menu
MemurOl
Türkçe Testleri

TURKCE - fiil catisi (Bölüm 9)

TURKCE - fiil catisi (Bölüm 9)

Soru 1 / 25

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde edilgen çatılı bir fiil öznenin gerçek anlamda eylemi gerçekleştirdiğini ifade etmektedir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde edilgen çatılı bir fiil öznenin gerçek anlamda eylemi gerçekleştirdiğini ifade etmektedir?

    • A) Proje ekip tarafından tamamlandı.
    • B) Bu roman geçen yıl yayımlandı.
    • C) Mektup bugün postaya verildi.
    • D) O, her sabah saat altıda kaldırılıyor.
    • E) Sınav sonuçları yarın açıklanacak.

    Edilgen çatıda kural olarak özne eylemi kendisi gerçekleştirmez; eylem özneye yapılır. C seçeneğinde 'kaldırılıyor' edilgen ekini (-Il-) taşımakta ve 'O' öznesi eylemi kendisi gerçekleştirmemekte, başkası tarafından kaldırılmaktadır. Bu seçenek klasik edilgen kullanımdır. Ancak soru, öznenin eylemi gerçekleştirdiğini ima eden edilgen yapıyı sormaktadır. Türkçede bazı sözcükler '-n-' ekiyle hem dönüşlü hem de edilgen okunabilir. A, B, D, E seçeneklerinde tüm eylemler dış özneye (meçhul/başkası) atıfla gerçekleşmektedir. Gerçek anlamda eylemi öznenin yaptığını en iyi hissettiren ise bağlam çözümlemesi gerektiren C'dir; çünkü rutin bir eylem söz konusudur ve kaldırılmanın özne için bir alışkanlık olduğu ima edilir. Bu soru, edilgenliğin 'anlam ile biçim' arasındaki gerilimi sınamaktadır.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ettirgen çatı, öznenin eylemi bizzat yaptığı izlenimini vermektedir?

    • A) Anne, çocuğunu okula götürttü.
    • B) Ressam, tablosunu galeride sergiletti.
    • C) Müdür, raporu sekreterine yazdırdı.
    • D) Mimar, binayı işçilere inşa ettirdi.
    • E) Şef, yemeği aşçıya pişirtti.

    Ettirgen çatıda özne eylemi başkasına yaptırır; asıl yapan farklı bir kişidir. A'dan D'ye tüm seçeneklerde ikinci özne (sekreter, işçi, aşçı, sürücü vb.) açıkça ya da bağlamsal olarak bellidir. E'de ise 'sergiletti' ettirgen ekini taşımaktadır (-t-), ancak ressamın tablosunu bizzat sergilemesi mümkündür; galeri görevlilerine sergiletmesi de mümkündür. Ancak kültürel/bağlamsal olarak 'ressam tablosunu sergiletti' denildiğinde özne sanki işi bizzat yürütüyor gibi algılanır; sergileme organizasyonunun sahibi ressamdır. Bu yüzden ettirgen çatı kullanılmasına rağmen öznenin merkezi etken konumu hissedilmektedir. E seçeneği, ettirgen çatının 'dolaylı etkenlik' skalasında özneye en yakın duran seçenektir.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde işteş çatı gerçek karşılıklılık (reciprocal) değil, ortaklaşa yapma (collective) anlamı taşımaktadır?

    • A) Öğrenciler sınav kâğıtlarını dağıttı.
    • B) Komşular bayramda birbirini ziyaret etti.
    • C) Rakip takımlar sahada kıyasıya çarpıştı.
    • D) Çift, düğün fotoğrafçısıyla görüştü.
    • E) İki arkadaş kapıda selamlaştı.

    İşteş çatı iki alt anlam içerir: karşılıklılık (A eylemini yaparken B de aynı eylemi A'ya yapar) ve ortaklaşalık (birden fazla özne aynı eylemi birlikte/eş zamanlı yapar). A'da 'selamlaştı' karşılıklıdır: her ikisi de selamlıyor. D'de 'çarpıştı' karşılıklıdır. E'de 'ziyaret etti' karşılıklıdır. B'de 'görüştü' karşılıklıdır. C'de 'dağıttı' fiili '-ş-' işteş ekini içermemektedir; 'dağıttı', '-t-' ettirgen eki içerir. Dolayısıyla C bir işteş çatı örneği bile değildir. Soru 'işteş çatı içinde ortaklaşalık' arıyorsa en yakın örnek şıklarda net biçimde verilmemiştir; ancak C seçeneği işteş ek taşımadığından çatı türü ayrımı en belirgin biçimde burada yapılmaktadır ve soru eleyici işlevi gören C'yi doğru yanıt olarak işaret etmektedir.

  4. 4. Aşağıdaki fiillerden hangisi hem dönüşlü hem edilgen hem de geçişsiz anlam içerebilecek yapısal özelliklere sahiptir?

    • A) koşturmak
    • B) görüşmek
    • C) baktırtmak
    • D) yıkanmak
    • E) pişirilmek

    'Yıkanmak' fiili '-n-' ekini içerir. Bu ek Türkçede hem dönüşlülük hem de edilgenlik işlevi üstlenebilir. 'O yıkandı' cümlesi 'kendini yıkadı' (dönüşlü) ya da 'başkası tarafından yıkandı' (edilgen, örn. hasta için) anlamına gelebilir. Ayrıca öznesiz kullanıldığında 'yıkandı' geçişsiz bir eylem gibi algılanır. A'daki 'pişirilmek' yalnızca edilgendir (-Il- eki). C'deki 'koşturmak' ettirgendir. D'deki 'baktırtmak' çift ettirgendir. E'deki 'görüşmek' işteştir. Yalnızca 'yıkanmak' üç işlevi (dönüşlü, edilgen, geçişsiz okuma) bağlama göre barındırabilecek yapıdadır.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde çatı ekinin fiil tabanına kattığı anlam, fiilin sözlük anlamıyla çelişmektedir?

    • A) Asker, yarasını kendisi sardı.
    • B) Öğrenci, kendini sınava hazırladı.
    • C) Cam düşürülmeden önce paketlendi.
    • D) Bebek, kendiliğinden uyudu.
    • E) İşçi, duvarı kendisi ördü.

    'Paketlendi' fiili '-n-' ekini içermektedir. Sözlük anlamı bağlamında 'cam'ın kendini paketlemesi mümkün değildir (dönüşlü okuma anlamsızdır); dolayısıyla '-n-' eki burada edilgen işleviyle kullanılmıştır ('paketlendi' = paketleme işlemi yapıldı). Ancak '-n-' ekinin asıl sözlük tanımı dönüşlülüktür. Dolayısıyla ekin sözlük anlamı (dönüşlülük) ile cümledeki işlevi (edilgenlik) çelişmektedir. Diğer seçeneklerde böyle bir çelişki yoktur: A'da sarma eylemi dönüşlü olarak gerçekleştirilebilir, B ve C'de çatı eki yoktur, E'de dönüşlü '-n-' anlamı bağlamla örtüşmektedir.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiil çatısı, öznenin canlı ya da cansız olmasına bağlı olarak yanlış yorumlanmaya en açık yapıdadır?

    • A) Anne çocuğunu uyuttu.
    • B) Kitap raftan düştü.
    • C) Öğretmen tahtaya yazdı.
    • D) Çocuk pencereden baktı.
    • E) Adam bahçeye çıktı.

    A seçeneğinde 'kitap' cansız bir varlıktır. 'Düştü' fiili yapısal olarak geçişsiz ve çatı eki almamış bir fiildir. Ancak cansız bir özneyle kullanıldığında okuyucu, eylemin irade dışı/meçhul bir etkenle gerçekleştiğini algılar; bu da fiili işlevsel anlamda edilgen gibi yorumlamaya zorlar. Oysa 'düşmek' biçimsel olarak hiçbir çatı eki taşımaz. Bu durum, çatı analizini öznenin canlı/cansız oluşunun etkilediğini gösterir. Diğer seçeneklerde özne (adam, çocuk, anne, öğretmen) canlıdır ve eylem doğrudan özneye atfedilebilir; yanlış yoruma kapı aralanmaz. A seçeneği bu analitik tuzağı en iyi yansıtan seçenektir.

  7. 7. Türkçede ettirgen çatıda '-t-', '-dır-', '-tır-', '-ır-', '-ar-', '-er-' gibi ekler kullanılabilir. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde ettirgen ek yanlış biçimde belirlenmiştir?

    • A) uç-mak → uçur-mak: ettirgen ek '-ur-'
    • B) pişir-mek → pişirt-mek: ettirgen ek '-t-'
    • C) kor-kmak → korkut-mak: ettirgen ek '-t-'
    • D) bat-mak → batır-mak: ettirgen ek '-ır-'
    • E) çık-mak → çıkar-mak: ettirgen ek '-ar-'

    C seçeneğinde 'kork-mak → korkut-mak' çözümlemesi hatalıdır. 'Korkmak' fiilinin tabanı 'kork-'tur. 'Korkut-' biçimindeki ettirgen türev incelendiğinde, ekin '-ut-' değil '-t-' olduğu düşünülebilir; ancak 'kork-' tabanı ünsüzle bittiği için ettirgen ek '-ut-' biçiminde ünlü türemesiyle eklenir. Kök olan 'kork-' fiilinde '-t-' ettirgen ekinden önce gelen '-u-' yardımcı ünlüsünün ek mi yoksa tabanın parçası mı olduğu tartışmalıdır. Seçenekte ek yalnızca '-t-' olarak verilmiş; ancak asıl ek fonolojik süreçler nedeniyle '-ut-' (ya da '-It-') biçiminde olmalıdır. Bu yanlış çözümleme, seçenekteki hatayı oluşturur.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde birden fazla çatı eki art arda kullanılmış ve bu kullanım dilbilgisel açıdan tutarlıdır?

    • A) Kitap rafta gizlettirildi.
    • B) Adam komşusuna evi boyadırdı.
    • C) Çocuk annesine elbise diktirttirdi.
    • D) Araba tamirhanede tamir ettirildi.
    • E) Ödev çocuğa yazdırıldı.

    A seçeneğinde 'yazdırıldı' fiili şu şekilde çözümlenir: 'yaz-' (kök) + '-dır-' (ettirgen ek) + '-ıl-' (edilgen ek) = 'yazdırıldı'. Bu art arda çatı eki kullanımı Türkçede dilbilgisel olarak tamamen tutarlıdır: önce ettirgenleştirme yapılmış (birisine yazdırma), ardından bu bütün yapı edilgenleştirilmiştir (yazdırma eylemi özneye yapılmıştır). B ve C seçeneklerinde benzer yapılar olsa da 'tamir ettirildi' ve 'boyadırdı' biçimlerinde art arda eklerin dizilişi ya yanlış ya da anlam bozucu niteliktedir. D'deki 'gizlettirildi' biçimsel olarak mümkün görünse de kök ve eklerin ayrıştırılması sorunludur. E'deki 'diktirttirdi' üç ettirgen ek içerdiği iddiasıyla anlamsız bir yığılmadır.

  9. 9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne, yüklem ilişkisi bakımından dönüşlü çatılı bir fiille kurulmuş cümle yapısı yanlış tanımlanmıştır?

    • A) 'Çocuk yatağa sardı.' – özne eylemi kendine yaptı.
    • B) 'Sporcu antrenmana hazırlandı.' – özne kendini hazırladı.
    • C) 'Adam soğuktan büründü.' – özne bir şeye büründü.
    • D) 'Kadın saçını taradı.' – özne eylemi başkasına yaptı.
    • E) 'O aynaya bakındı.' – özne kendi etrafına bakındı.

    D seçeneğinde 'taradı' fiili çatı eki içermez; 'tara-' köküne doğrudan zaman eki gelmiştir. 'Saçını taradı' cümlesinde özne eylemi bizzat gerçekleştirmiştir (saçını kendisi taramıştır). Bu nedenle 'özne eylemi başkasına yaptı' tanımı kesinlikle yanlıştır. Ayrıca 'taramak' dönüşlü çatı eki de içermediğinden bu fiil dönüşlü çatı örneği olarak bile gösterilemez. A'da 'sardı' yine ek içermez; ancak 'sardı' burada sarınma anlamında kullanılmıştır, yorum tartışmalıdır. B ve E seçeneklerinde '-n-' eki dönüşlülüğü doğru biçimde yansıtmaktadır. D'deki tanım hatası hem çatı ekinin yokluğunu hem de anlam tanımının tersyüz edilmesini kapsadığından en belirgin hatalı seçenektir.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde geçişsiz bir fiil, ettirgen ekle geçişli kılınmış ve cümle hem doğrudan hem dolaylı nesne almıştır?

    • A) Anne, çocuğu parkta koşturdu.
    • B) Müdür, sekreterine raporu okuttu.
    • C) Aşçı, misafirlere yemeği tattırdı.
    • D) Baba, oğluna bisiklet sürdürdü.
    • E) Öğretmen, tahtaya formülü yazdırdı.

    'Okumak' geçişli bir fiildir ('ne okumak?' sorusuna yanıt alınır). Ancak 'okuttu' ettirgen biçimde: özne (müdür), yaptıran kişidir; sekreter de eylemi gerçekleştirendir. Burada dolaylı nesne 'sekreterine' (kime?), doğrudan nesne 'raporu' (neyi?)'dur. Ettirgen yapıyla birlikte fiil hem doğrudan hem dolaylı nesne almıştır. B'de 'koşturmak', geçişsiz 'koşmak'tan ettirgendir; 'çocuğu' doğrudan nesnedir, ancak dolaylı nesne yoktur. D'de 'sürdürdü' ettirgen biçimdir; 'oğluna' dolaylı, 'bisiklet' doğrudan nesnedir, yapı tutarlıdır. A, C ve E arasında en açık biçimde her iki nesne türünü de içeren ve ettirgenleşmeyle geçişliliğin en belirgin göründüğü cümle A'dır; soru bu yapıyı sınamaktadır.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiil, biçimsel olarak işteş çatı eki taşımasına rağmen gerçekte işteş anlam içermemektedir?

    • A) Komşular bayramda hasret giderdi.
    • B) İki güreşçi meydanda güreşti.
    • C) Öğrenciler sınava birlikte çalıştı.
    • D) Pazarda insanlar birbirini çiğneyerek koşuştu.
    • E) Kardeşler kavga edince birbirini ittişti.

    'Koşuştu' fiili '-ş-' işteş ekini taşımaktadır. Ancak 'koşmak' eylemi doğası gereği karşılıklılık ya da ortaklaşalık içermez; her birey bağımsız biçimde koşar. '-ş-' eki burada işteşlik değil, yoğunluk/dağınıklık/sürekliliği ifade eden bir anlam tonu katmaktadır ('koşuşturmak' gibi). A'da 'ittişti' gerçek karşılıklı etkileşimi içerir. C'de 'çalıştı' işteş ek taşımaz. D'de 'güreşti' karşılıklıdır. E'de ise 'giderdi' past tense biçimidir, işteş ek yoktur. Bu nedenle B seçeneği, biçimsel olarak işteş ek taşıyan ama anlamsal olarak işteş olmayan fiilin en belirgin örneğidir.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem ettirgen hem de dönüşlü çatı özellikleri aynı anda bir fiilde bulunmaktadır?

    • A) Yönetici raporu yazdırdı.
    • B) Adam köpeğini yıkattı.
    • C) Çocuk saçlarını taradı.
    • D) Asker kendini hazırlatıyor.
    • E) Ressam tablosunu çerçeveletti.

    'Hazırlatıyor' fiili incelendiğinde 'hazırla-' eylemine önce dönüşlü çatı eki değil, ettirgen çatı eki '-t-' getirilmiştir; ancak asıl çözüm C şıkkındadır: 'kendini hazırlatıyor' ifadesinde özne (asker) işi hem kendine yaptırmakta (dönüşlü anlam) hem de başkasına yaptırmaktadır (ettirgen yapı). Dönüşlü çatıda özne işi kendine yapar, ettirgende ise başkasına yaptırır. Bu cümlede özne işi 'kendine' yönelik olarak 'bir başkasına yaptırtmakta', dolayısıyla her iki çatı özelliği semantik düzeyde iç içe geçmektedir.

  13. 13. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde altı çizili fiilin çatısı yanlış belirlenmiştir? I. Kapı rüzgârla (açıldı.) → Edilgen II. Çocuklar parkta (oynaştı.) → İşteş III. Kumaş kolayca (gerilir.) → Dönüşlü IV. Mühendis köprüyü (yıktırdı.) → Ettirgen V. Öğrenciler soruyu (çözdü.) → Etken

    • A) Yalnız I
    • B) II ve IV
    • C) III ve V
    • D) Yalnız III
    • E) I ve III

    I. 'Açıldı' fiili '-l-' ekiyle türemiştir; ancak bu fiilde özne (kapı) eylemi kendi kendine gerçekleştirmektedir, herhangi bir dış etken belirtilse de yapısal olarak dönüşlü çatıdır çünkü özne cansız olup eylemi 'yapan' değil 'olan' konumundadır. Aslında '-ıl-' eki edilgen çatı eki olduğundan I doğru görünmektedir; ancak '-ıl-' ekinin dönüşlü çatı eki olarak işlev gördüğü durumlar da vardır. III. 'Gerilir' fiilinde '-l-' eki var, bu edilgen çatı ekidir; nesnesiz kullanım dönüşlü değil öznesiz edilgen yapıya işaret eder. Dolayısıyla hem I hem III yanlış belirlenmiştir: I edilgen değil dönüşlü, III ise dönüşlü değil edilgendir.

  14. 14. Türkçede bazı fiiller çatı eki almadan fiil çatısı değiştirmiş gibi anlam taşır. Buna 'biçimce etken, anlamca edilgen' denir. Aşağıdaki cümlelerin hangisi bu özelliği taşımaktadır?

    • A) Ekmek kasada bayatladı.
    • B) Öğretmen tahtayı sildi.
    • C) Köpek kemikleri gömdü.
    • D) Fırtına ağaçları devirdi.
    • E) Bu kumaş kolayca yırtılır.

    'Bayatladı' fiili '-dı' zaman ekiyle çekimlenmiş etken çatılı bir fiildir; herhangi bir çatı eki (edilgen, dönüşlü vb.) almamıştır. Ancak anlamca özne (ekmek) eylemi kendi başına gerçekleştirmemekte, dış koşullar sonucu bu duruma gelmektedir. Yani 'ekmek bayatlatıldı' anlamı taşımaktadır. Bu yapı biçimce etken, anlamca edilgen veya dönüşlü olarak nitelendirilen özel bir çatı durumudur. Diğer seçeneklerde ya gerçek edilgen ek vardır ya da özne eylemi bilinçli/fiziksel olarak gerçekleştirmektedir.

  15. 15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde işteş çatılı fiil, gerçek karşılıklılık anlamı değil sıradanlık/çokluk anlamı taşımaktadır?

    • A) İki kardeş uzun süre tartıştı.
    • B) İki şirket uzun süre anlaştı.
    • C) Takım arkadaşları el sıkıştı.
    • D) Konuklar birbirlerine sarıldı.
    • E) Çocuklar bahçede koşuştu.

    İşteş çatıda fiiller iki anlam taşıyabilir: (1) Karşılıklılık: eylemin iki ya da daha fazla özne arasında karşılıklı yapılması (sarıldı, el sıkıştı, anlaştı). (2) Birliktelik/çokluk: eylemin birden fazla özne tarafından aynı anda ya da yoğun biçimde yapılması. 'Koşuştu' fiilinde '-ş-' eki işteşlik eki olmakla birlikte 'birbirleriyle koşma' değil 'oraya buraya koşma, koşup durma' anlamı vardır. Burada karşılıklılık yoktur, çokluk ve yoğunluk anlamı söz konusudur. Diğer seçeneklerin hepsinde gerçek karşılıklılık anlamı mevcuttur.

  16. 16. Bir fiilin ettirgen çatılı sayılabilmesi için öznenin işi bizzat yapmaması ve işi yaptıracak bir başka öznenin bulunması gerekir. Bu bilgiye göre aşağıdaki cümlelerin hangisindeki ettirgen görünümlü fiil aslında ettirgen çatılı değildir?

    • A) Doktor ilacı hastaya içirdi.
    • B) Anne çocuğa elbiseyi giydirdi.
    • C) Müdür raporu sekretere yazdırdı.
    • D) Öğretmen öğrencilere şiir ezberlettti.
    • E) Fırtına dağdan taş düşürdü.

    'Düşürdü' fiili biçimce ettirgen çatı eki '-r-' almıştır; ancak ettirgen çatının temel koşulu olan 'özne işi bir başkasına yaptırır' ilişkisi bu cümlede yoktur. Fırtına (özne) eylemi 'yaptırmamakta', doğrudan gerçekleştirmektedir; ortada yaptırılan ayrı bir varlık yoktur. Dolayısıyla bu fiil biçimce ettirgen görünse de anlamca ettirgen çatı işlevi taşımamaktadır. Diğer seçeneklerde ise özne (müdür, anne, doktor, öğretmen) işi bilinçli olarak başka bir varlığa (sekreter, çocuk, hasta, öğrenci) yaptırmaktadır.

  17. 17. Aşağıda verilen fiil kümesindeki tüm fiiller aynı çatı özelliğini taşıyorsa bu küme homojendir. Hangi küme homojen değildir?

    • A) Sevilmek, görülmek, bilinmek, çağrılmak
    • B) Giyinmek, yıkanmak, taranmak, soyunmak
    • C) Koşuşmak, bakışmak, tartışmak, itişmek
    • D) Okutmak, yazdırmak, pişirmek, uyutmak
    • E) Güreşmek, yarışmak, buluşmak, çarpışmak

    B şıkkı incelendiğinde: 'Giyinmek' dönüşlü, 'yıkanmak' dönüşlü, 'soyunmak' dönüşlüdür; ancak 'taranmak' fiili hem dönüşlü (kendini taramak) hem de edilgen (birisi tarafından taranmak) anlam taşıyabilir. Daha da kritik bir nokta: '-n-' ekinin dönüşlü mü edilgen mi olduğu bağlama göre değişir. Eğer 'taranmak' edilgen olarak alınırsa küme homojen değildir. Ayrıca D şıkkındaki 'pişirmek' fiili değerlendirildiğinde bu fiil ettirgen gibi görünse de 'yemek pişirmek' anlamında etken çatılı olup 'birini pişirtmek' anlamını taşımaz; dolayısıyla D da tartışmalıdır. Ancak B en belirgin homojen olmayan kümedir çünkü 'taranmak' yapısal olarak edilgen çatı eki taşımaktadır.

  18. 18. Türkçede bazı geçişsiz fiillere ettirgen eki getirilerek geçişli fiil yapılabilir. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde bu kurala uymayan, yani geçişsiz fiilden ettirgen yapılamayan bir kullanım söz konusudur?

    • A) Ağla- → ağlat-
    • B) Koş- → koştur-
    • C) Gül- → güldür-
    • D) Uyu- → uyut-
    • E) Sev- → sevdir-

    'Sev-' fiili zaten geçişli bir fiildir (Onu seviyorum → nesne var). Geçişli bir fiile ettirgen eki getirildiğinde ortaya çift ettirgen ya da ettirgen fiil çıkar; ancak bu 'geçişsizden geçişli yapma' sürecini tanımlamaz. Diğer seçeneklerde ise durum farklıdır: 'Ağla-, koş-, uyu-, gül-' fiillerinin tamamı geçişsizdir (nesne alamaz) ve bunlara ettirgen eki getirilerek geçişli hale getirilmiştir. Dolayısıyla D şıkkı sorulan kurala uymayan tek seçenektir çünkü ettirgen türetme geçişsiz → geçişli dönüşümü gerçekleştirirken 'sev-' zaten geçişlidir.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiil çatısı, yüklemin cümledeki işleviyle çelişmekte; yani yapısal olarak edilgen görünen fiil, cümle bağlamında etken anlam taşımaktadır?

    • A) Sınav soruları tartışıldı.
    • B) O kapıdan girilmez.
    • C) Burada sigara içilmez.
    • D) Bu romanlar hızla okunur.
    • E) Mektup postalandı.

    'İçilmez' fiili biçimce edilgen çatı eki '-il-' almıştır; ancak bu cümle genel geçer bir yasak bildirmekte, özne belirsizliği değil toplumsal bir kural ifade etmektedir. Cümlenin anlamı 'kimse tarafından içilemez' değil, 'içmek yasaktır / içmeyin' şeklinde bir emir/kural niteliğindedir. Bu kullanım dilbilgisel olarak 'kişisiz edilgen' ya da 'genel özne' yapısı olsa da işlevsel olarak etken bir yasak bildirimi taşımakta, özne belirsizliği yapısal gereklilik değil söylemsel bir tercih olmaktadır. Diğer seçeneklerde edilgen anlam işlevsel olarak da korunmaktadır.

  20. 20. Çatı eklerinin sıralanışında Türkçede belirli bir hiyerarşi söz konusudur. 'Yıka-n-dır-ıl-mak' gibi birden fazla çatı eki içeren bir fiilde hangi sıralama gerçekleşmiştir?

    • A) Ettirgen → Dönüşlü → Edilgen → Etken
    • B) Etken → Edilgen → Dönüşlü → Ettirgen
    • C) Etken → Dönüşlü → Ettirgen → Edilgen
    • D) Edilgen → Ettirgen → Dönüşlü → Etken
    • E) Dönüşlü → Edilgen → Ettirgen → Etken

    'Yıka-n-dır-ıl-mak' fiili parçalandığında: 'yıka-' (kök, etken çatı), '-n-' (dönüşlü çatı eki: kendini yıka-), '-dır-' (ettirgen çatı eki: kendini yıkattır-), '-ıl-' (edilgen çatı eki: birisi tarafından kendini yıkattırılmak) şeklinde sıralanır. Yani kökten dışa doğru ek sırası: etken (kök) → dönüşlü → ettirgen → edilgen biçimindedir. Bu, Türkçe çatı eki hiyerarşisinin en yaygın örüntüsüdür. Anlam ise 'birinin, bir başkasına kendini yıkattırmasını sağlamak' şeklinde son derece karmaşık bir yapı oluşturur.

  21. 21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde öznesiz edilgen yapı kullanılmış, ancak bu yapı yanlış biçimde dönüşlü çatı olarak yorumlanmaya müsait değildir?

    • A) Mektup akşama kadar yazıldı.
    • B) Sabah erken kalkınmış.
    • C) Kitap rafına dizildi.
    • D) Bardak masaya konuldu.
    • E) Bu yolda yıllarca yürünmüştür.

    'Yürünmüştür' fiili '-n-' eki almıştır; '-n-' eki hem dönüşlü hem edilgen çatı eki olabildiğinden bazı fiillerde yorumlama güçlüğü yaşanır. Ancak 'yürü-' fiili geçişsiz bir fiildir ve dönüşlü çatı ancak geçişli fiillerden türetilir (özne işi kendine yapar → nesne kendidir). Geçişsiz 'yürü-' fiiline eklenen '-n-' eki hiçbir şekilde dönüşlü anlam taşıyamaz, çünkü zaten nesne almayan fiillerde 'kendine yapma' ilişkisi kurulamaz. Dolayısıyla bu yapı yalnızca öznesiz edilgen olarak yorumlanabilir, dönüşlü çatıya çekilmeye müsait değildir. Diğer seçeneklerdeki fiiller geçişli köklerden türediğinden teorik olarak dönüşlü anlam çakışması tartışılabilir.

  22. 22. Türkçede 'oldurgan çatı' terimi bazı dil bilgisi kaynaklarında kullanılmakta olup geçişsiz bir fiilin geçişli kılındığı ettirgen bir alt türü ifade eder. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde yalnızca oldurgan çatılı fiiller bir arada verilmiştir?

    • A) Yazdırmak, okutmak, söyletmek
    • B) Pişirmek, kesmek, kırmak
    • C) Sevdirmek, bildirmek, aldırtmak
    • D) Ağlatmak, güldürmek, koşturmak
    • E) Uyutmak, düşürmek, batırmak

    Oldurgan çatı: geçişsiz fiile ettirgen eki getirilerek fiilin hem geçişli kılındığı hem de 'oluş' anlamı taşıdığı yapıdır. 'Ağla-' geçişsiz → 'ağlat-' geçişli (çocuğu ağlattı). 'Gül-' geçişsiz → 'güldür-' geçişli (herkesi güldürdü). 'Koş-' geçişsiz → 'koştur-' geçişli (atı koşturdu). Bu üç fiil de geçişsiz köklerden türetilmiş ettirgen yapılar olup oldurgan çatı tanımına tam uymaktadır. A şıkkında 'yaz-' zaten geçişli bir kökür. C şıkkındakiler etken geçişli fiillerdir. D şıkkında 'sev-' geçişlidir. E şıkkında 'bat-ır' köken açısından değerlendirildiğinde tartışmalıdır. B şıkkı en tutarlı oldurgan çatı örneğidir.

  23. 23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yüklem, hem geçişli hem geçişsiz olarak kullanılabilir yapıda olmasına karşın cümle bağlamına göre kesin olarak geçişsiz kullanımdadır?

    • A) Çocuk saatlerce uyudu.
    • B) Tamirci arabayı bozdu.
    • C) Öğrenci konuyu bildi.
    • D) Kaptan gemiyi sürdü.
    • E) Şef eti pişirdi.

    'Uy-u-' fiili yalnızca geçişsiz kullanılan bir fiildir ve nesne almaz; bu seçenekte zaten geçişsizdir. Ancak sorudaki kritik ifade 'hem geçişli hem geçişsiz olarak kullanılabilir yapıda' olan bir fiilin geçişsiz kullanımıdır. B şıkkındaki 'uyudu' fiili bağlamda kesinlikle geçişsiz kullanılmıştır ve nesne yoktur. Diğer seçeneklerin fiilleri (sürmek, bozmak, bilmek, pişirmek) nesne alarak kullanılmış, yani geçişli çatıda görev yapmıştır. 'Uyumak' ise doğası gereği geçişsiz olup bu durumu soru bağlamında en net gösteren seçenektir. Soru, öğrenciyi 'geçişli-geçişsiz' ayrımını bağlam üzerinden sorgulamaya yöneltmektedir.

  24. 24. Aşağıda beş cümle verilmiştir. Bu cümlelerdeki yüklemlerin çatı özelliklerine bakıldığında hangisi diğerlerinden farklı bir çatı kategorisindedir? I. Mektup zarfa konuldu. II. Toplantıda karar alındı. III. O gün çok gezildi. IV. Sınıfta ders çalışıldı. V. Öğrenci sınava girdi.

    • A) I
    • B) II
    • C) V
    • D) IV
    • E) III

    I, II, III ve IV numaralı cümlelerin yüklemleri (konuldu, alındı, gezildi, çalışıldı) hepsi edilgen çatılı fiillerdir; özne belirsizdir ya da cümlede gösterilmemiştir. V numaralı cümlede ise 'girdi' fiili etken çatılıdır: özne (öğrenci) bellidir ve eylemi bizzat gerçekleştirmektedir. 'Gir-' fiili ayrıca geçişsizdir ve herhangi bir edilgen ya da dönüşlü ek almamıştır. Dolayısıyla I-IV'ün tamamı edilgen çatı sergilerken yalnızca V numaralı cümle etken çatılı olup diğerlerinden kategorik olarak ayrılmaktadır.

  25. 25. Türkçede '-ş-' işteşlik eki bazen iki özne arasındaki karşılıklılığı değil, eylemin yoğunluğunu ya da hızını ifade eder. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde '-ş-' ekinin yarattığı anlam, karşılıklılık değil eylem yoğunluğu/sıklığıdır?

    • A) Annesiyle kucaklaştı.
    • B) Rakip oyuncular tartıştı.
    • C) Alıcı ve satıcı pazarlıktı.
    • D) İki aşık mektuplaştı.
    • E) Çocuklar okulda itişip kakıştı.

    'İtiş-' ve 'kakış-' fiillerinin bir arada kullanıldığı 'itişip kakıştı' ifadesinde iki öğe dikkat çekmektedir. 'İtiştı' fiilinde '-ş-' eki karşılıklılık anlamı taşıyabilir; ancak 'kakıştı' ile birlikte kullanıldığında vurgu karşılıklı bir etkileşimden çok eylemin yoğunluğuna, kaotik ve sürekli bir hareket içinde olmaya kaymaktadır. Bu kullanım 'itişip durma, defalarca itme-kakma' şeklinde yorumlanır; yani '-ş-' eki burada yoğunluk/süreklilik bildirmektedir. Diğer seçeneklerde ise '-ş-' ekinin karşılıklılık anlamı çok daha belirgindir: mektuplaşmak, tartışmak, kucaklaşmak, pazarlıklaşmak hepsi iki taraf arasındaki karşılıklı eylemi ifade eder.