menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Sözcükte Anlam 2

Sözcükte Anlam 2

Soru 1 / 25

Aşağıdakilerin hangisinde geç kalmışlığı dile getiren bir deyime yer verilmemiştir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdakilerin hangisinde geç kalmışlığı dile getiren bir deyime yer verilmemiştir?

    • A) Fol yok yumurta yok.
    • B) Geçti Bor’un pazarı sür eşeğini Niğde’ye.
    • C) Atı alan Üsküdar’ı geçti.
    • D) Üsküdar’da sabah oldu.

    • 'Fol yok yumurta yok' deyimi, ortada henüz hiçbir sebep veya belirti yokken anlamında kullanılır. Diğer deyimler ise fırsatın kaçtığını ve geç kalındığını ifade eder.

  2. 2. Alışılmamış bağdaştırmalar kullanan şairler, dilin daha önce bir araya getirilmemiş malzemeleriyle yeni tatlar sunan şefler gibidir. Aşağıdaki dizelerin hangisi “yeni tatlar sunan bir şef” e ait olabilir?

    • A) Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git / Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar
    • B) Uykuların kaçar geceleri / Bir türlü sabah olmayı bilmez
    • C) Ben bu gurbet ile düştüm düşeli / Her gün biraz daha süzülmekteyim
    • D) Saat Çini vurdu birden: pirinççç / Ben gittim bembeyaz uykusuzluktan

    'Saat Çini vurdu birden: pirinççç' ve 'bembeyaz uykusuzluk' ifadeleri alışılmamış bağdaştırmalara örnektir ve şairin dile yeni bir 'tat' kattığını gösterir.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “kaçmak” sözcüğü, “Büyük ağabeyi yatılı okuldan kaçmış, herkes onu arıyor.” cümlesindeki anlamıyla (bulunduğu yerden izinsiz ayrılmak) kullanılmıştır?

    • A) Buranın tadı iyice kaçmış, biz diğer kafeye geçelim.
    • B) Çorabım kaçmış, hemen onu değiştirmeliyim.
    • C) Yirmi dakikalık son dalışta kulağına su kaçmış.
    • D) Babası hapisten kaçan çocuk, mahallede kimsenin yüzüne bakamıyordu.

    Hapisten kaçmak ve okuldan kaçmak eylemleri, bir yerden gizlice veya izinsiz uzaklaşmak anlamını taşır. Diğer seçeneklerde ise bozulmak (tat), sökülmek (çorap) ve girmek (su) anlamları vardır.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kesmek' sözcüğü 'sona erdirmek, durdurmak' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Elini bıçakla kesti.
    • B) Kasap eti özenle kesti.
    • C) Belediye mahallenin suyunu kesti.
    • D) Makasla kâğıdı ikiye kesti.

    Doğru cevap C seçeneğidir. • Suyu kesmek: Akışı durdurmak, hizmeti sona erdirmek anlamındadır.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yansıma bir sözcük kullanılmıştır?

    • A) Akan suyun şırıltısı duyuluyordu.
    • B) Güneş pırıl pırıl parlıyordu.
    • C) Çocuk sessizce ağlıyordu.
    • D) Ağaçların yaprakları yeşermişti.

    Doğru cevap A seçeneğidir. • Şırıltı: Suyun akarken çıkardığı 'şırıl' sesinden türetilmiştir. Yansıma sözcükler doğadaki seslerin taklididir.

  6. 6. 'Göz boyamak' deyiminin anlamı nedir?

    • A) Birini çok etkilemek, hayran bırakmak.
    • B) Kandırarak, gösterişle bir kusuru gizlemek.
    • C) Geleceğe dair umut vermek.
    • D) Gereksiz detaylarla uğraşmak.

    Doğru cevap B seçeneğidir. • Göz boyamak: Gösterişle aldatmak, kötü bir şeyi iyi gibi göstermek demektir.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'taze' sözcüğü 'yeni, güncel' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Fırından taze ekmek aldı.
    • B) Manavdan taze meyveler seçti.
    • C) Bu sabah taze bir haber aldım.
    • D) Taze çimlerin kokusu geliyordu.

    Doğru cevap C seçeneğidir. • Taze haber: 'Yeni duyulmuş, güncel' haber anlamındadır.

  8. 8. I. Kebaplar hazırlandı, biraz sonra pişip önümüze gelecek. II. Bu dişçinin biraz daha pişmesi lazım. III. Mimar Sinan’ın yanında pişenler onun kadar usta olmadı. IV. Tarlada çalışan işçiler, sıcaktan pişmiş ve yorgun düşmüştü. “Pişmek” sözcüğü, yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde aynı anlamda kullanılmıştır?

    • A) I ve II
    • B) I ve IV
    • C) II ve III
    • D) III ve IV

    Verilen cümlelerde 'pişmek' sözcüğü farklı anlamlar kazanmıştır. I. cümlede yiyeceğin ateşte hazırlanması (gerçek anlam), IV. cümlede ise aşırı sıcağa maruz kalmak (mecaz anlam) kastedilmiştir. Ancak II. ve III. cümlelerdeki 'pişmek' sözcüğü, bir meslekte veya işte 'deneyim kazanmak, olgunlaşmak, ustalaşmak' anlamını taşıdığı için bu iki cümlede tamamen aynı anlamda kullanılmıştır.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'burun' sözcüğü yan anlamda kullanılmıştır?

    • A) Nezle olduğu için burnu tıkalıydı.
    • B) Ayakkabısının burnu iyice eskimişti.
    • C) Koku almak için burnunu kullandı.
    • D) Estetik operasyonla burnunu düzelttirdi.

    Doğru cevap B seçeneğidir. • Ayakkabının burnu: Organ adı olan burun ile şekil benzerliği kurularak cansız bir varlığın bir bölümüne ad olmuştur (yan anlam).

  10. 10. Aşağıdaki dizelerin hangisinde insana özgü niteliklerin doğaya aktarılmasına (kişileştirme) örnek yoktur?

    • A) Ölüm pusu kurmuş yemen çölünde / Gün, gaza vaktidir helalleşelim
    • B) Biz buralara yurt diyemedik / Suyunu havasını dost bilemedik
    • C) Biz bu dünyadan gider olduk / Kalanlara selam olsun
    • D) Sen bizim illeri bilmezsin gülüm / Havada yıldızlar, dağda kar üşür

    Ölümün pusu kurması, suyun ve havanın dost bilinmesi, yıldızların ve karın üşümesi insana özgü durumların doğaya aktarılmasıdır. 'Biz bu dünyadan gider olduk' dizesinde ise kişileştirme yoktur.

  11. 11. Aşağıdakilerden hangisi bir atasözü *değildir*?

    • A) Damlaya damlaya göl olur.
    • B) Ayağını yorganına göre uzat.
    • C) Etekleri zil çalmak.
    • D) Sakla samanı, gelir zamanı.

    Doğru cevap C seçeneğidir. • Etekleri zil çalmak: Anlık bir durumu (sevinç) ifade eden bir deyimdir. Diğerleri genel kural ve öğüt veren atasözleridir.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması (mecaz-ı mürsel) vardır?

    • A) Aslanlar yurdunu korumak için savaştı.
    • B) Tüm salon onu ayakta alkışladı.
    • C) Kömür gözlüm, sen nerede kaldın?
    • D) İnci gibi dişleri vardı.

    Ad aktarması (mecaz-ı mürsel), bir sözcüğün 'benzetme amacı güdülmeden' başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır. A seçeneğinde askerler aslana (istiare), C seçeneğinde göz kömüre (teşbih), D seçeneğinde ise diş inciye (teşbih) benzetilmiştir; yani bu üç seçenekte de benzetme amacı vardır. B seçeneğinde ise 'salon' sözcüğü ile salonun içindeki 'seyirciler' kastedilmiştir (iç-dış ilişkisi). İnsanlar salona benzetilmemiştir, doğrudan yer ismi söylenerek içindekiler anlatılmıştır. Bu nedenle sadece B seçeneğinde ad aktarması vardır.

  13. 13. Aşağıdaki atasözlerinden hangisi kinayeli bir söyleyişe sahiptir?

    • A) Bugünün işini yarına bırakma.
    • B) Baca eğri de olsa duman doğru çıkar.
    • C) Can çıkmayınca huy çıkmaz.
    • D) Son pişmanlık fayda vermez.

    Bir sözün hem gerçek hem de mecaz anlama gelecek şekilde kullanılmasına (ancak asıl kastedilenin mecaz anlam olmasına) kinaye denir. B seçeneğindeki 'Baca eğri de olsa duman doğru çıkar' atasözü hem gerçek anlamda (fiziksel olarak dumanın yukarı çıkması) hem de mecaz anlamda (dürüst insanın yozlaşmış bir ortamda bile doğruluğunu bozmaması) kullanıldığı için kinayelidir. Diğer seçeneklerdeki atasözleri ise yalnızca gerçek anlam taşır.

  14. 14. Aşağıdakilerin hangisinde ikileme kuruluşu yönüyle diğerlerinden farklıdır?

    • A) Televizyon programında, yeni evlenecek çifte dayalı döşeli bir ev hediye edildi.
    • B) Yalan yanlış bilgilerle aklımızı karıştırmasına izin vermedik.
    • C) Güçlü kuvvetli yapısıyla emrindekilere güven veriyordu.
    • D) Şu iş için doğru dürüst birini bulamadık gitti.

    • 'Güçlü' ve 'kuvvetli' sözcükleri eş anlamlıdır. Diğer seçeneklerdeki 'dayalı döşeli', 'yalan yanlış' ve 'doğru dürüst' ikilemeleri ise yakın anlamlı sözcüklerle kurulmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.

  15. 15. Aşağıdaki dizelerin hangisinde benzetme yapılmamıştır?

    • A) Sen olmasaydın yazmazdım bu şiiri / Böyle içten söylemezdim türkümü
    • B) Haylaz bir çocuktur aşk / Yalnızlığa asla dayanamaz
    • C) Başıma ak düştü geçen baharla / Kalbim kafam gibi örtülü karla
    • D) Bu diyarlardan gidiyorum / Gözleri kör olmuş kırlangıçlar gibi

    Aşkın haylaz bir çocuğa, kalbin karla örtülü bir kafaya ve gidişin kör bir kırlangıca benzetildiği dizelerde benzetme sanatı vardır. İlk dizede ise herhangi bir benzetme unsuru bulunmamaktadır.

  16. 16. 'Çiçek' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde en genel anlamıyla kullanılmıştır?

    • A) En sevdiği çiçek papatyadır.
    • B) Saksıdaki çiçek susuz kalmış.
    • C) Çiçek, bitkilerin en güzel bölümüdür.
    • D) Bana bir demet gül çiçeği aldı.

    Bir sözcüğün türünün tamamını veya genel bir kavramı karşılayacak şekilde kullanılmasına 'genel anlam' denir. C seçeneğinde 'çiçek' sözcüğü dünyadaki tüm çiçekleri kapsayacak biçimde, türün genel adı olarak kullanılmıştır. B seçeneğinde ise belli bir saksıdaki tek bir bitki kastedildiği için sözcük 'özel anlamda' kullanılmıştır. Bu nedenle en genel kullanım C seçeneğindedir.

  17. 17. Aşağıdaki dizelerden hangisinde benzetme yoktur?

    • A) Koş, bir ekmek çıkını gibi yanına al / Buluşmak umudunu bir yaz güneşinde
    • B) Yaklaşır yaklaşır ayak sesin / Zaman sabun gibi erir varlığında
    • C) Bahar böyle mi öpecekti yüreğimden / Yağmur böyle mi yağacaktı saçlarıma
    • D) Uzak şehirler uzak hatıralar gibidir / İçimde yaşar, içinde ölür

    Dizelerde 'umut' ekmek çıkınına, 'zaman' sabuna, 'uzak şehirler' ise uzak hatıralara benzetilmiştir. Ancak 'baharın öpmesi' ifadesiyle insana ait bir özellik doğaya aktarılmıştır. Bu söz sanatı benzetme (teşbih) değil, kişileştirme (teşhis) sanatıdır. ÖSYM terminolojisinde benzetme ve kişileştirme birbirinden farklı söz sanatları olarak sorulur.

  18. 18. Aşağıdakilerin hangisinde kullanılan mecaz, ayraç içindeki kavramla örtüşmez?

    • A) Bu sıcakta, sahili bir baştan bir başa yürüdük. (Abartma)
    • B) Temmuz ayında üşütür bakışların. (Tezat)
    • C) Sen geldin diye açar dallarda çiçek. (Güzel nedene bağlama)
    • D) Bahçede fesler, sarıklar, şapkalar toplanmıştı. (Ad aktarması)

    Sahili boydan boya yürümek fiziksel olarak mümkün bir durumdur ve bir durumun olduğundan çok daha büyük veya küçük gösterilmesi olan abartma (mübalağa) sanatı ile örtüşmez.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'varlık' ve 'yokluk' sözcükleri bir arada kullanılarak karşıtlıktan yararlanılmıştır?

    • A) Tüm varlığını hayır kurumlarına bağışladı.
    • B) Onun yokluğunu her zaman hissedeceğiz.
    • C) Hayatımız boyunca bazen varlık gördük, bazen de yokluk çektik.
    • D) Bu dünyada bir varlık gösteremedi.

    Doğru cevap C seçeneğidir. • Varlık ve Yokluk: 'Zenginlik/bolluk' ve 'yoksulluk/kıtlık' anlamlarında birbirine zıt durumları ifade edecek şekilde aynı cümlede kullanılarak karşıtlıktan yararlanılmıştır.

  20. 20. 'Düşmek' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'azalmak, değer kaybetmek' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Ağaçtan elmaları düşürdü.
    • B) Altın fiyatları bu hafta çok düştü.
    • C) Yorgunluktan koltuğa düştü.
    • D) Bu görev ona düşmüştü.

    Doğru cevap B seçeneğidir. • Fiyatın düşmesi: Sayısal değerinin azalması anlamındadır.

  21. 21. 'Geniş' sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde _mecaz anlamda_ ve 'olayları hoş karşılayan, gamsız, vurdumduymaz' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Evimiz oldukça geniş odalara sahipti
    • B) Bu konu hakkında geniş bir araştırma yaptı
    • C) Çok geniş bir insan, hiçbir şeyi dert etmez
    • D) Sporcu olduğu için geniş omuzları vardı

    • Analiz: Soruda 'mecaz' anlam istenmektedir. • A Seçeneği (Gerçek): Odanın genişliği fiziksel bir boyuttur, mecaz değildir (Ferah olması gerçek anlamı değiştirmez). • C Seçeneği (Mecaz): İnsan fiziksel olarak enine genişlemez; burada kastedilen karakterin rahatlığı ve vurdumduymazlığıdır. Bu yüzden mecazdır.

  22. 22. Aşağıda verilen cümlelerden hangisi, ayraç içinde verilen açıklamaya uygun değildir?

    • A) Bu yıl buğdayın olması, kara bağlı. (Bağlı: Gerçekleşmesi şartlı olan)
    • B) Bu saray XII. yüzyıldan günümüze kadar gelmiştir. (Gelmek: Varlığını sürdürmek)
    • C) Aramızdaki bu bağ, bizi yıllarca birbirimizden ayırmayacak. (Bağ: Düğüm)
    • D) Ekinler ermeden tatile gitmeyi düşünüyorum. (Ermek: Bitkilerin olgunlaşması)

    Üçüncü cümlede 'bağ' sözcüğü iki şey arasındaki duygusal veya sosyal ilişki anlamında kullanılmıştır; ip veya halatın düğümlenmesiyle oluşan fiziksel 'düğüm' anlamında değildir.

  23. 23. “Basit” sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde “yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan” anlamında kullanılmıştır?

    • A) Bu kadar basit bir yıllık planı, bu işten anlamayanlar bile çözebilir.
    • B) Basit insanlarla beni aynı kefeye koymana şaşırdım doğrusu.
    • C) Baloda bu kadar gösterişten uzak, basit bir elbise giyeceğini tahmin edemezdim.
    • D) Bu basit takılmaların, sınıftaki herkesi güldürdü.

    İlk cümlede 'basit' kelimesi, karmaşık olmayan ve kolayca çözülebilen anlamında kullanılmıştır. Diğerlerinde ise 'sıradan/değersiz', 'sade/gösterişsiz' gibi farklı anlamlar taşır.

  24. 24. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde ikilemeye yer verilmiştir?

    • A) El elin eşeğini türkü söyleyerek arar.
    • B) Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.
    • C) Bal yiyen baldan bıkar.
    • D) Damlaya damlaya göl olur.

    'Damlaya damlaya' sözcük grubu aynı kelimenin tekrarıyla oluşmuş ve cümlede zarf tümleci görevinde kullanılan kalıplaşmış bir ikilemedir. Çeldirici olarak kullanılan 'dağ dağa' ve 'insan insana' ifadeleri ise ikileme değildir. Çünkü bu kelimeler birleşerek yeni bir anlam öbeği oluşturmazlar; cümlede sadece tesadüfen arka arkaya gelmiş özne (dağ, insan) ve dolaylı tümleç (dağa, insana) görevinde bulunan bağımsız sözcüklerdir.

  25. 25. I. Çat pat da olsa İngilizce konuşabilen birini bulduk sonunda. II. Çekmeceleri ıvır zıvırla doldurmandan bıktım! III. İş yerindeki biri öyle zırt pırt telefonla aranmaz! IV. Horoz öte öte helak oldu yazık! V. Yırtık pırtık kıyafetlerin modası geçti artık. Numaralanmış cümlelerin hangilerinde ikilemeler yansıma seslerden oluşmuş sözcüklerle kurulmuştur?

    • A) I ve II
    • B) I ve III
    • C) II ve III
    • D) II ve IV

    • I. Cümle: 'Çat' ve 'pat' sesleri doğadaki vurma seslerini karşıladığı için yansımadır. • III. Cümle: 'Zırt' ve 'pırt' sesleri ani çıkan sesleri karşıladığı için yansımadır. • Diğerleri: 'Ivır zıvır' (ikisi de anlamsız), 'Öte öte' (eylem tekrarı), 'Yırtık pırtık' (biri anlamlı biri anlamsız) yolla kurulmuştur.