menu
MemurOl
Türkçe Testleri

TURKCE - noktalama (Bölüm 3)

TURKCE - noktalama (Bölüm 3)

Soru 1 / 25

Aşağıdaki dört cümle bir araya getirildiğinde hangisi bu gruba eklenmemelidir? (Noktalama tutarlılığı ve anlam bütünlüğü açısından değerlendiriniz.) I. Sabahları erken kalkmak istemiyordu. II. Buna rağmen, her gün güneş doğmadan önce yatağından fırlıyordu. III. Çünkü; disiplin, onun için bir yaşam biçimiydi. IV. Akşamları ise günün yorgunluğunu kitaplarla atıyordu. V. Ne var ki: bu düzen, yıllar içinde onu yavaş yavaş yıpratmıştı.

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki dört cümle bir araya getirildiğinde hangisi bu gruba eklenmemelidir? (Noktalama tutarlılığı ve anlam bütünlüğü açısından değerlendiriniz.) I. Sabahları erken kalkmak istemiyordu. II. Buna rağmen, her gün güneş doğmadan önce yatağından fırlıyordu. III. Çünkü; disiplin, onun için bir yaşam biçimiydi. IV. Akşamları ise günün yorgunluğunu kitaplarla atıyordu. V. Ne var ki: bu düzen, yıllar içinde onu yavaş yavaş yıpratmıştı.

    • A) V. cümle
    • B) IV. cümle
    • C) III. cümle
    • D) II. cümle
    • E) I. cümle

    V. cümlede iki ayrı noktalama hatası vardır: 'Ne var ki' ifadesinden sonra iki nokta üst üste (:) konulmuş; bu yanlıştır çünkü 'ne var ki' bir bağlaç işlevi gören deyimdir ve ardına iki nokta gelmez. Ayrıca 'bu düzen' den önce konulan virgül de yapısal olarak gereksizdir. III. cümlede ise 'Çünkü' bağlacından sonra noktalı virgül (;) kullanılmış; bağlaçlardan sonra noktalı virgül kullanılamaz. Her iki cümle de hata içermekle birlikte soru, yalnızca bir cümlenin seçilmesini istediğinden, V. cümle hem iki nokta hem de yanlış virgül içerdiği için daha ağır bir yapısal bozukluk taşımaktadır ve bu nedenle gruba eklenmemelidir.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde noktalama işaretlerinin tamamı doğru kullanılmıştır?

    • A) Sabahın erken saatlerinde (henüz güneş doğmamıştı) yola çıktık; ama hava bozunca geri döndük.
    • B) Sabahın erken saatlerinde -henüz güneş doğmamıştı- yola çıktık; ama hava bozunca geri döndük.
    • C) Sabahın erken saatlerinde -henüz güneş doğmamıştı- yola çıktık, ama hava bozunca geri döndük.
    • D) Sabahın erken saatlerinde (henüz güneş doğmamıştı,) yola çıktık ama, hava bozunca geri döndük.
    • E) Sabahın erken saatlerinde, -henüz güneş doğmamıştı,- yola çıktık ama hava bozunca geri döndük.

    Ara cümle kısa çizgiyle ayrılırken ikinci kısa çizgiden sonra virgül gelmez. 'Ama' bağlacından önce virgül değil noktalı virgül kullanılması, cümlenin yargı genişliğini daha iyi yansıtır. A şıkkında kısa çizgi doğru kapanmış, noktalı virgül 'ama'dan önce doğru konmuş, ara cümle sonrasında gereksiz virgül yoktur.

  3. 3. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilen cümle, parantez içindeki açıklamaya göre yanlış noktalanmıştır? (Parantez içi bilgi, noktalama gerekçesini verir.)

    • A) Ali geldi mi, bana söyle. (Soru anlamı taşıyan yan cümle virgülle ayrılmış; doğru.)
    • B) Güzel mi güzel bir sabah; kuşlar ötüyor, çiçekler açıyor. (Ünlem cümlesi noktalı virgülle bağlanmış; yanlış kullanım.)
    • C) Bu kitabı oku, ödevini yap, sonra gel. (Sıralı yargılar virgülle ayrılmış; doğru.)
    • D) Hava soğuktu: palto aldım. (Sonuç bildiren cümle öncesinde iki nokta; doğru.)
    • E) Orhan Veli, şiirlerinde sıradan insanı anlattı. (Özne virgülle ayrılmış, ek bilgi niteliğinde değil; bu yüzden virgül yanlış.)

    C şıkkında 'Güzel mi güzel bir sabah' bir ünlem-pekiştirme ifadesidir ve bağımsız bir yargı niteliği taşır. Ancak bu tür duygu yoğunluğu içeren yapıların arkasından noktalı virgül değil ünlem işareti ya da nokta gelmelidir. Noktalı virgül, eş değerli iki bağımsız yargı arasında veya virgülün yetersiz kaldığı sıralamada kullanılır; buradaki kullanım yapısal olarak yanlıştır.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde iki nokta yanlış kullanılmıştır?

    • A) Şu üç şeyden vazgeçemem: kitap, müzik ve yürüyüş.
    • B) Atatürk şöyle demiştir: "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir."
    • C) Bugün pazara gitmedim: hava çok soğuktu.
    • D) Toplantıya katılanlar: Ahmet, Mehmet ve Zeynep'ti.
    • E) Merak ettiğim tek şey şuydu: ne zaman dönecektin.

    D şıkkında 'katılanlar:' ifadesinin ardından bir isim sıralaması gelmiş, ancak cümle 'ti' eki ile yüklemle tamamlanmıştır. Bu durumda yüklem öğe sıralamasının dışında, cümlenin ayrılmaz bir parçasıdır. İki nokta bir yüklem cümlesinin ortasına yerleştirilemez; iki nokta ya tamamen bağımsız bir açıklamadan önce ya da yüklemsiz bir sıralamadan önce kullanılmalıdır. Doğru yazım 'Toplantıya katılanlar Ahmet, Mehmet ve Zeynep'ti.' biçiminde olmalıdır.

  5. 5. Aşağıdakilerden hangisi, uzun çizginin (—) kullanıldığı bir diyalog bölümünde noktalama açısından hatalıdır?

    • A) — Buraya ne zaman geldin? diye sordu adam.
    • B) — Gidiyorum artık.
    • C) — Annem hastalandı; bu yüzden gelemedim.
    • D) — Ne istiyorsun? — Senden hiçbir şey istemiyorum.
    • E) — Hiç bilmiyorum, — dedi ve sustu.

    B şıkkında 'Hiç bilmiyorum,' ifadesinin sonuna konulan virgülden sonra tekrar uzun çizgi (—) kullanılmıştır. Diyalog içinde konuşma bittikten sonra 'dedi, sordu' gibi anlatıcı ifadesi geliyorsa yalnızca virgül yeterlidir; ikinci bir uzun çizgi açılmaz. Doğru yazım: '— Hiç bilmiyorum, dedi ve sustu.' biçiminde olmalıdır.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgülün işlevi diğerlerinden farklıdır?

    • A) O güzel, zarif kadın salona girdi.
    • B) Gelir misin, bilmiyorum.
    • C) Kitapları, defterleri ve kalemleri çantaya koydum.
    • D) Yavaş, ama kararlı adımlarla ilerliyordu.
    • E) Akıllı, çalışkan, dürüst bir insandı.

    A, B ve C şıklarındaki virgüller sıralama ya da zıtlık bildiren öğeleri birbirinden ayırmak için kullanılmıştır. E şıkkındaki virgül sıfat tamlamasında pekiştirme amacıyla kullanılmıştır. D şıkkındaki virgül ise bir yan cümleciği (dolaylı anlatım içeren 'gelir misin' yapısını) temel yargıdan ayırmak için kullanılmıştır; işlev olarak sözdizimsel bağlantı kurmaktadır, sıralama ya da pekiştirme değil.

  7. 7. Bir yazarın günlüğünden alınan şu paragrafta kaç yerde noktalama yanlışı vardır? "Dün sabah -tam da uyumak üzereydim,- kapı çaldı. Kalkıp baktım: karşımda eski arkadaşım Tarık duruyordu! Gülümsedim, içeri buyur ettim; çay koydum. Saatlerce konuştuk; geçmişi, geleceği, hayalleri... Gittiğinde saat 23:00'dı."

    • A) 2
    • B) 5
    • C) 3
    • D) 4
    • E) 1

    Paragrafta iki noktalama yanlışı vardır. Birincisi: '-tam da uyumak üzereydim,-' ifadesinde kısa çizgiden sonra virgül getirilmesi yanlıştır; ara cümle kısa çizgiyle kapandıktan sonra cümlenin akışına göre virgül ya da başka bir işaret eklenmez. İkincisi: 'kalkıp baktım: karşımda...' cümlesinde iki nokta doğru gibi görünse de bu bir açıklama değil, sıralı eylem bildiren bir yapıdır; burada iki nokta yerine virgül veya noktalı virgül kullanılmalıdır. Diğer noktalama işaretleri (ünlem, noktalı virgül, üç nokta) yerli yerinde kullanılmıştır.

  8. 8. Aşağıdakilerin hangisinde üç nokta (...) yanlış işlevde kullanılmıştır?

    • A) Savaş bitti; ama izler... silindi mi dersiniz?
    • B) Ne diyeyim... bu işler böyle olur.
    • C) "Bir gün sen de anlarsın..." dedi ve döndü gitti.
    • D) Saat 09.00... 10.00... 11.00... derken öğle oldu.
    • E) Ahmet, Mehmet, Zeynep... hepsi toplantıya katılmıştı.

    D şıkkında 'izler...' ifadesinden sonra üç nokta konulmuş, ardından 'silindi mi dersiniz?' sorusu gelmiştir. Üç nokta burada cümleyi tamamlamamak ya da derin bir anlatım değeri taşımak amacıyla kullanılmış gibi görünse de sözdizimsel açıdan hatalıdır: üç nokta bir özneyi (izler) yükleminden (silindi mi) kopararak cümlenin akışını bozmuştur. Üç nokta yalnızca cümle sona erdiğinde ya da söylem kasıtlı yarım bırakıldığında kullanılır; bir cümlenin öznesi ile yüklemi arasına girmez.

  9. 9. Aşağıdaki cümleler sırasıyla incelendiğinde virgül kullanımı bakımından hangisinin yanlış olduğu tespit edilir? I. Kardeşim, İstanbul'a gidecek. II. İstanbul, Ankara ve İzmir büyük şehirlerdir. III. Bence, bu karar doğrudur. IV. Sabah kalktı, uyudu, dinlendi. V. Çalıştıkça, başarırsın.

    • A) III ve V
    • B) I, III ve V
    • C) Yalnız III
    • D) I ve III
    • E) Yalnız V

    III. cümlede 'Bence' zarfından sonra virgül konulması yanlıştır; 'bence, sence, ona göre' gibi kısa zarf öbekleri cümleye kaynaşık biçimde bağlandığından virgül gerekmez. V. cümlede ise 'çalıştıkça' zarf-fiili (bağ-fiili) temel yargıya bağlı olduğundan araya virgül girmesi yanlıştır; bağ-fiiller temel yargıdan virgülle ayrılmaz. I. cümlede 'kardeşim' öznesinin belirginleştirilmesi ya da seslenme amacıyla virgül konulması bağlama göre kabul edilebilirdir.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde parantez içindeki bilgi, cümlenin sözdizimini bozmadan doğru yerleştirilmiştir?

    • A) Kitabı (çok beğendim) okuyunca anladım.
    • B) Ahmet (arkadaşım olan) bana yardım etti.
    • C) Hava (soğuk olduğu için gitmedim) güzeldi.
    • D) Fuzuli (asıl adı Mehmet'tir) en büyük divan şairlerindendir.
    • E) Bu eseri (1956 yılında yayımlandı) bugün de okunmaktadır.

    A şıkkında parantez, özne olan 'Fuzuli' ile ilgili ek bilgi vermekte ve öznenin hemen ardına yerleştirilmiştir; parantez kaldırıldığında cümle 'Fuzuli en büyük divan şairlerindendir.' olarak tam ve anlamlı biçimde ayakta durur. B, C, D ve E şıklarında ise parantez içi bilgiler ya cümlenin ayrılmaz bir öğesiyle iç içe geçmiş ya da yüklemin anlam bütünlüğünü bozmuştur.

  11. 11. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde kesme işaretinin kullanımına ilişkin kural yanlış açıklanmıştır?

    • A) Kısaltmalara getirilen ekler kesme işaretiyle ayrılır: TDK'nın.
    • B) Yabancı kökenli özel adlara getirilen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır: Paris'te.
    • C) Özel adlara getirilen iyelik ekleri kesme işaretiyle ayrılır: Ankara'nın.
    • D) Sıradan Türkçe cins isimlere getirilen çekim ekleri de kesme işaretiyle ayrılır: masa'ya.
    • E) Sayılara getirilen yapım ekleri kesme işaretiyle ayrılır: 1980'ler.

    Kesme işareti yalnızca özel adlara (kişi, yer, kurum adları), kısaltmalara ve sayılara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır. 'Masa, ev, kitap' gibi cins (tür) isimler ne kadar yaygın ya da özel görünürse görünsün, bunlara getirilen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılmaz. 'Masa'ya' biçimi yanlıştır; doğrusu 'masaya'dır.

  12. 12. Aşağıda beş cümle verilmiştir. Bu cümlelerden kaçında noktalı virgül doğru kullanılmıştır? I. Hava soğuktu; paltoyu aldım. II. Kitapları okudum; defterleri inceledim; ödevleri tamamladım. III. Ali çalışkan; Ayşe ise tembel biridir. IV. Güzel bir gün geçirdik; pikniğe gittik, denize girdik, arkadaşlarla buluştuk. V. Annem pişirdi; babam yedi.

    • A) 4
    • B) 2
    • C) 1
    • D) 3
    • E) 5

    I. cümlede noktalı virgül iki bağımsız yargıyı birbirine bağlamak için kullanılmıştır; ancak bu cümledeki iki yargı arasında neden-sonuç ilişkisi vardır ve virgül yeterli olurdu; bununla birlikte noktalı virgül de kabul edilebilir. II. cümlede eş değer üç yargı sıralanmış, noktalı virgül doğru kullanılmıştır. III. cümlede 'Ali çalışkan' yargısı eksik yüklemlidir; noktalı virgül kullanımı bu eksikliği gizlediğinden tartışmalıdır, ancak biçimsel olarak doğrudur. IV. cümlede ana yargının ardından virgüllü bir sıralama gelmiştir; virgüllerin noktalı virgülden daha düşük hiyerarşide olduğunu göstermek için kullanım doğrudur. V. cümlede de iki bağımsız yargı doğru biçimde ayrılmıştır. Dolayısıyla II, IV ve V kesinlikle doğru; I ve III kabul edilebilir düzeyde; net olarak doğru olan 4 cümledir.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ünlem işaretinin kullanımı yanlıştır?

    • A) Haydi, hadi! hemen buraya gel.
    • B) Ne kadar güzel bir manzara!
    • C) Dur! Oraya gitme!
    • D) Allah'ım! Bu ne iş!
    • E) Yaşa! Var ol!

    D şıkkında 'Haydi, hadi!' biçiminde ünlem işareti konulduktan sonra küçük harfle devam edilmiştir. Ünlem işareti bir cümleyi ya da ifadeyi bitirdiğinden kendisinden sonra gelen sözcük büyük harfle başlamalıdır. Doğru yazım 'Haydi, hadi! Hemen buraya gel.' biçiminde olmalıdır. Öte yandan 'Haydi, hadi' ifadesinde 'hadi' sözcüğü aynı anlamın tekrarı olduğundan iki kez kullanılması da üslup açısından sorunludur; ancak temel yanlışlık büyük harf kullanılmamasıdır.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kısa çizgi (-) ile uzun çizgi (—) birbirinin yerine geçecek biçimde yanlış kullanılmıştır?

    • A) Türk-Yunan ilişkileri yeniden gündemdedir.
    • B) Ahmet -büyük ağabeyim- beni çok sever.
    • C) İstanbul - Ankara arası üç saattir.
    • D) Söz konusu dönem -1980-1990 yılları- çok hareketliydi.
    • E) — Ne istiyorsun? diye sordu.

    E şıkkında bir ara cümle kısa çizgiyle '-1980-1990 yılları-' biçiminde yazılmıştır. Sorun şudur: ara cümlenin sınırlarını belirleyen kısa çizgilerle tarih aralığını gösteren kısa çizgi iç içe geçmiş, dolayısıyla okuyucu hangi çizginin ara cümle başlangıcı, hangisinin tarih aralığı, hangisinin ara cümle bitişi olduğunu ayırt edememektedir. Bu durumda ya ara cümle için parantez kullanılmalı '(1980-1990 yılları)' ya da tarih aralığı için 've' bağlacıyla yazılmalıdır.

  15. 15. Aşağıdaki paragrafta numaralandırılmış noktalama işaretlerinden hangisi yanlış kullanılmıştır? "Edebiyat(1), yalnızca güzel söz söyleme sanatı değildir(2); insan ruhunun(3) derinliklerine inen(4), onu anlamlandıran bir araçtır(5)."

    • A) 2. noktalama (noktalı virgül)
    • B) 4. noktalama (virgül)
    • C) 5. noktalama (nokta)
    • D) 1. noktalama (virgül)
    • E) 3. noktalama (virgül)

    3. konumdaki virgül 'insan ruhunun,' ifadesinin ardından gelmiştir. Bu virgül, 'insan ruhunun derinliklerine inen' sıfat tamlamasını, yani bir isim tamlamasının belirtilen öğesiyle zincirleme bir yapının içini gereksiz biçimde kesmektedir. 'İnsan ruhunun derinliklerine inen, onu anlamlandıran' yapısında birinci virgül (4. konumdaki) iki sıfat-fiil öbeğini birbirinden ayırmak için doğrudur; ancak 3. konumdaki virgül 'insan ruhunun' ile 'derinliklerine inen' arasına girerek tamlama bütünlüğünü bozmaktadır.

  16. 16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak işareti kullanım kuralına aykırı bir durum söz konusudur?

    • A) "Safahat", Mehmet Akif Ersoy'un en önemli eseridir.
    • B) Bu kelime sözlükte "özgün" olarak tanımlanmış.
    • C) Öğretmen "Yarın sınav var" dedi.
    • D) Buna "sanat" demek mümkün değildir.
    • E) Makalesinde "Dil, düşüncenin evidir." ifadesini kullanmıştır.

    A şıkkında aktarılan söz 'Yarın sınav var' cümlesinin bitişinde nokta ya da gerekiyorsa başka bir noktalama işareti tırnak içinde yer almalıdır. Doğrudan anlatım (direkt aktarım) içeren tırnak işaretlerinde, alıntılanan cümle kendi noktalama işaretini tırnak kapanmadan önce alır: "Yarın sınav var." dedi. Tırnak dışına noktalama işareti koymak, Türk yazım kurallarına göre yanlıştır. Tırnak işaretinin dışına yalnızca alıntı bir cümlenin parçası olan noktalama kalabilir; tırnak içindeki cümlenin kendi işareti içeride kalır.

  17. 17. "Usta, bana bak dedi, bu işi bitirmeden gitmeyeceksin." cümlesinin doğru noktalanmış biçimi aşağıdakilerin hangisidir?

    • A) Usta, "Bana bak" dedi, "bu işi bitirmeden gitmeyeceksin."
    • B) Usta, "Bana bak," dedi, "bu işi bitirmeden gitmeyeceksin."
    • C) Usta, "Bana bak!" dedi, "bu işi bitirmeden gitmeyeceksin."
    • D) Usta, "Bana bak" dedi; "bu işi bitirmeden gitmeyeceksin."
    • E) Usta, "Bana bak" dedi. "Bu işi bitirmeden gitmeyeceksin."

    Aktarılan söz bölündüğünde ve ikinci parça aynı cümlenin devamı niteliğindeyse, birinci tırnak kapanmadan önce virgül konur, 'dedi' ifadesinden sonra virgül konur ve ikinci parça küçük harfle sürdürülür. 'Bana bak,' ifadesi bir emir cümlesi olmakla birlikte aktarma içinde bölünmüş tek bir cümlenin parçası olduğundan A'daki gibi virgülsüz bırakılamaz. D seçeneği aktarılan sözün iki ayrı cümleymiş gibi noktalanmasına yol açar; bu yanlıştır çünkü verilen yapı tek bir sürekli alıntıdır. E'deki ünlem işareti anlam açısından mümkün görünse de asıl mesele alıntı bölünmesinin doğru noktalanmasıdır ve virgülsüz kapanan tırnak sonrasında virgül eksikliği sorun yaratır.

  18. 18. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde noktalı virgülün kullanımı hem sözdizimsel hem de anlambilimsel açıdan tamamen doğrudur?

    • A) Kitabı aldım; okudum ve bitirdim.
    • B) Türkiye'nin büyük şehirleri arasında İstanbul, ticaret ve kültür merkezi; Ankara, idari merkez; İzmir ise liman kenti olarak öne çıkar.
    • C) Hava çok soğuktu; paltomu giydim.
    • D) Sabah erken kalktı; işe geç kaldı.
    • E) Sınavda başarılı olmak istiyorsan; çok çalışmalısın.

    Noktalı virgül, aralarında virgül bulunan sıralı ögeleri birbirinden ayırmak için kullanılır; bu işlev 'süper virgül' olarak da tanımlanır. C seçeneğinde her şehrin niteliği virgülle verilmiş, şehirler arasındaki ayrım noktalı virgülle yapılmıştır — bu kullanım hem sözdizimsel hem anlambilimsel açıdan doğrudur. A'da ardışık ve mantıksal olarak zincirleme eylemler için noktalı virgül gereksizdir, virgül yeterlidir. B ve E'de ise zıtlık ya da koşul ilişkisi kurulmaya çalışılmış; ancak bu tür basit neden-sonuç ilişkilerinde noktalı virgül değil bağlaç veya virgül tercih edilmelidir. D'de ise yanlış biçimde yüklem başına konulmuş; noktalı virgül yan cümle başına gelemez.

  19. 19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kesme işaretinin kullanımında hata yapılmıştır?

    • A) Türkçe'nin en güzel özelliklerinden biri ses uyumudur.
    • B) İstanbul'un tarihi yarımadasında yürüyüş yaptık.
    • C) 1980'lerin Türkiye'sinde ekonomik dönüşümler hız kazandı.
    • D) TBMM'nin aldığı karar kamuoyunda tartışıldı.
    • E) Mehmet'in anlattıkları beni derinden sarstı.

    Kesme işaretinin kullanımı konusunda önemli bir kural, özel isimlere getirilen iyelik ve durum eklerinde kesme işareti kullanılmasıdır. Ancak 'Türkçe' sözcüğü dil adı olarak kullanıldığında özel isim niteliği taşımakla birlikte, dil adlarına getirilen yapım ekleri (burada '-nin' çekim ekidir) kesme işareti gerektirir. Asıl hata şudur: TDK imlasına göre 'Türkçe' özel isim sayılmakta ve ekleri kesme işareti ile ayrılmaktadır; dolayısıyla 'Türkçe'nin' biçimi doğrudur ve bu seçenekte aslında hata yok gibi görünür. Ancak ÖSYM soru kurgusunda sınanan ince nokta şudur: diğer seçeneklerin tamamı kuralına uygunken, 'Türkçe' sözcüğünün kesme işareti almadan 'Türkçenin' biçiminde yazılabileceğini savunan bazı görüşler mevcuttur. Bu soru, 'özel isim + çekim eki = kesme işareti' kuralının istisnasız uygulanması gerektiğini test etmekte; E seçeneği 'Türkçe'nin' yerine 'Türkçenin' yazmış olsaydı hata barındırırdı. Soruda E'nin hatalı sunumu, kesme işaretinin atlandığı varsayımına dayanmaktadır.

  20. 20. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde üç noktanın (...) kullanımı yanlıştır?

    • A) Ne yapacağını, nereye gideceğini, kimden yardım isteyeceğini... hiç bilmiyordu.
    • B) Gözlerini kapadı, derin bir nefes aldı... Artık her şey bitmişti.
    • C) Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan... gibi Türk dilli ülkeler iş birliği yapmalıdır.
    • D) "Seni seviyorum ama..." diyebildi sadece.
    • E) Yıllar önce bir çocuğu vardı... Küçük, sarışın, masum bir çocuk.

    Üç nokta, sıralamada kısaltma amacıyla kullanıldığında, devamı olduğu anlaşılan bir listenin sonuna getirilir; bu durumda 'gibi', 'vb.', 've benzeri' gibi ifadeler üç noktayla birlikte kullanılmaz çünkü anlam zaten tamamlanmıştır. D seçeneğinde hem '...' hem 'gibi' kullanılmıştır; bu ikisi anlam olarak birbirinin yerine geçtiğinden ikisi birden kullanılamaz. Ya '...Türk dilli ülkeler' ya da 'Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan gibi Türk dilli ülkeler' yazılmalıdır. A'da dramatik duraksamayı, B'de sözün yarıda kesilmesini, C'de açıklayıcı eklemeye geçişi, E'de ise uzun sıralama sonrası devamı olduğunu göstermeyi işaret eden kullanımların tamamı kurallara uygundur.

  21. 21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde virgülün yeri, cümlenin anlamını değiştiren bir hata oluşturmaktadır?

    • A) Bütün, yorgun askerler dinlenmeye çekildi.
    • B) Kardeşim, okula gitmeyen öğrencileri uyardı.
    • C) Kardeşim okula gitmeyen, öğrencileri uyardı.
    • D) Bütün yorgun askerler, dinlenmeye çekildi.
    • E) Güzel, gözlü bir kadındı karşımdaki.

    B seçeneğindeki virgül, sıfat tamlamasını kopararak anlam bozukluğu yaratmaktadır. 'Okula gitmeyen' sıfat grubu 'öğrenciler'i nitelendirirken, virgül bu bağı keserek sanki 'kardeşim okula gitmemiş' ve 'öğrencileri uyarmış' gibi iki ayrı anlam doğurmaktadır. A seçeneğinde ise virgül 'kardeşim'i öteki unsurlardan doğru biçimde ayırmakta ve anlam netleşmektedir: 'kardeşim, [okula gitmeyen öğrencileri] uyardı.' C'deki virgül 'bütün' nicelik sıfatını kopardığından dil bilgisi açısından hatalıdır ama soru anlam değişikliği sormaktadır. D kurallı ve anlamlıdır. E'de virgül 'güzel' ve 'gözlü'yü sıfatlar olarak eşitleyerek 'güzel [bir] kadın, gözlü [bir] kadın' gibi garip bir anlam doğurur; ancak B'deki anlam bozukluğu daha belirgin ve sınavlarda daha sık sınanan türdendir.

  22. 22. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde iki noktanın (:) kullanımı doğrudur?

    • A) Sebebini anladım: çünkü çok yorgundu.
    • B) Başarının sırrı: çalışmak, azmetmek ve vazgeçmemektir.
    • C) Kitabı okudum: ve beğendim.
    • D) Dün üç şehre uğradım: İstanbul, Ankara ve İzmir.
    • E) Sabah erkenden kalktı: işe geç kalmak istemiyordu.

    İki nokta, kendisinden sonra gelen açıklama, liste veya sıralamayı haber veren bir işarettir ve genellikle bir isim ya da sıfat öbeğinden sonra gelir, yüklem tamamlanmadan önce kullanılır. B seçeneğinde 'üç şehre uğradım' ifadesinin ardından iki nokta, bu şehirlerin listesini doğru biçimde takdim etmektedir. A'da yanlışlık şudur: 'Başarının sırrı şudur:' yerine sadece 'Başarının sırrı:' yazılmış; bu yapı da kabul görmekle birlikte ardından gelen 'çalışmak... tır' yapısı yüklem olduğundan iki nokta yerine virgül veya yüklem daha uygun olurdu. C'de 'çünkü' bağlacı zaten neden ilişkisini kurduğundan iki noktayla birlikte kullanılması anlam çiftlemesi yaratır. D'de neden-sonuç ilişkisi vardır; bu bağlamda iki nokta mümkündür fakat noktalı virgül daha yerinde olurdu. E'de ise 've' bağlacı öncesinde iki nokta kullanılamaz.

  23. 23. "Yazar —ki bu görüşe ben de katılıyorum— eserin toplumsal boyutunu göz ardı etmiştir." cümlesindeki tire kullanımına ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A) Em tire değil kısa çizgi kullanılmalıydı çünkü yalnızca em tire yazımda gösterilmez.
    • B) Cümle içi 'ki' bağlacı ara söz oluşturamaz; bu nedenle tire yerine noktalı virgül kullanılmalıdır.
    • C) Em tire yerine virgül kullanılmalıydı: '...yazar, ki bu görüşe ben de katılıyorum, eserin...'
    • D) 'ki'li ara cümle parantez içine alınmalıydı, em tire yanlıştır.
    • E) Kullanım doğrudur; 'ki'li açıklama cümlelerini ara söz olarak cümle içine yerleştirmek için em tire kullanılır.

    TDK imlasına göre em tire (—), cümle içine yerleştirilen açıklayıcı ya da pekiştirici ara sözleri ve ara cümleleri çevrelemek için kullanılır. 'ki bu görüşe ben de katılıyorum' ifadesi, yazarın görüşüne yazarın kişisel katkısını ekleyen bir ara cümledir ve em tire ile çevrilmesi kurallara uygundur. Parantez de teknik olarak mümkündür; ancak parantez daha çok dipnot niteliğindeki açıklamalar için tercih edilirken em tire, okuma akışına daha organik biçimde dahil olan ara söz türü için önerilir. B seçeneğindeki virgül kullanımı yaygın olmakla birlikte, 'ki' bağlacı öncesine ve sonrasına virgül konulması; 'ki' bağlacını zarf yan cümlesi olarak işaretler ve ara söz vurgusu kaybolur. D'deki 'kısa çizgi' savunusu yanlıştır; kısa çizgi (-) ile em tire (—) farklı işaretlerdir. E'deki yargı da yanlıştır; 'ki'li yapılar ara cümle işlevi görebilir.

  24. 24. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde tırnak işaretinin kullanımı yanlıştır?

    • A) "Ne mutlu Türküm diyene!" sözü millî kimliğin simgesi olmuştur.
    • B) Gazetede yayımlanan "haber" aslında bir spekülasyondan ibaretti.
    • C) Öğretmen tahtaya "Merhaba dünya" yazdı.
    • D) Bu olayı 'tarihin en büyük felaketi' olarak nitelendirdiler.
    • E) Atatürk, "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini benimsemişti.

    Tırnak işareti, doğrudan alıntılarda, özel anlam yüklenen sözcüklerde ve ironi durumlarında kullanılır. E seçeneğinde 'Merhaba dünya' ifadesi, öğretmenin tahtaya gerçekten yazdığı bir metin olarak aktarılmaktadır; dolayısıyla burada tırnak işareti zorunludur ve kullanım doğru görünmektedir. Ancak sorunun odaklandığı ince nokta şudur: 'Merhaba dünya' ifadesinin sonunda ünlem ya da nokta bulunmaması, yazılı bir metnin aktarımında anlam belirsizliği doğurabilir; fakat asıl hata, ifadenin bir doğrudan alıntı olarak büyük harfle başlamamasıdır. Doğru biçim 'Merhaba Dünya' (özel bir yazı başlığıysa) ya da doğrudan yazılan metni temsil ediyorsa mevcut biçim devam edebilir. A, B, C, D seçeneklerindeki kullanımların tamamı kurallara uygundur: A'da alıntı, B'de özel vurgulu kullanım için tek tırnak, C'de ünlemli doğrudan alıntı, D'de ironik anlam. E'de yazılan metnin aktarılması doğrudan alıntı sayılır ve tırnak açıldığında büyük harfle başlaması gerekir.

  25. 25. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde parantez kullanımıyla ilgili bir hata yoktur?

    • A) Mehmet (ki o zamanlar çok gençti), bu kararı almakta zorlanmıştı.
    • B) Şiir (ve roman) edebiyatın en eski türleri arasında sayılır.
    • C) Kitap (sayfa 47.) başvuru için temel kaynak sayılır.
    • D) Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 1920 yılında kurulmuştur.
    • E) Sınava katılan öğrenciler (başarılı olanlar ödüllendirildi) salonu doldurdu.

    A seçeneği tamamen doğrudur: kısaltma açıklaması parantez içinde verilmiş, parantez öncesi ve sonrasında gerekli boşluklar korunmuş, parantezin sona erdiği noktada virgül kullanılmamıştır. B'de 'ki'li açıklamayı parantezle vermek mümkün olmakla birlikte, parantez kapatıldıktan sonra virgül kullanımı hatalıdır; parantez kendi içinde noktalama işaretini tamamlar ve kapandıktan sonra ayrıca virgül gerekmez. C'de 've roman' ifadesi paranteze alınmış; bu yapı özne konumundaki 'şiir' ile yüklemi çözmekte ve anlam bütünlüğünü bozmaktadır. D'de parantez içindeki cümle bağımsız bir yargı içerdiğinden ana cümlenin sözdizimini çözmektedir; ayrıca özne ile yüklem arasına bu şekilde tam cümle yapısında parantez girmesi hatalıdır. E'de parantez içinde nokta kullanılmış; parantez içindeki açıklama bağımsız cümle değilse iç noktalama gerekmez.