menu
MemurOl
Coğrafya Testleri

Genel Tekrar Testi - 118

Soru 1 / 25

Türkiye'de hidroelektrik enerji potansiyeli ve bu potansiyelin kullanımına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Türkiye'de hidroelektrik enerji potansiyeli ve bu potansiyelin kullanımına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Fırat ve Dicle nehirleri üzerindeki barajlar Türkiye'nin en büyük HES projelerini barındırmaktadır.
    • B) Türkiye, teknik hidroelektrik potansiyeli bakımından Avrupa'nın önde gelen ülkeleri arasında yer almaktadır.
    • C) Doğu Karadeniz havzasındaki dik vadiler küçük ve orta ölçekli HES'ler için elverişlidir.
    • D) Keban, Karakaya ve Atatürk barajları Fırat Nehri üzerinde yer almaktadır.
    • E) Türkiye'nin ekonomik açıdan işletilebilir hidroelektrik potansiyelinin tamamı kullanıma açılmıştır.

    Türkiye'nin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ teknik ve ekonomik hidroelektrik potansiyelinin tamamı henüz kullanıma açılmamıştır; bununla birlikte kurulu kapasite ve yapım aşamasındaki projelerle bu potansiyelin büyük bölümüne ulaşılmıştır. Özellikle Doğu Anadolu'daki bazı havzalarda potansiyelin değerlendirilmesi sürmektedir. Diğer seçenekler doğru bilgiler içermektedir.

  2. 2. Türkiye'de demir-çelik sanayisinin kuruluş yeri seçiminde aşağıdaki faktörlerden hangisi diğerlerine göre belirleyici bir rol oynamıştır?

    • A) Pazar büyüklüğü ve tüketim potansiyeli
    • B) Hammadde ve enerji kaynaklarına yakınlık
    • C) Nitelikli işgücü varlığı
    • D) Liman altyapısı ve ihracat kolaylığı
    • E) Devlet politikası ve planlı kalkınma hedefleri

    Türkiye'de‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Karabük (1939), Ereğli (1965) ve İskenderun (1975) gibi büyük demir-çelik tesislerinin kuruluş yerlerinde klasik lokasyon teorilerinden ziyade devletin kalkınma politikaları, bölgeler arası dengesizliği giderme hedefleri ve siyasi kararlar belirleyici olmuştur. Nitekim Karabük kömür havzasına yakın kurulmuş olsa da Ereğli ve İskenderun tesislerinin yerleri büyük ölçüde stratejik ve siyasi kararlarla belirlenmiştir.

  3. 3. Aşağıdaki enerji kaynaklarından hangisi Türkiye'nin toplam elektrik üretimindeki payı bakımından linyitten daha yüksek bir konuma sahip olmasına rağmen ithalata bağımlılık yaratmaktadır?

    • A) Güneş enerjisi
    • B) Doğalgaz
    • C) Jeotermal enerji
    • D) Hidroelektrik
    • E) Rüzgar enerjisi

    Doğalgaz,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Türkiye'nin elektrik üretiminde önemli bir paya sahip olup linyitten sonra uzun yıllar ikinci sırada yer almıştır. Ancak doğalgazın neredeyse tamamı Rusya, İran ve Azerbaycan gibi ülkelerden ithal edilmekte ve bu durum enerji bağımlılığı açısından ciddi bir güvenlik sorunu oluşturmaktadır. Hidroelektrik yerli kaynak olmakla birlikte üretimde daha yüksek paya sahip olduğu dönemlerde ithalat bağımlılığı yaratmamaktadır.

  4. 4. Türkiye'nin bor rezervleri dünya toplamının yaklaşık %73'ünü oluşturmaktadır. Buna karşın Türkiye'nin bor ihracatından elde ettiği gelirin beklentilerin altında kalmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Bor yataklarının ulaşılması güç dağlık alanlarda bulunması
    • B) Uluslararası bor talebinin son yıllarda düşmesi
    • C) Hammadde ihracatının katma değerli ürün ihracatına dönüştürülememesi
    • D) Eti Maden'in düşük verimlilikle çalışması
    • E) Çevre düzenlemelerinin bor üretimini kısıtlaması

    Türkiye,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ bor rezervleri bakımından dünya lideri olmasına rağmen işlenmiş ve katma değeri yüksek bor ürünleri üretimi yerine büyük ölçüde ham ya da yarı işlenmiş bor minerali ihraç etmektedir. Rafine bor ürünleri, borik asit, boron fibresi gibi ileri teknoloji ürünlerine dönüşüm yetersiz kaldığından ham madde ihracatının kazandırdığı değer oldukça düşük kalmaktadır. Bu sorun Türkiye'nin doğal kaynak zenginliğini ekonomik büyümeye tam anlamıyla yansıtamamasının tipik bir örneğidir.

  5. 5. Weber'in sanayi lokasyon teorisine göre bir fabrikanın hammadde noktasında kurulması için aşağıdaki koşulların hangisi sağlanmalıdır?

    • A) Emek maliyetlerinin taşıma maliyetlerini aşması
    • B) Malzeme indeksinin 1'e eşit olması
    • C) Malzeme indeksinin 1'den küçük olması
    • D) Aglomerasyon ekonomilerinin çok yüksek olması
    • E) Malzeme indeksinin 1'den büyük olması

    Alfred‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Weber'in sanayi lokasyon teorisinde malzeme indeksi; üretimde kullanılan yerel hammaddelerin ağırlığının üretilen ürünün ağırlığına oranıdır. Malzeme indeksi 1'den büyükse (yani üretim sürecinde ağırlık kaybı söz konusuysa, şeker pancarı, demir cevheri işleme gibi) taşıma maliyetlerini düşürmek için fabrika hammadde noktasına yakın kurulmalıdır. İndeks 1'den küçükse ürün hammaddeden ağır olmaktadır ve pazar odaklı kuruluş tercih edilir.

  6. 6. Aşağıdaki sanayi türlerinden hangisi hem pazar odaklı hem de hammadde odaklı lokasyon özelliği gösterebilen karma nitelikte bir örnektir?

    • A) Konserve ve meyve suyu fabrikaları
    • B) Çimento fabrikaları
    • C) Alüminyum eritme tesisleri
    • D) Ekmek ve fırıncılık endüstrisi
    • E) Şeker fabrikaları

    Konserve‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve meyve suyu fabrikaları; üretimde büyük hacimli ve bozulabilir hammadde (meyve-sebze) kullandığından hammadde üretim bölgelerine yakın kurulma eğilimindedir. Ancak hafif ambalajlı ürünler olarak hem bölgesel hem ulusal hem de uluslararası pazarlara kolayca ulaşabilmektedir. Bu çift yönlü baskı, fabrikaların bazen hammadde alanına (Bursa, Manisa), bazen de liman/pazar yakınına kurulmasına yol açar. Çimento ve şeker fabrikaları daha kesin hammadde odaklı iken ekmek sanayisi saf pazar odaklıdır.

  7. 7. Türkiye'de jeotermal enerji kullanımı değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Türkiye'deki jeotermal alanların büyük çoğunluğu genç volkanik ve tektonik açıdan aktif bölgelerde yer alır
    • B) Türkiye'nin jeotermal potansiyeli kullanım oranı gelişmiş ülkelere kıyasla hâlâ sınırlı kalmaktadır
    • C) Jeotermal enerji Türkiye'de yalnızca elektrik üretiminde kullanılmakta, seracılık ve kaplıca amaçlı kullanım son yıllarda terk edilmiştir
    • D) Jeotermal kaynakların yoğunlaştığı bölge Ege'dir ve Menderes Grabeni bu kaynakların merkezindedir
    • E) Türkiye, jeotermal kurulu güç bakımından Avrupa'da ilk sıralarda yer almaktadır

    Türkiye'de‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ jeotermal enerji yalnızca elektrik üretiminde değil; seracılık (özellikle Kuzey Ege'de domates, biber yetiştiriciliği), konut ve işyeri ısıtması, kaplıca turizmi ve balık çiftçiliği gibi pek çok alanda kullanılmaktadır. Gerçekte jeotermal enerjinin doğrudan ısı kullanımı (direct use), elektrik üretiminden çok daha yaygındır. Bu nedenle seracılık ve kaplıca kullanımının terk edildiğini belirten C şıkkı yanlıştır.

  8. 8. Aşağıdaki sanayi kolları ile Türkiye'deki başlıca üretim merkezleri eşleştirildiğinde hangi ikili yanlış verilmiştir?

    • A) Rafine şeker sanayii – Alpullu ve Turhal
    • B) Cam sanayii – Paşabahçe ve Mersin
    • C) Kağıt-selüloz sanayii – İzmit ve Aksu
    • D) Bakır sanayii – Samsun ve Murgul
    • E) Alüminyum sanayii – Seydişehir

    Türkiye'de‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cam sanayii denildiğinde akla gelen başlıca merkezler İstanbul/Paşabahçe (Şişecam'ın kuruluş yeri), Mersin ve Bursa'dır. Ancak bu seçeneklerde gerçekten yanlış eşleştirme olan şık D değil, yanıltıcı olan budur: Türkiye'nin en önemli düzcam üretimi merkezi Mersin değil Trakya (Çerkezköy) ve Ankara çevresidir. Paşabahçe cam ürünleriyle özdeşleşmiş olsa da düzcam üretimi Trakya Cam fabrikasıyla daha fazla ilişkilendirilir. Soru analiz gerektirmekte olup diğer şıklardaki eşleştirmeler doğrudur.

  9. 9. Petrol fiyatlarındaki ani düşüşün Orta Doğu'daki petrol ihracatçısı ülkeleri ile Türkiye ekonomisini etkisi bakımından karşılaştırıldığında, aşağıdaki analiz hangisinde doğru biçimde yapılmıştır?

    • A) Her iki taraf da petrol fiyat düşüşünden olumsuz etkilenir çünkü ikisi de büyük petrol üreticisidir
    • B) Türkiye büyük ölçüde petrol ihraç ettiğinden her iki taraf da benzer biçimde zarar görür
    • C) Her iki taraf da serbest piyasa mekanizmasıyla fiyat düşüşünü telafi edebileceğinden etkiler nötralize olur
    • D) Orta Doğu ülkeleri zarar görürken Türkiye cari açık ve enflasyon baskısı açısından rahatlama yaşar
    • E) Yalnızca Türkiye olumsuz etkilenir çünkü Orta Doğu ülkeleri alternatif enerji kaynaklarına sahiptir

    Türkiye‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ petrol ithalatına büyük ölçüde bağımlı bir ülkedir ve enerji ithalatı cari açığının en önemli kalemi arasındadır. Petrol fiyatlarının düşmesi Türkiye için enerji ithalat faturasını azaltır, enflasyonu baskılar ve cari açığı daraltır, dolayısıyla olumlu bir etkidir. Orta Doğu petrol ihracatçıları içinse petrol fiyat düşüşü ihracat gelirlerini, bütçe dengelerini ve büyümelerini olumsuz etkiler. Bu durum iki tarafın petrol fiyat değişimlerinden zıt yönde etkilendiğini göstermektedir.

  10. 10. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin yenilenebilir enerji potansiyelini değerlendirirken göz ardı edilmesi gereken yanlış bir varsayımdır?

    • A) Türkiye güneşlenme süresi ve solar radyasyon bakımından Avrupa ortalamasının üzerindedir
    • B) Anadolu platolarının jeotermal gradyanları Ege havzasına kıyasla oldukça düşüktür
    • C) Akarsu rejimi düzensizliği barajlı santrallerin yıllık üretim tahmini güvenilirliğini azaltır
    • D) Rüzgar enerjisi potansiyeli yalnızca Ege ve Marmara kıyılarında yoğunlaşmaktadır
    • E) Türkiye'nin hidroelektrik kapasitesinin teknik potansiyeli ekonomik potansiyelinin üzerindedir

    Türkiye'nin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ rüzgar enerjisi potansiyeli yalnızca Ege ve Marmara kıyılarıyla sınırlı değildir. İç Anadolu (özellikle Karapınar gibi bölgeler), Doğu Anadolu'nun bazı yüksek kesimleri ve Karadeniz kıyıları da önemli rüzgar koridorlarına sahiptir. Yalnızca kıyı bölgelerinin rüzgar enerjisi bakımından uygun olduğu varsayımı yanlıştır. Diğer şıklar büyük ölçüde doğru değerlendirmeler içermektedir; örneğin teknik kapasite her zaman ekonomik kapasitenin üzerindedir çünkü tüm teknolojik açıdan mümkün projelerin maliyet-fayda dengesi her zaman uygun değildir.

  11. 11. Fordizm ve post-Fordizm üretim sistemleri karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi post-Fordist üretim anlayışının bir özelliği değildir?

    • A) Coğrafi olarak dağınık üretim birimlerinin ağ ilişkileriyle koordinasyonu
    • B) Ürün çeşitliliğinin artması ve müşteriye özel üretimin benimsenmesi
    • C) Esnek üretim ve az sayıda ürünün büyük miktarlarda üretilmesi
    • D) Tam zamanında (just-in-time) üretim sistemlerinin uygulanması
    • E) Küçük ölçekli işletmelerin öne çıkması ve fason üretimin yaygınlaşması

    Post-Fordist‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ üretim anlayışı; esnek uzmanlaşma, çeşitlendirilmiş ürün yelpazesi, küçük seri üretim, fason üretim (taşeron ilişkileri), tam zamanında (just-in-time) stok yönetimi ve dağınık üretim ağlarıyla karakterizedir. Buna karşın 'az sayıda ürünün büyük miktarlarda üretilmesi' Fordizmin (kitlesel üretim) temel özelliğidir. Post-Fordizm tam tersine geniş ürün çeşitliliğini, esnek üretimi ve kısa seri üretimi ön plana çıkarır.

  12. 12. Türkiye'de organize sanayi bölgelerinin (OSB) kuruluş yerlerinin seçiminde aşağıdaki faktörlerin hangisi teorik açıdan en az belirleyici olmuştur?

    • A) Kentsel alanlara ulaşım mesafesi ve altyapı bağlantısı
    • B) Bölgesel kalkınma planları ve teşvik sistemi
    • C) Mevcut sanayi kümelerinden uzak, bakir alanlara konumlanma zorunluluğu
    • D) İşgücü havuzuna erişim kolaylığı
    • E) Arazi fiyatları ve kamulaştırma kolaylığı

    Organize‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Sanayi Bölgelerinin kuruluş yerlerinde kentlere yakınlık, ulaşım altyapısı, arazi uygunluğu, işgücü erişimi ve bölgesel kalkınma teşvikleri belirleyici olmaktadır. 'Mevcut sanayi kümelerinden uzakta bakir alanlara konumlanma zorunluluğu' ise bir kural değildir; aksine birçok OSB mevcut sanayi alanlarının çevresinde veya onlarla birlikte gelişmiş, aglomerasyon ekonomilerinden yararlanmak üzere tasarlanmıştır. Bu nedenle D şıkkındaki varsayım teorik açıdan en az geçerli faktördür.

  13. 13. Birincil enerji tüketiminde kişi başına düşen değerler incelendiğinde, gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelere kıyasla düşük tüketim sergilemesinin temel yapısal nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) İklim koşullarının daha ılıman olması nedeniyle ısıtma ve soğutma talebinin düşük kalması
    • B) Gelişmekte olan ülkelerde nüfusun daha genç olması nedeniyle enerji tüketiminin doğal olarak düşük seyretmesi
    • C) Gelişmekte olan ülkelerin yenilenebilir enerji kaynaklarını daha etkin kullanması
    • D) Sanayileşme düzeyi, kentleşme oranı ve kişi başına gelirin düşük olması sonucu endüstriyel ve bireysel enerji talebinin sınırlı kalması
    • E) Gelişmekte olan ülkelerde enerji verimliliği teknolojilerinin daha yaygın biçimde benimsenmesi

    Kişi‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ başına enerji tüketimi ile sanayileşme düzeyi, kentleşme oranı, kişi başına gelir ve yaşam standardı arasında güçlü bir pozitif korelasyon vardır. Gelişmekte olan ülkelerde endüstriyel üretim, motorlu araç sahipliği, enerji yoğun hizmet sektörü ve bireysel tüketim kalıpları gelişmiş ülkelere kıyasla çok daha sınırlıdır. Yenilenebilir enerji ve verimlilik teknolojileri açısından ise çoğu gelişmekte olan ülke gelişmiş ülkelerin gerisinde kalmaktadır, bu nedenle C ve E şıkları yanlıştır.

  14. 14. Türkiye'de tekstil ve konfeksiyon sanayii 1980'lerden itibaren İstanbul ve Marmara Bölgesi'nden Anadolu'ya doğru yayılma eğilimi göstermiştir. Bu coğrafi dönüşümün temel açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Anadolu'da teknik işgücünün İstanbul'a göre daha nitelikli olması
    • B) İstanbul'da artan arazi ve işgücü maliyetleri ile yeni teşvik politikalarının Anadolu kentlerini cazip kılması
    • C) Anadolu'nun hammadde (pamuk, yün) üretimine daha yakın olması nedeniyle nakliye maliyetlerinin düşmesi
    • D) Yabancı yatırımcıların Anadolu pazarlarına doğrudan erişim için iç bölgeleri tercih etmesi
    • E) Marmara Bölgesi'ndeki çevre düzenlemelerinin tekstil fabrikalarını zorla taşıması

    1980‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sonrası ihracata yönelik sanayileşme politikaları ve teşvik sistemleri çerçevesinde tekstil-konfeksiyon sanayii İstanbul'dan Anadolu'ya kaymıştır. Bu kaymada belirleyici olan faktörler; İstanbul'daki arsa fiyatlarının ve ücretlerin yükselmesi, Anadolu'da ucuz ve bol işgücü (özellikle kadın emeği), OSB teşvikleri, düşük kira maliyetleri ve bölgesel kalkınma destekleridir. Hammaddeye yakınlık ikincil bir etkendir; Gaziantep, Kahramanmaraş, Denizli, Konya gibi merkezlerin yükselişi esas olarak maliyet avantajlarıyla açıklanmaktadır.

  15. 15. Enerji güvenliği kavramı çerçevesinde Türkiye için en doğru değerlendirme hangisidir?

    • A) Hidroelektrik santrallerin yoğun kullanımı Türkiye'nin enerji ithalat bağımlılığını sıfırın altına indirmiştir
    • B) Enerji ithalatındaki tek kaynak bağımlılığı ve yüksek dışa bağımlılık oranı Türkiye'nin enerji güvenliğini tehdit etmekte; bu nedenle kaynak çeşitlendirmesi stratejik öncelik taşımaktadır
    • C) Türkiye'nin coğrafi konumu enerji güvenliğini garanti altına almakta, transit ülke konumu enerji temininde her koşulda avantaj sağlamaktadır
    • D) Türkiye'nin enerji güvenliği yalnızca yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılmasıyla tam anlamıyla çözüme kavuşturulabilir
    • E) Türkiye zengin doğalgaz rezervleri sayesinde enerji güvenliğini büyük ölçüde sağlamıştır

    Türkiye,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ birincil enerji tüketiminin yaklaşık %70-75'ini ithal etmekte; doğalgaz büyük ölçüde Rusya ve İran'dan, petrol ise çeşitli kaynaklardan sağlanmaktadır. Bu yüksek dışa bağımlılık ve belirli ülkelere olan tek kaynak bağımlılığı ciddi bir enerji güvenlik açığı oluşturmaktadır. Transit ülke konumu (TANAP, TürkAkım) Türkiye'ye pazarlık gücü kazandırsa da bu durum enerji güvenliğini otomatik olarak garanti etmez. Yenilenebilir enerji tek başına sorunu çözmez ve hidroelektrik ithalatı sıfırlamamıştır. Bu nedenle kaynak ve rota çeşitlendirmesi kritik stratejik hedef olmaya devam etmektedir.

  16. 16. Aşağıdaki sanayi kümelerinden hangisi 'ağ ekonomileri' ve 'yerel bilgi yayılması' kavramlarıyla en doğrudan ilişkilidir?

    • A) Büyük çok uluslu şirketlerin izole üretim tesisleri
    • B) Marshallian sanayi bölgeleri (Üçüncü İtalya modeli gibi KOBİ kümeleri)
    • C) Kaynak güdümlü maden işleme tesisleri
    • D) Ağır sanayi kompleksleri (entegre demir-çelik tesisleri)
    • E) Devlet iktisadi teşebbüslerinin monopol üretim birimleri

    Alfred‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Marshall'ın tanımladığı ve Üçüncü İtalya (Emilia-Romagna, Toscana gibi bölgeler) ile somutlaşan sanayi bölgeleri; birbirine yakın konumlanan uzmanlaşmış KOBİ'lerin yoğunlaştığı, işgücü havuzu, yerel bilgi yayılması (tacit knowledge spillover), tedarikçi-müşteri ağları ve ortak kurumsal altyapı sayesinde bireysel işletmelerin ulaşamayacağı verimlilik ve yenilikçilik düzeylerine eriştiği kümelerdir. Ağ ekonomileri, güven ilişkileri ve enformel bilgi akışı bu modelin özünü oluşturmaktadır. Diğer seçenekler bu ağ dinamiklerinden yoksun, dikey entegre ya da izole üretim biçimlerini temsil eder.

  17. 17. Türkiye'nin yüzölçümü bakımından en büyük bölgesi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Ege Bölgesi
    • B) Doğu Anadolu Bölgesi
    • C) İç Anadolu Bölgesi
    • D) Güneydoğu Anadolu Bölgesi
    • E) Karadeniz Bölgesi

    Doğu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Anadolu Bölgesi, yaklaşık 163.000 km² yüzölçümüyle Türkiye'nin en büyük bölgesidir. Türkiye yüzölçümünün yaklaşık %21'ini oluşturur.

  18. 18. Türkiye'nin en fazla yağış alan bölgesi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Marmara Bölgesi
    • B) Ege Bölgesi
    • C) Akdeniz Bölgesi
    • D) Karadeniz Bölgesi
    • E) İç Anadolu Bölgesi

    Karadeniz‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Bölgesi, Kuzey Anadolu Dağları'nın denizden gelen nem taşıyan rüzgarlara karşı konumlanması nedeniyle Türkiye'nin en fazla yağış alan bölgesidir. Rize, yıllık ortalama 2.200 mm ile en yağışlı ilimizdir.

  19. 19. Türkiye'nin en kalabalık nüfuslu bölgesi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Karadeniz Bölgesi
    • B) Marmara Bölgesi
    • C) Doğu Anadolu Bölgesi
    • D) Akdeniz Bölgesi
    • E) İç Anadolu Bölgesi

    Marmara‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Bölgesi, Türkiye'nin en kalabalık nüfuslu bölgesidir. İstanbul'un bu bölgede yer alması ve bölgenin sanayileşme düzeyinin yüksek olması yoğun nüfusun temel nedenlerindendir.

  20. 20. Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan Ağrı Dağı'nın yüksekliği kaç metredir?

    • A) 5.137 m
    • B) 3.756 m
    • C) 4.058 m
    • D) 4.135 m
    • E) 3.916 m

    Ağrı‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Dağı, 5.137 metre yüksekliğiyle Türkiye'nin en yüksek dağıdır. Doğu Anadolu Bölgesi'nde, Ağrı ili sınırları içinde yer almakta olup sönmüş bir volkandır.

  21. 21. Türkiye'nin en az nüfuslu bölgesi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Güneydoğu Anadolu Bölgesi
    • B) Doğu Anadolu Bölgesi
    • C) Ege Bölgesi
    • D) İç Anadolu Bölgesi
    • E) Karadeniz Bölgesi

    Doğu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Anadolu Bölgesi, olumsuz iklim koşulları, engebeli arazi yapısı ve ekonomik gelişmişlik düzeyinin düşüklüğü nedeniyle Türkiye'nin en az nüfuslu bölgesidir.

  22. 22. Türkiye'de Akdeniz ikliminin en belirgin yaşandığı bölge aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Akdeniz Bölgesi
    • B) İç Anadolu Bölgesi
    • C) Marmara Bölgesi
    • D) Ege Bölgesi
    • E) Güneydoğu Anadolu Bölgesi

    Akdeniz‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ iklimi; yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olmasıyla tanımlanır. Bu iklim Akdeniz Bölgesi'nde en belirgin biçimde görülür. Ege Bölgesi de Akdeniz iklimine sahip olmakla birlikte etki en yoğun Akdeniz Bölgesi'ndedir.

  23. 23. Türkiye'nin en büyük gölü olan Van Gölü hangi bölgededir?

    • A) Karadeniz Bölgesi
    • B) Doğu Anadolu Bölgesi
    • C) Güneydoğu Anadolu Bölgesi
    • D) Marmara Bölgesi
    • E) İç Anadolu Bölgesi

    Van‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Gölü, yaklaşık 3.713 km² yüzölçümüyle Türkiye'nin en büyük gölüdür. Doğu Anadolu Bölgesi'nde Van ili sınırları içinde yer alan göl, volkanik bir setin suları tutmasıyla oluşmuş tektonik-volkanik kökenli bir göldür.

  24. 24. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında sulanan toprakların büyük çoğunluğu hangi bölgededir?

    • A) İç Anadolu Bölgesi
    • B) Doğu Anadolu Bölgesi
    • C) Güneydoğu Anadolu Bölgesi
    • D) Akdeniz Bölgesi
    • E) Karadeniz Bölgesi

    GAP,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ni kapsayan ve Fırat ile Dicle nehirleri üzerinde kurulan barajlarla bu bölgenin tarımsal kalkınmasını hedefleyen bir projedir. Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin gibi iller bu proje kapsamındadır.

  25. 25. Türkiye'nin sanayi bakımından en gelişmiş bölgesi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) İç Anadolu Bölgesi
    • B) Karadeniz Bölgesi
    • C) Ege Bölgesi
    • D) Marmara Bölgesi
    • E) Akdeniz Bölgesi

    Marmara‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Bölgesi; İstanbul, Bursa, Kocaeli gibi önemli sanayi merkezlerine ev sahipliği yapmasıyla Türkiye'nin sanayi bakımından en gelişmiş bölgesidir. Türkiye'nin sanayi üretiminin ve ihracatının büyük bölümü bu bölgeden gerçekleşmektedir.