Cümlenin Öğeleri
1 soruluk gerçek sınav dağılımı
Cümlenin Öğeleri konusu, Türkçe testleri içerisinde KPSS sınavlarında en çok belirleyici olan alanlardan biridir. Bu sayfada yer alan güncel sorular, çıkmış soru formatına uygun olarak uzman eğitmen kadromuz tarafından titizlikle hazırlanmıştır. Aşağıdaki konu anlatımlarını ve hap bilgileri okuduktan sonra sayfa altındaki konu testleriyle pratik yapabilir, KPSS sınav sayacı üzerinden hedefinize ne kadar kaldığını takip edebilir ve puan hesaplama motorumuz ile güncel performansınızı anında ölçebilirsiniz.
- Temel Öğeler (Yüklem, Özne)
- Yardımcı Öğeler (Nesne, Dolaylı Tümleç, Zarf Tümleci)
- Cümle Vurgusu
- Ara Söz
Cümlenin Ögeleri
Cümlenin ögeleri; yüklem ile özne, nesne, dolaylı tümleç, zarf tümleci ve edat tümlecinden oluşur; öge bulmanın anahtarı önce yüklemi bulup ona uygun sorular sormaktır.
Konu Özeti
- Yüklem, cümlede yargıyı bildiren ve genellikle çekimli bir fiil ya da ek fiil almış bir isimden oluşan temel ögedir. Türkçe cümlelerde yüklem çoğunlukla sonda bulunur (kurallı cümle) ama şiirde ya da konuşma dilinde başka bir yerde de bulunabilir (devrik cümle); yüklemin yeri değişse de görevi değişmez. Diğer bütün ögeler yükleme çeşitli sorular sorularak bulunur; bu yüzden bir cümlede ilk yapılması gereken iş yüklemi tespit etmektir.
- Özne, yükleme 'kim, ne' sorusu sorularak bulunan, işi yapan ya da yargının kendisiyle ilgili olduğu ögedir. Etken cümlelerde özne işi bizzat yapar ('Öğrenci ödevini yaptı'); edilgen çatılı cümlelerde ise gerçek özne bilinmez ya da önemsizdir, cümlede yalnızca işin kime/neye yapıldığını bildiren bir 'sözde özne' bulunur ('Ödev yapıldı' cümlesinde 'ödev' sözde öznedir, işi yapan belli değildir).
- Nesne, yüklemin bildirdiği işten etkilenen varlığı gösterir ve ikiye ayrılır: belirtili nesne, '-i' belirtme hâli ekini alır ve 'kimi, neyi' sorusuna cevap verir ('Kitabı okudum'); belirtisiz nesne ise hiçbir hâl eki almadan yükleme yakın durur ve 'ne' sorusuna cevap verir ('Kitap okudum'). Belirtisiz nesne, hâl eki almadığı için bazen zarf tümleciyle karıştırılır; ayırt etmek için yükleme 'ne' sorusu sorulup sorulamayacağına bakılır.
- Dolaylı tümleç (yer tamlayıcısı), yüklemi yönelme (-e), bulunma (-de) ya da ayrılma (-den) hâl eklerinden biriyle tamamlayan ögedir; 'kime, kimde, kimden, nereye, nerede, nereden' sorularına cevap verir. 'Öğretmen öğrencilere anlattı' cümlesinde 'öğrencilere' dolaylı tümleçtir. Bir isim bu hâl eklerinden birini aldığında, başka bir görevi (örneğin zarf tümleci) üstlenip üstlenmediğine dikkat edilmelidir; bulunma/ayrılma/yönelme hâli çoğunlukla dolaylı tümleç kurar.
- Zarf tümleci, yüklemi zaman, durum (tarz) ya da miktar bakımından tamamlayan, herhangi bir hâl eki almadan (ya da -ca/-ce gibi zarf yapım ekiyle) kullanılan ögedir; 'ne zaman, nasıl, ne kadar' sorularına cevap verir. 'Dün geldi', 'hızlıca yazdı', 'çok çalıştı' örneklerinde altı çizili sözler zarf tümlecidir. '-la/-le' (ile edatının bitişik biçimi) ile kurulan söz öbekleri ise KPSS'de genellikle zarf tümleci değil, edat tümleci (vasıta/birliktelik) kabul edilir; bu ayrım sınavda dikkat gerektirir.
- Edat tümleci, bir edatla ('gibi, kadar, için, ile, göre, rağmen, üzere, karşı, dolayı') kurulan söz öbeğidir ve yüklemi çeşitli yönlerden tamamlar. 'Kardeşi gibi çalışkandır', 'sınav için çalıştı', 'kredi ile aldı' örneklerindeki altı çizili öbekler edat tümlecidir. Edat tümleci bazı kaynaklarda zarf tümlecinin bir alt türü sayılsa da KPSS'de çoğunlukla ayrı bir öge olarak ele alınır.
- Öge bulma sırası şu şekilde özetlenebilir: önce yüklem bulunur; sonra yükleme 'kim/ne' sorulup özne bulunur; ardından 'kimi/neyi' sorulup belirtili nesne, 'ne' sorulup belirtisiz nesne aranır; 'kime/nereye/nerede/nereden' sorularıyla dolaylı tümleç, 'ne zaman/nasıl/ne kadar' sorularıyla zarf tümleci, edatlı öbekler aranarak da edat tümleci belirlenir. Bir isim tamlaması ya da sıfat tamlaması cümlede TEK bir öge olarak değerlendirilir, tamlayan ile tamlanan ayrı ögeler sayılmaz.
- Cümledeki ögelerin sırası (kurallı-devrik cümle farkı) ögenin görevini değiştirmez; Türkçe sondan eklemeli bir dil olduğu için öge sırası oldukça esnektir. Ayrıca birden fazla dolaylı tümleç ya da zarf tümleci aynı cümlede bulunabilir; sınav sorularında genellikle bunlardan yalnızca biri sorulur ve diğerleri seçeneklerde çeldirici olarak yer alır.
- Bir cümlede özne açıkça belirtilmemiş olsa da yüklemin aldığı kişi ekinden anlaşılabilir; buna gizli özne denir: 'Yarın erken kalkacağım' cümlesinde yüklemdeki '-im' kişi ekinden öznenin 'ben' olduğu anlaşılır, ayrıca yazılmasına gerek yoktur. Cümle dışı unsurlar ise cümlenin temel ögelerinden hiçbirinin görevini üstlenmeyen, çıkarıldığında cümlenin dil bilgisi yapısını hiç etkilemeyen sözlerdir: seslenme/hitap sözleri ('Ahmet, buraya gel'), ünlemler ('Eyvah, geç kaldım') ve bazı bağlayıcı/açıklayıcı sözler ('yani, işte, mesela') bu gruba girer. Cümle dışı unsurlar öge sayılmaz; öge sayma sorularında sıkça gözden kaçan bir noktadır.
- Bir cümlede aynı görevde birden fazla tümleç bulunabilir; bu durumda her biri ayrı bir öge sayılır. 'Öğretmen sınıfta öğrencilere kitaptan bahsetti' cümlesinde hem 'sınıfta' hem 'öğrencilere' hem 'kitaptan' ayrı ayrı dolaylı tümleçtir; bu, tek bir soru tipine (kime/nerede/nereden) birden fazla cevabın karşılık gelmesinden kaynaklanır. Öge bulma sorularında sık yapılan bir diğer hata, isim tamlamasının yalnızca tamlanan kısmını öge olarak almaktır; oysa 'Ali'nin kitabı' gibi bir tamlama bütün olarak tek bir öge oluşturur, tamlayan eki alan kısım (Ali'nin) o ögenin ayrılmaz bir parçasıdır ve ayrı bir öge sayılmaz.
Anahtar Noktalar
- Ögeleri bulmaya her zaman yüklemden başlanır; diğer ögeler yükleme sorular sorularak bulunur.
- Etken cümlede özne işi yapan, edilgen cümlede ise 'sözde özne' işin kendisine yapıldığı varlıktır.
- Belirtili nesne '-i' hâl ekini alır ('kimi/neyi'); belirtisiz nesne ek almaz ve 'ne' sorusuna cevap verir.
- Dolaylı tümleç '-e, -de, -den' hâl eklerinden biriyle kurulur; 'kime, nerede, nereden' sorularına cevap verir.
- Zarf tümleci hâl eki almadan zaman, tarz ya da miktar bildirir; 'ne zaman, nasıl, ne kadar' sorularına cevap verir.
- Edat tümleci bir edatla ('gibi, kadar, için, ile, göre, rağmen, üzere') kurulan söz öbeğidir.
- 'İle' edatının bitişik biçimi ('-la/-le') genellikle edat tümleci sayılır, zarf tümleci ile karıştırılmamalıdır.
- İsim ve sıfat tamlamaları cümlede tek bir öge olarak değerlendirilir, parçalara ayrılmaz.
- Öge sırası (devrik/kurallı cümle) ögenin görevini etkilemez; Türkçede öge dizilişi esnektir.
- Bir cümlede aynı görevde birden fazla tümleç bulunabilir; sınavda genellikle tek biri sorulur.
- Gizli özne: yüklemin kişi ekinden anlaşılan, cümlede açıkça yazılmayan öznedir ('Geleceğim' → özne: ben).
- Cümle dışı unsurlar (seslenme, ünlem, 'yani/işte' gibi bağlayıcı sözler) cümlenin ögesi sayılmaz.
- İsim/sıfat tamlaması bütün olarak tek bir ögedir; tamlayan eki alan kısım ayrı bir öge sayılmaz.
Sınava Hazırlık Araçları
Sınav stratejinizi güçlendirmek için ücretsiz araçlarımızı keşfedin: