menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Paragraf Test 2

Paragraf Test 2

Soru 1 / 25

Bu parça anlam akışına göre aşağıdakilerden hangisiyle başlamalıdır? '.... Çünkü sanat, taklidin bittiği yerde başlar. Bir sanatçıyı diğerlerinden ayıran, onun dünyaya kendi penceresinden bakabilmesi ve bunu eserine eşsiz bir dille yansıtabilmesidir. Başkalarının ayak izlerini takip edenler, hiçbir zaman kendi yolunu bulamazlar. Edebiyat tarihi, hep kendi sesini bulan, başkasına benzemeyen yazarları kalıcı kılmıştır.'

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Bu parça anlam akışına göre aşağıdakilerden hangisiyle başlamalıdır? '.... Çünkü sanat, taklidin bittiği yerde başlar. Bir sanatçıyı diğerlerinden ayıran, onun dünyaya kendi penceresinden bakabilmesi ve bunu eserine eşsiz bir dille yansıtabilmesidir. Başkalarının ayak izlerini takip edenler, hiçbir zaman kendi yolunu bulamazlar. Edebiyat tarihi, hep kendi sesini bulan, başkasına benzemeyen yazarları kalıcı kılmıştır.'

    • A) Sanatın toplumsal bir işlevi olmalıdır.
    • B) Sanatçı, eserlerinde evrensel konuları işlemelidir.
    • C) Özgünlük, bir sanatçı için en temel niteliktir.
    • D) İyi bir eser, okuyucuyu hemen etkilemelidir.

    Paragrafın devamında 'taklidin bittiği yer', 'kendi penceresinden bakabilmesi', 'başkasına benzemeyen' gibi ifadeler kullanılmıştır. 'Çünkü' bağlacı, bu durumun nedeninin önceki cümlede belirtildiğini gösterir. Paragrafın tamamı 'özgünlük' kavramı üzerine kuruludur. Bu nedenle boşluğa özgünlükle ilgili bir cümle gelmelidir.

  2. 2. Dostları olmalı herkesin, vefalı dostları… Uğurladığı gemileri unutmadan bekleyen limanları andıran dostlar… Taşımaktan yorulduğunuzda hayat yükünüzü, gönlünüz çekemez olduğunda gam yükünüzü boşaltabileceğiniz, açık denizlere yol göründüğünde döneceğiniz günü heyecanla bekleyen dostlar… Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

    • A) Anlatıcının duygularını yansıtma
    • B) Benzetmeye yer verme
    • C) Bitmemiş cümlelere yer verme
    • D) Eleştirel bir tutum izleme

    Parçada dostluk kavramı lirik ve betimleyici (liman benzetmesi) bir dille anlatılmış, üç noktalarla bitmemiş cümleler kullanılmış ve duygular yansıtılmıştır. Ancak herhangi bir konu hakkında eleştiri yapılmamıştır.

  3. 3. Mecnun’un Leyla’ya tutkusu gibi bağlıyım şiire. Dünyada bir tek okuyucum kalmasa da, hiçbir eleştirmen adımı anmasa da yazmaya devam edeceğim. Biliyorum, gerçek şiir bir gün benim de kalemimden dökülecek ve ben sanatın o doyumsuz tadına varmış olacağım. Böyle diyen bir sanatçı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A) Sanat zevkine ulaşmak için yazdığı
    • B) Şiirde gerçekçiliğe önem verdiği
    • C) Şiirlerini yetkin bulmadığı
    • D) Şiir yazmayı çok sevdiği

    Sanatçı şiire tutkuyla bağlı olduğunu ve sanat zevkine ulaşmak istediğini belirtmiş; henüz 'gerçek şiire' ulaşamadığını söyleyerek eserlerini tam yetkin bulmadığını hissettirmiştir. Ancak şiirde gerçekçilik (realizm) ilkesine dair bir bilgi verilmemiştir.

  4. 4. Bu parçada aşağıdaki duyuların hangisine ait bir ayrıntı **yoktur**? 'Fırtına aniden patladı. Soğuk bir rüzgâr, ıslak yaprakların keskin kokusunu getirdi. Gökyüzü, kulakları sağır eden bir gürültüyle yarıldı ve ardından buz gibi yağmur damlaları toprağa çarpmaya başladı. Sığındığı çardağın altından, rüzgârın uğultusunu ve ağaç dallarının birbirine çarpmasının çıkardığı çatırtıları dinliyordu.'

    • A) Tatma
    • B) Dokunma (Hissetme)
    • C) Koklama
    • D) İşitme

    Parçada 'soğuk rüzgâr' ve 'buz gibi yağmur' (dokunma), 'keskin koku' (koklama), 'gürültü', 'uğultu' ve 'çatırtı' (işitme) duyularına yer verilmiştir. Ancak parçada 'tatma' duyusuyla ilgili herhangi bir ayrıntı bulunmamaktadır.

  5. 5. Bu parçanın anlam bütünlüğünü bozan cümle aşağıdakilerden hangisidir? '(I) Şehir hayatı, sunduğu olanaklarla birçok insan için bir çekim merkezidir. (II) İş imkânları, eğitim olanakları ve kültürel etkinlikler, kırsal kesimden şehirlere göçü hızlandırmaktadır. (III) Bu durum, şehirlerde plansız kentleşmeye ve altyapı sorunlarına yol açar. (IV) Köy yaşamının sakinliği ve doğallığı ise pek çok insanın özlemidir. (V) Trafik, gürültü kirliliği ve stres, modern şehir insanının yaşam kalitesini düşüren başlıca etkenlerdir.'

    • A) II
    • B) III
    • C) IV
    • D) V

    Parçanın ilk üç cümlesi şehir hayatının çekiciliğinden ve yarattığı sorunlardan bahsetmektedir. Beşinci cümle de bu sorunlara (trafik, gürültü) devam etmektedir. Ancak dördüncü cümlede, konunun dışına çıkılarak 'köy yaşamının sakinliğinden' bahsedilmiş ve paragrafın akışı bozulmuştur.

  6. 6. Bu parçada asıl vurgulanmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir? 'Gelenek, bir toplumun geçmişten getirdiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı değerler bütünüdür. Ancak gelenek, müzede sergilenen donmuş bir nesne değildir. Yaşayan bir organizma gibi, çağın koşullarına göre kendini yenilemeli ve adapte olmalıdır. Geçmişe körü körüne bağlı kalmak, toplumsal ilerlemenin önündeki en büyük engeldir. Gerçek ilerleme, köklerinden kopmadan, o kökler üzerinde yeni filizler verebilmektir.'

    • A) Toplumsal ilerleme için gelenekler tamamen terk edilmelidir.
    • B) Gelenek, değişime kapalı olmalı ve olduğu gibi korunmalıdır.
    • C) Gelenek, geçmişin deneyimlerinden yararlanarak kendini yenilemelidir.
    • D) Geçmişe bağlı kalmak ilerlemeyi hızlandırır.

    Parçada asıl vurgulanmak istenen düşünce (ana fikir), geleneğin 'donmuş bir nesne' olmadığı, 'kendini yenilemesi' ve 'adapte olması' gerektiğidir. 'Köklerinden kopmadan' (gelenek) 'yeni filizler verebilmek' (yenilenme) ifadesi bu düşünceyi özetler.

  7. 7. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi savunulmaktadır? 'Tek başına bilgi yeterli değildir. Bilgiyi doğru kullanmak ve üretime dönüştürmek gerekir.'

    • A) Bilgi gereksizdir.
    • B) Bilgi sadece kitaplarda kalmalıdır.
    • C) Bilgi tek başına yeterlidir.
    • D) Bilgi üretime dönüştürülmelidir.

    Parçada bilginin kullanılması ve üretime dönüştürülmesi gerektiği savunulmuştur.

  8. 8. Bu parçanın anlam bütünlüğünü bozan cümle aşağıdakilerden hangisidir? '(I) İletişim, sadece konuşmak ve dinlemek değildir. (II) Aynı zamanda beden dilini doğru kullanmak, jest ve mimiklerle anlatımı güçlendirmektir. (III) Etkili bir iletişimci, karşısındakinin sözsüz mesajlarını da okuyabilmelidir. (IV) Toplantı sırasında sürekli saatine bakması, sıkıldığını gösteriyordu. (V) Empati kurmak, yani kendini karşısındakinin yerine koyabilmek de iletişimin altın kuralıdır.'

    • A) II
    • B) III
    • C) IV
    • D) V

    Parçanın tamamında 'etkili iletişimin' genel kuralları (beden dili, empati, sözsüz mesajlar) anlatılmaktadır. Dördüncü cümlede ise bu genel kurallardan sapılarak 'toplantı sırasında saatine bakan' bir kişi hakkında özel bir gözlem, bir 'örnek' verilmiştir. Bu özel örnek, paragrafın genel akışını bozmaktadır.

  9. 9. Bu parçada kullanılan anlatım aşağıdakilerden hangisidir? 'O sabah yataktan kalktığımda içimde bir sıkıntı vardı. Ne olduğunu bilmiyordum ama kötü bir şey olacağını hissediyordum. Kahvaltımı yaparken bile aklım dalgındı. Telefon çaldığında irkildim. Arayan annemdi, sesi telaşlıydı. O an anladım; korktuğum başıma gelmişti. Hemen ceketimi alıp evden fırladım.'

    • A) Birinci kişi ağzından anlatım
    • B) Üçüncü kişi ağzından anlatım
    • C) Gözlemci bakış açısı
    • D) İlahi (Tanrısal) bakış açısı

    Paragrafta anlatıcı, olayları kendi başından geçmiş gibi anlatmaktadır. 'Kalktığımda', 'içimde', 'bilmiyordum', 'hissediyordum', 'irkildim', 'annemdi', 'fırladım' gibi ifadeler, 'Ben' zamirini işaret eder. Bu nedenle anlatım, birinci kişi ağzından yapılmıştır.

  10. 10. Ben öykülerimde olayı, kişileri diyeceklerime yardımcı olarak kullanırım. Ancak hiçbir olayı baştan sona izlemem. Bir ucundan yakalarım. Sonrası kendi kendine gelir. Okuyucularıma düşünme payı bırakırım öykülerimde. Bunu ağır bir dil kullanarak değil, öykülerimi kesin bir sonuca bağlamayarak yaparım. Bu parçada öykü anlayışını dile getiren yazar, kendisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinmemiştir?

    • A) Öykülerindeki kurgunun yazım sürecinde kendiliğinden şekillendiğine
    • B) Öykünün çeşitli unsurlarını kullanarak mesajını ilettiğine
    • C) Birçok öyküsünü eksik veya yarım bıraktığına
    • D) Öykülerini anlaşılır ve sade bir dille yazdığına

    Parçada yazar; 'olayı, kişileri diyeceklerime yardımcı kullanırım' diyerek mesajını ilettiğine, 'sonrası kendi kendine gelir' diyerek kurgunun kendiliğinden şekillendiğine ve 'ağır bir dil kullanarak değil' diyerek sade bir dil kullandığına değinmiştir. Yazarın öykülerini 'kesin bir sonuca bağlamaması' edebi bir tekniktir ve okura düşünme payı bırakmak için hikâyeyi açık uçlu kurguladığını gösterir. Bu edebi tercih, öykünün yazım sürecinde 'yarım bırakıldığı' anlamına gelmez.

  11. 11. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? "Kitap okumak, sadece bilgi edinmek değildir. İnsan okuduğu her satırda kendini, dünyayı ve başkalarını daha iyi tanır. Okuma alışkanlığı kazanan bireyler, olaylara farklı pencerelerden bakabilme yetisi kazanırlar. Zihinleri daha esnek ve anlayışlı olur. Kısacası okumak, zihinsel bir yolculuğa çıkmaktır."

    • A) Kitaplar en doğru bilgi kaynaklarıdır.
    • B) Okumak, bireyin düşünce dünyasını geliştirir ve bakış açısını zenginleştirir.
    • C) Çok okuyan insanlar her zaman başarılı olurlar.
    • D) Bilgi edinmenin tek yolu kitap okumaktır.

    Parçada okumanın sadece bilgi olmadığı, aynı zamanda bireye farklı bakış açıları kazandırdığı ve zihni geliştirdiği anlatılmaktadır.

  12. 12. Bu parçada boş bırakılan (III) numaralı yere, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? 'İnsan beyni, karmaşık ve büyüleyici bir yapıya sahiptir. Milyarlarca nörondan oluşan bu ağ, düşüncelerimizi, duygularımızı ve hareketlerimizi yönetir. (I) Öğrenme süreci de bu nöronlar arasındaki bağların güçlenmesiyle gerçekleşir. (II) Bir bilgiyi ne kadar çok tekrar edersek, o bağ o kadar kalıcı hale gelir. (III) ... (IV) Bu nedenle, pasif bir şekilde dinlemek yerine aktif katılım göstermek ve pratik yapmak, öğrenmeyi kalıcı kılar.'

    • A) Ancak hafıza, zamanla zayıflayan bir yetidir.
    • B) Beyin, vücut ağırlığının sadece %2'sini oluşturur.
    • C) Ayrıca, yeni bir deneyim veya duygu da bu bağları anında şekillendirebilir.
    • D) Uyku, beynin dinlenmesi için gereklidir.

    Parçada öğrenmenin nöronlar arasındaki bağların güçlenmesiyle gerçekleştiği ve tekrarın bilgiyi daha kalıcı hale getirdiği anlatılmaktadır. Ancak hafızanın zamanla zayıflayabileceği belirtilirse, ardından gelen 'Bu nedenle, pasif bir şekilde dinlemek yerine aktif katılım göstermek ve pratik yapmak, öğrenmeyi kalıcı kılar.' cümlesi anlamlı bir sonuç oluşturur. Bu nedenle boşluğa A seçeneği getirilmelidir.

  13. 13. Bu parçada kullanılan düşünceyi geliştirme yolu aşağıdakilerden hangisidir? 'Yaratıcılık, sanıldığı gibi sadece bazı insanlara bahşedilmiş bir yetenek değildir; geliştirilebilir bir beceridir. Önemli olan, kalıpların dışına çıkıp farklı bakış açıları denemektir. Zaten büyük düşünür Goethe de bu konuya şöyle dikkat çeker: 'En büyük deha, başkalarının gördüğünü görüp, kimsenin düşünmediğini düşünebilmektir.' Bu söz, yaratıcılığın temelinde farklı düşünmenin yattığını ne güzel özetliyor.'

    • A) Tanık Gösterme
    • B) Karşılaştırma
    • C) Benzetme
    • D) Açıklama

    Yazar, 'yaratıcılığın geliştirilebilir olduğu ve farklı düşünmeyi gerektirdiği' yönündeki düşüncesini savunmaktadır. Bu düşüncesini desteklemek ve daha güçlü kılmak için alanında uzman ve tanınan bir kişinin (Goethe) sözünü tırnak içinde aktarmıştır. Bu yönteme tanık gösterme (alıntı yapma) denir.

  14. 14. (I) Ahşap, mimarlık sanatının başlangıcından bugüne insanoğlunun kullandığı ana yapı gereçlerinden biri olmuş. (II) Türklerin ahşabı kullanmaları ise daha çok Anadolu’ya yerleşmelerinden sonra yaygınlık kazanmıştır. (III) Türk mimarlığında Batı etkisinin başladığı 18. yüzyıl sonuyla 19. yüzyılda İstanbul ve çevresinde ahşap yapılarda artış gözlenmiştir. (IV) Ahşaptan önce Türk mimarisinde taş işçiliği önemli bir yer tutmaktaydı. (V) Batı etkisiyle birlikte ahşap kullanımı daha sanatsal bir kimliğe bürünmüştür. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

    • A) II.
    • B) III.
    • C) IV.
    • D) V.

    Parçanın I, II, III ve V. cümlelerinde ahşap malzemenin mimarideki ve özellikle Türk mimarisindeki tarihi gelişimi ve Batı etkisiyle geçirdiği değişim anlatılmaktadır. III. ve V. cümleler birbirine 'Batı etkisi' bağıyla doğrudan bağlıdır. IV. cümlede ise ahşap dışına çıkılarak 'taş işçiliği'nden bahsedilmiş ve III. ve V. cümlelerin arasındaki bütünlük bozularak akış kesilmiştir. Bu nedenle IV. cümle akışı bozmaktadır.

  15. 15. Bu parçada kullanılan düşünceyi geliştirme yolları aşağıdakilerden hangisidir? 'Yalnızlık, modern insanın en büyük sorunlarından biridir. Kalabalıklar içinde bile kendini yapayalnız hissetmek, çağımızın vebası gibidir. Bu durum, özellikle bireyselliği kutsayan toplumlarda daha belirgindir. Doğu toplumlarında ise, aile bağları ve komşuluk ilişkileri sayesinde bu duygu daha az yaşanır. Ünlü psikolog Erich Fromm'un dediği gibi, 'İnsanın temel sorunu, yalnızlığının üstesinden gelip başkalarıyla birleşmektir.''

    • A) Açıklama - Örneklendirme
    • B) Tanımlama - Benzetme
    • C) Betimleme - Tartışma
    • D) Karşılaştırma - Tanık Gösterme

    Yazar, 'Doğu toplumları' ile 'bireyselliği kutsayan (Batı) toplumlarını' yalnızlık hissi bakımından 'karşılaştırmıştır'. Ayrıca, yalnızlık konusundaki düşüncesini güçlendirmek için alanında uzman bir kişinin (Erich Fromm) sözünü alıntılayarak 'tanık gösterme' yoluna gitmiştir.

  16. 16. Bu parçada kullanılan düşünceyi geliştirme yolu aşağıdakilerden hangisidir? 'Birçok büyük sanatçı, doğup büyüdüğü şehirden ilham almıştır. Şehrin sokakları, sesleri ve insanları, onların eserlerinde gizli bir karakter olarak yaşar. James Joyce'un eserlerini Dublin'den, Orhan Pamuk'un romanlarını İstanbul'dan ayrı düşünmek mümkün değildir. Aynı şekilde Sait Faik de hikâyelerinde Burgazada'nın ruhunu ölümsüzleştirmiştir. Sanatçı, içinde yaşadığı çevrenin bir aynasıdır.'

    • A) Tanımlama
    • B) Tanık Gösterme
    • C) Benzetme
    • D) Örneklendirme

    Yazar, 'sanatçıların şehirlerinden ilham aldığı' yönündeki temel düşüncesini ortaya koymuştur. Bu düşünceyi daha inandırıcı ve somut hale getirmek için 'James Joyce', 'Orhan Pamuk' ve 'Sait Faik' gibi sanatçıları ve şehirlerini sıralamıştır. Bir düşünceyi desteklemek için isim veya eser sıralamaya örneklendirme denir.

  17. 17. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir paragrafın 'giriş cümlesi' olmaya en *uygun değildir*?

    • A) Bu yüzden sanatçının sorumluluğu çok büyüktür.
    • B) Eğitim, bir toplumun geleceğini şekillendiren temel taştır.
    • C) Göç, insanlık tarihi kadar eski bir olgudur.
    • D) Roman, modern dünyanın ortaya çıkardığı bir edebi türdür.

    Giriş cümlesi, paragrafın konusunu tanıtan, genel bir yargı içeren ve kendinden önce bir cümle daha varmış izlenimi vermeyen cümledir. 'Bu yüzden' ifadesi, kendinden önce bir neden, bir yargı belirtildiğini gösterir. Bu bağlaçla başlayan bir cümle, ancak bir gelişme veya sonuç cümlesi olabilir, giriş cümlesi olamaz.

  18. 18. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine cevap niteliğindedir? 'Bunun temelinde ekonomik faktörler yatmaktadır. Kırsal alanlarda tarımsal verimliliğin düşmesi, iş imkânlarının kısıtlı olması, genç nüfusu büyük merkezlere itmektedir. Ayrıca, şehirlerdeki eğitim ve sağlık hizmetlerinin daha iyi olması da bir çekim gücü yaratmaktadır. İnsanlar, kendileri ve çocukları için daha iyi bir gelecek umuduyla doğdukları yerleri terk edip bu kalabalık merkezlere göç etmektedirler.'

    • A) Eğitim hizmetleri neden yetersiz kalmaktadır?
    • B) Tarımsal verimlilik nasıl artırılır?
    • C) Kırdan kente göçün nedenleri nelerdir?
    • D) Şehir yaşamının zorlukları nelerdir?

    Paragraf, 'Bunun temelinde...' diye başlayarak bir sorunun nedenlerini sıralamaktadır (ekonomik faktörler, iş imkânları, eğitim, sağlık hizmetleri). Paragrafta anlatılan tüm bu nedenler, 'kırdan kente göç' olgusunu açıklamaktadır. Dolayısıyla paragraf, 'Kırdan kente göçün nedenleri nelerdir?' sorusuna bir cevaptır.

  19. 19. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine cevap niteliğindedir? 'Stres, modern yaşamın kaçınılmaz bir parçası gibi görünse de, aslında yönetilebilir bir tepkidir. Bedenimiz, tehlike algıladığında 'savaş ya da kaç' tepkisi verir. Ancak günümüzdeki stres kaynakları genellikle fiziksel değil, psikolojiktir. İş yetiştirme telaşı, sınav kaygısı, sosyal beklentiler... Bunlarla başa çıkmanın yolları vardır. Düzenli egzersiz, doğru nefes alma teknikleri, meditasyon ve zaman yönetimi, stresin olumsuz etkilerini azaltmada kanıtlanmış yöntemlerdir.'

    • A) Modern yaşam neden bu kadar karmaşıktır?
    • B) Egzersizin faydaları nelerdir?
    • C) Stres nedir ve stresle nasıl başa çıkılır?
    • D) Sınav kaygısı neden kaynaklanır?

    Paragrafın ilk bölümünde 'stres'in ne olduğu (bir tepki olduğu) açıklanmış, ikinci bölümünde ise bu stresle 'başa çıkmanın yolları' (egzersiz, meditasyon vb.) sıralanmıştır. Bu nedenle paragraf, 'Stres nedir ve stresle nasıl başa çıkılır?' sorusuna tam bir cevap niteliğindedir.

  20. 20. Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir? 'Empati, bir başkasının duygularını, içinde bulunduğu durumu veya düşüncelerini anlayabilme ve hissedebilme yetisidir. Sadece 'hak vermek' değil, o kişinin penceresinden bakabilmektir. İkili ilişkilerde yaşanan pek çok sorunun temelinde empati eksikliği yatar. Karşımızdakini anlamaya çalışmak yerine hemen yargılamaya başlarız. Oysa empati, iletişimin kapılarını açan sihirli bir anahtardır; hem bireysel hem de toplumsal barışın temelini oluşturur.'

    • A) İletişim Hataları
    • B) Empatinin Gücü ve Gerekliliği
    • C) Yargılamanın Zararları
    • D) Bireysel ve Toplumsal Barış

    Paragrafta öncelikle 'empati'nin tanımı yapılmış, ardından 'ilişkilerdeki' ve 'toplumsal barıştaki' önemi, yani 'gücü' ve 'gerekliliği' vurgulanmıştır. Parçanın tamamını en iyi kapsayan başlık budur.

  21. 21. Gediz’in etrafındaki uçsuz bucaksız topraklarda yol alırken birden denizin kokusunu duyarsınız. Yolun hemen sağında bir Roma köprüsünü ve yanı başında Anıtkule’yi görürsünüz. Yeşil yeşil tepeleri aşınca da kendinizi mavi mi mavi bir denizin kenarında bulursunuz. Akşamları da rüzgarın ve akan derelerin sesi eşsiz bir müzik ziyafeti sunar sizlere. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A) Birden fazla duyudan yararlanılmıştır.
    • B) İkilemelere yer verilmiştir.
    • C) Kişisel duygular belirtilmiştir.
    • D) Düşünceler kanıtlanmaya çalışılmıştır.

    Parça, betimleyici ve lirik bir anlatımla yazılmış olup kişisel izlenimleri aktarmaktadır. Bu tür metinlerde bir iddiayı kanıtlama veya okuru ikna etme gibi bir amaç (kanıtlama) güdülmez.

  22. 22. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir paragrafın 'sonuç cümlesi' olmaya en uygundur?

    • A) Öncelikle konuyu iyice araştırmamız gerekiyor.
    • B) Bununla birlikte, bazı istisnalar da vardır.
    • C) Örneğin, bu tür olaylara sıkça rastlanır.
    • D) Kısacası, tüm bu nedenler başarının tesadüf olmadığını göstermektedir.

    Sonuç cümlesi, paragrafta anlatılanları özetleyen, bir sonuca bağlayan ve ana fikri pekiştiren cümledir. 'Kısacası', 'özetle', 'sonuç olarak' gibi bağlaçlar genellikle sonuç cümlelerinde kullanılır. Bu cümle, paragrafta 'başarı' ile ilgili anlatılanları özetleyip bir sonuca bağlamaktadır.

  23. 23. Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? 'Bir yazar için en zorlu süreç, belki de yazacaklarını belirledikten sonraki o ilk cümleyi bulmaktır. Beyaz bir sayfanın önünde saatlerce beklemek, doğru kelimeleri aramak... Yazmak, dışarıdan göründüğü gibi kolay bir eylem değildir. Sabır, disiplin ve sürekli bir zihinsel çaba gerektirir. Her kelime, bir binanın tuğlaları gibi özenle seçilmeli ve yerine konulmalıdır. ...'

    • A) Bu yüzden yazarlar genellikle yalnız insanlardır.
    • B) Okur, bu zorlu süreci hiçbir zaman tam olarak bilemez.
    • C) Popüler olmak, yazarların en büyük hedefidir.
    • D) Kısacası, yazma eylemi büyük bir emek ve özveri ister.

    Parçada, yazma eyleminin 'zorlu süreci', 'sabır', 'disiplin' ve 'zihinsel çaba' gerektirdiği anlatılmaktadır. Son cümle, bu anlatılanları özetleyen bir sonuç cümlesi olmalıdır. 'Büyük bir emek ve özveri istemesi' ifadesi, paragrafın tamamını en iyi şekilde özetlemektedir.

  24. 24. Yaşamın içinde yaşanan olayların mantığına uygun olup olmadığını pek sorgulamayız. Olmuşsa olmuştur, gözüyle bakarız yaşananlara. Ama iş bunları kaleme dökmeye gelince durum farklılaşır. Sanatçı, okuru sözlerine inandırmakla yükümlüdür. Bu parçada savunulan düşünceyle aşağıdakilerden hangisi anlamca çelişir?

    • A) Yazarlar, yapıtlarında olayların mantıklı bir çerçevede gelişmesini sağlamalıdır.
    • B) Sanatçı, yapıtında olayları anlatırken dış dünyanın gerçekleriyle çatışmaya girmemelidir.
    • C) Sanatçı, yapıtlarında yaşam gerçeklerinden uzaklaşmalı, okura kendi kurduğu dünyanın kapılarını aralamalıdır.
    • D) Sanat yapıtlarında, gerçek yaşamda her zaman rastlanabilecek olaylara yer verilmelidir.

    Parçada sanatçının okuru 'inandırmakla yükümlü' olduğu ve 'gerçeğin peşinde' koşması gerektiği savunulmuştur. C seçeneğindeki 'gerçeklerden uzaklaşma' önerisi bu inandırıcılık ve gerçeklik ilkesine zıttır.

  25. 25. Bu parçada yazarın ele aldığı konuya yaklaşım tarzı aşağıdakilerden hangisidir? 'Şehrin yeni imar planı, tam anlamıyla bir hayal kırıklığı. Mevcut yeşil alanları korumak yerine, onları da betona kurban etmeyi seçmişler. Tarihi dokuya hiçbir saygı gösterilmemiş, modern (!) yapılar estetikten yoksun bir şekilde eski binaların arasına sıkıştırılmış. Bu plan, şehre ihanettir ve gelecek nesillerin nefes alma hakkını gasp etmektir. Yetkililerin bu yanlıştan bir an önce dönmesi şarttır.'

    • A) Nesnel
    • B) Öznel
    • C) Eleştirel
    • D) Bilgilendirici

    Yazar, 'yeni imar planı'nı ele almaktadır. Paragraf boyunca 'hayal kırıklığı', 'betona kurban etmek', 'saygı gösterilmemiş', 'şehre ihanet' gibi ifadeler kullanarak planın olumsuz yönlerini sert bir dille vurgulamaktadır. Bu tutum, yazarın konuya eleştirel yaklaştığını gösterir.