden bitmezsin.
- E) Gençlikte günler kısa, yıllar uzun; yaşlılıkta da günler uzun, yıllar kısadır.
Dizelerde geçmişe takılıp kalmamak, yeni bir söz ve yeni bir bakış geliştirmek gerektiği anlatılır. “Dünkü güneşle bugünkü çamaşırlar kurutulamaz.” sözü de eski imkânlarla bugünün sorunlarının çözülemeyeceğini belirtir. Doğru cevap C seçeneğidir.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ek fiil (ek eylem) eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Satın aldığımız kitapların birçoğu çok eski ama yıpranmış değildi. ✓
- B) Dürüst biri olduğundan dün de bugün de şüphe etmedim.
- C) Müzede insanı hayran bırakan pek çok tarihî eser mevcuttu.
- D) Genç adam işini severek yapıyor, hiçbir işten kaçmıyordu.
- E) Herkes otobüsün gelmesini bekliyor, sürekli saate bakıyordu.
A seçeneğindeki 'Satın aldığımız kitapların birçoğu çok eski ama yıpranmış değildi' cümlesinde 'eski' kelimesi olumlu, 'yıpranmış değildi' ise olumsuz bir yargıdır. 'eski' sözcüğüne ek fiilin eklenmemesi, ikinci cümledeki olumsuz ek fiil yükleminin ('değildi') birinci cümleye de ortak bağlanmasına ve 'eski değildi ama yıpranmış değildi' gibi yanlış bir anlam oluşmasına yol açmıştır. Doğrusu 'eskiydi ama...' olmalıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.
18. Türkiye'nin elektrik alanındaki kurulu gücü ----. Bu cümle aşağıdakilerin hangisiyle tamamlanırsa öge dizilişi 'zarf tümleci - özne - yer tamlayıcısı - yüklem' şeklinde olur?
- A) 100 bin megavat limitini aşarken bu kurulu gücün yarısından fazlası yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor ✓
- B) daha çok fosil yakıtlar sınıfına giren doğal gaz ve ithal kömür vasıtasıyla karşılanıyor
- C) vakit kaybetmeden rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarını hızlandıracak biçimde tasarlanmalı
- D) konusunda yapılan son analiz raporlarına göre temiz enerji payının toplam gücün yüzde otuzunu geçtiği belirlendi
- E) detaylıca incelendiğinde temiz enerji kaynaklarını yeterli düzeyde değerlendiremediği anlaşılıyor
Cümle A seçeneğindeki ifadeyle tamamlandığında yüklem 'sağlanıyor' fiilidir. Sağlanan ne? -> 'bu kurulu gücün yarısından fazlası' (Özne). Nereden sağlanıyor? -> 'yenilenebilir kaynaklardan' (Yer Tamlayıcısı). Ne zaman sağlanıyor? -> 'Türkiye'nin elektrik alanındaki kurulu gücü 100 bin megavat limitini aşarken' (Zarf Tümleci). Bu sıralama 'zarf tümleci - özne - yer tamlayıcısı - yüklem' düzenine tam olarak uymaktadır. Dolayısıyla doğru cevap A seçeneğidir.
19. Ünlemler yapım eki aldığında ünlem olmaktan çıkıp cümlede farklı görevler üstlenebilir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde yapım eki alan ünlem sıfat olarak kullanılmıştır?
- A) Şurada oflayan bir adam var; git, bu adresi ona ver. ✓
- B) Aman dileyene kılıç kalkmaz, demiş atalarımız.
- C) Mazlumun ahını almaktan korkun bu dünyada.
- D) Eyvah, deyip hızla koşmaya başladı.
- E) Ahın vahın zamanı değil, çalışmak lazım.
A seçeneğinde “oflayan” sözcüğü ünlem kökünden yapım ekiyle türemiştir ve “adam” adını nitelediği için sıfat görevindedir. Doğru cevap A seçeneğidir.
20. “Okurun gönlünü doyurmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Okurun istediği konuları eserlerine yansıtmak
- B) Okuyucunun takdir ettiği eserler ortaya koymak ✓
- C) Toplumsal meselelerle ilgili bir duyarlılığa sahip olmak
- D) Eserlerinde biçimsel ögelere dikkat etmek
- E) Sanat kaygısıyla eser vermek
“Gönlünü doyurmak” sözü, okurda karşılık bulan, onu tatmin eden ve beğenisini kazanan eserler ortaya koymayı anlatır. Bu nedenle sözün anlamı “Okuyucunun takdir ettiği eserler ortaya koymak” ifadesiyle örtüşür. Doğru cevap B seçeneğidir.