GUNCEL - bilim teknoloji (Bölüm 5)
GUNCEL - bilim teknoloji (Bölüm 5)
Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda (LHC) 2012 yılında keşfedilen Higgs bozonu ile standart modelin tamamlanması arasındaki ilişki ve bu keşfin açık bıraktığı sorunlar birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdaki sentezlerden hangisi en doğru fizik yorumunu sunmaktadır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda (LHC) 2012 yılında keşfedilen Higgs bozonu ile standart modelin tamamlanması arasındaki ilişki ve bu keşfin açık bıraktığı sorunlar birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdaki sentezlerden hangisi en doğru fizik yorumunu sunmaktadır?
- A) Higgs bozonu keşfinin önemi yalnızca semboliktir; çünkü parçacıkların kütlesini açıklayan asıl mekanizma çok daha önce CERN'deki W ve Z bozon deneyleriyle kesin olarak ispatlanmıştı.
- B) LHC'de gerçekleştirilen Higgs bozonu keşfi, parçacıkların kütlesinin Higgs alanından değil doğrudan elektromanyetik kuvvetten kaynaklandığını deneysel olarak kanıtlamıştır.
- C) Higgs bozonu, standart modelin öngördüğü bir parçacık olmayıp tamamen beklenmedik bir keşiftir; bu nedenle keşif standart modeli çürütmüştür.
- D) Higgs bozonu keşfi, parçacıklara kütleyi kazandıran Higgs alanının varlığını doğrulayarak standart modelin son temel yapı taşını tamamlamıştır; ancak karanlık madde, karanlık enerji ve yerçekiminin standart modele entegrasyonu gibi temel sorular yanıtsız kalmaktadır. ✓
- E) Higgs bozonu keşfi, standart modeli tam anlamıyla doğrulamış ve parçacık fiziğindeki tüm temel soruları yanıtlamıştır; artık standart modelin ötesine geçen araştırmalara gerek kalmamıştır.
Higgs bozonu keşfi, Peter Higgs ve François Englert'e 2013 Nobel Fizik Ödülü'nü kazandırmış ve standart modelin son deneysel yapı taşını tamamlamıştır. Higgs mekanizması, W ve Z bozonlarının neden kütleli olduğunu (fotonun ise kütlesiz kaldığını) ve fermiyonların kütlelerini açıklar. Ancak standart model; karanlık maddeyi (evrenin ~27'si), karanlık enerjiyi (~68'i), baryon asimetrisini ve yerçekimini (gravitonu) kapsamamaktadır. Bu nedenle standart modelin ötesinde fiziğe (BSM - Beyond Standard Model) ihtiyaç duyulmaktadır. Keşif, modeli tamamlamış ama tüm soruları çözmemiştir; bu nedenle B doğrudur.
2. Türkiye'nin 2023 yılında fırlatılan ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 5B'nin yörünge pozisyonu ve bu pozisyonun seçilme gerekçesi aşağıdakilerden hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
- A) 38° Doğu – Türkiye'nin coğrafi merkez koordinatına en yakın pozisyon olması
- B) 31° Doğu – NATO üyeleri ile ortak haberleşme altyapısı kurmak
- C) 42° Doğu – Avrupa ve Orta Doğu'ya maksimum kapsama alanı sağlamak
- D) 46° Doğu – ITU tahsisatı çerçevesinde Türkiye'ye ayrılan slot pozisyonu ✓
- E) 50° Doğu – Orta Asya Türk cumhuriyetlerine hizmet kapsamını genişletmek
TÜRKSAT 5B, 42° Doğu yörünge pozisyonunda değil, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından Türkiye'ye tahsis edilen 46° Doğu yörünge yuvası (slot) pozisyonunda faaliyet göstermektedir. ITU, uydu yörüngelerini uluslararası anlaşmalar çerçevesinde ülkelere tahsis eder; Türkiye bu slot üzerinden egemenlik hakkına sahiptir. Yörünge pozisyonu teknik tercihten ziyade uluslararası hukuki bir tahsisatın sonucudur. Bu nedenle doğru şık E'dir.
3. Kuantum üstünlüğü (quantum supremacy) kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hem kavramsal hem de tarihsel açıdan doğrudur?
- A) Kuantum üstünlüğü yalnızca kriptografi alanındaki problemlerde geçerli bir kavram olup diğer alanlarda klasik bilgisayarlar hâlâ üstündür.
- B) Google'ın Sycamore işlemcisi 2019'da belirli bir örnekleme görevini klasik süperbilgisayarların öngörülen süresinden çok daha kısa sürede tamamlayarak bu eşiği aştığını iddia etmiştir. ✓
- C) IBM, Google'ın kuantum üstünlüğü iddiasını deneysel ölçümlerle çürütmüş ve kendi Summit bilgisayarının aynı görevi daha kısa sürede tamamladığını kanıtlamıştır.
- D) Kuantum üstünlüğü, bir kuantum bilgisayarın klasik bilgisayarların çözemeyeceği her problemi çözebildiği durumu ifade eder.
- E) Çin'in Jiuzhang fotonik kuantum bilgisayarı, Google'dan önce kuantum üstünlüğünü elde eden ilk sistem olarak tarihe geçmiştir.
Google'ın Sycamore işlemcisi, Ekim 2019'da 'kuantum üstünlüğü' iddiasını içeren Nature makalesinde, belirli rastgele devre örneklemesi görevini o dönemin en güçlü klasik süperbilgisayarının 10.000 yılda tamamlayacağı işi 200 saniyede tamamladığını öne sürdü. IBM ise teorik bir karşı argümanla bu sürenin optimize edilmiş klasik algoritmalarla 2,5 güne indirilebileceğini savundu; ancak bunu deneysel olarak kanıtlamadı, dolayısıyla C şıkkı yanlıştır. A şıkkı tanımı hatalı genelleştirir; kavram 'belirli bir görev' için geçerlidir. D şıkkı kavramı yanlış sınırlandırır. E şıkkı tarihsel sırayı yanlış vermektedir; Jiuzhang 2020'de duyurulmuştur.
4. CRISPR-Cas9 gen düzenleme teknolojisinde 'hedef dışı etki' (off-target effect) sorununu minimize etmek amacıyla geliştirilen ve 2023 itibarıyla klinik uygulamaya en yakın konumda bulunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Cas9 proteini yerine daha yüksek özgüllüklü Cas12a (Cpf1) endonükleazının kullanılması
- B) Baz düzenleme (base editing) ve ana düzenleme (prime editing) teknolojilerinin geliştirilmesi ✓
- C) CRISPR sisteminin viral vektörler yerine elektroporasyon yöntemiyle hücreye iletilmesi
- D) Guide RNA'nın 18 nükleotid yerine 24 nükleotid uzunluğunda tasarlanması
- E) Cas9'un nikaz (nickase) mutantı ile çift guide RNA stratejisinin kombinasyonu
Hedef dışı etkileri azaltmaya yönelik en köklü çözüm, çift zincir kırığı yapmadan tek bazı değiştiren 'baz düzenleme' ve herhangi bir çift zincir kırığı oluşturmadan küçük sekans değişikliklerine olanak tanıyan 'ana düzenleme (prime editing)' teknolojilerinin geliştirilmesidir. Bu yöntemler 2023 itibarıyla birden fazla klinik deneme aşamasındadır ve off-target etkiyi dramatik biçimde azaltır. A, C, D ve E seçenekleri kısmen doğru önlemler içerse de hiçbiri klinik uygulamaya yakınlık ve off-target azaltma etkinliği açısından B seçeneğiyle yarışamaz. Prime editing, Cas9 türevli bir enzim, ters transkriptaz ve prime editing guide RNA kombinasyonu kullanarak DNA'yı doğrudan düzeltir.
5. James Webb Uzay Teleskobu'nun (JWST) Hubble'a kıyasla en temel teknik üstünlüğü olan 'kızılötesi gözlem kapasitesi' hangi kozmolojik gözlem hedefiyle doğrudan ilişkilidir?
- A) Karanlık maddenin gravitasyonel mercek etkisinin miliarcsecond hassasiyetiyle ölçülmesi
- B) Yüksek kırmızıya kayma (high redshift) değerlerine sahip ilk nesil yıldız ve galaksilerin gözlemlenmesi ✓
- C) Güneş sistemi içindeki asteroidlerin yüzey bileşiminin analiz edilmesi
- D) Evrenin büyük patlama sonrası ilk 400.000 yılında oluşan kozmik mikrodalga arka plan radyasyonunun haritalanması
- E) Yakın yıldızlar etrafındaki gezegen atmosferlerinde oksijen gazının doğrudan tespiti
JWST'nin kızılötesi gözlem kapasitesinin en kritik hedefi, evrenin ilk birkaç yüz milyon yılında oluşan ilk nesil (Popülasyon III) yıldızlar ve galaksilerdir. Evrenin genişlemesi bu nesnelerden gelen ışığı kızılötesi bantlara kaydırmaktadır (kırmızıya kayma, z>10). Hubble'ın optik/yakın-UV kapasitesi bu nesneleri gözlemleyemezken JWST'nin 0.6-28 mikrometre aralığındaki hassasiyeti bu kaymayı telafi eder. Kozmik mikrodalga arka plan radyasyonu (CMB) ise JWST değil, Planck ve benzeri mikrodalga teleskoplarının alanıdır; bu nedenle B yanlıştır. D seçeneğindeki oksijen tespiti prensipte mümkün olmakla birlikte JWST'nin temel tasarım hedefi değildir.
6. Türkiye'de 2018 yılında kurulan ve yapay zeka ile savunma teknolojileri geliştiren HAVELSAN'ın geliştirdiği otonom denizaltı projesi ile aşağıdaki doğru bilgi kombinasyonu hangisinde yer almaktadır?
- A) ULAQ – Deniz yüzeyi aracı; HAVELSAN değil, Meteksan ve ARES Tersanesi iş birliğiyle geliştirilmiştir. ✓
- B) MÜREN – Tam otonom, insansız, silahlı denizaltı sınıfı; 2022'de göreve başlamıştır.
- C) MARLIN – NATO standartlarına uygun sualtı gözetleme aracı; HAVELSAN-Leonardo iş birliğinin ürünüdür.
- D) TORK – Otonom sualtı aracı; tamamen HAVELSAN iç kaynakları ile üretilmiş ve ihracat lisansı almıştır.
- E) ARMA – Hem kara hem de deniz ortamında faaliyet gösterebilen çift ortam insansız aracı projesidir.
ULAQ, Türkiye'nin ilk silahlı insansız deniz yüzeyi aracı (USV) olup Meteksan Savunma ve ARES Tersanesi iş birliğiyle geliştirilmiştir; HAVELSAN bu projenin ana yüklenicisi değildir. HAVELSAN daha çok yazılım, siber güvenlik ve komuta-kontrol sistemleri alanında faaliyet göstermektedir. MÜREN ise gerçek bir proje adı olmakla birlikte tam otonom silahlı denizaltı olarak tarif edilmesi yanlıştır. Bu soru, öğrencilerin savunma sanayii firmalarını ve projelerini birbirine karıştırmasına yönelik bir tuzak içermektedir. Doğru eşleştirme B seçeneğindedir.
7. mRNA aşı teknolojisinde lipid nanopartikül (LNP) taşıyıcı sisteminin kullanılmasının temel biyokimyasal gerekçesi nedir?
- A) Negatif yüklü ve enzimatik açıdan instabil mRNA'yı hücre zarından geçirerek sitozole ulaştırmak ✓
- B) mRNA'nın hücre içine alındıktan sonra ribozomlara ulaşmadan önce çekirdeğe girmesini sağlamak
- C) mRNA'yı vücutta depolayarak uzun süreli bağışıklık yanıtı oluşturacak yavaş salım sağlamak
- D) mRNA molekülünün bağışıklık sistemi tarafından antijen olarak tanınmasını engellemek
- E) mRNA'nın protein sentezi tamamlandıktan sonra genomik DNA'ya entegre olmasını kolaylaştırmak
mRNA molekülleri negatif yüklüdür ve hücre zarı da negatif yüklü olduğundan elektrostatik itme nedeniyle mRNA hücre içine girememektedir. Bunun yanı sıra mRNA, kanda ve hücre dışı ortamda bulunan RNaz enzimleri tarafından hızla parçalanmaktadır. Lipid nanopartiküller, iyonize edilebilir lipidler sayesinde mRNA'yı sararak hem negatif yükü nötralize eder hem de enzimatik bozunmadan korur, endozom kaçışını kolaylaştırarak mRNA'nın sitozoldeki ribozomlara ulaşmasını sağlar. B seçeneği yanlıştır çünkü mRNA çekirdeğe girmez; protein sentezi sitoplazmada gerçekleşir. D seçeneği retrovirüslere özgü bir mekanizmadır ve mRNA aşıları genomik DNA'ya entegre olmaz.
8. Türkiye'nin 2023 yılında uzaya fırlattığı IMECE uydusuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) IMECE projesi kapsamında Türkiye, uçuş modeli uydu üretim sürecinin tamamını yurt içinde gerçekleştirmiştir. ✓
- B) Uydu, SpaceX Falcon 9 roketi ile Vandenberg Uzay Üssü'nden fırlatılmıştır.
- C) IMECE'nin optik yük sistemi, 1 metre'nin altında çözünürlük sağlayarak alt-metre sınıfında görüntü üretebilmektedir.
- D) Uydu, yaklaşık 685 km yüksekliğindeki Güneş eş zamanlı yörüngede (SSO) faaliyet göstermektedir.
- E) IMECE, Türkiye'nin geliştirdiği ilk yerli gözlem uydusu unvanını taşımaktadır.
IMECE uydusu Nisan 2023'te SpaceX Falcon 9 roketi ile uzaya fırlatılmış ve 685 km SSO yörüngesinde görev yapmaktadır; alt-metre çözünürlüklü görüntü kapasitesine de sahiptir. Ancak E seçeneği sorgulanabilir bir iddiadır: IMECE'nin geliştirme sürecinde bazı kritik bileşenler (özellikle optik sistem) yurt dışından temin edilmiştir. Fakat asıl yanlış bilgi E seçeneğinde değil, genel kültür sınavı bağlamında A seçeneğinde aranmalıdır. IMECE, Türkiye'nin ilk 'yerli yüksek çözünürlüklü' gözlem uydusu olmakla birlikte daha önce BILSAT-1 ve RASAT gibi gözlem uyduları da üretilmiştir; dolayısıyla 'ilk yerli gözlem uydusu' tanımlaması hatalıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.
9. Yapay zekanın 'hallüsinasyon' (hallucination) problemi ile büyük dil modellerinin (LLM) 'bağlam penceresi' (context window) sınırlaması arasındaki ilişkiyi en doğru biçimde açıklayan ifade hangisidir?
- A) Bağlam penceresi sınırlaması, modelin daha önce işlediği verileri 'unutmasına' yol açmaz; hallüsinasyon ise modelin parametrik bilgisinin yetersizliğinden bağımsız biçimde ortaya çıkar.
- B) İki kavram birbiriyle doğrudan ilişkisizdir; hallüsinasyon yalnızca yetersiz eğitim veri setinden kaynaklanırken bağlam penceresi yalnızca bellek yönetimiyle ilgilidir.
- C) Hallüsinasyon, modelin bağlam penceresindeki bilgileri yanlış önceliklendirmesinden kaynaklanan bir dikkat (attention) mekanizması hatasıdır ve pencere boyutu ile doğrudan ilişkilidir.
- D) Hallüsinasyon temelde modelin eğitim verilerindeki örüntülerden istatistiksel çıkarım yapmasından kaynaklanır ve bağlam penceresi sınırı bu sorunu ağırlaştırabilir ancak tek başına nedeni değildir. ✓
- E) Bağlam penceresi genişledikçe modelin işleyebileceği bilgi artar; bu durum hallüsinasyon oranını doğrusal olarak azaltır.
LLM hallüsinasyonunun temel nedeni, modelin istatistiksel örüntü eşleştirme yaparak olgusal doğruluğu garanti etmeden 'olası' bir çıktı üretmesidir. Bu sorun eğitim verisi kalitesi, parametrik bilgi sınırları ve bağlam penceresinin yetersizliğinin birlikte etkisiyle ortaya çıkar. A seçeneği 'doğrusal azalma' iddiasıyla yanlıştır; uzun bağlam pencereleri 'kayıp ortasında (lost in the middle)' sorununu tetikleyebilir. B seçeneği dikkat mekanizmasını tek neden olarak gösterdiği için indirgemeci ve yanlıştır. C seçeneği iki kavramı yapay biçimde birbirinden koparır. E seçeneği ise ilişkisizlik iddiasıyla yanlıştır. Doğru şık D'dir çünkü hem temel nedeni (istatistiksel çıkarım) hem de bağlam penceresinin ağırlaştırıcı rolünü dengeli biçimde ifade eder.
10. Nükleer füzyon reaktörlerinde 'Lawson kriteri' kavramı aşağıdakilerden hangisini tanımlar?
- A) Plazma sıcaklığı, yoğunluğu ve hapsolma süresinin çarpımına dayanan ve net enerji kazancı için gerekli minimum eşiği ✓
- B) Reaktörün kritik kütleye ulaşması için gerekli minimum fisyon nötron çarpışma sayısını
- C) Füzyon reaktörünün ticari uygulamaya geçebilmesi için Q faktörünün aşması gereken minimum değeri
- D) Tokamak tasarımında manyetik alan şiddetinin plazma basıncına oranını ifade eden beta parametresini
- E) Deuteryum-Trityum reaksiyonunda açığa çıkan nötronların reaktör duvarı malzemeleriyle etkileşim enerjisini
Lawson kriteri, John D. Lawson tarafından 1955'te formüle edilen ve füzyon reaktöründe net enerji kazancı elde edebilmek için plazma yoğunluğu (n), enerji hapsolma süresi (τ) ve plazma sıcaklığı (T) ürününün (n·τ·T üçlü çarpımı) belirli bir eşiği aşması gerektiğini belirleyen kriterdir. Bu kriter fisyon ile değil füzyon ile ilgilidir; dolayısıyla A seçeneği kavramı yanlış alana uygulamaktadır. C seçeneğindeki beta parametresi ayrı bir kavramdır. D seçeneğindeki Q faktörü Lawson kriterinden türetilebilir ancak Lawson kriterinin kendisi değildir. E seçeneği ise nötronik bir kavramı tanımlamaktadır.
11. Türkiye'de geliştirilen Bayraktar TB2 insansız hava aracının uluslararası arenada stratejik dönüşüme yol açtığı savunulan 'drone warfare' paradigmasında TB2'nin teknolojik açıdan asimetrik avantajı aşağıdakilerden hangisiyle en doğru biçimde açıklanır?
- A) Deniz, kara ve hava platformlarından eş zamanlı koordineli operasyon yürütebilen sürü zekası (swarm intelligence) mimarisine sahip olması
- B) Düşük temin maliyeti ile nispi etkinliğinin birleşimi sonucu fiyat-performans asimetrisinin klasik hava savunma sistemlerini ekonomik olarak zorlayan bir denklem oluşturması ✓
- C) Yapay zeka destekli tam otonom karar verme sistemi sayesinde insan operatörden bağımsız saldırı planlayabilmesi
- D) Hipersonik hıza ulaşabilen motorları sayesinde kısa sürede geniş coğrafyaları tarayabilmesi
- E) Radar kesit alanı (RCS) teknolojisi bakımından 5. nesil savaş uçaklarıyla kıyaslanabilir gizlilik kapasitesine sahip olması
Bayraktar TB2'nin stratejik önemi, yüksek teknoloji gerektiren hipersonik hız, tam otonomi veya radar gizliliğinden değil; görece düşük birim maliyeti (yaklaşık 5-6 milyon dolar), yerel üretim imkânı ve çatışmalarda gösterdiği operasyonel etkinliğin birleşiminden kaynaklanmaktadır. Bu durum, Patriot gibi pahalı hava savunma sistemlerine sahip aktörleri maliyetli bir angajman döngüsüne sokmaktadır: Düşük maliyetli bir hedefi imha etmek için yüksek maliyetli füze kullanmak zorunda kalan savunma tarafı ekonomik açıdan dezavantajlı konuma düşer. TB2, tam otonom değildir (C yanlış); hipersonik değildir (A yanlış); gelişmiş gizlilik teknolojisine sahip değildir (D yanlış); standart sürü zekası mimarisine sahip bir sistem olarak tanımlanmamaktadır (E yanlış).
12. Epigenetik kalıtım mekanizmaları açısından 'DNA metilasyonu' ile 'histon modifikasyonu'nu karşılaştıran aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) DNA metilasyonu ağırlıklı olarak CpG adacıklarında sitozin bazını etkiler ve promotör metilasyonu gen susturmayla ilişkilendirilirken histon asetilasyonu genellikle gen aktivasyonunu kolaylaştırır. ✓
- B) Epigenetik değişiklikler yalnızca somatik hücrelerde kalıtılabilir; üreme hücreleri her nesilde epigenetik sıfırlamaya tabi tutulduğundan kuşaklar arası epigenetik kalıtım mümkün değildir.
- C) Her iki mekanizma da DNA baz dizisini değiştirmeksizin gen ifadesini düzenler; ancak DNA metilasyonu ağırlıklı olarak promotör bölgelerinde gen aktivasyonunu artırırken histon asetilasyonu geni susturur.
- D) DNA metilasyonu kalıcı ve geri dönüşümsüz bir gen susturma mekanizmasıyken histon modifikasyonları dinamik ve geri dönüşümlüdür.
- E) DNA metilasyonu ve histon deasetilasyonu zıt etkilere sahip mekanizmalardır; biri geni aktifleştirirken diğeri susturduğundan birbirini dengeler.
C seçeneği doğrudur. DNA metilasyonu, sitozin bazının 5. konumuna metil grubu eklenmesiyle gerçekleşir ve CpG dinükleotid bölgelerinde yoğunlaşır; promotör bölgelerindeki CpG metilasyonu transkripsiyon faktörlerinin bağlanmasını engelleyerek genin susturulmasına (silencing) yol açar. Histon asetilasyonu ise lizin kalıntılarından pozitif yükü nötralize ederek kromatini gevşetir (ökromatin) ve transkripsiyon artışına neden olur. A seçeneği yanlıştır çünkü DNA metilasyonu da geri dönüşümlüdür (TET enzimleri metilasyonu giderir). B seçeneği aktivasyon/susturma ilişkisini tersine çevirdiği için yanlıştır. D seçeneği yanlıştır; kuşaklar arası epigenetik kalıtım belgelenmiştir. E seçeneği yanlış çünkü deasetilasyon da genellikle susturmayı destekler.
13. Türkiye'nin ilk insanlı uzay uçuşu kapsamında gerçekleştirilen Ax-3 misyonu hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Misyon süresince Türkiye'nin yerli ilaç ve biyoteknoloji deneyleri yerine yalnızca uluslararası standart fizik deneyleri yürütülmüştür.
- B) Türk astronot, ISS'teki ilk uzay yürüyüşünü (EVA) gerçekleştirerek Türkiye adına bu rekorunu tescil ettirmiştir.
- C) Ax-3, ISS tarihinde ilk kez tamamen özel sektör astronotlarından oluşan bir ekiple gerçekleştirilen uzay istasyonu misyonudur.
- D) Ax-3 misyonu Axiom Space şirketi tarafından organize edilmiş olup SpaceX Dragon kapsülüyle ISS'e ulaşılmıştır; Türk astronot Alper Gezeravcı da bu misyondaki görevlilerden biriydi. ✓
- E) Misyon, Türkiye Uzay Ajansı ile Roscosmos arasında imzalanan ikili anlaşma çerçevesinde Soyuz kapsülüyle gerçekleştirilmiştir.
Ax-3 misyonu, Axiom Space koordinasyonunda Ocak-Şubat 2024'te gerçekleşmiş; SpaceX Dragon kapsülü kullanılmış ve Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı (Türk Hava Kuvvetleri emekli pilotu) da mürettebat arasında yer almıştır. Bu nedenle B seçeneği doğrudur. A seçeneği yanlıştır; Soyuz değil Dragon kullanılmıştır. C seçeneği yanlıştır; misyon kapsamında uzay yürüyüşü gerçekleştirilmemiştir. D seçeneği yanlıştır; Türkiye'nin belirlediği bilimsel deneyler (tarım, biyoteknoloji, malzeme bilimi alanlarında) yürütülmüştür. E seçeneği yanlıştır; Ax-3, tamamen özel astronotlardan oluşan dördüncü Axiom misyonudur; 'ISS tarihindeki ilk' tanımı doğru değildir.
14. Büyük dil modellerinde 'Retrieval-Augmented Generation (RAG)' mimarisinin standart 'ince ayar' (fine-tuning) yöntemine kıyasla temel avantajı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) RAG, modele yeni dil anlama kapasitesi kazandırırken fine-tuning yalnızca var olan kapasitelerin belirli alanlara yönlendirilmesini sağlar.
- B) Fine-tuning yalnızca sınıflandırma görevlerinde uygulanabilirken RAG her tür dil üretimi görevine entegre edilebilir.
- C) RAG mimarisi, vektör veritabanı yerine ilişkisel SQL veritabanlarına yapılan sorgular aracılığıyla çalıştığından kurumsal ortamlarda entegrasyonu daha kolaydır.
- D) RAG, modelin parametrelerini güncelleyerek bilgiyi kalıcı biçimde içselleştirdiğinden fine-tuning'e kıyasla daha sağlam bir bilgi tabanı oluşturur.
- E) RAG, model parametrelerini değiştirmeden harici bilgi tabanlarına dinamik sorgu atarak güncel ve doğrulanabilir bilgiye erişim sağlar; bu özellik halüsinasyon oranını ve bilgi kesilmesi sorununu azaltır. ✓
RAG (Erişim Artırmalı Üretim) mimarisinin temel avantajı, model ağırlıklarını güncellemeksizin çıkarım anında harici bir bilgi deposuna (genellikle vektör veritabanı) sorgu atarak güncel, doğrulanabilir ve alan spesifik bilgiye erişmesidir. Bu sayede eğitim verisi kesim tarihi (knowledge cutoff) sorunu aşılır ve kaynaklar doğrudan atıflandırılabilir. A seçeneği yanlıştır çünkü RAG model parametrelerini değiştirmez; bu, fine-tuning'in tanımıdır. C seçeneği yanlıştır; fine-tuning sınıflandırmayla sınırlı değildir. D seçeneği yanlıştır; RAG ağırlıklı olarak vektör arama (semantic search) üzerine kurulur, ilişkisel veritabanı zorunluluk değildir. E seçeneği yanlıştır; RAG yeni dil kapasitesi kazandırmaz, bilgi erişimini genişletir.
15. Aşağıdaki teknolojik gelişmeler kronolojik sıraya konulduğunda doğru sıralama hangisinde verilmiştir? I. İlk ticari 5G şebekesinin Güney Kore'de faaliyete geçmesi II. AlphaFold 2'nin protein katlama problemini çözüme kavuşturduğunun duyurulması III. ChatGPT'nin kamuoyuna açık beta sürümünün yayınlanması IV. CRISPR-Cas9'un insan embriyosuna ilk kez uygulandığının bilimsel camiaya açıklanması
- A) II – I – IV – III
- B) IV – II – I – III
- C) I – IV – II – III
- D) I – II – IV – III
- E) IV – I – II – III ✓
Doğru kronoloji şöyledir: IV. CRISPR-Cas9'un insan embriyosuna uygulanması: He Jiankui'nin tartışmalı deneyi Kasım 2018'de duyurulmuştur. I. İlk ticari 5G şebekesi: Güney Kore'de Nisan 2019'da faaliyete girmiştir. II. AlphaFold 2: DeepMind'ın CASP14 yarışmasındaki başarısı Kasım 2020'de duyurulmuştur. III. ChatGPT beta: OpenAI tarafından Kasım 2022'de yayınlanmıştır. Bu sıralama IV – I – II – III olup doğru cevap A seçeneğidir. B seçeneği 5G'yi CRISPR'dan önce gösterdiği için yanlıştır. C ve diğer seçenekler ise AlphaFold ve 5G'nin sırasını değiştirdiğinden hatalıdır.
16. Türkiye'nin 2023 yılında uzaya fırlattığı ilk yerli ve milli haberleşme uydusu olan TÜRKSAT 5B'nin ardından 2024 yılında gerçekleştirilen TÜRKSAT 6A misyonunun en temel farkını ve bu farkın Türkiye'nin uzay sanayii açısından ifade ettiği stratejik önemi değerlendiren aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) TÜRKSAT 6A, Türkiye'nin tamamen yerli imkânlarla tasarlayıp ürettiği ilk haberleşme uydusu olup bu durum dışa bağımlılığı azaltma hedefi açısından kritik bir eşik teşkil etmektedir. ✓
- B) TÜRKSAT 5B tamamen yerli üretimdir; TÜRKSAT 6A ise yabancı iş birliğiyle üretilmiştir, bu durum bağımlılığı artırmıştır.
- C) TÜRKSAT 6A, askeri amaçlı ilk yerli uydu olup sivil haberleşme misyonu taşımamaktadır.
- D) TÜRKSAT 6A, Airbus tarafından üretilmiş olup TÜRKSAT 5B'den farkı yalnızca kapsama alanının genişliğidir.
- E) Her iki uydu da SpaceX Falcon 9 roketi ile fırlatılmış olduğundan aralarında stratejik bir fark bulunmamaktadır.
TÜRKSAT 6A, Türkiye'nin TUSAŞ (Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş.) tarafından tasarlanıp üretilen ilk yerli ve milli haberleşme uydusudur. 2024 yılında SpaceX Falcon 9 roketi ile fırlatılmıştır. TÜRKSAT 5A ve 5B Airbus Defence & Space tarafından üretilmişti; dolayısıyla 6A bu anlamda dışa bağımlılığı azaltan stratejik bir milattır. Diğer şıklar ya ters olgular içermekte ya da yanlış nitelendirme yapmaktadır.
17. Yapay zekanın büyük dil modellerinde (LLM) ortaya çıkan 'hallüsinasyon' problemi, aşağıdaki hangi teknik olguyla en doğrudan ilişkilidir?
- A) Modelin kullanıcının duygusal durumunu yanlış yorumlaması sonucu tutarsız yanıt vermesi
- B) Grafik işlemcilerinin (GPU) hesaplama kapasitesinin yetersiz kalması nedeniyle yanıtların kısalması
- C) Modelin internet bağlantısı olmadığında güncel verilere ulaşamaması
- D) Modelin olasılıksal token tahminine dayalı çalışması sonucunda doğruluğu denetlemeksizin tutarlı görünen ama yanlış içerik üretmesi ✓
- E) Modelin eğitim verisinin yetersiz olması nedeniyle bazı dilleri tanıyamaması
LLM'ler bir sonraki token'ı en yüksek olasılıkla tahmin eden istatistiksel modellerdir. Bu yapı, modelin 'gerçeği kontrol etme' mekanizmasından yoksun biçimde gramatik ve semantik açıdan tutarlı, ancak olgusal açıdan yanlış çıktılar üretmesine yol açar; buna hallüsinasyon denir. Diğer seçenekler ya farklı problemleri (bant genişliği, dil çeşitliliği) ya da gerçek dışı teknik açıklamaları tanımlamaktadır.
18. Kuantum hesaplamada 'kuantum üstünlüğü' (quantum supremacy/advantage) kavramı ile klasik hesaplamanın sınırları arasındaki ilişkiyi inceleyen bir araştırmacı, aşağıdaki hangi çıkarımı yaparsa bilimsel açıdan hatalı bir değerlendirme yapmış olur?
- A) Kuantum bilgisayarlar, hata düzeltme sorunu tamamen çözüldüğünden artık kırılgan kubitler yerine mükemmel kararlı sistemlerle çalışmaktadır. ✓
- B) Kuantum üstünlüğü, yalnızca belirli problem sınıflarında geçerlidir; tüm hesaplamalarda klasik bilgisayarların yerini almaz.
- C) Shor algoritması, kuantum hesaplamanın büyük asal çarpanlara ayırma problemini klasik algoritmalardan çok daha verimli çözebileceğini teorik olarak göstermektedir.
- D) Google'ın 2019'da duyurduğu kuantum üstünlüğü iddiası, IBM tarafından klasik süperbilgisayarların benzer sürede aynı hesaplamayı yapabileceği gerekçesiyle tartışmaya açılmıştır.
- E) Süperpozisyon ve dolanıklık prensipleri, kuantum bilgisayarların bazı optimizasyon problemlerini üstel hız farkıyla çözmesine olanak tanır.
Kuantum hata düzeltme, 2024 itibarıyla hâlâ çözüm aranan aktif bir araştırma alanıdır. Kubitler termal gürültü, elektromanyetik parazit gibi çevre etkileşimleri nedeniyle son derece kırılgandır (decoherence). Google, IBM ve diğer şirketlerin kuantum hata düzeltme üzerine yayımladığı makaleler, sorunun kesinlikle çözülmediğini ortaya koymaktadır. Diğer şıklar bilimsel literatürle uyumlu doğru ifadeler içermektedir.
19. Aşağıda verilen biyoteknoloji gelişmeleri ve bunlara yönelik değerlendirmeler incelendiğinde hangisi bilimsel açıdan tutarsız bir çıkarım içermektedir?
- A) CRISPR-Cas9 teknolojisi, genomun belirli bölgelerini kesip düzenlemeye olanak tanır; ancak hedef dışı (off-target) kesim riski etik ve güvenlik tartışmalarını sürdürmektedir.
- B) Baz düzenleme (base editing) yöntemi, çift zincir DNA kırığı oluşturmaksızın tek nükleotid değişikliği yapılmasına imkân tanır.
- C) mRNA aşı teknolojisi, konakçı hücreyi antijen üretimine yönlendirdiğinden kalıcı genetik değişikliğe yol açmaz; mRNA molekülü hızla parçalanır.
- D) Sentetik biyoloji kapsamında geliştirilen minimal genomlu bakteriler, yalnızca temel yaşam fonksiyonlarına odaklanan basitleştirilmiş hücresel sistemleri temsil eder.
- E) CRISPR tedavileriyle herhangi bir somatik hücre dizisinde yapılan düzenleme, üreme hücrelerini etkilemeksizin bir sonraki nesle aktarılabilir. ✓
Somatik (beden) hücrelerinde yapılan genetik düzenlemeler kalıtsal değildir; üreme hücrelerini (germ line) etkilemediği sürece bir sonraki nesle aktarılamaz. Bu iki kavramın karıştırılması temel bir biyoloji hatasıdır. Germinatif hücrelerde yapılan düzenlemeler ise etik açıdan son derece tartışmalıdır ve pek çok ülkede yasaklanmıştır. Diğer seçenekler doğru bilimsel ifadeler içermektedir.
20. Türkiye Uzay Ajansı (TUA) tarafından kamuoyuyla paylaşılan Ulusal Uzay Programı'nın 2033 hedefleri arasında Ay'a 'hard landing' (sert iniş) ve ardından 'soft landing' (yumuşak iniş) gerçekleştirmek yer almaktadır. Bu iki iniş türü arasındaki temel fark ve yazılım/mühendislik açısından gerektirdiği zorluk düzeyi aşağıdakilerden hangisinde doğru şekilde ilişkilendirilmiştir?
- A) Her iki iniş türü de aynı mühendislik altyapısını gerektirir; aralarındaki fark yalnızca hız vektörünün büyüklüğüdür.
- B) Hard landing sırasında araçta hiçbir elektronik sistem çalışmaz; tüm veriler iniş öncesinde iletilmek zorundadır.
- C) Hard landing, aracın hayatta kalma zorunluluğu olmaksızın düşük maliyetle yüzey verisi toplamasına olanak tanırken soft landing, araç bütünlüğünü koruyacak hassas itki kontrolü ve otonom rehberlik sistemleri gerektirdiğinden mühendislik açısından çok daha karmaşıktır. ✓
- D) Soft landing teknolojisi, hard landing'den daha az yakıt tükettiği için tercih edilmektedir; TUA bu nedenle doğrudan soft landing hedefi belirlemiştir.
- E) Hard landing daha güvenlidir çünkü uzay aracı yüzeye kontrollü biçimde çarpar; soft landing ise roket yakıtı gerektirmez.
Hard landing, uzay aracının yüzeye kontrollü olmayan ya da çarpma toleransı yüksek biçimde indirilmesidir; araç bu süreçte hayatta kalmaz. Bilimsel amaçla yüzeye çarpma verisi toplanabilir (örneğin sismik deney). Soft landing ise aracın bütünlüğünü koruması, yakıt tüketiminin hassas hesaplanması, otonom navigasyon ve son anda retro-roket ateşlemesi gibi ileri mühendislik kapasitesi gerektiren çok daha zor bir süreçtir. TUA'nın aşamalı hedef koyması bu mühendislik gerçekliğini yansıtmaktadır.
21. 5G teknolojisinin sağlık etkileri üzerine çeşitli iddialar gündeme gelmektedir. Aşağıdaki ifadelerden hangisi, radyasyon fiziği ve biyoloji bilgisiyle değerlendirildiğinde bilimsel açıdan savunulamaz bir önerme içermektedir?
- A) 5G sinyalleri, COVID-19 virüsünü aktive etmek ya da çoğaltmak için kullanılabilir çünkü her ikisi de aynı frekans bandında titreşir. ✓
- B) 5G baz istasyonlarından yayılan elektromanyetik alanlar, mevcut uluslararası maruz kalma sınırları (ICNIRP) dahilinde tutulduğunda kanıtlanmış akut biyolojik hasar oluşturmaz.
- C) İyonlaştırıcı olmayan radyasyon, DNA'da doğrudan kovalent bağ kırılmasına neden olacak foton enerjisine sahip değildir.
- D) 5G'nin kullandığı milimetre dalgaları (mmWave), yüksek frekanslı olmakla birlikte iyonlaştırıcı olmayan radyasyon kategorisinde yer alır.
- E) Yüksek güçlü mmWave radyasyonu, termal etki yoluyla deri yüzeyinde ısınmaya neden olabilir; bu nedenle maruz kalma sınırlarının termal etkiler temel alınarak belirlenmesi bilimsel bir yaklaşımdır.
5G sinyalleri ile SARS-CoV-2 virüsü arasında herhangi bir fiziksel veya biyolojik etkileşim ilişkisi yoktur. Virüsler canlı organizmalar tarafından üretilen biyolojik yapılardır; elektromanyetik sinyaller tarafından 'aktive' edilemez ya da çoğaltılamaz. Bu iddia, pandemi döneminde yayılan ve WHO ve diğer bilim kurumlarınca defalarca çürütülen bir komplo teorisidir. Diğer seçenekler radyasyon fiziğiyle örtüşen doğru ifadeler içermektedir.
22. Türkiye'nin yerli muharip insansız hava aracı KIZILELMA'nın BAYRAKTAR TB2 ve AKINCI ile karşılaştırılmasında aşağıdaki hangi teknik/stratejik değerlendirme yanlıştır?
- A) TB2'nin Ukrayna-Rusya çatışmasındaki kullanımı, İHA'ların geleneksel hava savunma sistemleri karşısındaki etkinliğini ve bu sistemlere yönelik karşı tedbir geliştirilmesi gerekliliğini uluslararası kamuoyunun gündemine taşımıştır.
- B) KIZILELMA, jet motoruyla çalışan ve yüksek hız rejimine sahip muharip bir İHA olup TB2 ve AKINCI'dan farklı bir operasyonel niş hedeflemektedir.
- C) AKINCI, çift turboprop motorlu yapısıyla yüksek irtifada uzun süre havada kalabilme (MALE kategorisi) kapasitesine sahiptir.
- D) KIZILELMA, insansız muharip hava araçları (UCAV) kategorisinde değerlendirilmekte ve gelecekte otonom hava muharebesine yönelik altyapı sunması beklenmektedir.
- E) TB2, asimetrik çatışmalarda kanıtlanmış düşük maliyetli taktik İHA konseptini temsil etmekte olup uydu veri bağlantısı sayesinde kıtalararası görev icra edebilmektedir. ✓
TB2, taktik menzil ve operasyonel bağlantı kapasitesi açısından kıtalararası görev icra edecek şekilde tasarlanmamıştır. Uydu veri bağlantısı (SATCOM) entegrasyonu TB2'de sınırlı düzeyde bulunmakla birlikte bu kapasite ağırlıklı olarak AKINCI platformunda geliştirilmiştir. 'Kıtalararası görev' ifadesi TB2 için teknik açıdan abartılı ve yanıltıcıdır. Diğer şıklar teknik literatürle uyumludur.
23. Nöromorfik hesaplama mimarisinin, von Neumann mimarisine dayalı klasik işlemcilere kıyasla enerji verimliliği açısından sunduğu teorik üstünlüğün temel kaynağı nedir?
- A) Nöromorfik çiplerin daha yüksek saat frekansında çalışması, daha fazla işlemi kısa sürede tamamlamasını sağlar.
- B) Nöromorfik çiplerin silikon yerine biyolojik nöronlardan üretilmesi, enerji tüketimini minimize eder.
- C) Bellek ve işlemcinin fiziksel olarak ayrılması yerine, hesaplamanın dağıtık ve olay güdümlü (spike-based) sinaptik yapılarda gerçekleşmesi; böylece von Neumann darboğazı ve sürekli saat döngüsü enerjisi ortadan kalkar. ✓
- D) Klasik işlemcilerin grafik hesaplamalar için optimize edilmesi, nöromorfik çiplerin görece daha az enerji harcamasının temel nedenidir.
- E) Nöromorfik mimaride paralel işlem birimi sayısı klasik CPU'dan az olduğundan toplam güç tüketimi doğal olarak düşüktür.
Von Neumann mimarisinde bellek ve işlemci ayrı birimlerde yer aldığından aralarındaki sürekli veri transferi (von Neumann darboğazı) ciddi enerji maliyeti doğurur ve saat döngüsü tabanlı çalışma sürekli güç tüketimi anlamına gelir. Nöromorfik mimaride ise hesaplama, biyolojik sinir sistemini taklit eden dağıtık, asenkron ve olay güdümlü (sadece 'spike' olduğunda enerji harcayan) bir yapıyla gerçekleşir. Intel'in Loihi 2 ve IBM'in TrueNorth çipleri bu prensibin donanım örnekleridir.
24. Türkiye'nin ASELSAN tarafından geliştirilen yerli elektronik harp sistemleri ve savunma elektroniği kapasitesi değerlendirildiğinde, aşağıdaki hangi çıkarım stratejik bağımsızlık perspektifinden en isabetli analizi yansıtmaktadır?
- A) ASELSAN'ın ihracat başarıları, yerli sistemlerin yalnızca gelişmekte olan ülkeler tarafından tercih edildiğini göstermekte olup NATO standartlarını karşılayamamaktadır.
- B) Yerli savunma sanayii yatırımlarının stratejik önemi, yalnızca aktif çatışma dönemlerinde ortaya çıkmakta; barış dönemlerinde ekonomik yük oluşturmaktadır.
- C) Savunma sanayiinde elektronik harp yeteneği, dışa bağımlılığı azaltmanın yanı sıra olası ambargo veya ihracat kısıtlamalarında operasyonel sürekliliği güvence altına alması bakımından stratejik bir kritik bağımlılık noktasını ortadan kaldırır. ✓
- D) Elektronik harp sistemleri yalnızca ofansif amaçlarla kullanıldığından NATO üyeliğiyle çelişen bir kapasite oluşturmaktadır.
- E) Yerli elektronik harp sistemleri, yalnızca maliyet avantajı sağladığı için tercih edilmekte; teknik performans bakımından ithal sistemlerin gerisinde kalmaktadır.
Savunma sanayiinde kritik bağımlılık noktaları (single points of failure), olası ambargo, siyasi baskı ya da tedarik zinciri krizlerinde operasyonel kapasiteyi doğrudan tehdit eder. Elektronik harp sistemleri bu kritik kategoridedir. Yerli üretim bu riski ortadan kaldırarak stratejik özerkliği güçlendirir. ASELSAN, NATO ve Orta Doğu başta olmak üzere çok sayıda ülkeye ihracat yapmaktadır; seçenek E bu nedenle yanlıştır. Diğer şıklar ya teknik açıdan hatalı ya da analitik açıdan eksiktir.
25. Webb Uzay Teleskobu (JWST) ile Hubble Uzay Teleskobu arasındaki en belirleyici teknik fark, aşağıdaki hangi değerlendirmede doğru biçimde bütünleştirilmiştir?
- A) JWST, Hubble'ın gözlemleyemediği radyo dalgalarını algılamak için tasarlanmıştır; bu durum onu radyo teleskoplarının uzay versiyonu yapmaktadır.
- B) JWST yalnızca yakın galaksileri inceler; Hubble ise evrenin tamamını gözlemleyebilir.
- C) JWST daha büyük bir aynaya sahip olmakla birlikte Hubble'dan daha az hassastır çünkü kızılötesi dedektörler daha az gelişmiştir.
- D) JWST, ağırlıklı olarak kızılötesi dalga boylarında gözlem yapacak şekilde tasarlanmış olup bu sayede evrenin erken dönemlerine ait kozmolojik kırmızıya kayma nedeniyle uzak-kızılötesi'ne taşınmış fotonları ve yıldız oluşum bölgelerindeki toz perdelerini görebilir; Hubble ise ağırlıklı olarak görünür ve morötesi ışıkta çalışır. ✓
- E) Her iki teleskop da aynı dalga boyu aralığında çalışmakta; farkı yalnızca JWST'nin Ay yörüngesinde konuşlanmış olması oluşturmaktadır.
JWST'nin 6,5 metrelik birincil aynası ve altın kaplamalı berilyum segmentleri, kızılötesi optimizasyonu için tasarlanmıştır. Uzak galaksilerden gelen ışık, genişleyen evren nedeniyle kırmızıya kayar (redshift) ve kızılötesine taşınır. JWST bu ışığı algılayarak Big Bang'den yaklaşık 300 milyon yıl sonrasına ait galaksileri görüntüleyebilmektedir. L2 Lagrange noktasında konuşlanmıştır (Ay yörüngesi değil). Radyo dalgalarıyla ilgisi yoktur. Hubble ağırlıklı olarak görünür ve UV ışıkta çalışır.