TURKCE - sozcukte anlam (Bölüm 2)
TURKCE - sozcukte anlam (Bölüm 2)
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'almak' sözcüğü 'satın almak' anlamında kullanılmıştır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'almak' sözcüğü 'satın almak' anlamında kullanılmıştır?
- A) Çocuğu kollarına aldı ve sakinleştirdi.
- B) Haberi duyunca büyük bir şok aldı.
- C) Derin bir nefes alarak sakinleşti.
- D) Yeni bir görev aldığını öğrendik.
- E) Dükkândan ekmek aldı. ✓
B seçeneğinde 'dükkândan ekmek aldı' ifadesinde 'almak' fiili 'satın almak, para karşılığı edinmek' anlamında kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde sırasıyla 'kucaklamak', 'içe çekmek', 'maruz kalmak' ve 'üstlenmek' anlamları görülmektedir.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'taze' sözcüğü 'yeni, henüz gerçekleşmiş' anlamında kullanılmıştır?
- A) Pazardan taze sebze aldık.
- B) Taze ekmek her zaman daha lezzetlidir.
- C) Taze bir yüzle toplantıya girdi.
- D) Hafızasındaki taze izler silinmemişti. ✓
- E) Çiçekler hâlâ tazeydi.
'Hafızasındaki taze izler' ifadesinde 'taze' sözcüğü 'yeni oluşmuş, henüz geçmiş, silinmemiş' anlamında kullanılmıştır. A, B ve E'de 'bayat olmayan, körpe', C'de ise 'dinç, enerjik' anlamları söz konusudur.
3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir 'dolaylama (çevrimi anlatım)' örneği vardır?
- A) Kitabı okuyup bitirdim.
- B) Sabahleyin erken kalktı.
- C) Dün gece çok yoruldum.
- D) Ömrünün sonbaharında yalnız kalmak zordu. ✓
- E) Gökyüzü maviydi.
'Ömrünün sonbaharı' ifadesi bir dolaylamadır; 'yaşlılık' kavramı doğrudan söylenmek yerine 'hayatın sonbaharı' biçiminde dolaylı, mecazlı bir ifadeyle anlatılmıştır. Dolaylama (çevrimi anlatım), bir kavramı doğrudan değil, başka sözcük ya da tamlamalarla anlatma sanatıdır.
4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'vermek' sözcüğü 'neden olmak, yol açmak' anlamında kullanılmıştır?
- A) Annem bana para verdi.
- B) Bu ilaç bazen baş ağrısı verebilir. ✓
- C) Sınavda elinden geleni verdi.
- D) Komşuya selam verdi.
- E) Öğretmen öğrencilere kitap verdi.
'Baş ağrısı vermek' ifadesinde 'vermek' fiili 'yol açmak, neden olmak' anlamında kullanılmıştır. A ve B'de 'elden çıkarıp birine ulaştırmak', D'de 'göstermek, ortaya koymak', E'de ise 'iletmek, sunmak' anlamları görülmektedir.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kesmek' sözcüğü 'sona erdirmek' anlamında kullanılmıştır?
- A) Berberde saçını kısa kestirdi.
- B) Kasap eti ince ince kesti.
- C) Arkadaşıyla olan ilişkisini kesti. ✓
- D) Araba önümüzü kesti.
- E) Soğuk hava ellerimi kesti.
'İlişkisini kesti' ifadesinde 'kesmek' sözcüğü 'sona erdirmek, bitirmek' anlamında kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde sırasıyla 'bölmek', 'acıtmak', 'önünü kapamak' ve 'kısaltmak' anlamları söz konusudur.
6. 'Çocuk, annesinin söylediklerini kulağına küpe etti.' cümlesinde altı çizili ifadenin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Dikkatle dinlemek
- B) Hafızasında tutmak, unutmamak ✓
- C) Not almak
- D) Söyleneni yapmak
- E) Başkalarına aktarmak
'Kulağına küpe etmek' deyimi, bir şeyi hiç unutmamak, aklında kalıcı biçimde tutmak anlamına gelen bir kalıplaşmış ifadedir. Bu nedenle doğru yanıt B seçeneğidir.
7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ince' sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?
- A) İnce dilimler hâlinde kesti ekmeği.
- B) İnce bir ip ile bağladı paketi.
- C) Onun ince düşüncelerini herkes takdir ederdi. ✓
- D) İnce sesli bir çocuktu.
- E) İnce bezden yapılmış bir gömlek giymişti.
D seçeneğinde 'ince düşünceler' ifadesiyle 'derin, nüanslı, dikkatli' anlamı kastedilmektedir; bu kullanım mecazdır. Diğer seçeneklerde 'ince' sözcüğü fiziksel inceliği ya da kalınlığın azlığını ifade etmekte, yani temel anlamında kullanılmaktadır.
8. 'Tartışma uzayınca toplantıyı dağıttılar.' cümlesinde 'dağıtmak' sözcüğü hangi anlamda kullanılmıştır?
- A) Bir şeyi karıştırıp düzenini bozmak
- B) Bir şeyi parçalara ayırmak
- C) Dikkatini başka yöne çevirmek
- D) Bir topluluğu sona erdirmek, çözmek ✓
- E) Bir şeyi her tarafa yaymak
Cümlede 'toplantıyı dağıttılar' ifadesi, bir araya gelmiş kişileri ayırarak bir topluluğu ya da etkinliği sona erdirme anlamını taşımaktadır. Bu nedenle doğru seçenek C'dir.
9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir deyim kullanılmamıştır?
- A) Patronun sözleri çalışanların tüylerini diken diken etti.
- B) Çocuk, annesine karşı ağzını açamıyordu.
- C) Bu haberi duyunca aklı başından gitti.
- D) Sınavdan önce gözüne uyku girmedi.
- E) Sabah işe giderken yolda onu fark ettim. ✓
A seçeneğindeki 'fark etmek' ifadesi kalıplaşmış bir deyim değil, temel anlamıyla kullanılan sıradan bir söz öbeğidir. Diğer seçeneklerde sırasıyla 'aklı başından gitmek', 'gözüne uyku girmemek', 'tüyleri diken diken olmak' ve 'ağzını açamamak' gibi deyimler kullanılmıştır.
10. 'Adamın açık sözlülüğü herkesi şaşırttı.' cümlesindeki 'açık sözlülük' ifadesiyle anlatılmak istenen nedir?
- A) Başkalarının sözünü kesmeme
- B) Çok fazla söz söyleme
- C) Düşüncelerini çekinmeden söyleme ✓
- D) Yüksek sesle konuşma
- E) Konuşmalarında hata yapmama
'Açık sözlü' ifadesi, düşüncelerini, duygularını ya da gerçekleri çekinmeden, doğrudan ve dürüstçe söyleyen kişi anlamına gelmektedir. Doğru yanıt C'dir.
11. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'vermek' sözcüğü temel anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Mahkeme sanığa ağır bir ceza verdi.
- B) Bu iş bana çok vakit verdi.
- C) Kitabı arkadaşına verdi. ✓
- D) Çocuk ağlamaya vermişti kendini.
- E) Konser salonunda harika bir performans verdi.
C seçeneğinde 'vermek' sözcüğü 'bir şeyi başkasına ulaştırmak' anlamıyla temel anlamında kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde 'neden olmak', 'kendini bırakmak', 'hükmetmek' ve 'sergilemek' gibi yan ya da mecaz anlamlar söz konusudur.
12. 'Soğuk' sözcüğünün mecaz anlamda kullanıldığı cümle aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Soğuk suya elini daldırdı.
- B) Ona soğuk davranmaya başladı. ✓
- C) Kış aylarında hava çok soğuk olur.
- D) Buzdolabından soğuk su içti.
- E) Dağın zirvesinde soğuk bir rüzgâr esiyordu.
D seçeneğinde 'soğuk davranmak' ifadesi, ilgisiz, mesafeli ve duygusuz bir tavır sergilemek anlamında mecaz olarak kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde 'soğuk' sözcüğü düşük sıcaklığı ifade eden gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
13. Aşağıdakilerden hangisi 'cesur' sözcüğünün zıt anlamlısıdır?
- A) Tembel
- B) Akıllı
- C) Zayıf
- D) Güçlü
- E) Korkak ✓
'Cesur', tehlike veya zorluklardan korkmayan, yürekli kişi anlamına gelir. Bunun karşıtı 'korkak'tır; tehlike karşısında geri çekilen, yüreksiz kişi anlamını taşır. Diğer seçenekler cesurluğun doğrudan karşıtı değildir.
14. 'Bu haberi duyan herkes yüreği ağzına geldi.' cümlesindeki deyimin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Çok korkmak ya da büyük bir heyecan yaşamak ✓
- B) Çok şaşırmak
- C) Çok sinirlenek
- D) Çok sevinmek
- E) Çok üzülmek
'Yüreği ağzına gelmek' deyimi, ani bir korku, şaşkınlık veya büyük bir heyecan sonucu çok tedirgin olmak anlamına gelir. Genellikle ani bir korku ya da şok durumunda kullanılır. Doğru yanıt C'dir.
15. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'tutmak' sözcüğü 'geçerli olmak, işe yaramak' anlamında kullanılmıştır?
- A) Soğuk hava onu hasta tuttu.
- B) Balık oltaya tuttu.
- C) Çocuk babasının elini sıkıca tuttu.
- D) Bu sefer mazereti tutmadı. ✓
- E) Sepete çok fazla elma tuttu.
B seçeneğinde 'mazereti tutmadı' ifadesi 'mazereti kabul görmedi, işe yaramadı, geçerli sayılmadı' anlamını taşımaktadır. Diğer seçeneklerde 'kavramak', 'sığmak', 'hasta etmek' ve 'takılmak' anlamları söz konusudur.
16. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde sözcük yanlış anlamlandırılmıştır?
- A) Müstakil: Bağımsız, ayrı
- B) Mütevazı: Alçakgönüllü
- C) Müttefik: Düşman, karşı taraf ✓
- D) Müstehcen: Açık saçık, edep dışı
- E) Mütereddit: Kararsız, tereddütlü
'Müttefik' sözcüğü 'ittifak halinde olan, aynı amaca yönelik birleşmiş taraf, dost' anlamına gelir; 'düşman' anlamına değil. Diğer seçeneklerdeki anlamlandırmalar doğrudur.
17. 'Kitap okumak göz nuru dökmektir.' cümlesindeki 'göz nuru dökmek' deyiminin anlamı nedir?
- A) Gözleri yormak
- B) Başarıya ulaşmak
- C) Dikkatli bakmak
- D) Çok emek harcamak, büyük çaba göstermek ✓
- E) Gözyaşı dökmek
'Göz nuru dökmek' deyimi, bir iş için çok emek harcamak, büyük bir özveri ve çabayla bir şeyi gerçekleştirmek anlamına gelir. Cümlede kitap okumanın büyük emek gerektirdiği vurgulanmaktadır.
18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük yan anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Masanın üzerinde bir elma vardı.
- B) Bahçedeki ağacın dalları kurumuştu.
- C) Sorunun köküne inmek gerekiyor. ✓
- D) Annem bana güzel bir kazak ördü.
- E) Sabah erkenden kalktı.
D seçeneğinde 'köküne inmek' ifadesindeki 'kök' sözcüğü bitkinin toprak altındaki kısmını değil, 'bir şeyin temeli, kaynağı, özü' anlamını taşımakta olup yan (mecaz) anlamda kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde sözcükler gerçek ve temel anlamlarıyla kullanılmıştır.
19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ağır' sözcüğü diğerlerinden farklı bir anlamda kullanılmıştır?
- A) Bu çantayı taşımak çok ağır geldi.
- B) O, ailesi içinde en ağır başlı kişiydi.
- C) Adam, ağır ağır yürüyerek kapıya yaklaştı.
- D) Fabrikadan gelen ağır koku sokağa kadar yayıldı. ✓
- E) Hastanın durumu oldukça ağırdı.
'Ağır' sözcüğü A'da 'taşıması güç, yük gerektiren', B'de 'tehlikeli, ciddi', C'de 'yavaş yavaş', D'de 'vakarlı, temkinli' anlamında kullanılmıştır. E seçeneğinde ise 'keskin, bunaltıcı' anlamında kullanılmış olup bu anlam diğerlerinden farklı bir duyusal (koku) bağlamına işaret etmektedir.
20. 'Konuşmalarında her zaman çok açık sözlü olurdu.' cümlesindeki 'açık' sözcüğüyle aynı anlamda kullanıldığı seçenek hangisidir?
- A) Bugün hava çok açık, bulut yok.
- B) Hesap açık kalmış, kapatmak gerekiyor.
- C) Dürüst ve açık insanlarla çalışmayı severim. ✓
- D) Kapıyı açık bırakmışsın, kapat.
- E) Bu renk biraz daha açık, koyu olanı getir.
Soru cümlesinde 'açık sözlü' ifadesindeki 'açık', 'dürüst, samimi, içtenlikle konuşan' anlamındadır. B seçeneğinde de 'açık' sözcüğü 'dürüst, samimi' anlamıyla kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde ise sırasıyla 'bulutsuz', 'kapalı olmayan' ve 'soluk (renk)' anlamları söz konusudur.
21. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Tarladan <u>olgun</u> buğdayları biçtiler.
- B) Meyveler henüz <u>olgun</u> değil, birkaç gün daha bekleyelim.
- C) Satıcı, <u>olgun</u> meyveleri ayrı bir sepete koydu.
- D) <u>Olgun</u> bir insan her zaman düşünerek konuşur. ✓
- E) Bahçedeki <u>olgun</u> domatesleri topladık.
'Olgun' sözcüğü temel anlamıyla 'tam gelişmiş, yenmeye hazır meyve veya tahıl' demektir. A, C, D ve E seçeneklerinde bu temel anlam kullanılmıştır. B seçeneğinde ise 'olgun' sözcüğü 'deneyimli, aklı başında, duygusal açıdan gelişmiş' anlamında mecaz olarak kullanılmıştır.
22. 'Sarı' sözcüğünün aşağıdaki cümlelerin hangisinde temel anlamı dışında kullanıldığı görülmektedir?
- A) Güneş battıkça gökyüzü sarıya büründü.
- B) Sarı basın kartı taşıyan gazeteciler içeri alındı. ✓
- C) Sonbaharda yapraklar sarıya döner.
- D) Tarlalar sarı çiçeklerle dolup taşmıştı.
- E) Çocuğun sarı saçları rüzgârda dalgalanıyordu.
'Sarı basın kartı' ifadesinde 'sarı' rengi değil, bir tür basın kimliği/statüsünü ifade eden bir terim niteliği taşımaktadır. Bu kullanım temel renk anlamının dışında, ad aktarmasıyla oluşan özelleşmiş bir anlama sahiptir. Diğer seçeneklerde 'sarı' doğrudan renk anlamıyla kullanılmıştır.
23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'kesmek' sözcüğü 'bir şeye son vermek, durdurmak' anlamında kullanılmıştır?
- A) Telefonu kesmeden önce bir şey söylemek istedi. ✓
- B) İnşaat için ağaçları kestiler.
- C) Kasap, eti ince ince kesti.
- D) Soğuk hava parmaklarını kesti.
- E) Terziye, kumaşı şekle göre kestirdi.
D seçeneğinde 'telefonu kesmek' ifadesi 'telefon görüşmesini sona erdirmek, kapatmak' anlamında kullanılmış olup bu anlam 'bir şeye son vermek, durdurmak' anlamına karşılık gelir. A'da 'bölmek, parçalamak', B'de 'acı vermek, uyuşturmak', C'de 'devirmek, budamak', E'de ise 'biçmek' anlamları söz konusudur.
24. 'Elinden iş gelmez.' cümlesindeki 'el' sözcüğüyle aşağıdakilerin hangisinde aynı anlamda kullanılmıştır?
- A) Müzikte eli çok iyiydi. ✓
- B) El kapısında çalışmak istemiyordu.
- C) Kapı eline yapışmış gibiydi, çıkamıyordu.
- D) Elde kalan tek fırsatı da kaçırdı.
- E) Elini uzatarak selamlıyordu herkesi.
Soru cümlesinde 'elinden iş gelmez' deyimsel bir yapıya yakın olsa da burada 'el', 'beceri, yetenek, marifet' anlamında kullanılmaktadır. D seçeneğinde de 'eli iyi olmak' ifadesindeki 'el' sözcüğü 'beceri, yetenek' anlamıyla kullanılmıştır. Diğer seçeneklerde 'el' sırasıyla organ, 'sahip olunan', 'başkasının kapısı/işyeri' ve nesne anlamlarında kullanılmıştır.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sözcükler arasında 'eş anlamlılık (eş değerlik)' değil, 'yakın anlamlılık' ilişkisi kurulmaya çalışılmış ancak yanlış kullanım söz konusudur?
- A) Beni bıraktı – Beni terk etti.
- B) Çabuk geldi – Hızlı geldi.
- C) Göreve başladı – Vazifeye girişti.
- D) Kitabı ödünç aldım – Kitabı emanet aldım. ✓
- E) Kapıyı kapattı – Kapıyı örttü.
'Ödünç almak' geri verilmek üzere almayı ifade ederken 'emanet almak' bir şeyi korumak üzere geçici olarak teslim almayı ifade eder. Bu iki kavram birbirinden anlam bakımından belirgin biçimde ayrılır; 'ödünç' ve 'emanet' eş anlamlı değil, yanlış biçimde eş anlamlı gibi sunulan farklı kavramlardır. Diğer seçeneklerde eş anlamlı ya da yakın anlamlı sözcükler doğru bağlamda kullanılmıştır.