menu
MemurOl
Güncel Bilgiler Testleri

GUNCEL - bilim teknoloji (Bölüm 4)

GUNCEL - bilim teknoloji (Bölüm 4)

Soru 1 / 25

Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) IoT cihazları yalnızca Wi-Fi protokolüyle birbirine bağlanabilir.
    • B) IoT teknolojisi yalnızca tüketici elektroniği sektöründe kullanılmaktadır.
    • C) Fiziksel nesnelerin sensörler ve ağ bağlantısı aracılığıyla veri toplayıp paylaşmasını ifade eder.
    • D) IoT'de uçtan uca şifreleme teknik olarak mümkün değildir.
    • E) IoT sistemleri büyük veri analitiğiyle birlikte çalışamaz.

    Nesnelerin İnterneti (IoT), fiziksel nesnelerin (ev aletleri, araçlar, endüstriyel makineler vb.) sensörler, yazılımlar ve ağ altyapısı aracılığıyla veri toplayıp paylaşabilmesini tanımlar. IoT cihazları yalnızca Wi-Fi değil; Bluetooth, Zigbee, LoRa, 5G gibi pek çok farklı protokol üzerinden iletişim kurabilir. Ayrıca IoT sağlık, tarım, ulaşım ve endüstri gibi geniş bir alanda uygulanmaktadır ve büyük veri analitiğiyle sıklıkla birlikte kullanılır.

  2. 2. 5G teknolojisinin 4G/LTE'ye kıyasla sağladığı avantajlar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

    • A) Birim alanda çok daha fazla cihazın eş zamanlı bağlanabilmesi
    • B) Uydu internet erişimini tamamen ortadan kaldırması
    • C) Daha yüksek veri iletim hızı
    • D) Çok daha düşük gecikme süresi (latency)
    • E) Endüstriyel otomasyon ve uzaktan cerrahi gibi alanlarda kullanım potansiyeli

    5G teknolojisi gerçekten düşük gecikme süresi, yüksek hız ve yoğun cihaz bağlantısı gibi avantajlar sunar. Ancak 5G, uydu internet erişimini 'tamamen ortadan kaldırmaz'; uydu tabanlı internet sistemleri (Starlink gibi) kırsal ve erişimi zor alanlarda kullanımını sürdürmektedir. İki teknoloji birbirini ikame etmek yerine tamamlayıcı nitelik taşımaktadır.

  3. 3. CRISPR-Cas9 gen düzenleme teknolojisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) Bu teknoloji, DNA'nın belirli bölgelerini kesip düzenlemeye olanak tanıyan bir moleküler makas sistemidir.
    • B) Bu teknolojiyi geliştiren bilim insanları Nobel Fizik Ödülü'nü almıştır.
    • C) CRISPR-Cas9 yalnızca bitki genomlarını düzenlemek için kullanılabilir.
    • D) CRISPR-Cas9, RNA değil yalnızca protein dizilerini hedef alır.
    • E) CRISPR-Cas9 kullanılarak yapılan gen düzenlemeleri kalıtsal özellik taşımaz.

    CRISPR-Cas9, belirli bir kılavuz RNA (guide RNA) yardımıyla DNA'nın istenilen bölgesini bulan ve Cas9 proteini sayesinde bu bölgeyi kesen bir gen düzenleme sistemidir; 'moleküler makas' olarak da anılır. Hem bitki hem hayvan hem de insan hücrelerinde kullanılabilmektedir. Bu teknolojiyi geliştiren Jennifer Doudna ve Emmanuelle Charpentier, 2020 yılında Nobel Kimya Ödülü'ne layık görülmüştür (Fizik değil). Üreme hücrelerinde yapılan düzenlemeler kalıtsal özellik taşıyabilmektedir.

  4. 4. Türkiye'de 2023 yılında fırlatılan ve ülkenin ilk yerli haberleşme uydusu olan uydu aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) RASAT
    • B) TÜRKSAT 5B
    • C) GÖKTÜRK-1
    • D) TÜRKSAT 6A
    • E) BİLSAT-1

    TÜRKSAT 6A, Türkiye'nin yerli ve milli imkânlarla üretilen ilk haberleşme uydusudur. 2023 yılında SpaceX'in Falcon 9 roketi ile uzaya fırlatılmıştır. GÖKTÜRK-1 ve RASAT birer gözlem uydusu, BİLSAT-1 ise araştırma amaçlı bir uydudur. TÜRKSAT 5B ise Fransa'da üretilerek 2021'de fırlatılan bir haberleşme uydusudur.

  5. 5. Artırılmış Gerçeklik (AR) ve Sanal Gerçeklik (VR) teknolojileri arasındaki temel farkı en doğru biçimde açıklayan ifade hangisidir?

    • A) AR kullanımı için mutlaka özel bir başlık (headset) gerekmektedir.
    • B) VR yalnızca eğitim sektöründe, AR ise yalnızca oyun sektöründe kullanılır.
    • C) AR ve VR aynı teknolojiyi farklı isimlerle tanımlamaktadır.
    • D) AR tamamen yapay bir dijital ortam yaratırken VR gerçek ortama dijital unsurlar ekler.
    • E) VR tamamen yapay bir dijital ortam yaratırken AR gerçek ortama dijital unsurlar ekler.

    Sanal Gerçeklik (VR), kullanıcıyı gerçek dünyadan tamamen yalıtarak yapay bir dijital ortama sokar; bu deneyim genellikle özel bir başlık (headset) ile yaşanır. Artırılmış Gerçeklik (AR) ise gerçek dünya görüntüsünün üzerine dijital bilgi, grafik veya nesneler katarak gerçekliği zenginleştirir. AR için akıllı telefon kamerası yeterli olabilir; mutlaka headset gerekmez.

  6. 6. Karbon nötr olmak ile karbon negatif olmak arasındaki farkı doğru biçimde tanımlayan seçenek aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Karbon negatif, hiç karbondioksit salınımı olmadığını; karbon nötr ise sıfırın altında emisyon değerini ifade eder.
    • B) Karbon negatif olmak için ülkelerin tüm fosil yakıt kullanımını sıfırlaması zorunludur.
    • C) Karbon nötr yalnızca endüstriyel sektörler için, karbon negatif ise bireyler için kullanılan bir terimdir.
    • D) Bu iki kavram arasında pratikte hiçbir fark yoktur.
    • E) Karbon nötr, salınan ve absorbe edilen karbonun dengelenmesini; karbon negatif ise atmosferden absorbe edilen karbonun salınandan fazla olmasını ifade eder.

    Karbon nötr (net sıfır), bir kurum ya da ülkenin atmosfere saldığı sera gazı miktarını çeşitli yollarla (ağaçlandırma, karbon yakalama teknolojileri vb.) telafi ederek net emisyonu sıfıra indirmesini ifade eder. Karbon negatif ise absorbe edilen karbonun atmosfere salınandan fazla olması, yani net negatif emisyon değerine ulaşılması anlamına gelir. Microsoft ve Bhutan bu hedefe ulaşmayı taahhüt etmiş ya da ulaşmış örnekler arasındadır.

  7. 7. Derin öğrenme (deep learning) ile makine öğrenmesi (machine learning) arasındaki ilişkiyi en doğru biçimde ifade eden seçenek hangisidir?

    • A) Derin öğrenme ve makine öğrenmesi tamamen birbirinden bağımsız ve çelişen yaklaşımlardır.
    • B) Makine öğrenmesi algoritmaları her zaman derin öğrenme algoritmalarından daha yüksek doğruluk oranı sunar.
    • C) Derin öğrenme, çok katmanlı yapay sinir ağlarına dayanan ve makine öğrenmesinin bir alt dalı olan bir yaklaşımdır.
    • D) Derin öğrenme yalnızca görüntü tanıma problemlerini çözmek için kullanılır.
    • E) Makine öğrenmesi, derin öğrenmenin bir alt dalıdır.

    Yapay zeka en geniş kavramdır; makine öğrenmesi bunun bir alt dalıdır ve derin öğrenme de makine öğrenmesinin içinde yer alır. Derin öğrenme, çok sayıda gizli katmana sahip yapay sinir ağları kullanarak veriden hiyerarşik özellikler öğrenir. Görüntü tanımanın yanı sıra doğal dil işleme, ses tanıma ve oyun oynama gibi geniş bir yelpazede kullanılmaktadır. Makine öğrenmesi her zaman derin öğrenmeden daha iyi sonuç vermez; görev ve veri miktarına göre üstünlük değişir.

  8. 8. Biyoteknoloji alanında kullanılan 'mRNA aşısı' teknolojisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) mRNA aşıları, hücrelere bir proteinin nasıl üretileceğine dair talimat vererek bağışıklık tepkisi oluşturur.
    • B) mRNA aşıları hücre çekirdeğine girerek insan DNA'sını kalıcı biçimde değiştirir.
    • C) mRNA aşıları, zayıflatılmış ya da ölü patojenleri doğrudan insan vücuduna enjekte eder.
    • D) mRNA aşıları yalnızca viral hastalıklara karşı değil, bakteriyel hastalıklara karşı da etkili olduğu kanıtlanmış tek aşı türüdür.
    • E) Bu teknoloji, COVID-19 pandemisiyle birlikte ilk kez keşfedilmiştir.

    mRNA aşıları, patojeni değil, hedef proteinin (örneğin SARS-CoV-2'nin spike proteini) nasıl üretileceğine dair mesajcı RNA talimatını vücuda verir. Hücreler bu talimatla proteini üretir, bağışıklık sistemi bu proteine karşı yanıt geliştirip hafıza oluşturur. mRNA hücre çekirdeğine girmez ve DNA'yı değiştirmez; kısa sürede parçalanır. mRNA teknolojisinin temeli 1990'lara dayanmakta olup COVID-19 süreci bu teknolojinin klinik uygulamasını hızlandırmıştır.

  9. 9. Türkiye'nin uzay programı kapsamındaki '2023 Ay Misyonu' ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) Türkiye, Ay'ın yüzeyine sert iniş (hard landing) yapacak yerli bir uzay aracı geliştirmeyi hedeflemiştir.
    • B) Türk astronotlar bu misyon için NASA tarafından eğitilmiştir.
    • C) Misyon, Türkiye ile Rusya'nın ortak uzay programının bir parçasıdır.
    • D) Misyon kapsamında Ay'ın yörüngesine bir uzay istasyonu inşa edilmesi hedeflenmiştir.
    • E) Türkiye bu misyonla Ay'a insanlı araç göndermeyi planlamıştır.

    Türkiye Uzay Ajansı (TUA) tarafından açıklanan Ulusal Uzay Programı çerçevesinde Türkiye, Ay'a yönelik iki aşamalı bir misyon planlamıştır. İlk aşamada uluslararası bir fırlatma aracıyla Ay yörüngesine ulaşmayı ve Ay yüzeyine sert iniş (hard landing) yapmayı; ikinci aşamada ise tamamen yerli imkânlarla Ay'a yumuşak iniş (soft landing) gerçekleştirmeyi hedeflemiştir. Bu misyon insansız bir keşif aracı görevidir; NASA ortaklığı ya da Rusya ile ortak program söz konusu değildir.

  10. 10. Siber güvenlik alanındaki 'sıfır gün açığı (zero-day vulnerability)' kavramı aşağıdakilerden hangisiyle en doğru biçimde tanımlanır?

    • A) Bir yazılımın piyasaya sürülmesinin ilk gününde kasıtlı olarak yerleştirilen arka kapılardır.
    • B) Yazılım geliştiriciler tarafından henüz keşfedilmemiş ya da yama yayımlanmamış güvenlik açıklarıdır.
    • C) Yalnızca işletim sistemlerinde bulunan ve güncellemelerle tamamen giderilebilen açıklardır.
    • D) Sıfır gün açıkları yalnızca devlet destekli siber saldırılarda kullanılmaktadır.
    • E) Antivirüs yazılımlarının tespit edemediği yalnızca donanım tabanlı güvenlik açıklarıdır.

    'Sıfır gün açığı', bir yazılım ya da sistem açığının üreticisi veya geliştiricisi tarafından henüz bilinmediği ya da bilinse dahi henüz yama (patch) yayımlanmadığı durumu tanımlar. Bu tür açıklar siber saldırganlar için son derece değerlidir; çünkü savunma mekanizmaları henüz hazır değildir. Devlet destekli grupların yanı sıra siber suç örgütleri ve bağımsız hackerlar da sıfır gün açıklarından yararlanabilmektedir.

  11. 11. Yenilenebilir enerji kaynakları arasında yer alan 'hidrojen ekonomisi' kavramıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

    • A) Mavi hidrojen, yenilenebilir enerjiyle elektroliz yöntemiyle üretilen hidrojeni tanımlar.
    • B) Hidrojenin yakıt olarak kullanıldığında açığa çıkardığı tek yan ürün su buharıdır.
    • C) Hidrojen yakıt pilleri, enerjiyi kimyasal tepkime yerine doğrudan termal yanma yoluyla elektriğe dönüştürür.
    • D) Yeşil hidrojen, doğal gazın reformlama işlemiyle elde edilir ve en yaygın üretim yöntemidir.
    • E) Hidrojen; depolanamaz ve taşınamaz olduğundan yalnızca üretildiği noktada kullanılabilir.

    Hidrojen yakıldığında ya da yakıt pillerinde kullanıldığında tek yan ürün su buharıdır; bu da onu teorik olarak son derece temiz bir yakıt kaynağı yapar. Yeşil hidrojen, yenilenebilir enerjiyle çalışan elektroliz yöntemiyle üretilirken; mavi hidrojen, doğal gazın buhar reformlama yöntemiyle elde edilip açığa çıkan CO₂'nin tutulması (CCS) yoluyla üretilir. Gri hidrojen ise CCS uygulanmadan doğal gazdan elde edilen ve en yaygın mevcut üretim türüdür. Hidrojen sıkıştırılmış gaz ya da sıvı halde depolanıp taşınabilir.

  12. 12. Türkiye'nin 2023 yılında fırlattığı TÜRKSAT 5B uydusunun temel işlevi ve önceki nesil uydulardan farkı değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) TÜRKSAT 5B, Türkiye'nin iletişim altyapısını güçlendirmek amacıyla yüksek kapasiteli band genişliği sunmaktadır.
    • B) TÜRKSAT 5B, Türkiye'nin yayıncılık ve veri iletişim kapasitesinin artırılmasına katkıda bulunmaktadır.
    • C) TÜRKSAT 5B, Türkiye'nin tamamen yerli ve milli kaynaklarla geliştirdiği ilk haberleşme uydusudur.
    • D) TÜRKSAT 5B, SpaceX Falcon 9 roketi ile fırlatılmış olup tamamen yerli yapım bir uydu değildir.
    • E) TÜRKSAT 5B, önceki nesil TÜRKSAT uydularına kıyasla daha geniş bir coğrafi kapsama alanına sahiptir.

    TÜRKSAT 5B, Airbus Defence and Space tarafından üretilmiştir; dolayısıyla tamamen yerli ve milli kaynaklarla geliştirilen bir uydu değildir. Türkiye'nin tamamen yerli geliştirmeyi hedeflediği haberleşme uydusu projesi TÜRKSAT 6A'dır. TÜRKSAT 6A, yerli üretim süreçleriyle geliştirilen ilk haberleşme uydusu olarak öne çıkmaktadır. D şıkkındaki ifade bu nedenle yanlıştır.

  13. 13. Kuantum hesaplama ile klasik hesaplama arasındaki temel farklar ele alındığında, aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi doğrudur?

    • A) Kuantum bilgisayarlar, oda sıcaklığında kolayca çalışabildiklerinden pratik uygulamalar açısından klasik sistemlere göre daha uygundur.
    • B) Kuantum bilgisayarlar, süperpozisyon ve dolanıklık ilkelerini kullanarak belirli problemleri klasik bilgisayarlardan üstel ölçekte daha hızlı çözebilir.
    • C) Kuantum hesaplamanın avantajı, her türlü yazılımın mevcut hâliyle kuantum donanımı üzerinde çalıştırılabilmesinden kaynaklanmaktadır.
    • D) Kuantum bilgisayarlar, tüm hesaplama türlerinde klasik bilgisayarlardan üstündür ve yakın gelecekte onların yerini tamamen alacaktır.
    • E) Kuantum bitinin (qubit) klasik bitten farkı, yalnızca daha yüksek voltaj değerleriyle temsil edilen ikili veriden kaynaklanmaktadır.

    Kuantum bilgisayarlar, süperpozisyon (bir qubitin aynı anda 0 ve 1 durumunda bulunabilmesi) ve kuantum dolanıklığı (entanglement) ilkelerini kullanarak özellikle şifre kırma, ilaç tasarımı ve optimizasyon problemleri gibi belirli alanlarda klasik bilgisayarlardan üstel ölçekte hızlı olabilir. Ancak her alanda üstün değillerdir (A yanlış), klasik yazılımlar direkt çalışmaz (C yanlış), çok düşük sıcaklık gerektirir (D yanlış), qubit fiziksel olarak tamamen farklı prensipte çalışır (E yanlış).

  14. 14. CRISPR-Cas9 gen düzenleme teknolojisi ile geleneksel genetik modifikasyon yöntemleri karşılaştırıldığında, bu teknolojinin diğerlerine kıyasla öne çıkan en kritik özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) CRISPR-Cas9 teknolojisi, yalnızca somatik hücrelerde çalışabildiğinden kalıtsal hastalıkların tedavisinde kullanılması mümkün değildir.
    • B) CRISPR-Cas9, yalnızca bitki genomlarında değişiklik yapabildiğinden tarımsal uygulamalarla sınırlıdır.
    • C) CRISPR-Cas9, değişikliklerin bir sonraki nesle aktarılmasını tamamen engellediğinden etik kaygıları ortadan kaldırmaktadır.
    • D) CRISPR-Cas9'un ticari uygulamalardan önce Nobel Ödülü almasının tek nedeni, maliyetinin diğer yöntemlere kıyasla sıfıra yakın olmasıdır.
    • E) CRISPR-Cas9, genomun belirli bir bölgesini hedefleyerek yüksek hassasiyetle kesme ve düzenleme yapabilmekte; bu da istenmeyen mutasyon riskini azaltmaktadır.

    CRISPR-Cas9'un temel üstünlüğü, rehber RNA aracılığıyla genomun istenen tam bölgesini hedefleyebilmesi ve bu sayede geleneksel yöntemlere kıyasla çok daha hassas ve düşük maliyetli gen düzenlemesi yapabilmesidir. Hem hayvan hem bitki hem de insan hücrelerinde uygulanabilir (A yanlış). Kalıtsal aktarım mümkündür ve bu durum etik tartışmaları derinleştirmektedir (C yanlış). Germ hattı hücrelerinde de çalışabilir (D yanlış). Nobel ödülünün nedeni yalnızca maliyet değil, devrimsel hassasiyetidir (E yanlış).

  15. 15. Yapay zekanın 'kara kutu' (black box) problemi ile açıklanabilir yapay zeka (XAI) kavramı birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi en doğrudur?

    • A) Kara kutu problemi, yapay zekanın internet bağlantısı kesildiğinde çalışamamasından kaynaklanan bir donanım sorunudur.
    • B) XAI yalnızca modelin doğruluk oranını artırmaya yönelik bir optimizasyon tekniğidir; şeffaflıkla ilgisi yoktur.
    • C) XAI çalışmaları, yapay zeka kararlarını insan tarafından anlaşılır kılmayı hedefler; bu durum özellikle sağlık ve hukuk gibi kritik alanlarda hesap verebilirlik açısından zorunluluk haline gelmektedir.
    • D) Derin öğrenme modellerinin kara kutu niteliği taşıması, bu modellerin güvenlik alanlarında hiçbir zaman kullanılamayacağı anlamına gelir.
    • E) Kara kutu problemi yalnızca derin öğrenme modellerinde değil, tüm yazılım sistemlerinde karşılaşılan ve çözümü imkânsız olan bir durumdur.

    Kara kutu problemi, derin öğrenme başta olmak üzere karmaşık YZ modellerinin iç işleyişinin insan tarafından yorumlanamamasını ifade eder. XAI (Explainable AI), bu modellerin kararlarını insan anlayışına uygun biçimde açıklama çabasıdır. Sağlık (neden bu tanıyı koydu?), finans ve hukuk gibi alanlarda şeffaflık zorunludur. Diğer seçenekler kavramsal açıdan yanlıştır: kara kutu donanımsal değil algoritmiktir, XAI doğrulukla değil yorumlanabilirlikle ilgilidir, güvenlik alanlarında kara kutu modeller kullanılmaktadır ancak denetim mekanizmaları geliştirilmektedir.

  16. 16. Nöromorfik hesaplama (neuromorphic computing) ile geleneksel Von Neumann mimarisinin karşılaştırılmasında, nöromorfik sistemlerin temel tasarım felsefesi aşağıdakilerden hangisini esas alır?

    • A) Nöromorfik sistemler, işlemci ile belleği birbirinden tamamen izole ederek Von Neumann darboğazını derinleştirmektedir.
    • B) Nöromorfik hesaplama, kuantum tünelleme efektini kullanarak geleneksel transistörlerin sınırlarını aşmayı hedefleyen bir yarı iletken teknolojisidir.
    • C) Nöromorfik sistemler, insan beynindeki sinaptik bağlantıları ve nöron ateşleme mekanizmalarını taklit ederek işlemci-bellek ayrımını ortadan kaldırmayı ve düşük enerji tüketimini hedeflemektedir.
    • D) Nöromorfik sistemler ile Von Neumann mimarisi arasındaki tek fark, kullanılan programlama dilinin farklı olmasıdır.
    • E) Nöromorfik sistemler, yüksek enerji tüketimiyle büyük veri merkezlerinde çalışmak üzere optimize edilmiş paralel işleme birimleridir.

    Nöromorfik hesaplama, insan beyninin yapısını ve çalışma prensibini model alır. Geleneksel Von Neumann mimarisinde işlemci ve bellek fiziksel olarak ayrıdır; aralarındaki veri transferi 'Von Neumann darboğazı'na yol açar. Nöromorfik sistemlerde ise hesaplama ve bellek işlemleri aynı birimde gerçekleşir (spiking neural networks). Intel'in Loihi, IBM'in TrueNorth çipleri bu kategoridedir. Çok daha düşük enerji tüketimiyle çalışmaları, kenar bilişim (edge computing) ve IoT açısından kritiktir. Diğer seçenekler teknik açıdan yanlıştır.

  17. 17. 6G iletişim teknolojisi, 5G ile karşılaştırıldığında öngörülen temel farklılıkları açısından ele alındığında, aşağıdakilerden hangisi 6G için yapılan öngörüler arasında yer almaz?

    • A) 6G ile yapay zeka entegrasyonunun ağ altyapısının kendisine gömülü hale gelmesi ve iletişim protokollerinin dinamik olarak optimize edilmesi öngörülmektedir.
    • B) 6G'nin terahertz (THz) frekans bantlarını kullanarak 5G'ye kıyasla çok daha yüksek veri hızları sunması beklenmektedir.
    • C) 6G araştırmalarında, haberleşme ve algılama (sensing) işlevlerinin aynı donanım üzerinde birleştirilmesinin hedeflendiği bilinmektedir.
    • D) 6G teknolojisinin, milisaniyenin altındaki gecikme süreleriyle gerçek zamanlı holografik iletişim ve beyin-makine arayüzleri gibi uygulamalara imkân tanıması beklenmektedir.
    • E) 6G teknolojisinin, 5G'ye kıyasla çok daha geniş hücre yarıçaplarıyla çalışması ve sinyal kapsama alanını dramatik biçimde azaltması öngörülmektedir.

    6G, terahertz frekansları kullandığı için 5G'ye kıyasla çok daha kısa menzillidir; THz dalgaları atmosferik absorpsiyona son derece duyarlı olduğundan hücre yarıçapı küçülmekte, dolayısıyla çok daha yoğun baz istasyonu altyapısı gerektirmektedir. Bu nedenle D şıkkında yer alan 'kapsama alanını dramatik biçimde azaltması' ifadesinin ikinci kısmı doğru olsa da 'çok daha geniş hücre yarıçaplarıyla çalışması' ifadesi kesinlikle yanlıştır. A, B, C ve E şıklarındaki ifadeler ise 6G için güncel araştırma literatüründe öngörülen gerçek hedeflerdir.

  18. 18. Türkiye'nin TOGG marka elektrikli otomobilinin geliştirilme sürecinde benimsenen 'akıllı cihaz' konsepti, geleneksel otomobil üretim anlayışından hangi temel paradigma değişikliğini yansıtmaktadır?

    • A) TOGG'un akıllı cihaz konsepti, yalnızca araç içi eğlence sisteminin iyileştirilmesine odaklanmakta olup sürüş dinamikleriyle ilgili herhangi bir yenilik içermemektedir.
    • B) TOGG'un akıllı cihaz konsepti, aracın yalnızca bir ulaşım aracı olmaktan çıkıp veri üreten, yazılım güncellemeleriyle geliştirilebilen ve ekosistemle entegre bir dijital platforma dönüşmesi anlayışını yansıtmaktadır.
    • C) TOGG'un akıllı cihaz konsepti, otomobilin içten yanmalı motor yerine hidrojen yakıt hücresiyle çalışmasını ve çevresel etkinin sıfırlanmasını hedeflemektedir.
    • D) TOGG'un akıllı cihaz konsepti, araçların tamamen otonom sürüş kapasitesine kavuşturulmasını ve sürücü kabin tasarımının tamamen ortadan kaldırılmasını öngörmektedir.
    • E) TOGG'un akıllı cihaz konsepti, aracın batarya teknolojisine yapılan yatırımı artırarak tamamen yerli batarya üretimine geçişi ifade etmektedir.

    TOGG'un 'akıllı cihaz' yaklaşımı, Tesla'nın öncülük ettiği 'software-defined vehicle' (yazılım tanımlı araç) paradigmasını esas almaktadır. Bu konseptte araç, satın alındıktan sonra OTA (over-the-air) yazılım güncellemeleriyle geliştirilebilen, veri ekosistemiyle entegre, kullanıcı deneyimini sürekli iyileştiren bir platform olarak konumlanır. Bu, salt metal ve motor perspektifinden bakılan geleneksel otomobil anlayışından köklü bir kopuşu ifade eder. Diğer şıklardaki ifadeler (hidrojen, tam otonomi, yalnızca eğlence) TOGG'un beyan ettiği gerçek vizyonla örtüşmemektedir.

  19. 19. Metaverse kavramı ile Web 3.0 arasındaki ilişki ve her ikisinin de dayandığı teknolojik altyapı birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi kavramsal açıdan en tutarlıdır?

    • A) Metaverse ve Web 3.0 birbirinin yerine kullanılabilecek eş anlamlı kavramlardır; ikisi de yalnızca sanal gerçeklik gözlüğü kullanan platformları tanımlamaktadır.
    • B) Web 3.0 ile Metaverse arasındaki temel fark, Web 3.0'ın yalnızca mobil platformlarda çalışırken Metaverse'ün yalnızca masaüstü sistemlerde uygulanabilmesinden kaynaklanmaktadır.
    • C) Web 3.0, blok zinciri tabanlı merkeziyetsizlik ve kullanıcı veri egemenliğini esas alırken Metaverse, sürükleyici 3B ortamlar ve dijital kimlikler üzerine kuruludur; ikisi örtüşebilir ancak birbirinden bağımsız gelişmektedir.
    • D) Web 3.0 teknolojisi, kullanıcı verilerinin merkezi sunucularda toplanmasını ve büyük teknoloji şirketlerinin bu verileri daha verimli monetize etmesini kolaylaştıran bir altyapıdır.
    • E) Metaverse'ün gerçekleşmesi için blok zinciri teknolojisi zorunlu bir koşuldur; blok zinciri olmadan hiçbir metaverse uygulaması var olamaz.

    Web 3.0 ve Metaverse birbiriyle örtüşebilen ancak ayrı köklere sahip kavramlardır. Web 3.0'ın özü; blok zinciri, merkezi olmayan uygulamalar (dApps), tokenizasyon ve kullanıcıların kendi verilerini kontrol etmesidir. Metaverse ise kalıcı, sürükleyici, birlikte var olunabilen dijital evrenleri ifade eder; XR teknolojileri, avatarlar ve dijital ekonomiler üzerine inşa edilir. Metaverse'ün blok zincirsiz versiyonları da mevcuttur (ör. Roblox); dolayısıyla D yanlıştır. A, C ve E şıkları kavramsal tanım hataları içermektedir.

  20. 20. Türkiye Uzay Ajansı'nın (TUA) 2023 yılında açıkladığı Milli Uzay Programı hedefleri arasında yer alan Ay misyonu değerlendirildiğinde, bu hedefin gerçekleştirilmesinde karşılaşılabilecek en kritik teknolojik engel aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Uluslararası Uzay Hukuku'nun (Dış Uzay Antlaşması) Türkiye dahil tüm ülkelere Ay'a iniş yapma yasağı getirmesi.
    • B) Ay'a ulaşmak için gerekli yakıt türünün (hidrojen peroksit) Türkiye'de üretilememesi ve bu maddenin ihracat kısıtlamalarına tabi olması.
    • C) Ay'ın manyetik alanının güçlü olması ve bu durumun uzay aracının elektronik sistemlerini kalıcı olarak devre dışı bırakmasından kaynaklanması.
    • D) Türkiye'nin henüz yüksek itişli kaldırma roketlerine (heavy-lift launch vehicle) sahip olmaması; Ay'a yük gönderebilecek kapasitede bir fırlatma sisteminin geliştirilmesinin öncelikli kaldırım zorluğu oluşturması.
    • E) Ay'ın Türkiye'nin boylamından hiçbir zaman gözlemlenememesi nedeniyle yer kontrol merkezi kurulumunun imkânsız olması.

    Türkiye'nin Ay programında en kritik teknolojik engel, bağımsız ve yeterli kapasiteli bir taşıyıcı rokete sahip olunmamasıdır. ROKETSAN'ın geliştirdiği roketler şu an itibarıyla düşük Dünya yörüngesi için bile yetersizdir; Ay misyonları için ağır sınıf (Falcon Heavy veya SLS seviyesi) kaldırma kapasitesi gerekmektedir. Diğer seçenekler bilimsel açıdan hatalıdır: hidrojen peroksit tek yakıt değildir (A yanlış), Ay her boylamdan gözlemlenebilir (C yanlış), Dış Uzay Antlaşması Ay'a inişi yasaklamaz sadece egemenlik iddiasını yasaklar (D yanlış), Ay'ın manyetik alanı son derece zayıftır (E yanlış).

  21. 21. Büyük Dil Modelleri (LLM) bağlamında 'halüsinasyon' (hallucination) olgusu ile 'bağlam penceresi' (context window) kavramı birlikte ele alındığında, aşağıdaki analitik çıkarımlardan hangisi doğrudur?

    • A) Halüsinasyon, modelin gerçekte bilmediği konularda güvenilir görünen ama yanlış bilgi üretmesini ifade eder; bağlam penceresi ise modelin tek seferlik işleyebildiği maksimum token miktarını tanımlar ve bu iki kavram birbirinden bağımsız ancak birlikte performansı etkileyen faktörlerdir.
    • B) Bağlam penceresi yalnızca girdi token sayısıyla ilgilidir; modelin ürettiği çıktı tokenleri bu pencereye dahil edilmez ve ayrı bir donanım biriminde işlenir.
    • C) Halüsinasyon sorunu, yalnızca modelin bağlam penceresinin aşılması durumunda ortaya çıkar; bağlam penceresi içinde kalan sorgularda halüsinasyon görülmez.
    • D) Halüsinasyon sorununu çözmek için en etkili yöntem, modelin eğitim veri setinin boyutunu sıfıra indirerek sıfır atış öğrenmeyi (zero-shot learning) teşvik etmektir.
    • E) Bağlam penceresinin genişletilmesi halüsinasyonu tamamen ortadan kaldırır, çünkü model daha fazla bağlam gördükçe gerçek bilgiye erişimi doğrudan artar.

    Halüsinasyon, LLM'lerin eğitim sırasında öğrendikleri istatistiksel kalıplardan yola çıkarak doğruluk değeri olmayan ama akıcı ve güvenilir görünen içerik üretmesidir; kaynağa referans verememe ve doğrulama mekanizması eksikliğinden kaynaklanır. Bağlam penceresi ise bir modelin tek çağrımda işleyebildiği toplam token sayısını ifade eder (hem girdi hem çıktı dahildir, E yanlış). Bağlam penceresinin genişlemesi halüsinasyonu tam olarak çözmez (B yanlış), halüsinasyon bağlam içinde de olabilir (A yanlış), eğitim verisini sıfırlamak sorunu çözmez (D yanlış).

  22. 22. Sentetik biyoloji alanında 'minimum genom' (minimal genome) araştırmaları ile J. Craig Venter Enstitüsü'nün JCVI-syn3.0 projesi değerlendirildiğinde, bu araştırmaların bilim dünyasına katkısı açısından en doğru sentez aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Minimum genom çalışmaları, genomun küçültülmesiyle organizmanın sonsuz bölünme kapasitesi kazandığını ve böylece kanser tedavilerinde kullanılabilecek ölümsüz hücre hatlarının kolayca üretilebileceğini kanıtlamıştır.
    • B) JCVI-syn3.0 projesi, tamamen yapay kimyasal sentezle oluşturulan ve doğadaki hiçbir organizmaya benzemeyen özgün bir canlının yaratılmasına dayandığından bu çalışma bir tür 'yaşamın sıfırdan yaratılması' olarak kabul edilmektedir.
    • C) JCVI-syn3.0 araştırması, yalnızca tarımsal biyoteknoloji uygulamaları için yapılmış olup temel biyoloji bilgisine herhangi bir katkı sunmamaktadır.
    • D) Minimum genom araştırmaları, canlılık için zorunlu olmayan genleri belirleyerek 'yaşam için gereken asgari genetik bilgi' sorusunu yanıtlamaya çalışmakta; bu da temel biyoloji bilgisine ve özelleştirilmiş hücre tasarımına zemin hazırlamaktadır.
    • E) Minimum genom çalışmaları, organizmadaki tüm genlerin birer birer silinerek hangi genin hayatta kalma üzerinde hiçbir etkisi olmadığını ispatlamayı hedeflemekte; bu sayede tamamen gen içermeyen organizmalar üretilmektedir.

    JCVI-syn3.0, bilinen en küçük genomlu ve bağımsız yaşayabilen sentetik bakteri olup yaklaşık 473 gen içermektedir. Bu araştırmanın önemi, hangi genlerin yaşam için zorunlu olduğunu, hangilerinin 'yedek' ya da bağlam bağımlı olduğunu ortaya koymasıdır. Bu bilgi hem temel biyoloji anlayışını derinleştirmekte hem de biyoteknolojide özel amaçlı 'chassis' (iskelet) hücre tasarımına olanak tanımaktadır. Çalışma mevcut bir bakteri genomu üzerinden gidildiğinden 'sıfırdan yaratma' değildir (B yanlış). Gensiz organizma üretimi mümkün değildir (C yanlış). Ölümsüzleştirme iddiası tamamen yanlıştır (E yanlış).

  23. 23. Dijital ikiz (digital twin) teknolojisi ile nesnelerin interneti (IoT) arasındaki hiyerarşik ilişki ve bu teknolojilerin endüstriyel kullanımı birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi en kapsamlı ve doğru değerlendirmeyi sunmaktadır?

    • A) Dijital ikiz ve IoT aynı teknolojiyi farklı isimlerle tanımlayan kavramlardır; ikisi de yalnızca fiziksel sensörlerden veri toplamayı ifade etmektedir.
    • B) IoT, fiziksel varlıklardan gerçek zamanlı veri toplayan donanım katmanını oluştururken dijital ikiz, bu verileri kullanarak fiziksel sistemin dinamik sanal modelini inşa eder; böylece simülasyon, öngörücü bakım ve optimizasyon mümkün hale gelir.
    • C) Endüstriyel dijital ikiz uygulamalarının temel amacı, fiziksel fabrikalardaki insan iş gücünü tamamen ortadan kaldırmak ve üretim sürecini tamamen otonom hale getirmektir.
    • D) Dijital ikiz teknolojisi, IoT cihazlarına ihtiyaç duymaksızın yalnızca tarihsel verilerden beslenen statik bir simülasyon aracıdır.
    • E) IoT cihazları, dijital ikiz modelinin sahip olduğu hesaplama gücünü artırmak için kullanılan yardımcı işlem birimleridir; veri toplama işleviyle ilgileri yoktur.

    IoT ve dijital ikiz teknolojileri birbirini tamamlayan ancak farklı katmanlarda çalışan sistemlerdir. IoT sensörleri ve bağlı cihazlar, fiziksel dünyadan sürekli veri toplar. Dijital ikiz ise bu verileri gerçek zamanlı olarak işleyerek fiziksel varlığın (fabrika, türbin, insan organı vb.) dinamik sanal replikasını oluşturur. Bu model sayesinde arıza öngörüsü, senaryo analizi ve uzaktan optimizasyon yapılabilir. Airbus uçaklarından akıllı fabrikaya kadar geniş uygulama alanı vardır. Diğer şıklar bu ilişkiyi ya tersine çevirmekte ya da yanlış tanımlamaktadır.

  24. 24. Türkiye'de geliştirilen KAAN muharip uçağının 'beşinci nesil savaş uçağı' olarak tanımlanması tartışmaları bağlamında, beşinci nesil muharip uçağı diğer nesillerden ayırt eden ölçütler açısından en doğru teknik değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Beşinci nesil savaş uçaklarının dördüncü nesilden temel farkı, bu uçakların yalnızca süpersonik hızlara ulaşabiliyor olmasıdır; bu özellik önceki nesillerde tamamen yoktur.
    • B) Türkiye, KAAN projesini tamamen yerli tasarım ve üretim olarak nitelendirmekte; uçağın tüm aviyonik alt sistemleri dahil tüm bileşenleri tamamen yerli kaynaklarla geliştirildiği resmi olarak açıklanmıştır.
    • C) Beşinci nesil savaş uçaklarını diğer nesillerden ayıran tek kriter, çift motorlu tasarım ve kısa kalkış-iniş kapasitesidir (STOVL); bu özelliklere sahip her uçak beşinci nesil sayılmaktadır.
    • D) KAAN'ın beşinci nesil savaş uçağı olarak tescil edilmesi, NATO Teknoloji Standartları Komitesi tarafından onaylanmış bağlayıcı bir sertifikasyona dayanmaktadır.
    • E) Beşinci nesil uçakları tanımlayan temel ölçütler; düşük gözlemlenebilirlik (stealth), çok işlevli entegre aviyonik sistemler, sensör füzyonu ve savaş ağına entegrasyon kapasitesidir; KAAN bu ölçütlerin tamamını karşılıyor olup olmadığı tartışmalı olmaya devam etmektedir.

    Beşinci nesil muharip uçağı tanımının özünde şu ölçütler yer alır: all-aspect stealth (tüm açılardan düşük radar kesiti), gelişmiş BVR (ötesi görüş mesafesi) kapasitesi, sensör füzyonuyla entegre aviyonik, ağ merkezli savaş kabiliyeti ve süperkruvaz (afterburner kullanmadan süpersonik uçuş). KAAN'ın bu ölçütleri ne ölçüde karşıladığı, özellikle yerli radar ve motor konusundaki bağımlılıklar nedeniyle teknik çevrelerde tartışmalıdır. NATO sertifikasyonu söz konusu değildir (C yanlış). Tüm bileşenlerin yerli olduğu doğru değildir; KAAN ilk uçuşlarında GE F110 motoru kullandı (E yanlış). STOVL tanımı hatalıdır (D yanlış).

  25. 25. Işık hızına yakın seyahat eden bir uzay aracında zaman genişlemesi (time dilation) yaşandığını öngören özel görelilik teorisi ile bu teorinin GPS uydu sistemlerinde pratik mühendislik kararlarına yansıması birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

    • A) GPS uyduları, özel görelilik etkisine göre yerde duran gözlemciye kıyasla daha yavaş çalışan saatlere sahipken genel görelilik etkisi saatleri hızlandırmakta; mühendisler her iki etkiyi birden hesaba katmak zorundadır.
    • B) Özel görelilik teorisine göre GPS uydularının hızları, yer yüzeyindeki saatlere kıyasla uydulardaki saatleri daha hızlı çalıştırmaktadır; genel görelilik ise bu etkiyi tamamen sıfırlamaktadır.
    • C) GPS sistemleri görelilik etkilerini tamamen yok saymakta; yalnızca Doppler kaymasına bağlı düzeltmeler yapılmaktadır.
    • D) Özel görelilik teorisi yalnızca ışık hızının %90'ından fazla hızlar için geçerlidir; GPS uydularının hızları bu eşiğin çok altında kaldığından görelilik düzeltmesi gereksizdir.
    • E) GPS uydu saatlerindeki görelilik kaynaklı toplam sapma günde yalnızca birkaç nanosaniye ile sınırlı olduğundan konum doğruluğu üzerinde hiçbir ölçülebilir etkisi yoktur.

    GPS sistemleri iki görelilik etkisini birlikte hesaplamak zorundadır. Özel görelilik: Uydular yaklaşık 14.000 km/s hızla hareket ettiğinden saatleri günde yaklaşık 7 mikrosaniye yavaşlar (hareket eden saat yavaşlar). Genel görelilik: Uydular daha zayıf yer çekimi alanında bulunduğundan saatleri günde yaklaşık 45 mikrosaniye hızlanır. Net etki günde yaklaşık +38 mikrosaniyedir. Bu düzeltme yapılmazsa konum hatası dakikalar içinde kilometrelere ulaşır. C yanlıştır çünkü özel görelilik saati yavaşlatır, genel görelilik hızlandırır ve ikisi birbirini sıfırlamaz. D ve E yanlıştır; etkiler hem ölçülebilir hem pratikte zorunlu düzeltme gerektirmektedir.