menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Altın Test 20

Altın Test 20

Soru 1 / 20

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “çok kızıp öfkeli davranışlarda bulunmak” anlamında bir deyim kullanılmıştır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “çok kızıp öfkeli davranışlarda bulunmak” anlamında bir deyim kullanılmıştır?

    • A) İşler yolunda gitmeyince önüne gelene ateş püskürdü.
    • B) Neden bu kadar acelecisin, ateş almaya mı geldin?
    • C) Seni uyarmalıyım, yine ateşle oynuyorsun.
    • D) Ateşi çıkınca bir ilaç alıp yatağına yattı.
    • E) Topladığı çöpleri bir yere yığıp ateşe verdi.

    E seçeneğinde geçen 'ateş püskürmek' deyimi, bir kişinin aşırı derecede kızıp çok öfkeli ve sert sözler/tavırlar sergilemesi anlamına gelir. Diğer seçeneklerdeki 'ateşle oynamak', 'ateş almaya gelmek' gibi deyimlerin anlamları farklıdır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  2. 2. Hırs, bir geminin yelkenini şişiren rüzgara benzer; çoğu gemiyi batırır, azı da gemiyi olduğu yerde tutar. (Voltaire) Bu özdeyişte aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?

    • A) İsteksizlik
    • B) Ölçü
    • C) Cesaret
    • D) Azim
    • E) Çaba

    Voltaire'in özdeyişinde hırsın fazlasının ('çoğu') gemiyi batıracağı, azının ise gemiyi durduracağı belirtilerek her iki aşırı ucun da olumsuz sonuçlar doğuracağına dikkat çekilmiştir. Buradan hareketle hırsta dengeli olmanın, yani 'ölçü'nün önemi vurgulanmaktadır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  3. 3. Sanatçı, anlatma işini sanatın genel kurallarına uygun olarak gerçekleştirir. Herhangi bir sohbette laklak etmediğini, bir an bile aklından çıkarmaz. Bazen sıradan bir sohbeti, iki insanın arkadaşlığını bile, öylesine anlatır ki sanatçı kişiliğinin özgün damgasını hemen fark ederiz. Aslında konuşma, sıradan bir konuşmadır; yani o bunu dedi şu bunu dedi meselesi. Fakat sanatçı sözleri o biçimde sıralamış, o biçimde düzenlemiştir ki ortaya çıkan eser, estetik bir düzleme çıkabilmiştir. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?

    • A) Bir eserin sanat eseri sayılması için sıradan insanın hayatından kesitleri sunması gerekir.
    • B) Sıradan bir konuşmayı sanat eseri düzeyine yükseltmek yetenekli sanatçılara özgüdür.
    • C) Sanatın genel yasaları dışına çıkan sanatçılar eleştirmenlerin tepkileriyle karşılaşır.
    • D) Sanat eserinde estetik değerin yanında evrensel değerler de kendini hissettirir.
    • E) Sanatçının öznel ve estetik anlatımı, sıradan bir olayı bir sanat eseri hâline getirebilir.

    Parçada, bir sanatçının gündelik ve sıradan olayları (örneğin iki insanın konuşmasını) kendi öznel anlatımı ve estetik kurgusu sayesinde sıradanlıktan kurtarıp estetik bir düzleme (sanat eseri düzeyine) taşıdığı vurgulanmaktadır. Doğru cevap E seçeneğidir.

  4. 4. Yazarın son romanındaki en dikkat çekici yön, toplumsal yozlaşmayı mizahi bir bakış açısıyla ele almasıdır. Bu cümlenin nitelikleri aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

    • A) Olumsuz – kurallı – basit – fiil
    • B) Olumlu – devrik – birleşik – isim
    • C) Olumlu – kurallı – birleşik – isim
    • D) Olumlu – kurallı – sıralı – isim
    • E) Olumsuz – devrik – birleşik – isim

    Cümlenin yüklemi olan 'ele almasıdır' sözcüğü bir isim-fiildir, dolayısıyla yüklemin türüne göre bu bir isim cümlesidir. Yüklem sonda olduğu için kurallıdır. Cümle içinde eylem gerçekleştiği için olumludur. Ayrıca içinde fiilimsi ('yozlaşmayı', 'ele almasıdır') barındırdığı için yapıca girişik birleşik bir cümledir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  5. 5. Benim tablolarımın çok beğenilmesinin nedeni, bütün ressamların kullandığı renkleri benim çok iyi karıştırarak kendime özgü renkler oluşturmamdır. Resim sanatıyla ilgili olarak söylenen bu sözlerle, şiire ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisi arasında bir paralellik vardır?

    • A) Şiirin güzelliği, sözcüklerin birbiriyle uyumunda saklıdır.
    • B) Şiirin başarısı, sıradan sözcüklere kendince yüklediği farklı anlamlarla ortaya çıkar.
    • C) Bir dilin anlatım zenginliği şiirlere yansır.
    • D) Şiirin dili, günlük dile yaklaştıkça şiir değer kazanır.
    • E) Dil, şiirin en önemli unsuru olduğundan şiirde sözcükler, gelişigüzel kullanılmamalıdır.

    Ressamın herkesin kullandığı renkleri farklı biçimde karıştırarak özgünlük sağlaması, şairin sıradan sözcüklere kendince farklı anlamlar yüklemesine paraleldir.

  6. 6. Aşağıdaki atasözlerinden hangisinde zıt anlamlı sözcükler birlikte yer almıştır?

    • A) Dost ile ye, iç; alışveriş etme.
    • B) Az veren candan, çok veren maldan.
    • C) Bin bilsen de bir bilene danış.
    • D) İstediğini söyleyen, istemediğini işitir.
    • E) Danışan dağları aşmış, danışmayan yolu şaşmış.

    B seçeneğinde 'az' ve 'çok' sözcükleri karşıt anlamlıdır. Diğer seçeneklerde anlam ilişkisi bulunsa da bu kadar doğrudan bir zıtlık yoktur. Doğru cevap B seçeneğidir.

  7. 7. (I) Modern toplumlarda tür olarak tiyatrodan sonra sinema yaygınlaşmıştır. (II) Öyle ki çağdaş sanatın kollarından biride sinemadır. (III) Türk edebiyatında roman kendi gelişim çizgisini geç bulmuş ama hızla olgunlaşma fırsatı yakalamıştır. (IV) Bizde ise toplumsal koşulların olgunlaşması zaman aldığı için edebî türlerin gelişiminde gecikmeler yaşandığını görüyoruz. (V) Ancak belirli bir kültürel birikim seviyesine ulaşıldıktan sonra adımlar atılabilmiştir bu alanda. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde “de(da)” bağlacının yazımıyla ilgili _yanlışlık yapılmıştır_?

    • A) I
    • B) II
    • C) III
    • D) IV
    • E) V

    II. cümledeki 'kollarından biride' ifadesinde yer alan 'de' bağlaçtır ve kendinden önceki kelimeden ayrı yazılmalıdır ('biri de' şeklinde). Cümleye dâhil olan bağlacın kelimeye bitişik yazılması yazım yanlışına neden olmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.

  8. 8. Bursa Belediyesinin geçen sene tarihi dokuyu korumak adına şehirde yürüttüğü restorasyon çalışmaları oldukça başarılı olmuş. Bu cümlenin ögeleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

    • A) Özne - Yüklem
    • B) Özne - Zarf Tümleci - Yüklem
    • C) Nesne - Dolaylı Tümleç - Yüklem
    • D) Zarf Tümleci - Özne - Yüklem
    • E) Zarf Tümleci - Nesne - Yüklem

    Cümlenin ögeleri şu şekildedir: • Yüklem: 'başarılı olmuş' (birleşik fiil) • Özne (Başarılı olan ne?): 'Bursa Belediyesinin geçen sene tarihi dokuyu korumak adına şehirde yürüttüğü restorasyon çalışmaları' (özne grubu) • Zarf Tümleci (Ne kadar başarılı olmuş?): 'oldukça' (miktar zarfı) Dolayısıyla cümle Özne - Zarf Tümleci - Yüklem ögelerinden oluşmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?

    • A) Herhalde daha önemli işler bunun yapılmasını bu kadar geri bırakmış olmalı.
    • B) Ben, hem bizim köyden hem de komşu köylerden vilayete müracaat ettirdim.
    • C) Buraya tayinim çıktığından beri köyün bir yol sorunu var ki bunu kendime iş edindim.
    • D) İşin garibi, vilayet merkezini altmış kilometre uzaktaki demiryoluna bağlayan tek yol da bu!
    • E) Başka yol yok ve buna da yol demek için pek bol keseden atmak gerekir.

    B seçeneğindeki 'demiryolu' sözcüğü, yol ve ulaşımla ilgili kelime grupları ayrı yazılır kuralına göre TDK yazım kılavuzunda ayrı yazılmaktadır ('demir yolu'). Doğru cevap D seçeneğidir.

  10. 10. Parkta oturup kuşların ve çocukların cıvıltılarını dinledi; paslanmış spor aletlerinin, salıncakların gıcırtılarına harikulade bir orkestrayı dinlermiş gibi zevkle ve dikkatle kulak verdi. Top oynayan çocukların ağız dalaşlarını, coşkulu naralarını hatta kaleci çocuğun, topu yakaladığı andaki sevincini duyabiliyordu. Bir kedinin korkusunu anlayabiliyor; kendinden emin yetişkinleri istikrarlı topuklarından, gençleri adımlarındaki heyecanlarından, bir çocuğu sekerek yürüyüşünden gözleri kapalı ayırt edebiliyordu. Yağmurlu bir geceden sonra yaprakları hışırdatarak sürünen salyangozlara bile kulak vermeye karar vermişti. Her kelimenin kendine has ritmini hayal ediyor, bu ritimleri parmaklarıyla avuçlarına dokunarak “mors alfabesi” gibi ya da “aruz vezninin ahengi” gibi işliyordu. Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?

    • A) Varlıklar devinim hâlinde verilmiştir.
    • B) Öyküleyici anlatımdan yararlanılmıştır.
    • C) İşitme ve görme duyularıyla algılanabilecek ayrıntılar vardır.
    • D) Cümlelere kişisel yorum ve duygu katılmıştır.
    • E) Kişileştirmeye yer verilmiştir.

    Parçada kişi parkta dolaşır gibi aktarılmış, varlıklar hareket hâlinde verilmiş, işitme ve görme duyularına ait ayrıntılar kullanılmıştır. Kişisel yorum da vardır. Ancak belirgin bir kişileştirme yoktur. Doğru cevap E seçeneğidir.

  11. 11. I. Kendini gerçekleştirme kavramı; bireyin kendi içinde barındırdığı saklı potansiyeli harekete geçirmesi ve aktif, eylem odaklı bir özneye dönüşmesi olarak tanımlanır. II. Filozof Spinoza; bireyin ancak hür iradeye sahip olduğu nispette özgürleşebileceğini, bu iradenin ise kendini gerçekleştirme sürecinin ana şartı olduğunu savunur. Bu iki cümlede ifade edilenlerin anlamca doğru bir biçimde birleştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Kendini gerçekleştirmenin gerçekleşmesi için Spinoza'nın da vurguladığı üzere insanın hür olması gerekir zira hür birey, iradesi sayesinde saklı potansiyelini aktif eyleme dönüştürebilir.
    • B) Spinoza, insanın kendini var edebilmesi adına özgür iradenin şart olduğunu belirterek bireyin ancak bu şekilde bilmediği yönlerini keşfedip hayata geçireceğini iddia eder.
    • C) Hür iradesini kullanamayanların potansiyellerini ortaya koyamayacağını savunan Spinoza, böylece varoluşunu eylemlerle anlamlandırmanın zorunlu olduğunu gösterir.
    • D) Bütünsel gelişimini tamamlamış insanın kendini gerçekleştirdiği kabul edilir ki bu durum, Spinoza'ya göre karar alırken tamamen hür olmaya ve iradeli duruşa bağlıdır.
    • E) Spinoza'nın bireyin kendi doğasıyla tam bir uyum içinde yaşaması olarak açıkladığı kendini gerçekleştirme süreci, tamamen bağımsız iradenin varlığıyla mümkündür.

    Her iki cümle birleştirildiğinde; kendini gerçekleştirmenin ön koşulunun özgürlük ve irade olduğu, özgür olan bireyin de iradesi sayesinde kendi içindeki gizil güçleri (saklı potansiyeli) aktif eylemlere dökebileceği anlamı ortaya çıkar. A seçeneği bu iki cümlenin anlamını eksiksiz ve doğru şekilde birleştirmiştir. Dolayısıyla doğru cevap A seçeneğidir.

  12. 12. Edebiyat gibi kültür ve dil de bir ulusun tarihi ile yakından ilişkilidir. Bundan ötürü onları tarihsel süreç içinde değerlendirmeyenler bunun anlam ve önemini kavrayamazlar. Türkiye’de birtakım aydınların dil konusunda yanılmalarının temel sebebi budur. Yukarıdaki parçaya göre yazarın vurguladığı kavramlar nelerdir?

    • A) Edebiyat, tarih, kültür ve dil
    • B) Kültür, dil, aydınlar
    • C) Dilin anlamı, tarihi olaylar
    • D) Edebi eserlerle kültür unsurları
    • E) Ulusal tarih, millet ve dil

    Parçada, edebiyat, kültür ve dil unsurlarının bir milletin tarihiyle yakından ilişkili olduğu belirtilmiş ve bunları tarihsel çerçeveden bağımsız düşünen aydınların hataya düştüğü söylenmiştir. Dolayısıyla yazarın üzerinde durup birbiriyle ilişkilendirdiği temel kavramlar edebiyat, tarih, kültür ve dildir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük ötekilerden farklı bir yapım eki almıştır?

    • A) Apartmanın çöpünü her zaman _kapıcı_ atacaktı.
    • B) Arabası yolda kalan adam _tamirci_ arıyordu.
    • C) Bizim evde babam daima _yapıcı_ eleştiri yapıyor.
    • D) Yeni evimize cam taktırmak için _camcı_ arıyorum.
    • E) Askerdeki ağabeyim bu hafta _evci_ çıkacak.

    A, B, D ve E seçeneklerinde '-cı/-ci' eki meslek, uğraş veya ilgili kişi anlamı katar. C seçeneğindeki 'yapıcı' ise bir niteliği belirten sıfat olarak kullanılmıştır; bu yönüyle farklıdır.

  14. 14. Edebiyatımızın ve sinemamızın klasiklerinden olan 1975 yapımı Bizim Aile, onurlu bir hayat mücadelesini beyaz perdeye taşır. Paylaşmanın, sevginin ve zorluklar karşısında tek yürek olabilmenin yüceliğini gösterir. Filmde Yaşar Usta; emeğiyle geçinen, dik duruşlu bir baba karakteridir. Melek Hanım ise evlatlarını merhametle kucaklayan, bilge bir annedir. Çocuklar başlangıçta sorumlulukların tam bilincinde olmasalar da anne babalarına duydukları sarsılmaz inanç sayesinde olgunlaşırlar. Dayanışmayı, zor günlerde kenetlenmeyi yaşayarak öğrenirler. Bu değişim karşısında tatlı bir şaşkınlık yaşayan Yaşar Usta'ya, eşinin 'Büyüdüler Yaşar Bey, büyüdüler.' cevabı, ailenin birleştirici gücünü simgeler. Bu parçadan söz edilen filmle ilgili olarak aşağıdaki yargıların hangisine _ulaşılabilir_?

    • A) Toplumsal hafızadaki yerini korumasının nedeni, bireylere ahlaki didaktizm sunmasıdır.
    • B) Türk toplumunun tarihsel süreç içinde geçirdiği sosyolojik dönüşümleri konu edinmiştir.
    • C) Temel izleği; aile olabilmenin, bir arada durmanın ve zorluklara karşı birlikte göğüs germenin değeridir.
    • D) Kuşaklar arasındaki iletişim engellerinin aile düzenini nasıl etkilediği sergilenmiştir.
    • E) Yapıtın ana çatışma noktası sınıfsal ve kültürel ayrımların yarattığı gerilimlerdir.

    Metinde Bizim Aile filminin onurlu bir hayatı, sevginin gücünü, fedakarlığı ve dayanışmayı işlediği, çocukların bu süreçte birliktelik ruhuyla büyüdükleri anlatılmıştır. Buradan hareketle filmin ana temasının 'aile olmanın, bir arada durmanın ve zorluklara birlikte göğüs germenin önemi' olduğu çıkarılır. Doğru cevap C seçeneğidir.

  15. 15. “Kalbim yırtılıyor her nefesinde Kulağım _ruhumun kanat sesinde_” Bu dizelerdeki altı çizili tamlamanın kuruluşu bakımından özdeşi aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?

    • A) Ağaçlar, özledim o serin ve asil / Gölgeniz altında sessizce uyuklamayı.
    • B) Bazen bir ışık gezer, tam gece yarısı / Karşıdaki bir evin pencere camlarında.
    • C) Sanki erdim çetin bilmecesine / Hem geçmiş zamanın hem geleceğin.
    • D) Bahçe kapısına varmadan daha / Gelir baygın kokusu ıhlamurun.
    • E) Bir köy düşünüyorum yemyeşil / Bilmem neresinde yurdun.

    Dizelerdeki 'ruhumun kanat sesi' tamlaması zincirleme isim tamlamasıdır (ruhumun sesi = belirtili, kanat sesi = belirtisiz). B seçeneğinde geçen 'evin pencere camları' tamlaması da aynı şekilde zincirleme isim tamlamasıdır (evin camları = belirtili, pencere camı = belirtisiz). Doğru cevap B seçeneğidir.

  16. 16. İnsan, doğası gereği olduğundan farklı bir çehreyle görünmeye meyillidir. Psikolog Jung, insan ruhunun tutarsızlıklarla dolu olduğunu lakin toplumsal bir rol oynarken tutarlı görünmek zorunda kaldığını belirtir. Bu aşamada 'persona' yani maske devreye girer. Özellikle dijital dünyada birey, kaçınılmaz olarak kendine yapay bir kimlik inşa eder. Bu, kişisini kendi özgürlüğünden yoksun kılan ve kolayca stilize edilen bir başka benliktir. Olduğundan daha akıllı veya daha alımlı görünmeye çalışan bu dijital maskeyi üretmek için de çoğunlukla klişelerin güvenli limanına sığınılır. Çünkü klişeler kolaydır; temelinde derin bir düşünce değil, alışkanlıklar yatar. Bu parçada eleştirilen asıl davranış aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Dijital araçların sunduğu imkanları toplumsal fayda doğrultusunda kullanmaktan kaçınma
    • B) Kendi yalnızlığını gizlemek adına sürekli sanal dünyadaki paylaşımlara sığınma
    • C) Kendini olduğundan farklı gösteren sahte benlikler üreterek düşünsel derinlikten ve özgünlükten kaçınma
    • D) Bireysel gelişimini tamamlamadan toplumsal roller üstlenmeye çalışarak çatışma yaşama
    • E) Geleneksel ahlaki değerleri önemsemeyip modern yaşamın getirdiği yabancılaşmayı kabullenme

    Metinde insanların sanal ortamlarda (sosyal medyada) maskeler (persona) takarak kendilerini olduğundan daha akıllı, daha zeki veya güzel göstermeye çalıştıkları, bu sahte benlikleri üretirken de kolaycılığa kaçıp klişelere sığındıkları ve düşünmekten kaçındıkları eleştirilmektedir. Bu durum C seçeneğinde tam olarak ifade edilmiştir. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.

  17. 17. Aşağıdaki cümlelerden hangisi sadece özne ve yüklemden oluşmuştur?

    • A) Kendi hatalarımızı görmezden gelmenin bize hiçbir yarar sağlamayacağını anladım.
    • B) Geleceğe yön vermek, sadece anlık kararların, geçici heveslerin, hatta kısa vadeli planların sonucu değildir.
    • C) Başkalarının haklarına saygı göstermeyen, toplumsal kuralları hiçe sayan bireyler hiçbir zaman huzur bulamaz.
    • D) Sonbahar yaprakları, rüzgârın etkisiyle sokaklara birer birer savruldu.
    • E) Hedeflerine ulaşmak için durmaksızın çalışanlar, yollarına engeller çıksa da yorulmazlar.

    B seçeneğindeki cümlenin yüklemi 'sadece anlık kararların, geçici heveslerin, hatta kısa vadeli planların sonucu değildir' edat ve isim tamlaması grubudur. Bu yükleme sorulan 'Sadece anlık kararların, geçici heveslerin, hatta kısa vadeli planların sonucu olmayan ne?' sorusunun cevabı 'Geleceğe yön vermek' ifadesidir ve özne görevindedir. Dolayısıyla cümle yalnızca özne ve yüklemden oluşmuştur. Doğru cevap B seçeneğidir.

  18. 18. Aşağıdaki dizelerin hangisinde özlem duygusu belirgindir?

    • A) Bende hiç tükenmez bir hayat vardı Kırlara yayılan ilkbahar gibi
    • B) Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız Yaprakla yağmurun aşkı mesela
    • C) Yalnızlığım benim çoğul türkülerim Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi
    • D) Kadınlar taş heykeller gibi gelip geçer sarı kayalardan Hangisine baksam sen kımıldar sen seslenirsin içerlerden
    • E) Bu yürek seni seveceğini biliyordu herhâlde Bu kafa seni kuracağını seziyordu hanidir

    D seçeneğinde bakılan her kadında “sen”in görülmesi, uzak ya da kaybedilmiş bir kişiye duyulan özlemi gösterir. Diğer dizelerde bu duygu aynı açıklıkta yoktur. Doğru cevap D seçeneğidir.

  19. 19. (I) Biz durmaksızın gerçeği düşsel olandan ayırmaya, aralarına bir çizgi çekmeye çalışsak da mümkün _değildir_ bu. (II) Daha dün gerçek kabul ettiğimizi, dedelerimizin bilimini, onlara gerçeğin ta kendisi gibi görüneni bugün bir düş ürünü sayabildiğimize göre çok bulanık, çok değişken bir sınırdır bu. (III) Sürekli gerileyen bu sınırın günün birinde bir yerde duracağını düşünmek de boşuna olur. (IV) Öte yandan imgesel ögeler bir ihtiyacın karşılığıdır, bir işlevi yerine getirir. (V) İmgesel karakterler gerçeğin boşluklarını doldurur, bu boşluklar hususunda bize ışık tutar. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisi parçanın ana düşüncesi olmaya en uygundur?

    • A) I.
    • B) II.
    • C) III.
    • D) IV.
    • E) V.

    Parçanın bütününde düşsel olanla gerçeğin birbirinden ayrılmasının mümkün olmadığı, bu sınırın değişkenliği anlatılmaktadır. I numaralı cümle 'Biz gerçeği düşselden ayırmaya çalışsak da bu mümkün değildir' diyerek parçanın ana düşüncesini sunmaktadır. Diğer cümleler ise bu düşünceyi açıklayan ve kanıtlayan ifadelerdir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  20. 20. Sanatçıdan beklenen, eserinde _laf cambazlığı_ yapması değil; fikirleriyle topluma yön verebilmesidir. Altı çizili sözün bu cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisinde vardır?

    • A) Sözün gelişinden, konuşmasını nasıl bitireceğini hepimiz anlamıştık.
    • B) Dün bir televizyon programında, söz arasında bu ünlü şairin ismi de geçti.
    • C) Bu olaydan sonra, öğretmenimizin sözleri, bizi daha da kamçılamıştı.
    • D) Bu adam, nasıl olduysa, söz oyunlarıyla çevresindekileri kendine inandırmıştı.
    • E) Sanatçı, sözlerini tamamlayınca herkes tarafından alkışlandı.

    Cümledeki 'laf cambazlığı yapmak' deyimi, gerçek ve derin düşünceler sunmak yerine kelimelerle oynayarak, söz oyunları yaparak etkilemeye çalışmak anlamına gelir. A seçeneğindeki 'söz oyunlarıyla' ifadesi bu anlamı tam olarak karşılamaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.