Altın Test 28
Altın Test 28
Dış dünyayı algılamamızı sağlayan duyusal veriler, beynimizdeki limbik sistem tarafından analiz edilir. Bu duyular arasında koku; bilgileri hiçbir ara istasyona uğramadan doğrudan geçmiş tecrübelerin depolandığı 'amigdala' bölgesine ileten tek kanaldır. Kokunun hafızaya bu denli hızlı ve aracısız kaydedilmesi, onun yardımıyla hatırlanan anıların diğer tüm duyusal hatırlamalardan çok daha berrak ve kalıcı olmasını sağlar. Bu yüzden kokuyu hafızanın en sadık bekçisi olarak tanımlamak mümkündür. Bu parçaya göre; I. İnsani duyguların çok büyük bir kısmını tek başına yönlendirmesi, II. Geçmişteki yaşantıların zihinde canlandırılmasında en güçlü etkiyi yaratması, III. Alınan duyusal uyarıların hiçbir aracı merkeze takılmadan beyne ulaşması özelliklerinden hangileri koku duyusuna ait _değildir_?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. Dış dünyayı algılamamızı sağlayan duyusal veriler, beynimizdeki limbik sistem tarafından analiz edilir. Bu duyular arasında koku; bilgileri hiçbir ara istasyona uğramadan doğrudan geçmiş tecrübelerin depolandığı 'amigdala' bölgesine ileten tek kanaldır. Kokunun hafızaya bu denli hızlı ve aracısız kaydedilmesi, onun yardımıyla hatırlanan anıların diğer tüm duyusal hatırlamalardan çok daha berrak ve kalıcı olmasını sağlar. Bu yüzden kokuyu hafızanın en sadık bekçisi olarak tanımlamak mümkündür. Bu parçaya göre; I. İnsani duyguların çok büyük bir kısmını tek başına yönlendirmesi, II. Geçmişteki yaşantıların zihinde canlandırılmasında en güçlü etkiyi yaratması, III. Alınan duyusal uyarıların hiçbir aracı merkeze takılmadan beyne ulaşması özelliklerinden hangileri koku duyusuna ait _değildir_?
- A) Yalnız I ✓
- B) Yalnız II
- C) I ve II
- D) II ve III
- E) I, II ve III
Parçada kokunun anıları çağırmadaki gücü (II) ve beyne doğrudan/aracısız ulaşması (III) açıkça belirtilmiştir. Ancak duyguların büyük kısmını tek başına 'yönlendirdiği'ne dair bir ifade bulunmamaktadır. Dolayısıyla I numaralı özellik kokuya ait değildir. Doğru cevap A seçeneğidir.
2. “Ünlü düşmesi, ünlü ile biten bir sözcüğün, ünlü ile başlayan bir sözcükle birleşmesi olaylarında da görülür.” Aşağıdakilerin hangisinde bu açıklamaya örnek olabilecek bir kullanım _yoktur_?
- A) Kahvaltı yapmadan okula gelmeyiniz.
- B) Niçin kondun a bülbül kapımdaki asmaya.
- C) Onun gönlünü fethettim, der. ✓
- D) Cumartesi günü maç yapalım mı?
- E) Doğrusu sütlacı sevmem.
A'da 'kahvaltı' (kahve + altı), B'de 'niçin' (ne + için), D'de 'cumartesi' (cuma + ertesi) ve E'de 'sütlacı' (sütlü + aş) sözcüklerinde ünlü ile biten bir sözcük ile ünlü ile başlayan bir sözcük birleşirken ünlü düşmesi (aşınma) olmuştur. C seçeneğindeki 'fethettim' birleşik fiilinde ise ünlü düşmesi vardır (fetih + etmek -> fethettim) fakat kelimelerden ilki ('fetih') ünlüyle bitmediği için açıklamada belirtilen duruma örnek olamaz. Doğru cevap C seçeneğidir.
3. (I) Yazar, oldukça sıra dışı bir temayı bu son romanında başarıyla kurgulamış. (II) Ancak bunu yaparken hareketli bir olay örgüsünün sürükleyici gücünden faydalanma yoluna gitmemiş. (III) Aksine, karakterlerin derin ruhsal tahlilleri ve iç dünyaları üzerinde titizlikle durmuş. (IV) Bu psikolojik derinliği yakalamak için de uzun diyaloglara ve iç konuşma tekniklerine sıkça başvurmuş. (V) Bu anlatım tarzı nedeniyle romanın, psikolojik tahlillerden keyif alan sınırlı bir okur kitlesi haricindeki okuyucuları heyecanlandıramayacağı kesin görünüyor. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bir ön yargı söz konusudur?
- A) I
- B) II
- C) III
- D) IV
- E) V ✓
V. cümlede romanın henüz geniş kitlelerce okunup okunmadığı, nasıl karşılanacağı bilinmeden, yazarın anlatım tarzına bakılarak 'okuyucuları heyecanlandıramayacağı kesin görünüyor' şeklinde peşin bir hükümde bulunulmuştur. Bu durum klasik bir ön yargı (peşin hüküm) cümlesidir. Dolayısıyla doğru cevap E seçeneğidir.
4. Bir yazar, yerli kültür kaynaklarından beslenen bir edebiyat anlayışı geliştirmedikçe kalıcı olamaz. Bu cümledeki “yerli kültür kaynakları” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Özgün bir edebî kişilik
- B) Sanatın toplumsal bir temele oturtulması
- C) Gelenekten ilham alan sanat anlayışı ✓
- D) Tüm okurlara hitap eden bir üslup
- E) Hiçbir edebî ekole bağlı olmayan bir edebî duruş
Cümlede sanatçının kendi toplumunun kültürel birikiminden, geçmişinden ve geleneğinden beslenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu anlamı en iyi karşılayan ifade “Gelenekten ilham alan sanat anlayışı”dır. Doğru cevap C seçeneğidir.
5. Eğer zihin sadece beyinden kaynaklanıyor olsaydı beynimizin yapısı değiştikçe zihnimizin de değişmesi ( ) tabiri caizse ( ) her an yeni bir ( ) ben ( ) ortaya çıkması gerekirdi. Bu parçada ayraçla belirtilen yerlere sırasıyla aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri getirilmelidir?
- A) (,) (,) (-) (-)
- B) (-) (-) (“) (”) ✓
- C) (-) (-) (,) (,)
- D) (;) (,) (,) (,)
- E) (,) (;) (“) (”)
“Tabiri caizse” ara söz olduğu için kısa çizgilerle, vurgulanan “ben” sözcüğü de tırnakla gösterilmelidir. Doğru sıralama E seçeneğindedir. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.
6. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yüklemi etken çatılı bir fiil _değildir_?
- A) Televizyon, odanın bir köşesinde duruyordu.
- B) Önceleri trenle gidilen yerlere şimdi uçakla gidiliyor. ✓
- C) Arabasına binip şehir dışına doğru yola çıktı.
- D) Tren gece boyunca dağ yoluna tırmandı.
- E) Müşteriler dükkâna şemsiyelerini kapatarak girdi.
'Önceleri trenle gidilen yerlere şimdi uçakla gidiliyor' cümlesinin yüklemi 'gidiliyor' (gitmek), '-il-' edilgenlik ekini almıştır ve gerçek veya gizli bir öznesi yoktur (edilgen çatılıdır). Diğer cümlelerin yüklemleri ise etken çatılıdır.
7. Dil tek tek kişilerin değil, o dili konuşan ve meydana getiren topluluğun ürünüdür. Dilin kurallarını bilim insanları, sanatçılar değil, topluluk belirler. Birey kelime seçimini özgürce gerçekleştirir ve özgürce konuşur ama dili tek başına değiştiremez. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada anlatılanlara ters düşer?
- A) Dilin kurallarını ancak dil bilimciler, bilginler belirler. ✓
- B) Dili meydana getiren toplumdur.
- C) Birey, sözcük seçimini özgürce yapar, özgürce konuşur.
- D) Birey, dili değiştirme yetkisine sahip değildir?
- E) Dil, değiştirilemeyen, işlevine dokunulamayan canlı bir varlıktır.
Parçada dilin kurallarını bilginlerin (bilim insanlarının) veya sanatçıların değil, toplumun kendisinin koyduğu açıkça belirtilmiştir. A seçeneğindeki 'Dilin kurallarını ancak dil bilimciler, bilginler belirler' ifadesi bu düşünceyle doğrudan ters düşmektedir. Doğru cevap A seçeneğidir.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmıştır?
- A) Gözlerime bakıp da yapılan sahte bir gülücük yerine yüzüme karşı gösterilen gerçek bir nefreti tercih ederim.
- B) Eğer bir bilgiyi gerçek anlamda aklınızda tutmak istiyorsanız bilime göre çizim yaparak o bilgiyi betimlemeniz gerekmektedir.
- C) 1980'lerde hâlâ okuma yazma seferberlikleri yaptığımıza göre, yalnız alfabenin sadeleşmesi, bütün halkın okur yazar olmasını sağlayacak bir değişim değildir. ✓
- D) Bilimsel bilginin güvenirliği ve hataları yakalayıp düzeltmesi, büyük ölçüde kullandığı eleştirel süreçlerden, yöntemlerden ve yöntemle ilgili kurallardan kaynaklanır.
- E) Bunlarla baş edebilmek için gerçekten mücadele veririz ve çoğu zaman işe yaramaz.
C seçeneğindeki 'okur yazar' sıfatı kalıplaşmış sıfat-fiil grubu olduğu için birleşik yazılmalıdır ('okuryazar'). Doğru cevap C seçeneğidir.
9. Özel adlara gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır; ancak özel adlara getirilen yapım ekleri ve bu eklerden sonra gelen ekler kesmeyle ayrılmaz. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesme işaretinin kullanımı _yanlıştır_?
- A) Derste Yakup Kadri’nin elçilik yıllarına ait anılarının bir bölümünü okuduk.
- B) Boğazın, seyrine doyum olmayan manzarası eşliğinde çaylarımızı yudumluyoruz. ✓
- C) Orhun Kitabeleri’nin Moğolistan sınırları içinde olduğunu biliyor musun?
- D) Türkçemizin bin yıllık dil serüvenini bu eserden takip etmeniz mümkün.
- E) Ziya Gökalp, yaşadığı dönemde Türkçülüğü savunan önemli düşünürlerdendir.
“Boğaz” burada İstanbul Boğazı anlamında özel ad gibi kullanıldığı için çekim eki kesme işaretiyle ayrılmalıdır: “Boğaz’ın”. E seçeneğinde bu kurala uyulmamıştır. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağ-fiil cümleye zaman anlamı katmıştır?
- A) Öğrenciler dersten çıkıp müzeyi gezmeye gittiler.
- B) Sakın camları kapamadan sınıfı terk etmeyiniz.
- C) Trafiğe çıktıkça sürücülükte deneyim kazanacaksın.
- D) Sakine Hanım, kitabı kapatarak anlatmaya başladı.
- E) Mektupta ailesine çiçekler açar açmaz oradayım, demişti. ✓
E seçeneğinde “açar açmaz” bağ-fiili “çiçekler açtığı anda” anlamı verir. Bu kullanım cümleye zaman anlamı katmıştır. Doğru cevap E seçeneğidir.
11. I. Şair, şiirin kendine özgü kurallarından uzaklaşmadıkça okuyucunun duygu dünyasına seslenir. II. Şair kendi çizgisini terk etmedikçe belli bir okur kitlesini her zaman peşinden sürükler. III. Şair, şiiri şiir yapan ögelerden ayrılmadığı sürece, yazdığı şiirlerle okuyucuları etkiler. IV. Şair, şiirlerinde okurun isteklerini göz ardı etmezse her zaman beğenilir. Yukarıda numaralanmış cümlelerden hangileri, anlamca birbirine en yakındır?
- A) I. ve III. ✓
- B) I. ve IV.
- C) II. ve III.
- D) II. ve IV.
- E) III. ve IV.
I ve III. cümlelerde şairin şiirin temel özelliklerinden uzaklaşmadığı sürece okuru etkileyeceği anlatılmaktadır.
12. Dil, insanlara özgü en önemli yetilerden biridir. Hayvanlar da sesler ve hareketlerle birbirleriyle iletişim kurabilir; hatta bazıları birkaç komutu ya da cümleyi anlayabilir. Ancak insan dilini hayvanların iletişim biçiminden ayıran iki temel özellik vardır: İnsan dili kalıtımla değil, toplum içinde öğrenilerek kazanılır. Ayrıca insan dilindeki sesler zamanla değişebilirken hayvanlar genellikle aynı sesleri çıkarır. Çıkardığı sesleri sistemli bir yapıya dönüştürmeyi başaran canlı insandır. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
- A) Karşılaştırma ✓
- B) Benzetme
- C) Örnekleme
- D) Öyküleme
- E) Tanık gösterme
Parçada insan dili ile hayvanların iletişim biçimi karşılaştırılır; insan dilinin öğrenilmesi ve değişebilirliği hayvan sesleriyle karşıt biçimde verilir. Bu nedenle ağır basan anlatım yolu karşılaştırmadır. Doğru cevap A seçeneğidir.
13. Aşağıdaki sorulardan hangisine verilecek cevap, cümlenin farklı bir ögesi olur?
- A) Sınıfta kimin sırası boş kalmış?
- B) Dışarıda saatlerdir seni kim bekliyor?
- C) Törende hangi öğrenci şiir okuyacak?
- D) Marketten dün akşam ne aldın? ✓
- E) Sınıftaki öğrencilerden hangisi gelmedi?
D seçeneğindeki 'Marketten dün akşam ne aldın?' sorusuna verilecek cevap (örneğin: 'meyve aldım') yükleme sorulan 'ne' sorusuna yanıt vereceği için belirtisiz nesne olur. Diğer sorularda ise soru doğrudan özneyi buldurmaya yöneliktir ve verilecek cevaplar özne görevindedir. Doğru cevap D seçeneğidir.
14. Aşağıdaki sözlerden hangisi anlam bakımından diğerlerinden ayrılır?
- A) Başarısızlık hayat menüsünün bir parçasıdır ve ben hiç yemek seçmem.
- B) Hiç hata yapmamış kişi, yeni bir şey denememiştir.
- C) Keskin bıçak olmak için çok çekiç yemek gerekir.
- D) Hataları saklamak, düzeltmekten daha çok acı verir. ✓
- E) Hatalardan daha büyük bir öğretmen yoktur.
A, B, C ve E seçenekleri başarısızlık ya da hataların kişiyi geliştirebileceğini anlatır. D seçeneği ise hataları gizlemenin doğurduğu sıkıntıyı vurgular; ana düşünce bakımından diğerlerinden ayrılır. Doğru cevap D seçeneğidir.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde vurgu zaman kavramı üzerindedir?
- A) Arkadaşım hafta sonunda hızlı trenle İstanbul’a gitmiş.
- B) Arkadaşım hafta sonunda İstanbul’a hızlı trenle gitmiş.
- C) Hafta sonunda hızlı trenle İstanbul’a arkadaşım gitmiş.
- D) Hafta sonunda arkadaşım hızlı trenle Ankara’ya gitmiş.
- E) Arkadaşım hızlı trenle Ankara’ya hafta sonunda gitmiş. ✓
Türkçede kural olarak fiil cümlelerinde yüklemden hemen önce gelen öge cümlenin en çok vurgulanan ögesidir. E seçeneğinde 'gitmiş' yükleminden hemen önce zaman bildiren zarf tümleci olan 'hafta sonunda' ögesi getirilmiştir. Bu yüzden vurgu zaman kavramı üzerindedir. Doğru cevap E seçeneğidir.
16. Turizm alt yapısı yeterli olmadığından tabiatseverler Karadeniz’in zengin potansiyelini çok az kullanabiliyorlar. Bu cümlede aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı _yoktur_?
- A) Kim?
- B) Neyi?
- C) Neden?
- D) Ne kadar?
- E) Ne zaman? ✓
Cümlede 'kullanabiliyorlar' yüklem. Kim? -> tabiatseverler (Özne), Neyi? -> Karadeniz'in zengin potansiyelini (Belirtili Nesne), Neden? -> Turizm altyapısı yeterli olmadığından (Zarf Tümleci), Ne kadar? -> çok az (Zarf Tümleci). Ancak cümlenin ne zaman gerçekleştiğine dair herhangi bir zaman bildiren unsur veya 'Ne zaman?' sorusunun cevabı yoktur. Doğru cevap E seçeneğidir.
17. İnsanlar uzaktaki ülkeleri merak ederek yeni yerleri çeşitli amaçlarla tanıma ihtiyacı hissetmiş, seyahatnameler de bu ihtiyaca cevap vermiştir. Geçmiş zamanlarda seyahatnameler, bir iletişim aracı olarak önem kazanmıştır. Seyahatnameler, iletişim imkânlarının kısıtlı olduğu dönemlerde bilimsel ve kültürel gelişmelerin aktarıcısı konumunda olmuştur. Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin “Fransa Sefaretnamesi”, Batı’nın bilim ve teknikteki ilerleyişini Osmanlıya tanıtmış; bu gelişme, Osmanlı toplumunda Batılılaşma için önemli bir isteği beraberinde getirmiştir. Marco Polo’nun Uzak Doğu ile ilgili seyahatnamesi, Batılıların Haçlı Seferleri’ni düzenlemeleri ve coğrafi keşiflere yönelmeleri için teşvik edici olmuştur. Bu parçadan hareketle seyahatnamelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?
- A) Yazıldıkları dönemde iletişimi sağlama görevini de üstlenmiştir.
- B) Yirmisekiz Çelebi Mehmet’in eseri, türün bilinen en ünlü eseridir. ✓
- C) Bilimsel ve kültürel gelişmeler hakkında insanları bilgilendirmiştir.
- D) İnsanların öğrenme isteğini karşılamak ve merakını gidermek için yazılmıştır.
- E) Marco Polo, toplumsal ve sosyal açıdan dönüm noktalarının yaşanmasının önünü açmıştır.
Parçada seyahatnamelerin merakı giderdiği, iletişim görevi gördüğü ve bilimsel-kültürel gelişmeleri aktardığı anlatılır. Yirmisekiz Mehmet Çelebi’nin eserinin türün en ünlü eseri olduğu söylenmez. Doğru cevap B seçeneğidir.
18. İnsan zihni çok katmanlı bir anlam ve duyarlılıklar odağıdır. Bu yönüyle bir görsel, bir ses veya bir olay insan zihninde aynı anda onlarca çağrışım uyandırır. Ne var ki bu çağrışımların büyük kısmı, kontrol dışıdır ve geçicidir. Sanatçı ise, gündelik yaşamdaki bu çağrışımlardan işine yarayacak olanları iyi belirleyip hemen harekete geçer. Bir iç muhasebe yaparak bu çağrışımlardan 'neyi, niçin alacağını ve ondan nasıl yararlanacağını' kararlaştırır. Hepimizin tanık olduğu bir olaydan o, bir sanat eseri üretir. Bu parçada asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?
- A) Sanatçının, yaşamı algılayış yönüyle öteki insanlardan bir farkı yoktur.
- B) Başarılı eserler gerçekleri olduğu gibi yansıtır.
- C) Sanatçı, yaşamdaki çağrışımları doğru değerlendirerek bundan bir eser oluşturabilen kişidir. ✓
- D) Belirli bir amaç için yazan sanatçı, zihnindeki anlık çağrışımlardan etkilenmemelidir.
- E) Başarılı sanatçı, sıradan olayları düş dünyasında şekillendirebilir.
Parçada, sıradan insanların zihninden de pek çok çağrışım geçtiği ama sanatçının bu çağrışımları bilinçli bir iç değerlendirmeyle süzüp, neyi nasıl kullanacağını belirleyerek bir sanat eserine dönüştürdüğü ifade edilmektedir. Vurgulanan asıl düşünce, sanatçının bu çağrışımları doğru işleyip eser üreten kişi olduğudur. Doğru cevap C seçeneğidir.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde büyük harflerin yazımıyla ilgili _yanlışlık yapılmıştır_?
- A) Kışın sıcak sobanın yanından ayrılmayan Pamuk, yine uyku keyfinde.
- B) Yayımlanan son Resmî gazete ile yeni kaymakamlar atanmış. ✓
- C) Dicle Nehri, döküldüğü topraklara eşsiz bir bereket katmaktadır.
- D) Arkadaşlarla mahallemizin sevilen ismi Baba İsmail’i ziyaret ettik.
- E) En sevdiğim kuzenim, Ayşe teyzemin kızıdır.
“Resmî Gazete” özel ad niteliğinde olduğu için her iki sözcüğü de büyük harfle yazılmalıdır. E seçeneğinde “Resmî gazete” biçimi yanlıştır. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.
20. Yalnızlık, bir insanın kendini dünyadan kopmuş hissetme duygusudur. Yalnızlık, arkadaş yokluğundan, başkalarıyla birlikte olma arzusundan daha öteye giden bir duygudur. Yalnızlık çeken insan kendisini toplumdan kopmuş hisseder, başka insanlarla anlamlı bir iletişime girmekte zorlanır. Yalnızlık duygusu yalnız olma hâlinden farklıdır. Bazen insanlar bilinçli olarak tek başına kalmayı tercih ederler. Bu, yalnızlık duygusundan farklıdır. Yalnızlık duygusu, istek dışı yalnız kalma sonucu ortaya çıkar. Yalnızlık duyan insan terk edilme, dışlanma, depresyon, güvensizlik, umutsuzluk, anlamsızlık, değersizlik ve kızgınlık duygularıyla dopdoludur. Kendisinin, hiç kimsenin sevgisine değer olmadığını düşünür, bu yüzden de sosyal yaşamda zorluk çeker. Bu durum yalnızlık duyan insanın diğer insanlarla sağlıklı sosyal ilişkiler kurmasına da engel olabilir. Bu parçadan yalnızlık duygusuyla ilgili, I. Asosyal bir yaşama neden olduğu II. İnsanların yalnız kalma isteğinden doğduğu III. İnsanlarda olumsuz benlik algısına yol açabileceği yargılarından hangileri çıkarılır?
- A) Yalnız I.
- B) Yalnız II.
- C) Yalnız III.
- D) I ve II.
- E) I ve III. ✓
Parçada yalnızlık duygusunun kişinin sosyal ilişki kurmasını zorlaştırdığı ve değersizlik gibi olumsuz benlik algılarına yol açtığı belirtilir. Ancak yalnızlığın insanın isteyerek yalnız kalmasından doğduğu söylenmez. Doğru cevap E seçeneğidir.