menu
MemurOl
Türkçe Testleri

TURKCE - anlatim bozukluklari (Bölüm 10)

TURKCE - anlatim bozukluklari (Bölüm 10)

Soru 1 / 25

Aşağıdaki cümlelerin hangisi, anlatım bozukluğu içermemesi bakımından diğerlerinden ayrılmaktadır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisi, anlatım bozukluğu içermemesi bakımından diğerlerinden ayrılmaktadır?

    • A) Proje hem beğenildi hem de uygulamaya geçirilmesine karar verildi.
    • B) Müzisyen, uzun yıllar boyunca hem bestecilik yaptı hem de icracı kimliğiyle tanındı.
    • C) Bu kitap, hem gençlere hem de yaşlılara hitap etmekte ve onları etkilemektedir.
    • D) Konuşmanın odak noktasını ve amacını açık bir şekilde belirlemek gerekir.
    • E) Toplantıda alınan kararlar hem tartışıldı hem de kabul edilip uygulandı.

    B seçeneğinde 'hem beğenildi hem de uygulamaya geçirilmesine karar verildi' yapısında özne belirsizliği ve yapısal uyumsuzluk vardır ('proje beğenildi' ile 'projenin uygulanmasına karar verildi' aynı özneyle ve aynı bağlaçla verilmek istenmiş ama özne-yüklem uyumu bozulmuştur); C seçeneğinde 'bestecilik yaptı' ve 'icracı kimliğiyle tanındı' yüklemleri 'hem...hem de' bağlacıyla bağlanmış ancak bu iki yüklem birbiriyle yapısal açıdan uyumsuz kullanılmıştır; D seçeneğinde 'hem gençlere hem de yaşlılara hitap etmekte ve onları etkilemektedir' yapısında 'onları' zamiri belirsiz bir gönderme taşır; E seçeneğinde 'hem tartışıldı hem de kabul edilip uygulandı' yapısında edilgen çatılı yüklemlerin öznesiz bırakılması anlam belirsizliği doğurur. A seçeneğinde ise 'odak noktasını ve amacını açık bir şekilde belirlemek' yapısı dilbilgisel açıdan doğrudur: iki nesne ('odak noktasını' ve 'amacını') aynı eylemi paylaşmakta ve bu paylaşım anlam açısından tutarlıdır.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama yanlışlığından doğan bir anlatım bozukluğu söz konusudur?

    • A) Öğretmenin anlattığı konunun özeti tahtaya yazıldı.
    • B) Ahmet'in, Mehmet'in babasının arabasını kullandığı öğrenildi.
    • C) Kadının kırmızı renkli arabası servise götürüldü.
    • D) Çocukların oynadığı parkın yanındaki bina yıkıldı.
    • E) Sınıfın en başarılı öğrencisinin projesi sergiye seçildi.

    D seçeneğinde zincirleme tamlamalar anlam karmaşası yaratmaktadır: 'Mehmet'in babasının arabası' ifadesinin Ahmet'e mi yoksa Mehmet'in babasına mı ait olduğu belirsizleşmiştir. Yapı sözdizimsel açıdan kurallı görünse de anlam bulanıklığına yol açtığından anlatım bozukluğu oluşur. Diğer seçeneklerdeki tamlamalar anlam bakımından açıktır.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerektirdiği nesne ya da tümleç eksikliği, cümlenin anlamını bozacak düzeyde değildir?

    • A) Fabrika sahibi, işçilerin taleplerini değerlendirip bilgilendirdi.
    • B) Müdür, toplantı salonuna geldiğinde herkes ayağa kalktı ve ona bakakaldı.
    • C) Yeni çıkan romanı okuyan herkes, yazara hayran kaldı ve takdir etti.
    • D) Yönetim kurulu, uzun tartışmalar sonucunda kabul etti.
    • E) Komisyon üyeleri inceleyip raporlarını hazırladılar.

    A seçeneğinde 'bakakaldı' eylemi için nesne gerekmez; çünkü 'ona' ifadesiyle yönelme zaten sağlanmıştır ve yapı tam bir anlam taşır. B'de 'kabul etti'nin nesnesi eksik (neyi?), C'de 'takdir etti'nin nesnesi eksik (kimi?), D'de 'inceleyip'in nesnesi eksik (neyi?), E'de 'bilgilendirdi'nin nesnesi eksik (kimi?). Yalnızca A'da eksiklik anlam bozukluğu oluşturmaz.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde 'de/da' bağlacının yanlış kullanımından kaynaklanan değil, farklı türden bir anlatım bozukluğu mevcuttur?

    • A) Bu projeyi tamamlamak hem pahalı hem de uzun zaman alacaktır.
    • B) Ya bu filmi izleriz ya da sinemayı tamamen bırakırız dedi.
    • C) Ne kadar uğraşsa da başarısız olacağından emindi.
    • D) Hem iş hayatında hem de özel hayatında son derece başarılıydı.
    • E) Bu kitabı da okudum, şu kitabı da okudum; ikisi de sıkıcıydı.

    E seçeneğinde 'hem...hem de' bağlacıyla bağlanan ögeler paralel yapıda değildir: 'pahalı' sıfat, 'uzun zaman alacaktır' ise yüklem yapısındadır. Bu bir anlatım bozukluğu türü olan 'bağlaç gerektiren yapı uyumsuzluğu'dur. Diğer seçeneklerde 'de/da' bağlacı ile ilgili sorunlar değil, gramer açısından uygun ya da düzgün yapılar mevcuttur.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlam belirsizliği, yalnızca sözcük diziminden (sözdiziminden) kaynaklanmaktadır?

    • A) Müzik eğitimi almak isteyen öğrencilere kayıt yaptırmaları söylendi.
    • B) Toplantıda tartıştıkları konu herkesin aklında kaldı.
    • C) Akıllı çocukların kitapları hızla tükendi.
    • D) Uzun yıllar çalıştı ama emekliliğini bekleyemeden öldü.
    • E) Bu davayı kazanmak güçtür.

    A seçeneğinde 'akıllı çocukların kitapları' tamlaması iki anlama gelmektedir: (1) Akıllı olan çocuklara ait kitaplar, (2) Akıllı çocuklar için yazılmış kitaplar. Bu belirsizlik sözcüklerin diziminden kaynaklanmakta; noktalama veya ek değişikliği olmaksızın yalnızca sözdizimsel yapının çift anlamlılığından doğmaktadır. Diğer seçeneklerdeki belirsizlikler bu nitelikte değildir.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu mevcuttur?

    • A) Sanatçının son sergisi izleyiciler üzerinde derin izler bıraktı.
    • B) Kurum çalışanlarına ek maaş ödenip ödenmeyeceği netlik kazanmadı.
    • C) Eleştirmenler, filmin özgün ve farklı bir anlatı yapısına sahip olduğunu vurguladı.
    • D) Tarihi eserlerin restore edilip onarılması son derece maliyetli bir iştir.
    • E) Bilim insanları yıllarca süren araştırmalar sonucunda bu ilacı keşfetti.

    'Restore edilmek' zaten 'onarılmak, yenilenmek' anlamını içermektedir. Dolayısıyla 'restore edilip onarılması' ifadesinde anlam tekrarı söz konusudur. D seçeneğindeki 'özgün ve farklı' ifadesi ise anlam bakımından çakışık gibi görünse de 'özgün' (kendine özgü) ile 'farklı' sözcükleri bağlama göre ayrı anlam katmanları taşıyabileceğinden kesin bozukluk sayılmaz.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde 'ki' bağlacının yanlış kullanımından değil, özne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Öyle bir konuşma yaptı ki dinleyenler büyülendi.
    • B) Bana öyle bir bakış attı ki ne diyeceğimi bilemedim.
    • C) O kadar çok uyudu ki artık gözlerini açamıyordu.
    • D) Hastaneye gidip muayene olunması gerektiğini söyledi.
    • E) Sınıfta öyle bir sessizlik vardı ki iğne düşse duyulurdu.

    B seçeneğinde 'muayene olunması gerektiğini söyledi' cümlesinde kimin muayene olacağı belirsizdir: Özne eksiktir. 'Onun muayene olması gerektiğini' ya da 'kendisinin muayene olması gerektiğini' gibi bir özne belirtilmelidir. Diğer seçeneklerde 'ki' bağlacı doğru biçimde kullanılmış olup 'ki' ile ilgili sorun yoktur; B'deki bozukluk ise 'ki'den değil özne eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklemin birden fazla özneyle çelişen bir kullanımı söz konusu değildir?

    • A) Sanatçı ve eleştirmen uzun süre tartıştı, nihayetinde anlaşamadılar.
    • B) Ahmet ile Mehmet bu projeyi birlikte hazırladı ve sundu.
    • C) Anne ve baba, çocuklarının başarısından gurur duydu ve teşekkür etti.
    • D) Ekip lideri ve üyeler sonuçları değerlendirip rapor hazırladılar.
    • E) Müdür ve sekreter toplantıya geç kaldı, özür diledi.

    D seçeneğinde 'ekip lideri ve üyeler' çoğul bir özne oluşturmakta, yüklem de çoğul biçimde ('hazırladılar') kullanılmaktadır; bu nedenle uyum bozukluğu yoktur. A, B, C ve E seçeneklerinde ise iki kişilik özne bulunmasına karşın 'özür diledi', 'sundu', 'teşekkür etti', 'tartıştı' gibi tekil yüklemler kullanılmış; ancak ardından gelen yüklemde ('anlaşamadılar') çoğul kullanılmıştır. Bu tutarsızlık anlatım bozukluğuna yol açar.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat (ilgeç) yanlışlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu mevcuttur?

    • A) Bu kitap hakkında çok şey duydum ve merak ettim.
    • B) Arkadaşımla birlikte sinemaya gittik.
    • C) Raporu hazırlayıp müdüre sundum.
    • D) Sınav sonuçlarına göre başarı oranı düştü.
    • E) Bu konuda senden farklı düşünüyorum.

    'Farklı düşünmek' eylemi 'den' ekiyle değil, 'dan farklı olarak' ya da doğrudan yapı değişikliğiyle kurulmalıdır; ancak günümüz kullanımında kabul görmüş olduğundan bu tartışmalı bir örnektir. Fakat ÖSYM'nin benimsediği kılavuza göre 'senden farklı düşünmek' yapısında 'den' eki 'farklı' sıfatına bağlanmakta; eylemin gerektirdiği edat ile sıfatın gerektirdiği edat çakışarak sözdizimsel bir gerilim doğurmaktadır. Diğer seçeneklerde edat kullanımı standarttır.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mantık yanlışlığı (çelişkili önerme) biçiminde bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Hava sıcaklığı artık düştükçe insanlar daha çok kalın giyiniyordu.
    • B) Yavaş yavaş hızlanan trenin sesi giderek yoğunlaştı.
    • C) Hiçbir şey bilmediğini iddia eden kişi aslında çok şey biliyordu.
    • D) Bu yasa, yalnızca bazı durumlarda her zaman uygulanır.
    • E) Bütün öğrenciler sınavı geçemedi; bir kısmı başarısız oldu.

    B seçeneğinde 'yalnızca bazı durumlarda' ve 'her zaman' ifadeleri birbirini mantıksal olarak dışlar. Bir şey hem yalnızca bazı durumlarda hem de her zaman geçerli olamaz. Bu çelişki, mantık yanlışlığı biçiminde bir anlatım bozukluğudur. A, C, D ve E seçeneklerinde cümleler kendi içinde tutarlıdır ya da gözlemsel gerçekleri ifade etmektedir.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla yükleme bağlanabilen bir ögenin yalnızca bir yüklemle anlam ilişkisi kurabilmesinden doğan bir bozukluk vardır?

    • A) Konuşmayı bitirip salonu terk ettiler.
    • B) Bu haberi duyunca şaşırdım ve acı çektim.
    • C) Müdür, çalışanları toplantıya çağırıp eleştirdi.
    • D) Ödevi yapıp öğretmenine teslim etti ve eve döndü.
    • E) Sabahları hem spor yapar hem de kitap okurdu.

    C seçeneğinde 'çalışanları' nesnesi 'toplantıya çağırmak' eylemine uygundur; ancak 'eleştirdi' yüklemine bağlanırken hangi nesnenin eleştirildiği belirsizleşir: Müdür çalışanları mı eleştirdi, yoksa toplantıda başka birini mi? Asıl bozukluk şudur: 'çağırıp' eylemi öznesi müdür, nesnesi çalışanlar iken 'eleştirdi' yüklemiyle özne değişmeden anlam kayar. Bu, ortak nesnenin her iki yüklemle tutarlı anlam kuramamasıdır.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ekeylem (ek fiil) kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu söz konusudur?

    • A) Sınav zordu ama herkes başarmış olacak.
    • B) Çocukken hayallerim çok büyüktü.
    • C) O, bu şehrin en tanınmış mimarıdır.
    • D) Proje tamamlandığında memnun olacaktık.
    • E) Bu konuda uzman olduğunu düşünüyordu.

    D seçeneğinde 'sınav zordu' geçmişe atıfta bulunurken 'herkes başarmış olacak' gelecek zamanlı bir kesinlik bildirmektedir. Bu iki yan cümle arasındaki zaman ve kip tutarsızlığı ekülem kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur. 'başarmış olacak' yerine bağlama göre 'başarmıştır' ya da 'başaracak' kullanılmalıdır.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ile' bağlacının yarattığı yapısal belirsizlik, anlatım bozukluğuna yol açmaktadır?

    • A) Hız ile dayanıklılığı birleştiren bu malzeme çok tercih edildi.
    • B) Ayna ile tarak kaybolmuştu.
    • C) Ahmet ile Mehmet'in arabası çalındı.
    • D) Bıçak ile çatal sofrada yerli yerinde duruyordu.
    • E) Kalem ile kağıdı çantasına koydu.

    B seçeneğinde 'Ahmet ile Mehmet'in arabası' ifadesi iki anlama gelmektedir: (1) Ahmet ile Mehmet'e ait ortak arabanın çalınması, (2) Ahmet'in ve Mehmet'in ayrı arabalarının çalınması. 'ile' bağlacının kullanımı tamlama sınırını bulanıklaştırmakta; arabanın kime ait olduğu belirsizleşmektedir. Diğer seçeneklerde 'ile' bağlacı anlam açısından net bir şekilde görev yapmaktadır.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne-yüklem uyumsuzluğundan kaynaklanan anlatım bozukluğu, diğerlerinden farklı bir nedenle ortaya çıkmaktadır?

    • A) Ekip üyeleri projeyi zamanında teslim etti.
    • B) Sürü, otlaktan uzaklaşarak köye doğru yürüdüler.
    • C) Öğrencilerin hiçbiri sınavda başarılı olamadılar.
    • D) Toplantıya katılan herkes, kararı sessizce onayladılar.
    • E) Çocukların her biri, hediyelerini büyük bir sevinçle aldılar.

    A, B ve C seçeneklerinde 'herkes', 'her biri', 'hiçbiri' gibi tekil anlam taşıyan belgisiz zamirler çoğul yüklemle kullanılmıştır; bu, öznenin anlam bakımından tekil olmasına karşın yüklemin çoğul çekilmesinden doğan bir bozukluktur. D seçeneğinde ise 'sürü' sözcüğü bir topluluk ismidir ve topluluk isimleri her ne kadar çoğul varlıkları karşılasa da dilbilgisi kuralı gereği tekil kabul edilir; yüklemin '-lar' ile çekilmesi bu yüzden hatalıdır. Bozukluğun kaynağı diğerlerinden farklıdır: diğerlerinde belirsizlik zamiri, burada topluluk ismi söz konusudur. E seçeneğinde ise 'ekip üyeleri' çoğul öznenin tekil yüklemle kullanımı için bir tartışma zemini olsa da standart yazı dilinde bu kabul görebilir; asıl ayrışan D'dir.

  15. 15. "Çevre kirliliğinin önlenmesi için alınan tedbirler, uzmanlar tarafından yetersiz bulunmakla birlikte hükümet bu adımların yeterli olduğunu savunuyor ve kamuoyunun büyük bölümü de hükümetin bu görüşünü paylaşıyor." cümlesindeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?

    • A) 'paylaşıyor' yerine 'paylaşmaktadır' getirilerek kip birliği sağlanarak
    • B) Cümle ikiye bölünerek anlam bütünlüğü sağlanarak
    • C) 'bulunmakla birlikte' yerine 'bulunmasına rağmen' getirilerek
    • D) 'savunuyor' ile 'paylaşıyor' yüklemleri arasında özne tekrarından doğan yanlışlık giderilerek
    • E) 'kamuoyunun büyük bölümü' ifadesi 'kamuoyunun çoğunluğu' ile değiştirilerek

    Cümlede üç yüklem bulunmaktadır: 'bulunmakla birlikte' (geniş zaman/sıfat-fiil öbeği), 'savunuyor' (geniş zaman) ve 'paylaşıyor' (geniş zaman). İlk bakışta kip uyumu var gibi görünse de asıl sorun, 'bulunmakla birlikte' zarf-fiil yapısının cümlenin resmi-yazılı söyleminden kopuk durmasıdır; ancak seçenekler arasında en belirgin ve ÖSYM mantığına en uygun tespit, D seçeneğindeki kip birliği sorunudur. Metinde 'savunuyor' geniş zamanla kuruludur; tutarlılık açısından 'paylaşıyor' değil 'paylaşmaktadır' denilmesi ya da her ikisinin de aynı kipte olması gerekir; bu tür cümlelerde yazılı anlatımda kip birliğinin sağlanması zorunludur. Diğer seçenekler ya cümlede gerçek bir sorun yaratmaz ya da var olan bozukluğu gidermez.

  16. 16. "Öğretmenin anlattıkları, öğrencilerin konuyu kavramasına büyük ölçüde katkı sağladı." cümlesindeki anlatım bozukluğunun türü aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Deyimin yanlış kullanımından doğan anlatım bozukluğu
    • B) Anlam belirsizliğinden doğan anlatım bozukluğu
    • C) Yüklemin özneyle çelişmesinden doğan anlatım bozukluğu
    • D) Gereksiz sözcük kullanımından doğan anlatım bozukluğu (sözcük fazlalığı)
    • E) Nesne eksikliğinden doğan anlatım bozukluğu

    'Katkı sağlamak' deyimleşmiş bir tamlamadır; içinde zaten 'katkı' anlamı bulunmaktadır. 'Büyük ölçüde katkı sağlamak' ifadesinde ise 'büyük ölçüde' zarfı katkının miktarını nitelediği için bu kullanım tek başına sorunlu değildir. Asıl sorun şudur: 'Katkı sağlamak' eyleminin içinde 'sağlamak' fiili bulunduğundan bu yüklem 'büyük katkı' + 'sağlamak' şeklinde ayrıştırılabilir; ancak standart dilde 'katkıda bulunmak' ve 'katkı sağlamak' ifadelerinin bir arada kullanılması anlam çakışmasına yol açar. Bu cümledeki asıl bozukluk, 'katkı sağlamak' zaten bir katkıyı ifade ettiğinden 'büyük ölçüde' ile pekiştirilmesi gereksiz sözcük kullanımı (sözcük fazlalığı/yığma) bozukluğu kategorisine girer. ÖSYM bu tür cümlelerde B seçeneğini doğru yanıt olarak işaretler.

  17. 17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün çıkarılması anlatım bozukluğunu gidermez, aksine anlam kaybına yol açar?

    • A) Oraya gitmeden önce önceden haber ver.
    • B) Bana göre bu film, bence son yılların en iyisiydi.
    • C) Konuşmacı, fikirlerini açık ve net bir biçimde dile getirdi.
    • D) Tüm her şeyi bırakıp oradan uzaklaştı.
    • E) Kitabı okuduktan sonra tekrar yeniden iade ettim.

    A seçeneğinde 'bana göre' ve 'bence' aynı anlamı taşıdığından biri çıkarılmalıdır, bu bir sözcük fazlalığıdır. C seçeneğinde 'gitmeden önce' ve 'önceden' anlam bakımından çakışmaktadır; 'önceden' çıkarılabilir. D seçeneğinde 'tekrar' ve 'yeniden' eş anlamlı olduğundan biri fazladır; ayrıca 'iade etmek' zaten 'geri vermek' demektir, 'tekrar/yeniden' gereksizdir. E seçeneğinde 'tüm' ve 'her şey' anlamca örtüşmektedir. B seçeneğinde ise 'açık' ve 'net' eş anlamlı gibi görünse de dilde 'açık' kelimesi 'anlaşılır' anlamına, 'net' ise 'kesin, tartışmasız' anlamına gelebilir; bu iki sözcük birbirini tamamlayan farklı nüanslar taşıyabilir. Dolayısıyla birinin çıkarılması anlam kaybına yol açabilir; bu seçenekte bozukluk yoktur ve sözcüğün çıkarılması cümleye zarar verir.

  18. 18. "Bu kararın doğru olup olmadığı tartışmalıdır; ancak kararı alanların niyetleri iyiydi." cümlesiyle anlam ilişkisi bakımından aynı bağlaç hatasını içeren cümle aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Ya erken gel ya da geç git.
    • B) Hava güzeldi, fakat pikniğe gitmedik.
    • C) Çok çalıştı; ne var ki sınıfı geçti.
    • D) İyi bir insan olmakla birlikte çevresi tarafından sevilmez.
    • E) Hem çalışkan hem de başarısızdır.

    Verilen cümlede 'ancak' bağlacı zıtlık ilişkisi kurması gerekirken iki önerme arasında gerçek bir karşıtlık yoktur: kararın tartışmalı olması ile niyetlerin iyi olması birbirini mantıksal olarak dışlamaz; tersine bu iki durum pekâlâ bir arada bulunabilir. Dolayısıyla 'ancak' bağlacı anlam bakımından yanlış kullanılmıştır. D seçeneğindeki cümlede 'ne var ki' bağlacı da aynı hatayı içermektedir: 'çok çalışmak' ile 'sınıfı geçmek' arasında zıtlık değil nedensellik/pekiştirme ilişkisi kurulması gerekir. 'Ne var ki' zıtlık bağlacı olduğundan bu cümlede anlam açısından yanlış kullanılmıştır (beklenen bağlaç 've/dolayısıyla' türünden bir sonuç bağlacıdır). Diğer seçeneklerde bağlaç kullanımı anlamla uyumludur.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama bozukluğu, diğerlerinden farklı bir yapısal nedenden kaynaklanmaktadır?

    • A) Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gelişmeleri yakından izliyoruz.
    • B) Sağlık ve eğitim alanlarındaki sorunlar acilen çözülmelidir.
    • C) Çocukların oyun ve ders saatlerini düzenlemek ebeveynlerin görevidir.
    • D) Öğrencilerin başarı ve motivasyonlarını artırmak gerekir.
    • E) Şehrin tarihi ve kültürel mirasını korumak önceliğimizdir.

    A seçeneğinde 'Türkiye'nin ekonomik gelişmeleri' ve 'Türkiye'nin siyasi gelişmeleri' şeklinde iki tamlama birleştirilmiştir; ancak 'ekonomik' sıfatı 'gelişmeler'e bağlanırken tamlayan eki düşmüştür — doğrusu 'ekonomik ve siyasi gelişmelerini' olmalıdır (iyelik eki eksik). B seçeneğinde 'başarı' sözcüğü '-larını' ekini almamıştır (başarılarını ve motivasyonlarını). D seçeneğinde 'oyun saatlerini' ve 'ders saatlerini' birleştirilmiştir; 'oyun' iyelik eki almamıştır. E seçeneğinde 'tarihi miras' ve 'kültürel miras' birleşimi söz konusudur; 'tarihi' sıfat tamlaması iyelik eki gerektirmez, bu nedenle bozukluk yoktur ya da farklı niteliktedir. C seçeneğinde ise 'sağlık sorunları' ve 'eğitim sorunları' birleştirilmiştir; her iki sözcük de belirtisiz ad tamlaması oluşturduğundan 'sağlık ve eğitim alanlarındaki sorunlar' ifadesi dilbilgisel olarak doğrudur — bu seçenekte tamlama bozukluğu yoktur, yani bozukluk diğerlerinden farklı bir nedene dayanır (aslında bozukluk bulunmamaktadır).

  20. 20. "Müzisyen, onlarca yıl verdiği emeklerin karşılığını nihayet aldığında artık çok geçti." cümlesindeki anlatım bozukluğunun giderilmesi için yapılması gereken en uygun değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) 'onlarca yıl' ifadesi 'uzun yıllar' ile değiştirilmelidir.
    • B) 'nihayet' sözcüğü 'sonunda' ile değiştirilmelidir.
    • C) 'aldığında' yerine 'alabildiğinde' getirilmelidir.
    • D) 'artık çok geçti' yerine 'iş işten geçmişti' getirilmelidir.
    • E) 'emeklerin karşılığını' yerine 'emeğinin karşılığını' getirilmelidir.

    Cümlede zaman çelişkisi vardır: 'aldığında' geniş-geçmiş zaman bildirirken 'artık çok geçti' geniş zamanda bir tespitin dile getirildiğini gösterir. 'Çok geçti' ifadesi geniş zaman ekiyle bitmektedir ve bu, anlatının geçmiş boyutuyla uyuşmaz. Yıllar içinde emek veren bir müzisyenin geç ödül alması bir geçmiş olayı anlatmaktadır; dolayısıyla zaman ekinin geçmiş zamanda olması gerekir. D seçeneğindeki 'iş işten geçmişti' ifadesi hem deyim olarak anlama uygun hem de 'geçmişti' biçimiyle hikâye kipinde kullanılarak zaman uyumunu sağlamaktadır. Diğer seçeneklerdeki değişiklikler temel zaman uyumsuzluğunu gidermemektedir.

  21. 21. Aşağıdakilerden hangisi 'mantık yanlışlığından doğan anlatım bozukluğu' için örnek gösterilemez?

    • A) Sabahın erken saatlerinde güneş henüz batmıştı.
    • B) Doğmadan önce annesi ile babası boşandı.
    • C) Ölmeden önce vasiyetini yazan adam, mirasını eşine bıraktı.
    • D) Henüz evlenmemiş olan çift, düğün hazırlıklarına başladı.
    • E) Sorunun farkında olmayan yönetici, derhal harekete geçti.

    Mantık yanlışlığından doğan anlatım bozukluğu, cümlede birbirine bağlanan ögelerin gerçek hayatta veya mantık düzleminde bir arada bulunamayacağı durumlarda ortaya çıkar. B seçeneğinde kişi doğmadan önce ebeveynlerinin boşanması mümkündür, mantık bozukluğu yoktur. C seçeneğinde sorunun farkında olmayan biri derhal harekete geçemez; bu bir mantık çelişkisidir. D seçeneğinde 'henüz evlenmemiş çift' ifadesi, evli olmayan iki kişiyi 'çift' olarak nitelendirip düğün hazırlığı yaptırdığından mantıksal bir tutarsızlık içerir (çift=evli çiftse). E seçeneğinde 'sabahın erken saatleri' ile 'güneş henüz batmıştı' ifadeleri çelişmektedir; güneş sabah değil akşam batar. A seçeneğinde ise 'ölmeden önce vasiyet yazmak' tamamen mantıklı ve hayatta sıkça karşılaşılan bir durumdur; burada herhangi bir mantık bozukluğu yoktur. Dolayısıyla A, mantık yanlışlığına örnek gösterilemez.

  22. 22. "Yazar, romanında dönemin toplumsal yapısını hem eleştiriyor hem de övüyor." cümlesindeki anlatım bozukluğu aşağıdaki cümlelerin hangisinde de aynı türde görülmektedir?

    • A) Kardeşim hem çalışıyor hem de okuyor.
    • B) Çocuk, ya uyuyor ya da oynuyor.
    • C) Toplantıya gelenler hem yorgundu hem de hevesliydiler.
    • D) Yönetmen, filmi hem uzun hem de sıkıcı buldu.
    • E) Bilim insanı, deneyin hem başarılı hem de yarım kaldığını söyledi.

    Verilen cümlede 'hem eleştiriyor hem de övüyor' yapısında bağlaçla birleştirilen iki unsur anlam bakımından birbirini dışlamaktadır: gerçek hayatta bir şeyi aynı anda hem eleştirmek hem de övmek kendi içinde çelişkilidir. Bu tür bağlaç kullanımında anlam açısından birbiriyle uyumlu ya da pekiştirici unsurların bir arada bulunması beklenir; zıt anlamlı ögelerin 'hem...hem de' bağlacıyla bağlanması bozukluğa yol açar. D seçeneğinde 'deneyin hem başarılı hem de yarım kaldığını' ifadesinde de aynı sorun söz konusudur: 'başarılı olmak' ile 'yarım kalmak' birbirini mantıksal olarak dışladığından bu iki niteliğin 'hem...hem de' bağlacıyla verilmesi anlatım bozukluğu oluşturur. Diğer seçeneklerde bağlacın bağladığı unsurlar anlam bakımından bir arada bulunabilecek nitelikler taşımaktadır.

  23. 23. Aşağıdaki cümlelerden hangisinin anlatım bozukluğu, sözcüklerin yanlış anlamda kullanılmasından değil yapısal (sözdizimsel) bir eksiklikten kaynaklanmaktadır?

    • A) Bu şiir kitabı benim için çok manidardı.
    • B) Haberin doğruluğunu tahmin etmek güçtü.
    • C) Sonuçlar beklentilerimizin altında kaldı.
    • D) Projeyi teslim etmeden önce iyice revize edin.
    • E) Eski müdür ve asistanı toplantıya katıldı.

    A seçeneğinde 'manidarlık' derin anlam taşıma demektir; bir şiir kitabının manidar olması doğaldır, bozukluk yoktur. B seçeneğinde 'haberin doğruluğunu tahmin etmek' ifadesinde anlam sorusu tartışılabilir; doğru sözcük 'kestirmek, öngörmek' olabilirdi ancak 'tahmin' de bu bağlamda kabul edilebilir. C seçeneğinde 'beklentilerin altında kalmak' kalıplaşmış doğru bir kullanımdır. E seçeneğinde 'revize' yabancı sözcük olmakla birlikte yapısal bir sorun yoktur. D seçeneğinde ise 'eski müdür ve asistanı' ifadesinde yapısal bir belirsizlik vardır: 'asistanı' sözcüğünün iyelik eki, bunun 'eski müdürün asistanı' mı yoksa 'şimdiki müdürün asistanı' mı olduğunu belirsiz kılmaktadır. Ayrıca 'katıldı' yüklemi iki özneyle tekil çekilmiştir; bu bir sözdizimsel eksikliktir. 'Eski müdür ve asistanı' ifadesinin anlamsal muğlaklığı yapısal bir eksiklikten doğmaktadır.

  24. 24. "Araştırmacılar, iklim değişikliğinin önlenmesi için yeni politikalar önerisinde bulundu." cümlesindeki anlatım bozukluğunu içermeyen, yani bozukluğun giderildiği biçim aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Araştırmacılar, iklim değişikliğinin önlenmesi için yeni politikalar teklif etti.
    • B) Araştırmacılar iklim değişikliğini önlemek amacıyla yeni politikalar üzerinde öneride bulundu.
    • C) Araştırmacılar, iklim değişikliğinin önlenmesi için yeni politikalar önerdi.
    • D) Araştırmacılar, iklim değişikliğinin önüne geçmek için yeni politikalar önerisinde bulundu.
    • E) Araştırmacılar, iklim değişikliğinin önlenmesi için yeni politika önerisinde bulundu.

    Asıl cümledeki bozukluk, 'önerisinde bulunmak' yapısından kaynaklanmaktadır. 'Öneri' isim, 'bulunmak' ise eylemdir; bu birleşim doğrudur ve 'öneride bulunmak' şeklinde kullanılır. Ancak asıl cümlede 'yeni politikalar' çoğuldur ve buna 'önerisinde' iyelik ekiyle bağlanmıştır; 'politikalar önerisinde' değil 'politika önerisinde' ya da doğrudan 'politikalar önerdi' denilmesi gerekir. 'Politikalar önerisinde bulunmak' yapısı çoğul ismin iyelik ekiyle kullanımı bakımından bozuktur. A seçeneğinde 'politikalar önerdi' denilmiş; 'önermek' fiili doğrudan nesneyle kullanılmaya uygun olduğundan bu yapı doğrudur ve bozukluğu giderir. B seçeneğinde 'politika önerisinde' tekil kullanım doğru olsa da 'yeni' sıfatının düşürülmesi anlam kaybı yaratır; bu seçenek de teknik olarak düzelmiş sayılabilir fakat A en temiz çözümdür.

  25. 25. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde özne belirsizliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu yoktur?

    • A) Öğretmen öğrenciyi aradı; birkaç gün sonra o onu geri aradı.
    • B) Direktör, asistanına görevi devredince hemen işe koyuldu.
    • C) Ali, Mehmet'e parasını iade etti.
    • D) Müdür, sekreterini çağırdı ve ona dosyayı verdi.
    • E) Ekip başkanı asistanına not aldırdı; daha sonra bunu rapor hâline getirdi.

    A seçeneğinde 'ona' zamiri müdürü mü yoksa sekreteri mi ifade ettiği belirsizdir. C seçeneğinde 'o onu geri aradı' ifadesinde hangi öğenin özne hangisinin nesne olduğu tam olarak anlaşılamamaktadır. D seçeneğinde 'bunu rapor hâline getirdi' yükleminin öznesi belirsizdir; ekip başkanı mı asistan mı? E seçeneğinde 'hemen işe koyuldu' eylemini yapanın direktör mü asistan mı olduğu belli değildir. B seçeneğinde ise 'parasını' ifadesindeki iyelik eki yüzünden 'para'nın kime ait olduğu tartışılabilir görünse de asıl anlatı açıktır: Ali, Mehmet'e ait olan parayı iade etmiştir; bu bağlamda 'Mehmet'in parasını Ali'nin iade etmesi' anlam açısından yeterince belirgindir ve temel özne belirsizliği yoktur. Dolayısıyla B, özne belirsizliği içermeyen seçenektir.