Altın Test 8
Altın Test 8
Kültür ve edebiyatımızın _en_ (I) kıymetli yapı taşları arasında efsaneler yer alır. Nitekim klasik yazınımızda kaleme alınan _birçok_ (II) eserde bu mitolojik unsurlardan beslenilmiştir. Divan şairlerinin eserlerinde de _küçümsenemeyecek_ (III) düzeyde halk inanışına ve geleneksel ögelere yer verildiğini görmek mümkündür. Sanatçılar, bu zengin motifler _ile_ (IV) toplumsal hafızayı diri tutmuşlardır. Bu parçada altı çizili sözcüklerin türü aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. Kültür ve edebiyatımızın _en_ (I) kıymetli yapı taşları arasında efsaneler yer alır. Nitekim klasik yazınımızda kaleme alınan _birçok_ (II) eserde bu mitolojik unsurlardan beslenilmiştir. Divan şairlerinin eserlerinde de _küçümsenemeyecek_ (III) düzeyde halk inanışına ve geleneksel ögelere yer verildiğini görmek mümkündür. Sanatçılar, bu zengin motifler _ile_ (IV) toplumsal hafızayı diri tutmuşlardır. Bu parçada altı çizili sözcüklerin türü aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
- A) Edat - zamir - fiil - edat
- B) Zarf - sıfat - fiil - bağlaç
- C) Sıfat - zarf - sıfat - bağlaç
- D) Bağlaç - zarf - sıfat - edat
- E) Zarf - sıfat - sıfat - edat ✓
I numaralı 'en' sözcüğü zarftır (derecelendirme zarfı). II numaralı 'birçok' sözcüğü eseri belirten bir belgisiz sıfattır. III numaralı 'küçümsenemeyecek' (azımsanamayacak) sözcüğü düzeyi niteleyen bir sıfattır. IV numaralı 'ile' sözcüğü ise araç ilgisi kuran bir edattır. Sıralama 'Zarf - sıfat - sıfat - edat' (E seçeneği) şeklindedir. Doğru cevap E seçeneğidir.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmıştır?
- A) Bilim insanları kişisel çıkarlarının, ideolojilerinin ya da önyargılarının bilimsel çalışmalarının sonuçlarını etkilemesine izin vermez. ✓
- B) Bilim öyle zengin ve dinamik, bilimsel alanlar da öyle çeşitli ki sadece bu alanlara özgü olan ve diğer alanlarda olmayan bir özellikler kümesi bulunamıyor.
- C) Bilimsel bilgileri bilimsel yöntemleri kullanarak öğrenirsek bu bilgileri hem daha iyi öğreniriz hem de öğrendiklerimiz daha kalıcı olabilir.
- D) Kimya dersinde bir tepkimeyi laboratuvarda gerçekleştirip aslında tepkimenin göremediğimiz atomlar arası elektron geçişleri ile ilişkili olduğunu nereden bildiğimiz sorusu üzerine düşünürsek tepkimeleri derinlemesine anlayabiliriz.
- E) Kısaca kanıtları sorgulamamız ve sunulan kanıtları bilim insanlarının yaptığı gibi eleştirel olarak değerlendirmemiz bilimsel tavır geliştirmemiz açısından da ilerlememizi sağlayabilir.
A seçeneğindeki 'önyargılarının' kelimesi 'ön yargılarının' şeklinde ayrı yazılmalıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ögelere ayırmada bir _yanlışlık yapılmıştır_?
- A) Kardeşiniz / yarın / Ankara'ya / gidecekmiş.
- B) Sizden / bu yardımı / talep etmiştik.
- C) Müşteriyi / karşısında görünce / toparlandı. ✓
- D) Ormanda kaybolanları / kurtardılar.
- E) Defterimi / kime / bırakmıştın / sen?
C seçeneğinde yer alan cümlenin yüklemi 'toparlandı' eylemidir. Ne zaman toparlandı? 'Müşteriyi karşısında görünce' (Zarf tümleci). 'Müşteriyi' sözcüğü zarf-fiil öbeğinin ('karşısında görünce') nesnesi durumundadır ve bu öbekten ayrılarak bağımsız bir öge gibi gösterilemez. Dolayısıyla ögelere ayrım 'Müşteriyi karşısında görünce / toparlandı' şeklinde olmalıydı. Doğru cevap C seçeneğidir.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ek fiil cümleye kesinlik anlamı katmıştır?
- A) Bu önemli görevi sen üstlenmeliydin.
- B) Net bir şekilde söylüyorum: Herkes gelecek.
- C) Toplantımız bitmiştir, dağılabilirsiniz. ✓
- D) Devamsızlığı yüzünden öğrencinin kaydı silinmişti.
- E) Bizim oralarda karlar erimeye başlamıştır.
C seçeneğinde “bitmiştir” sözü, işin kesin olarak tamamlandığını bildirir. E seçeneğinde “başlamıştır” tahmin anlamı taşır; diğerlerinde kesinlik anlamı ek fiilden gelmez. Doğru cevap C seçeneğidir.
5. Yazarlık, insanda doğuştan var olan bir nitelik _değildir_. Yazarlık denen dil işçiliğinde ustalık, ancak uzun çalışmalar neticesinde kazanılır. Bütün yazarların ilk dönemlerinde ortaya koydukları eserlerle sonrakileri kıyasladığımızda o dil işçiliğinin hangi aşamalardan geçtiği kolayca anlaşılır. Peyami Safa’nın yirmi yaş eseri olan Sözde Kızlar romanını ele alalım. Bununla yine onun Yalnızız ve Matmazel Noralya’nın Koltuğu adlı ustalık dönemi romanları arasındaki fark gözden kaçmayacaktır. Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?
- A) Benzetmeye
- B) Tanımlamaya
- C) Örneklendirmeye ✓
- D) Sayısal verilerden yararlanmaya
- E) Tanık göstermeye
Parçada, yazarlığın dil işçiliği olduğu ve gelişim sürecinin ancak zamanla görülebileceği savunulmuştur. Yazar bu savını somutlaştırmak için Peyami Safa'nın ilk dönem eseri olan 'Sözde Kızlar' ile olgunluk eserleri olan 'Yalnızız' ve 'Matmazel Noralya'nın Koltuğu' romanlarını örnek göstermiştir. Dolayısıyla örneklendirmeye başvurulmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.
6. • duymak: Bilgi, haber almak ya da öğrenmek. • kapmak: Geçmek, bulaşmış olmak (hastalık, alışkanlık vb.). • parlak: Göze çarpan, dikkat çeken, gösterişli. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “duymak, kapmak, parlak” sözcükleri belirtilen anlamlarını karşılayacak şekilde kullanılmıştır?
- A) Her bilgiyi anında kapıp zihninde işleyen parlak bir yapısı vardı; ona duyduğum sevginin nedeni buydu.
- B) Çalışma azmini ve hırsını kaptığı arkadaş çevresinden ayrılınca duyduğum kadarıyla parlak başarılara imza atamaz olmuştu. ✓
- C) Ayak parmağımı makinenin dişlisi kapmıştı, duyduğum acıyı dindirmek için parlak gökyüzüne uzun uzun bakıp dualar etmiştim.
- D) Bir hamlede defteri kapıp duyduğum acıyı ve kederi, parlak sayfalara hızlı hızlı yazmaya başladım.
- E) Duyduğuma göre o parlak öğrencim, tıp fakültesinde genetik bölümünde bir asistanlık kapmıştı.
B seçeneğindeki 'kaptığı' sözcüğü arkadaş çevresinden hırsı ve azmi öğrenmek, edinmek (bulaşmak) anlamında; 'duyduğum' sözcüğü bilgi veya haber almak anlamında; 'parlak' sözcüğü ise göze çarpan, gösterişli başarılar anlamında kullanılarak tüm belirtilen anlamları tam olarak karşılamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisi nesne-yüklem ilişkisi yönüyle _farklıdır_?
- A) Toplumu iyi tanımayanlar, iyi de yansıtamazlar.
- B) Eserinde ne anlatırsa anlatsın sanattan ödün vermez hiç. ✓
- C) Sanatçı, içinde yaşadığı toplumun düzensizliklerini görür.
- D) O, kim ne derse desin, eserini toplum için yazar.
- E) Toplumu iyi tanımayan sanatçıyı uyarmalıdır eleştirmenler.
'Eserinde ne anlatırsa anlatsın sanattan ödün vermez hiç' cümlesinin yüklemi olan 'ödün vermez' (ödün vermek) fiili geçişsizdir. Diğer cümlelerin yüklemleri olan 'görür', 'yansıtamazlar', 'uyarmalıdır' ve 'yazar' fiilleri ise geçişlidir.
8. Ek eylemin geniş zaman 3. kişi eki “-dır/-dir/-dur/-dür” kimi zaman düşer. Aşağıdaki dizelerin hangisinde buna örnek olabilecek bir kullanım vardır?
- A) Ne doğan güne hükmüm geçer, Ne halden anlayan bulunur.
- B) Gelin gülle başlayalım atalara uyarak Baharı koklayarak girelim kelimeler ülkesine
- C) Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor Onlardan kalbime sevda geçmiyor
- D) Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu ✓
- E) Bazen kendine âşık deli bir fırtınaydım Fırtınalar önünde bazen bir kuru yaprak
D seçeneğinde “Ruhun mu ateş” ifadesi “Ruhun ateş midir?” anlamındadır; ek fiilin geniş zaman 3. kişi eki düşmüştür. “Gözler mi alevden” sözünde de aynı durum sezilir. Doğru cevap D seçeneğidir.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük bir ad tamlamasını nitelemektedir?
- A) _Elindeki_ vişne suyu dolu bardağı masaya bıraktı.
- B) Adam, _ihtiyar_ kadının, kendisini dinlerken yavaş yavaş değiştiğini fark etti.
- C) Dolu, _büyük_ su yığınları hâlinde çevreye çarpıyordu. ✓
- D) Oralarda _basit_ eğlencelerin oyuncağı olmak çok kolaydı.
- E) Söyleyecek bir sözü olmadığını _kendisi_ de çok iyi biliyordu.
A seçeneğindeki 'su yığınları' belirtisiz isim tamlamasıdır. Altı çizili 'büyük' sıfatı ise bu isim tamlamasını bütün olarak nitelemektedir (Nasıl su yığınları? -> büyük su yığınları). Doğru cevap C seçeneğidir.
10. “Son gün olmasın dostum, çelengim top arabam.” cümlesinde aşağıdakilerden hangisi yoktur?
- A) Yapım eki almamış sözcük
- B) Olumsuzluk eki
- C) Fiil çekim eki
- D) İyelik eki
- E) İsim yapım eki ✓
Cümlede 'olmasın' olumsuzluk ve fiil çekim eki, 'dostum, çelengim, arabam' iyelik eki, 'gün, top' gibi yapım eki almamış sözcükler vardır. Ancak isim yapım eki almış bir sözcük yoktur.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde herhangi bir ses olayı _yoktur_?
- A) Kentin en önemli ana yollarının birinde kavşak çalışması yapılıyor.
- B) Salonda birbirinden seçkin sporcu ve yazarlar vardı.
- C) Yazar, bu satırlarda olayları tarafsız bir şekilde anlatmış. ✓
- D) Sınıfımızda üç adaş arkadaşımın olması hayli ilginç bir durum.
- E) Kitaba şöyle bir göz atıp bilgilerimi tazeledim.
A, B, D ve E seçeneklerinde çeşitli ses olayları vardır. “Kitaba şöyle bir göz atıp bilgilerimi tazeledim.” cümlesinde ise belirgin bir ses olayı bulunmaz. Doğru cevap C seçeneğidir.
12. Aşağıdaki dizelerin hangisinde koşul anlamı bulunmamaktadır?
- A) Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın!
- B) Hey gidi Küheylan, koşmana bak sen! Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!
- C) Eski çınar şimdi Noel ağacı; Dallarda iğreti yaprak utansın! ✓
- D) Ustada kalırsa bu öksüz yapı, Onu sürdürmeyen çırak utansın!
- E) Ey binbir tanede solmayan tek renk; Bayraklaşamıyorsan bayrak utansın!
A, B, D ve E seçeneklerinde “-se/-sa” ekiyle koşul anlamı kurulmuştur. C seçeneğinde ise bir koşul değil, durumun betimlenmesi vardır. Doğru cevap C seçeneğidir.
13. Kütüphane ana baba günü gibiydi, içeride sessizce ders çalışan bir iki öğrenci dışında kimse yoktu. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Deyimin yanlış anlamda kullanılması ✓
- B) Sözcüğün yanlış yerde kullanılması
- C) Çelişen ifadelerin bir arada kullanılması
- D) Gereksiz sözcük kullanılması
- E) Zamir eksikliği
Cümlede kullanılan 'ana baba günü' deyimi 'çok kalabalık, telaşlı yer' anlamı taşır. Ancak cümlenin devamında 'bir iki öğrenci dışında kimse yoktu' denilerek ortamın tenhalığı belirtilmiştir. Deyim, cümlede anlamına uygun kullanılmadığı için anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.
14. Adalet Ağaoğlu’nun romanları, bütün nitelikli edebiyat örnekleri gibi, okuru hiç tanışmadığı ve düşünmediği anlam boyutlarına ulaştırır. Çünkü onun romanları, tüketilmesi imkansız genişlikte yorum alanları içerir. Fakat bu alanlara ulaşmak öyle kolay olmaz. Okuru zorlu bir süreç bekler. Okur zorlansa da o sınırsız evreni anlamaya gayret eder. Zaten onun okuru, anlam sığlığından kaçtığı için tercih eder romanlarını. Bu parçadaki “tüketilmesi olanaksız genişlikte yorum alanları içermek” sözüyle, sözü edilen romanlarla ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Okurun kültür düzeyini dikkate almayan bir anlatımla kaleme alındığı
- B) Ancak donanımlı okurların anlayabileceği bir kurgusal düzenle oluşturulduğu
- C) Anlatılmak istenenin kapalı bir biçimde yansıtıldığı
- D) Okurun yaşamında büyük değişiklikler meydana getirdiği
- E) Anlam katmanları bakımından çok zengin olduğu ✓
Parçada, nitelikli romanların okuru yeni anlam boyutlarına taşıdığı, 'tüketilmesi olanaksız genişlikte yorum alanları içerdiği' belirtilmiştir. Bu ifade, romanların tek bir anlamla sınırlı olmadığını, her okunuşta yeni anlamlar üreten zengin bir anlam katmanına (çok katmanlılığa) sahip olduğunu anlatır. Doğru cevap E seçeneğidir.
15. Bazı sanatçılar, sınır tanımamayı sanatlarının merkezine oturtuyorlar ama aslında kendi sınırlarını koyarak o sınırlar içinde olmayanı, o anlayış çerçevesinde yazıp çizmeyeni, düşünmeyeni dışlıyorlar. Kendini usta sayanların birçoğunda, artık kendisiyle aynı konuma gelmiş şairleri okumama gibi umursamazca hatta hiçe sayıcı bir tutum gözleniyor. Bu, onların kendilerini kilitledikleri bir bencilliktir ve sanatçıda olmaması gereken bir özelliktir. Bu parçada vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Usta şairler başkasına ihtiyaç duymayan, kendine yeten şairlerdir.
- B) Sanatta özgürlük; başıboşluk, sorumsuzluk ve bencillik anlamına gelmez. ✓
- C) Her şairin, şiir anlayışı içinde belirli sınırları vardır ve şair, onun dışına çıkmamalıdır.
- D) Bugünün insanını ve dertlerini anlamayan şairin geleceğe kalması beklenemez.
- E) Şairlerin söz ustalığında bencillik ederek diğerlerine yardımcı olmaması düşünülemez.
Parçada bazı sanatçıların özgürlük söylemine rağmen kendi anlayışları dışındakileri dışladığı ve bunun bencillik olduğu eleştirilir. Sanatta özgürlüğün sorumsuzluk ve bencillik olmadığı vurgulanır. Doğru cevap B seçeneğidir.
16. “ne … ne” bağlacının bağladığı ögeler ikişer ikişer gruplandırılırsa aşağıdaki cümlelerin hangisi dışta kalır?
- A) Ne dayım ne teyzem katılmıştı düğüne.
- B) Ne kayısı ne şeftali olur bu iklimde.
- C) Ne tuz var ne karabiber bu yemekte.
- D) Ne pencere açıldı ne balkon kapısı.
- E) Çocuğa ne oyuncak ne kitap beğendirebildik. ✓
A, B, C ve D seçeneklerinde 'ne ... ne' bağlacı özne görevindeki sözcükleri birbirine bağlamıştır: A'da 'dayım / teyzem', B'de 'kayısı / şeftali', C'de 'tuz / karabiber', D'de 'pencere / balkon kapısı' öznedir. E seçeneğinde ise 'beğendirebildik' yüklemine sorulan 'Ne beğendirebildik?' sorusunun cevabı olan 'oyuncak / kitap' belirtisiz nesne görevindedir. Dolayısıyla E seçeneği dışta kalır. Doğru cevap E seçeneğidir.
17. Aşağıdaki dizelerden hangisinin durakları (duraklanışı) diğerlerinden farklıdır?
- A) Laleyi sümbülü gülü har almış Zevk u şevk ehlini ah ü zar almış
- B) Kamil olanların bellidir yeri Yoluna koyarlar can ile seri
- C) Dadaloğlum yarın kavga kurulur Öter tüfek davlumbazlar vurulur ✓
- D) Kalktı göç eyledi avşar elleri Ağır ağır giden eller bizimdir
- E) Yıkılmış dilberin mamur illeri Susmuş bülbüllerin her dem dilleri
A, B, D ve E seçeneklerinde yer alan dizeler 11'li hece ölçüsüyle yazılmış olup 6+5 durak düzenine sahiptir. C seçeneğinde yer alan 'Dadaloğlum yarın kavga kurulur' dizesi ise yine 11'li hece ölçüsüyle yazılmasına rağmen durak yapısı 4+4+3 ('Dadaloğlum / yarın kavga / kurulur') şeklinde bölünmektedir. Doğru cevap C seçeneğidir.
18. Sakin, sıradan, pırıl pırıl bir gündü. Güngörmüş çınarların gölgesi suya vuruyor, ılık bir meltemle kıpırdayan sularda dantelli hareketler oluşuyordu. Bir ara yorgun bir vapur yanaştı iskeleye, içinden bir iki yolcu indi. Vapur kısa bir süre sonra nazlı bir edayla hareket etti. Ardında köpük köpük desenler bırakarak ilerledi. Ufukta küçük bir nokta gibi kaldı, sonra kaybolup gitti. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?
- A) Örneklerden yararlanma ✓
- B) Farklı duyulardan yararlanma
- C) Yinelemelere yer verme
- D) Doğayı hareket halinde anlatma
- E) Varlıklara, insanlara özgü nitelikler yükleme
Parçada, sakin bir günde bir vapurun iskeleye yanaşıp gitmesi üzerinden gözlemler betimlenmiştir. Metinde iddia edilen bir fikri desteklemek veya somutlaştırmak amacıyla örneklendirmeye (örneklerden yararlanmaya) başvurulmamıştır. Görme ve dokunma (ılık meltem) duyuları, yinelemeler ('pırıl pırıl', 'köpük köpük'), doğanın devinim halinde verilmesi ve kişileştirmeler ('yorgun vapur', 'nazlı vapur') mevcuttur. Doğru cevap A seçeneğidir.
19. Aşağıdaki parçalardan hangisi yazılış amacı bakımından diğerlerinden farklıdır?
- A) Bugün birçok radyo istasyonunda CD çaların yerini “otomasyon” adı verilen bir yazılım almış durumda. Bu, radyo programcılığı için geliştirilen, çalınacak şarkıları sıraya dizen ve istendiğinde kolayca bulunmasını sağlayan özel bir yazılım. Bunun için stüdyoda bir bilgisayar bulunuyor. Stüdyoda İnternet bağlantısı olan başka bir bilgisayar daha var. Bu sayede DJ’ler veya programı sunan kişiler canlı yayın sırasında kendilerine gelen e-postaları okuyabiliyor ve istek parçaları çalabiliyorlar.
- B) Geçmiş dönemde bilim dünyasında en çok ses getiren gelişmelerden biri de “Büyük Hadron Çalıştırıcısı” adı verilen dev laboratuvarların açılması oldu. Bir arıza nedeniyle bir süre çalışmalarına ara verilen düzenek, yer altında bulunan 27 kilometrelik çember şeklinde dev bir tünelden oluşuyor. Bu tüneldeki aygıtlar, maddenin en küçük birimi olan atomlara enerji yükleyerek tünel boyunca hızlanmalarını ve birbirleriyle çarpışmalarını sağlıyor. Çarpışmanın etkisiyle çevreye saçılan parçacıklar özel algılayıcılarla gözlemleniyor.
- C) Dodoyu diğer kuşlardan ayıran en belirgin özelliği uçamamasıydı. Çünkü dodoların büyük bir bedeni vardı. Kanatları da küçük ve zayıftı. Belki de bu yüzden 17. yy.ın sonlarına doğru bu ilginç kuşun nesli tükendi.
- D) Giresun’a bağlı Kuşköy’de evler coğrafi yapıdan dolayı birbirine oldukça uzak. Kuşköylüler bu uzaklıktan dolayı birbirlerinin yanına yürüyerek gitmek yerine ıslıkla haberleşiyorlar. Kuşköy’de kullanılan ıslık dili “kuş dili” olarak da adlandırılıyor. Bölgede yüzlerce yıldır konuşulduğu bilinen kuş dilinde Türk alfabesindeki “i, o, ö, f, k, ç” sesleri çıkarılabiliyor. Bu seslerle heceler de oluşturabiliyor. “Çöç, çoç, foç, iç” gibi.
- E) İstanbul’un tarihî sokaklarından birindeyim. Sokak merdivenlerini tam ortadan ikiye bölen korkuluk ve tırabzan olarak kullanılan demirlere tutunup İstanbul’un en bilinen dik yokuşlarından biri olan Merdivenli Mektep Sokak’tan Haliç’i seyrediyorum. Merdivenlerin etrafından incir ağaçları sokağa doğru dallarını uzatıyor. Yeşeren yosunlar, sarmaşıklar kırmızı merdivenlerle hem zıtlık hem karşılıklı beslenme hâlinde bir hayat sürüyor. ✓
A, B, C ve D seçenekleri bilgi verme amacıyla yazılmış açıklayıcı metinlerdir. E seçeneğinde ise yazar bulunduğu yeri gözlemleyip betimleyerek kişisel bir izlenim aktarır. Bu nedenle yazılış amacı farklıdır. Doğru cevap E seçeneğidir.
20. (I) Bu meydan kentin merkezine devasa bir gölge gibi çökmüştür. (II) Küçük büfelerle lüks dükkanlar yan yanadır; çok katlı bir iş merkezi, sırtını eski bir ahşap eve dayamıştır. (III) Zira meydanın çevresini kuşatan farklı farklı yapılar arasında ne bir ahenk ne de nizam vardır. (IV) İlk bakışta, ovaya düşmüş dev bir gök taşının geride bıraktığı bir çukur hissini uyandırır. (V) Biraz ötede de küçük bir çay bahçesi konumlanmıştır. (VI) Bütün bu unsurlar meydanın çevresine gelişigüzel bir biçimde serpiştirilmiştir. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturması için aşağıdakilerden hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerekir?
- A) I ve III
- B) II ve IV ✓
- C) III ve V
- D) IV ve VI
- E) V ve VI
I. cümlede meydanın kent merkezinde yarattığı etki açıklanmış, IV. cümledeki 'çukur hissi' ifadesi bu etkiyi sürdürdüğü için II numaralı cümleyle yer değiştirmelidir. Swaptan sonra I -> IV -> III -> II -> V -> VI akışı mantıksal ve kronolojik bir bütün oluşturmaktadır. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.