menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Anlatım Yolları 4

Anlatım Yolları 4

Soru 1 / 25

'Kullanma kılavuzunu dikkatlice okuyun. Cihazı prize takın. Kırmızı düğmeye basarak çalıştırın.' Bu parçada hangi anlatım türü kullanılmıştır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. 'Kullanma kılavuzunu dikkatlice okuyun. Cihazı prize takın. Kırmızı düğmeye basarak çalıştırın.' Bu parçada hangi anlatım türü kullanılmıştır?

    • A) Tartışmacı Anlatım
    • B) Öyküleyici Anlatım
    • C) Emredici Anlatım
    • D) Betimleyici Anlatım

    Parçada, yapılması gerekenler (okuyun, takın, basın) net bir şekilde sıralanmıştır. Bu ifadeler bir buyruk veya talimat niteliğinde olduğu için emredici anlatım kullanılmıştır.

  2. 2. Bir tezi güçlendirmek için sayısal verilerden, anket sonuçlarından veya bilimsel makalelerden yararlanan anlatım türü hangisidir?

    • A) Düşsel Anlatım
    • B) Kanıtlayıcı Anlatım
    • C) Lirik Anlatım
    • D) Emredici Anlatım

    Kanıtlayıcı anlatım, bir düşünceyi ispatlamak amacıyla nesnel verilere, istatistiklere, araştırma sonuçlarına ve alıntılara başvurur.

  3. 3. Doğu Karadeniz’in yaylalarını mutlaka görün. Kıyılarda hiç oyalanmadan kartpostallardaki kadar güzel ormanların üzerindeki muhteşem yaylalara çıkın. Her biri ötekinden farklı olan yaylaların birinden ötekine yürüyün. Ahşap yayla evlerinde konaklayıp yöresel yemeklerin tadına bakın. Yamaçlarda horon tepin; vadilere çökmüş, denizi andıran sis bulutlarına karşı tembel tembel yatın. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A) Betimleyici ögelere yer verilmiştir.
    • B) Karşılaştırma yapılmıştır.
    • C) Kişileştirmeye başvurulmuştur.
    • D) Öneri nitelikli cümleler kullanılmıştır.

    'Kartpostallardaki kadar güzel' benzetme/karşılaştırma, 'muhteşem yaylalar', 'denizi andıran sis bulutları' betimlemedir. 'Mutlaka görün', 'çıkın', 'yürüyün' gibi ifadeler öneri niteliğindedir. Ancak parçada insana özgü bir özelliğin doğaya aktarılması (kişileştirme) yoktur.

  4. 4. Gazeteci olmak bir ayrıcalıktır elbet. Unutulmaz anılar kalır kişide acısıyla, tatlısıyla. Bir arayış içinde geçmiştir o yıllar, koşturmayla, konuşmayla, yazmayla. Bir bakıma Özdemir Asaf’ın şu ünlü dizesini düşündürür: “Durduğum nokta yerinde durmuyor.” Öyledir, hem sen koşup durursun araştırıp, inceleyip bir şeyler bulmak için hem de konularının kaynağı olan toplum durmaksızın değişir yöneticileriyle, sorumlularıyla. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A) Konuşma havası içinde yazılmıştır.
    • B) Devrik cümlelere yer verilmiştir.
    • C) Sözcükler arasında sessel yinelemeler kurulmuştur.
    • D) Benzetmeden yararlanılmıştır.

    Metin konuşma havasında yazılmış, devrik cümleler ve sessel yinelemeler (acısıyla, tatlısıyla; koşturmayla, konuşmayla...) içermektedir. Ancak belirgin bir benzetme sanatı kullanılmamıştır.

  5. 5. Eskiden Üsküdar’da daha çok, katipler otururdu. Katip, devlet dairelerinde çalışan memur sınıfının ismiydi. Üsküdar, her sabah devlet kapısından ekmeğini arayan bu kalabalığı erkenden İstanbul’a uğurlardı. Evlerde yalnız kalan kadınlar, gül sirkesi veya elma reçeli yapar; yaşlılar bir köşede miskin miskin otururdu. Öğleye doğru evler çekilmez olur; evdekiler, semaverini kapıp bahçedeki yorgun ağaçların altına koşardı. Ağaçların serin gölgesinde sıcacık çaylar eşliğinde akşama kadar sürecek bir sohbet başlardı. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

    • A) Tanımlamaya başvurulmuştur.
    • B) Kişileştirme yapılmıştır.
    • C) Tanık göstermeye başvurulmuştur.
    • D) Farklı duyulardan yararlanılmıştır.

    Parçada 'Katip, ... ismidir' şeklinde tanım vardır. 'Üsküdar ... uğurlardı' ve 'yorgun ağaçlar' kişileştirmedir. Ancak tanık göstermeye başvurulmamıştır.

  6. 6. 'Bulutların üzerinde bir saray vardı. Sarayın kapıları altından, pencereleri elmastandı.' Bu parçada hangi anlatım türü kullanılmıştır?

    • A) Açıklayıcı Anlatım
    • B) Kanıtlayıcı Anlatım
    • C) Düşsel Anlatım
    • D) Emredici Anlatım

    'Bulutların üzerinde saray olması', 'kapıların altından, pencerelerin elmastan olması' gibi unsurlar, gerçeküstü ve hayal gücüne dayalı (fantastik) bir anlatım olduğunu göstermektedir.

  7. 7. Yazarlık, insanda doğuştan var olan bir özellik değildir. Yazarlık denen dil işçiliğinde ustalık, ancak uzun çalışmalar sonucu elde edilir. Bütün yazarların ilk dönemlerinde ortaya koydukları eserlerle sonrakileri karşılaştırdığımızda o dil işçiliğinin hangi aşamalardan geçtiği kolayca anlaşılır. Peyami Safa’nın yirmi yaş eseri olan Sözde Kızlar romanını alın. Bununla yine onun Yalnızız ve Matmazel Noralya’nın Koltuğu adlı ustalık dönemi romanları arasındaki fark gözden kaçmayacaktır. Bu parçanın anlatımında özellikle aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

    • A) Benzetmeye
    • B) Tanımlamaya
    • C) Örneklendirmeye
    • D) Sayısal verilerden yararlanmaya

    Yazar, yazarlığın zamanla geliştiği düşüncesini desteklemek için Peyami Safa'nın eserlerini örnek vermiştir.

  8. 8. Bolu'nun bence en güzel ilçesi Göynük, İstanbul’la Ankara'nın tam ortasındadır. Görünüşü ilk bakışta bile etkiler insanı: vadinin tabanında akan incecik dere, kıyı ve yamaçlarında eski Türk evleri, tepede yenilenmiş saat kulesi, ağaçlar, çiçekler... Usta ressamın elinden çıkmış resim gibidir Göynük. Bu tablodaki her şey çok dengeli. Abartılı renk, güzelliği bozan çirkinlik yok. Friglerden Osmanlıya birçok uygarlık bu topraklardan geçmiş, hepsi de iz bırakmıştır. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A) Karşıt anlamlı sözcükler kullanılmıştır.
    • B) Betimlemelerden yararlanılmıştır.
    • C) Benzetme yapılmıştır.
    • D) Sayısal verilere yer verilmiştir.

    'Resim gibidir' benzetme, 'Güzellik-çirkinlik' karşıtlıktır. Doğa tasviri betimlemedir. Parçada sayısal veri bulunmamaktadır.

  9. 9. Güzeldere'de kışın bembeyaz bir sessizlik kaplar her yanı. İlkbaharda taze yeşilin, eflatun orman gülleriyle uyumu göze çarpar. Yazın koyu bir yeşil hâkim olur dağlara. Ya sonbaharda? Kayınların, gürgenlerin kırmızısı, ıhlamur yapraklarının saman gibi sarısıyla güze direnen çalıların yeşili birbirine karışır. Güzeldere’nin en görkemli zamanıdır sonbahar. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A) Benzetme yapılmıştır.
    • B) Betimleyici ögelere yer verilmiştir.
    • C) Öznellik ağır basmaktadır.
    • D) Yinelemelere başvurulmuştur.

    Parçada 'saman gibi sarı' benzetmedir. Renkler ve doğa tasvirleri betimlemedir. 'En görkemli zamanı' yazarın kişisel görüşüdür (öznellik). Ancak parçada belirgin bir yineleme yoktur.

  10. 10. 'Odaya girdiğimde, keskin bir lavanta kokusuyla karşılaştım.' cümlesinde hangi duyuya ait bir ayrıntı (betimleme) vardır?

    • A) Görme
    • B) İşitme
    • C) Koklama
    • D) Dokunma

    'Keskin bir lavanta kokusu' ifadesi, doğrudan koklama duyusuna hitap eden betimleyici bir unsurdur.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerden hangisi _açıklayıcı_ bir anlatım içermez?

    • A) Hücre, canlının en küçük yapı taşıdır.
    • B) Güneş sistemi, sekiz gezegenden oluşur.
    • C) Eyvah, otobüsü kaçırdım!
    • D) Fiiller, cümlede iş, oluş veya hareket bildirir.

    'Eyvah, otobüsü kaçırdım!' cümlesi, bir duygu (telaş, üzüntü) patlamasını ifade eder (lirik/coşkun anlatım). Diğer seçenekler ise nesnel bilgi ve tanımlar içermektedir (açıklayıcı anlatım).

  12. 12. Hangi seçenekte _açıklayıcı_ anlatım kullanılmıştır?

    • A) Küresel ısınma, fosil yakıtların kullanımıyla artan sera gazlarının bir sonucudur.
    • B) Adam, yorgun argın eve geldi ve kendini koltuğa bıraktı.
    • C) Uçan halılar sadece masallarda olur, değil mi?
    • D) Kes şunu! Hemen odana git!

    'Küresel ısınma...' cümlesi, bir olgunun nedenini ve tanımını yaparak okuyucuya nesnel bilgi vermeyi amaçladığı için açıklayıcı anlatımdır.

  13. 13. 'Bu şehirde yaşamak artık imkansız hale geldi. Trafik, gürültü, kirlilik... Hepsi insanın yaşam enerjisini tüketiyor. Daha sakin bir yere taşınmak şart!' Bu parçada hangi anlatım türü ağır basmaktadır?

    • A) Açıklayıcı Anlatım
    • B) Betimleyici Anlatım
    • C) Tartışmacı Anlatım
    • D) Öyküleyici Anlatım

    Yazar, mevcut durumdan (şehirde yaşamak) duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor ve 'taşınmak şart!' diyerek kendi tezini savunuyor. Karşıt bir görüş olmasa da, bir tezi güçlü bir şekilde savunma amacı vardır.

  14. 14. Yaz çılgınlıkları bahçelerden elini eteğini çekmeye başladığı zamanlarda, fidanlıktan yeni kurtulmuş, ince bedenli kavaklar sonbahara direnir. Onlar dallarında artık ağustos böceklerinin şen seslerinin kesilmesini umursamadan sonbaharın her yönden bastıran rüzgarlarının keyfini çıkarmaya çalışır. Yalnız yaşlı kavaklar bu işten memnun değildir. Çünkü onlar poyraz ve lodoslar karşısında, ilk günden yapraklarını dökmeye başlar. Kavaklara karşılık, yaşlısıyla genciyle çam ağaçları, kışı yapraklarıyla geçirmeye hazırlanmaktadır. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

    • A) Olayları abartarak anlatma
    • B) Söz sanatına başvurma
    • C) Varlıkları ayırıcı özellikleriyle belirtme
    • D) Örneklere yer verme

    Parçada ağaçlar kişileştirilmiş (söz sanatı), betimlemeler yapılmış ancak bir düşünceyi kanıtlamak için herhangi bir örnek verilmemiştir.

  15. 15. Hangi cümlede _öğretici_ anlatım ağır basmaktadır?

    • A) Bu sabah içim içime sığmıyor!
    • B) Roman, genellikle karakterlerin başından geçen olayları anlatır.
    • C) Ah, o eski güzel günler nerede!
    • D) Odanın duvarları sarıya boyanmıştı.

    'Roman, genellikle karakterlerin başından geçen olayları anlatır.' cümlesi, 'Roman nedir?' sorusuna yönelik bir tanım ve bilgi içerdiği için öğretici (açıklayıcı) anlatımdır.

  16. 16. Toroslar’da gündüz, ne kadar sıcak ve kavurucuysa gece de alabildiğine soğuk oluyor. İçimize işleyen soğuk, bedenimizi bıçak gibi kesiyor. Güneşin doğuşunu beklerken dağların doruklarındaki bulutların gittikçe büyümeye başladığını görüyoruz. Kaç gündür berrak bir gökyüzünün ardından gelen bulutlar bana Karadeniz üzerinden gelen sevda yüklü bulutların Kaçkarlar’la buluşmasını ve dansını hatırlatıyor. Toprağın doğal halısı olan yapraklar ve yumuşacık çimenler üzerinde bu duygularla yürüyoruz. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

    • A) Benzetmeye başvurma
    • B) İşitsel ögelerden yararlanma
    • C) Karşıt durumlara yer verme
    • D) Betimleyici ögelerden yararlanma

    Metinde görme ve dokunma duyularına yer verilirken, işitsel (sesle ilgili) bir detaya yer verilmemiştir.

  17. 17. Aşağıdakilerden hangisi _öyküleyici_ anlatımın temel unsurlarından biri değildir?

    • A) Olay (Hareket)
    • B) Yer (Mekan)
    • C) Zaman
    • D) Bir tezi çürütme

    Bir tezi çürütme, tartışmacı anlatımın temel özelliğidir. Öyküleyici anlatım ise olay, yer, zaman ve şahıs kadrosu üzerine kurulur.

  18. 18. Ankara’nın tarihi konaklarıyla, tatlılarıyla, şifalı sularıyla ve yemekleriyle ünlü bu şirin ilçesinin, Beypazarı’nın, sokaklarında dolaşıyoruz. İlçenin en gözde yeri, yöresel ürünlerin satıldığı ve restore edilen konakların bolca bulunduğu Alaattin Sokak’tır. Bir fay hattının oluşturduğu kayalara sırtını yaslamış tarihi Beypazarı konaklarını görmekle başlıyoruz gezimize. Çok görkemli görünüyor konaklar, mis kokular geliyor işlemeli saksılarda çiçek yetiştirilen pençelerinden. Bu sokakta satılan baharatlar, tarhanalar, fasulyeler tezgahlarda sıralanıyor. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A) Ara söze yer verilmiştir.
    • B) Devrik cümleler kullanılmıştır.
    • C) Ikilemelere yer verilmiştir.
    • D) Betimleyici ögelerden faydalanılmıştır.

    Doğru cevap C seçeneğidir. Metnin anlam bütünlüğü ve iletisi göz önüne alındığında, Parçada belirgin bir ikileme kullanımı yoktur. Bu doğrultuda paragrafta veya cümlede vurgulanan temel düşünceyi doğrudan yansıtan seçenek doğru cevaptır.

  19. 19. 'Sırtındaki ağır çuvalla yokuşu tırmanıyordu. Alnından süzülen terler, tozlu yola damlıyordu.' Bu parçada hangi anlatım türleri bir aradadır?

    • A) Açıklama ve Tartışma
    • B) Betimleme ve Öyküleme
    • C) Emredici ve Düşsel
    • D) Söyleşme ve Betimleme

    Kişinin 'yokuşu tırmanması' bir olayı (öyküleme) anlatırken, 'sırtındaki ağır çuval' ve 'alnından süzülen terler' bu durumu tasvir eder (betimleme).

  20. 20. Dilimize Batı dillerinden giren “poetika” sözcüğü “şiir sanatı” yahut “şiir üzerine teoriler” anlamına gelmektedir. Sözcüğü ilk olarak Aristo kullanmış ve sözcüğün yaygınlaşmasını sağlamıştır. Fransızca’da bu sözcüğe bütün güzel sanatlarla ilgili olarak “güzellik felsefesi” anlamına gelen “estetik” kavramına yakın bir anlam verilmişse de bugün poetika, sadece şiir alanında kullanılan bir terimdir. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

    • A) Öğreticiliği esas alma
    • B) Açıklayıcı bir yol izleme
    • C) Tanımsal nitelikli cümlelere yer verme
    • D) Düşünceyi inandırıcı kılmak için alıntı yapma

    Doğru cevap D seçeneğidir. Metnin anlam bütünlüğü ve iletisi göz önüne alındığında, Parça bilgi vericidir ancak doğrudan bir alıntıya yer verilmemiştir. Bu doğrultuda paragrafta veya cümlede vurgulanan temel düşünceyi doğrudan yansıtan seçenek doğru cevaptır.

  21. 21. 'Sürücü, aniden frene bastı. Araba kayarak durabildi. Derin bir nefes aldı ve yoluna devam etti.' Bu parçada hangi anlatım türü kullanılmıştır?

    • A) Öyküleyici Anlatım
    • B) Betimleyici Anlatım
    • C) Açıklayıcı Anlatım
    • D) Tartışmacı Anlatım

    Parçada, 'frene basma', 'kayarak durma', 'nefes alma' ve 'devam etme' gibi birbirini takip eden olaylar ve hareketler anlatılmaktadır. Bu, öyküleyici anlatımdır.

  22. 22. Bir yazarın, sanki karşısında biri varmış gibi sorular sorup cevaplar verdiği, samimi bir üslupla yazdığı anlatım türü hangisidir?

    • A) Açıklayıcı Anlatım
    • B) Söyleşmeye Bağlı Anlatım
    • C) Kanıtlayıcı Anlatım
    • D) Emredici Anlatım

    Söyleşmeye bağlı anlatım (sohbet), yazarın bir konu hakkındaki düşüncelerini okuyucuyla konuşuyormuş gibi, samimi bir dille, sorular sorup cevaplar vererek aktardığı anlatım türüdür.

  23. 23. Yüksek bir tepeden Karadeniz’in hırçın dalgalarını selamlayan Kıyıköy; yemyeşil ormanları, masmavi denizi ve tertemiz havasıyla insanların ilgisini çekiyor. Daracık sokaklarıyla Karadeniz’in deli dalgalarına tepeden mağrur bakışlar atan bur şirin köyde akıp giden zamanı hücrelerinizde hissediyorsunuz. Teknelerin motor seslerine, kuşların cıvıltısına belki de en çok, dalgaların sesine hemen kaptırıveriyorsunuz kendinizi. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A) Kişileştirmeden yararlanılmıştır.
    • B) Niteleyici sözcüklere yer verilmiştir.
    • C) Tartışmacı anlatıma başvurulmuştur.
    • D) Pekiştirilmiş kelimeler kullanılmıştır.

    Metin betimleyici ve öyküleyici niteliktedir. Bir fikri savunma veya çürütme (tartışma) amacı taşımaz.

  24. 24. Hangi cümlede _betimleyici_ anlatım yoktur?

    • A) Gökyüzü, kurşuni bulutlarla kaplanmıştı.
    • B) Yumuşacık yatağına uzandı.
    • C) Binanın inşaatı gelecek yıl tamamlanacak.
    • D) Sert bakışlı adam, kalabalığı süzüyordu.

    Diğer seçenekler görsel ('kurşuni bulutlar', 'sert bakışlı') veya dokunsal ('yumuşacık yatak') tasvirler içerirken, 'Binanın inşaatı...' cümlesi gelecek hakkında bilgi vermektedir, bir tasvir içermez.

  25. 25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _düşsel (fantastik)_ bir anlatım vardır?

    • A) Kedi, yumuşak tüyleriyle mırıldıyordu.
    • B) Gökdelenler, bulutlara kadar uzanıyordu.
    • C) Tek boynuzlu at, gökkuşağının üzerinden atlayarak kayboldu.
    • D) Soğuk hava yüzümü dondurmuştu.

    'Tek boynuzlu at' ve 'gökkuşağının üzerinden atlaması' gerçek dünyada mümkün olmayan, tamamen hayal ürünü (fantastik) ögelerdir.