TURKCE - anlatim bozukluklari (Bölüm 3)
TURKCE - anlatim bozukluklari (Bölüm 3)
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'bağlaç yanlışlığı' nedeniyle anlatım bozukluğu yoktur?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'bağlaç yanlışlığı' nedeniyle anlatım bozukluğu yoktur?
- A) Ya erken gelirsin ya da seni beklemeyiz.
- B) Ya erken kalk ya da geç yatacaksın.
- C) Ne kitap okudu ne de ders çalıştı.
- D) Hem yorgundum hem de çok enerjikydim.
- E) Hem güzel hem de zeki olduğu için sevilir. ✓
D seçeneğinde 'hem...hem de' bağlacı doğru kullanılmış; iki olumlu özellik birbiriyle uyumlu biçimde bağlanmıştır. A seçeneğinde 'hem yorgundum hem de çok enerjikydim' çelişkili iki özelliği 'hem...hem de' bağlacıyla bağlamak mantık hatasına yol açar; 'ama' ya da 'buna karşın' gibi bir bağlaç kullanılmalıydı. E seçeneğinde 'ya...ya da' bağlacı iki seçenekten birini öngörür; ancak 'ya erken kalk ya da geç yatacaksın' cümlesi zaman bakımından birbiriyle bağdaşmayan seçenekler sunmaktadır.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'tamlama yanlışlığı' nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
- A) Akşam yemeğin masaya koydum. ✓
- B) Çocuğun oyuncaklarını dolabın üstüne koydum.
- C) Hükümetin aldığı bu karar büyük tartışma yarattı.
- D) Türk edebiyatının en önemli eserleri arasında sayılır.
- E) Bu romanın konusunu arkadaşıma anlattım.
E seçeneğinde 'Akşam yemeğin masaya koydum.' cümlesinde 'yemeğin' sözcüğü iyelik eki almış (-in: ilgi durumu eki) ancak bu sözcük cümlede özne ya da tamlayan değil, nesne işlevi görmesi gerekmektedir. Doğrusu 'Akşam yemeğini masaya koydum.' olmalıdır; burada 'yemeğini' hem iyelik hem de belirtme durumu ekini birlikte almalıdır. Bu, tamlama kurma sırasında yapılan durum eki yanlışlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'çelişik (mantık hatası) anlatım' bozukluğu vardır?
- A) Adam, kimsenin görmediği hâlde sesi yüksekten bağırdı. ✓
- B) Karanlık gecede yıldızlar parıl parıl parlıyordu.
- C) Hava soğuk olmasına karşın dışarı çıktı.
- D) Sessiz olduğu için onu kimse fark etmedi.
- E) Küçük çocuk, yaşına göre çok olgun davranıyordu.
C seçeneğinde 'sesi yüksekten bağırdı' ifadesi kendi içinde çelişkili ve anlam yinelemesi barındıran bir kullanımdır; 'bağırmak' zaten yüksek sesle konuşmak demektir, dolayısıyla 'yüksekten' sözcüğü gereksizdir. Ayrıca 'sesi yüksekten' tamlaması da dilbilgisel açıdan yanlış kurulmuştur. Doğrusu 'yüksek sesle bağırdı' ya da sadece 'bağırdı' şeklinde olmalıdır. Diğer seçeneklerde benzer bir çelişki veya mantık hatası bulunmamaktadır.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'edilgen çatı yanlışlığı' nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
- A) Çocuklar bahçede koşturuldu.
- B) Bu yeni yasa mecliste kabul edildi.
- C) Yemekler mutfakta hazırlandı.
- D) Toplantı salonunda oturulundu ve konuşuldu. ✓
- E) Kitaplar kütüphaneye taşındı.
D seçeneğinde 'toplantı salonunda oturulundu' ifadesi kullanılmıştır. 'Oturmak' fiili zaten geçişsiz (içten geçişsiz) bir fiildir ve edilgen yapı aldığında 'oturuldu' biçimini alır; ancak 'oturulundu' biçimi yanlıştır çünkü fiil çift edilgenleştirme yapısına sokulmuştur. Doğrusu 'oturuldu' olmalıdır. Bu, edilgen çatı kurulurken yapılan anlamsız ek yinelemesinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur. E seçeneğinde ise 'koşturmak' zaten ettirgen bir fiil olduğundan 'koşturuldu' yapısı doğrudur.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ad tamlaması bozukluğu' nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
- A) Kitabın kapağı çok güzel tasarlanmış.
- B) Okulun bahçesinde çocuklar oynuyor.
- C) Arabanın camı silinmişti.
- D) Çiçek bahçesi kokusu her yeri sarmıştı. ✓
- E) Bu şehrin tarihi dokusu korunmalıdır.
D seçeneğinde 'çiçek bahçesi kokusu' ifadesi yanlış kurulmuş bir ad tamlamasıdır. Bu ifade 'çiçek bahçesi' (belirtisiz ad tamlaması) ile 'koku' sözcüğünün birleştirilmeye çalışılmasından oluşmaktadır. 'Çiçek bahçesi' zaten bir tamlama olduğundan ona yeni bir tamlanan eklenirken tamlayanın iyelik eki alması gerekir: 'çiçek bahçesinin kokusu' olmalıydı. Diğer seçeneklerde tamlayan eki (-ın/-in/-un/-ün) ve iyelik eki (-ı/-i/-u/-ü) doğru biçimde kullanılmıştır.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'zaman uyumsuzluğu (eylem zamanı çelişkisi)' anlatım bozukluğu yoktur?
- A) Sabah kalktığımda kar yağıyormuş, sonra güneş çıktı.
- B) O beni görecek ve ardından kaçacak.
- C) Dün sana gelecektim ama hastalanacaktım.
- D) Yarın toplantıya katılacağımı söylemişti.
- E) Sınavı geçen ay bitirdim ve şimdi tatile gidiyorum. ✓
C seçeneğinde iki eylem arasında zaman bakımından bir uyumsuzluk yoktur: 'geçen ay bitirdim' (geçmiş zaman) ve 'şimdi tatile gidiyorum' (şimdiki zaman) mantıksal olarak ardışık ve uyumlu olayları anlatmaktadır. A seçeneğinde 'hastalanacaktım' gelecek zaman kipi dün olan bir olayı anlatmak için yanlış kullanılmıştır; 'hastalandım' ya da 'hastalanmıştım' olmalıydı. D seçeneğinde 'yağıyormuş' (duyulan geçmiş) ve 'çıktı' (görülen geçmiş) aynı geçmiş zaman diliminde anlam tutarsızlığı yaratmaktadır.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sıfat tamlaması yanlışlığı' nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
- A) Eski tarihi köprü restore edildi. ✓
- B) Kırmızı renkli elma sağlıklıdır.
- C) Yeni çıkmış kitapları inceledik.
- D) Küçük çaplı bir deprem meydana geldi.
- E) Uzun boylu adam kapıdan içeri girdi.
D seçeneğinde 'eski tarihi köprü' ifadesinde 'eski' ve 'tarihi' sözcükleri aynı anlam alanında gereksiz yineleme yapmaktadır. Bir köprünün 'tarihi' olması onun eski olduğunu zaten ifade eder; dolayısıyla 'eski' sözcüğü gereksizdir ve anlam yinelemesine (pleonazm) neden olmaktadır. 'Tarihi köprü' ya da 'eski köprü' demek yeterliydi. B seçeneğinde 'kırmızı renkli' ifadesi de benzer bir gereksiz yineleme içerse de bu seçenek daha az belirgin olduğundan D seçeneği daha açık bir anlatım bozukluğu örneğidir.
8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'nesne eksikliği ya da yanlış nesne kullanımı' nedeniyle anlatım bozukluğu vardır?
- A) Yazar, bu romanı uzun yıllar emek vererek yazdı.
- B) Kardeşim, beni araması gerektiğini söyledi.
- C) Anne, çocuğunu uyuttu ve odadan çıktı.
- D) Müdür, toplantıya katılanları tek tek tanıdı. ✓
- E) Öğrenciler, yeni kitaplarını sınıfa getirdi.
A seçeneğinde 'Müdür, toplantıya katılanları tek tek tanıdı.' cümlesinde 'tanımak' fiili iki farklı anlam taşımaktadır: (1) Müdür, katılımcıları daha önce tanıyor olabilir (bilmek anlamında). (2) Müdür, katılımcıları tek tek kendisine tanıttı (tanıştırmak anlamında). Ancak asıl sorun, 'tek tek tanımak' ifadesinin geçişli fiille kurulmuş gibi görünmesi fakat nesnenin hangi eylemi aldığının belirsiz olmasıdır. Bağlam yoksa bu cümle yanlış anlaşılmaya açık olup 'tanıttı' yerine 'tanıdı' kullanılması anlam kaymasına yol açmaktadır. Doğrusu 'toplantıya katılanları tek tek tanıdığını belirtti' gibi netleştirilmiş bir kullanım olmalıydı.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'anlamca çelişen sözcük kullanımı' hatası vardır?
- A) Konuşmamızı yarıda keserek çıkıp gitti.
- B) Çocukların neşeli sesleri sokağı şenlendiriyordu.
- C) Toplantıda söz alan herkes farklı görüşler ileri sürdü.
- D) Hayatını kaybeden kurbanların yakınları büyük acı yaşıyor. ✓
- E) Bu olayı yakın arkadaşlarımdan sakladım.
'Hayatını kaybeden' ifadesi ölen kişiyi tanımlar; bu kişi zaten hayatını yitirmiştir, dolayısıyla ayrıca 'kurban' olarak nitelendirmek anlam çelişkisi yaratmaz. Ancak asıl hata 'kurbanların yakınları' tamlamasındadır: buradaki 'kurban', 'ölen kişi' anlamındadır fakat bu bağlamda anlam bakımından sorun çıkarmamaktadır. Asıl anlatım bozukluğu C seçeneğinde değil; şık yanlış konumlandırıldığından soru yeniden ele alınmalıdır. Doğru yanıt C'dir çünkü 'hayatını kaybeden kurban' ifadesinde 'kurban' sözcüğü 'öldürülen kişi' anlamını taşırken 'hayatını kaybeden' ifadesiyle örtüşerek anlamca yük fazlalığı (sözcük yığılması/anlam tekrarı) oluşturmaktadır.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama yanlışlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Eski dostumun evine yıllarca gidemedim.
- B) Ekibin çalışma disiplini takdire şayandı.
- C) Bu şehrin güzel havası herkesi büyülüyor.
- D) Öğrencilerin büyük çoğunluk sınavda başarılı oldu. ✓
- E) Çocuğun masum bakışları herkesi etkiledi.
'Öğrencilerin büyük çoğunluk' tamlamasında belirtili isim tamlaması kuralı ihlal edilmiştir. Tamlayan '-nın/-nin' ekini almış ('öğrencilerin'), ancak tamlanan '-ı/-i' iyelik ekini almamıştır ('çoğunluk' değil, 'çoğunluğu' olmalıdır). Doğrusu 'öğrencilerin büyük çoğunluğu' biçiminde olmalıdır.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde mantık yanlışlığı vardır?
- A) Yıllarca emek verdiği projesini sonunda tamamladı.
- B) Henüz sonuçlanmamış olan dava sürmektedir. ✓
- C) Annesinin verdiği öğütleri hep hatırlardı.
- D) Karanlık basmadan eve dönmeye çalıştı.
- E) Bu kitabı daha önce okumamıştım, ilk kez okuyorum.
'Henüz sonuçlanmamış olan dava sürmektedir' cümlesinde mantık yanlışlığı bulunmaktadır. 'Sonuçlanmamış' ve 'sürmektedir' ifadeleri birbirini gerektirdiğinden anlam tekrarı ve dolayısıyla mantık fazlalığı oluşmaktadır; bir dava sürdüğü sürece zaten sonuçlanmamış demektir. Bu durum anlatım bozukluğu türleri arasında 'gereksiz sözcük kullanımı / anlam yinelenmesi' kapsamında değerlendirilir.
12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiil çatısından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Müdür, toplantıyı yarın başlatacakmış.
- B) Çocuklar bahçede uzun süre oynadılar.
- C) Kitaplar rafa kaldırıldı.
- D) Savcı sanığı mahkûm etti. ✓
- E) Bu haberi duyunca çok sevindim.
Mahkûm etmek, yargı yetkisine sahip mahkemenin yapabileceği bir eylemdir; savcının görevi iddianame düzenlemek ve suçlamada bulunmaktır. Savcı, sanığı mahkûm edemez; bu karar hâkime/mahkemeye aittir. Dolayısıyla E seçeneğinde anlamsal (mantıksal) bağdaşımsızlık yoluyla anlatım bozukluğu oluşmuştur. Doğrusu 'Mahkeme sanığı mahkûm etti.' biçiminde olmalıdır.
13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'gereksiz sözcük kullanımı' anlatım bozukluğu yoktur?
- A) En son yapılan araştırmalar bunu kanıtlıyor.
- B) Bence bu kararın doğru olduğunu düşünüyorum.
- C) Uzman doktor bu hastalığı teşhis etti. ✓
- D) Toplantıya bizzat kendim katıldım.
- E) Geçmişteki eski anılarını hâlâ unutamamış.
E seçeneğinde anlatım bozukluğu yoktur; 'uzman doktor' ve 'teşhis etti' arasında anlam çelişkisi ya da gereksizlik bulunmamaktadır. A'da 'bizzat' ve 'kendim' anlam bakımından aynı şeyi karşılar (ikiz anlam/yineleme). B'de 'en son' ve 'son' anlam yinelenmesi yoktur aslında; ancak C'de 'bence' ve 'düşünüyorum' aynı öznel yargıyı iki kez dile getirir. D'de 'geçmişteki' ve 'eski' anlam bakımından örtüşmektedir.
14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla yükleme bağlanan ögelerin yüklemle uyumsuzluğu söz konusudur?
- A) Evde kaldı ve arkadaşlarını özledi.
- B) Projeyi hazırladı ve müdüre sundu.
- C) Bu filmi izledik ve çok beğendik.
- D) Öğretmen öğrencileri dinledi ve onlara destek oldu. ✓
- E) Hem yorgun hem de hasta olan çocuk uyumak istemedi.
B seçeneğinde 'öğrencileri dinledi' ifadesinde nesne 'öğrencileri'dir; ancak 'onlara destek oldu' ifadesinde 'onlara' dolaylı tümlecidir. Fiiller ayrı ayrı ele alındığında sorun yokmuş gibi görünse de asıl bozukluk şudur: 'dinlemek' fiili nesne (belirtili nesne) alırken 'destek olmak' dönüşlü/dolaylı yapı gerektirir. Cümle özce doğrudur; ancak bu soruda dikkat edilmesi gereken nokta özne uyumudur. Gerçek bozukluk B'dedir: 'öğretmen öğrencileri dinledi ve onlara destek oldu' cümlesinde 'onlara' geri gönderimi belirsizdir; 'öğrencileri' belirtili nesne iken 'onlara' ile aynı kişiye atıf yapıldığı anlaşılır fakat yapısal olarak özne ve nesnelerin ortak yüklemle uyumu bozulmaktadır.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sözcüğün yanlış anlamda kullanılması' anlatım bozukluğu vardır?
- A) Teklifi kabul etmeyerek ret cevabı verdi. ✓
- B) Müzisyen sahneye çıkarak dinleyicileri selamladı.
- C) Yarışmada birinci olan öğrenci ödülünü aldı.
- D) Konuşmanın ardından salonda şiddetli bir alkış koptu.
- E) Bu sorunun cevabını bilmiyorum.
'Ret cevabı vermek' ifadesinde 'ret' sözcüğü reddetme anlamını taşır; ancak 'teklifi kabul etmeyerek ret cevabı verdi' cümlesinde 'ret' ve 'kabul etmeyerek' anlam olarak örtüşmekte, bu durum anlam yinelenmesi oluşturmaktadır. Ayrıca 'ret' sözcüğü yanlış yazılmıştır (doğrusu 'ret' değil 'red'dir). Temel anlatım bozukluğu ise 'kabul etmeyerek' ve 'ret cevabı' ifadelerinin anlam çakışması nedeniyle gereksiz sözcük kullanımıdır.
16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerektirdiği durum ekini almamış bir öge bulunmaktadır?
- A) Bu konuyu onunla konuştum.
- B) Arkadaşıma mektubu verdim.
- C) Çocuk parka koşmak istedi. ✓
- D) Öğrenci kitap okumayı seviyor.
- E) Çantasını alarak toplantıya gitti.
'Parka koşmak istedi' cümlesinde 'parka' sözcüğü yönelme (-e) hâl ekiyle doğru biçimde kullanılmıştır, bu açıdan sorun yoktur. Ancak soruda beklenen bozukluk B'dedir: 'koşmak' fiilinin gidilen yeri belirtmek için dolaylı tümleç gerektirdiği bilinmektedir ve burada kullanım doğrudur. Gerçek sınav odağında B seçeneği karıştırıcıdır çünkü 'parka' eklenmiş gibi görünür. Ayrıntılı değerlendirmede D seçeneği incelenmelidir: 'bu konuyu onunla konuştum' cümlesinde 'konuşmak' fiili '-ı' belirtme ekiyle değil, 'hakkında/üzerine' ya da '-i' yerine dolaylı yapıyla kullanılmalıdır. Doğrusu 'bu konu hakkında onunla konuştum' olmalıdır.
17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla anlama gelen (yapısal belirsizlik) anlatım bozukluğu vardır?
- A) Yeni alınan kitaplar rafa kaldırıldı.
- B) Öğretmenin sevdiği öğrenciler ödüllendirildi. ✓
- C) Uzun boylu bir adam girdi.
- D) Çocuklar parkta oynuyor.
- E) Güzel bir şehirde yaşıyorum.
'Öğretmenin sevdiği öğrenciler ödüllendirildi' cümlesinde yapısal belirsizlik vardır. Bu cümle iki farklı biçimde anlaşılabilir: (1) Öğretmenin sevdiği öğrenciler ödüllendirildi (öğretmen onları seviyor), (2) Öğrencilerin sevdiği öğretmen ödüllendirildi. Sıfat fiil yapısından kaynaklanan bu belirsizlik, cümlenin öznesinin kim olduğunu muğlak kılmakta ve anlatım bozukluğu oluşturmaktadır.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyimin yanlış kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Bu konuda ağzını bıçak açmıyordu.
- B) Projeyi bitirmek için gece gündüz çalıştı.
- C) Bu işi yapmak için elinden geleni ardına koymadı.
- D) Sınıfta kimse kılını kıpırdatmadı.
- E) Haberi duyunca aklı başından uçtu. ✓
Doğru deyim 'aklı başından gitmek' ya da 'aklı başına gelmek'tir; 'uçmak' fiiliyle deyim bozulmuştur. 'Aklı başından uçtu' biçimi Türkçede yerleşik bir deyim değildir; doğru kullanım 'aklı başından gitti' şeklinde olmalıdır. Bu tür deyim bozma hataları KPSS'de sıkça sorulan anlatım bozukluğu türlerinden biridir.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öznenin ortak yüklemle bağdaşmaması anlatım bozukluğu oluşturmaktadır?
- A) Öğrenciler hem sınava çalıştı hem de projeyi tamamladı.
- B) Bu araba hem hızlı hem de ekonomiktir.
- C) Ahmet ve kardeşi okula gitti. ✓
- D) Müdür ve sekreter toplantıya katıldı.
- E) Öğretmen sınıfa girdi ve ders anlattı.
A seçeneğinde 'Ahmet ve kardeşi' ifadesi iki kişiyi kastetmektedir; dolayısıyla yüklem 'gitti' (tekil) yerine 'gittiler' (çoğul) olmalıdır. Ancak Türkçede çoğul öznelerle tekil yüklem kullanımı kabul görmektedir; bu nedenle bu soru tartışmalıdır. Asıl bozukluk iyelik ekiyle oluşmuş bir belirsizliktir: 'kardeşi' ifadesi Ahmet'in kardeşini mi, yoksa başkasının kardeşini mi kastettiği belirsizdir. Bu yapısal belirsizlik anlatım bozukluğu olarak değerlendirilebilir.
20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zaman zarfı ile fiil zamanı arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
- A) Geçen yıl bu şehre taşınacağız.
- B) Şu an çalışıyorum.
- C) Her sabah erken kalkar.
- D) Yarın toplantıya katıldım. ✓
- E) Dün bu filmi izleyeceğim.
B seçeneğinde 'yarın' geleceğe gönderme yapan bir zaman zarfıdır; ancak yüklem 'katıldım' geçmiş zamanı ifade etmektedir. Bu ikisi arasında zaman uyumsuzluğu vardır ve anlatım bozukluğu oluşturmaktadır. Doğrusu 'Yarın toplantıya katılacağım.' biçiminde olmalıdır. A ve C seçenekleri de benzer bozukluklar içermektedir; ancak B en belirgin örnektir.
21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesne düşürülmesinden kaynaklanan eksik anlatım bozukluğu vardır?
- A) Kitabı aldım ve okudum.
- B) Mektubu yazdı ve gönderdi.
- C) Evi temizledi ve düzene koydu.
- D) Toplantıda konuştu ve tartışmaya açtı. ✓
- E) Projeyi hazırladı ve sundu.
D seçeneğinde 'tartışmaya açtı' ifadesinin nesnesi belirsizdir. 'Konuştu ve tartışmaya açtı' yapısında ikinci yüklemin nesnesi açık değildir; neyi tartışmaya açtığı anlaşılamamaktadır. Oysa 'toplantıda konuştu ve konuyu tartışmaya açtı' biçiminde nesne açıkça belirtilmeliydi. Diğer seçeneklerde her iki yüklemin de aynı nesneyi paylaştığı bağlamdan anlaşılmaktadır; ancak D'de ilk yüklemin nesnesi yoktur ve bu durum anlam belirsizliği yaratmaktadır.
22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Yeni kurulan şirket, kısa sürede büyük bir başarı elde etti.
- B) Toplantıya katılan herkes görüşlerini açıkça dile getirdi.
- C) Müdür, çalışanlarına yeni projeyi anlattı ve fikirlerini aldı.
- D) Öğrenciler sınava çalışmak için kütüphaneye gitti. ✓
- E) Bu sorunun çözümü için uzun süre uğraşmak gerekecek.
D seçeneğinde özne-yüklem uyumsuzluğu (çokluk uyumsuzluğu) vardır. 'Öğrenciler' çoğul öznedir; 'gitti' ise tekil yüklemdir. Türkçede insan öznelerde çoğul özneler çoğul yüklem alabilir; ancak bu cümlede asıl sorun değildir. Gerçek sorun şudur: 'kütüphaneye gitti' yerine doğal Türkçede 'kütüphaneye gittiler' kullanılır. Fakat ÖSYM sınavlarındaki temel sorun bu seçenekte 'sınava çalışmak için' ifadesindeki '-e çalışmak' yapısının yanlış kullanımıdır; doğrusu 'sınava hazırlanmak için' ya da 'sınav için çalışmak amacıyla' olmalıdır. Diğer seçeneklerde herhangi bir anlatım bozukluğu yoktur.
23. "Müzisyen, sahneye çıktığında seyirciler onu uzun süre alkışladılar." cümlesindeki anlatım bozukluğunun türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Özne-yüklem uyumsuzluğu ✓
- B) Gereksiz sözcük kullanımı
- C) Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
- D) Tamlama yanlışlığı
- E) Mantık hatası
Cümlede 'müzisyen' tekil bir öznedir; ancak yüklem olan 'alkışladılar' çoğul çekimdedir. Aslında cümleyi dikkatli incelediğimizde 'seyirciler' asıl özne konumundadır ve 'alkışladılar' yüklemiyle uyumludur. Cümlenin asıl bozukluğu şudur: 'sahneye çıktığında' zarf-fiil yapısının öznesi belirsizleşmiştir; 'sahneye çıkan' müzisyendir, ancak yüklemin gerçek öznesi seyircilerdir. Bu yapı, özne belirsizliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur ve özne-yüklem uyumsuzluğu kapsamında değerlendirilir. Doğrusu: 'Müzisyen sahneye çıkınca seyirciler onu uzun süre alkışladılar.' olmalıdır.
24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
- A) Aklındaki planı kimseye söylemeden uygulamaya koydu.
- B) Hastalığı nedeniyle toplantıya iştirak edemedi.
- C) Bu romanı daha önce hiç okumamıştım.
- D) Uzun yıllar sonra doğduğu şehre geri döndü.
- E) En son olarak söz alan kişi, önerisini kısaca özetledi. ✓
D seçeneğinde 'özetledi' sözcüğü zaten 'kısaca anlatma, ana hatlarıyla aktarma' anlamını içermektedir. Dolayısıyla 'kısaca özetledi' ifadesinde 'kısaca' sözcüğü gereksizdir; anlam tekrarına yol açmaktadır. Benzer şekilde 'en son olarak' ifadesinde de 'olarak' sözcüğü gereksizdir; 'en son' yeterlidir. Ancak asıl ve belirgin bozukluk 'kısaca özetledi' yapısındaki anlam tekrarıdır. Diğer seçeneklerde gereksiz sözcük bulunmamaktadır. C seçeneğindeki 'iştirak' sözcüğü Arapça kökenli olmakla birlikte dilimize yerleşmiş bir sözcüktür ve yanlış kullanım değildir.
25. "Yazar, yeni kitabında ülkemizin tarihsel süreç içindeki sosyal ve ekonomik açıdan gelişimini ele aldı." cümlesindeki anlatım bozukluğu nasıl giderilebilir?
- A) 'ele aldı' yerine 'inceledi' kullanılmalıdır.
- B) 'ülkemizin' yerine 'ülkenin' kullanılmalıdır.
- C) 'tarihsel süreç içindeki' ifadesi çıkarılmalıdır.
- D) Cümleye 'büyük' sıfatı eklenmelidir.
- E) 'sosyal ve ekonomik' ifadelerinin her biri 'gelişim' sözcüğüyle ayrı ayrı tamlama kurmalıdır. ✓
Cümlede 'sosyal ve ekonomik açıdan gelişim' yapısında tamlama eksikliği (yanlış ortaklık) söz konusudur. 'Sosyal açıdan gelişim' ve 'ekonomik açıdan gelişim' tamlamaları doğrudur; ancak 'sosyal ve ekonomik açıdan gelişim' şeklinde birleştirildiğinde 'sosyal' sözcüğü 'açıdan' ile tamlama kuramaz hâle gelir çünkü 'açıdan' yalnızca 'ekonomik' ile bağlantılı algılanmaktadır. Doğru kullanım: 'sosyal ve ekonomik gelişimini' ya da 'sosyal açıdan ve ekonomik açıdan gelişimini' şeklinde olmalıdır. Bu tür hatalar ÖSYM sınavlarında 'eksiltili anlatımdan kaynaklanan yanlış ortaklık' olarak adlandırılır.