Cümlede Anlam
2 soruluk gerçek sınav dağılımı
Cümlede Anlam konusu, Türkçe testleri içerisinde KPSS sınavlarında en çok belirleyici olan alanlardan biridir. Bu sayfada yer alan güncel sorular, çıkmış soru formatına uygun olarak uzman eğitmen kadromuz tarafından titizlikle hazırlanmıştır. Aşağıdaki konu anlatımlarını ve hap bilgileri okuduktan sonra sayfa altındaki konu testleriyle pratik yapabilir, KPSS sınav sayacı üzerinden hedefinize ne kadar kaldığını takip edebilir ve puan hesaplama motorumuz ile güncel performansınızı anında ölçebilirsiniz.
- Neden-Sonuç Cümleleri
- Amaç-Sonuç Cümleleri
- Koşul-Sonuç Cümleleri
- Karşılaştırma Cümleleri
- Öznel ve Nesnel Yargı
- Doğrudan ve Dolaylı Anlatım
- Cümle Yorumlama
- Cümle Tamamlama
Cümlede Anlam
KPSS Türkçe cümlede anlam konusunda bilinmesi gereken temel hap bilgiler.
1. Cümlenin Yorumu
- Cümlenin yorumu, cümlede verilen bilgilerin doğru şekilde anlaşılmasıdır.
- Cümledeki sözcüklerin anlamları ve cümlenin genel bağlamı dikkate alınır.
- Örnek 1: 'Bu kitap çok değerli.' → 'değerli' = pahalı veya önemli (bağlama göre).
- Örnek 2: 'Hava çok sıcak.' → 'sıcak' = yüksek sıcaklık (kesin anlam).
- Örnek 3: 'Çok güzel bir gün.' → 'güzel' = hoş, iyi (subjektif anlam).
- İpucu: Sözcüklerin birden fazla anlamı olabilir, cümlenin genel bağlamına bakın.
2. Cümlenin İletisi (Ana Düşünce)
- Cümlenin iletisi, cümlenin vermek istediği temel mesajdır.
- Bu mesaj, cümlenin ana fikrini ve amacını ortaya koyar.
- Örnek 1: 'Okumak insanı geliştirir.' → ana düşünce: okumanın faydaları.
- Örnek 2: 'Çalışmak başarının anahtarıdır.' → ana düşünce: çalışmanın önemi.
- Örnek 3: 'Dostluk en değerli hazinedir.' → ana düşünce: dostluğun değeri.
- İpucu: Ana düşünce genellikle cümlenin sonunda veya en vurgulu kısmında yer alır.
3. Cümleden Çıkarılacak Kesin Yargı
- Cümleden çıkarılacak kesin yargı, cümlede açıkça belirtilen bilgilerdir.
- Bu yargılar, cümlede doğrudan ifade edilen gerçeklerdir.
- Örnek 1: 'Türkiye'nin başkenti Ankara'dır.' → kesin yargı: başkent Ankara.
- Örnek 2: 'Su 100°C'de kaynar.' → kesin yargı: suyun kaynama noktası.
- Örnek 3: 'İstanbul Türkiye'nin en büyük şehridir.' → kesin yargı: İstanbul'un büyüklüğü.
- İpucu: Kesin yargılar 'dır, dir' ekleri veya sayısal verilerle ifade edilir.
4. Cümlede Vurgu
- Cümlede vurgu, önemli olan sözcük veya sözcük grubunun belirginleştirilmesidir.
- Vurgu, genellikle cümlenin sonunda yer alır.
- Örnek 1: 'Ben kitap okudum.' → vurgu: 'okudum' (eylem).
- Örnek 2: 'Kitabı ben okudum.' → vurgu: 'ben' (özne).
- Örnek 3: 'Ben kitabı okudum.' → vurgu: 'kitabı' (nesne).
- İpucu: Vurgu genellikle cümlenin sonunda, özel durumlarda başında veya ortasında olur.
5. Eş - Yakın Anlamlı Cümleler
- Eş anlamlı cümleler, aynı anlamı taşıyan farklı cümlelerdir.
- Yakın anlamlı cümleler, anlamları birbirine çok yakın olan cümlelerdir.
- Örnek 1: 'Hava çok sıcak.' ↔ 'Hava fazlasıyla ısınmış.' (yakın anlamlı).
- Örnek 2: 'Kitap okudum.' ↔ 'Kitabı bitirdim.' (yakın anlamlı).
- Örnek 3: 'Çok güzel.' ↔ 'Harika.' (eş anlamlı).
- İpucu: Eş anlamlılar tamamen aynı, yakın anlamlılar benzer ama farklı anlam taşır.
6. Anlamca Çelişen Cümleler
- Anlamca çelişen cümleler, birbirine ters düşen anlamlar taşıyan cümlelerdir.
- Bu cümleler birbirini yalanlar veya çelişir.
- Örnek 1: 'Hava sıcak.' ↔ 'Hava soğuk.' (çelişen cümleler).
- Örnek 2: 'Kitap güzel.' ↔ 'Kitap çirkin.' (çelişen cümleler).
- Örnek 3: 'Çalışkan öğrenci.' ↔ 'Tembel öğrenci.' (çelişen cümleler).
- İpucu: Çelişen cümlelerde zıt sözcükler (sıcak-soğuk, güzel-çirkin) kullanılır.
7. Anlamlarına Göre Cümleler (Genel Başlık)
- Anlamlarına göre cümleler, cümlenin taşıdığı anlam türüne göre sınıflandırılır.
- Bu sınıflandırma, cümlenin vermek istediği mesaja göre yapılır.
- Örnek 1: 'Kitap okudum.' → olumlu cümle (onaylayan).
- Örnek 2: 'Kitap okumadım.' → olumsuz cümle (reddeden).
- Örnek 3: 'Kitap okudun mu?' → soru cümlesi (bilgi isteyen).
- İpucu: Cümle türleri yüklemin anlamına ve cümlenin amacına göre belirlenir.
8. Olumlu Cümle
- Olumlu cümle, bir durumu onaylayan, kabul eden cümledir.
- Bu cümlelerde olumsuzluk eki bulunmaz.
- Örnek 1: 'Kitap okudum.' → olumlu cümle (eylem onaylanıyor).
- Örnek 2: 'Güzel bir gün.' → olumlu cümle (durum onaylanıyor).
- Örnek 3: 'Çok mutluyum.' → olumlu cümle (duygu onaylanıyor).
- İpucu: Olumlu cümlelerde olumsuzluk eki (-me, -ma) bulunmaz.
9. Olumsuz Cümle
- Olumsuz cümle, bir durumu reddeden, kabul etmeyen cümledir.
- Bu cümlelerde olumsuzluk eki (-me, -ma) bulunur.
- Örnek 1: 'Kitap okumadım.' → olumsuz cümle (eylem reddediliyor).
- Örnek 2: 'Güzel değil.' → olumsuz cümle (durum reddediliyor).
- Örnek 3: 'Hiç mutlu değilim.' → olumsuz cümle (duygu reddediliyor).
- İpucu: Olumsuz cümlelerde -me, -ma, değil, hiç gibi olumsuzluk ifadeleri bulunur.
10. Soru Cümlesi
- Soru cümlesi, bir bilgi almak veya onay almak için sorulan cümledir.
- Bu cümlelerde soru eki (-mi, -mı) veya soru sözcükleri bulunur.
- Örnek 1: 'Kitap okudun mu?' → soru cümlesi (onay soruyor).
- Örnek 2: 'Nasılsın?' → soru cümlesi (bilgi soruyor).
- Örnek 3: 'Ne zaman geldin?' → soru cümlesi (zaman soruyor).
- İpucu: Soru cümlelerinde -mi, -mı ekleri veya ne, nasıl, nerede gibi soru sözcükleri bulunur.
11. Ünlem Cümlesi
- Ünlem cümlesi, duyguları, heyecanı, şaşkınlığı ifade eden cümledir.
- Bu cümlelerde ünlem işareti (!) kullanılır.
- Örnek 1: 'Ne güzel!' → ünlem cümlesi (hayranlık).
- Örnek 2: 'Vay canına!' → ünlem cümlesi (şaşkınlık).
- Örnek 3: 'Harika!' → ünlem cümlesi (sevinç).
- İpucu: Ünlem cümlelerinde (!) işareti ve ne, vay, ah gibi ünlem sözcükleri bulunur.
12. Emir Cümlesi
- Emir cümlesi, bir işin yapılmasını isteyen, buyuran cümledir.
- Bu cümlelerde emir kipi kullanılır.
- Örnek 1: 'Kitap oku!' → emir cümlesi (buyruk).
- Örnek 2: 'Gel!' → emir cümlesi (buyruk).
- Örnek 3: 'Çalış!' → emir cümlesi (buyruk).
- İpucu: Emir cümlelerinde yüklem emir kipinde olur ve genellikle ünlem işareti (!) kullanılır.
13. İstek Cümlesi
- İstek cümlesi, bir şeyin olmasını arzu eden cümledir.
- Bu cümlelerde istek kipi (-e, -a) kullanılır.
- Örnek 1: 'Kitap okuyayım.' → istek cümlesi (arzu).
- Örnek 2: 'Gideyim.' → istek cümlesi (arzu).
- Örnek 3: 'Çalışayım.' → istek cümlesi (arzu).
- İpucu: İstek cümlelerinde yüklem istek kipinde (-e, -a) olur ve kişi kendi isteğini belirtir.
14. Gereklilik Cümlesi
- Gereklilik cümlesi, bir işin yapılması gerektiğini belirten cümledir.
- Bu cümlelerde gereklilik kipi (-meli, -malı) kullanılır.
- Örnek 1: 'Kitap okumalıyım.' → gereklilik cümlesi (zorunluluk).
- Örnek 2: 'Gitmelisin.' → gereklilik cümlesi (zorunluluk).
- Örnek 3: 'Çalışmalısın.' → gereklilik cümlesi (zorunluluk).
- İpucu: Gereklilik cümlelerinde yüklem gereklilik kipinde (-meli, -malı) olur ve zorunluluk belirtir.
15. Koşul Cümlesi
- Koşul cümlesi, bir işin gerçekleşmesi için koşul belirten cümledir.
- Bu cümlelerde koşul eki (-se, -sa) kullanılır.
- Örnek 1: 'Kitap okursan gelişirsin.' → koşul cümlesi (şart).
- Örnek 2: 'Gelirse giderim.' → koşul cümlesi (şart).
- Örnek 3: 'Çalışırsan başarırsın.' → koşul cümlesi (şart).
- İpucu: Koşul cümlelerinde yüklem koşul kipinde (-se, -sa) olur ve şart belirtir.
16. Neden-Sonuç Cümlesi
- Neden-sonuç cümlesi, bir olayın nedenini ve sonucunu belirten cümledir.
- Bu cümlelerde 'çünkü', 'için', 'dolayı' gibi bağlaçlar kullanılır.
- Örnek 1: 'Yağmur yağdığı için ıslandım.' → neden: yağmur, sonuç: ıslanma.
- Örnek 2: 'Çalıştığım için başardım.' → neden: çalışma, sonuç: başarı.
- Örnek 3: 'Hasta olduğu için gelmedi.' → neden: hastalık, sonuç: gelmeme.
- İpucu: Neden-sonuç cümlelerinde 'çünkü, için, dolayı' gibi bağlaçlar kullanılır.
17. Amaç-Sonuç Cümlesi
- Amaç-sonuç cümlesi, bir işin amacını ve sonucunu belirten cümledir.
- Bu cümlelerde 'için', 'amacıyla', 'diye' gibi bağlaçlar kullanılır.
- Örnek 1: 'Sınavı kazanmak için çalıştım.' → amaç: kazanmak, sonuç: çalışma.
- Örnek 2: 'Para kazanmak için çalışıyor.' → amaç: para, sonuç: çalışma.
- Örnek 3: 'Sağlıklı olmak için spor yapıyor.' → amaç: sağlık, sonuç: spor.
- İpucu: Amaç-sonuç cümlelerinde 'için, amacıyla, diye' gibi bağlaçlar kullanılır.
18. Koşul-Sonuç Cümlesi
- Koşul-sonuç cümlesi, bir koşulun gerçekleşmesi halinde sonucu belirten cümledir.
- Bu cümlelerde 'eğer', 'şayet', '-se, -sa' gibi ifadeler kullanılır.
- Örnek 1: 'Eğer çalışırsan başarırsın.' → koşul: çalışma, sonuç: başarı.
- Örnek 2: 'Şayet gelirse giderim.' → koşul: gelme, sonuç: gitme.
- Örnek 3: 'Yağmur yağarsa ıslanırız.' → koşul: yağmur, sonuç: ıslanma.
- İpucu: Koşul-sonuç cümlelerinde 'eğer, şayet' gibi bağlaçlar veya -se, -sa ekleri kullanılır.
19. Karşılaştırma Cümlesi
- Karşılaştırma cümlesi, iki veya daha fazla varlığı karşılaştıran cümledir.
- Bu cümlelerde 'daha', 'en', 'kadar', 'gibi' gibi sözcükler kullanılır.
- Örnek 1: 'Bu kitap diğerinden daha güzel.' → karşılaştırma (daha).
- Örnek 2: 'En güzel kitap bu.' → karşılaştırma (en).
- Örnek 3: 'Bu kadar güzel değil.' → karşılaştırma (kadar).
- İpucu: Karşılaştırma cümlelerinde 'daha, en, kadar, gibi' gibi karşılaştırma sözcükleri bulunur.
20. Tanım Cümlesi
- Tanım cümlesi, bir kavramın ne olduğunu açıklayan cümledir.
- Bu cümlelerde 'nedir', 'kimdir', 'nedir' gibi sorulara cevap verilir.
- Örnek 1: 'Kitap, yazılı sayfaların bir araya getirilmesiyle oluşan eserdir.' → tanım.
- Örnek 2: 'Öğretmen, öğrencilere bilgi veren kişidir.' → tanım.
- Örnek 3: 'Ağaç, kök, gövde ve dalları olan bitkidir.' → tanım.
- İpucu: Tanım cümlelerinde 'nedir, kimdir' sorularına cevap verilir ve 'dır, dir' ekleri kullanılır.
21. Örnekleme Cümlesi
- Örnekleme cümlesi, bir konuyu örneklerle açıklayan cümledir.
- Bu cümlelerde 'örneğin', 'mesela', 'gibi' gibi ifadeler kullanılır.
- Örnek 1: 'Hayvanlar, örneğin kedi, köpek, kuş gibi canlılardır.' → örnekleme.
- Örnek 2: 'Meyveler, mesela elma, armut, portakal gibi besinlerdir.' → örnekleme.
- Örnek 3: 'Renkler, örneğin kırmızı, mavi, yeşil gibi tonlardır.' → örnekleme.
- İpucu: Örnekleme cümlelerinde 'örneğin, mesela, gibi' gibi örnekleme ifadeleri bulunur.
22. Açıklama Cümlesi
- Açıklama cümlesi, bir konuyu detaylı şekilde açıklayan cümledir.
- Bu cümlelerde 'yani', 'demek ki', 'şöyle ki' gibi ifadeler kullanılır.
- Örnek 1: 'Kitap okumak, yani yazılı metinleri incelemek faydalıdır.' → açıklama.
- Örnek 2: 'Çalışmak, demek ki emek harcamak başarı getirir.' → açıklama.
- Örnek 3: 'Spor yapmak, şöyle ki vücudu hareket ettirmek sağlıklıdır.' → açıklama.
- İpucu: Açıklama cümlelerinde 'yani, demek ki, şöyle ki' gibi açıklama bağlaçları kullanılır.
23. Cümle Tamamlama
- Cümle tamamlama, eksik bırakılan cümlenin uygun sözcüklerle tamamlanmasıdır.
- Bu işlemde cümlenin anlamı ve yapısı dikkate alınır.
- Örnek 1: 'Kitap okumak...' → 'faydalıdır' ile tamamlanabilir.
- Örnek 2: 'Çalışmak...' → 'başarı getirir' ile tamamlanabilir.
- Örnek 3: 'Spor yapmak...' → 'sağlıklıdır' ile tamamlanabilir.
- İpucu: Cümle tamamlarken anlam ve yapı uyumuna dikkat edin, en uygun sözcüğü seçin.
24. Cümle Oluşturma
- Cümle oluşturma, verilen sözcüklerden anlamlı bir cümle kurmaktır.
- Bu işlemde sözcüklerin doğru sıralanması önemlidir.
- Örnek 1: 'kitap, okumak, faydalı' → 'Kitap okumak faydalıdır.'
- Örnek 2: 'çalışmak, başarı, getirir' → 'Çalışmak başarı getirir.'
- Örnek 3: 'spor, yapmak, sağlıklı' → 'Spor yapmak sağlıklıdır.'
- İpucu: Cümle oluştururken sözcükleri doğru sıralayın ve anlamlı bir bütün oluşturun.
25. Cümleler Arası İlişkiler
- Cümleler arası ilişkiler, cümlelerin birbirleriyle olan bağlantılarını gösterir.
- Bu ilişkiler neden-sonuç, amaç-sonuç, koşul-sonuç gibi türlerde olabilir.
- Örnek 1: 'Yağmur yağdı. Bu yüzden ıslandım.' → neden-sonuç ilişkisi.
- Örnek 2: 'Çalıştım. Amacım başarmaktı.' → amaç-sonuç ilişkisi.
- Örnek 3: 'Gelirse giderim. Şartı budur.' → koşul-sonuç ilişkisi.
- İpucu: Cümleler arası ilişkileri bağlaçlara ve anlam bağlantılarına bakarak tespit edin.
26. Uyarı
- Uyarı, dikkat çekmek veya bilgilendirmek amacıyla yapılan bildirimdir.
- Bu cümlelerde 'dikkat', 'uyarı', 'dikkat edin' gibi ifadeler kullanılır.
- Örnek 1: 'Dikkat! Islak zemin.' → uyarı cümlesi (tehlike).
- Örnek 2: 'Uyarı! Yüksek voltaj.' → uyarı cümlesi (tehlike).
- Örnek 3: 'Dikkat edin! Kaygan yüzey.' → uyarı cümlesi (tehlike).
- İpucu: Uyarı cümlelerinde 'dikkat, uyarı, dikkat edin' gibi uyarı sözcükleri ve (!) işareti bulunur.
Cümlede Anlam
Cümlede anlam konusu, cümleler arasındaki anlam ilişkilerini (neden-sonuç, amaç-sonuç, koşul vb.), öznel-nesnel anlatımı ve cümleden çıkarım yapmayı inceler.
Konu Özeti
- Cümleler arasında çeşitli anlam ilişkileri kurulabilir. Neden-sonuç ilişkisinde bir cümle diğerinin gerekçesini bildirir; genellikle 'için, çünkü, -dığı için, -den dolayı' gibi ifadelerle kurulur: 'Yağmur yağdığı için yola çıkamadık' cümlesinde 'yağmur yağması' neden, 'yola çıkamamak' sonuçtur. Amaç-sonuç ilişkisinde ise bir eylem belirli bir amaca yönelik yapılır; 'için, -mek için, -sın diye' gibi ifadelerle kurulur: 'Sınavı kazanmak için çok çalıştı' cümlesinde 'sınavı kazanmak' amaç, 'çok çalışmak' bu amaca yönelik eylemdir. Neden-sonuç ile amaç-sonuç sık karıştırılır; ayırt etmek için 'bu eylem zaten gerçekleşmiş bir durumun sonucu mu (neden-sonuç), yoksa henüz gerçekleşmemiş, ulaşılmak istenen bir hedef mi (amaç-sonuç)' sorusu sorulmalıdır.
- Koşul (şart) ilişkisi, bir durumun gerçekleşmesinin başka bir duruma bağlı olduğunu belirtir; '-se/-sa' eki veya 'eğer' kelimesiyle kurulur: 'Çok çalışırsan başarılı olursun.' Karşılaştırma ilişkisi iki varlık veya durum arasında benzerlik ya da farkı ortaya koyar: 'Bu kitap, diğerinden daha kalın.' Öznel cümle, kişinin kendi duygu, düşünce, yorum ve değerlendirmesini içeren, kanıtlanamayan cümledir: 'Bu film çok sıkıcıydı' öznel bir cümledir çünkü herkes için doğru olmayabilir, kişiden kişiye değişir. Nesnel cümle ise gözlemlenebilir, ispatlanabilir, herkesçe aynı şekilde doğrulanabilir bilgi içeren cümledir: 'Film iki saat sürdü' nesnel bir cümledir çünkü ölçülebilir bir gerçeği bildirir.
- Bir cümlenin öznel mi nesnel mi olduğunu ayırt etmenin en kolay yolu, cümlede kişisel beğeni, yorum, değer yargısı bildiren kelimelerin olup olmadığına bakmaktır ('güzel, çirkin, başarılı, sıkıcı, en iyi' gibi kelimeler genelde öznelliğin işaretidir). Cümle tamamlama sorularında, cümlenin anlam akışına, bağlaçlara ve cümledeki ipuçlarına dikkat ederek boşluğa en uygun ifadenin bulunması istenir. Anlamca çıkarım sorularında ise verilen cümleden hareketle kesin olarak çıkarılabilecek (verilenin ötesine geçmeyen) bir yargı seçilmesi istenir; aşırı genelleme veya cümlede olmayan bir bilgi içeren seçenekler yanlıştır.
- Cümlede anlatılmak istenen ana fikri etkilemeyen, sadece açıklayıcı/betimleyici bilgi katan ögelerin çıkarılıp çıkarılamayacağına bakılan 'cümlede anlamca gereksiz öge' soruları da çıkar. Burada, cümlenin temel anlamını bozmayan, sadece tekrar niteliğindeki kelime veya kelime grupları tespit edilir: 'Eve geri döndü' cümlesinde 'geri' kelimesi anlamca gereksizdir çünkü 'dönmek' eylemi zaten geriye gitme anlamı taşır.
- Kesinlik ve olasılık bildiren cümleler arasındaki fark, kullanılan kip ve belirteçlere bakılarak ayırt edilir. Kesinlik bildiren cümlelerde herhangi bir şüphe ya da ihtimal ifadesi bulunmaz, yargı kesin bir gerçek veya olmuş bitmiş bir olay olarak sunulur: 'Dünya Güneş'in etrafında döner.' Olasılık (ihtimal) bildiren cümlelerde ise 'belki, galiba, sanırım, muhtemelen, herhalde' gibi belirteçler ya da '-abilir/-ebilir' eki kullanılır ve yargının kesin olmadığı anlatılır: 'Yarın yağmur yağabilir.' Bu ayrım, verilen bir bilginin ne ölçüde kesin kabul edilebileceğini belirlemek için önemlidir; 'kesinlikle doğrudur' sorularında olasılık belirteci taşıyan seçenekler çoğunlukla elenir.
- Tanım cümlesi, bir kavramın ya da varlığın ayırt edici temel özelliğini 'X, Y'dir/dır' kalıbıyla veren cümledir: 'İnsan, düşünen bir varlıktır.' Karşıtlık (zıtlık) ilişkisi ise iki durumun birbirine ters ya da çelişkili olduğunu bildirir ve genellikle 'ama, fakat, oysa, ancak, buna karşın' bağlaçlarıyla kurulur: 'Çok çalıştı ama başarılı olamadı.' Karşıtlık ilişkisi, iki unsuru nötr biçimde kıyaslayan 'karşılaştırma' cümlesinden farklıdır: karşılaştırmada beklenmedik bir durum vurgulanmaz, yalnızca fark ya da benzerlik ortaya konur ('Ali, Veli'den daha uzundur'), karşıtlıkta ise beklenenin tersi bir durum öne çıkarılır.
- Abartma (mübalağa), bir durumu olduğundan daha büyük, daha yoğun ya da daha aşırı göstererek anlatma biçimidir; genellikle duygusal etkiyi güçlendirmek amacıyla günlük dilde ve edebi metinlerde kullanılır: 'Gözlerinden yaşlar sel gibi aktı', 'Saatlerce bekledim sandım, oysa beş dakika geçmişti' örneklerinde olduğu gibi. Abartılı ifadeler gerçek/nesnel bir bilgi olarak değerlendirilmemeli, yalnızca duygusal etkiyi artırmak amacıyla kullanılan bir anlatım biçimi sayılmalıdır; bu tür cümlelerden kesin bir sayısal ya da olgusal çıkarım yapılamaz.
Anahtar Noktalar
- Neden-sonuç: zaten gerçekleşmiş bir olayın gerekçesini bildirir ('hastalandığı için okula gelmedi').
- Amaç-sonuç: henüz gerçekleşmemiş bir hedefe yönelik eylemi bildirir ('başarmak için çalıştı').
- Koşul (şart): bir durumun başka bir duruma bağlı olduğunu bildirir, genelde '-se/-sa' ekiyle kurulur.
- Öznel cümle: kişisel yorum/duygu içerir, kanıtlanamaz ('bu yemek çok lezzetliydi').
- Nesnel cümle: gözlemlenebilir, ölçülebilir, ispatlanabilir bilgi içerir ('yemek 30 dakikada pişti').
- Anlamca çıkarım sorularında cümlede olmayan bilgi seçeneklerde varsa o seçenek elenir.
- Gereksiz öge sorularında, cümlenin temel anlamını bozmadan çıkarılabilecek tekrar niteliğindeki sözcükler aranır.
- Karşılaştırma cümlelerinde 'daha, en, kadar, göre' gibi kelimeler iki unsur arasında kıyas yapıldığını gösterir.
- 'Belki, galiba, sanırım, muhtemelen' gibi sözcükler ve '-abilir' eki olasılık bildirir; bu cümleler kesinlik olarak değerlendirilemez.
- Tanım cümlesi 'X, Y'dir' kalıbıyla kavramın ayırt edici özelliğini verir.
- Karşıtlık ilişkisi 'ama, fakat, oysa, ancak' ile kurulur ve beklenenin tersi bir durumu vurgular; karşılaştırmadan farklıdır.
- Abartma (mübalağa) cümleleri gerçek bilgi içermez, yalnızca duygusal etkiyi güçlendirir; bu cümlelerden nesnel çıkarım yapılamaz.
Sınava Hazırlık Araçları
Sınav stratejinizi güçlendirmek için ücretsiz araçlarımızı keşfedin: