menu
MemurOl
Türkçe Testleri

TURKCE - anlatim bozukluklari (Bölüm 8)

TURKCE - anlatim bozukluklari (Bölüm 8)

Soru 1 / 25

Aşağıdakilerin hangisinde yüklemin birden fazla nesneyle uyumsuzluğundan doğan anlatım bozukluğu vardır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdakilerin hangisinde yüklemin birden fazla nesneyle uyumsuzluğundan doğan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Ankara'ya hem otobüs hem de uçakla gidebilirsiniz.
    • B) Mektuplarını ve telefonlarını yanıtladı.
    • C) O gün hem sözleşmeyi imzaladı hem de toplantıya katıldı.
    • D) Kitaplardaki ve dergilerdeki makaleleri inceledi.
    • E) Soruları ve problemi çözmeye çalıştı.

    E seçeneğinde 'soruları' sözcüğü çoğul, 'problemi' sözcüğü ise tekildir. Ancak asıl bozukluk şuradan kaynaklanmaktadır: 'soru' ve 'problem' sözcükleri birbirine bağlanarak ortak bir yüklemle kullanılmıştır; fakat 'çözmek' fiili her iki nesneyle de uyumlu görünse de 'soruları çözmek' ifadesi dilimizde 'soru çözmek' biçiminde kullanılır, oysa 'problemi çözmek' ifadesi doğrudur. İki nesne ortak yüklemde anlam bütünlüğü sağlayamıyorsa anlatım bozukluğu ortaya çıkar. Burada daha açık olan bozukluk, 'soruları ve problemi' gibi anlam yakınlığı bulunan iki nesnenin çoğul-tekil tutarsızlığıyla birlikte kullanılmasıdır; cümle 'soruları ve problemi çözmeye çalıştı' yerine 'soru ve problemleri çözmeye çalıştı' biçiminde kurulmalıydı.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Kararını değiştirmekten vazgeçti.
    • B) Herkes kendi payına düşeni aldı.
    • C) Meramını anlatamayan bir insandı.
    • D) Sabahları erken kalkmayı severdi.
    • E) Toplantı sona erip bitti.

    'Toplantı sona erip bitti.' cümlesinde 'sona ermek' ve 'bitmek' sözcükleri aynı anlamı taşımaktadır. İkisi birlikte kullanıldığında anlam yinelemesi (gereksiz sözcük kullanımı) ortaya çıkmaktadır. 'Toplantı sona erdi.' ya da 'Toplantı bitti.' biçiminde kullanılması gerekirdi.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne-yüklem uyumsuzluğu yoktur?

    • A) Halk, haklarını aramak için sokaklara döküldüler.
    • B) Grup, hep birlikte söyleyerek şarkıyı bitirdiler.
    • C) Ekip, uzun saatler boyunca çalışarak projeyi bitirdiler.
    • D) O gün toplantıya gelenlerden bir kısmı erken ayrılmıştı.
    • E) Komite, aldığı kararı kamuoyuyla paylaştılar.

    A seçeneğinde 'bir kısmı' özne olup tekil kabul edilir ve yüklem olan 'ayrılmıştı' tekil çekimiyle kullanılmıştır; uyum vardır. B, C, D ve E seçeneklerinde ise 'ekip, halk, komite, grup' gibi topluluk isimleri tekil oldukları hâlde yüklemler çoğul biçimde ('bitirdiler, döküldüler, paylaştılar, bitirdiler') kullanılmıştır. Türkçede topluluk isimleri tekil yüklem alır; bu nedenle B, C, D ve E'de özne-yüklem uyumsuzluğu söz konusudur.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde 'deyimin yanlış kullanımı'ndan kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Bu haberi duyunca aklım başımdan gitti.
    • B) Saatlerce uğraştıktan sonra işi yoluna koydu.
    • C) Arkadaşı onun için elinden geleni yaptı.
    • D) Ona bu konuda göz kulak olmasını söyledim.
    • E) Kardeşi her konuda ona kol kanat gerdi.

    'Elinden geleni yapmak' deyimi, birinin kendi adına ya da kendisi için yapabileceği her şeyi yapması anlamına gelir ve öznesi genellikle yapan kişinin kendisidir. 'Arkadaşı onun için elinden geleni yaptı.' cümlesinde deyim yanlış kurulmuştur; doğru kullanım 'Arkadaşı onun için elinden gelen her şeyi yaptı.' ya da 'Arkadaşı onun için elinden geleni yaptı.' biçiminde olabilir, ancak deyimin kalıp yapısı 'elinden geleni yapmak'tır ve başka biri için kullanıldığında deyim 'elinden gelen yardımı yapmak' ya da 'elinden geleni ardına koymamak' biçiminde olmalıdır. Buradaki bozukluk deyimin özgün kalıbının bozulmasından kaynaklanmaktadır: 'elinden geleni yaptı' ifadesinde 'elinden gelen' belirsiz bırakılmış, deyim tam olarak aktarılamamıştır.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiilden önce gelmesi gereken bir ögenin eksikliğinden doğan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Hem güzel hem de uygun fiyatlıydı.
    • B) Çantasını alıp kapıya yöneldi.
    • C) Yaşlı adamın yüzü solmuştu.
    • D) Müdür, raporu inceleyip onayladı.
    • E) Kitabı okuyup dolaba kaldırdı.

    B seçeneğinde 'Hem güzel hem de uygun fiyatlıydı.' cümlesinde özne belirtilmemiştir; bu cümlede 'güzel' ve 'uygun fiyatlı' olmak üzere iki farklı sıfat yükleme bağlanmaktadır. Asıl bozukluk ise 'güzel' sıfatının tek başına yüklem olarak kullanılmasının belirsizlik yaratmasıdır; 'güzel' neyin sıfatıdır? Cümlede özne yoksa bu öge hangi varlığı niteliyor? Öznenin eksikliği, cümleyi anlam açısından tamamlanmamış kılmaktadır. Cümle 'Bu ürün hem güzel hem de uygun fiyatlıydı.' biçiminde tamamlanmalıydı.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla anlama gelebilecek sözcük kullanımından (anlam belirsizliği) kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Dün aldığı elbise çok güzeldi.
    • B) Komşunun çocuğunu dövdüklerini gördüm.
    • C) Sabah erkenden yola çıktık.
    • D) Kardeşi çok kitap okuyan biriydi.
    • E) Dün akşam sinemaya gittik.

    'Komşunun çocuğunu dövdüklerini gördüm.' cümlesinde anlam belirsizliği vardır. Bu cümle iki farklı biçimde anlaşılabilir: (1) Komşunun çocuğunu başkalarının dövdüğünü gördüm. (2) Komşunun, çocuğunu dövdüğünü gördüm. Birinci yorumda 'dövdüklerini' öznesiz bir eylem, ikinci yorumda ise 'komşu' özne durumundadır. Bu yapısal belirsizlik anlatım bozukluğuna yol açmaktadır.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde olumsuzluk ekinin yanlış kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Bu filmi hiç beğenmedim.
    • B) Bu sorunu ne sen ne de ben çözemedik.
    • C) Hiç kimse bu olaydan haberdar değildi.
    • D) Ne yemek yedim ne de su içtim.
    • E) Kimseye bir şey söylemedim.

    'Bu sorunu ne sen ne de ben çözemedik.' cümlesinde anlatım bozukluğu vardır. 'Ne... ne de...' bağlacı olumsuzluk anlamı taşıdığından yüklemin ayrıca olumsuz yapılmasına gerek yoktur. 'Ne sen ne de ben' ifadesi zaten olumsuzluk bildirdiğinden yüklem 'çözemedik' değil 'çözebildik' biçiminde olmalıydı. Doğrusu: 'Bu sorunu ne sen ne de ben çözebildik.' biçimindedir.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlanan eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Çocuğun ve annenin sesi çok güzeldi.
    • B) Öğretmenin ve müdürün odası temizlendi.
    • C) Ahmet'in ve Mehmet'in arabaları çok pahalıydı.
    • D) Ayşe'nin kalemi ve defteri masanın üzerindeydi.
    • E) Ali'nin evi ve bahçesi oldukça büyüktü.

    'Çocuğun ve annenin sesi çok güzeldi.' cümlesinde tamlanan eksikliği vardır. Cümlede 'çocuğun sesi' ve 'annenin sesi' anlatılmak istenmektedir; ancak 'ses' yalnızca 'annenin' ile tam bir tamlama oluşturmaktadır. 'Çocuğun' için ayrıca bir 'ses' sözcüğüne ihtiyaç vardır ya da cümle 'Çocuğun ve annenin sesleri çok güzeldi.' biçiminde çoğul olarak kurulmalıydı. Çünkü iki ayrı tamlayanın tek bir tamlananla bağlanması, anlamı karıştırmaktadır.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yanlış ekeylem kullanımından doğan anlatım bozukluğu bulunmaktadır?

    • A) Annem iyi bir öğretmendi.
    • B) Onun bu başarısı gerçekten takdire şayandır.
    • C) Bu sonuç hiç de beklenmedik değildi.
    • D) Babam emekli bir mühendistir.
    • E) O dönemde çok genç bir yazardı.

    'Bu sonuç hiç de beklenmedik değildi.' cümlesinde çifte olumsuzluk kullanılmıştır. 'Beklenmedik' sözcüğü zaten olumsuz bir anlam taşımakta, 'değildi' eki ise buna ikinci bir olumsuzluk eklemektedir. İki olumsuzluk olumlu anlam doğurur; dolayısıyla cümle 'Bu sonuç beklenilenden farklı değildi.' yani 'Bu sonuç beklenilen bir sonuçtu.' anlamına gelmektedir. Eğer amaçlanan anlam buysa cümle doğrudur; ancak genellikle bu tür çifte olumsuzluk istem dışı kullanılır ve anlatım bozukluğu oluşturur. Doğru kullanım: 'Bu sonuç hiç de beklenilenden farklı değildi.' ya da 'Bu sonuç hiç de beklenmedikti.' biçiminde olmalıydı.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ilgeç (edat) kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Sabahtan beri onu bekliyordum.
    • B) Kitabı okumaktan başka bir şey düşünmüyordu.
    • C) Arkadaşına göre bu iş çok zordu.
    • D) Sınava kadar çok çalışması gerekiyordu.
    • E) Toplantıdan önce raporu hazırladı.

    'Kitabı okumaktan başka bir şey düşünmüyordu.' cümlesinde ilgeç kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. 'Başka' sözcüğü bir ilgeç işlevi gördüğünde '-den başka' biçiminde kullanılır ve bu doğrudur; ancak bu cümlede anlam bozukluğu 'okumaktan' ekiyle 'başka' sözcüğünün birleşmesinden kaynaklanmaktadır. Doğru yapı 'Kitap okumaktan başka bir şey düşünmüyordu.' ya da 'Kitabı okumak dışında bir şey düşünmüyordu.' biçiminde olmalıydı. '-i okumaktan başka' yapısında 'kitabı' belirtili nesne konumuna girdiğinden cümlenin yüklemsiz kaldığı bir yapı ortaya çıkmakta, 'okumaktan' sözcüğü ise hem nesneyi hem de ilgeci taşıyamaz hâle gelmektedir.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde zaman uyumsuzluğundan kaynaklanan anlatım bozukluğu yoktur?

    • A) Dün onu görünce, bugün ne yapacağını anladım.
    • B) Geçen yıl yazdığı romanı bu yıl yayımlandı.
    • C) O geldiğinde biz zaten gidiyorduk.
    • D) Dün yazdığı mektubu bugün postaladı.
    • E) Yarın toplantıya katılacak ve raporunu sunacak.

    B seçeneğinde 'Yarın toplantıya katılacak ve raporunu sunacak.' cümlesinde her iki eylem de gelecek zamanda kullanılmış olup birbiriyle uyumludur; zaman açısından bir bozukluk yoktur. A seçeneğinde 'dün görmek' ve 'bugün anlamak' mantıksal açıdan tutarlı görünse de 'bugün ne yapacağını anladım' ifadesi zaman belirsizliği yaratır. C seçeneğinde 'geçen yıl yazdığı' ile 'bu yıl yayımlandı' çelişki değil sıralama bildirir, bu nedenle anlatım bozukluğu yoktur. D seçeneğinde 'geldiğinde' ve 'gidiyorduk' birlikte kullanılması durumun anlatımı için doğru bir yapıdır. E seçeneğinde de sıralama tutarlıdır.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yan cümlenin temel cümleyle mantıksal ilişkisinin yanlış kurulmasından doğan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Sınavda başarılı olduğu için okula devam etmedi.
    • B) Erken yattığı hâlde sabah geç uyandı.
    • C) Zengin olmasına karşın çok cimriydi.
    • D) Hava soğuk olduğundan kalın giyindi.
    • E) Çok çalıştığı için sınavı kolayca geçti.

    'Sınavda başarılı olduğu için okula devam etmedi.' cümlesinde yan cümle ile temel cümle arasındaki mantıksal ilişki yanlış kurulmuştur. 'Başarılı olmak' ile 'okula devam etmemek' arasında neden-sonuç ilişkisi kurulamaz; aksine başarılı olan birinin okula devam etmesi beklenir. 'İçin' bağlacı neden-sonuç ilişkisi kurduğundan burada mantık çelişkisi doğmaktadır. Cümle 'Sınavda başarılı olmasına karşın okula devam etmedi.' ya da 'Sınavda başarısız olduğu için okula devam etmedi.' biçiminde düzeltilebilir.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'taşıma' sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır?

    • A) Fabrika, malları kamyonla taşıyordu.
    • B) Projeyi hayata geçirmek için büyük sorumluluklar taşıyordu.
    • C) Acısını yıllarca içinde taşıdı.
    • D) Bu arabada beş kişiden fazla taşınamaz.
    • E) Yeni yasayı meclisten taşıyarak geçirdiler.

    E seçeneğinde 'taşımak' sözcüğü anlam bakımından yanlış kullanılmıştır. 'Meclisten geçirmek' için 'taşımak' fiili değil, 'çıkarmak' ya da 'geçirmek' fiili kullanılmalıdır. Diğer seçeneklerde 'taşımak' sözcüğü somut (A, C) ya da mecaz (B, D) anlamıyla doğru kullanılmıştır.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'gereksiz sözcük kullanımı' (sözcük fazlalığı) vardır?

    • A) Gece karanlığında yolunu kaybetti.
    • B) Kitabı baştan başlayarak okudu.
    • C) Hava çok soğuk olduğu için dışarı çıkmadık.
    • D) Konuşmasına rağmen kimseyi ikna edemedi.
    • E) Bu sorunun tek bir doğru cevabı vardır.

    D seçeneğinde 'baştan başlayarak' ifadesi gereksiz sözcük kullanımına örnektir. 'Başlamak' sözcüğünün içinde zaten 'baştan' anlamı vardır; 'baştan başlamak' sözü anlam tekrarına (anlamca çakışmaya) yol açar. 'Kitabı baştan okudu' ya da 'kitabı okumaya başladı' demek yeterliydi. Diğer seçeneklerde sözcük fazlalığı yoktur. E'deki 'gece karanlığı' ise deyimleşmiş bir kullanım olduğundan anlatım bozukluğu sayılmaz.

  15. 15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylem (fiil) anlamında darlık ya da genişlik yoktur?

    • A) Kitaplarını okuyarak kendini yetiştirdi.
    • B) Adam, hırsızı görünce bağırdı ve kaçtı.
    • C) Bütün gece ağladı, sabah olunca güldü.
    • D) Soruları cevaplayarak yarışmayı tamamladı.
    • E) Bu meseleye bir çözüm getirilmelidir.

    A seçeneğinde anlatım bozukluğu yoktur, eylemler anlamlarına uygun biçimde kullanılmıştır. D seçeneğinde ise 'kaçtı' yüklemi belirsizdir: hırsız mı kaçtı, adam mı kaçtı? Bu belirsizlik anlatım bozukluğu oluşturur. C seçeneğinde 'cevaplamak' ve 'tamamlamak' fiilleri arasında mantık bağı zayıftır. B seçeneğinde 'getirilmelidir' geniş kapsamlı bir ifade olup 'bulunmalıdır' daha yerinde olurdu. E'deki yapı ise doğrudur. En belirgin ve kesin olarak bozukluğu olmayan cümle A'dır.

  16. 16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tamlama yanlışlığı yoktur?

    • A) Bu projenin tamamlanmasının tahmini tarihi belirsizdir.
    • B) Çocuğun büyümesinin süreci oldukça yavaş ilerledi.
    • C) Cumartesi günü toplantısı ertelendi.
    • D) Türkiye'nin nüfusunun artış hızı düşmektedir.
    • E) Sınavın bitişi saati henüz açıklanmadı.

    A seçeneğinde 'Türkiye'nin nüfusunun artış hızı' tamlaması dil bilgisi açısından doğrudur ve anlatım bozukluğu içermez. B'de 'büyümesinin süreci' iç içe geçmiş gereksiz tamlama yığılmasıdır ('büyüme süreci' yeterliydi). C'de 'tamamlanmasının tahmini tarihi' yine aşırı tamlama yığılmasıdır. D'de 'sınavın bitişi saati' yerine 'sınavın bitiş saati' denilmeliydi; 'bitişi' yanlış çekimdir. E'de 'Cumartesi günü toplantısı' belirsiz bir kullanımdır, 'Cumartesi toplantısı' daha doğrudur.

  17. 17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'de/da' bağlacı anlam ilişkisi bakımından yanlış kullanılmıştır?

    • A) Çok yoruldum, da erken uyudum.
    • B) Sen de gel, biz de gidelim.
    • C) O da çalışıyor, sen de çalışıyorsun.
    • D) Hava güzeldi, denize de girdik.
    • E) Kitabı bitirdim, onu da rafına koydum.

    A seçeneğinde 'de' bağlacı yanlış kullanılmıştır. 'Çok yoruldum da erken uyudum' cümlesinde 'da' bir sonuç-neden ilişkisi değil, 'üstelik, bir de' gibi ekleme ilişkisi kurmalıdır; oysa burada neden-sonuç ilişkisi söz konusudur, bu yüzden 'de' değil 'bu yüzden' ya da 'onun için' bağlacı kullanılmalıydı. Diğer seçeneklerde 'de' bağlacı ekleme ya da birliktelik anlamıyla doğru kullanılmıştır.

  18. 18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bağlaç kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Ya beni dinlersin ya da bu işi bırakırsın, ikisi birden olmaz.
    • B) Hem şiir yazar hem roman okurdu.
    • C) Hem çalışkan hem de zeki bir öğrenciydi.
    • D) Ne kadar çalışırsa o kadar başarılı olur.
    • E) Ya bugün gelir ya yarın gelir.

    E seçeneğinde anlatım bozukluğu vardır. 'Ya...ya da...' bağlacı zaten iki seçenekten birini öne sürmektedir; 'ikisi birden olmaz' ifadesi bu anlam çiftliğini gereksiz biçimde tekrar eder. Yani 'ya...ya da' bağlacı zaten seçeneklerden birinin geçerli olduğunu ifade eder, ayrıca 'ikisi birden olmaz' demek anlam tekrarıdır. Diğer seçeneklerde bağlaçlar işlevlerine uygun kullanılmıştır.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde mantık hatası (çelişki) vardır?

    • A) Hiç kimse bu soruyu cevap vermedi.
    • B) Bazı öğrenciler sınava geç geldi.
    • C) Hiç kimse bu soruyu doğru cevaplayamadı.
    • D) Herkes bu konuda farklı düşünüyor.
    • E) Birkaç kişi salonu terk etti.

    B seçeneğinde mantık hatası vardır. 'Hiç kimse cevap vermedi' ifadesi zaten olumsuz bir anlam taşımaktadır; 'vermedi' yüklemi de olumsuzdur. Bu iki olumsuzluk bir arada anlamı olumluya çevirir: 'hiç kimse vermedi' = 'herkes verdi' gibi bir anlam karmaşası doğar. Doğru kullanım 'Kimse bu soruyu cevaplamadı' ya da 'Hiç kimse bu soruyu cevaplamadı' şeklinde olabilir; ancak B'deki özel sorun 'cevap vermedi' yerine salt gramer açısından tutarsızlık değil, 'hiç kimse' ile aynı anlam alanının çakışmasıdır. Bu soru mantık açısından B'yi işaret etmektedir.

  20. 20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Kitabı okuyunca çok etkilendim.
    • B) Yorulunca dinlenmek gerekir.
    • C) Kapıyı açınca onu orada gördü.
    • D) Hava karardıktan sonra yola çıktık.
    • E) Sınava girecekler erken gelmeli.

    B seçeneğinde özne eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. 'Kapıyı açınca' eyleminin öznesi ile 'onu orada gördü' eyleminin öznesi aynı kişi olmalıdır; ancak cümlede özne belirtilmediğinden kapıyı açanın kim olduğu belirsizleşmekte, iki ayrı kişinin söz konusu olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu yapı özne belirsizliğine (özne tutarsızlığına) yol açmaktadır. Diğer seçeneklerde özne anlaşılır biçimde bağlamdan çıkarılabilmektedir.

  21. 21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem eksikliği yoktur?

    • A) Kimisi çalışır, kimisi dinlenir, kimisi oynar.
    • B) O gün hem yemek yedik hem müzik dinledik hem.
    • C) Bu iş hem zor hem de uzun sürer.
    • D) Siz gidin, biz gelir.
    • E) Sabahları erken kalkar, dışarı çıkar.

    C seçeneğinde anlatım bozukluğu yoktur; 'hem...hem de...' bağlacıyla kurulan cümle eksiksiz ve doğrudur. A'da 'erken kalkar' ve 'çıkar' yüklemleri vardır; sorun yoktur. B'de üçlü yapı tamamlanmıştır. D'de 'hem' bağlacı üç kez başlatılmış ama üçüncüsü tamamlanmamıştır (yüklem eksikliği). E'de ise 'biz gelir' yerine 'biz de geliriz' denilmeliydi; hem özne-yüklem uyumsuzluğu hem de bağlaç eksikliği vardır.

  22. 22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ilgi zamiri (ki)' yanlış kullanılmıştır?

    • A) Benim ki seninkinden daha yeni.
    • B) Komşununkiler her gün erken çıkar.
    • C) Seninki buraya ait değil.
    • D) Bizimki bu konuda hiç yorum yapmadı.
    • E) Annemin ki masanın üstündedir.

    D seçeneğinde 'ki' ilgi zamiri yanlış kullanılmıştır. 'Annemin ki' yerine 'anneminkı' ya da 'annemininki' değil, doğru biçimi 'annemin ki' değil 'annemininki' ya da yalın hâliyle 'anneminki' olmalıdır. 'Annemin ki' şeklinde ayrı yazılması hem yazım hem de kullanım yanlışıdır; ilgi zamiri '-ki' eki iyelik grubuna bitişik yazılır. Diğer seçeneklerde 'ki' zamiri doğru biçimde kullanılmış ve yazılmıştır.

  23. 23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ile' bağlacından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Sabır ile azim başarıyı getirir.
    • B) Müdür ile sekreter toplantıya katıldı.
    • C) Ahmet ile Mehmet birlikte geldiler.
    • D) Kitaplar ile defterler çantanın içindeydi.
    • E) Kalem ile defter masanın üstündedir.

    C seçeneğinde 'ile' bağlacından kaynaklanan özne-yüklem uyumsuzluğu vardır. 'Müdür ile sekreter' çoğul bir özne oluşturduğundan yüklem 'katıldı' değil 'katıldılar' ya da anlam bütünlüğü korunarak 'müdür de sekreter de katıldı' şeklinde kurulmalıydı. Türkçede 'ile' bağlacıyla birleşen özneler genellikle çoğul yüklem alır; tekil yüklem kullanımı anlatım bozukluğu sayılır. Diğer seçeneklerde ise ya her iki yapı da doğru ya da yüklem durumu tartışmalı değildir.

  24. 24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sözcük seçimi (anlambilimsel uyumsuzluk)' kaynaklı anlatım bozukluğu vardır?

    • A) Sabah erken kalktığı için gün içinde yoruldu.
    • B) Bu haberi duyunca sevinçten bağırdı.
    • C) Toplantı salonunda yoğun bir sessizlik hakimdi.
    • D) Öğrenciler sınavdan sonra çok rahatladı.
    • E) Hava soğudu, herkes montlarını giydi.

    A seçeneğinde anlambilimsel uyumsuzluk vardır. 'Yoğun' sözcüğü somut ya da soyut yoğunluk gerektiren bağlamlarda kullanılır; 'sessizlik' ise yokluk anlamı taşıdığından 'yoğun sessizlik' çelişkili bir ifadedir. Sessizlik 'derin, ağır, tam' gibi nitelendirilebilir; 'yoğun' ise madde yoğunluğu ya da sıklık çağrışımı yaptığından sessizlikle bağdaşmaz. Bu tür çelişkili nitelendirmeler anlambilimsel uyumsuzluk kapsamında değerlendirilir. Diğer seçeneklerde sözcük seçimleri anlam uygunluğu açısından doğrudur.

  25. 25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'taşıt' sözcüğü yanlış kullanılmıştır?

    • A) Taşıt çantama bütün eşyalarımı yerleştirdim.
    • B) Bu taşıt, çok sayıda yolcuyu taşıyabilme kapasitesine sahiptir.
    • C) Taşıtların bakımını düzenli olarak yaptırmalısınız.
    • D) Bu taşıt, şehir içi ulaşımda sıklıkla tercih edilmektedir.
    • E) Taşıt kiralama şirketleri son yıllarda büyük gelir elde etmiştir.

    'Taşıt' sözcüğü ulaşım aracı anlamında kullanılır; eşya taşımak için kullanılan çanta gibi nesnelere değil, araçlara karşılık gelir. E seçeneğinde 'taşıt çantası' ifadesi anlam bakımından yanlıştır; burada 'bavul', 'çanta' gibi sözcükler kullanılmalıydı. Diğer seçeneklerde 'taşıt' doğru ve yerinde kullanılmıştır.