menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Sözcükte Anlam 6

Sözcükte Anlam 6

Soru 1 / 25

Aşağıdaki altı çizili bölümlerin hangisinde “en ince ayrıntısına kadar” anlamı vardır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki altı çizili bölümlerin hangisinde “en ince ayrıntısına kadar” anlamı vardır?

    • A) Onunla _zaman zaman_ oturup işleri yeniden planlardık.
    • B) Böyle her şeyi _kuruş kuruş_ hesap edersen rahat yaşayamayız.
    • C) Adamın kasasına _oluk oluk_ para akıyor.
    • D) Aylığı, ay sonuna kadar _kılı kılına_ denk geliyordu.

    B seçeneğindeki 'kuruş kuruş' ikilemesi, maddi bir hesaplama üzerinden 'en küçük birimine/ayrıntısına kadar titizlikle' anlamını katmaktadır.

  2. 2. “Yemek” fiili aşağıdaki cümlelerin hangisinde “aşındırmak” anlamında kullanılmıştır?

    • A) Anlaşılan burada bir şeyler yemişler.
    • B) Annem “Tatlıyı kim yedi?” diye bağırdı.
    • C) Asitli yiyecekler dişleri yer.
    • D) Bu arabayla orayı gitmeni tavsiye etmem, çünkü bu araba çok benzin yer.

    C seçeneğinde asitli gıdaların diş minesini yavaş yavaş aşındırması, bozması anlamında 'yemek' fiili kullanılmıştır.

  3. 3. “Asırlardır kim bilir kaç ayak gezindi buralarda.” cümlesindeki “ayak” sözcüğü “insan” yerine kullanılmıştır. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde buna benzer bir kullanım vardır?

    • A) Etrafımda, daha önce hiç rastlamadığım yüzleri görüyordum.
    • B) Makinenin kolunu çevirmekten, kolları iyice yorulmuştur.
    • C) Parmaklarının uçlarında, sigara içenlerde görülen bir sarılık vardı.
    • D) Onun herkese dil uzatması, iftira atması başta beni rahatsız ediyor.

    Öncül cümlede 'ayak' (parça) söylenerek 'insan' (bütün) kastedilmiştir (parça-bütün ilişkisiyle ad aktarması). A seçeneğinde de 'yüzleri' (parça) ifadesiyle 'insanlar' (bütün) kastedilerek benzer bir kullanım sergilenmiştir.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde geçen ikilemeyi oluşturan sözcüklerin her ikisinin de kendi başına anlamları yoktur?

    • A) Şu dağ yolunu sağ salim aşsak yeter.
    • B) Onun kadar deli dolu birini görmemiştim.
    • C) Kalabalıktan biri utana sıkıla öne doğru geldi.
    • D) Tepeden bakıldığında, eciş bücüş evlerden başka bir şey görünmüyordu.

    D seçeneğindeki 'eciş bücüş' ikilemesini oluşturan ne 'eciş' ne de 'bücüş' kelimelerinin dilimizde tek başına bir anlamı yoktur. Diğer seçeneklerdeki ikilemelerin en az bir veya iki kelimesi tek başına anlamlıdır.

  5. 5. Aşağıdakilerin hangisinde yansıma bir sözcük kullanılmıştır?

    • A) Çoban, koyunlarını önüne katmış, yanık yanık kaval çalıyordu.
    • B) Otlar, çiçekler süklüm püklüm olmuştu sıcaktan.
    • C) Koyunların kurumuş otlara basarken çıkardıkları sesler kulağa hoş geliyordu.
    • D) Sinekler her yandan vızır vızır uçuşuyor, koyunlara rahat vermiyordu.

    Doğadaki sesleri taklit eden kelimelere yansıma denir. D seçeneğindeki 'vızır vızır' ikilemesi, sinek kanatlarının çıkardığı 'vız' sesini temel alan yansıma bir kelimedir.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “iç” kelimesi deyim içinde kullanılmamıştır?

    • A) Denizi, kuşları, ağaçları seyrettiğim zamanlar içim açılır ve rahatlarım.
    • B) O zavallı ihtiyarı birden karşımda görünce içim cız etti.
    • C) Nasıl fark edemedik, bu meyvelerin hepsinin içi çürümüş.
    • D) İçi dışı bir olan insanlara her zaman güvenebiliriz.

    C seçeneğindeki 'meyvenin içi' ifadesinde 'iç' sözcüğü bir nesnenin merkezi veya muhtevası anlamında temel (gerçek) anlamıyla kullanılmıştır. Diğerlerindeki 'içi açılmak' (ferahlamak), 'içi cız etmek' (üzülmek) ve 'içi dışı bir' (dürüst) ifadeleri ise deyimdir.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, ayraç içinde verilen deyimin anlamı yoktur?

    • A) Biz konuşurken o karşımızda hiçbir şey söylemeden duruyordu. (ağzını açmamak)
    • B) Kalabalıktan ve iş stresinden uzaklaşıp sakin bir tatil istiyorum. (başını dinlemek)
    • C) Yeni yapılan okul binasını hepimiz çok beğendik. (ağzı açık kalmak)
    • D) Kitap okumak, onun için vazgeçilmez bir alışkanlık haline gelmişti. (damarlarına işlemek)

    “Ağzı açık kalmak” deyimi şaşkınlık ve hayret bildiren durumlarda kullanılır. Bir şeyi 'çok beğenmek' her zaman ağzı açık kalacak kadar şaşırmak anlamına gelmez. Diğer seçeneklerdeki parantez içi deyimler cümledeki anlamı tam karşılamaktadır.

  8. 8. Aşağıdaki dizelerin hangisinde ad aktarması yapılmıştır?

    • A) Bir büyük boşlukta bozuldu büyü.
    • B) Çirkin bana kurban, ben de güzele.
    • C) Sana benim gözümle bakan gözler kör olsun.
    • D) Uzun siyah saçlar tel tel çözülsün.

    C seçeneğindeki 'bakan gözler' ifadesiyle kastedilen organın kendisi değil, o gözlerle bakan 'insanlar'dır. Parça-bütün ilişkisiyle kurulan bu kullanım bir ad aktarmasıdır.

  9. 9. Baki bir şairdi, hem de çağının _hatırı sayılır_ şairlerindendi. Altı çizili sözün cümleye kattığı anlam aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?

    • A) O, her şeyden önce söze değer verirdi.
    • B) Bu sanatçı toplum tarafından güvenilen biriydi.
    • C) Onun şairler arasında kendine özgü bir yeri vardı.
    • D) Yazar, deneme türünün önde gelen kalemlerinden biriydi.

    Sözcükte anlam sorularında cümlenin genel temasından ziyade, altı çizili sözün anlamsal karşılığına odaklanılır. 'Hatırı sayılır' ifadesi; 'önemi olan, saygı duyulan, seçkin, önde gelen' anlamlarını taşır. D seçeneğindeki 'önde gelen' ifadesi, bu anlamsal karşılığı tam olarak vermektedir. Cümlelerin konularının (şair veya deneme yazarı) farklı olması, altı çizili ifadelerin eş anlamlılık durumunu etkilemez.

  10. 10. Dönemin anlayışı için bile oldukça sanatlı bir dille yazılan bu eserin, bugünün nesilleri için tam bir _çetin ceviz _olduğunu söylemeliyim. Bu cümlede altı çizili bölümle, sözü edilen eserle ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Özgün olduğu
    • B) Anlaşılmasının güç olduğu
    • C) Yazınsal değerinin yüksek olduğu
    • D) Bugünün insanına hitap etmediği

    “Çetin ceviz” deyimi, halledilmesi veya anlaşılması zor olan durumlar için kullanılır. Kitabın 'çetin ceviz' olması, dilinin ağırlığı veya anlatım gücü nedeniyle bugünkü kuşaklar tarafından zor anlaşılması demektir.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir deyim açıklamasıyla birlikte kullanılmıştır?

    • A) Bunların hepsini kendi yaptı, daha doğrusu, durmadan yapıyor.
    • B) Her kitabında yapının biraz daha belirdiğini, gün ışığına çıktığını görüyoruz.
    • C) Yürek yarasına benzer bir duygu ve düşünce zenginliğiyle erişilmez bir sanatçıdır.
    • D) Kelimelere yüklediği duygu ve düşünce zenginliğiyle okuyucuyu etkiliyor.

    B seçeneğinde 'gün ışığına çıkmak' deyimi (belirmek, ortaya çıkmak) kullanılmış ve hemen öncesindeki 'belirdiğini' sözcüğü ile bu deyimin anlamı açıklanmıştır.

  12. 12. Kimi zaman bir nesne ya da kişi herhangi bir yönden benzediği varlığın adıyla anılır. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde buna uygun bir kullanım görülmektedir?

    • A) Bu okulda ne kadar tilki varsa hepsi bu sınıfta toplanmış.
    • B) Yolunu bekleyen gözleri daha fazla bekletme.
    • C) Sonunda ortalıktan el ayak çekildi.
    • D) Camı açıp bir süre uzaklardan gelen gemileri seyretti.

    A seçeneğinde kurnazlıkları yönüyle tilkiye benzetilen öğrenciler için doğrudan 'tilki' adı kullanılmıştır. Bu, 'istiare' (benzetme yoluyla aktarma) olarak da bilinir ve varlığın temel özelliğiyle bir başka varlık adıyla anılmasına en iyi örnektir.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, açıklamasıyla birlikte verilmiştir?

    • A) Evdeki herkes hastaydı, komşumuzun gönderdiği çorba öyle makbule geçti ki.
    • B) Kış günü çocuğun yalın ayak gezdiğini görünce keyfim kaçtı, bütün neşem kayboldu.
    • C) Sen yine mi iş değiştirdin, amma da maymun iştahlısın ha!
    • D) Müşterilerine suratsız davranırsa elbette sonunda sinek avlayacak.

    B seçeneğinde 'keyfi kaçmak' deyimi kullanılmıştır ve bu deyimin anlamı olan 'neşenin kaybolması' ifadesi cümlede açıklama olarak yer almıştır.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde açıklama, kullanılan deyime uygun değildir?

    • A) O, bir işe başladı mı önceden hesabını iyi yapar, daima uyanık davranırdı, çürük tahtaya basmazdı.
    • B) Ben yanından ayrılalı beri hiçbir ilerleme kaydetmemiş, hâlâ aynı işi yapıyordu.
    • C) Artık iş bitmek üzere, pek bir şey kalmadı, sonunda yüze yüze kuyruğuna geldik.
    • D) Adam telaşla kapıyı açtı, korkmuş bir hali vardı, zıvanadan çıkmıştı sanki.

    D seçeneğinde 'zıvanadan çıkmak' deyimi 'çok sinirlenmek, kontrolünü kaybetmek veya delirmek' anlamında kullanılır. Ancak cümlenin başındaki 'korkmuş bir hali vardı' ifadesi bu deyimin anlamıyla uyuşmaz; korku ile zıvanadan çıkmak farklı ruh halleridir.

  15. 15. Okuyucu, karşılaştığı bir şiirle duygularını, yaşadıklarını özdeşleştirip “Bu benim şiirim.” diyebiliyorsa o şiiri yazan şair, hayat gerçeği ile sanatın mükemmel bileşimini yakalamış demektir. Bu cümlede “Bu benim şiirim.” sözüyle, okuyucuyla ilgili olarak anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Toplumsal konulu şiirlerden hoşlandığı
    • B) Şiirde kendini bulabildiği
    • C) Şiiri bütün yönleriyle anlayabildiği
    • D) Şiirde içeriğe çok önem verdiği

    Okurun bir şiir için 'Bu benim' demesi, o şiirin kendi hislerine tercüman olması, kendi hayatından izler taşıması demektir. Yani okur şiirde kendi dünyasını ve yansımasını bulmuştur.

  16. 16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “bakmak” sözcüğünün kullanımıyla ayraç içindeki anlamı birbiriyle uyuşmamaktadır?

    • A) Evin denize bakan penceresini açmıştı. (Bakışı bir şey üzerine çevirmek)
    • B) Çok yaşlı, ama kendine iyi bakmış. (Sağlığına dikkat etmek)
    • C) Üç çocuklu bir aileye bakıyor. ( Beslemek, geçindirmek)
    • D) Pasaport işlemlerine polis memurları bakıyor. ( Bir işi yapmakla görevli olmak)

    A seçeneğinde 'pencerenin denize bakması' ifadesi yönelme, o yöne dönük olma anlamındadır. Ayraç içindeki 'bakışını bir şey üzerine çevirmek' ise bilinçli bir görme eylemidir ve canlı varlıklar için kullanılır. Dolayısıyla bu ikisi uyuşmamaktadır.

  17. 17. Aşağıdaki ikilemelerden hangisi kendinden sonraki sözcükten ayrı kullanılabilir?

    • A) Bir araba almış diye kasım kasım kasılıyor.
    • B) Söğüdün dalları yere doğru salkım salkım sarkmıştı.
    • C) Zavallı, bir köşe başında soğuktan tir tir titriyordu.
    • D) Ben bilmiyorum diye bas bas bağırıyor.

    B seçeneğindeki 'salkım salkım' ikilemesi 'salkım salkım dallar' şeklinde ismi niteleyerek veya tek başına durumu belirtmek için kullanılabilir. Diğer seçeneklerdeki ikilemeler (kasım kasım, tir tir, bas bas) yükleme sıkı sıkıya bağlı olup kalıplaşmış tek bir eylemi nitelemek için kullanılırlar.

  18. 18. Bir duyuya ait kavramın başka bir duyu için kullanılmasına duyular arası aktarma denir. Aşağıdakilerin hangisinde duyular arası aktarma yapılmıştır?

    • A) Mahallemizdeki parkta acı bir çığlık duydum.
    • B) Soğuk havalarda dışarıda dolaşmayı severdi.
    • C) Temmuz sıcağında meyan kökü şerbeti içermiş.
    • D) Lağım kokusundan kusacağım geldi.

    Tat alma duyusuyla ilgili olan 'acı' sözcüğü, işitme duyusuyla ilgili olan 'çığlık' sözcüğünü nitelemek için kullanılmıştır. Bu, duyular arası bir aktarımdır.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, açıklamasıyla birlikte verilmiştir?

    • A) Geceyi gündüze katarak çalıştık, sonunda okulu eğitime hazır hale getirdik.
    • B) Metin, etrafındakilerin kendisine takılmasına kulak asmadan işini yapmayı sürdürdü.
    • C) Babam emekli olduktan sonra her şeyden elini eteğini çekti, çiftliğe yerleşti.
    • D) Onun biraz kulağının bükülmesi, dikkatli olması için uyarılması gerekiyor.

    D seçeneğinde 'kulağını bükmek' deyimi kullanılmıştır ve hemen ardından 'dikkatli olması için uyarılması' ifadesiyle bu deyimin açıklaması verilmiştir. Diğer seçeneklerde açıklamalar yer almamaktadır.

  20. 20. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili kelimelerden hangisinin sesteşi yoktur?

    • A) Arabadaki _boyalar_ adeta dökülüyordu.
    • B) Demliği ocağa koy, _çay_ demlensin.
    • C) Heyecandan yüzü _al al_ olmuştu.
    • D) Bizim bölgede kışın _boz_ ayılar gezer.

    Sesteş (eş sesli) sözcükler yazılışları aynı ancak anlamları ve kökleri tamamen farklı olan, aralarında hiçbir anlamsal bağ bulunmayan kelimelerdir. 'Boya' kelimesi hem isim (renkli sıvı) hem de fiil (boyamak eylemi) olarak kullanılsa da, bu iki kullanım arasında doğrudan bir anlam ilişkisi olduğu için bunlar sesteş değil, 'ortak kök' (kökteş) kabul edilir. Diğer seçeneklerdeki 'çay' (içecek ile akarsu), 'al' (kırmızı renk ile alma eylemi) ve 'boz' (renk ile bozma eylemi) kelimeleri arasında hiçbir anlam bağı bulunmadığından sesteştirler.

  21. 21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gerçekte somutken mecaz anlama gelerek soyutlaşan bir sözcük kullanılmıştır?

    • A) Şiirin dikenli yollarından geçmeden şair olunamayacağını bilmelisiniz.
    • B) Öyle birkaç dize çiziktirivermekle şair olunmaz.
    • C) Her şiirin kendi içinde estetik bir kurgusu vardır.
    • D) Şiiri duygu dolu bir yüreğin söze dökülmesi diye nitelendirebiliriz.

    A seçeneğinde 'dikenli yol' ifadesindeki 'diken', normalde somut ve batıcı bir bitki parçasıdır. Ancak bu cümlede 'zorluk, meşakkat, engel' anlamında (soyut) kullanılarak mecaz anlam kazanmıştır.

  22. 22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, açıklamasıyla birlikte verilmemiştir?

    • A) Adamın gözü dönmüş, öfkesinden ne yaptığını bilmiyor.
    • B) Bu güzel yerde bütün sıkıntılarımdan kurtulup rahatladım, içim açıldı.
    • C) O gerçekten işinin ehli biridir, ne de olsa biraz mürekkep yalamış.
    • D) Çocuğun bu sözleri söylediğini duyunca çok şaşırdım, parmağım ağzımda kaldı.

    C seçeneğinde kullanılan 'mürekkep yalamış' deyimi 'çok okumuş, eğitim almış' anlamına gelir. Ancak cümlenin başındaki 'işinin ehli' ifadesi bu deyimin birebir açıklaması değildir (bir işte usta olmak farklıdır). Diğer seçeneklerde deyimlerin anlamları (gözü dönmek-öfkelenmek, içi açılmak-rahatlamak, parmağı ağzında kalmak-şaşırmak) cümle içinde verilmiştir.

  23. 23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sesteş (eş sesli) olabilecek bir kelime kullanılmamıştır?

    • A) Yaz kış güzelliğini yitirmeyen bir yayladayız.
    • B) Bülbül gül aşkıyla sararıp solmuş.
    • C) Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç.
    • D) Kitapları hızlıca çantasına yerleştirdi.

    Sesteş (eş sesli) sözcüklerin yazılış ve okunuşları aynı, anlamları ise tamamen farklı ve birbirinden bağımsız olmalıdır. A seçeneğinde 'yaz' (mevsim / yazmak eylemi), B seçeneğinde 'gül' (çiçek / gülmek eylemi), C seçeneğinde 'geç' (erken karşıtı / geçmek eylemi) sözcükleri sesteştir. Eski kurguda yer alan 'göz' kelimesinin organ anlamı ile 'çekmece gözü' anlamı arasında şekil ve işlev ilişkisi bulunduğundan bu durum sesteşlik değil, 'yan anlam' (çok anlamlılık) ilişkisidir; ancak adayların bu akademik ayrımda kafa karışıklığı yaşamaması adına son seçenek sesteş veya yan anlam barındırmayan net kelimelerle yeniden kurgulanmıştır.

  24. 24. Kimileri yazmak için, eskimemiş bir konu arayıp durur. Oysa iyi yazarlar için bu, hiç dert değildir. Onlar bayat bir ekmeği fırına sürüp okura dumanı tüten taze bir ekmek olarak sunmasını bilir. Bu parçada geçen “bayat bir ekmeği fırına sürüp okura dumanı tüten taze bir ekmek olarak sunmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Başladığı bir eseri kolaylıkla ve başarıyla bitirebilmek
    • B) Okurun beğeneceği yapıtlar üretmeyi başarabilmek
    • C) Bilinen konuları, yepyeni bir konu havasında ortaya koymak
    • D) Usta sanatçılardan yararlanarak özgün yapıtlar oluşturmak

    Parçada geçen 'bayat ekmek' ifadesi herkesçe bilinen, eski konuları temsil eder. Bu ekmeğin 'taze ve dumanı tüten' bir şekilde sunulması ise eski bir konunun usta bir yazarın kaleminde yepyeni, taze ve etkileyici bir biçimde okura ulaştırılmasını simgelemektedir.

  25. 25. Şiirlerinde ölçüye, uyağa büyük özen göstermiş, sade bir dil kullanmış; … bunlar onu iyi bir şair saymamız için yeterli olamıyor. Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilemez?

    • A) ne var ki
    • B) ne yazık ki
    • C) oysaki
    • D) varsayalım ki

    Cümlenin ilk kısmı olumlu özelliklerden bahsederken ikinci kısmı olumsuz bir yargıya bağlanmaktadır. 'Ne var ki', 'ne yazık ki' ve 'oysaki' bağlaçları düşüncenin akışını değiştiren zıtlık bildiren ifadelerdir. Ancak 'varsayalım ki' ifadesi bir varsayım, ihtimal bildirir ve bu bağlama uygun düşmez.