Anlatım Bozuklukları 5
Anlatım Bozuklukları 5
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kendi” kelimesinin çıkarılması, anlatımda bozukluğa yol açmaz?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kendi” kelimesinin çıkarılması, anlatımda bozukluğa yol açmaz?
- A) Bu ayrıcalığın sadece kendi için olduğunu sanıyorsa aldanıyor.
- B) Kendi gibi gece gündüz çalışacak birini arıyor.
- C) O da herkes gibi kendi hakkına razı olmalıdır. ✓
- D) Herkesi kendi gibi düşünmeye zorluyor.
Bu cümlede 'kendi' kelimesi tamlanan ekiyle (hakkına) birlikte kullanıldığında pekiştirme görevi üstlenir. Ancak bu kelime cümleden çıkarıldığında 'O da herkes gibi hakkına razı olmalıdır' ifadesi aynı anlamı eksiksiz karşılar. Dolayısıyla 'kendi' sözcüğünün çıkarılması bir anlatım kusuruna yol açmaz, aksine cümleyi duru hale getirir.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Toplumsal yaşamda herkesin uymak zorunda olduğu kurallar vardır.
- B) Kâğıt tüketimi bir toplumun gelişmişlik göstergelerinden biridir.
- C) Yasalara göre, paranın üzerine yazı yazmak, yırtmak yasaktır. ✓
- D) Dün aldığı gazeteleri, dergileri hâlâ okuyamadı.
Cümlede nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. 'Yazı yazmak' ve 'yırtmak' eylemleri bir nesneye (paraya) bağlanmalıdır. 'Paranın üzerine yazı yazmak' ifadesinden sonra 'parayı yırtmak' şeklinde nesne eklenerek iki eylemin de neye yapıldığı netleştirilmelidir.
3. “Vergilerin yeni sisteme göre toplanacağını sağlayacaklar.” Bu cümledeki anlatım bozukluğu hangisiyle giderilebilir?
- A) “göre” yerine “uyularak” sözü getirilmeli.
- B) “toplanacağını” yerine “toplanmasını” sözü getirilmeli. ✓
- C) “yeni” den sonra “bir” sözü getirilmeli.
- D) “sisteme” yerine “kurala” sözü getirilmeli.
Bu cümlede sözcüğün yanlış yapılandırılması (yanlış ek kullanımı) söz konusudur. 'Sağlamak' yardımcı fiili genellikle isim soylu kelimelerle veya '-ma/-me' isim fiil ekiyle kurulur. 'Toplanacağını sağlamak' ifadesi kulak tırmalayan bir yapıdadır; doğrusu 'toplanmasını sağlamak' olmalıdır.
4. “Cansız varlıkların ya da soyut kavramların çoğulları özne olduğunda bunların yüklemleri tekil olur.” Aşağıdakilerden hangisinde bu kurala uyulmamıştır?
- A) Köylüler, uzaktan uzağa bağrıştılar.
- B) Dağlar, gün batımına doğru kızıllaştı.
- C) Boksörler yaman dövüştüler.
- D) Bu tür duygular, gözlerimi yaşartırlar. ✓
Türkçede özne-yüklem uyumu kuralına göre; insan dışı varlıklar, bitkiler, hayvanlar veya soyut kavramlar (duygular) çoğul özne olduğunda, yüklem daima tekil olmalıdır. 'Duygular yaşartırlar' ifadesinde yüklem çoğul eki alarak bu kuralı ihlal etmiştir; 'yaşartır' şeklinde düzeltilmelidir.
5. “Önümüzdeki haftanın programlarından bazılarını sizlere hatırlatmaya çalıştık sayın seyirciler.” Bu cümledeki düşünme hatasını gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangisi yapılmalıdır?
- A) “önümüzdeki” yerine “gelecek” kelimesi getirilmeli
- B) “çalıştık” yerine “çalışıyoruz” kelimesi getirilmeli.
- C) “hatırlatmaya” yerine “tanıtmaya” kelimesi getirilmeli ✓
- D) “sayın seyirciler” sözü cümle başına alınmalı
Cümlede mantık ve düşünme hatası vardır. 'Hatırlatmak' eylemi, zihinde daha önceden var olan bir bilginin geri çağrılmasıdır. Ancak henüz gerçekleşmemiş olan 'önümüzdeki haftanın programı' seyirci tarafından bilinmediği için hatırlatılamaz; ancak 'tanıtılabilir' veya 'aktarılabilir'.
6. “Hiçbiri – Ali Suaivi’den başka – ülkede bu ayaklanmayı düşünmemiş, padişaha bağlılığı kutsal bir görev saymıştır.” Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İkinci cümleciğin yükleminde özneyle uyum sağlanmamıştır. ✓
- B) Birinci cümlecikteki arasöz, gereken biçimde düzenlenmemiştir.
- C) Birinci cümleciğin yükleminde özneyle uyum sağlanmamıştır.
- D) Her iki cümleciğin yüklemleri arasında olumluluk olumsuzluk bakımından uyum sağlanmamıştır.
Sıralı cümlelerde özne-yüklem uyumu (olumluluk-olumsuzluk) önemlidir. 'Hiçbiri' öznesi olumsuz bir yapıdadır ve 'düşünmemiş' yüklemiyle uyumludur. Ancak ikinci cümledeki 'saymıştır' yüklemi olumludur ve bu yüklem için 'herkes' gibi olumlu bir özne eklenmesi şarttır.
7. (I) Tarih boyunca gizli ya da açık bir öğretinin kaynağı olan kitaplar yeryüzünde uzun maceralar yaşadılar. (II) Atlantis uygarlığından kaçırılan bir kitap Mısır’da, İskenderiye kitaplığında, herkesçe okunması yasaklanmıştı. (III) Sonra da Romalı askerler ünlü İskenderiye kitaplığını yaktılar. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde anlatım bozukluğu vardır?
- A) I ve II ✓
- B) II ve III
- C) I ve III
- D) I ve IV
I. cümlede özne-yüklem uyumsuzluğu (cansız çoğul özne-tekil yüklem kuralı) ihlal edilmiştir: 'kitaplar yaşadılar' yerine 'yaşadı' olmalıydı. II. cümlede ise tamlayan eksikliği vardır: 'bir kitap... yasaklanmıştı' yerine 'bir kitabın... yasaklanmıştı' denilerek tamlama hatası giderilmelidir.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Okula başladığımızdan beri birbirimizden hiç ayrılmadık.
- B) Okula başlayışımızdan beri birbirimizden hiç ayrılmadık.
- C) Okula başlayalı beri birbirimizden hiç ayrılmadık.
- D) Okula başladığımızdan itibaren birbirimizden hiç ayrılmadık. ✓
Cümlede ilgeç (edat) yanlışlığı yapılmıştır. 'İtibaren' sözcüğü genellikle bir başlangıç noktasından sonrası için kullanılırken, 'beri' sözcüğü geçmişteki bir zamandan günümüze kadar süregelen durumlar için kullanılır. 'Başladığımızdan beri' ifadesi zaman anlamını doğru karşılayan yapıdır.
9. “İçtenlikle (I) söylüyorum: Eğer (II) vapur biletini (III) almamış (IV) olsaydım, bu geziden vazgeçerdim.” Bu cümlede numaralanmış sözcüklerden hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamında bir daralma veya bozulma olmaz?
- A) I
- B) II ✓
- C) III
- D) IV
Cümlede gereksiz sözcük kullanımı (duruluk ilkesine aykırılık) söz konusudur. Fiildeki '-sa/-se' eki (olsaydım) zaten cümleye şart (koşul) anlamı katmaktadır. Bu nedenle II numaralı 'eğer' kelimesinin kullanılması gereksizdir ve cümleden çıkarılması anlamı bozmaz.
10. (l) Dil insanların birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlayan bir araçtır. (II) Toplumsal yapıya bağlı olarak sürekli gelişir ve değişir. (III) Bunun doğal bir sonucu olarak da dilde durmadan yeni kavramlar ortaya çıkar. (IV) Bu kavramları karşılamak için yeni sözcükler yaratılır. (V) Yeni sözcükler yaratmak için her ulus, dilinin sunduğu olanaklardan yararlanma yoluna gitmesi gerekir. Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) I
- B) II
- C) III
- D) V ✓
V. cümlede tamlayan eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. 'Her ulus, yoluna gitmesi gerekir' yapısı dil bilgisi açısından yanlıştır. Doğrusu 'Her ulus... gitmelidir' veya 'Her ulusun... gitmesi gerekir' şeklinde bir tamlama uyumu kurulmasıdır.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Tiyatrolarımızda bu ay, on yeni oyun sahnelemeyi düşünüyoruz.
- B) Müzik alanında çok önemli bir yeri olan bu festivalin yaşatılması gerekir.
- C) Şehrimizde çeşitli kültürel ve sanat etkinlikleri gerçekleştirildi. ✓
- D) Edebiyatını ve balesini tanıdığınız bu ulus, yakında resimde de varlığını gösterecektir.
Bu cümlede tamlama yanlışlığı vardır. 'Kültürel ve sanat etkinlikleri' ifadesinde 'etkinlikleri' tamlananı her iki kelimeye de bağlanmaya çalışılmıştır. Ancak 'sanat etkinlikleri' doğruyken 'kültürel etkinlikleri' yanlıştır. Doğrusu 'kültürel etkinlikler ve sanat etkinlikleri' olmalıdır.
12. “Kendisine (I) söylenen bu sözü duyar duymaz (II) oturduğu (III) yerden (IV) ayağa (V) kalktı, kürsüye yöneldi.” Bu cümlede, altı çizili sözcüklerin hangisi gereksiz kullanılmıştır?
- A) I
- B) II
- C) III
- D) V ✓
Cümlede gereksiz sözcük kullanımı vardır. 'Kalkmak' eylemi zaten aşağıdan yukarıya doğru, yani ayağa yapılan bir hareketi içerir. Dolayısıyla 'ayağa kalktı' ifadesindeki 'ayağa' sözcüğü cümleden çıkarıldığında anlamda hiçbir daralma veya bozulma meydana gelmez.
13. “Bu kitap (I) , yayınevimizin (II) ölümünün 10. yıldönümünde (III) ünlü şaire (IV) onun yüce anısına (V) armağandır.” Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için hangi kelime ya da kelime grubu çıkarılmalıdır?
- A) I
- B) II ✓
- C) III
- D) IV
Bu cümlede 'yayınevimizin ölümü' ifadesi mantık hatası içermektedir. Ölüm eylemi canlı varlıklar için geçerlidir; bir yayınevinin yıl dönümü veya kuruluşu kutlanabilir ama ölümü söz konusu olamaz. Bu nedenle 'yayınevimizin' yerine 'yazarın' denilmeli ya da bu sözcük tamamen atılmalıdır.
14. “Size ait olmayan eşyaları sahibinden izin almadıkça kullanmayınız ve dokunmayınız.” cümlesindekine benzer bir bozukluk, aşağıdakilerin hangisinde vardır?
- A) Kimse dersine günü gününe çalışmıyor, sadece sınav akşamları çalışıyor.
- B) Konyalılar Mevlana ile gurur duyuyor ve yapılan her etkinlikte bunu ifade ediyorlar.
- C) Anadolu birçok medeniyete asırlarca beşiklik yapmış, bağrında gizlemiştir.
- D) Şairin sözcükleri yoğurarak, değişik anlamlar yükleyerek oluşturduğu şiirsel dünyayı tanıyor muyuz? ✓
Cümlede dolaylı tümleç eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım kusuru vardır. 'Kullanmayınız' ve 'dokunmayınız' fiilleri farklı yönelme/bulunma hâlleri gerektirir. 'Eşyaları kullanmayınız' doğrudur ancak 'eşyalara dokunmayınız' denmesi gerekir. D seçeneğinde de benzer şekilde 'sözcüklere... yükleyerek' ifadesi eksiktir.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki “daha” kelimesi çıkarılınca cümlenin anlamında daralma olur?
- A) İstiyorsanız bir defa daha anlatayım. ✓
- B) Bilmiyorum, ben göreve daha yeni başladım.
- C) Bekle, Müdür Bey daha gelmedi.
- D) O zamanlar bu yol, şimdikinden daha kötüydü.
Bu cümlede 'daha' sözcüğü 'bir kez daha' (tekrarlanma) anlamı taşımaktadır. Eğer bu sözcük çıkarılırsa cümle 'İstiyorsanız anlatayım' haline gelir ve bu durum eylemin tekrarlandığı bilgisini ortadan kaldırır. Bu da cümlenin anlamında önemli bir daralmaya neden olur.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen sözler, gereksiz yere bir arada kullanılmıştır?
- A) Bu arkadaşını ötekilerden farklı tutar, incitmemeye çalışırdı.
- B) Umduğunu bulamamış, bir süre sonra köyüne dönmüştü.
- C) Buralara ayda yılda bir, seyrek olarak gelirdi. ✓
- D) O, bu yörede tanınmış, sözüne güvenilir bir kişiydi.
Cümlede eş anlamlı veya yakın anlamlı sözcüklerin bir arada kullanımı gereksiz sözcük kullanımı hatasına yol açmıştır. 'Ayda yılda bir' deyimi zaten 'seyrek olarak' anlamını tam olarak karşılar. Bunlardan birinin kullanılması cümlenin duruluğu için yeterlidir.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, “ben” kelimesi çıkarınca anlam bozulur?
- A) En çok ben merak ediyordum. ✓
- B) Ben hemen evimize koştum.
- C) Yarışta ben hepsini geçmiştim.
- D) Ben geç geleceğini biliyordum.
Bu cümlede 'ben' zamiri karşılaştırma ve vurgu amacıyla kullanılmıştır. 'En çok ben merak ediyordum' ifadesi, 'başkaları da merak ediyordu ama benim merakım onlardan fazlaydı' anlamını taşır. 'Ben' sözcüğü çıkarıldığında bu güçlü vurgu ve karşılaştırma anlamı kaybolur.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Düşüncelerini yazıyla değil, sözle anlatmayı seviyordu.
- B) Önerilerimizi dinliyor ne var ki onların hiçbirini uygulamıyordu.
- C) Sağlık durumlarının iyi ancak çok yorgun oldukları görülüyordu. ✓
- D) Gazetesini sürekli yanında taşıyor ama bir türlü okumaya fırsat bulamıyordu.
Sıralı/Bağlı cümlelerde ek-fiil veya yardımcı fiil eksikliği anlatım bozukluğuna yol açabilir. 'Sağlık durumlarının iyi' ifadesi yarım kalmıştır; anlatımı tamamlamak için araya 'olduğu' fiilimsisi eklenerek 'Sağlık durumlarının iyi olduğu ancak...' şeklinde bir yapı kurulmalıdır.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinden “birlikte” kelimesi çıkarılabilir?
- A) Yapıtın biçimsel yetkinliği, toplumcu çözümler üretmesiyle birlikte olursa değer taşır.
- B) Düzenlediğimiz ödül törenine o ünlü sanatçı oğluyla birlikte gelmiş. ✓
- C) Eğer yalnız gitmekten korkuyorsanız birlikte gidelim.
- D) Onunla öğrencilik yıllarımda birlikte kalmıştık.
Bu cümlede gereksiz sözcük kullanımı (duruluk ilkesine aykırılık) mevcuttur. 'Oğluyla' sözcüğündeki '-la' edatı birliktelik anlamını zaten vermektedir. Bu yapının yanına bir de 'birlikte' sözcüğünü eklemek aynı anlamı gereksiz yere tekrarlamak olur.
20. “Bunun üzerine üyeler, bir an sessizlik içinde kaldılar ve herkes ellerini havaya kaldırarak söz istediler.” Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için hangisi yapılmalıdır?
- A) “üyeler” kelimesi kaldırılmalı
- B) “ve” kelimesi çıkarılıp, yerine virgül (,) konmalı
- C) “herkes” kelimesi kaldırılmalı ✓
- D) “bunun üzerine” sözü “üyeler” kelimesinden sonra getirilmeli
Cümlede gereksiz özne kullanımı ve yüklem-özne uyumsuzluğu vardır. 'Üyeler' öznesi zaten ilk yükleme bağlanmıştır; ikinci cümlede kullanılan 'herkes' kelimesi gereksizdir. Ayrıca 'herkes' öznesi yüklemin tekil olmasını gerektirir (istedi), bu yüzden yapısal bir bozukluk oluşmuştur.
21. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili kelime çıkarılırsa cümlenin anlamında daralma veya bozulma olmaz?
- A) Ortaklar arasındaki _mevcut_ ikiliği giderdik. ✓
- B) Parkın _içindeki_ kurumuş ağaçları kestik.
- C) Yokuşun _dibindeki_ ahşap eve taşındık.
- D) Babamla _eski_ eşyaları dışarı taşıdık.
A seçeneğindeki 'mevcut' kelimesi gereksiz kullanılmıştır. 'Ortaklar arasındaki ikilik' ifadesi zaten var olan bir durumu (mevcudiyeti) bildirdiği için bu kelimenin cümleden çıkarılması anlamda herhangi bir değişikliğe veya daralmaya yol açmaz.
22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Hastalığı nedeniyle bir süre geri hizmete alınması onu bir hayli üzdü.
- B) Hemen getireceğini söyleyerek aldığı makası hâlâ geri iade etmemiş. ✓
- C) Onun, bu küçücük ricamı geri çevireceğini hiç sanmıyorum.
- D) Olayın geri kalan bölümünü siz anlatın.
Deyim ve sözcük kullanım yanlışı vardır. 'İade etmek' fiili bir nesneyi geri vermek demektir. Başına 'geri' sözcüğü eklendiğinde 'geri geri vermek' gibi anlamsız bir fazlalık oluşur. Bu tür gereksiz kullanımlar anlatım bozukluğu kabul edilir.
23. Aşağıdakilerden hangisi dil ve anlatım yönünden yanlıştır?
- A) Yayınevinin çıkardığı bütün romanları alıyorum, okuyorum.
- B) Bu koşullar içinde pek çok sanatçı olduğunu duyuyorum, görüyorum.
- C) Bu konuda söylenenlere inanıyor, her yerde öne sürüyordu. ✓
- D) Erken yatıp erken kalkmanın yararına inanırdı, herkesi de inandırırdı.
Bu cümlede nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır. 'İnanıyor' ve 'öne sürüyor' fiilleri farklı nesnelere yönelmelidir. 'Söylenenlere inanıyor' ifadesinden sonra 'onları/bu görüşleri her yerde öne sürüyordu' şeklinde bir nesne eklenmesi şarttır.
24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Bizde roman, Fransız edebiyatından yapılan çevirilerle başlar ve kısa sürede gelişir.
- B) Yusuf Kamil Paşa’nın çevirdiği Telemak, roman tekniği bakımından güçsüzdür eleştirmenlere göre.
- C) Telemak’ın Türk okuyucusunu ilgilendiren bir yönünün olmamasına rağmen çok beğenilmiştir. ✓
- D) Telemak’ın ilgi görmesinin nedeni, çeviriyi yapanın bir devlet adamı oluşudur.
Cümlede tamlayan eksikliği veya yanlışlığı yapılmıştır. '...bir yönünün olmamasına rağmen çok beğenilmiştir' yapısında 'neyin' beğenildiği (Telemak'ın veya bu kitabın) belirtilmemiştir. Özne veya tamlayan belirginleştirilerek anlatım düzeltilmelidir.
25. “Sınıfa girer girmez insanı düşündüren, ilginç sorular başlar. Çocukların düşüncelerine önem verince, _şaşırtıcı_ (II) sorular peş peşe gelir. Bir anda _büyür_ (III), _küçücük_ (IV) çocuklar, _mantıkları_ (V) ile kocaman olurlar.” Yukarıdaki parçada altı çizilmiş sözlerden, bulunduğu yere göre anlamca en gerekli olanı hangisidir?
- A) II
- B) III
- C) IV
- D) V ✓
Parçadaki 'mantıkları' sözcüğü, çocukların hangi yönleriyle 'kocaman' olduklarını, yani olgunlaştıklarını belirten en temel ve vazgeçilmez ögedir. Diğer numaralanmış sözcükler (şaşırtıcı, büyür, küçücük) çıkarıldığında anlam büyük ölçüde korunabilirken, 'mantıkları' kelimesi cümlenin ana yargısını destekleyen ve anlamca en gerekli olan unsurdur.