menu
MemurOl
Türkçe Testleri

TURKCE - anlatim bozukluklari (Bölüm 7)

TURKCE - anlatim bozukluklari (Bölüm 7)

Soru 1 / 25

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfatın yanlış sözcüğü nitelendirmesinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfatın yanlış sözcüğü nitelendirmesinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Uzun boylu adam kapıda duruyordu.
    • B) Küçük çocuk bahçede oynuyordu.
    • C) Soğuk havalarda kalın giyinin.
    • D) Yüksek sesle bağırdı.
    • E) Eski ve yıpranmış kitabı çöpe attı.

    'Yüksek sesle bağırdı.' cümlesinde sıfat kullanımı bozuktur. 'Yüksek ses' tamlaması anlamca doğru görünse de bu bağlamda 'yüksek' sıfatı 'sesle' tümleciyle uyumsuz çekimlenmiştir; doğru kullanım 'yüksek sesle' değil 'yüksek bir sesle' ya da doğrudan 'yüksek sesle' biçiminde olabilir. Ancak esas sorun 'bağırmak' eylemiyle 'yüksek ses'in bir arada kullanılmasının anlam tekrarı doğurmasıdır; bağırmak zaten yüksek ses çıkarmak demektir.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlamca çelişen ifadeler bir arada kullanılmıştır?

    • A) Yavaş hızlı bir tempoda koşuyordu.
    • B) Bu çocuk hem akıllı hem de çalışkandır.
    • C) Güneş bugün çok parlak doğdu.
    • D) Arkadaşım sessizce konuştu.
    • E) Küçük dev adam olarak tanımlanan bu sporcu çok başarılıydı.

    'Yavaş' ve 'hızlı' sözcükleri birbirine zıt anlamlıdır. Bu iki sözcüğün aynı nesneyi (tempo) nitelendirmek amacıyla bir arada kullanılması anlamca çelişki yaratmaktadır. C şıkkındaki 'yavaş hızlı bir tempoda' ifadesi anlatım bozukluğuna yol açmaktadır. E şıkkındaki 'sessizce konuştu' ifadesi de çelişkili görünebilir; ancak bu deyimsel bir kullanım olarak değerlendirilebilir.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama yanlışlığı (tamlanan-tamlayan uyumsuzluğu) vardır?

    • A) Çocuğun oyuncakları odanın her köşesine dağılmıştı.
    • B) Öğretmenin sorusu öğrencileri düşündürdü.
    • C) Şehrin tarihi meydanında konser verildi.
    • D) Annemin sevgisi beni her zaman güçlü kılar.
    • E) Masanın üzerinde kitapların sayfaları vardı.

    E şıkkında 'masanın üzerinde kitapların sayfaları vardı' cümlesinde 'kitapların sayfaları' tamlaması anlam bakımından gereksiz bir ayrıntı içermektedir. 'Kitap sayfaları' ya da 'kitapların sayfası' demek yeterliyken 'kitapların sayfaları' ifadesi tamlamanın her iki öğesini de çoğul yaparak dilbilgisel bir karmaşa yaratmaktadır. Doğru kullanım 'kitap sayfaları' ya da 'kitapların sayfası' biçiminde olmalıdır.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesne eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Annem bugün çarşıdan alışveriş yaptı.
    • B) Sekreter mektubu postaya bıraktı.
    • C) Öğretmen, öğrencilere dağıttı.
    • D) Müdür toplantıyı yarın yapacaklarını söyledi.
    • E) Ali, kitabı kardeşine verdi.

    B şıkkında 'Öğretmen, öğrencilere dağıttı.' cümlesinde nesne eksikliği vardır. 'Dağıtmak' eylemi bir nesne gerektirmektedir: öğretmen neyi dağıttı? Bu sorunun yanıtı cümlede belirtilmemiştir. Doğru bir cümle için 'kâğıtları, kitapları, sınav kâğıtlarını' gibi bir nesnenin eklenmesi gerekmektedir.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yanlış ek kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Sınıfta en çok ders çalışan öğrenci birincilik elde etti.
    • B) Arkadaşıma bir hediye aldım.
    • C) Bu konuyu seninle konuşmak istiyorum.
    • D) Çocuk parkta oynamaktan bıktı.
    • E) Müdür, personele toplantıya gelmelerini söyledi.

    D şıkkında 'personele toplantıya gelmelerini söyledi' cümlesinde yanlış ek kullanımı söz konusudur. 'Söylemek' fiili burada dolaylı nesne alırken 'personele' yerine 'personelin' ya da yapı yeniden düzenlenerek 'personele toplantıya gelmesini söyledi' biçiminde kullanılmalıdır. 'Personel' sözcüğü zaten çoğul anlam içerdiğinden 'gelmelerini' yerine 'gelmesini' denilmesi gerekmektedir; aksi hâlde çoğulluk anlamı çift kullanılmış olur.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ki' bağlacı yanlış kullanılmıştır?

    • A) Anladım ki beni beklemiyor.
    • B) Düşündüm ki belki yarın gelebilirim.
    • C) Biliyorum ki bu iş kolay değil.
    • D) Öyle bir hava vardı ki dışarı çıkmak istemiyordum.
    • E) O kadar yorulmuştu ki uyuya kaldı.

    E şıkkında 'Düşündüm ki belki yarın gelebilirim.' cümlesinde 'ki' bağlacı yanlış kullanılmıştır. Bu cümlede 'ki' bağlacı yerine '-dığını' ya da '-eceğimi' gibi bir zarf-fiil eki kullanılmalıdır: 'Yarın gelebileceğimi düşündüm.' ya da 'Belki yarın gelebileceğimi düşündüm.' Türkçede 'ki'li birleşik cümlelerde ardından gelen yargı, önceki yargının sonucunu ya da nedenini bildirmelidir; E'deki kullanım bu işleve uymamaktadır.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerden hangisi anlam belirsizliği içermektedir?

    • A) Güzel bir şehirde yaşıyorum.
    • B) Mehmet, kitabı masanın üzerine koydu.
    • C) Çocuklar bahçede oyun oynuyor.
    • D) Öğretmen öğrencinin annesini aradı.
    • E) Dün saat beşte eve geldim.

    B şıkkında 'Öğretmen öğrencinin annesini aradı.' cümlesinde belirsizlik vardır. Bu cümle iki farklı biçimde anlaşılabilir: (1) Öğretmen, öğrencinin annesini telefonla aradı. (2) Öğretmen, 'öğrencinin annesi' rolünü/kişisini aradı (yani bir öğrencinin annesi olan birini bulmaya çalıştı). 'Aramak' fiilinin farklı anlamlar taşıması cümlede çok anlamlılığa yol açmaktadır. Ayrıca 'öğrencinin annesi' ifadesi tamlama olarak da belirsizlik içerebilir.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemsinin (mastar) yanlış kullanıldığı görülmektedir?

    • A) Sınavı kazanmayı umut ediyorum.
    • B) Kitap okumayı çok severim.
    • C) Erkenden kalkmak zor gelir bana.
    • D) Bu işi yapmaktan hoşlanmıyorum.
    • E) Ona yardım etmeden gidemezdim.

    E şıkkında 'Sınavı kazanmayı umut ediyorum.' cümlesinde eylemsi yanlış kullanılmıştır. 'Umut etmek' fiili '-mak/-mek' mastar ekiyle değil, '-acağını/-eceğini' ekiyle ya da 'umuyorum' biçimiyle kullanılır. Doğru kullanım 'Sınavı kazanmayı umuyorum.' ya da 'Sınavı kazanacağımı umut ediyorum.' biçiminde olmalıdır. 'Kazanmayı umut ediyorum' ifadesi Türkçe sözdizimi açısından yanlıştır.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat tamlamasında uyumsuzluk vardır?

    • A) Büyük ev satışa çıkarıldı.
    • B) Sarı yapraklar yere döküldü.
    • C) Eski ahşap mobilyaları satın aldık.
    • D) Küçük çocuğun elleri titriyordu.
    • E) Güzel çiçekler solmaya başladı.

    C şıkkında 'eski ahşap mobilyaları' tamlamasında bozukluk bulunmaktadır. 'Eski' ve 'ahşap' sözcüklerinin her ikisi de sıfattır ve aynı anda 'mobilyalar' ismine bağlanmaktadır. Sıfat tamlamalarında birden fazla sıfat kullanıldığında niteleme sıfatları belirtme sıfatlarından önce gelir; ancak 'eski' ve 'ahşap' sözcüklerinin ikisi de niteleme sıfatıdır. Sorun, 'mobilyaları' sözcüğünün iyelik eki almasıdır: bu ek belirsiz sıfat tamlamalarında yer almaz. Doğrusu 'eski ahşap mobilyalar' biçiminde olmalıdır.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç yanlışlığı (bağlaç-anlam uyumsuzluğu) vardır?

    • A) Sıkı çalışmadığı hâlde sınavı geçti.
    • B) Hem çalıştı hem de dinlendi.
    • C) Ya bugün gelir ya da yarın gelir.
    • D) Çok yoruldu ama çalışmaya devam etti.
    • E) Çok çalıştı ve sınavı kazanamadı.

    E şıkkında 'Çok çalıştı ve sınavı kazanamadı.' cümlesinde bağlaç-anlam uyumsuzluğu vardır. 'Ve' bağlacı iki eş değerli ya da birbirini tamamlayan durumu bağlar. Ancak 'çok çalışmak' ve 'sınavı kazanamamak' birbiriyle çelişen durumlardır; bu nedenle aralarında 've' değil 'ama/fakat/ne var ki' gibi bir karşıtlık bağlacı kullanılmalıdır. Doğrusu: 'Çok çalıştı ama sınavı kazanamadı.' biçiminde olmalıdır.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zaman uyumsuzluğu yoktur?

    • A) Kitabı okuyunca çok etkilenecektim.
    • B) Yarın pikniğe gideceğiz ve çok eğlendik.
    • C) Her sabah erken kalkar ve kahvaltısını hazırlar.
    • D) Dün okula gittim ve öğretmenim bana bir şey söyleyecek.
    • E) Geçen yıl İstanbul'a gidiyorum ve Boğaz'ı görüyorum.

    D şıkkındaki 'Her sabah erken kalkar ve kahvaltısını hazırlar.' cümlesinde zaman uyumu vardır. Her iki eylem de geniş zaman ekiyle (-r) çekimlenmiş ve ikisi de aynı zaman dilimine (alışkanlık/genel geçer eylem) aittir. Diğer seçeneklerde farklı zaman dilimleri aynı cümle içinde uyumsuz biçimde bir arada kullanılmıştır; bu durum anlatım bozukluğu yaratmaktadır.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ile' bağlacı (veya eki) yanlış kullanılmıştır?

    • A) Hızla koşarak eve geldi.
    • B) Kalemle yazdım.
    • C) Arkadaşımla sinemaya gittim.
    • D) Korkuyla titredi.
    • E) Annesiyle kardeşi aynı okulda okur.

    C şıkkında 'Annesiyle kardeşi aynı okulda okur.' cümlesinde belirsizlik ve yanlışlık vardır. 'Annesiyle' ifadesi 'annesi ile (birlikte)' ya da 'annesinin' anlamı taşıyabilir. Cümle şu iki biçimde anlaşılabilir: (1) 'Annesi ve kardeşi aynı okulda okur.' (2) 'Annesiyle birlikte kardeşi aynı okulda okur.' Bu belirsizliği gidermek için 'annesi ile kardeşi' ya da 'hem annesi hem de kardeşi' ifadesi kullanılmalıdır. '-ile' eki burada birliktelik mi yoksa ortaklık mı bildirdiği anlaşılamamaktadır.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcüğün yanlış anlamda kullanılmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Arkadaşım bana müstehak olan ödülü verdi.
    • B) Sınavda başarısız olan öğrenci derinden müteessir oldu.
    • C) Havalar soğuyunca kalın kıyafetler giydik.
    • D) Bu kitap çok ilginç, okumaya değer.
    • E) Konuşmacı salondaki herkese hitap etti.

    E şıkkında 'müstehak' sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır. 'Müstehak' sözcüğü 'hak etmiş, layık olmuş' anlamına gelir; ancak bu sözcük Türkçede genellikle olumsuz bir bağlamda kullanılır: 'Buna müstehaksın' (Bunu hak ettin, başına geleni hak ettin) gibi. 'Müstehak olan ödül' ifadesi dilbilgisel olarak mümkün görünse de sözcüğün çoklukla olumsuz çağrışımlarda kullanılan yapısı göz önüne alındığında bu kullanım bozukluk yaratmaktadır. Doğrusu 'hak ettiği ödülü' ya da 'layık olduğu ödülü' biçiminde olmalıdır.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyimin yanlış kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Yorulunca kollarımı bağlayıp dinlendim.
    • B) Arkadaşının bu davranışı onu çok şaşırttı.
    • C) Bu haberi duyunca aklım başımdan gitti.
    • D) Sınav sonuçlarını beklerken canım çıkıyordu.
    • E) O kadar çok çalıştı ki gözlerinin feri söndü.

    C seçeneğinde 'kollarımı bağlayıp dinlendim' ifadesi yanlış kullanılmıştır. 'El bağlamak' deyimi dinlenmek anlamında değil, bir şeyi yapamamak/beklemek zorunda kalmak anlamında kullanılır. Doğru kullanımda kişi dinlenirken kollarını gerçekten bağlamaz. Deyim anlam bakımından cümleye uygun düşmemektedir.

  15. 15. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde tamlayan-tamlanan ilişkisindeki eksiklikten kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Ahmet'in kalemi masanın üzerindedir.
    • B) Türkiye'nin başkenti Ankara'dır.
    • C) Bu, Ayşe ve Mehmet'in evidir.
    • D) Annemin ve babam bu kararı aldı.
    • E) Kardeşimin oyuncakları odada duruyor.

    D seçeneğinde 'annemin ve babam' yapısında tamlayan eki tutarsız kullanılmıştır. 'Annemin' iyelik tamlaması oluştururken 'babam' bu tamlamayı tamamlamamaktadır. Doğrusu 'Annem ve babam bu kararı aldı.' ya da 'Annemin ve babamın bu kararı alması...' şeklinde olmalıdır. İki unsur da aynı ek yapısıyla kullanılmalıdır.

  16. 16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylem (fiil) çatısı yanlış kullanılmıştır?

    • A) Çocuk düşürüldü.
    • B) Öğretmen tahtayı sildi.
    • C) Pencereyi açtım.
    • D) Bebek uyudu.
    • E) Annem yemeği pişirdi.

    D seçeneğinde 'düşürüldü' sözcüğü ettirgen ve edilgen çatıyı bir arada barındırmaktadır. 'Düşmek' → 'düşürmek' (ettirgen) → 'düşürülmek' (edilgen) zincirinde anlam bulanıklığı oluşabilir. Ancak bu cümlede asıl sorun, bağlam verilmediğinde öznenin belirsizleşmesidir. 'Çocuk düştü.' yerine 'Çocuk düşürüldü.' demek, birinin onu düşürdüğü anlamına gelir; bu bir çatı uyumsuzluğu örneğidir.

  17. 17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eksik öge kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Hava çok soğuk bugün.
    • B) Müdür öğrenciyi çağırdı ve ödüllendirdi.
    • C) Kardeşim okula gitti.
    • D) Annem bana hediye getirdi.
    • E) Ali kitabı aldı.

    C seçeneğinde 'müdür öğrenciyi çağırdı ve ödüllendirdi' cümlesinde 'ödüllendirdi' eyleminin nesnesi olan 'onu/öğrenciyi' ibaresi ikinci yüklemin önünde yer almamaktadır. Bu yapıda 'ödüllendirdi' fiilinin öznesinin de 'müdür' olduğu anlaşılmaktadır; ancak nesne eksikliği değil, özne belirsizliği de sorun oluşturabilir. Yine de bu seçenek en belirgin eksik öge örneğini sunmaktadır.

  18. 18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ile' bağlacının yanlış kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu yoktur?

    • A) Kitabı ile kalemi birbirine karıştırdı.
    • B) Hem çalışmak hem de dinlenmek istiyorum.
    • C) Hız ile dikkatsizlik kazaya neden oldu.
    • D) Ahmet ile arkadaşı sinemaya gitti.
    • E) Kalem ile defterleri masaya koydum.

    Bu soru anlatım bozukluğu OLMAYAN cümleyi sormaktadır. C seçeneğinde 'hem...hem de' bağlacı kurallı biçimde kullanılmıştır ve herhangi bir anlatım bozukluğu yoktur. Diğer seçeneklerde 'ile' bağlacının kullanımında bağlam sorunları ya da anlam bulanıklığı doğabilir. Doğru ve bozukluğu olmayan cümle C'dir.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zaman uyumsuzluğundan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Geçen yıl bu şehre taşınmıştı ve her şey değişecek.
    • B) Dün okula gittim ve öğretmenimle konuştum.
    • C) Şu an çok yorgunum.
    • D) Sabah erken kalktım ve kahvaltı yaptım.
    • E) Yarın toplantıya katılacağım.

    C seçeneğinde 'geçen yıl taşınmıştı' ifadesi geçmiş zaman bildirirken 'her şey değişecek' ifadesi gelecek zaman bildirmektedir. Bu iki yüklem arasında mantıksal ve zamansal bir bağ kurulamamaktadır. Geçmiş bir eylemle başlayan cümlenin ikinci bölümünde de geçmiş ya da geçmişe bağlı bir zaman kullanılmalıydı: 'her şey değişmişti' veya 'her şey değişti' gibi.

  20. 20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne belirsizliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Annem ve babam bizi ziyarete geldi.
    • B) Kardeşim kitabını rafına koydu.
    • C) Müdür sekreteri aradı ve ona işi anlattı.
    • D) Çocuklar parkta oynadı.
    • E) Öğretmen sınıfta ders anlattı.

    B seçeneğinde 'müdür sekreteri aradı ve ona işi anlattı' cümlesinde 'ona' zamirinin kime atıfta bulunduğu belirsizdir. 'Ona işi anlattı' ifadesindeki 'o' zamiri müdürü mü yoksa sekreteri mi işaret etmektedir? Bu belirsizlik özne/nesne karmaşasına yol açmaktadır. Doğru kullanımda hangi kişiden bahsedildiği açıkça belirtilmelidir.

  21. 21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgül yanlış kullanımı anlatım bozukluğuna yol açmıştır?

    • A) Ahmet, Mehmet ve Ali birlikte çalıştı.
    • B) Koşan, çocuklar yoruldu.
    • C) Sınavdan önce bol bol uyumalısın.
    • D) Çalışkan, zeki ve başarılı bir öğrenciydi.
    • E) Bugün hava güzel, dışarı çıkalım.

    D seçeneğinde 'Koşan, çocuklar yoruldu.' cümlesinde virgül yanlış yere konulmuştur. 'Koşan' sıfat-fiili 'çocuklar' sözcüğünü nitelediği için aralarına virgül konulmamalıdır. Virgülün bu konumu cümlenin yapısını bozmuş ve anlam belirsizliğine yol açmıştır. Doğrusu 'Koşan çocuklar yoruldu.' şeklinde olmalıdır.

  22. 22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat yanlış kullanılmıştır?

    • A) Eve doğru yürüdüm.
    • B) Sabahtan beri buradayım.
    • C) Arkadaşıma karşı çok kızdım.
    • D) Sınava kadar çok az vakit kaldı.
    • E) Bu konuyu seninle konuşmak istiyorum.

    D seçeneğinde 'kızmak' fiili 'karşı' edatıyla değil, 'e/-a' yönelme hâl ekiyle kullanılır. 'Birine karşı kızmak' yerine 'birine kızmak' doğru kullanımdır. 'Karşı' edatı 'başvurmak, savaşmak, mücadele etmek' gibi fiillerle kullanılır. Doğrusu 'Arkadaşıma çok kızdım.' olmalıydı.

  23. 23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla anlama gelen (çok anlamlılık) ifade nedeniyle anlatım bozukluğu oluşmuştur?

    • A) Eski bakanın arabası satıldı.
    • B) Öğrenci sınava girdi.
    • C) Kitabı bitirdim.
    • D) Bu sabah erken kalktım.
    • E) Hava bugün oldukça sıcak.

    C seçeneğinde 'eski bakanın arabası' ifadesi iki türlü anlaşılabilir: 'Bakanlıktan ayrılmış olan kişinin arabası' ya da 'mevcut bakanın eski/kullanılmış arabası.' Bu çok anlamlılık cümlede anlam belirsizliğine yol açmaktadır. Kasıt hangisi olursa olsun, okuyucu hangi anlamın kastedildiğini bağlamdan anlayamamaktadır. Bu tür belirsizlikler anlatım bozukluğu sayılır.

  24. 24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Bugün hava yağmurlu ve soğuk.
    • B) Bu şehirde doğdum, büyüdüm ve sevdim.
    • C) Kitaplardaki bilgiler çok faydalı ve önemli.
    • D) Toplantıya hem müdür hem de öğretmenler katıldı.
    • E) Ahmet çok çalışkan bir öğrenci.

    C seçeneğinde 'doğdum, büyüdüm ve sevdim' sıralanmasında anlam eksikliği söz konusudur. 'Sevdim' fiilinin nesnesi verilmemiştir; neyi ya da kimi sevdiği belirsizdir. 'Doğdum ve büyüdüm' yüklemleri tam anlamlıyken 'sevdim' yüklemi nesne gerektirdiği için eksik bırakılmış ve bu durum anlatım bozukluğuna yol açmıştır. 'Bu şehri sevdim' gibi bir tamamlama yapılmalıydı.

  25. 25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'tamlayan eksikliği'nden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Tüm öğrenciler sınava zamanında yetişti.
    • B) Kısa boylu ve çok iyi bir fotoğrafçıydı.
    • C) Başarılı ve çalışkan öğrencilere burs verilecek.
    • D) Bu kitabı hem sen hem de kardeşin okumalısınız.
    • E) Yeni ve eski binalar yıkılacak.

    E seçeneğinde 'Kısa boylu ve çok iyi bir fotoğrafçıydı.' cümlesinde 'kıra boylu' sıfatı 'fotoğrafçı' adını nitelemektedir; ancak bu niteleme anlam bakımından sorunludur çünkü cümle 'kısa boylu bir fotoğrafçıydı' anlamına gelmektedir. Esas sorun ise 'kısa boylu' tamlamasının bir tamlayansız kalmasıdır; özne 'kısa boylu bir kişi' olarak anlaşılsa da asıl anlatılmak istenen 'kısa boylu [biri]ydi ve çok iyi bir fotoğrafçıydı' biçiminde iki ayrı yüklem gerektirmektedir. 'Kısa boylu' ifadesi ile 'çok iyi bir fotoğrafçı' ifadesi farklı yapıdaki ögelerdir; biri sıfat tamlaması, diğeri ad tamlaması olduğundan bu ögeler ortak bir yükleme bağlanamaz. Bu durum 'ortak öge eksikliği' veya 'tamlayan eksikliği'nden kaynaklanan anlatım bozukluğudur.