menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Altın Test 41

Altın Test 41

Soru 1 / 20

Uzun yıllar geçti, ben onu hiç unutmadım O beni arar mı, zihni hatırlar mı ki? Bütünüyle silinip gitti sanki izim Aşkının vefası bu mudur ki? Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
  1. 1. Uzun yıllar geçti, ben onu hiç unutmadım O beni arar mı, zihni hatırlar mı ki? Bütünüyle silinip gitti sanki izim Aşkının vefası bu mudur ki? Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?

    • A) İlgeç (Edat)
    • B) Bağlaç
    • C) Belirteç (Zarf)
    • D) Önad (Sıfat)
    • E) Eylem (Fiil)

    Dizelerde 'hiç' zarf (belirteç), 'sanki' edat (ilgeç), 'ki' bağlaç, 'unutmadım, arar mı, hatırlar mı, gitti, mudur' fiildir (eylem). Ancak dizelerin hiçbir yerinde bir ismi niteleyen veya belirten önad (sıfat) kullanılmamıştır. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.

  2. 2. “Etmek, edilmek, eylemek, olmak, olunmak” yardımcı fiilleriyle kurulan birleşik fiillerde ilk sözcükte ses düşmesi ya da türemesi yoksa sözcükler ayrı yazılır. Aşağıdakilerin hangisinde bu kurala _aykırı_ bir yazım vardır?

    • A) Yaptığım değişiklikleri kaydetmeyi unuttuğum için yazdıklarım silindi.
    • B) Mahmut Bey, toplantıda bazı arkadaşlarımız için övücü sözler sarfetti.
    • C) Çevrenizdeki güzellikleri fark ettiğinizde bakış açınızın değiştiğini hissedeceksiniz.
    • D) Tez savunmamın kabul edilmemesi üzerine yeni bir savunma hazırlamaya başladım.
    • E) Kötü düşünerek hayatı kendinize ve çevrenizdekilere zehretmeyi bırakmalısınız.

    “Sarf etmek” yardımcı fiille kurulan birleşik fiildir ve ses düşmesi/türemesi olmadığından ayrı yazılır. “Sarfetti” biçimi yanlıştır. Yeni sıralamada doğru cevap B seçeneğidir.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer-yön belirteci kullanılmıştır?

    • A) Biraz geri gelip şuraya girebilirsen arabayı güvenli bir yere bırakmış olacaksın.
    • B) Dışarının gürültüsünden kurtulmak için pencereyi kapatmaya karar verdim.
    • C) Sessizce içeriye girin, kimseyi rahatsız etmeden alacağınızı alın çocuklar.
    • D) Hayri, aşağı mahallenin haşarı ve bir o kadar da zeki çocuklarındandı.
    • E) Öteye beriye iyice baktım ama en sevdiğim oyuncağımı bulamadım.

    A seçeneğinde “geri” sözcüğü çekim eki almadan “gelip” eylemini yön bakımından belirtir ve yer-yön belirtecidir. Diğer seçeneklerdeki benzer sözcükler ad ya da sıfat görevindedir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  4. 4. Duru bir cümlede gereksiz sözcüklere yer verilmez. Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamını bozmayan ya da daraltmayan sözcükler gereksizdir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisi duruluk ilkesine _aykırıdır_?

    • A) Son yıllarda uzay araştırmaları konusunda çok önemli gelişmeler yaşandı.
    • B) Tatil planımızı deniz kenarındaki şirin butik otellerden birine göre yaptık.
    • C) Sanatçının çıkardığı yeni albümü büyük bir heyecanla dinledim.
    • D) Bu sınavın sonucunun ihtimal ki böyle çıkacağını tahmin etmiyor olmalılar.
    • E) Özel sektör ile kamu kurumlarında çalışan tüm personel bugün izinlidir.

    D seçeneğinde olasılık/tahmin bildiren 'ihtimal ki' ifadesi ile '-ebilmek/olmalılar' olasılık yapısı bir arada kullanılarak gereksiz sözcük kullanımına (duruluk ilkesine aykırılığa) yol açmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde söyleyen kişinin öznel değerlendirmesi vardır?

    • A) Halil İnalcık’ın eserlerine bir bütün olarak bakıldığında onun Osmanlı tarihinin hemen hemen bütün dönemleri üzerine araştırmalar yaptığı görülüyor.
    • B) İnalcık’ın eserleri temelde kurumlar tarihi, devlet yapısı ve felsefesi, hukuk, ticaret, toplumsal tabakalar, üretim, vergi, bürokrasi, demografik yapı, şehir tarihi kapsamında Osmanlı sosyal ve ekonomik tarihini aydınlatmaya dönük çalışmaları kapsayıcı şekilde gruplandırılıyor.
    • C) Halil İnalcık, Osmanlı sosyal ve ekonomik meselelerinin hiçbirinin dayandığı hukuki temellerinden soyutlanarak incelenemeyeceğini savunarak akademik hayatının daha ilk dönemlerinden itibaren Osmanlı hukuku üzerinde araştırmalar yaptı.
    • D) Osmanlı Devleti’nin sosyal ve ekonomik tarihi bağlamında araştırmalar yaptığı bir diğer alan olarak Osmanlı şehir tarihiyle ilgilenen İnalcık, özellikle 1950’lerde Bursa kadı sicilleri üzerinde yaptığı araştırmalarında, Bursa kadı sicillerine ait 300’den fazla belgeyi neşretti.
    • E) Bilge âlim Halil İnalcık, ardında Bulgar Meselesi, Tarihli Suret-i Defter-i Sancak-ı Arvanid gibi 25 eser bırakmıştır.

    E seçeneğinde Halil İnalcık için “Bilge âlim” denmesi kişisel beğeni ve değerlendirme içerir. Diğer seçenekler daha çok nesnel bilgi verme amacı taşır. Doğru cevap E seçeneğidir.

  6. 6. Yoğun hazırlıklara rağmen sınavın ertelenmesi hepimizin moralini bozdu. Bu cümlenin öznesi, aşağıdaki sözcük gruplarının hangisinden oluşmuştur?

    • A) Sıfat tamlaması
    • B) İsim tamlaması
    • C) İsim-fiil grubu
    • D) Zarf-fiil grubu
    • E) Sıfat-fiil grubu

    Cümlenin yüklemi 'moralini bozdu' deyimidir. Moralini bozan ne? -> 'Yoğun hazırlıklara rağmen sınavın ertelenmesi' (Özne). Bu özne grubunun ana unsuru olan 'ertelenmesi' kelimesi '-me' isim-fiil ekini almıştır. Dolayısıyla özne, bir isim-fiil grubundan oluşmaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.

  7. 7. Okura ulaşmış bir yapıt tümüyle yazarın _değildir_ artık. Bir bakıma aynı eser de sayılmaz. Doğru ya da yanlış, öznel ya da nesnel her türlü yoruma açık olması nedeniyle, çoğu kez yazarın bile zihninden geçirmediği gizli anlamlarla yüklü karmaşık bir yapıdır o. Burada nihai söz okurundur her zaman. Son söz okurun olduğu için de yazarın, yapıtını savunma, onun tam kendi dilediği biçimde değerlendirilmesini sağlama yolunda harcadığı gayretler, başarısızlığa adanmış çabalardır genellikle. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine cevap olarak söylenmiş olabilir?

    • A) Okurun bir eseri anlamak için yazarın, yapıtı hakkındaki görüşlerine ihtiyacı var mıdır?
    • B) Yazarlar niçin kendi yapıtlarıyla ilgili değerlendirmelerden tedirginlik duyarlar?
    • C) Sizce okur bir yapıt için gerçek bir eleştirmen sayılabilir mi?
    • D) Yazarın, yazıp bitirdikten sonra kendi eseriyle ilgili savunma ya da değerlendirme yapması uygun mudur?
    • E) Okur, yapıtın yazarının farkına varamadığı incelikleri kavrayıp onu zenginleştirebilir mi?

    Parçada, eserin yayımlandıktan sonra okuyucunun yorumuna açık olduğu ve yazarının onu savunma veya kendi istediği gibi yönlendirme çabalarının başarısızlığa mahkum olduğu anlatılmaktadır. Bu yönüyle parça, yazarın eseri bittikten sonra savunma yapmasının uygunluğu veya gerekliliği üzerine sorulmuş bir soruya cevaptır. Doğru cevap D seçeneğidir.

  8. 8. (I) Kitapların, bireye, yaşadıklarını anlamlı kılmak gibi bir katkısı vardır. (II) Ayrıca kitaplar edebiyat uygarlığının temel taşını da oluşturur. (III) Toplumu oluşturan bireylerin çağdaş bir yaşama ulaşmasında kitapla iç içe yaşamaları en önemli etkendir. (IV) Kitap okuyarak aydınlanan bireyler, topluma yararlı olur ve bundan mutluluk duyar. (V) Bunun farkında olan yazarlar da yapıtlarını her okuyanın anlayabileceği bir dille ortaya koyar. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde kitapların işlevinden söz edilmemiştir?

    • A) I.
    • B) II.
    • C) III.
    • D) IV.
    • E) V.

    I, II, III ve IV. cümlelerde kitapların bireye, edebiyata ve topluma katkılarından söz edilmiştir. V. cümlede ise yazarların dil tercihinden bahsedilmiş, kitapların işlevi anlatılmamıştır.

  9. 9. Alzaymır, halk arasında “bunama” adı verilen genel bir etiketleme ile ifade edilse de çok çeşitli türevleri olan bir hastalıktır. Birçok araştırmanın konusu olmuş, kaynağı hakkında nice nice inanış ve varsayım ortaya konmuştur. Tarihî sürece baktığımızda soyut varlıkların musallat olmasıyla dahi ilişkilendirilmiş olan bu hastalık, bilimsel kanıtlara göre nörolojik bir rahatsızlıktır. Genetik faktörler ve yaşam biçimi ile ilişkili olarak genellikle yaşlanmayla birlikte ortaya çıkmaktadır. Günümüzde de çok yaygın bir rahatsızlıktır. Dünyada 50 milyondan fazla kişiyi, Türkiye’de ise 600 bin kişiyi etkileyen alzaymır hastalığı, ----. Bu cümlenin sonuna aşağıdakilerden hangisi getirilirse “alzaymır hastalığına yakalananların sayısının koşulların değiştirilmemesi durumunda giderek artacağı” sonucuna ulaşılır?

    • A) 65 yaş üzerindeki insanların %2-4’ünde, 85 yaş üzerinde ise %20 oranında görülmektedir
    • B) önüne geçilmezse 30 yıl içinde tüm dünyada kalp hastalığından daha sık görülecektir
    • C) genç nüfusun giderek azaldığı Avrupa ülkelerinde en sık karşılaşılan bunama türüdür
    • D) 21. yüzyılın sonunda gelişmiş ülkelerde büyük bir sorun olmaktan çıkabilir
    • E) yapılan araştırmalara göre son yirmi yıldır Türkiye’de her 10 saniyede bir, insanımızı yakalıyor

    B seçeneğindeki 'önüne geçilmezse (tedbir alınmazsa/koşullar değiştirilmezse) 30 yıl içinde (gelecekte) kalp hastalığından daha sık görüleceği (yakalanan sayısının artacağı)' ifadesi, soru kökündeki şart ve artış beklentisini doğrudan karşılar. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.

  10. 10. Biz öyle çok ağladık ki beraber, Gözyaşları doldurdu avucumu şimdilik. Şimdilik uzun uzun, bambaşka bir sessizlik Yavaşça alçalarak bizi dinler. Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?

    • A) Ulama
    • B) Ünsüz düşmesi
    • C) Ünsüz benzeşmesi
    • D) Ünsüz türemesi
    • E) Ünsüz değişimi

    Dizelerde ulama, ünsüz düşmesi, ünsüz değişimi ve ünsüz benzeşmesi örnekleri bulunabilir. Ancak ünsüz türemesine örnek yoktur. Doğru cevap D seçeneğidir.

  11. 11. Aşağıdaki dizelerden hangisi duraklarına yanlış ayrılmıştır?

    • A) Bülbül geldi / kondu dala Bülbülden yok / hata güle
    • B) Benim bir sözüm var / efsane sözde Ne günah der isen / bulunur bizde
    • C) Yüz çevirdi benden / baht-ı siyahım Görünmedi gitti / ol yüzü mâhım
    • D) Bir dilbere / meyil verdim / özümden Nasihat / eyledim geçmez / sözümden
    • E) Haber edin / kuşlar çeksin / yasımı Yuva yapsın / püskülümü / fesimi

    A, B, C ve E seçeneklerindeki dizeler hece ölçüsünün doğal eklemlenme yerlerine göre doğru duraklanmıştır. Ancak D seçeneğindeki 'Bir dilbere / meyil verdim / özümden' dizesi 4+4+3 düzeniyle ayrılmışken alt dizesi olan 'Nasihat / eyledim geçmez / sözümden' dizesi 3+5+3 gibi tutarsız bir durak yapısıyla bölünmüştür ve hece sınırını ihlal etmektedir. Doğru cevap D seçeneğidir.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişi zamiri olmayan bir sözcük, insanı karşılayacak biçimde zamir görevinde kullanılmıştır?

    • A) Bunu yirmi yıl kullandım ama artık satıp yenisini alacağım.
    • B) İnekleri sağmış, sonra onları otlamaları için meraya götürmüştü.
    • C) Şu, dün yukarı taşıdığımız kırık masa olmasın sakın!
    • D) Şu iki çocuktan zayıf olanı gönder, diğerini buraya çağır.
    • E) Proje sunumunu sen ve arkadaşın birlikte yapmalısınız.

    D seçeneğinde “olanı” ve “diğerini” sözcükleri kişi zamiri değildir; ancak cümlede çocukların yerini tutarak kişileri karşılar. Doğru cevap D seçeneğidir.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlam belirsizliğini gidermek amacıyla cümlenin başına bir kişi zamiri (senin / onun) getirilmelidir?

    • A) Fikirlerini arkadaş ortamında bu kadar açıkça söylemene şaşırdım.
    • B) Yeni arabasını kapının önüne park ettiğini gördüm dün akşam.
    • C) Yazılarını bir dergide yayınlatmanı sabırsızlıkla bekliyorum.
    • D) Annem bahçedeki çiçekleri her sabah özenle sular.
    • E) Sınav sonuçlarını panoda gören öğrenciler sevinçle bağırdı.

    C seçeneğindeki 'Yazılarını' kelimesinin başına hem 'senin' hem de 'onun' zamiri getirilebilir ('Senin yazılarını...' veya 'Onun yazılarını...'). Bu durum cümlenin kime ait olduğu konusunda bir anlam belirsizliği yaratır. Bu belirsizliği gidermek için uygun kişi zamiri cümlenin başına getirilmelidir. Doğru cevap C seçeneğidir.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?

    • A) Ayakaltında dolaşma demedim mi ben sana?
    • B) Seni azat etmem için en az on yıl daha çalışman gerekiyor.
    • C) Doğru ile yanlışı kendi zihninizde ne zaman ayırdedeceksiniz?
    • D) Babaevinden ayrılıp gurbete gideli tam yirmi yıl olmuştu.
    • E) Sizinle şöyle ayaküstü laflayalım dedik abi.

    'ayırt etmek' fiilinde herhangi bir ses olayı (düşme veya türeme) meydana gelmediği için TDK kuralları gereği ayrı yazılmalıdır. Birleşik yazılması yazım yanlışıdır.

  15. 15. Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum Bütün denizcilerin ruhu bende yaşıyor Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi _yoktur_?

    • A) Belirtme hâl eki almış isim
    • B) Bulunma hâl eki almış birden fazla isim
    • C) Belirtili ad tamlaması
    • D) Birleşik ad
    • E) Tamlayanı düşmüş ad tamlaması

    Dizelerde “gemicilerin/denizcilerin ruhu” belirtili ad tamlamasıdır; “gökleri” belirtme hâl eki almıştır, “gözümde, çöllerde, bende” gibi bulunma hâl eki alan isimler vardır. Birleşik ad örneği bulunmaz. Doğru cevap D seçeneğidir.

  16. 16. • Zekâ, insana doğuştan bahşedilen sabit bir yetenek midir yoksa sonradan mı kazanılır? • Akıl neyi ifade eder ve süreçlerini nasıl yönetir? • Zekâ, kendi fonksiyonlarını nasıl bir yöntemle icra eder? • Mutlak gerçeğe sadece rasyonel düşünce ve veriyle varılabileceği iddiası doğru mudur? Aşağıdaki araştırma sonuçlarından hangisi bu sorulardan herhangi biriyle ilişkili _değildir_?

    • A) Zekânın insanın genetik bir yeteneği olmadığı, çabayla elde edildiği, normal koşullarda en içgüdüsel davranışlardan ve somut olandan soyut olana doğru geliştiği, bilişsel zekânın 20 yaşına kadar gelişimini tamamladığı, 20 yaşından sonra ise duygusal zekânın gelişmeye devam ettiği ve bunun yaşam boyu sürdüğü ortaya konmuştur.
    • B) Zihinsel etkinliklerin bir bütünlük ve belli ilişkiler sistemi içinde kavranılması, nesne ve oluşların adlandırılması, aralarında anlamlı bağlantılar kurulması, insanın kendi davranışlarını bilip tayin etmesi, iyi-kötü ayrımını yapabilmesi, doğruyu yanlışı ayırt edebilmesi kabiliyetinin ve dirayetinin adı olan aklın, zekânın sunduğu verileri ve bilgileri işleyerek, süzerek işlem yaptığı saptanmıştır.
    • C) Akıl ve aklın enerjisi olan bilginin mutlak gerçeğe yönelme ve yürüme eğiliminde olduğu ancak yürüyüşün hedefe ulaşabilmesi için akıl ve bilginin yeterli olamadığı bunları tamamlayan “sezgi”nin de şart olduğu, mutlak gerçeği algılayabilecek duyusal zenginliğe ancak güçlü bir sezgiyle ulaşabildiği örneklerle açıklanmıştır.
    • D) Bir düşünce yeteneği olan ve aklın kullanacağı düşünceleri üreten zekânın, insanı olaylara ve durumlara adapte ederek, alışılmamış durumlara uyum sağlamasını gerçekleştirerek, soyut-somut-sözel sorunları algılayıp ayrıştırarak, onlar üzerinde yargılama yaparak bütün bunları ise akıl-irade-bilinç bağlantılarını kullanarak gerçekleştirdiği dile getirilmiştir.
    • E) Aklın durağan olmadığı, doğru ve sağlam bilgilerle beslenmesinin, denemelerden yapılan çıkarımlarla donatılmasının işlem gücünü yükselttiği, hızlı ve isabetli karar vermeyi sağladığı dolayısıyla insanın olgunlaşma yolunda zekasını geliştirmeye ve aklını güçlendirmeye mecbur olduğu dile getirilmiştir.

    A seçeneği 'Zekâ sonradan mı kazanılır?' sorusuna; B seçeneği 'Akıl süreçlerini nasıl yönetir?' sorusuna; C seçeneği 'Mutlak gerçeğe sadece rasyonel düşünceyle ulaşılabilir mi?' sorusuna (sezginin gerekliliğini vurgulayarak); D seçeneği ise 'Zekâ fonksiyonlarını nasıl icra eder?' sorusuna cevap vermektedir. E seçeneğindeki aklın dinamikliği ve geliştirilmesi gerektiği çıkarımı ise yukarıdaki sorulardan hiçbirinin doğrudan cevabı değildir. Dolayısıyla doğru cevap E seçeneğidir.

  17. 17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilimsi öbeği _yoktur_?

    • A) Okumak bireyi her şeyden daha çok geliştiriyor.
    • B) Önümüze çıkan engelleri bir bir aşa aşa bugünlere geldik.
    • C) Yılan gibi kıvrılan yollardan geçerek vardık Alanya’ya.
    • D) Samimi ağlayışları, sahte gülümsemelere yeğlerim.
    • E) Her işte iyi niyetli davranmaya gayret edin.

    A seçeneğinde “okumak” tek başına isim-fiildir; kendisine bağlı sözlerle genişlemiş bir fiilimsi öbeği oluşturmaz. Diğer seçeneklerde fiilimsi, kendisine bağlı unsurlarla öbekleşmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  18. 18. Sıcak mevsimin _gelmesiyle_ (I) beraber şenlikler de başlar yaylada. _Tanıdık_ (II) herkes davetlidir bu şölene. Öyle tek bir günde _bitmez_ (III) eğlenceler. Günlerce _sürüp_ (IV) gider bu coşku. Buradaki köylerde _yaşam_ (V), eski zamanların huzurunda akıp gider. Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangileri eylemsi (fiilimsi) _değildir_?

    • A) I ve II
    • B) II ve III
    • C) III ve V
    • D) III ve IV
    • E) IV ve V

    Parçadaki 'gelmesiyle' isim-fiil (I), 'Tanıdık' sıfat-fiil (II) ve 'sürüp' zarf-fiildir (IV). 'bitmez' sözcüğü ise geniş zamanın olumsuzuyla çekimlenmiş bir fiildir (III) ve 'yaşam' sözcüğü ise isimdir (V). Bu iki sözcük fiilimsi eki almamıştır. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.

  19. 19. I. Bu hayalde uyur Bursa her gece II. Her şafak onunla uyanır, güler III. Gümüş aydınlıkta serviler, güller IV. Serin hülyasıyla çeşmelerinin V. Başındayım sanki bir mucizenin Yukarıdaki dizelerin hangilerinde ulama vardır?

    • A) I. ve II.
    • B) I. ve IV.
    • C) II. ve III.
    • D) III. ve V.
    • E) IV. ve V.

    II numaralı dizede 'şafak onunla' (k-o) ve III numaralı dizede 'Gümüş aydınlıkta' (ş-a) kelimeleri arasında ulama yapılmaktadır. Diğer dizelerde ulama örneği bulunmamaktadır. Doğru cevap C seçeneğidir.

  20. 20. “Işığın bulunduğu her yerde gölge de vardır.” cümlesiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Gelişim için sürekli çalışmanın şart olduğu
    • B) Yapılan iyiliklerin kalıcı izler bırakacağı
    • C) İyilik ve güzelliğin olduğu yerde kötülük ve çirkinliğin de olabileceği
    • D) Değişimin olmadığı yere karanlığın hâkim olacağı
    • E) İnsan yaşamında her zaman güzel günlerin yaşanamayacağı

    Işık olumlu olanı, gölge ise olumsuz olanı çağrıştırır. Cümle, iyilik ve güzelliklerin bulunduğu yerde olumsuzlukların da var olabileceğini anlatır. Doğru cevap C seçeneğidir.