menu
MemurOl
Türkçe Testleri

TURKCE - sozcukte anlam (Bölüm 1)

TURKCE - sozcukte anlam (Bölüm 1)

Soru 1 / 25

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'açık' sözcüğü 'anlaşılır, kolay kavranır' anlamında kullanılmıştır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'açık' sözcüğü 'anlaşılır, kolay kavranır' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Sabahtan beri büfe açık bekliyor ama müşteri gelmiyor.
    • B) Müdürün açık kapı politikası herkesi memnun etti.
    • C) Anlattığı konular oldukça açık ve anlaşılır bir dildi.
    • D) Rengi açık mavi olduğu için gömleği beğenmedi.
    • E) Bugün hava çok açık, güneş gözleri yakıyor.

    'Açık' sözcüğü bu cümlede 'anlaşılır, kolay kavranır' anlamıyla kullanılmıştır. A'da 'bulutsuz', B'de 'herkese erişilebilir', D'de 'kapalı olmayan', E'de ise 'soluk, koyu olmayan' anlamlarını taşımaktadır.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamda kullanılmıştır?

    • A) Öğretmen tahtaya birkaç sözcük yazdı.
    • B) Bu proje çok fazla emek isteyecek.
    • C) Bahçedeki ağaç bu yıl çok meyve verdi.
    • D) Çocuk, sokakta oynarken düştü.
    • E) Kardeşim dün akşam eve geç geldi.

    'İstemek' sözcüğü A, B, D, E seçeneklerinde somut anlamda kullanılırken C seçeneğinde 'emek istemek' ifadesinde 'gerektirmek' anlamıyla mecaz olarak kullanılmıştır. Projenin emek 'istemesi' mecazi bir kullanımdır.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ince' sözcüğü 'nazik, kibar, zarif' anlamını taşımaktadır?

    • A) İnce bir davranışla konuğunu kapıya kadar uğurladı.
    • B) O kadar ince ki rüzgarda uçacak sandım.
    • C) Arkadaşının ince bir zekâsı olduğunu fark ettim.
    • D) İnce bir çizgiyle iki bölümü birbirinden ayırdı.
    • E) Sesi çok ince olduğu için mikrofona ihtiyaç duydu.

    D seçeneğinde 'ince davranış' ifadesi 'nazik, kibar, zarif' anlamında mecaz bir kullanımdır. A'da 'kalınlığı az', B'de 'zayıf', C'de 'keskin, derin', E'de ise 'tiz' anlamında kullanılmıştır.

  4. 4. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde eş anlamlı sözcük çifti verilmiştir?

    • A) özen – dikkatsizlik
    • B) güçlük – zorluk
    • C) sevinç – üzüntü
    • D) cesur – korkak
    • E) hız – yavaşlık

    'Güçlük' ve 'zorluk' sözcükleri aynı anlamı taşıyan, yani eş anlamlı sözcüklerdir. Diğer seçeneklerde verilen sözcük çiftleri zıt anlamlıdır.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kesmek' sözcüğü 'durdurmak, sona erdirmek' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Cerrah, ameliyatta deriyi dikkatle kesti.
    • B) Adam, bahçedeki ağacı kesti.
    • C) Yönetici toplantıyı yarıda kesti.
    • D) Aşçı, soğanı küçük parçalara kesti.
    • E) Terzi, kumaşı modele göre kesti.

    'Toplantıyı kesmek' ifadesinde 'kesmek' sözcüğü 'durdurmak, sona erdirmek' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde ise 'kesmek' sözcüğü 'bir şeyi bölmek, ayırmak' temel anlamında kullanılmıştır.

  6. 6. Aşağıdaki sözcük çiftlerinin hangisinde biri diğerinin zıt anlamlısıdır?

    • A) hız – sürat
    • B) yurt – vatan
    • C) umut – ümit
    • D) cömert – eli sıkı
    • E) çabuk – hızlı

    'Cömert' sözcüğü 'eli açık, vermeyi seven' anlamına gelirken 'eli sıkı' sözcüğü 'vermekten kaçınan, pintice' anlamına gelir. Bu iki sözcük birbirinin zıt anlamlısıdır. Diğer seçeneklerde eş anlamlı sözcük çiftleri verilmiştir.

  7. 7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sıcak' sözcüğü gerçek (temel) anlamıyla kullanılmıştır?

    • A) Bu konu siyaset gündeminde sıcaklığını koruyor.
    • B) Çorbayı sıcak içmek mideye iyi gelir.
    • C) Komşularımız bize her zaman sıcak davranır.
    • D) Annesinin sıcak kucağına sığındı.
    • E) Aradaki mesafe gittikçe soğudu, ilişkileri sıcak değildi.

    D seçeneğinde 'sıcak çorba' ifadesi 'yüksek ısıda, soğumamış' anlamıyla temel anlamda kullanılmıştır. A'da 'samimi', B'de 'güncelliğini koruyan', C'de 'şefkatli, sevecen', E'de ise 'dostane, içten' anlamlarında mecaz olarak kullanılmıştır.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'çıkmak' sözcüğü 'ortaya çıkmak, belirmek' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Öğrenciler teneffüste sınıftan çıktı.
    • B) Çocuk, sabah erken evden çıktı.
    • C) Uzun uğraşlar sonunda doğru sonuç çıktı.
    • D) Dağcılar zirveye güçlükle çıktı.
    • E) Misafirler akşam üstü evden çıktı.

    B seçeneğinde 'sonuç çıkmak' ifadesinde 'çıkmak' sözcüğü 'ortaya çıkmak, belirmek' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde ise 'içinden dışarıya gitmek' temel anlamında kullanılmıştır.

  9. 9. Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili sözcük yanlış anlamda açıklanmıştır?

    • A) Arkadaşı onu hayal kırıklığına uğratınca içi sıkıştı. (içi sıkışmak: bunalmak)
    • B) Deniz o gün son derece sakin ve dingin görünüyordu. (sakin: hareketsiz, durgun)
    • C) Sabahtan beri aç olan çocuk nihayet karnını doyurdu. (aç: yemek yememiş)
    • D) Kitabı okurken bazı sözcüklerin altını çizdi. (çizmek: yıkmak)
    • E) Yıllar önce dikilmiş bu ağaç artık kocaman olmuş. (kocaman: çok büyük)

    C seçeneğinde 'çizmek' sözcüğü 'altını çizdi' ifadesinde 'işaretlemek, belirtmek' anlamında kullanılmaktadır; 'yıkmak' anlamı bu sözcüğe uygun değildir. Bu nedenle yanlış açıklanmış sözcük C seçeneğindedir.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'taşımak' sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?

    • A) Hamal, sırtında ağır yükler taşıdı.
    • B) Annesinin sevgisini her zaman kalbinde taşıdı.
    • C) Kamyon, şehirden şehire eşya taşıdı.
    • D) İşçiler malları depoya taşıdı.
    • E) Ev taşırken kasaları arabaya taşıdılar.

    'Sevgiyi kalbinde taşımak' ifadesinde 'taşımak' sözcüğü 'içinde barındırmak, saklamak' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde 'bir yeri bir yerden başka bir yere götürmek' temel anlamıyla kullanılmıştır.

  11. 11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kuru' sözcüğü 'duygusuz, soğuk, içten olmayan' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Kuru yiyecekler bavulda daha az yer kaplar.
    • B) Yağmur yağmadığı için toprak kupkuru oldu.
    • C) Çamaşırlar güneşte çabuk kurudu.
    • D) Selamlaşma kuru bir el sıkışmadan ibaret kaldı.
    • E) Ağaçların kuru dallarını kırıp ateş yaktılar.

    C seçeneğinde 'kuru el sıkışma' ifadesi 'duygusuz, soğuk, içtenlikten yoksun' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. A'da 'nemini yitirmiş', B'de 'suyu çekilmiş', D'de 'nem içermeyen', E'de ise 'cansız, solmuş' anlamlarında temel ya da yan anlamda kullanılmıştır.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcük, cümleye yanlış aktarılmıştır?

    • A) Toplantıda oldukça sert bir dille konuştu. (sert: ağır, kaba)
    • B) Arkadaşı ona karşı son derece nazik davrandı. (nazik: kaba, düşüncesiz)
    • C) Söyledikleri hiç inandırıcı değildi; lafları boştu. (boş: anlamsız, içeriksiz)
    • D) Derslerine çok çalışıyor; zeki bir öğrenci. (zeki: anlayışlı, kavrayışlı)
    • E) Uzun bir yolculuktan sonra çok yoruldu. (uzun: mesafesi fazla)

    D seçeneğinde 'nazik' sözcüğü 'kibar, saygılı, düşünceli' anlamına gelirken 'kaba, düşüncesiz' şeklinde yanlış açıklanmıştır. Bu iki anlam birbirinin tam tersidir.

  13. 13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'düşmek' sözcüğü 'azalmak, gerilemek' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Çocuk bisikletle giderken düştü.
    • B) Merdivenden inerken bir basamakta düştü.
    • C) Depremde duvarın bir parçası düştü.
    • D) Döviz kurları bu hafta önemli ölçüde düştü.
    • E) Rüzgarın etkisiyle çatıdaki kiremitler düştü.

    C seçeneğinde 'kurların düşmesi' ifadesi 'azalmak, gerilemek, değer yitirmek' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde 'yukarıdan aşağıya gelmek, yere inmek' temel anlamıyla kullanılmıştır.

  14. 14. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde verilen sözcük ikili (eş sesli) değil, çok anlamlı bir sözcüktür?

    • A) Baş (insan başı) – Baş (en önde olan)
    • B) Yüz (sayı 100) – Yüz (insan yüzü)
    • C) Gül (çiçek) – Gül (sevinmek)
    • D) Kır (beyaz saç) – Kır (açık alan)
    • E) Dil (organ) – Dil (yazı dili)

    Çok anlamlılıkta aynı sözcüğün farklı ama birbirine anlam bağıyla bağlı anlamları vardır. 'Baş' sözcüğü; insan başı → bir şeyin başı (en önde olan) şeklinde anlam genişlemesiyle çok anlamlıdır. Diğer seçeneklerde ses benzerliğine dayanan ama anlam ilişkisi bulunmayan eş sesli (sesteş) sözcükler verilmiştir.

  15. 15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'taze' sözcüğü 'yeni, henüz başlamış' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Mezun olmuş, taze bir mühendis olarak işe başladı.
    • B) Taze meyve suyu içmek sağlığa çok yararlı.
    • C) Çiçekleri taze tutmak için her gün su verdi.
    • D) Taze ekmek, fırından çıkar çıkmaz bitti.
    • E) Pazardan aldığı taze sebzeleri hemen pişirdi.

    C seçeneğinde 'taze mühendis' ifadesinde 'taze' sözcüğü 'yeni mezun olmuş, henüz bu alana adım atmış' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. A, B, D ve E seçeneklerinde ise 'beklememiş, bozulmamış, canlılığını yitirmemiş' temel anlamıyla kullanılmıştır.

  16. 16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'açık' sözcüğü 'anlaşılır, net' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Mağazanın açık saatleri değişti.
    • B) Müdür bize açık bir dille durumu anlattı.
    • C) Önündeki yol açık görünüyordu.
    • D) Bugün hava çok açık, güneş güzel vuruyor.
    • E) Kapı açık kalmış, rüzgar içeri girdi.

    'Açık bir dille anlattı' ifadesinde 'açık' sözcüğü 'anlaşılır, net, dolaysız' anlamında kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde sırasıyla 'bulutlu olmayan', 'kapalı karşıtı', 'faaliyette olan' ve 'engelsiz' anlamları görülmektedir.

  17. 17. 'Köyde herkes onun sözünü dinler.' cümlesindeki 'söz' sözcüğüyle aynı anlamda kullanıldığı seçenek aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Türkçede bazı sözcükler söz kökünden türemiştir.
    • B) Ona söz verdiğim için gitmek zorundayım.
    • C) Bu şarkının sözleri çok güzel yazılmış.
    • D) Büyüklerin sözünden çıkmamalısın.
    • E) Söz kesildi, düğün önümüzdeki ay.

    Soruda geçen 'sözünü dinler' ifadesinde 'söz', 'otorite, emir, direktif' anlamına gelir. C seçeneğindeki 'büyüklerin sözünden çıkmamalısın' ifadesinde de aynı anlam söz konusudur. Diğer seçeneklerde 'söz'; şarkı güftesi, vaat, nişan ve dilbilimsel terim anlamlarında kullanılmıştır.

  18. 18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ince' sözcüğü 'nazik, kibar, zarif' anlamında kullanılmıştır?

    • A) İnce bir çizgiyle kenarları belirginleştirdi.
    • B) İnce belli bir kız koşarak geçti.
    • C) Kumaş çok ince olduğu için soğuk geçiriyor.
    • D) O ince sesi her yerde tanınırdı.
    • E) Davranışlarındaki ince nezaket herkesi etkiledi.

    'İnce nezaket' ifadesinde 'ince' sözcüğü 'zarif, ince ruhlu, kibar' anlamında kullanılmıştır. A'da 'kalın olmayan', B'de 'tiz', D'de 'dar, zayıf', E'de ise 'kalın olmayan' anlamlarında kullanılmıştır.

  19. 19. Aşağıdaki altı çizili sözcüklerin hangisi eş sesli (sesteş) bir sözcüktür?

    • A) Yüzme bilmeden denize girme.
    • B) Kitabın kapağı yırtılmış.
    • C) Kara bir bulut geliyor.
    • D) Dün akşam kar yağdı.
    • E) Bana güzel bir kalem ver.

    'Kar' sözcüğü hem 'yağış türü olan kar' hem de 'kazanç, kâr' anlamlarına gelir; bu iki anlam arasında anlam ilişkisi olmadığından eş sesli (sesteş) sözcüktür. Diğer seçeneklerdeki sözcükler tek anlamlı ya da çok anlamlı sözcüklerdir.

  20. 20. 'Baş' sözcüğünün aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'en önemli, birinci' anlamında kullanıldığı görülmektedir?

    • A) Başını kaldırıp tavana baktı.
    • B) Baş rolü o oynadı.
    • C) Sofraya baş koyarak uyuyakaldı.
    • D) Başı dönünce oturmak zorunda kaldı.
    • E) Bu işin başından beri şüpheliydim.

    'Baş rol' ifadesinde 'baş' sözcüğü 'en önemli, birinci sıradaki' anlamında kullanılmıştır. A ve D seçeneklerinde vücudun üst kısmı, B'de 'başlangıç', E'de ise yine vücudun baş kısmı anlamı taşımaktadır.

  21. 21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yemek' sözcüğü ad (isim) olarak kullanılmıştır?

    • A) Her gün düzenli yemek sağlıklı olmayı sağlar.
    • B) Kış gelince daha çok yemek isteriz.
    • C) Masa üzerindeki yemek soğumuş.
    • D) Yemek yemeyi çok seviyorum.
    • E) Yemek için erken kalkmak gerekir.

    C seçeneğinde 'yemek' sözcüğü 'masa üzerindeki yemek' yapısında belirtisiz ad tamlamasının tamlananı konumunda olup 'hazırlanmış gıda' anlamında isim olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde 'yemek' eylemsil (mastar) olarak kullanılmıştır.

  22. 22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sıcak' sözcüğü somut anlamıyla kullanılmıştır?

    • A) Bu meseleye sıcak bakmıyorum.
    • B) Ellerimi sıcak suyla yıkadım.
    • C) Onun sıcak kişiliği herkesi etkiler.
    • D) Sıcak bir karşılama töreniyle ağırlandık.
    • E) Aramızdaki ilişkiler hep sıcak kaldı.

    'Sıcak su' ifadesinde 'sıcak' sözcüğü ısı anlamında somut olarak kullanılmıştır. A'da 'dostane', B'de 'içten, samimi', C'de 'olumlu yaklaşmak', E'de ise 'cana yakın' anlamında mecaz kullanımlar söz konusudur.

  23. 23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kesmek' sözcüğü 'sona erdirmek, bitirmek' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Kasap eti kemikten kesti.
    • B) Sesi keskin ve güçlüydü.
    • C) Ustalar tahtaları eşit boyda kesti.
    • D) Bütçeden harcamaları kesmek zorunda kaldılar.
    • E) Elektrik akşamüzeri kesildi.

    'Elektrik kesildi' cümlesinde 'kesilmek' sözcüğü 'sona ermek, bitmek' anlamında kullanılmıştır. A ve B seçeneklerinde fiziksel kesme, C'de 'azaltmak', E'de ise 'keskin' sözcüğü zaten farklı bir yapıdır.

  24. 24. 'Gözünü budaktan sakınmamak' deyiminin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) İşine gelmeyeni görmezden gelmek
    • B) Tehlikeden kaçmamak, cesur olmak
    • C) Çevresine dikkatli bakmak
    • D) Çıkarını düşünmek
    • E) Her şeyi merakla incelemek

    'Gözünü budaktan sakınmamak' deyimi 'hiçbir tehlike ya da engelden çekinmemek, gözü pek, cesur olmak' anlamına gelir. Bu deyimde 'budak' sözcüğü engel ve güçlük anlamında kullanılmaktadır.

  25. 25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük yanlış anlamda kullanılmıştır?

    • A) Davranışları mütevazı ve sade insandı.
    • B) Konuşması müstehcen ve kaba bulundu.
    • C) Çocuk masumane bir ifadeyle baktı.
    • D) Söyledikleri gayet sarih ve anlaşılırdı.
    • E) Bizi müteşekkil bir toplantıya davet ettiler.

    'Müteşekkil' sözcüğü 'oluşmuş, teşekkül etmiş, kurulmuş' anlamına gelir; 'müteşekkir' ise 'minnettar, şükran duyan' demektir. D seçeneğinde 'müteşekkil' sözcüğü 'teşekkürlü, şükran dolu' anlamında yanlış kullanılmıştır. Doğrusu 'müteşekkir' olmalıdır.