Altın Test 5
Altın Test 5
Geçişsiz eylemler “-r, -t, -tır” gibi eklerle geçişli hâle getirilebilir; bu tür eylemler oldurgan çatılıdır. Aşağıdakilerin hangisinde buna örnek vardır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. Geçişsiz eylemler “-r, -t, -tır” gibi eklerle geçişli hâle getirilebilir; bu tür eylemler oldurgan çatılıdır. Aşağıdakilerin hangisinde buna örnek vardır?
- A) Ayağımıza gelen fırsatı maalesef kaçırdık. ✓
- B) Şimdi bizim ellerde tabiat, bir bahar türküsü tutturmuştur.
- C) Mülakatların haftaya başlayacağını adaylara bildirdik.
- D) Annem pilav için pirinçleri her seferinde bana ayıklatırdı.
- E) Evimize on yıllık bir aradan sonra tekrar bakım yaptırdık.
A seçeneğinde “kaçırmak” fiili, geçişsiz “kaçmak” fiiline oldurganlık eki getirilerek oluşmuştur ve geçişli hâle gelmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
2. Son yirmi yılda bilhassa İngilizce kelimeler kullanmak, adeta bir statü sembolü haline getirildi. Kitle iletişim araçları bu hastalığı salgına dönüştürmüştür. Fakat hiçbir dönemde böyle bir bilinçsizlik yaşanmadı. Hatırlanacağı üzere yabancı adlar önce dergilerde boy gösterdi: Argos, Rapsodi, Hey Girl vb. Sonraları yabancı televizyon kanalları ortaya çıktı: Magic Box, Show TV, Fox TV vb. Yüksek tirajlı gazeteler de Film Guide, TV Guide, Star gibi adlarla ekler vermeye başladılar. Bu televizyonları seyredip bu gazeteleri okuyanlar, eğer Türkçe hususunda hassas değillerse, eğer okullarda tarih bilinci ve ana dil sevgisi kazanmamışlarsa ne yaparlar? Çocuklarına Jane, Sem gibi isimler vermezler mi? Bu parçada aşağıdakilerden hangisine _değinilmemiştir_?
- A) Yabancı adlar taşıyan televizyonların ortaya çıktığına
- B) Hiçbir devirde, dilde bu kadar şuursuzluk yaşanmadığına
- C) Okulların dil bilincinden yoksun olduğuna ✓
- D) Dil şuuru olmayan insanların çocuklarına yabancı adlar verebileceğine
- E) İngilizce sözcük kullanmanın bir imaj meselesi kabul edildiğine
Parçada, okullarda dil bilincinin eksik verilmesinin sonuçlarından bahsedilmiş ('eğer okullarda tarih şuuru ve ana dil sevgisi edinmemişlerse...') ancak okulların bizzat kendilerinin genel olarak dil bilincinden yoksun olduğuna dair genelleyici bir yargıya değinilmemiştir. Diğer tüm seçeneklerdeki bilgilere paragrafta yer verilmiştir. Doğru cevap C seçeneğidir.
3. Aşağıdaki dizelerin hangisinde hem haber hem de dilek kipleri bir arada kullanılmıştır?
- A) Şiirlerle döneceksin bir gün sessizce / Sadece yüzüme bak diyeceksin. ✓
- B) Şaşırmış kalmışım ansızın kimsesiz. / Dökülmüş sayfalarıma gökyüzünden damlalar.
- C) Düşmez bir damla yaş, kavrulur bağrım / Ve yorgun ayaklar yürümez yollarda.
- D) En tatlı düşleri andıran maviliklere / En güzel hayallerle açılmak istiyorum.
- E) Bir bakış gözlerinden içime doldu birden / Ve o eşsiz günler ne çabuk bitiverdi.
A seçeneğindeki 'döneceksin' ve 'diyeceksin' fiilleri haber kiplerinden gelecek zaman kipiyle; 'bak' fiili ise dilek kiplerinden emir kipiyle çekimlenmiştir. Dolayısıyla iki kip türü bir arada yer almaktadır. Doğru cevap A seçeneğidir.
4. “İnsan” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde ötekilere göre daha _özel (dar)_ anlamda kullanılmıştır?
- A) İnsan insana her koşulda muhtaçtır.
- B) O; iyi kalpli, yardımsever ve çevresi tarafından çok sevilen bir insandır. ✓
- C) İnsan, yaratılmışların en şereflisidir derdi büyüklerimiz.
- D) İnsan her zaman düşünerek hareket etmelidir.
- E) Düşünebilmek, insanın en ayırt edici niteliğidir.
A, C, D ve E seçeneklerinde 'insan' kelimesi genel bir kavram olarak bütün insanlığı temsil edecek biçimde (genel anlamda) kullanılmıştır. B seçeneğinde ise 'bir insandır' ifadesiyle tek bir belirli kişi (özel/dar anlamda) kastedilmektedir. Doğru cevap B seçeneğidir.
5. Sabırsız bir toplum olduğumuzu her alanda görmek mümkün. Teknoloji çağında büyüyen yeni nesilde bu durum çok daha belirgin. Her şeyin anında gerçekleşmesini istiyorlar. Birkaç dakikada yemeği bitirmek, sipariş ettiği bir ürünün aynı gün eline ulaşmasını beklemek, koca bir eseri veya diziyi tek günde tüketmek gibi alışkanlıkları var. Yazı dilinde de bu acelecilik kendini gösteriyor. Meramlarını bir çırpıda aktarmak için son derece kısa, kopuk kopuk cümleler tercih ediyorlar. Oysa edebiyat, hele ki olay anlatımı ve tasvir sanatı, aceleye getirilmeye gelmez. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada eleştirilen bakış açısıyla yazılmıştır?
- A) Çürümeden çok önce, henüz solmaya yüz tuttuğu o belirsiz anda, hayata tutunma çabasının son saniyelerinde; yan yana dizilmiş cam şişelerin tozlu raflarda bekleşen gölgelerini; ılık bir sonbahar güneşi altındaki o sessiz odanın huzurlu köşesinde, canlanmaya hazırlanan kuru yaprakların kokusuyla harmanlıyorum.
- B) Her yıl vakti geldiğinde, Ege'nin şirin kıyı kasabalarından yaylalara doğru tatlı bir göç telaşı başlardı. Eski kasabalılar; ahşap panjurlu taş evlerin serin avlularına kurulmuş sedirler, el dokuması kilimler ve minderlerle döşeli geniş odalara yerleşir, yazın kavurucu sıcağından kaçarlardı.
- C) Otobüs yanaştı, hemen bindim. Boş koltuk yoktu. Pencere kenarına geçip dışarıyı izledim, parmağımla cama anlamsız şekiller çizdim. Şoförün dikiz aynasından bana baktığını görünce arkaya yürüdüm. Tanıdık bir yüz aradım ama herkes telefonuna bakıyordu. Yağmur hızlandı. Gitmek istediğim yere geç kalmamak için ilk durakta indim. ✓
- D) Dallardan sarkan olgun şeftalilerin bu güneşsiz, nemli havada bir türlü olgunlaşmayacağını düşünmek canımı sıkıyordu. Bahçedeki sevimli köpek, duvarın üstündeki kediye neden öyle durmadan havlıyordu ki? Bahçe masasındaki yırtık örtünün rengi solmuştu. Güller henüz taze. Bizimkiler çoktan döküldü.
- E) Kış, dağ köylerine yerleşebilmek için sert rüzgârlarını poyraz ve karayel eşliğinde seferber ettiğinde; vadinin diğer ucunda sonbahar, henüz eşyalarını toplamamış hüzünlü bir misafir gibi sessizce beklerdi. Gitmekle kalmak arasında kararsız, elinde bavuluyla bekleyen bu mevsimi benden başka seven pek kimse kalmamıştı buralarda.
Parçada, yazarken de aceleci davranarak meramını anlatmak için çok kısa, kopuk kopuk ve sanatsal derinlikten uzak cümleler kuran yazarlar eleştirilmektedir. C seçeneğindeki metin, eleştirilen bu bakış açısına uygun olarak son derece kısa ve hızlı akan eylem cümleleriyle oluşturulmuştur. Doğru cevap C seçeneğidir.
6. Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde yüklemden önce gelen bölümün tamamı özne görevindedir?
- A) Gülü seven dikenine katlanır.
- B) Rüzgâr eken fırtına biçer.
- C) Güneş girmeyen eve doktor girer.
- D) Akıntıya karşı kürek çeken yorulur. ✓
- E) Ayağını yorganına göre uzat.
D seçeneğindeki 'Akıntıya karşı kürek çeken yorulur' atasözünün yüklemi 'yorulur' eylemidir. Yorulan kim? 'Akıntıya karşı kürek çeken' ifadesi öznedir. Yüklemden önce gelen bölümün tamamı özne görevindedir. Diğer seçeneklerde yüklemden önce farklı ögeler (nesne, dolaylı tümleç vb.) yer almaktadır. Doğru cevap D seçeneğidir.
7. Siberkondri; bireyin kendisinde var olduğunu düşündüğü semptom ve hastalıklar hakkında dijital ağlarda sürekli araştırma yaparak kendi kendine teşhis koymaya ve hatta tedavi aramaya çalışmasıyla beliren bir kaygı bozukluğudur. Bilgiye kolayca erişebilme ve internet ortamındaki verileri mutlak doğru kabul etmeyle başlayan bu arayış, mevcut endişeyi hafifletmek yerine onu daha da derinleştirmekte ve bir süre sonra kısır bir döngü halinde bağımlılığa dönüşmektedir. Web sitelerindeki bilgi kirliliği ve asılsız iddialar, siberkondrik kişilerin stres seviyesini ciddi oranda artırır. Bu durum zamanla tansiyon düzensizliklerine, kronik baş ağrılarına ve kas gerginliği gibi somatik şikayetlere yol açar. Kişi, sağlık sorunları hakkında internette aşırı vakit geçirdiğinden mesleki odaklanması ve iş performansı da bu süreçten zarar görür. Ayrıca, yakın çevresinin ve dostlarının sürekli bu sağlık kaygılarını dinlemekten yorulması, bireyin sosyal ilişkilerinde çatışmalar doğurur. Aşağıdakilerden hangisi bu parçada söz edilen siberkondrinin yol açtığı sonuçlardan biri _değildir_?
- A) Bireyin yakın çevresiyle olan ikili ve sosyal ilişkilerinde gerginliklere yol açması
- B) İnternette paylaşılan tıbbi bilgilerin doğruluğuna ve güvenilirliğine olan inancı pekiştirmesi ✓
- C) Vücutta tansiyon dalgalanması, migren ve fiziksel kas ağrıları gibi rahatsızlıkları tetiklemesi
- D) İnternet başında aşırı zaman yitirilmesi sebebiyle kişinin mesleki hayatını sekteye uğratması
- E) Doğru olmayan ve kirli verilerin takibi yüzünden kişinin zihinsel gerginlik derecesini artırması
Parçada siberkondrinin olumsuz etkileri arasında sosyal ilişkilerde bozulmalar (A), fiziksel rahatsızlıklar (C), iş yaşamında verimsizlik (D) ve ruhsal gerilim/stres (E) açıkça sayılmıştır. Ancak internetteki bilgilerin doğruluğuna inancın artması gibi olumlu bir pekişmeden söz edilmemiş, aksine siberkondrinin bir 'bağımlılık' ve 'kaygı bozukluğu' olduğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
8. Refik Halit Karay’ın “Deli” adlı eserindeki “Ankara” denemesi, modern edebiyatımızda şehir üzerine yazılmış öncü metinlerden biri sayılır. Bu cümleden aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
- A) Refik Halit Karay deneme türündeki yazılarıyla ün kazanmış bir sanatçıdır.
- B) Şehirler üzerine eski edebiyatımızda pek çok eser kaleme alınmıştır.
- C) Refik Halit’in “Deli” isimli eseri deneme türündedir.
- D) Refik Halit’ in “Ankara” başlıklı denemesi edebiyatı mızda ilham kaynağı olmuştur. ✓
- E) Refik Halit’in, “Ankara” dışında farklı şehirler için yazdığı denemeleri de vardır.
Cümlede “Ankara” yazısının öncü bir şehir yazısı olduğu belirtilir. Öncü olmak, sonraki yazılar için yol açmak ya da ilham kaynağı olmak anlamına gelir. Bu nedenle D seçeneğine ulaşılabilir. Doğru cevap D seçeneğidir.
9. Yazar, edebiyat dünyamızda eleştiri türü söz konusu olduğunda akla gelen ilk isimlerdendir. Tüm ömrünü eleştiriye, bilhassa da çağdaş roman ve öykü tahliline adamıştır. Yılların getirdiği zengin birikim ve tecrübeyle kendine özgü, orijinal bir anlatım üslubu edinen yazar, bu eleştirilerini düzenli bir yazı dizisi olarak yayımlamıştır. Basit okuma günlüklerinden çok farklı olan bu yazılar, edebi bir eserin uzman titizliğiyle mercek altına alınmasıdır. Eleştirmen, yazılarında nesnelliği ve tarafsızlığı asla elden bırakmaz. Bugün edebi çevrede adından saygıyla söz ettiriyorsa, başarısının temelinde bu duruş yatmaktadır. Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine _değinilmemiştir_?
- A) Eleştirilerini tarafsız bir tutumla kaleme aldığına
- B) Eleştiri yazılarında genç sanatçılara yol gösterdiğine ✓
- C) Edebiyatımızın en çok tanınan eleştirmenlerinden biri olduğuna
- D) Eleştirilerini daha çok belirli türler üzerine yoğunlaştırdığına
- E) Eleştirilerinde farklı bir çizgiyi yakaladığına
Metinde eleştirmenin nesnelliği (A), alanında ilk akla gelenlerden olması (C), roman ve hikaye eleştirisine odaklanması (D) ve kendine has bir üslup yakalaması (E) açıkça belirtilmiştir. Ancak genç yazarlara rehberlik ettiğine/yol gösterdiğine dair hiçbir bilgi yer almamaktadır. Dolayısıyla doğru cevap B seçeneğidir.
10. Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın başlangıç cümlesi olmaya en uygundur?
- A) Böyle bir tarz ya da adlandırma elbette yok ama konu bütünlüğünü bir şiir kitabının arasına sığdıran şairlerin bu tür şiirlerine gönül rahatlığı ile “nehir şiir” diyebiliriz.
- B) Şiir yalnızca söylemez, dile getirmez; aynı zamanda resmeder, heykel yapar ve şarkı söyler; o hem mimaridir, hem resim hem de musikidir. ✓
- C) Ortak değerlerin belirlenmesi ile birlikte, daha iyi bir dünya ortaya koymak ve yaşamak istiyorsak diğer insanlarla bağlantı içinde olmamız gerektiğini vurguluyor.
- D) Yazarın ifade ettiği gibi toplumların ortak hedef kaybı, bir değişim gücü olarak insanların da inançlarını yitirmelerine sebep olmuştur.
- E) Bu yolculuğun ilk aşaması Topkapı Sarayı ve Osmanlı arşivlerinde 16. yüzyılda zirveye ulaşan çini sanatı örneklerini gece gündüz aramaktır.
Giriş cümlesi kendinden önce açıklama gerektirmeyen, bağımsız başlayabilen cümledir. B seçeneği şiirin niteliğine dair genel bir yargı sunar ve paragraf başlatmaya uygundur. Diğer seçeneklerde önceki bilgiye gönderme vardır. Doğru cevap B seçeneğidir.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “acımak” sözcüğü “kıyamamak, esirgemek” anlamında kullanılmıştır?
- A) Sabahtan beri sol bileğim tarif edilemez şekilde acıyor.
- B) Orman yangınında evsiz kalan ailelere hepimiz çok acıdık.
- C) Dolapta unuttuğumuz yoğurt iyice acımış.
- D) Hayattan keyif almak istiyorsan harcadığın paraya acımayacaksın. ✓
- E) Kendi sağlığına acımıyorsun, bari aileni düşün.
D seçeneğindeki 'paraya acımamak' ifadesi, parayı esirgememek, harcamaktan çekinmemek, ona kıymak anlamına gelir. Dolayısıyla buradaki 'acımak' kelimesi 'kıyamamak, esirgemek' anlamında kullanılmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
12. Günümüz çocukları ne şanslı! Düğmesine basınca konuşan ve yürüyen bebekleri, takla atan arabaları, masal anlatan yastıkları var. Bunlara sahip olamayan çocukların sayısı da yabana atılmayacak kadar çok elbette. Ancak cep telefonunun girmediği evlerin pek az olduğu düşünülürse çoğu çocuğun en azından ekran oyunlarıyla tanışık olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ve çocukların bunca çokluk içinde aslında yoksunluk içinde olduklarını da... Çünkü günümüz çocukları artık kendi oyunlarını ve oyuncaklarını kendileri icat etmiyor, bozulan oyuncaklarını tamir ederken yeni şeyler keşfetmiyor, sokaklarda, caddelerde oyun oynayamıyorlar. Çünkü bunlara ayıracak vakitleri yok. Çünkü onlar “acele ettirilmiş” çocuklar. Onlar başarılı olma ve daha az hata yaparak birinci sırada yer alma baskıları yüzünden zamanından önce yetişkin olmaya zorlanan minyatür yetişkinler. Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?
- A) Tartışmacı anlatım ağır basmaktadır.
- B) Tanık göstermeden yararlanılmıştır. ✓
- C) Aynı varlığın zıt durumlarına yer verilmiştir.
- D) İronik bir anlatım söz konusudur.
- E) Karşılaştırma yapılmıştır.
Parçada günümüz çocuklarının çok oyuncağa sahip görünmesine rağmen oyun kurma özgürlüğünden yoksun oluşu eleştirilir. Karşılaştırma ve ironi vardır; fakat bir uzmanın sözüne ya da alıntıya dayalı tanık gösterme yapılmamıştır. Doğru cevap B seçeneğidir.
13. Aşağıdakilerin hangisinde birden fazla tamlanan ortak bir tamlayana bağlanmıştır?
- A) Eski zaman işi, oldukça süslü bir yelpaze satın almıştı.
- B) Soğuktan ıslanan çocuğun elleri ve yanakları buz gibiydi. ✓
- C) Bahçenin arka köşesinde şimdi kullanılmayan eski bir su kuyusu vardı.
- D) Yaşlı adam, eşinin ve çocuklarının fotoğraflarına hasretle bakıyordu.
- E) O, çayı demlerken ben de saksıdaki çiçeklerimi suluyordum.
B seçeneğinde 'çocuğun elleri ve yanakları' belirtili isim tamlamasıdır. Burada ortak tamlayan 'çocuğun' sözcüğü iken tamlananlar 'elleri' ve 'yanakları' sözcükleridir (birden fazla tamlanan tek tamlayana bağlanmıştır). Doğru cevap B seçeneğidir.
14. Bazı ad tamlamalarında tamlanan eki kullanılmayabilir. Aşağıdakilerin hangisinde bu duruma örnek bir tamlama vardır?
- A) Mevsimlerin en güzelidir bana göre sonbahar.
- B) Konuşmaların özeti birazdan dinleyicilere aktarılacakmış.
- C) Ankara’nın havası benim hastalığa çok iyi geliyor. ✓
- D) Suyun sesi ve kuşların ötüşü bizi hemen dinlendiriyordu.
- E) Ne mümkün çocukluk arkadaşlarını unutmak!
“Benim hastalığa” sözünde tamlanan eki beklenirken kullanılmamıştır; anlamca “benim hastalığıma” biçimi sezilir. Bu nedenle tamlanan ekinin düşmesine örnek olan kullanım C seçeneğindedir.
15. Aşağıdakilerin hangisinde “vakit” sözcüğü deyim içinde _kullanılmamıştır_?
- A) Hâli vakti yerinde olan herkesin cömert olduğunu söyleyebilir miyiz?
- B) Bir kimsenin vaktini öldürmesi kadar büyük bir hata yoktur.
- C) Kimsenin vaktini almaya hakkımız olmasa gerek.
- D) Denize girmek için vakit henüz erken değil mi? ✓
- E) Onun vakitli vakitsiz yaptığı eleştirilerden bıktık.
A'da 'hâli vakti yerinde olmak', B'de 'vaktini öldürmek', C'de 'vaktini almak', E'de 'vakitli vakitsiz' deyimleri mevcuttur. D seçeneğinde geçen 'vakit' sözcüğü ise herhangi bir mecazi deyim kalıbı içinde yer almamış, doğrudan gerçek anlamıyla (zaman) kullanılmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.
16. Aşağıdakilerin hangisinde belirtili ad tamlamasının hem tamlayanı hem de tamlananı bir sıfat tarafından nitelenmiş veya belirtilmiştir?
- A) Birçok ihtiyarın akşama kadar oturduğu eski bir kıraathaneydi burası.
- B) Ilık bir sonbahar havasını derin derin teneffüs ediyorduk.
- C) Tarih kitaplarının baştan sona okunması çok zevklidir.
- D) Günlüğünün arka sayfasına çok gizli bilgiler not etmişti.
- E) Çalışkan insanın her hâli diğer insanlardan farklıdır. ✓
E seçeneğinde yer alan 'insanın hâli' belirtili isim tamlamasıdır. Bu tamlamada tamlayan 'insan' kelimesi 'çalışkan' sıfatıyla nitelenmiş; tamlanan 'hâl' kelimesi ise 'her' belgisiz sıfatıyla belirtilmiştir. Doğru cevap E seçeneğidir.
17. Doğu Karadeniz'in sarp yamaçlarında, Rize Çamlıhemşin'in engebeli (I) dağ yollarında ilerlerken (II) yaylaya göç eden bir aileyle karşılaşıyoruz. Bir yandan çevreyi (III) gözlemleyip, diğer yandan onlarla sohbet ederken uzaktaki vadide otlayan bir yaban keçisini gösteriyorlar. Yaklaşık beş yüz metre ötemizdeki yaban keçisini seyrederken (IV) akşam bastırıyor, güneş bulutların arkasında kayboluyor (V). Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerin hangisinde ünlü düşmesi _yoktur_?
- A) I ✓
- B) II
- C) III
- D) IV
- E) V
I numaralı 'engebeli' kelimesinde herhangi bir ünlü düşmesi yoktur. Diğer kelimelerde ise; II numaralı 'ilerlerken' (ileri-ler), III numaralı 'çevreyi' (çevir-e), IV numaralı 'seyrederken' (seyir-eder) ve V numaralı 'kayboluyor' (kayıp-oluyor) kelimelerinde ünlü düşmesi gerçekleşmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağ-fiil ek eylem alarak cümlede yüklem görevinde kullanılmıştır?
- A) Yârin dudağından getirilmiş bir katre alevdir bu karanfil.
- B) Onun en sevdiğim yönü her daim gülmesiydi.
- C) Cahil olan, bilmeyen değil öğrenmeyendir.
- D) Gönülden gönüle bir yol vardır, görülmez.
- E) Yârin cana kastı gülerektir. ✓
E seçeneğinde “gülerek” bağ-fiili ek eylem alıp “gülerektir” biçimiyle yüklem olmuştur. Diğer seçeneklerde yüklem bağ-fiil kaynaklı değildir. Doğru cevap E seçeneğidir.
19. (I) Fırat, binlerce yıldır Mezopotamya halklarınca gizem dolu, efsanevi bir nehir olarak görülmüştür. (II) Birçok nehrin aksine o, dağların arasından süzülerek güneye doğru akmaktadır. (III) Eski Mezopotamya medeniyetleri, nehrin sularının en kurak mevsimde bile neden coşkuyla çağladığını bir türlü çözememişlerdir. (IV) Fırat'ın yatağını haritalandırabilmek ve akış hızını kontrol altına alabilmek için tarih boyunca birçok araştırma yapılmıştır. (V) Sonunda nehrin kaynağının Doğu Anadolu dağları olduğu, modern çalışmalarla kesin olarak belgelenmiştir. Bu parçada numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi _yanlıştır_?
- A) I. cümle, içinde birleşik sözcükler barındıran yapıca birleşik bir cümledir.
- B) II. cümlede 'o' sözcüğü işaret adılı (zamiri) olarak kullanılmıştır.
- C) III. cümlenin yüklemi yapıca basit, çatısı bakımından geçişli bir fiildir. ✓
- D) IV. cümlede belirtili isim tamlaması yer almaktadır.
- E) V. cümlede birden fazla özel isme yer verilmiştir.
III. cümlenin yüklemi 'çözememişlerdir' fiilidir. Bu fiil yeterlik birleşik fiilinin (çözebilirler) olumsuzu olduğu için yapıca 'birleşik' bir fiildir. Dolayısıyla yüklemin yapıca 'basit' olduğu yargısı yanlıştır. Doğru cevap C seçeneğidir.
20. Kendini _dev_ (I) aynasında Görüyorsa _bir kimse_ (II) Sevgisiz yaşasın _bırak_ (III) _Dikenli_ (IV) dağlar tepesinde Bu dizelerde numaralanmış sözcüklerin türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?
- A) sıfat - adıl - eylem - ad
- B) adıl - ad - ad - sıfat
- C) ad - adıl - eylem - sıfat ✓
- D) sıfat - ad - sıfat - adıl
- E) ad - sıfat - eylem - adıl
I numaralı 'dev' sözcüğü isim (ad) görevindedir. II numaralı 'kimse' sözcüğü belgisiz zamir (adıl) görevindedir. III numaralı 'bırak' sözcüğü çekimli bir fiil yani eylemdir. IV numaralı 'dikenli' sözcüğü 'dağlar' ismini niteleyen bir sıfattır (ön ad). Sıralama 'ad - adıl - eylem - sıfat' olmalıdır. Doğru cevap C seçeneğidir.