Altın Test 43
Altın Test 43
İtalyan edebiyatının usta kalemlerinden Calvino'nun yeni kitabı dilimize çevrildi. Kitapta yer alan masallarda, yazarın sıra dışı ve özgün üslubu ön plana çıkıyor. Her biri bağımsız gibi görünse de bir nehir söyleşi tadında ortak bir tema etrafında birleşen masallar, eserde kusursuz bir birlik oluşturuyor. Calvino, karakterlerin başından geçen olayları aktarırken tatlı bir mizah ve nükte kullanarak okuru tebessüm ettiriyor. Toplumsal yaşamın farklı kesimlerinden insan manzaralarının resmedildiği bu kurgu, kültürel ögeleri başarıyla yansıtıyor. Yazar, olayları aktarırken herhangi bir yargıda bulunmaktan veya toplumsal eleştiri yapmaktan özellikle kaçınarak tarafsız bir anlatıcı rolü üstleniyor. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada sözü edilen eserin bir özelliği _değildir_?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. İtalyan edebiyatının usta kalemlerinden Calvino'nun yeni kitabı dilimize çevrildi. Kitapta yer alan masallarda, yazarın sıra dışı ve özgün üslubu ön plana çıkıyor. Her biri bağımsız gibi görünse de bir nehir söyleşi tadında ortak bir tema etrafında birleşen masallar, eserde kusursuz bir birlik oluşturuyor. Calvino, karakterlerin başından geçen olayları aktarırken tatlı bir mizah ve nükte kullanarak okuru tebessüm ettiriyor. Toplumsal yaşamın farklı kesimlerinden insan manzaralarının resmedildiği bu kurgu, kültürel ögeleri başarıyla yansıtıyor. Yazar, olayları aktarırken herhangi bir yargıda bulunmaktan veya toplumsal eleştiri yapmaktan özellikle kaçınarak tarafsız bir anlatıcı rolü üstleniyor. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada sözü edilen eserin bir özelliği _değildir_?
- A) Farklılık
- B) Alaycılık
- C) Eleştiricilik ✓
- D) Toplumculuk
- E) Bütünsellik
Metinde yazarın 'toplumsal eleştiri yapmaktan özellikle kaçındığı' açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle eserin 'eleştiricilik' gibi bir özelliğinin bulunmadığı söylenebilir. Diğer tüm özellikler (Farklılık: sıra dışı üslup, Alaycılık: mizah/nükte, Toplumculuk: toplumsal kesimler, Bütünsellik: kusursuz birlik) metinde mevcuttur. Doğru cevap C seçeneğidir.
2. Kütüphanede yaklaşık beş yüz civarında kadar nadir eserin bulunduğu biliniyor. Bu cümledeki anlatım bozukluğunun sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması
- B) Mantık ve sıralama hatası
- C) Gereksiz sözcük kullanılması ✓
- D) Deyimin anlamına uygun kullanılmaması
- E) Sözcüğün yanlış yerde kullanılması
Cümledeki 'yaklaşık' sözcüğü ile 'civarında/kadar' ifadeleri aynı yaklaşıklık anlamını taşımaktadır. Bu iki ifadenin aynı cümlede bir arada kullanılması gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğuna yol açmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem tamlayanı hem de tamlananı sıfat tamlaması olan belirtili ad tamlaması kullanılmıştır?
- A) Buraya göçmen kuşlar ilkbaharın ilk günlerinde gelmeye başlar.
- B) Her yandan sapsarı başakların neşeli şarkıları işitiliyordu. ✓
- C) Yaşlı bir adamın elinde martılara atılacak simit parçaları vardı.
- D) Martıların bembeyaz kanatlarından suyun üzerine derin gölgeler düşüyordu.
- E) Büyük bir geminin çizdiği su yoluna tüm kuşlar hücum etmişti.
B seçeneğindeki 'sapsarı başakların neşeli şarkıları' tamlaması belirtili isim tamlamasıdır. Bu tamlamanın tamlayanı olan 'sapsarı başaklar' bir sıfat tamlamasıdır (sapsarı = sıfat, başaklar = isim). Tamlananı olan 'neşeli şarkılar' da bir sıfat tamlamasıdır (neşeli = sıfat, şarkılar = isim). Doğru cevap B seçeneğidir.
4. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde yüklem adıldan oluşmuştur?
- A) Namık Kemal, edebiyatımızın kendi özgü şahsiyetlerinden biridir. ✓
- B) Gençlerimizin bir kısmının klasiklerimize verdiği değer bu kadar mıdır?
- C) İnsana lütfedilen değerlerin belki de en değerlisi akıldır.
- D) Öykülerinin temel konusuydu balıkçıların geçim mücadelesi.
- E) Onun, eserlerinde yer alan karakterlerin kişilikleri oldukça derindir.
A seçeneğinde yüklem “biridir” sözüdür. “Biri” belgisiz zamir olduğu için bu cümlede yüklem adıl görevindedir. Doğru cevap A seçeneğidir.
5. (I) Petrol ve kömür gibi yakıtlardan enerji üretilirken yanma reaksiyonu nedeniyle havadaki oksijen miktarı eksilmektedir. (II) Bunun yanı sıra ormanlık alanların tahribatı gibi beşeri faaliyetler de oksijen üretimi sekteye uğratmaktadır. (III) Atmosferdeki oksijen dengesinin bozulması, sera gazlarındaki artışla bir araya geldiğinde iklim değişikliğini daha da ivmelendirmektedir. (IV) İklim krizi, kutup bölgelerindeki erimeleri artırdığından deniz seviyelerinin yükselmesine ve kıyı taşkınlarına yol açmaktadır. (V) Öte yandan uzmanlar, havadaki oksijen oranındaki bu azalmanın yakın gelecekte insan hayatı için doğrudan hayati bir tehlike doğurmayacağını da ifade etmektedir. Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını _bozmaktadır_?
- A) I
- B) II
- C) III
- D) IV ✓
- E) V
Parçanın genelinde (I, II, III ve V numaralı cümlelerde) atmosferdeki oksijen seviyesinin azalması, bunun nedenleri, iklim değişikliğiyle ilişkisi ve bu azalmanın yakın gelecekte hayati bir tehdit oluşturup oluşturmadığı tartışılmaktadır. Ancak IV. cümlede aniden iklim krizinin genel bir sonucu olan kutuplardaki erimeler ve kıyı taşkınlarına değinilmiştir. Bu cümle oksijen odağından uzaklaştığı için akışı bozmaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
6. Aşağıdaki dizelerin hangisinde dilek kiplerinden biriyle çekimlenmiş fiil vardır?
- A) Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme. Başka bir yâr, başka bir dosta meylediyorsun, etme. ✓
- B) Yarın gece gideceğim bu kentten Bir ırmağa yolcuyum, sular çekiyor beni.
- C) Bir gün İcadiye’de veya Sultantepe’de, bir beste kanatlanır, birden olduğun yerde.
- D) Ben ışıklar, konfetiler, bayramlar istemem; uzanmışım gölgeliğe bir başıma.
- E) Sana bir uygarlığı getirdim; anlamadın yavuz kahramanları, şiirin burçlarını.
A seçeneğinde “etme” fiili emir kipiyle çekimlenmiştir. Emir kipi dilek kiplerinden biridir. Doğru cevap A seçeneğidir.
7. Elimi beş yerinden dağladı beş parmağın, Bağrımda da yanmadık bir yer bırakmadan git. Bir yarin göçtüğünü, çöktüğünü bir dağın Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git! Bu dizelerde aşağıdaki ses olaylarından hangisi _yoktur_?
- A) Ünlü daralması
- B) Ünsüz benzeşmesi
- C) Ünlü düşmesi
- D) Ünlü türemesi ✓
- E) Ünsüz değişimi
Dizelerde ünsüz benzeşmesi, ünsüz değişimi, ünlü daralması ve ünlü düşmesi örnekleri bulunabilir. Ünlü türemesi ise yoktur. Doğru cevap D seçeneğidir.
8. Bugün ülkemizin nüfusu 81 milyon civarında. Peki, gelecek yıl ya da beş yıl sonra nüfusumuz ne olacak? BM’nin hazırladığı bir sitede her ülke, bölge ya da kıtanın bugünkü veya gelecekteki nüfusu, nüfus bileşimi hakkında ayrıntılı bilgilere ulaşabiliyorsunuz. Örneğin Cumhuriyet’imizin 100. kuruluş yıl dönümünde nüfusumuz yaklaşık 85 milyon, 2050 yılında da 99 milyon olacakmış. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangilerine başvurulmuştur?
- A) Tanımlama – örnekleme
- B) Betimleme – karşılaştırma
- C) Sayısal verilerden yararlanma – açıklama ✓
- D) Sayısal verilerden yararlanma – tartışma
- E) Öyküleme – kişileştirme
Parçada 81 milyon, 85 milyon, 99 milyon gibi sayısal veriler kullanılmış ve nüfusla ilgili bilgi verilmiştir. Bu nedenle sayısal verilerden yararlanma ve açıklama vardır. Doğru cevap C seçeneğidir.
9. Her sanat yapıtı, nesnelerin estetik biçimlenmesiyle oluşur. Bu, roman için de böyle. Peki, bir romanın var kılınması ne demek? Romanı oluşturan ögelerin ayrıştırılmasıyla, o ögelerin üstünde durmakla, o ögeleri belirtmekle roman gerçekte var kılınır. Bu kitapta yapılan budur. Bu parçada kaç tane ek fiil kullanılmıştır?
- A) 1
- B) 2
- C) 3 ✓
- D) 4
- E) 5
Parçada “böyle(dir)”, “ne demek(tir)” ve “budur” kullanımlarında ek fiil vardır. Bu nedenle toplam üç ek fiil kullanılmıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
10. Felsefenin bilgi dünyasını inceleyen dalı olan epistemoloji; insan bilgisinin yapısını, sınırlarını, geçerlilik ölçütlerini ve doğruluğunu sorgular. Bu entelektüel arayış tarih boyunca pek coğu farklı felsefi ekolü doğurmuştur. Söz gelimi kurduğu okulun kapısına 'Geometri bilmeyen buraya adım atamaz.' kuralını koyan Platon zihinsel süreçlere ve aklın gücüne inanırken; 'Ey akıl, beni geçersiz kılmak için sunduğun tüm kanıtları yine benim gözlemlerimden alıyorsun.' diyen Epikuros duyusal algılara ve deneyimlere güvenir. Bu parçadan hareketle sözü edilen filozoflar, bilgi felsefesinin hangi temel sorusuna yanıt aramışlardır?
- A) Bilginin tanımı ve mahiyeti nedir?
- B) Mutlak bilginin sınırları nelerdir?
- C) Doğru bilginin kaynağı nedir? ✓
- D) Nesnel ve genelgeçer bir bilgi mümkün müdür?
- E) Bilgi zihinden bağımsız bir gerçekliği yansıtabilir mi?
Metinde Platon'un geometri ve aklın gücünü (Rasyonalizm), Epikuros'un ise duyuları, gözlemi ve deneyimi (Empirizm) bilginin çıkış noktası olarak gördükleri anlatılmaktadır. Bu iki yaklaşım doğrudan epistemolojideki 'Bilginin kaynağı nedir?' (Bilgi akıldan mı gelir yoksa duyulardan mı?) sorusuna verilmiş yanıtlardır. Dolayısıyla doğru cevap C seçeneğidir.
11. Benzersiz bir coğrafyayı kucaklayan berrak bir deniz... Yeşilin en tatlı tonlarına bürünmüş uçsuz bucaksız zeytinlikler... İsmini bu asırlık ağaçlardan alan Zeytinliada uzaktan gülümsüyor ziyaretçilere. Henüz o ilk anda anlaşılıyor ayrılığın ne kadar hüzünlü olacağı. Mis kokulu mandalina bahçeleri, ince sahili ve serin esintileriyle adeta usta işi bir tabloyu andırıyor. Kimi gezginlerin 'çocukluğumuzun Bodrum'u' olarak tanımladıkları bu küçük belde, şimdilerde eski görkemli günlerine yeniden dönüyor. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?
- A) Birinci kişili anlatımla oluşturulmuştur. ✓
- B) Eksiltili cümleler kullanılmıştır.
- C) Anlatıcının duygusal etkilenmesi yansıtılmıştır.
- D) Söz sanatlarına yer verilmiştir.
- E) Nitelik bildiren sözcükler kullanılmıştır.
Metinde 'gülümsüyor, anlaşılıyor, andırıyor, dönüyor' gibi üçüncü kişili çekimlere yer verilmiştir. Metnin anlatımında doğrudan birinci kişili anlatıcı ('gördüm, gittim' gibi) yer almadığı için A seçeneğindeki yargı söylenemez. Eksiltili cümleler (...), benzetmeler ve niteleyici sözcükler metinde mevcuttur. Doğru cevap A seçeneğidir.
12. “Çok” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde miktar bildiren nicel bir anlamda kullanılmamıştır?
- A) Şansımıza, çok kaba davranan birine denk geldik. ✓
- B) Çok söz söyleyince haklı olacağını sanıyorsan yanılıyorsun.
- C) Bu tatlının bu kadar çok malzemeyle yapıldığını bilmiyordum.
- D) Bu telefonu almak için çok para biriktirmen gerekiyor.
- E) Çok uzun bir tünelden geçip yola devam ettik.
A seçeneğinde 'çok' yerine 'oldukça' anlamı vardır ve 'kaba' sıfatının derecesini belirtir; miktar bildirmez. B, C ve D seçeneklerinde 'çok' nicelik/miktar anlamı taşır. E seçeneğinde de uzunluk derecesi belirtilse de sorunun ayırıcı kullanımı A'daki nitelik derecesidir. Doğru cevap A seçeneğidir.
13. “Yapım ekleri, kök ya da gövdelerde ses düşmesi, ses değişimi meydana getirebilir.” Aşağıdaki altı çizili sözcüklerden hangisinde buna uygun bir kullanım vardır?
- A) Seni hasta _yatağında_ bırakamam.
- B) Dinlenmek için _rahatça_ bir yer buldu.
- C) Evde kedi _beslemeye_ başlamış. ✓
- D) Bayramın _ikinci_ günü bize uğrasın.
- E) Aydın kişiler, soru _sorulmasını_ beklerler.
'Beslemeye' sözcüğünde 'besle-' gövdesi, 'besi' köküyle ilişkilidir ve yapım sürecinde ses değişimi görülür. Bu nedenle verilen açıklamaya uygun kullanım C seçeneğindedir.
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmıştır?
- A) Bir dilin kendi gelişmesi içinde böyle nüanslar çıkabilir, ama bunlar vazgeçilmez şeyler değildir.
- B) Uçsuz bucaksız gibi görünen ama her şeyin olduğu gibi sonsuzca yürüdüğüm bu ormanın da sahip olduğu bir sonun varlığını hatırlayarak, dünyayı son kez görüşüm gibi umarsızca ve kaçırdığım şeylere yetişmek ya da yarıda kalanları yakalamak umuduyla yürüyorum.
- C) Evinin yolunu kaybeden birinin yuvasını tekrar bulduktan sonraki sevinciyle, hâlâ üzerinde kalan birkaç korku kırıntısıyla ve büyük bir huzurla buradayım.
- D) Avrupa ile sıkı komşuluk ilişkisi içinde yaşayan Türkler birtakım önemli ihtiyaç anlarında kendilerine Avrupalı yardımcılar bulmuşlardır.
- E) Henüz mezun olmamıştım, ilk kıtalararası seyahatlere başladığımda; çok geçmeden mide şikayetleriyle ziyaret ettiğim doktor bey, annenin pişirdiği yemekleri yersen geçer demişti. ✓
B seçeneğindeki 'kıtalararası' kelimesi 'kıtalar arası' (somut yer/ilişki bildiren sıfat tamlaması yapısı) şeklinde ayrı yazılmalıdır. Ayrıca 'şikayetleriyle' kelimesi 'şikâyetleriyle' (a üzerinde inceltme işareti) şeklinde yazılmalıdır. Doğru cevap E seçeneğidir.
15. (I) İlkokula başladığım yıllarda Çalıkuşu bir gazetede bölüm bölüm yayımlanıyordu. (II) Babam her akşam bizi etrafına toplardı. (III) Hep beraber romanın o günkü bölümünü okurduk. (IV) Böylece edebiyatla ilk tanışmam başlıyordu. (V) Zaten ortaokula gidince okulun zengin kütüphanesinde bol bol okuma fırsatı buldum. Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangi ikisi nesne-yüklem ilişkisi yönüyle _özdeştir_?
- A) II. ve IV.
- B) III. ve IV.
- C) I. ve II.
- D) IV. ve V.
- E) I. ve IV. ✓
I. cümlenin yüklemi 'yayımlanıyordu' ve IV. cümlenin yüklemi 'başlıyordu' geçişsiz fiillerdir. Dolayısıyla I. ve IV. cümleler nesne-yüklem ilişkisi yönüyle özdeştir (geçişsizdir). II. 'toplardı', III. 'okurduk', V. 'buldum' fiilleri ise geçişlidir.
16. Nietzsche’nin meşhur bir sözü vardır: “Beni öldürmeyen şey beni güçlendirir.” Yaşanan tüm zorluklar gelip geçicidir. Önemli olan bu deneyimlerin ruhumuzda bıraktığı izler ve bize kazandırdığı olgunluktur. Karşılaşılan engeller, karakterimizin güçlenmesini sağlayan yapı taşlarıdır. İnsan, hüznüyle ve neşesiyle bir bütündür; bu iki zıt duygu yaşam terazisinde memnuniyet verici bir denge oluşturur. Zira her kavram ancak zıddıyla anlam kazanır. Karanlığın derinliğini bilmeyen biri, sabah güneşinin kıymetini nasıl takdir edebilir? Huzursuzluğu hiç tatmamış bir zihin, dinginliğin getirdiği mutluluğu nasıl fark edebilir? İnsan, zorlukların içinden geçerek arınmalı ve tıpkı fırtınaya göğüs geren bir meşe ağacı gibi ayakta kalabilmelidir. Asıl mesele, ruhsal bütünlüğü korumak ve bu dengenin bilincine varmaktır. Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
- A) Gerçek huzura kavuşmak, tüm olumlu ve olumsuz duygulardan tamamen arınmakla mümkündür.
- B) Geçmişte büyük travmalar atlatmış bireylerin gelecekte mutsuz olması neredeyse imkânsızdır.
- C) İnsan yaşamı bir mozaik gibidir; acı tatlı tüm deneyimler bu tablonun tamamlayıcı unsurlarıdır. ✓
- D) Çağdaş toplumların en belirgin yanılgısı, sürekli haz peşinde koşmayı hayatın amacı saymasıdır.
- E) Bireyin geçmişte yaşadığı olayların, gelecekteki karakter gelişimi üzerinde hiçbir belirleyiciliği yoktur.
Parçada insanın acıları ve mutlulukları ile bir bütün olduğu, her şeyin zıddıyla var olduğu ve acıların da insanı olgunlaştırıp dönüştürdüğü anlatılmaktadır. C seçeneğindeki 'insan yaşamının acısıyla tatlısıyla bir mozaik/bütün olduğu' ifadesi bu düşünceyle örtüşmektedir. Doğru cevap C seçeneğidir.
17. I. Orada mısın? II. Nemrut Dağı, Adıyaman il sınırları içinde yer alan ve üzerinde devasa heykeller bulunan tarihî bir mekândır. III. “Bilgisayarlar” kelimesinde birden fazla çekim eki kullanılmıştır. IV. Berrak bir maviyle parıldayan gölün serin sularında uzun uzun yüzdük. V. Otobüs hareket etmek üzere, hemen yerlerinize geçin. Yukarıdaki cümlelerle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi _yanlıştır_?
- A) I. cümlede kanalı kontrol işlevi vardır.
- B) II. cümlede göndergesel işlev vardır.
- C) III. cümlede dil ötesi işlev vardır.
- D) IV. cümlede heyecana bağlı işlev vardır. ✓
- E) V. cümlede alıcıyı harekete geçirme işlevi vardır.
IV. cümlede ('Berrak bir maviyle...') lirik ve tasvir edici bir anlatım ön planda olup dil sanatsal/göndergesel boyuttadır. Bu cümlede korku, acı, coşku gibi 'heyecana bağlı' bir hitap veya ünlemli duygu dışa vurumu yer almamaktadır. Dolayısıyla D seçeneğindeki bilgi yanlıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
18. Aşağıdakilerden hangisinde yapım eki almış birden fazla sözcük vardır?
- A) Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi. ✓
- B) Derinden derine ırmaklar ağlar.
- C) Ey suyun sesinden anlayan bağlar
- D) Ne şair yaş döker ne âşık ağlar
- E) Tarihe karıştı eski sevdalar
A seçeneğinde 'yanık' sözcüğü yan- fiilinden, 'yolcu' sözcüğü yol isminden yapım ekiyle türemiştir. Bu nedenle yapım eki almış birden fazla sözcük bu seçenektedir.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklemden önceki sözlerin tamamı zarf tümlecidir?
- A) İnsanların, sadece dış görünüşleriyle neden bu kadar önemseneceğine bir türlü anlam veremiyorum.
- B) Bilimin gelişimi bazen asırlar boyu süren sessiz dönemlerden sonra aniden hızlanıyor.
- C) Romanınızda kurguladığınız karakterlerin ve olayların toplumsal gerçeklerle örtüşmesine özen gösterin.
- D) Ünlü bir sahne sanatçısı edasıyla çevresindekileri kendine hayran bırakacak tavırlar sergileyerek ilerliyordu. ✓
- E) Geçmiş yıllara ait hatıraları, zihninizde, tüm detaylarıyla kolayca canlandırabilirsiniz.
D seçeneğinde yer alan cümlenin yüklemi 'ilerliyordu' eylemidir. Yükleme sorulan 'Nasıl ilerliyordu?' sorusuna 'Ünlü bir sahne sanatçısı edasıyla çevresindekileri kendine hayran bırakacak tavırlar sergileyerek' cevabı alınmaktadır. Bu kısmın tamamı durum bildiren bir zarf tümlecidir. Cümle sadece zarf tümleci ve yüklemden oluştuğu için yüklemden önceki tüm sözler zarf tümleci görevindedir. Doğru cevap D seçeneğidir.
20. Aşağıdaki kalın yazılı sözcüklerin hangisinde vurgu son hecededir?
- A) _Masmavi_, uçsuz bucaksız bir denizin ortasındaydık.
- B) _Marmara_ bu sene daha çalkantılı, daha haşin.
- C) Hayatında _tertemiz_ bir sayfa açman gerekiyor.
- D) _Türkiye_ aslında bir deniz ülkesidir.
- E) _Denizler_ dünyamız için büyük bir zenginlik kaynağıdır. ✓
Türkçede kural olarak isim soylu kelimelerde vurgu son hecededir ('De-niz-ler' kelimesinde vurgu 'ler' hecesindedir). Ancak pekiştirilmiş sıfatlarda ('mas-ma-vi', 'ter-te-miz') ve yer adlarında ('Mar-ma-ra', 'Tür-ki-ye') vurgu ilk veya orta hecelere kayar. Bu nedenle E seçeneğinde vurgu son hecededir. Doğru cevap E seçeneğidir.