menu
MemurOl
Coğrafya Testleri

Altın Test 11

Altın Test 11

Soru 1 / 20

Türkiye'de farklı coğrafi bölgelerin toprak ve iklim özellikleri, buralarda yetiştirilen birincil tarım ürünlerinin de çeşitlenmesini sağlamıştır. Buna göre: • Güney Marmara Bölümü'nde (Balıkesir, Bursa çevresi) Akdeniz iklim özelliklerine bağlı olarak yaygın yetiştirilen ürün • Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde (Şanlıurfa çevresi) GAP sulamasıyla birlikte ekim alanı hızla genişleyen ürün • Doğu Anadolu Bölgesi'nin yüksek plato ve ovalarında (Kars, Erzurum çevresi) düşük kış sıcaklıklarına dayanıklı olan tahıl ürünü Bu tarım ürünleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
  1. 1. Türkiye'de farklı coğrafi bölgelerin toprak ve iklim özellikleri, buralarda yetiştirilen birincil tarım ürünlerinin de çeşitlenmesini sağlamıştır. Buna göre: • Güney Marmara Bölümü'nde (Balıkesir, Bursa çevresi) Akdeniz iklim özelliklerine bağlı olarak yaygın yetiştirilen ürün • Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde (Şanlıurfa çevresi) GAP sulamasıyla birlikte ekim alanı hızla genişleyen ürün • Doğu Anadolu Bölgesi'nin yüksek plato ve ovalarında (Kars, Erzurum çevresi) düşük kış sıcaklıklarına dayanıklı olan tahıl ürünü Bu tarım ürünleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

    • A) Turunçgil - Zeytin - Çay
    • B) İncir - Fındık - Pamuk
    • C) Fındık - Ayçiçeği - Mısır
    • D) Ayçiçeği - Şeker Pancarı - Pirinç
    • E) Zeytin - Pamuk - Arpa

    Güney Marmara'da kış ılıklığına bağlı olarak zeytin; Güneydoğu Anadolu'da sulamanın başlamasıyla pamuk; Doğu Anadolu'da ise soğuğa dayanıklı olan arpa en temel tarım ürünleridir. Doğru sıralama Zeytin - Pamuk - Arpa şeklindedir.

  2. 2. Kastamonu'daki Valla Kanyonu, Denizli'deki Pamukkale Travertenleri ve Konya'daki Kızören Obruğu oluşum özellikleri yönüyle değerlendirilmiştir. Bu üç farklı yeryüzü şeklinin bulunduğu coğrafi alanların ortak jeolojik/litolojik özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Yıllık ortalama yağış miktarının çok yetersiz olması
    • B) Kalker, jips gibi suda kolay çözünebilen (karstik) kayaçların bulunması
    • C) Nem oranının çok düşük ve bitki örtüsünün cılız olması
    • D) Tamamen nehir biriktirmesi ve taşkın faaliyetleriyle oluşmaları
    • E) Volkanik kül ve lav örtüsünden oluşan arazi yapısına sahip olmaları

    Kanyon vadiler, travertenler ve obruklar kimyasal tortul kayaçların (kalker, jips) çözünmesi ve çökelmesiyle oluşan karstik şekillerdir. Ortak özellikleri çözünebilen kayaç yapısına (karstik araziye) sahip olmalarıdır.

  3. 3. Türkiye'de ekim alanı en geniş olan ve hemen hemen her coğrafi bölgede yetiştirilebilen tarım ürünlerinden biri de üzümdür. Üzümün Türkiye geneline bu kadar geniş bir alana yayılabilmesinin ve üretiminin fazla olmasının en temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Üretim aşamasındaki gübre ve sulama maliyetlerinin yok denecek kadar az olması
    • B) Sadece endüstriyel alkollü içecek ve sirke üretiminde ham madde olarak kullanılması
    • C) Soğuğa ve kuraklığa karşı dayanıklı olması, iklim seçiciliğinin az olması
    • D) Yurt içi tüketimde en çok talep edilen meyve türü olması
    • E) Hasat edildikten sonra bozulmadan çok uzun süre taze kalabilmesi

    Üzüm kış soğuklarına karşı son derece dayanıklı bir bitkidir (-30°C'ye kadar dayanabilir). Bu düşük iklim seçiciliği, onun Türkiye genelinde (karasal iç kesimler dahil) çok geniş bir yayılış alanı bulmasını sağlamıştır.

  4. 4. Türkiye, coğrafi konumu gereği zengin enerji kaynaklarına sahip ülkeler ile bu kaynaklara ihtiyaç duyan Avrupa ülkeleri arasında bir enerji köprüsü (koridoru) konumundadır. Bu amaçla kurulmuş birçok uluslararası boru hattı bulunmaktadır. Buna göre; I. Türk Akımı II. TANAP III. Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) IV. Kerkük-Yumurtalık yukarıda verilen enerji nakil hatlarından hangileri ham petrol _değil_, doğal gaz taşımak amacıyla inşa edilmiştir?

    • A) I ve II
    • B) I ve III
    • C) II ve III
    • D) II ve IV
    • E) III ve IV

    Türk Akımı (Rusya'dan Karadeniz geçişli) ve TANAP (Azerbaycan Şah Deniz sahasından Avrupa'ya) doğal gaz taşıyan hatlardır. Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) ile Kerkük-Yumurtalık hatları ise ham petrol taşımacılığında kullanılmaktadır.

  5. 5. Konya Ovası Projesi (KOP), İç Anadolu'daki tarım alanlarının sulanması, tarımsal yapının modernize edilmesi ve bölge halkının refahının artırılması amacıyla hazırlanan büyük bir bölgesel kalkınma projesidir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi KOP'un temel hedefleri ve amaçları arasında _yer almaz_?

    • A) Bölgedeki yüksek dağlık alanlarda yayla turizmini ve geleneksel yaylacılık faaliyetlerini geliştirmek
    • B) Tarımsal verimliliği artırarak bölge dışına yaşanan göçleri engellemek ve tersine göçü teşvik etmek
    • C) Yeni iş kolları oluşturarak bölgede istihdam olanaklarını artırmak ve işsizliği azaltmak
    • D) Tarımsal ham madde üretimine bağlı olarak tarıma dayalı sanayi kollarını ve imalat sektörünü canlandırmak
    • E) Mavi Tünel ve benzeri sulama kanallarıyla tarım alanlarındaki sulama altyapısını geliştirmek

    Konya Ovası Projesi (KOP) kuraklık sorununu çözmek, sulama, tarım ve sanayi altyapısını güçlendirmek üzere İç Anadolu'da uygulanmaktadır. Yayla turizmi ve yaylacılık faaliyetlerinin geliştirilmesi ise öncelikle Karadeniz Bölgesi'nde uygulanan DOKAP (Doğu Karadeniz Projesi) kapsamında yer alır. KOP'un temel odağı yaylacılık değildir.

  6. 6. Coğrafya dersinde Türkiye'nin mutlak (matematik) konumu ve bunun sonuçları üzerine konuşan beş öğrenciden her biri ülkemizin konum özellikleriyle ilgili birer yargıda bulunmuştur: • Canan: Türkiye, Kuzey Yarım Küre'nin orta kuşağında yer alır. • Serkan: Ülkemiz toprakları Yengeç Dönencesi'nin güneyinde konumlanmıştır. • Aylin: Ülkemiz, Greenwich olarak bilinen başlangıç meridyeninin doğusunda yer almaktadır. • Deniz: Türkiye, güneş ışınlarını hiçbir zaman dik açıyla alamaz çünkü dönencelerin dışındadır. • Murat: Türkiye'nin kuzeyi ile güneyi arasında 6 derecelik enlem farkı vardır. Buna göre, öğrencilerden hangisinin Türkiye'nin mutlak konumu hakkında verdiği bilgi _yanlıştır_?

    • A) Aylin
    • B) Canan
    • C) Murat
    • D) Serkan
    • E) Deniz

    Türkiye 36°-42° Kuzey enlemleri arasında yer alır. Yengeç Dönencesi ise 23°27' Kuzey enlemidir. Dolayısıyla ülkemiz Yengeç Dönencesi'nin güneyinde değil, kuzeyinde yer almaktadır. Bu sebeple Serkan'ın verdiği bilgi yanlıştır.

  7. 7. Türkiye'de tarımsal üretimde verimliliği artırmak ve birim alandan en yüksek verimi almak (entansif tarım) için çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi tarımda verimliliği (birim alandan alınan verimi) artırmaya yönelik doğrudan ve etkili bir uygulama _değildir_?

    • A) Tarımda gübre kullanımı ve kaliteli tohumların tercih edilmesi
    • B) Zirai mücadele ve tarım zararlılarıyla etkin şekilde savaşılması
    • C) Nadas alanlarının azaltılarak sulama imkanlarının yaygınlaştırılması
    • D) Tarımsal faaliyetlerin makineleşmeyle modernize edilmesi
    • E) Tarımsal üretimi artırmak amacıyla yeni ve marjinal tarım alanlarının tarıma açılması

    Tarım alanlarının genişletilmesi toplam üretim miktarını artırabilir ancak birim alandan alınan verimi (üretkenliği) artırmaz. Tarımda verimliliği artırmak için sulama, gübreleme, kaliteli tohum kullanımı, zirai mücadele ve makineleşme gibi entansif (yoğun) tarım yöntemleri uygulanmalıdır. Bu nedenle E seçeneği verimliliği artıran bir uygulama değildir.

  8. 8. Aşağıdaki tabloda bazı enerji santralleri ve elektrik üretiminde kullandıkları birincil enerji kaynakları verilmiştir: • I. Seyitömer Elektrik Santrali - Petrol • II. Çatalağzı Elektrik Santrali - Taş Kömürü • III. Aliağa Elektrik Santrali - Linyit • IV. Hamitabat Elektrik Santrali - Doğal Gaz • V. Akkuyu Elektrik Santrali - Nükleer Bu santrallerin kullandığı enerji kaynaklarının tamamen doğru olması için hangilerinin yer değiştirmesi gerekir?

    • A) I ve II
    • B) I ve III
    • C) II ve IV
    • D) III ve V
    • E) IV ve V

    Seyitömer (Kütahya) santrali yerli linyit yataklarını kullanarak çalışır. Aliağa (İzmir) ise ithal petrole (fuel-oil/gaz) dayalı çalışmaktadır. Bu iki santralin (I ve III) enerji kaynakları yer değiştirilirse tablo doğru olur. Çatalağzı taş kömürüyle, Hamitabat doğal gazla, yapım aşamasındaki Akkuyu ise nükleer enerjiyle çalışmaktadır.

  9. 9. Doğal soda külü üretiminin ana ham maddesi olup cam, kimya, deterjan ve kağıt sanayisinde yoğun olarak kullanılır. Türkiye, bu madenin rezervleri bakımından dünyada ikinci sırada yer almakta ve en önemli yatakları Ankara'nın Beypazarı, Kahramankazan ve Sincan ilçelerinde bulunmaktadır. Yukarıda özellikleri ve çıkarım alanları belirtilen yer altı kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Asbest
    • B) Barit
    • C) Trona
    • D) Ponza taşı
    • E) Kükürt

    Trona, doğal soda külünün ana kaynağıdır ve Türkiye'de sadece Ankara (Beypazarı, Kahramankazan ve Sincan) havzalarında devasa rezervlere sahiptir. Türkiye bu rezervle dünya çapında önemli bir üretici konumundadır.

  10. 10. Nükleer enerji üretiminde birincil ham madde olarak kullanılan radyoaktif elementlerden toryum ve uranyum yatakları Türkiye'de belirli alanlarda yoğunlaşmıştır. Buna göre, Türkiye'de toryum ve uranyum madenlerinin en önemli rezerv ve çıkarım alanları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

    • A) Eskişehir (Sivrihisar) - Yozgat (Sorgun)
    • B) Van - Balıkesir
    • C) Samsun - Kocaeli
    • D) Çorum - Uşak
    • E) Konya - Mardin

    Türkiye'de toryum madeninin en zengin rezervleri Eskişehir Sivrihisar (Kızılcaören) çevresindedir. Uranyum madeninin en önemli yataklarından biri ise Yozgat Sorgun'dadır. Doğru cevap Eskişehir - Yozgat'tır.

  11. 11. Hatay ilinden kendi aracıyla yola çıkan bir sürücü, öncelikle Akdeniz kıyısı boyunca ilerleyerek Antalya'ya ulaşmış, oradan da İç Anadolu üzerinden kuzeye yönelerek Trabzon'a gitmiştir. Buna göre, bu sürücünün kullandığı karayolu rotası boyunca aşağıdaki geçit veya tünellerden hangisini kullanması _beklenmez_?

    • A) Çubuk Geçidi
    • B) Sertavul Geçidi
    • C) Sabuncubeli Tüneli
    • D) Belen Geçidi
    • E) Zigana Tüneli

    Sürücü Hatay'dan çıkarken Belen Geçidi'ni (D), Antalya'ya giderken ve oradan İç Anadolu'ya geçerken Çubuk Geçidi'ni (A) ve Sertavul Geçidi'ni (B), Karadeniz'e ulaşıp Trabzon'a varırken ise Zigana Tüneli'ni (E) kullanır. Ancak Sabuncubeli Tüneli İzmir-Manisa arasında (Ege'de) yer aldığı için bu seyahat güzergahında bulunmaz.

  12. 12. Türkiye'de kırsal alanlardan kentlere doğru yapılan göçler üzerinde çeşitli itici (kırsal) ve çekici (kentsel) faktörler etkilidir. Buna göre; I. Tarım arazilerinde yapay sulama imkanlarının gelişmesi II. Kırsal kesimde doğal nüfus artış hızının çok yüksek olması III. Kırsal alanda tarım dışı iş imkanlarının kısıtlı olması durumlarından hangileri, kırdan kente yapılan göçlerin nedenleri arasında yer alır?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve II
    • D) I ve III
    • E) II ve III

    Kırsal alanda nüfus artış hızının yüksek olması toprakların bölünmesine ve işsizliğe (II), iş imkanlarının darlığı ise kentlere göçe neden olur (III). Tarımda sulamanın gelişmesi (I) ise kırda verim ve geliri artırdığından göçü azaltan, engelleyen bir durumdur. Göçün nedenleri II ve III'tür.

  13. 13. Epirojenez (kıta oluşumu), yer kabuğunun geniş alanlarında meydana gelen yavaş tempolu dikey yükselme ve alçalma hareketleridir. Türkiye arazisi özellikle III. Jeolojik Zaman'ın sonları ile IV. Jeolojik Zaman'ın başlarında bu hareketlerden yoğun şekilde etkilenmiştir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de yaşanan epirojenik hareketlerin doğrudan bir sonucu olarak gösterilebilir?

    • A) Volkanik tüflerin aşınmasıyla Kula çevresinde Kuladokya peri bacalarının şekillenmesi
    • B) Alp-Himalaya kıvrım kuşağında yer alan Toros Dağları'nın oluşması
    • C) Akdeniz Bölgesi'nde kalker tabakalarının erimesiyle karstik arazilerin oluşması
    • D) Yeşilırmak ve Kızılırmak'ın taşıdığı alüvyonlarla Bafra ve Çarşamba delta ovalarının oluşması
    • E) Anadolu Kara Kütlesi'nin toptan yükselmesiyle İç Anadolu'da geniş ve yüksek platoların oluşması

    Anadolu kara kütlesinin jeolojik olarak yakın zamanda (Tersiyer sonu - Kuaterner başı) toptan yükselmesi (epirojenez), önceden alçak düzlük olan alanların yüksek ova ve platolara (örneğin İç Anadolu platoları) dönüşmesine neden olmuştur. Toroslar orojenezle oluşmuştur.

  14. 14. Türkiye'de yer alan ovalar oluşum kökenlerine göre tektonik, karstik ve delta ovaları olarak sınıflandırılır. Bu ovaların bulundukları bölgeler ve oluşum şekilleri hakkında bilgiler verilmiştir: • Doğu Anadolu Bölgesi'nde, fay hatlarındaki çökmeler sonucu oluşmuş tektonik kökenli bir ovadır. • Karadeniz Bölgesi'nin iç kesimlerinde Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) üzerinde yer alan önemli bir tektonik ovadır. • Akdeniz Bölgesi'nde, kolay çözünebilen karstik kayaçların erimesiyle oluşmuş geniş bir polye (karstik) ovasıdır. Bu özellikleri taşıyan ovalar aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

    • A) Tercan - Niksar - Tefenni
    • B) Bafra - Alaşehir - Pasinler
    • C) Suluova - Erzincan - Elmalı
    • D) Pasinler - Suşehri - Kırkağaç
    • E) Çubuk - Elbistan - Amik

    Tercan Ovası Doğu Anadolu'da (Erzurum-Erzincan yöresi), Niksar Ovası Kuzey Anadolu Fay Hattı (Tokat) üzerinde yer alan tektonik ovalardır. Tefenni Ovası ise karstik oluşumlu ovalardan biridir (Teke yöresindedir). Doğru sıralama Tercan - Niksar - Tefenni şeklindedir.

  15. 15. Türkiye'de son yıllarda elektrik enerjisi üretiminde ve konutlarda ısınma amacıyla doğal gaz kullanımının payı önemli ölçüde artmıştır. Bu durumun Türkiye ekonomisine ve çevresine olan etkileriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?

    • A) Büyük şehirlerde konutlarda kömür yerine doğal gaz kullanılmasıyla kış aylarındaki hava kirliliği azalmıştır.
    • B) Doğal gaz rezervlerimizin yetersiz olması nedeniyle enerji üretiminde dışa bağımlılık ve ithalat giderleri artmıştır.
    • C) Fosil yakıt kullanarak elektrik üreten termik santrallerin sayısı ve kurulu gücü artış göstermiştir.
    • D) Enerji üretiminde kullanılan kaynak çeşitliliği artırılmıştır.
    • E) Doğal gazın payının artmasıyla birlikte nehirler üzerine kurulu hidroelektrik santrallerinin sayısı ve üretimi azalmıştır.

    Doğal gaz kullanımının artması, hidroelektrik santrallerin (HES) sayısının veya üretiminin azalmasına yol açmaz. Türkiye, enerji dışa bağımlılığını azaltmak amacıyla yenilenebilir enerji kaynaklarından olan hidroelektrik santrallerinin yapımını ve kapasitesini sürekli artırmaktadır. Dolayısıyla HES sayısının azaldığı söylenemez.

  16. 16. Türkiye'deki kapalı havza göllerinin dağılışı ve sınırları değişiklik göstermektedir. Buna göre, aşağıda verilen göllerden hangileri Van Gölü kapalı havzası içerisinde _yer almaz_? I. Erçek Gölü II. Çıldır Gölü III. Aygır Gölü IV. Yarışlı Gölü

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız IV
    • C) I ve III
    • D) II ve IV
    • E) III ve IV

    Van Gölü kapalı havzası içinde Erçek, Nazik, Aygır, Arin ve Nemrut gölleri yer alır. Çıldır Gölü (II) Kura-Aras açık havza sisteminde yer alırken, Yarışlı Gölü (IV) Burdur'da Göller Yöresi kapalı havzasındadır. Bu nedenle II ve IV Van Gölü kapalı havzasında değildir.

  17. 17. Hinterland (art bölge), bir limanın kara ve demir yolu ulaşım ağlarıyla olan bağlantı gücünü ve ticaret hacmini ifade eder. Dağların kıyıya paralel uzandığı ve iç kesimlerle ulaşımın geçitlerle dahi zor sağlandığı yerlerde limanların hinterlandı dardır. Buna göre, coğrafi konumları ve yer şekilleri dikkate alındığında, aşağıdaki liman şehirlerimizden hangisinin hinterlandının (art bölgesinin) en dar olması beklenir?

    • A) Kocaeli (İzmit) Limanı
    • B) Sinop Limanı
    • C) Samsun Limanı
    • D) İzmir Limanı
    • E) Mersin Limanı

    Sinop Limanı, arkasında Küre Dağları'nın bulunması ve iç kesimlerle demir yolu ile gelişmiş kara yolu bağlantısının olmaması nedeniyle Türkiye'nin en dar hinterlandına sahip limanlarındandır. Doğal bir liman olmasına rağmen bu ulaşım kısıtlılığı yüzünden yeterince gelişememiştir. Samsun, İzmir, Mersin ve İzmit limanları ise geniş ulaşım ağlarına sahip geniş hinterlandlı limanlardır.

  18. 18. Kimya endüstrisinde, yapay gübre imalatında, barut ve tarım ilacı (pestisit) üretiminde kullanılan; Türkiye yataklarının yetersizliği sebebiyle önemli bir kısmı ithal edilen, en bilinen üretim merkezi Isparta (Keçiborlu) olan maden hangisidir?

    • A) Asbest
    • B) Kükürt
    • C) Barit
    • D) Trona
    • E) Cıva

    Kimya, gübre ve ilaç sanayisinde kullanılan, Türkiye'de en bilinen yatak ve tesisleri Isparta-Keçiborlu'da yer alan maden kükürttür. Günümüzde Türkiye kükürt ihtiyacının çoğunu ithalatla karşılamaktadır.

  19. 19. Sanayi tesislerinin kurulacağı yerlerin belirlenmesinde ham maddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık, iş gücü, sermaye ve ulaşım/pazarlama imkanları gibi faktörler rol oynar. Buna göre, aşağıda verilen sanayi kuruluşlarından hangisinin yer seçiminde liman varlığı ve ulaşım kolaylığı en temel belirleyici faktör olmuştur?

    • A) Kırklareli (Hamitabat) Doğal Gaz Santrali
    • B) Muğla (Yatağan) Termik Santrali
    • C) Konya (Seydişehir) Alüminyum Tesisleri
    • D) Antalya Ferro-Krom Tesisleri
    • E) Karabük Demir-Çelik Fabrikası

    Karabük demir-çelik taş kömürüne (enerji), Hamitabat doğal gaza (ham madde), Seydişehir boksit yataklarına (ham madde) ve Yatağan linyit yataklarına (ham madde/enerji) yakınlığı sebebiyle kurulmuştur. Antalya'da ferro-krom madeni (krom) çıkarılmamasına rağmen burada bu tesisin kurulma sebebi gelişmiş liman ulaşımıdır (ulaşım/pazarlama avantajı).

  20. 20. Yer altı sularının fay hatları (kırık hatları) boyunca yüzeye çıkmasıyla oluşan sıcak su kaynaklarına 'fay kaynağı' (jeotermal kaynak) denir. Fay kaynakları ve bunların Türkiye'deki özellikleri hakkında; I. Sadece aktif volkanik dağların bulunduğu çevrelerde püskürerek (gayzer şeklinde) yeryüzüne ulaşırlar. II. Türkiye'de en fazla Doğu Karadeniz kıyı kuşağında yaygındır. III. Konut ısıtmasında, jeotermal enerji üretiminde ve kaplıca turizmi ile seracılıkta kullanılırlar. ifadelerinden hangileri doğrudur?

    • A) Yalnız II
    • B) Yalnız III
    • C) I ve II
    • D) II ve III
    • E) I, II ve III

    Fay kaynakları aktif volkanizmayla (gayzer) doğrudan ilgili değildir ve ülkemizde kırıklı yer yapısının (fay hatlarının) en fazla olduğu Ege Bölgesi'nde yoğunlaşır (I ve II yanlış). Sıcak su buharından elektrik üretimi, konutların ve seraların ısıtılmasında bu kaynaklardan faydalanılır (III doğru).