menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Anlatım Yolları 3

Anlatım Yolları 3

Soru 1 / 25

Yaşanan her şey öyle ya da böyle romana konu oluyor. Bu yüzden ben, “Roman, hayatın, hayatın her anının yazıya dökülmüş halidir.” diyorum. Başka bir deyişle roman; savaşların, aşkların, kavgaların, barışların anlatıldığı türdür. Yaşamdaki her şey romanın konusu olunca her edebiyatçının el attığı ilk yazınsal tür olmuştur. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Yaşanan her şey öyle ya da böyle romana konu oluyor. Bu yüzden ben, “Roman, hayatın, hayatın her anının yazıya dökülmüş halidir.” diyorum. Başka bir deyişle roman; savaşların, aşkların, kavgaların, barışların anlatıldığı türdür. Yaşamdaki her şey romanın konusu olunca her edebiyatçının el attığı ilk yazınsal tür olmuştur. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

    • A) Tanımlamaya
    • B) Örnekler vermeye
    • C) Nesnel bilgilere
    • D) Tartışmacı bir yol izlemeye

    Parçada 'Roman ... halidir' ve 'Roman ... türdür' cümleleriyle romanın tanımı yapılmıştır.

  2. 2. 'Sokak lambasının soluk ışığı, ıslak kaldırımlarda yansıyordu. Köşedeki fırından taze ekmek kokusu geliyordu.' Bu parçada hangi duyularla ilgili ayrıntılar kullanılmıştır?

    • A) Görme ve Dokunma
    • B) Görme ve Koklama
    • C) İşitme ve Tatma
    • D) Koklama ve Dokunma

    'Soluk ışık' ve 'ıslak kaldırımlar' görme duyusuna, 'taze ekmek kokusu' ise koklama duyusuna hitap etmektedir.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _kanıtlayıcı_ anlatım söz konusudur?

    • A) Bence bu film yılın en iyisi.
    • B) Bilimsel araştırmalara göre, düzenli uyku başarıyı artırır.
    • C) Küçük kız, parkta neşeyle koşuyordu.
    • D) Gökyüzü bugün masmavi görünüyor.

    'Bilimsel araştırmalara göre, düzenli uyku başarıyı artırır.' cümlesi, bir düşünceyi desteklemek için nesnel bir kaynağa (bilimsel araştırmalar) dayandırılarak kanıtlayıcı bir anlatım kullanmaktadır.

  4. 4. Kişi; duygu, düşünce ve düş evrenini dille geliştirip zenginleştirir. İnsan ilişkilerini düzenleyen kurallar, dil aracılığıyla ifade edilir. Töreyi, yasayı, ahlakı, dini, felsefeyi oluşturan, anlatıp aktaran dildir. Heidegger, dil düşüncenin evidir, der. Düşünce; dilde barınır, korunur, gelişir, zenginleşir. Dil, düşünceyi gereği gibi ortaya koyamazsa iletişim sağlanamaz, toplumsal kurallar gerektiği gibi anlatılamaz. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangilerine başvurulmuştur?

    • A) Açıklama-tanık gösterme
    • B) Tartışma-örneklendirme
    • C) Açıklama-tartışma
    • D) Açıklama-karşılaştırma

    Parçada dilin önemi hakkında bilgi verilmiş (açıklama) ve bu düşünceyi desteklemek için Heidegger'in sözü alıntılanmıştır (tanık gösterme).

  5. 5. Bir insanın düşünceleri başkalarına gülünç denecek kadar yanlış, saçma gelebilir. Okurken ister güler ister alay ederiz. Kime ne! Ama iş yazıya dökülünce o düşüncelerin yanlış olduğunu belirtmekten, kendi düşüncelerimizi ileri sürmekten öteye geçmemiz tartışma sözcüğüne sığmaz. Üstelik şu da bir gerçek: Günümüzde yalnız gülünç olduğu sanılan düşünceler değil, her karşıt düşünce alaya alınıyor. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A) Öznellik söz konusudur.
    • B) Kanıt gösterilmiştir.
    • C) Genelleme yapılmıştır.
    • D) Deyim kullanılmıştır.

    Yazar kendi fikirlerini ve gözlemlerini aktarmıştır (öznellik). 'Her karşıt düşünce alaya alınıyor' ifadesi bir genellemedir. 'Yazıya dökmek', 'alaya almak' gibi deyimler kullanılmıştır. Ancak yazar düşüncelerini bilimsel bir veri veya kanıtla desteklememiştir, tamamen kendi görüşüdür (kanıt yoktur).

  6. 6. Hangi cümlede _emredici_ bir anlatım kullanılmıştır?

    • A) Lütfen sessiz olabilir misiniz?
    • B) Dışarı çıkarken kapıyı kilitlemeyi unutma.
    • C) Bugün hava güneşli olabilir.
    • D) Kitap okumayı çok seviyorum.

    'Dışarı çıkarken kapıyı kilitlemeyi unutma.' cümlesi, bir uyarı ve yapılması gereken bir eylemi buyruk şeklinde (emir kipi olumsuz) ifade etmektedir.

  7. 7. 'Siz de benim gibi düşünmüyor musunuz? Elbette düşünüyorsunuz. Eğitim, bir toplumun geleceğidir.' Yazar, bu parçada hangi anlatım türünü kullanmıştır?

    • A) Betimleyici Anlatım
    • B) Söyleşmeye Bağlı Anlatım
    • C) Düşsel Anlatım
    • D) Emredici Anlatım

    Yazar, okuyucuya sorular sorarak ('Siz de benim gibi düşünmüyor musunuz?') ve onunla konuşuyormuş gibi samimi bir dil kullanarak (sohbet/söyleşme) anlatımını sürdürmüştür.

  8. 8. Manavgat Şelalesi’nin karşısında bir parkta oturuyoruz. Kaç gündür seyrine doyamadığım, o güzelim dağlar karşımızda… Âdeta doğanın tablolaştırılmış hâli… Günün her saatinde başka başka hâlleri var bu dağların. Eski liman altımızda… Tekneler uyukluyor. Eylülün bu son demlerinde, ağustos böcekleri konserlerine hâlâ devam ediyor. Kaleiçi denen eski mahalleler; ağaçlar, serviler arasında eski bir kabartma gibi duruyor. Eski sur parçaları, eski duvarlar… Masmavi, uçsuz bucaksız ve durgun bir deniz… Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A) Ikileme ve pekiştirilmiş sözcük kullanılmıştır.
    • B) İnsana özgü nitelikler doğaya yansıtılmıştır.
    • C) Gözlemler, kişisel yargılarla aktarılmıştır.
    • D) Kanıtlayıcı bir anlatım yolu izlenmiştir.

    Metin tamamen betimleme ve kişisel izlenimler üzerine kuruludur. Kanıtlayıcı (bilimsel, nesnel, ispatlayıcı) bir anlatım yoktur.

  9. 9. Bir olayın, yer ve zaman belirterek, bir hareket sırası içinde anlatılmasına ne denir?

    • A) Betimleme
    • B) Açıklama
    • C) Öyküleme
    • D) Tartışma

    Öyküleme (öyküleyici anlatım), bir olayın veya olaylar dizisinin belirli bir zaman ve mekan bağlamında, bir hareketlilik içinde anlatılmasıdır. 'Ne oldu?' sorusuna cevap verir.

  10. 10. 'Gezegenimizin geleceği tehlikede. Buzullar eriyor, deniz seviyesi yükseliyor. Eğer önlem almazsak, çocuklarımıza yaşanacak bir dünya bırakamayacağız.' Bu parçada hangi anlatım türü ağır basmaktadır?

    • A) Betimleyici Anlatım
    • B) Düşsel Anlatım
    • C) Tartışmacı Anlatım
    • D) Emredici Anlatım

    Parça, bir tezi (geleceğimiz tehlikede) savunmakta ve okuyucuyu bir eyleme (önlem alma) ikna etmeye çalışmaktadır. Bu, tartışmacı anlatımın özelliklerini taşır.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde _öyküleyici_ anlatım kullanılmıştır?

    • A) Mavi, en sevdiğim renktir.
    • B) Güneş, dağların ardından yavaşça battı.
    • C) Ev, büyük bir bahçenin içindeydi.
    • D) Bu konu hakkında daha fazla araştırma yapılmalı.

    'Güneş, dağların ardından yavaşça battı.' cümlesi, bir olayı (güneşin batması) bir hareket ve zaman akışı içinde verdiği için öyküleyici anlatımdır.

  12. 12. 'Karanlık koridorda ilerlerken, aniden omzuma soğuk bir el dokundu.' Bu parçada hangi anlatım türü ağır basmaktadır?

    • A) Betimleyici Anlatım
    • B) Öyküleyici Anlatım
    • C) Tartışmacı Anlatım
    • D) Açıklayıcı Anlatım

    Parçada 'karanlık koridor' (betimleme) ve 'soğuk el' (betimleme) unsurları olsa da, asıl anlatılan 'ilerlemek' ve 'el dokunması' gibi bir olay akışıdır. Bu nedenle öyküleyici anlatım ağır basmaktadır.

  13. 13. Yazınsal yapıtların özgürlüğünü, yazarın yaratım sürecinin sonlanması başlatır. Yapıt, yazarın elinden çıktı mı yazarının bile tahmin edemediği kişilere, kitlelere ulaşır. Aksi halde yazarın elinin altındadır ve her an yapıtın değiştirilmesi, ondan bazı bölümlerinin çıkarılması ya da ona bazı bölümlerin eklenmesi söz konusudur. Bunu iyi bildiğinden olsa gerek Blanchot, “Yazar, yapıtını bitirip bir başkasına başladığı anda o yapıt hürdür.” diyor. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmuştur?

    • A) Tartışma
    • B) Tanık gösterme
    • C) Tanımlama
    • D) Karşılaştırma

    Yazar, düşüncesini desteklemek için Blanchot'un sözünü alıntılamıştır. Bu tanık göstermedir.

  14. 14. Aşağıdakilerden hangisi _betimleyici_ anlatımın kullanıldığı bir metin türü olamaz?

    • A) Roman (Karakter veya mekan tasviri)
    • B) Gezi Yazısı (Görülen yerlerin tasviri)
    • C) Yemek Tarifi (Malzemelerin sıralanması)
    • D) Şiir (Duygusal veya doğa tasviri)

    Yemek tarifi, genellikle malzemeleri sıralar ve yapılış adımlarını talimat şeklinde verir (emredici anlatım). Roman, gezi yazısı ve şiirde ise tasvir (betimleme) sıkça kullanılır.

  15. 15. Hangi seçenekte _öğretici_ bir anlatım vardır?

    • A) Of, bu sıcakta ders çalışılmaz!
    • B) Mitokondri, hücrenin enerji merkezidir.
    • C) Kuşlar cıvıldayarak uçuşuyordu.
    • D) Bence bu film hiç de güzel değildi.

    'Mitokondri, hücrenin enerji merkezidir.' cümlesi, biyolojik bir terimi tanımlayarak nesnel bilgi verdiği için öğretici (açıklayıcı) anlatımdır.

  16. 16. Aşağıdaki cümlelerden hangisi _emredici_ bir anlatım içermez?

    • A) Lütfen içeri girerken ayakkabılarınızı çıkarın.
    • B) Bu raporu yarına kadar bitirmiş ol.
    • C) Keşke bugün hava yağmurlu olmasaydı.
    • D) Sakın bana yalan söyleme!

    'Keşke bugün hava yağmurlu olmasaydı.' cümlesi bir dilek veya temenni bildirmektedir. Diğer seçenekler ise bir buyruk, talimat veya uyarı içerir (emredici).

  17. 17. Her iki yanı ağaçlarla kaplı bir ırmağın ve gitgide silinen gecenin kıyısında sessiz sedasız yürüdük. Acı bile duyulamayacak kadar soğuk, çöllerden daha ıssız bozkırda ışığın gülümseyişini bekledik. Sırlarla dolu ama her günü bayram şehirlerde yitirdik kendimizi. Serçeler gibi uzaktan izledik bu güzelliği. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

    • A) Açıklama
    • B) Benzetme
    • C) Kişileştirme
    • D) Betimleme

    Metin tamamen betimleyici ve öyküleyici niteliktedir. 'Serçeler gibi' benzetme, 'Işığın gülümseyişi' kişileştirmedir. Bilgi verici bir 'Açıklama' anlatımı yoktur.

  18. 18. Aşağıdakilerden hangisi _tartışmacı_ anlatımın özelliklerinden biri değildir?

    • A) Bir tezi savunmak veya bir antitezi çürütmek.
    • B) Okuyucuyu ikna etme amacı gütmek.
    • C) Görsel ayrıntılara ve tasvirlere ağırlık vermek.
    • D) Genellikle 'bence', 'oysa', 'fakat' gibi bağlaçlar kullanmak.

    Görsel ayrıntılara ve tasvirlere ağırlık vermek, betimleyici anlatımın temel özelliğidir. Tartışmacı anlatım ise düşünceler ve fikirler üzerine kuruludur.

  19. 19. Pılını pırtısını toplayan kıştan sonra neşeli bir bahar geliyor. Dağlarda karlar eriyor. Yer altı suları besleniyor, tarlalara ve bostanlara sızıyor sular, köklerine ulaşıyor bitkilerin. Kış uykusu sona eriyor, uyanıyor adeta doğa. Bedenimiz geriniyor, kanımız başka türlü akmaya başlıyor damarlarımızda. Bedenimizde bir gevşeme, bakışlarımızda parlaklık beliriyor. Her yeni bahar yeni sevgiler, yeni arayışlar getiriyor. Bir şairimizin dediği gibi her bahar, varoluşumuzun tadını duyumsatıyor bizlere. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?

    • A) Değişik yapılı cümlelere yer verilmiştir.
    • B) Farklı duyulardan yararlanılmıştır.
    • C) Düşsel ögelere yer verilmiştir.
    • D) Anlatıcı, izlenimlerini yansıtmıştır.

    Parçada 'karların erimesi', 'parlaklık' gibi ifadelerle sadece görme duyusu ön plandadır. Metnin bütününde koklama, işitme veya tatma gibi diğer duyulara ait belirgin ayrıntılar kullanılmamıştır. Bu nedenle 'farklı duyulardan yararlanılmıştır' ifadesi yanlıştır.

  20. 20. Şehrin, araba yakıtlarından boşalan dumanlı yaşamından sıkılmış, Ege’nin bu güzel kasabasında bir süreliğine tatil yapmak istemiştim. Bedenimin ve zihnimin, şehir yaşamında sürekli olarak aşınması karşısında, dinlenmenin tam zamanı diye düşündüm. O yılan yollarda arabayı uçarcasına kullanıyordum. İçimde çocuksu bir telaş… Dinlence olmasına karşın, şehirde bile kalkmadığım erken saatlerde kalkıp bahçedeki akşamsefası ile günaydınlaşmak, deniz kıyısında yürümek, mavinin ve yeşilin yeniden farkına varmak ve sıcak ekmek yiyebilmek için fırına yol almak… Bu parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A) Söz sanatlarına başvurulmuştur.
    • B) Betimleyici ögelerden yararlanılmıştır.
    • C) Öyküleyici bir yol izlenmiştir.
    • D) Günün belli bir zamanı anlatılmıştır.

    Parçada sabah erken saatlerden bahsedilse de metnin bütünü 'günün belli bir zamanını anlatmak' üzerine kurulu değildir, daha çok bir süreci ve ruh halini anlatır. Bu nedenle 'günün belli bir zamanı anlatılmıştır' yargısı bu parça için asıl vurgulanan özellik olarak söylenemez.

  21. 21. Bir durumu veya varlığı 'olduğu gibi' değil, 'olması gerektiği gibi' idealize ederek anlatan anlatım türü hangisidir?

    • A) Betimleyici Anlatım
    • B) İdealize Anlatım
    • C) Açıklayıcı Anlatım
    • D) Öyküleyici Anlatım

    İdealize anlatım, bir kişiyi, nesneyi veya durumu kusurlarından arındırarak, onu mükemmel veya olması gerektiği gibi gösteren bir anlatım tarzıdır.

  22. 22. Mudurnu köylerine giderseniz kar yağdıktan sonra tepelere doğru yükselen sisi, üzerinde ak kristaller biriken tahta çitleri, çinko damlı evlerin balkonlarına yığılmış kabakları, çamların iğne yapraklarından sarkan ince ince buzları görebilirsiniz. Çamların iğne yaprakları, Mudurnu’yu anlatmanın ipuçlarını verir insana. Bundan yüzyıl önce tüm Anadolu’ya gönderdiği el iğneleriyle ünlüydü Mudurnu. 1640’ta Mudurnu’dan geçen Evliya Çelebi sıra sıra iğneci dükkanlarının dizdiği Mudurnu çarşısını ve iğnelerini övgüyle anlatır. Makine çağının el sanatlarını yok eden silindiri, bu el yapımı iğnelerin üzerinden geçse de tarihi özelliğini asla kaybetmez. Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yoktur?

    • A) Betimleme
    • B) Açıklama
    • C) Devrik cümle
    • D) Alıntı yapma

    Parçada Evliya Çelebi'den bahsedilmiş (örneklendirme/tanık gösterme gibi) ancak onun sözü doğrudan veya dolaylı olarak tırnak içinde veya 'şöyle dedi' şeklinde aktarılmamıştır. Yazar kendi cümleleriyle Evliya Çelebi'nin anlattığını ifade etmiştir, doğrudan bir alıntı (aktarma cümle) yoktur.

  23. 23. 'Dev, tek gözünü kırpıştırdı ve kükredi. Sesi, dağları titretecek güçteydi.' Bu cümlede hangi anlatım türü kullanılmıştır?

    • A) Açıklayıcı Anlatım
    • B) Düşsel Anlatım
    • C) Emredici Anlatım
    • D) Kanıtlayıcı Anlatım

    Parçada 'dev' ve onun 'dağları titreten sesi' gibi gerçeküstü, hayal ürünü unsurlar yer almaktadır. Bu nedenle düşsel anlatım kullanılmıştır.

  24. 24. Hangi seçenekte _açıklayıcı_ anlatım kullanılmıştır?

    • A) Bu manzara karşısında büyülenmemek elde değil.
    • B) İsim tamlamaları, en az iki ismin bir araya gelmesiyle oluşur.
    • C) Küçük çocuk, annesinin elini sıkıca tutmuştu.
    • D) Eğer çok çalışırsan, mutlaka başarırsın.

    'İsim tamlamaları...' cümlesi, dil bilgisiyle ilgili bir kuralı tanımlamakta ve bilgi vermektedir. Bu, açıklayıcı (öğretici) anlatımın bir örneğidir.

  25. 25. Hangi cümlede _gelecekten söz eden_ anlatım kullanılmıştır?

    • A) Dün akşam çok güzel bir film izledim.
    • B) Şu anda ders çalışıyorum.
    • C) Yarın sabah erkenden yola çıkacağız.
    • D) Eskiden buralar hep dutluktu.

    'Yarın sabah erkenden yola çıkacağız.' cümlesi, henüz gerçekleşmemiş, gelecekte yapılması planlanan bir eylemi bildirmektedir.