menu
MemurOl
Coğrafya Testleri

Altın Test 15

Altın Test 15

Soru 1 / 20

Türkiye'nin en kuzey uç noktalarından (Sinop civarı) güneye doğru kuş uçuşu en güney noktasına (Hatay) seyahat eden bir coğrafyacı yolculuk yapmaktadır. Bu seyahat rotası boyunca kuzeyden güneye doğru sırasıyla aşağıdaki dağ sıralarından hangilerini aşması beklenir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
  1. 1. Türkiye'nin en kuzey uç noktalarından (Sinop civarı) güneye doğru kuş uçuşu en güney noktasına (Hatay) seyahat eden bir coğrafyacı yolculuk yapmaktadır. Bu seyahat rotası boyunca kuzeyden güneye doğru sırasıyla aşağıdaki dağ sıralarından hangilerini aşması beklenir?

    • A) Bey Dağları - Binboğa Dağları - Yıldız Dağları
    • B) Menteşe Dağları - Kaçkar Dağları - Cilo Dağları
    • C) Amanos Dağları - Tahtalı Dağları - Canik Dağları
    • D) Küre Dağları - Tahtalı Dağları - Amanos Dağları
    • E) Nur Dağları - Erciyes Dağı - Küre Dağları

    Kuzeyden güneye doğru gidildiğinde; önce Karadeniz kıyı kuşağındaki Küre Dağları (Sinop-Kastamonu), ardından Orta Toroslar kuşağındaki Tahtalı Dağları (Adana-Kayseri arası) ve en son güneyde Hatay'daki Amanos (Nur) Dağları geçilir. Doğru sıralama D seçeneğidir.

  2. 2. Türkiye'de tarımsal faaliyetlerde verimliliği sınırlayan en önemli sorunların başında kuraklık ve sulama imkânlarının yetersizliği gelmektedir. Buna göre, Türkiye'de tarım arazilerinin sulama sorunu geniş çapta çözüme kavuşturulursa, aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi _beklenmez_?

    • A) Birim alandan elde edilen tarımsal verimlilik ve kalite düzeyi yükselir.
    • B) Nadasa bırakılan toprak miktarı azalırken ekili ve dikili alanların oranı genişler.
    • C) Tarımsal üretimde yıldan yıla meydana gelen dalgalanmalar azalarak toplam üretim miktarı artar.
    • D) Sulama isteyen sanayi bitkilerinin ekimi yaygınlaşacağı için ürün çeşitliliği artar.
    • E) Kırsal alanlardan kentlere doğru yapılan göç dalgası daha da hızlanır.

    Tarımda sulama olanaklarının artması, çiftçinin gelirini yükseltir, nadas alanlarını azaltır ve tarımda iklime bağımlılığı en aza indirir. Bu durum kırsalda ekonomik refahı artıracağı ve tarımda istihdamı güvenceye alacağı için kırdan kente olan göçlerin azalmasına (hızlanmasına değil) katkı sağlar.

  3. 3. Mera hayvancılığı; yağışlara bağlı olarak kendiliğinden yetişen çayır ve otlaklarda yapılan, iklim koşullarına bağımlılığı yüksek hayvancılık türüdür. Türkiye'de yaz yağışlarıyla yeşeren gür dağ çayırlarının bulunduğu yüksek dağlık bölgelerde mera hayvancılığı çok yaygındır. Buna göre, coğrafi özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki coğrafi bölümlerin hangilerinde büyükbaş mera hayvancılığı en çok gelişme göstermiştir?

    • A) Çatalca-Kocaeli Platosu ve Çukurova Havzası
    • B) Kuzeydoğu Anadolu Bölümü ve Doğu Karadeniz Bölümü dağlık alanları
    • C) İç Anadolu Bölgesi ve Şanlıurfa Platosu
    • D) Menteşe Yöresi ve Göller Yöresi
    • E) Ege kıyı şeridi ve Ergene Havzası

    Erzurum-Kars-Ardahan platosu ile Doğu Karadeniz dağlık kesimleri, yaz yağışları alan ve yazın yeşil kalan gür alpin çayırlarına sahiptir. Bu vejetasyon özelliği nedeniyle buralarda büyükbaş mera hayvancılığı en yaygın ve baskın hayvancılık faaliyetidir. Ege, Ergene, İç Anadolu ve Güneydoğu'da ise yaz kuraklığı bozkırları kuruttuğu için küçükbaş hayvancılık veya ahır hayvancılığı yaygındır.

  4. 4. Türkiye, yer altı sıcak su kaynakları (jeotermal/kaplıca) yönünden dünyada ilk sıralarda yer almaktadır. Türkiye'de jeotermal enerji potansiyelinin ve sıcak su kaynaklarının bu denli yaygın olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Üç tarafı denizlerle çevrili nemli bir yarımada ülkesi olması
    • B) Yıllık ortalama yağış miktarının yüksek olması ve yeraltı sularını beslemesi
    • C) Kimyasal tortul kayaçların (karstik yapı) geniş alan kaplaması
    • D) Ortalama yükseltisinin fazla olması ve dağların doğu-batı uzanması
    • E) Yakın bir jeolojik zamanda oluşmuş genç bir arazi yapısına ve yaygın kırıklı (fay) hatlara sahip olması

    Türkiye'de jeotermal kaynakların çok yaygın olmasının temel sebebi, ülkemizin Alp-Himalaya kıvrım kuşağında yer alan genç oluşumlu bir arazi olması ve buna bağlı olarak aktif kırık (fay) hatlarının geniş yer kaplamasıdır. Bu fay hatlarından sızan sular yer altında ısınıp basınçla yeryüzüne sıcak su kaynakları olarak çıkar.

  5. 5. Türkiye arazisinin jeolojik geçmişi ve jeolojik zamanlardaki gelişim süreciyle ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi _yanlıştır_?

    • A) IV. Jeolojik Zaman'da (Kuaterner) Egeid karasının çökmesi ve buzul sonrası deniz seviyesinin yükselmesiyle İstanbul ve Çanakkale boğazları oluşmuştur.
    • B) Türkiye'nin bugünkü genel dağlık ve yüksek yer şekilleri görünümünü kazanmasında en etkili jeolojik zaman Senozoik olmuştur.
    • C) Türkiye'deki Toroslar ve Kuzey Anadolu dağ kıvrımları ile Ege'deki kırıklı dağlar III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) Alp Orojenezi ile şekillenmiştir.
    • D) II. Jeolojik Zaman'da (Mezozoik) Anadolu büyük ölçüde Tetis Denizi altında tortulanma alanı halindeydi.
    • E) II. Jeolojik Zaman'da (Mezozoik) Egeid karası toptan çökmüş ve III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) Ege Denizi bugünkü halini almıştır.

    Egeid karası Tersiyer (III. Zaman) boyunca bir kara kütlesiydi. Bu karanın çökmesi ve yerine Ege Denizi'nin oluşması IV. Jeolojik Zaman'ın (Kuaterner) başlarında gerçekleşmiştir. Bu nedenle E seçeneğinde verilen bilgi yanlıştır.

  6. 6. Türkiye'de bitki örtüsü araştırması yapan bir grup bilim insanı, inceleme yaptıkları bölgede geven, çoban yastığı, sığır kuyruğu, çakır dikeni, üzerlik otu ve yavşan otu gibi otsu bitki topluluklarının çok yaygın olduğunu gözlemlemiştir. Buna göre, araştırma grubunun gittiği ve bu bitki topluluklarının (bozkır/step) doğal olarak yaygın bulunduğu coğrafi alanlar aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Antalya Yöresi ve Batı Karadeniz kıyıları
    • B) Teke Yarımadası ve Doğu Karadeniz kıyıları
    • C) Yıldız Dağları Yöresi ve Menteşe Yöresi
    • D) İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgesi havzaları
    • E) Çatalca-Kocaeli Platosu ve Antalya kıyı şeridi

    Geven, çoban yastığı, sığır kuyruğu ve çakır dikeni gibi bitkiler İç Anadolu ve Doğu Anadolu'nun alçak kesimlerinde yaygın olarak görülen Karasal iklimin tipik bitki örtüsü olan bozkır (step) türleridir. Dolayısıyla araştırma grubu karasal iklimin etkili olduğu İç Anadolu ile Doğu Anadolu havzalarına gitmiştir.

  7. 7. Türkiye'nin coğrafi bölgeleri, uluslararası öneme sahip birçok tarihi ve doğal turizm değerini barındırır. Buna göre, aşağıda verilen turizm alanlarından hangisi konumlandığı coğrafi bölge bakımından diğerlerinden farklı bir bölgede yer alır?

    • A) Selimiye Camii
    • B) Manyas Kuş Cenneti
    • C) Cumalıkızık Tarihi Köyü
    • D) Yerebatan Sarnıcı
    • E) Sardes Antik Kenti

    Yerebatan Sarnıcı (İstanbul), Selimiye Camii (Edirne), Cumalıkızık (Bursa) ve Manyas Kuş Cenneti (Balıkesir) Marmara Bölgesi sınırları içerisinde yer alırken; Sardes Antik Kenti (Manisa) Ege Bölgesi sınırları içerisindedir.

  8. 8. Deniz kıyılarında yer alan sanayi tesisleri, limanlar ve yoğun kentsel nüfus deniz kirliliğini artırmaktadır. Ancak bazı körfezler veya kıyı alanları sanayileşmeden uzak kalması ve kendisini temizleyen akıntı sistemlerine sahip olması nedeniyle son derece temizdir. Buna göre, coğrafi özellikleri düşünüldüğünde, aşağıdaki kıyı alanlarının veya körfezlerin hangisinde deniz kirliliğinin en az olması beklenir?

    • A) İzmir Körfezi
    • B) İskenderun Körfezi
    • C) Edirne - Çanakkale sınırında yer alan Saros Körfezi
    • D) Kocaeli (İzmit) Körfezi
    • E) Gemlik Körfezi

    Saros Körfezi, dünyada kendi kendini temizleyen (gelgit akıntıları ve dip akıntılarıyla) sayılı körfezlerden biridir ve sanayi tesislerinden uzak olduğu için deniz kirliliği en az olan, en temiz körfezimizdir. İzmit, İzmir, Gemlik ve İskenderun körfezleri ise yoğun sanayi ve liman faaliyetleri nedeniyle kirliliğin fazla olduğu yerlerdir.

  9. 9. Limanların gelişmesinde ve ticaret hacminin büyümesinde hinterlandının (art bölgesinin) genişliği ve iç kesimlerle ulaşım bağlantıları etkilidir. Ana ulaşım akslarına uzak kalan, engebeli yer şekillerine sahip kıyılardaki limanların hinterlandı dardır. Buna göre, coğrafi konumu ve yer şekilleri düşünüldüğünde, aşağıdaki liman şehirlerimizin hangisinin hinterlandı diğerlerine göre daha dardır?

    • A) Çanakkale Limanı
    • B) Mersin Limanı
    • C) Kocaeli Limanı
    • D) Samsun Limanı
    • E) İzmir Limanı

    Çanakkale Limanı, Gelibolu ve Biga yarımadalarının engebeli yer şekilleri, demir yolu bağlantısının olmaması ve ana ticaret yollarının sapasında (sınırda) kalması nedeniyle hinterlandı oldukça dar olan bir limandır. İzmir, Mersin, Samsun ve Kocaeli limanları ise gelişmiş ulaşım ağları sayesinde geniş hinterlandlara sahiptir.

  10. 10. Türkiye, stratejik konumu nedeniyle kıtalar arası enerji koridoru üzerinde yer almakta ve boru hatları taşımacılığına ev sahipliği yapmaktadır. Buna göre; I. Bakü - Tiflis - Ceyhan (BTC) Boru Hattı II. Rusya'dan Karadeniz geçişli Mavi Akım Boru Hattı III. Batman - Dörtyol Boru Hattı enerji nakil hatlarından hangileri ham petrol taşımacılığında kullanılmaktadır?

    • A) Yalnız II
    • B) Yalnız III
    • C) I ve III
    • D) II ve III
    • E) I, II ve III

    Bakü-Tiflis-Ceyhan uluslararası ham petrol hattıdır (I). Batman-Dörtyol ise Türkiye'deki ilk yerli ham petrol boru hattıdır (III). Mavi Akım ise Rusya'dan gelen doğal gazı Samsun üzerinden Türkiye'ye taşıyan doğal gaz boru hattıdır (II petrol taşımaz). Bu yüzden doğru cevap I ve III'tür.

  11. 11. Türkiye'de dağlık yapının varlığı, kış aylarında kar yağışının yeterli seviyede olmasıyla birlikte kış turizmi (kayak merkezleri) ülkenin birçok farklı bölgesinde gelişim göstermiştir. Buna göre; Bursa (Uludağ), Erzurum (Palandöken), Kars (Sarıkamış), Bolu (Kartalkaya) ve Antalya (Saklıkent) gibi merkezlerin tümünde ortak olarak gelişen turizm dalı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) İnanç Turizmi
    • B) Kış Turizmi (Kayak Turizmi)
    • C) Mağara Turizmi
    • D) Termal Turizm
    • E) Rafting Turizmi

    Uludağ, Palandöken, Sarıkamış ve Kartalkaya'nın yanı sıra Antalya'da Beydağları üzerinde yer alan Saklıkent kayak merkezinde kış sporları yapılır. Dolayısıyla bu merkezlerin tamamında kış turizmi ortak faaliyet alanıdır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  12. 12. Türkiye'de bazı coğrafi alanlar ve buralarda yer alan turizm değerleri eşleştirilmiştir: • Ege Bölgesi'nde UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Bergama Antik Kenti • Hem karstik traverten oluşumları hem de Hierapolis Antik Kenti ile tanınan UNESCO alanı • Cennet-Cehennem karstik obrukları ve tarihi Kızkalesi ile bilinen turizm bölgesi • Kar kalınlığının fazla olmasıyla Türkiye'nin en popüler kış sporları merkezlerinden olan Palandöken Bu turistik değerlerin bulunduğu iller eşleştirildiğinde, aşağıdaki illerden hangisine ait bir turizm alanı belirtilmemiştir?

    • A) Denizli
    • B) Erzurum
    • C) Trabzon
    • D) İzmir
    • E) Mersin

    Eşleştirmeler şöyledir: - Bergama -> İzmir - Pamukkale / Hierapolis -> Denizli - Cennet-Cehennem / Kızkalesi -> Mersin - Palandöken -> Erzurum Trabzon iline (Sümela Manastırı vb.) dair bir turizm değeri verilmemiştir. Doğru cevap C'dir.

  13. 13. Türkiye'de ulaşım yollarının yapım maliyetini belirleyen en önemli doğal faktör yeryüzü şekilleridir. Dağlık, engebeli ve enine uzanan dağ sıralarının bulunduğu alanlarda köprü, tünel ve viyadük ihtiyacı arttığı için yol yapım maliyetleri yüksektir. Sade yer şekillerine ve geniş düzlüklere sahip olan bölgelerde ise yol yapım maliyeti oldukça düşüktür. Buna göre, coğrafi özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki coğrafi yöre veya bölümlerin hangilerinde kara yolu ve demir yolu yapım maliyetlerinin daha düşük olması ve ulaşım ağlarının daha kolay gelişmesi beklenir?

    • A) Ergene Havzası ve Orta Fırat (Güneydoğu Anadolu) Bölümü
    • B) Doğu Anadolu Bölgesi (Yukarı Fırat) ve Batı Karadeniz Bölümü
    • C) Yıldız Dağları Bölümü ve Teke Yarımadası
    • D) Hakkâri Bölümü ve Antalya Yöresi
    • E) Doğu Karadeniz Bölümü ve Menteşe Yöresi

    Trakya'da yer alan Ergene Havzası ile Güneydoğu Anadolu'nun batısındaki Orta Fırat Bölümü yer şekillerinin son derece sade, düz ve engebenin az olduğu alanlardır. Bu nedenle buralarda yol yapım maliyeti çok düşüktür. Karadeniz, Hakkâri, Teke, Taşeli ve Menteşe gibi dağlık yörelerde ise engebeye bağlı olarak tünel ve viyadük ihtiyacı fazla olduğundan yol maliyetleri çok yüksektir.

  14. 14. Rüzgâr aşındırma ve biriktirme faaliyetleri (mantar kayalar, tafoniler, yardanglar ve kumullar) kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde, bitki örtüsünün cılız ve toprak neminin düşük olduğu alanlarda etkilidir. Buna göre, coğrafi özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki alanların hangisinde rüzgârın şekillendirici etkisinin en fazla olması beklenir?

    • A) Doğu Karadeniz kıyı kuşağı
    • B) Tuz Gölü ve Konya - Karapınar çevresi
    • C) Menteşe Yöresi
    • D) Teke Yarımadası ve çevresi
    • E) Yıldız Dağları bölümü

    Rüzgâr aşınım ve birikim şekilleri yağışın az, bitki örtüsünün son derece zayıf olduğu kurak ve yarı kurak bölgelerde görülür. Türkiye'de rüzgârın şekillendirici etkisinin en belirgin olduğu yerler İç Anadolu (özellikle Konya-Karapınar çevresi) ve Güneydoğu Anadolu'dur. Karadeniz ve kıyı Akdeniz bölgelerinde nemlilik ve gür bitki örtüsü nedeniyle rüzgâr aşınımı çok zayıftır.

  15. 15. Türkiye'nin yeryüzü şekilleri ve bunların genel özellikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A) Fiziki haritalarda kullanılan yeşil renk tonları Karadeniz Bölgesi'ndeki gür orman örtüsünü göstermek için yaygın olarak tercih edilir.
    • B) Türkiye arazisinin büyük bir kısmı I. ve II. jeolojik zamanlarda (Paleozoik ve Mezozoik) şekillenmiş yaşlı masiflerden oluşur.
    • C) Çukurova ve Bafra gibi akarsu biriktirmesiyle oluşan geniş delta ovaları fiziki haritalarda sarı renk tonuyla gösterilir.
    • D) Türkiye'de yükselti farkına bağlı olarak gerçek sıcaklık ile indirgenmiş sıcaklık arasındaki farkın en fazla olduğu bölge Doğu Anadolu'dur.
    • E) Türkiye sınırları içerisinde volkanik arazilere ve sönmüş yanardağ kütlelerine en fazla Ege ve Marmara bölgelerinde rastlanır.

    Gerçek sıcaklık ile deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık arasındaki fark tamamen yükseltiyle ilgilidir (her 200 metrede 1°C sıcaklık değişir). Türkiye'nin ortalama yükseltisi en fazla olan bölgesi Doğu Anadolu olduğu için bu fark en fazla burada görülür. Kıyı delta ovaları yeşille gösterilir (C yanlış). Yeşil renk yükseltiyi gösterir, bitki örtüsünü değil (A yanlış). Türkiye genç oluşumludur (B yanlış). Volkanik araziler en çok Doğu ve İç Anadolu'dadır (E yanlış).

  16. 16. Türkiye'de yer alan bazı dağlar oluşum kökenlerine göre (kıvrımlı, kırıklı, volkanik) gruplandırılmaktadır. Buna göre, aşağıda verilen dağlar oluşum türlerine göre (kıvrım, kırık, volkanizma) ikişerli olarak eşleştirildiğinde, hangi dağ tek kalarak eşleşmenin dışında kalır?

    • A) Küre Dağları
    • B) Amanos (Nur) Dağları
    • C) Süphan Dağı
    • D) Nemrut Dağı
    • E) Kaz Dağı

    Kaz Dağı ve Amanos Dağı kırılma (horst-graben sistemi) sonucu oluşmuş kırıklı dağlardır. Nemrut Dağı ve Süphan Dağı ise sönmüş volkanik dağlardır. Küre Dağları ise Kuzey Anadolu kıvrım kuşağında yer alan kıvrımlı bir dağdır. İkişerli eşleştirildiğinde Küre Dağları tek kalır ve boşta kalır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  17. 17. Türkiye'de iç kesimlerde tarımsal üretim miktarlarında yıldan yıla görülen dalgalanmaların en önemli sebeplerinden biri nadas uygulamasının yaygın olmasıdır. Tarım arazilerindeki nadas uygulamasını azaltarak toprağın her yıl ekilmesini sağlamada en etkili yöntem aşağıdakilerden hangidir?

    • A) Tarımda traktör ve modern biçerdöver kullanımının (makineleşme) artırılması
    • B) Nöbetleşe (dönüşümlü) ürün ekim uygulamalarının azaltılması
    • C) Toprağa verilen kimyasal ve organik gübre miktarının artırılması
    • D) Tarım alanlarında yapay sulama olanaklarının (baraj, kanal vb.) geliştirilmesi
    • E) Üreticiyi desteklemek adına tarım satış kooperatiflerinin yaygınlaştırılması

    Nadas, kurak ve yarı kurak bölgelerde toprağın kaybettiği nemi ve minerali geri kazanması için bir yıl boş bırakılmasıdır. Bölgede sulama imkanları (barajlar, göletler) geliştirilirse toprağın suya olan ihtiyacı karşılayan sulamayla nadasa gerek kalmadan her yıl ürün alınabilir. Bu yüzden sulama en etkili yöntemdir.

  18. 18. Türkiye'de sönmüş volkan dağları (Ağrı, Tendürek, Süphan, Nemrut, Erciyes, Hasan Dağı, Karadağ, Karacadağ vb.) İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da belirli hatlar boyunca sıralanmıştır. Bu volkanik dağlar ve çevrelerinin ortak coğrafi özellikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_ (ortak özellikleri arasında _yer almaz_)?

    • A) Tamamının zirvesinde veya yamaçlarında uluslararası kış turizmi ve kayak merkezleri kurulmuştur.
    • B) Yerin derinliklerindeki zayıf kırık hatlarından (fay hatlarından) lavlar çıktığı için fay hatlarına paralel uzanırlar.
    • C) Çevresinde sıcak su kaynakları (kaplıca, fay kaynağı) yaygın olarak görülür.
    • D) Volkanik küllerle zenginleşmiş mineralce zengin verimli topraklara sahiptirler.
    • E) Andezit, bazalt ve tüf gibi püskürük (volkanik) kayaçlar yaygındır.

    Volkanik topraklar tarım için verimlidir (D). Volkanik kayaçlar (tüf, bazalt) içerirler (E). Lavların çıkış noktası kırık hatları olduğundan fay hatlarına paralel dizilirler (B) ve fay kaynakları görülür (C). Ancak her volkanik dağda (örneğin Karacadağ veya Karadağ'da) kış turizmi ve kayak tesisleri gelişmemiştir. Dolayısıyla bu ortak özellik değildir.

  19. 19. Fiziki haritalarda kullanılan renk çeşitliliği, bir bölgedeki kısa mesafeli yükselti farklarına bağlı olarak artar. Deniz seviyesinden başlayıp kısa mesafede binlerce metreye ulaşan dağlık kıyı kuşağında en fazla renk (yeşilden kahverenge) bir arada kullanılır. Buna göre, yer şekilleri özellikleri düşünüldüğünde, Türkiye'nin aşağıdaki yöre çiftlerinin hangilerinde fiziki haritada daha fazla renk tonunun kullanılması beklenir?

    • A) Çukurova Deltası - Güneydoğu Anadolu platoları
    • B) Doğu Karadeniz kıyı kuşağı - Teke/Taşeli yöresi
    • C) Ergene Havzası - İç Anadolu düzlükleri
    • D) Marmara ovaları - Güneydoğu Anadolu düzlükleri
    • E) Ege çöküntü ovaları - Konya Havzası

    Yükselti farkının kısa mesafede en fazla değiştiği kıyı alanları Doğu Karadeniz kıyı kuşağı ile Akdeniz'deki Teke/Taşeli yöresidir. Bu alanlarda deniz seviyesinin yeşil tonundan başlayarak yüksek dağların kahverengi tonlarına kadar tüm renkler kısa mesafede bir arada kullanılır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  20. 20. 21 Haziran tarihinde Muğla'dan yola çıkan bir doğa araştırma grubu, 10 günlük bir seyahat rotasını tamamlayarak kuzeydeki İstanbul'a ulaşmıştır. Bu grup yolculuk boyunca gerçekleşen coğrafi değişimleri şu şekilde not etmiştir: I. Güneş ışınlarının düşme açısı -> Yol boyunca artmıştır. II. Gündüz süresinin uzunluğu -> Yol boyunca artmıştır. III. Yatay düzlemdeki cisimlerin gölge boyu -> Yol boyunca kısalmıştır. IV. Gece ile gündüz süreleri arasındaki fark -> Yol boyunca artmıştır. Buna göre, grubun yaptığı gözlemlerden hangileri coğrafi gerçeklerle _bağdaşmaz_ (yanlış eşleştirilmiştir)?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve III
    • D) II ve III
    • E) II, III ve IV

    Muğla'dan İstanbul'a (kuzeye) gidildikçe enlem etkisinden dolayı güneş ışınlarının düşme açısı küçülür (I yanlış). Işınlar daraldığı için gölge boyları uzar (III yanlış). 21 Haziran'da kuzeye gidildikçe gündüz süresi uzar (II doğru) ve ekvatordan uzaklaşıldığı için gece-gündüz süre farkı artar (IV doğru). Yanlış gözlemler I ve III'tür.