Genel Tekrar Testi - 8
Aşağıdakilerden hangisi, 2022-2024 yılları arasında küresel ölçekte uygulanan 'para politikası normalleşmesi' sürecinde merkez bankalarının karşılaştığı 'ücret-fiyat sarmalı' (wage-price spiral) riskini en doğru biçimde tanımlamaktadır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Aşağıdakilerden hangisi, 2022-2024 yılları arasında küresel ölçekte uygulanan 'para politikası normalleşmesi' sürecinde merkez bankalarının karşılaştığı 'ücret-fiyat sarmalı' (wage-price spiral) riskini en doğru biçimde tanımlamaktadır?
- A) Merkez bankalarının faiz artırımlarına bağlı olarak döviz kurlarının değer kazanmasıyla ithal enflasyonun düşmesi
- B) İşçilerin artan enflasyona karşı yüksek ücret talep etmesi, bunun işletme maliyetlerini ve fiyatları artırması, artan fiyatların ise yeniden ücret baskısı yaratması döngüsü ✓
- C) Reel ücretlerin enflasyonun altında kalmasıyla birlikte toplam talebin düşmesi ve deflasyon riskinin ortaya çıkması
- D) Faiz oranlarının yükselmesinin konut piyasasını daraltarak genel tüketimi baskılaması
- E) Kamu harcamalarının genişlemesiyle özel sektör yatırımlarının dışlanması (crowding out) olgusu
Ücret-fiyat sarmalı; yükselen enflasyonun işçileri daha yüksek ücret talep etmeye yöneltmesi, bu ücret artışlarının üretim maliyetlerini ve dolayısıyla nihai ürün fiyatlarını yukarı çekmesi, yükselen fiyatların tekrar ücret baskısı doğurması şeklinde kendini besleyen bir döngüdür. 2022-2024 döneminde pek çok merkez bankası bu riski göz önünde bulundurarak faiz artırımlarına devam etmiştir. Diğer seçenekler para politikası literatüründeki farklı kavramları tanımlamaktadır.
2. 2023'te sonuçlanan İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyelik süreçleri karşılaştırıldığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) NATO üyelik protokolü gereği her iki ülkenin de BM Güvenlik Konseyi'nden onay alması gerekmiştir.
- B) Her iki ülke de aynı anda, 2023 yılının Mart ayında tam üye statüsü kazanmıştır.
- C) Türkiye her iki ülkenin üyeliğini de onaylamayı başlangıçta reddetmiş ve her ikisi için de aynı koşulları öne sürmüştür.
- D) İsveç'in üyeliği yalnızca Macaristan'ın vetosunu aşmasıyla Nisan 2024'te tamamlanmıştır.
- E) Finlandiya, Macaristan ve Türkiye'nin onayını İsveç'ten önce aldığı için NATO'ya daha erken katılmıştır. ✓
Finlandiya, Türkiye ve Macaristan'ın onayını İsveç'ten önce alarak Nisan 2023'te NATO'nun 31. üyesi olmuştur. İsveç ise başta Türkiye'nin PKK/YPG ile ilgili talepleri ve ardından Macaristan'ın gecikmeli onayı nedeniyle süreç uzamış; Mart 2024'te 32. üye olarak NATO'ya katılmıştır. Türkiye İsveç ve Finlandiya için benzer ama özdeş olmayan koşullar öne sürmüştür. BM Güvenlik Konseyi'nin NATO üyeliğinde herhangi bir rolü bulunmamaktadır.
3. Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) 'Kırılgan Beşli' (Fragile Five) kavramını ilk kez kullandığı 2013 tarihli raporundan bu yana yaşanan gelişmeler göz önünde bulundurulduğunda, 2023-2024 dönemi itibarıyla 'yüksek cari açık ve dış finansmana bağımlılık' kırılganlık kriterlerini taşıdığı değerlendirilen ülke gruplaması için kullanılan güncel IMF terminolojisi aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yüksek Borç Yükü Altındaki Düşük Gelirli Ülkeler (High-Debt LICs) ✓
- B) Sınır Piyasaları (Frontier Markets)
- C) İzleme Altındaki Ekonomiler (Economies Under Scrutiny)
- D) Dış Finansman Gereksinimi Yüksek Ekonomiler (High External Financing Need Economies)
- E) Kırılgan Yedi (Fragile Seven)
IMF, 2023-2024 döneminde yapısal kırılganlığı yüksek, dış borç yükü ağır ve dış finansmana son derece bağımlı olan ülkeleri 'Yüksek Borç Yükü Altındaki Düşük Gelirli Ülkeler' (High-Debt Low Income Countries - LICs) başlığı altında değerlendirmekte ve bu ülkelere yönelik özel izleme mekanizmaları uygulamaktadır. Bu soruyu zorlaştıran etken, 'Kırılgan Beşli' gibi piyasa kaynaklı nitelendirmelerin IMF'nin resmi güncel terminolojisiyle karıştırılmasıdır.
4. 2023 yılında Hamas'ın İsrail'e yönelik gerçekleştirdiği 7 Ekim saldırısının ardından Uluslararası Adalet Divanı'na (UAD) Güney Afrika tarafından İsrail aleyhine açılan dava hangi uluslararası hukuki çerçeve kapsamında değerlendirilmiştir?
- A) 1949 Cenevre Sözleşmeleri kapsamında savaş suçları
- B) Roma Statüsü kapsamında insanlığa karşı suçlar
- C) BM Şartı'nın 2/4. maddesi kapsamında kuvvet kullanımı yasağının ihlali
- D) 1948 Soykırım Sözleşmesi kapsamında soykırım suçu ✓
- E) 1907 Lahey Sözleşmeleri kapsamında kara savaşı hukuku ihlalleri
Güney Afrika, Aralık 2023'te UAD'ye İsrail aleyhine 1948 tarihli Soykırımı Önleme ve Cezalandırma Sözleşmesi (Soykırım Sözleşmesi) kapsamında dava açmıştır. UAD, Ocak 2024'te geçici tedbir kararı alarak İsrail'den soykırım eylemlerini önlemesini istemiş; ancak ateşkes talep etmemiştir. UAD'nin yargı yetkisi, devlet sorumluluğunu konu alan Soykırım Sözleşmesi'nden kaynaklanmakta olup Roma Statüsü bireysel cezai sorumluluğu kapsar ve UAD'nin değil UCM'nin görev alanına girer.
5. G20 bünyesinde 2023 Yeni Delhi Zirvesi'nde kabul edilen 'Küresel Biyoyakıt İttifakı'nın temel amacı ile aşağıdaki ifadelerden hangisi en doğru biçimde örtüşmektedir?
- A) Gelişmekte olan ülkelere yalnızca tarımsal atık bazlı ikinci nesil biyoyakıt teknolojisi transferi sağlamak
- B) Havacılık sektörüne yönelik sürdürülebilir yakıt standartları belirlemek ve denetim mekanizması kurmak
- C) Fosil yakıt sübvansiyonlarını 2030'a kadar tamamen ortadan kaldırmak
- D) Ulaşım sektöründe biyoyakıt kullanımını yaygınlaştırarak enerji geçişini hızlandırmak ve tarımsal kalkınmayı desteklemek ✓
- E) Gıda güvencesini tehdit eden biyoyakıt üretimini düzenleyici bir çerçeveye bağlamak
Hindistan, Brezilya ve ABD'nin öncülük ettiği Küresel Biyoyakıt İttifakı, G20 Yeni Delhi Zirvesi'nde resmen kurulmuştur. İttifakın temel amacı; ulaşım başta olmak üzere çeşitli sektörlerde biyoyakıt kullanımını artırmak, üye ülkeler arasında teknoloji ve bilgi transferini kolaylaştırmak ve biyoyakıt üretiminin tarımsal kalkınmaya katkı sağlamasını teşvik etmektir. İttifak belirli bir biyoyakıt nesliyle sınırlı değildir ve birincil amacı kısıtlayıcı düzenleme değil teşvik edici ortaklık kurmaktır.
6. Aşağıdakilerden hangisi, 'Çin Modeli'nin (Beijing Consensus) Washington Uzlaşısı'ndan (Washington Consensus) ayrıştığı temel özelliklerden biri değildir?
- A) İnovasyon ve teknoloji geliştirmeye yapılan devlet destekli stratejik yatırımlar
- B) Piyasaların küresel sermaye akışlarına tam ve hızlı biçimde açılması gerektiği ilkesi ✓
- C) Devlet müdahalesinin ekonomik kalkınmada araçsal bir rol üstlenmesi
- D) Kalkınma sürecinde siyasi liberalleşmeyi ekonomik liberalleşmenin ön koşulu olarak görmeme
- E) Kalkınma sürecinde ulusal koşullar ve özgünlüklerin ön plana çıkarılması
Piyasaların küresel sermaye akışlarına tam ve hızlı biçimde açılması Washington Uzlaşısı'nın sermaye hesabı serbestleşmesine ilişkin ilkesidir; Çin Modeli ise tam tersine sermaye hesabı üzerindeki kontrolleri sürdürmüş ve kısmi, kontrollü bir açılma politikası izlemiştir. Devletin belirleyici rolü, siyasi liberalleşmeyi önkoşul saymama ve özgün kalkınma yolu vurgusu ise Çin Modeli'nin Washington Uzlaşısı'ndan gerçekten ayrıştığı özelliklerdir.
7. COP28 (2023, Dubai) sürecinde ilk kez oluşturulan ve 'kayıp ve hasar' (loss and damage) finansman mekanizmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Fonun yönetimi Dünya Bankası bünyesinde geçici olarak yapılandırılmıştır.
- B) ABD ve AB başlangıç katkı taahhütleri veren taraflar arasında yer almıştır.
- C) Fon, müzakere sürecinde gelişmiş ülkelerin tarihsel sorumluluğunu hukuken bağlayıcı biçimde tescil etmiştir. ✓
- D) Fon, özellikle iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerine maruz kalan küçük ada devletleri ve en az gelişmiş ülkeler için tasarlanmıştır.
- E) Zirvenin açılışında çok sayıda ülke ve kuruluş fona başlangıç katkı taahhüdünde bulunmuştur.
COP28'de kurulan kayıp ve hasar fonu, zirve açılışında büyük bir siyasi başarı olarak lanse edilmiş; ancak gelişmiş ülkelerin tarihsel sorumluluğunu hukuken bağlayıcı biçimde tescil etmemiştir. Gelişmekte olan ülkeler bu muğlaklığa itiraz etmiş, sonuç metni 'sorumluluk veya tazminat' yükümlülüğü doğurmayacağını açıkça belirtmiştir. Fonun Dünya Bankası çatısı altında geçici olarak yapılandırılması, ABD ve AB'nin taahhütte bulunması ve savunmasız ülkelere odaklanması ise doğru ifadelerdir.
8. Tayvan Boğazı'ndaki gerilim ortamında Çin'in uyguladığı 'gri bölge' (grey zone) stratejisinin uluslararası hukuk açısından yaratacağı temel hukuki sorun aşağıdakilerden hangisidir?
- A) NATO'nun kolektif savunma yükümlülüğünün Pasifik coğrafyasındaki uygulanabilirliği sorunu
- B) BM Şartı'nın 2/4. maddesi anlamında silahlı saldırı eşiğine ulaşılmadan uygulanan baskı ile BM Şartı'nın 51. maddesi kapsamındaki meşru müdafaa hakkını tetikleyen eşik arasındaki belirsizlik ✓
- C) Çin'in Tayvan'ın karasularına girmeksizin ilan ettiği deniz trafiği kısıtlamalarının UNCLOS ile çelişmesi
- D) Tayvan'ın uluslararası örgütlere üye olmasının engellenmesi ve bu durumun andlaşma hukukuna etkisi
- E) UNCLOS kapsamında tanımlanan münhasır ekonomik bölge sınırlarının ihlal edilmesi
Gri bölge stratejisinin yarattığı temel hukuki sorun tam da bu eşik belirsizliğidir: BM Şartı'nın 51. maddesi meşru müdafaa hakkını 'silahlı saldırı' gerçekleşmesi koşuluna bağlamaktadır. Çin'in uyguladığı askeri tatbikatlar, hava sahası ihlalleri ve baskı kampanyaları bu eşiğin altında kalmaya özen göstermekte; bu durum karşı tarafın hukuki meşru müdafaa çerçevesinde ne zaman ve nasıl tepki verebileceğini muğlaklaştırmaktadır. Diğer seçenekler gerçek sorunlara işaret etse de gri bölge stratejisinin özüyle örtüşmemektedir.
9. Aşağıdaki uluslararası anlaşmalar ve hükümleri eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
- A) CPTPP - ABD'nin çekilmesinin ardından TPP'nin 11 ülkeyle revize edilerek yürürlüğe girmesi
- B) Quad (Dörtlü Diyalog) - ABD, İngiltere, Avustralya ve Japonya'nın güvenlik diyalog mekanizması ✓
- C) Abraham Anlaşmaları (2020) - İsrail ile BAE, Bahreyn, Sudan ve Fas'ın ilişkilerini normalleştirmesi
- D) AUKUS Paktı (2021) - Avustralya'nın nükleer enerjili denizaltı edinmesinin önünün açılması
- E) RCEP (2022) - Asya-Pasifik'te ASEAN+6 yapısında oluşturulan geniş kapsamlı serbest ticaret anlaşması
Quad (Quadrilateral Security Dialogue - Dörtlü Güvenlik Diyaloğu) ABD, Japonya, Avustralya ve Hindistan'dan oluşmaktadır; İngiltere bu yapının üyesi değildir. İngiltere ise AUKUS'un üç kurucu üyesinden biridir (ABD, İngiltere, Avustralya). RCEP 2022'de yürürlüğe girmiş olup ASEAN+6 (Çin, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Yeni Zelanda ve Hindistan başlangıçta müzakereye katılmış ancak imzalamamıştır) yapısındadır. Diğer eşleştirmeler doğrudur.
10. 2023-2024 döneminde küresel yapay zeka yönetişimi tartışmalarında öne çıkan 'sınır modeli' (frontier model) kavramı, aşağıdaki tanımlardan hangisiyle en doğru biçimde açıklanabilir?
- A) Gelişmekte olan ülkelerin yapay zeka kullanımına erişimini mümkün kılan düşük maliyetli açık kaynak modeller
- B) Yapay zekanın askeri sınır güvenliği uygulamalarında kullanılan özel modelleri
- C) Yalnızca savunma ve istihbarat amaçlı geliştirilen ve kamuoyuyla paylaşılmayan gizli yapay zeka sistemleri
- D) Ülkeler arasında yapay zeka kabiliyetlerinin dengeli dağılımını sağlamak üzere uluslararası kuruluşlarca denetlenen modeller
- E) Hesaplama gücü, veri ve yetenek bakımından mevcut en ileri düzeyi temsil eden, dolayısıyla en büyük potansiyel riskler barındıran büyük ölçekli YZ modelleri ✓
Sınır modeli (frontier model) kavramı; GPT-4, Gemini Ultra veya Claude Opus gibi hesaplama kapasitesi, eğitim verisi ve genel yetenek bakımından mevcut teknolojik sınırı zorlayan en gelişmiş büyük dil ve çok modlu yapay zeka modellerini tanımlamaktadır. Bu modeller, diğerlerine kıyasla en yüksek potansiyel risk ve yetenek düzeyini temsil etmeleri nedeniyle İngiltere'nin Bletchley Deklarasyonu ve AB Yapay Zeka Yasası başta olmak üzere küresel YZ yönetişim tartışmalarının odağına oturmuştur.
11. Sahel bölgesinde 2021-2023 yılları arasında gerçekleşen askeri darbeler zinciri değerlendirildiğinde, aşağıdaki ülke-darbe tarihi eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?
- A) Mali (2021), Gine (2022), Nijer (2023), Gabon (2023)
- B) Mali (2021), Burkina Faso (2022), Nijer (2023), Gabon (2023)
- C) Gine (2021), Mali (2022), Nijer (2023), Kamerun (2023)
- D) Mali (2020 ve 2021), Gine (2021), Burkina Faso (2022), Nijer (2023), Gabon (2023) ✓
- E) Burkina Faso (2021), Nijer (2022), Mali (2023), Gana (2023)
Doğru kronoloji şöyledir: Mali'de Ağustos 2020 ve Mayıs 2021'de iki aşamalı darbe yaşanmış; Gine'de Eylül 2021'de darbe gerçekleşmiş; Burkina Faso'da Ocak ve Eylül 2022'de iki ayrı darbe meydana gelmiş; Nijer'de Temmuz 2023'te ve Gabon'da Ağustos 2023'te darbeler yaşanmıştır. Bu darbeler dalgasının ardından ECOWAS'ın yaptırım tehditleri ile bölgedeki Fransız ve Batı varlığının sorgulanması önemli gelişmeler olarak öne çıkmaktadır. B seçeneği bu kronolojiye en yakın doğru ifadedir.
12. Uluslararası ekonomi politiği açısından 'dost kıyısına yönlendirme' (friendshoring) stratejisinin, klasik karşılaştırmalı üstünlük ilkesine dayanan serbest ticaret anlayışıyla çeliştiği temel nokta aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Friendshoring, en az gelişmiş ülkelerin küresel değer zincirlerine entegrasyonunu artırdığından serbest ticaret ilkeleriyle çelişmemektedir.
- B) Friendshoring, ticaret ortaklarının seçiminde maliyet verimliliğini değil jeopolitik güvenilirliği ön plana çıkarmakta; bu durum ticaretin göreli üstünlüklere göre değil siyasi ittifaklara göre şekillenmesine yol açmaktadır. ✓
- C) Friendshoring, yalnızca yüksek teknoloji ürünlerini kapsamakta ve bu sektörde tam rekabet piyasasının oluşmasını engellemektedir.
- D) Friendshoring, yalnızca gelişmiş ülkeler arasında uygulanmakta; bu durum gelişmekte olan ekonomiler için karşılaştırmalı üstünlüklerini kullanma fırsatı doğurmaktadır.
- E) Friendshoring, Dünya Ticaret Örgütü'nün en çok kayrılan ülke (MFN) kuralını doğrudan çiğnemekte ve bu nedenle hukuki açıdan WTO ile bağdaşmaz niteliktedir.
Friendshoring (veya ally-shoring), tedarik zincirlerinin yalnızca jeopolitik açıdan güvenilir, müttefik ya da değer ortağı sayılan ülkelerle sınırlı tutulmasını öngörmektedir. Bu yaklaşım, karşılaştırmalı üstünlük ilkesinin temel varsayımıyla —yani ticaretin kimin daha verimli ürettiğine göre şekillenmesi gerektiğiyle— doğrudan çelişmektedir; çünkü siyasi güvenilirliği ekonomik verimliliğin önüne koymaktadır. WTO MFN kuralıyla çelişme hukuki bir argüman olmakla birlikte friendshoring'in kavramsal özünü değil pratik sonucunu tanımlar; bu nedenle A seçeneği temel çelişkiyi daha doğru ve kapsamlı biçimde ifade etmektedir.
13. 2023 yılında imzalanan ve tahıl ihracatını düzenleyen Karadeniz Tahıl Girişimi'nin sona ermesinin ardından Rusya'nın Ukrayna'nın tarım altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırması, küresel gıda güvenliği bağlamında hangi teorik çerçeveyle en doğru biçimde açıklanabilir?
- A) Hegemonik istikrar teorisi — güçlü devletin küresel kamusal malları sağlaması
- B) Silahlaştırılmış karşılıklı bağımlılık — küresel bağımlılık ilişkilerinin stratejik bir koz olarak kullanılması ✓
- C) İnşacılık — kimlik ve norm temelli dış politika tercihlerinin belirleyiciliği
- D) Karşılıklı bağımlılık teorisi — tarafların ekonomik kayıpları savaşı caydırır
- E) Demokratik barış teorisi — demokratik olmayan rejimlerin çatışmaya daha yatkın olması
Silahlaştırılmış karşılıklı bağımlılık (weaponized interdependence) kavramı, Farrell ve Newman tarafından geliştirilen ve küresel ağlardaki asimetrik bağımlılık ilişkilerinin güç aracına dönüştürülmesini açıklayan bir çerçevedir. Rusya'nın tahıl koridorunu çökerterek küresel gıda fiyatları üzerinde baskı oluşturması, Batı ülkelerine dolaylı diplomatik maliyet yükleme stratejisidir; bu durum karşılıklı bağımlılığı değil, bu bağımlılığın asimetrik kullanımını öne çıkarır.
14. ABD'nin 2023'te Çin menşeli ürünlere uyguladığı ek gümrük tarifelerinin genişletilmesi ve CHIPS Act kapsamında yarı iletken üretimine verilen sübvansiyonlar birlikte değerlendirildiğinde, bu politika bütününün WTO'nun hangi temel ilkesiyle doğrudan çeliştiği ve ABD'nin bunu meşrulaştırmak için hangi WTO istisnasına başvurduğu doğru eşleştirilmiştir?
- A) Gümrük bağlayıcılığı ilkesi — GATT Madde XIX korunma önlemleri
- B) Şeffaflık ilkesi — GATS Madde XIV genel istisnalar
- C) En fazla gözetilen ulus (MFN) ilkesi — GATT Madde XXI ulusal güvenlik istisnası ✓
- D) Gelişmekte olan ülkelere özel ve farklı muamele — Doha taahhütleri
- E) Ulusal muamele ilkesi — GATT Madde XX genel istisnalar
ABD'nin Çin'e yönelik seçici tarifeleri, aynı ürün için farklı ülkelere farklı tarife uygulamasını yasaklayan MFN (En Fazla Gözetilen Ulus) ilkesini çiğnemektedir. Washington ise bu politikayı GATT Madde XXI'in 'ulusal güvenlik' istisnası altında meşrulaştırmaktadır. Yarı iletken sübvansiyonları da ulusal güvenlik söylemiyle çerçevelenmiştir. WTO Temyiz Organı'nın işlevsiz olması bu ihlallerin yaptırımsız kalmasına yol açmaktadır.
15. Aşağıdakilerden hangisi, BRICS'in 2023 Johannesburg Zirvesi'nde kabul ettiği genişleme kararına ilişkin yapılan analizlerde en sık dile getirilen yapısal çelişkiyi doğru biçimde ifade etmektedir?
- A) Bloğun dolar karşıtı söylemi ile yeni üyelerin önemli bir bölümünün petro-dolar sistemiyle derin entegrasyonu arasındaki çelişki ✓
- B) AB ile serbest ticaret anlaşması bulunan ülkelerin üyeliği, BRICS'i fiilen Batı ekonomisinin bir uzantısına dönüştürmektedir.
- C) Genişleme, Çin-Hindistan arasındaki sınır anlaşmazlığını derinleştirmekte ve bloku fiilen ikiye bölmektedir.
- D) Yeni üyelerin GSYİH büyüklüğü mevcut üyelerin toplamını geçtiği için karar alma mekanizmaları tıkanmaktadır.
- E) Yeni üyelerin tamamının NATO ile savunma anlaşmaları bulunmakta, bu durum blokun güvenlik kimliğini zayıflatmaktadır.
2023 Johannesburg Zirvesi'nde Suudi Arabistan, BAE, İran, Etiyopya, Mısır ve Arjantin (sonradan çekildi) davet edildi. Bloğun temel söylemlerinden biri dolar hegemonyasını kırmak ve alternatif bir ödeme sistemi kurmaktır. Ancak davet edilen petrol ihracatçısı ülkelerin büyük bölümü (Suudi Arabistan, BAE) petrodolar sistemine derinden entegredir ve dolar cinsinden petrol ticaretini sürdürmektedir. Bu durum, bloğun dolar karşıtı vizyonunu yapısal olarak çelişkiye düşürmektedir.
16. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) 2023'te İsrail-Hamas çatışması kapsamında yürüttüğü soruşturma süreci değerlendirildiğinde, UCM'nin yargı yetkisini kullanabilmesi için hangi koşulun sağlanmış olduğu ve hangi büyük gücün Roma Statüsü'ne taraf olmadığı için bu süreçten muaf kaldığı doğru eşleştirilmiştir?
- A) BM Güvenlik Konseyi yönlendirmesi — Çin
- B) Arap Birliği'nin UCM'ye başvurusu — Japonya
- C) BM Genel Kurul kararı — Hindistan
- D) Filistin'in 2015'te Roma Statüsü'ne taraf devlet olarak katılması — ABD ✓
- E) İsrail'in Roma Statüsü'nü onaylaması — Rusya
Filistin, 2015 yılında Roma Statüsü'ne taraf devlet olarak kabul edilmiş; bu sayede UCM, Filistin topraklarında (Gazze ve Batı Şeria dahil) işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisi kazanmıştır. İsrail Roma Statüsü'nü imzalamış ama onaylamamıştır; ancak yargılama yetkisi İsrail'in taraf olup olmadığına değil, suçun işlendiği toprak üzerinden kurulmaktadır. ABD ise Roma Statüsü'ne taraf değildir ve 2002'de imzasını da geri çekmiştir; bu nedenle ABD vatandaşları prensipte mahkemenin olağan yargı yetkisi dışındadır.
17. NATO'nun 2023 Vilnius Zirvesi'nde Ukrayna'ya üyelik konusunda verilen karara ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi analitik açıdan en isabetlidir?
- A) Ukrayna tam üyeliğe kabul edilmiş, Rusya ise Madde 5'in işletilmemesi karşılığında ateşkes teklifini iletmiştir.
- B) NATO, Ukrayna'ya Madde 5 yerine Madde 4 kapsamında kolektif savunma taahhüdü vererek özgün bir 'ortak üye' statüsü yaratmıştır.
- C) Ukrayna üyeliği bloke eden Macaristan ve Türkiye'nin vetosuna takılmış, zirve bu konuda herhangi bir karar almadan sona ermiştir.
- D) Ukrayna, Madde 5 güvencelerinden yararlanmak üzere hızlı katılım sürecine alınmış; bu karar Rusya ile doğrudan çatışma riskini artırmıştır.
- E) Ukrayna'ya üyelik için Üyelik Eylem Planı (MAP) şartı kaldırılmış, ancak aktif çatışma koşulunda üyelik ertelenmiş; bu karar hem açık davet hem de belirsiz zaman çizelgesi nedeniyle eleştirilmiştir. ✓
Vilnius Zirvesi'nde NATO, Ukrayna için MAP şartını kaldırmış ve Ukrayna'nın 'geleceğinin NATO'da olduğunu' teyit etmiştir. Ancak üyelik için somut bir tarih verilmemiş; aktif savaş sürduğü sürece katılımın gerçekleşmeyeceği zımni olarak kabul görmüştür. Bu yaklaşım, hem Ukrayna ve bazı Doğu Avrupalı müttefikler (tam davet bekliyordu) hem de ABD ve Almanya (bağlayıcı taahhütten kaçınılmasını isteyen) tarafından eleştirilmiştir. 'MAP'sız ama tarihsiz' formülü zirvede yaşanan temel gerilimi yansıtmaktadır.
18. İsveç'in NATO üyeliğinin 2024 Mart'ında tamamlanmasının ardından İskandinavya'nın güvenlik mimarisinde yaşanan dönüşüm değerlendirildiğinde, bu gelişmenin Rus stratejik planlaması açısından yarattığı en kritik kırılma aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İsveç'in katılımıyla NATO'nun Arktik'teki egemenlik taleplerinin BM Deniz Hukuku Sözleşmesi kapsamında resmi statü kazanması
- B) İsveç'in nükleer silah programını NATO şemsiyesi altında aktive etmesi
- C) İskandinavya'nın ortak savunma bütçesinin Rusya'nın savunma harcamalarını ilk kez geçmesi
- D) Norveç-İsveç-Finlandiya üçgeninin NATO'dan bağımsız ortak ordu kurması
- E) Baltık Denizi'nin artık tamamı NATO üyesi devletlerin kıyılarıyla çevrilmiş olması nedeniyle Rusya'nın Kaliningrad ile deniz bağlantısının stratejik kırılganlığının derinleşmesi ✓
İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğiyle birlikte Baltık Denizi, Rusya'nın Kaliningrad kıyısı dışında tamamı NATO üyesi devletlerce çevrelenmiş bir iç denize dönüşmüştür. Bu durum, Kaliningrad'ın anakaradan deniz yoluyla ikmal edilmesini kritik ölçüde zorlaştırmaktadır. Daha önce tarafsız konumda bulunan İsveç ve Finlandiya'nın katılımı, Rusya'nın Kuzey Avrupa'daki flanklarındaki manevra alanını daraltmış; A2/AD (erişim engelleme) kapasitelerini zayıflatmıştır.
19. Çin'in 2023-2024 döneminde Filipinler'in münhasır ekonomik bölgesindeki (MEB) varlığını pekiştirmek amacıyla kullandığı 'gri bölge' taktiklerine karşı ABD'nin uyguladığı savunuculuk politikası incelendiğinde, hangi hukuki ve stratejik mekanizmanın devreye sokulduğu doğru tespit edilmiştir?
- A) ABD, Tayvan Boğazı krizine atıfla Filipinler için Madde 5 benzeri garantiler içeren yeni bir savunma protokolü imzalamıştır.
- B) ABD, Güney Çin Denizi'nde çok taraflı NATO deniz kuvvetleri operasyonu başlatmış ve Çin gemilerini bölgeden çıkarmıştır.
- C) ASEAN kolektif savunma mekanizması aktive edilerek üye devletler Spratly Adaları'na ortak devriye görevi düzenlemiştir.
- D) 1951 tarihli ABD-Filipinler Karşılıklı Savunma Antlaşması'nın Filipin deniz kuvvetlerine, sahil güvenliğine ve hava kuvvetlerine yapılan saldırıları kapsar biçimde yorumlanması ve bu yorumun resmi açıklamalarla tescil edilmesi ✓
- E) Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) aracılığıyla Çin'in eylemlerine yönelik bağlayıcı yaptırımlar uygulanmıştır.
ABD, 2023'te ve sonrasında 1951 tarihli ABD-Filipinler Karşılıklı Savunma Antlaşması'nın kapsamını genişleten resmi açıklamalar yaparak antlaşmanın Filipin silahlı kuvvetleri, sahil güvenlik gemileri ve uçaklarına yönelik silahlı saldırıları kapsadığını tescil etti. Bu adım, Çin'in Scarbrough Shoal ve İkinci Thomas Shoal çevresindeki su topu ve lazer gibi gri bölge taktiklerine karşı caydırıcılık eşiğini hukuki zemine oturtma çabasıdır. NATO'nun bölgeyle doğrudan operasyonel bağı bulunmamaktadır.
20. Wagner Grubu'nun Haziran 2023'teki kısa süreli isyanının ve ardından Prigojin'in ölümünün Rusya'nın Afrika politikası üzerindeki yapısal etkisi değerlendirildiğinde, aşağıdaki çıkarımların hangisi en güçlü analitik dayanağa sahiptir?
- A) Wagner'in yerini doldurmak için Çin özel güvenlik şirketleri bölgeye konuşlandırılmış; bu durum Rusya-Çin işbirliğini kurumsallaştırmıştır.
- B) Mali, Burkina Faso ve Nijer askeri yönetimleri, Wagner'in çöküşü nedeniyle Rusya ile imzaladıkları güvenlik anlaşmalarını iptal etmiştir.
- C) BM Güvenlik Konseyi Wagner'in faaliyetlerini resmi olarak terör örgütü kapsamında değerlendirmiş ve bölgedeki operasyonlarını durdurmuştur.
- D) Rusya, Wagner operasyonlarını Afrika Kolordusu (Afrika Corps) adıyla yeniden yapılandırarak Savunma Bakanlığı'na bağlamış; bu sayede devlet kontrolünü güçlendirirken sözleşmeli model sürdürülmüştür. ✓
- E) Wagner'in tasfiyesiyle birlikte Rusya, Afrika'daki tüm askeri varlığını geri çekmiş ve bölgedeki nüfuzunu yitirmiştir.
Prigojin'in Ağustos 2023'te ölümünün ardından Rusya, Wagner'in Afrika operasyonlarını anında sonlandırmadı; bunun yerine yapıyı 'Afrika Kolordusu' (Afrika Corps) adıyla yeniden örgütleyerek Rusya Savunma Bakanlığı'na bağladı. Bu dönüşüm, devletin paralı asker yapısı üzerindeki kontrolünü pekiştirirken Sahel'deki varlığı (Mali, Burkina Faso, Nijer, Orta Afrika Cumhuriyeti, Libya) sürdürme iradesini ortaya koydu. Bu ülkelerin askeri yönetimleri Rusya ile ilişkilerini güçlendirmeye devam etti.
21. İran'ın Nisan 2024'te İsrail topraklarına doğrudan balistik füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenlemesi, Orta Doğu güvenlik mimarisindeki 'stratejik belirsizlik' doktrinini hangi açıdan dönüştürmüştür?
- A) İsrail'in nükleer caydırıcılığının artık işlemediğini kanıtlamış; bölgesel güçler nükleer silahlanmaya yönelmiştir.
- B) Saldırının %99 oranında başarısızlıkla sonuçlanması, İran'ın bölgesel aktör statüsünü fiilen sona erdirmiş ve Suriye-Lübnan cephelerindeki vekil güçlerini çöküşe sürüklemiştir.
- C) Körfez Arap devletleri İran ile ortak savunma mekanizması kurmuş; bu gelişme Sünni-Şii gerilimini kalıcı olarak sonlandırmıştır.
- D) İran'ın vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü 'inkâr edilebilirlik stratejisi'nden doğrudan devlet eylemine geçişi, 'eksen direnci' içindeki eskalasyon eşiğinin kalıcı olarak yükseldiğine ve kimlik siyasetinin çatışma dinamiklerini belirlediğine işaret etmektedir. ✓
- E) ABD, İran'ın saldırısını Madde 51 kapsamında meşru müdafaa hakkı olarak tanımış ve bölgede müdahale etmekten kaçınmıştır.
İran, onlarca yıl süren vekil savaş stratejisinin aksine Nisan 2024'te Şam'daki konsolosluk saldırısına misilleme olarak İsrail'e doğrudan, devlet adına saldırı düzenledi. Bu adım 'stratejik inkâr edilebilirlik' doktrinini kırdı ve İran'ın belirli koşullarda eskalasyona geçmeye hazır olduğunu tescilledi. Ancak saldırı; ABD, İngiltere, Fransa ve Ürdün'ün yardımıyla büyük ölçüde püskürtüldü. Bu tablo, İran'ın bölgesel çekim gücünü yok etmedi; aksine doğrudan çatışma eşiğinin dönüşümünü ve 'direniş ekseni' içindeki kimlik-çatışma dinamiklerini öne çıkardı.
22. Küresel yapay zeka yönetişimi alanında 2023'te İngiltere'nin öncülüğünde düzenlenen Bletchley Park Yapay Zeka Güvenlik Zirvesi ile AB'nin Yapay Zeka Yasası (AI Act) ve ABD'nin yürütme kararnamesi kıyaslandığında, hangi yaklaşım farkı en belirleyici biçimde ortaya çıkmaktadır?
- A) ABD, yapay zekayı ulusal güvenlik meselesi olarak sınıflandırıp tüm ihracatını yasaklarken AB, geliştirme serbestisini ön plana almıştır.
- B) Yapay Zeka Yasası'nın geçmesiyle AB, Çin ile ortak bir sertifikasyon rejimi oluşturmuş; bu durum transatlantik teknoloji ortaklığını sarsmıştır.
- C) Bletchley Zirvesi, Çin ve Rusya'nın katılımını reddederek Batı merkezli tekno-blok siyasetini kurumsallaştırmıştır.
- D) Tüm aktörler nükleer silah benzeri bağlayıcı nonproliferasyon rejimleri üzerinde uzlaşmış; uygulama UCM'ye devredilmiştir.
- E) AB risk temelli ve bağlayıcı yasal düzenleme modelini benimserken, ABD ve İngiltere öncelikle sektörel öz-düzenleme ve çok taraflı diyalog mekanizmalarına yaslandı; Bletchley ise belirli 'sınır modeli' risklerine odaklandı. ✓
AB'nin Yapay Zeka Yasası, uygulamaları risk düzeylerine göre sınıflandıran ve belirli kullanımları yasaklayan bağlayıcı bir yasal çerçevedir (GDPR modeli). ABD'nin Biden dönemi yürütme kararnamesi ise güvenlik standartlarına ilişkin rehberlik sunar ancak bağlayıcılığı sınırlıdır. Bletchley Zirvesi, özellikle 'sınır modelleri' (frontier models) gibi en gelişmiş yapay zekâ sistemlerinin varoluşsal ve kötüye kullanım risklerine odaklanmış; Çin dahil 28 ülkenin imzaladığı Bletchley Deklarasyonu'yla kapsayıcı ama bağlayıcı olmayan bir çok taraflı çerçeve kurmuştur.
23. Aşağıda Sahel bölgesindeki askeri darbeler kronolojisi verilmiştir: Mali (Ağustos 2020 ve Mayıs 2021), Gine (Eylül 2021), Burkina Faso (Ocak ve Eylül 2022), Nijer (Temmuz 2023), Gabon (Ağustos 2023). Bu dalgayı açıklamada 'yapısal-fırsatçı' yaklaşımı en doğru biçimde hangi seçenek yansıtmaktadır?
- A) Yapısal etkenler (zayıf devlet kapasitesi, jihadist güvenlik baskısı, ekonomik dışlanma, Fransız varlığına yönelik tarihsel meşruiyet krizi) ile fırsatçı etkenler (komşu darbelerin örnek etkisi, Wagner/Rus güvenlik garantileri), kurumsal hesap verebilirlik boşluklarıyla birleşerek bu dalgayı üretmiştir. ✓
- B) Darbeler, Fransız istihbarat teşkilatının bölgesel hâkimiyetini yeniden tesis etmek amacıyla organize ettiği örtülü operasyonların ürünüdür.
- C) ECOWAS'ın bölgeye uyguladığı ekonomik yaptırımlar sivil hükümetleri işlevsiz kıldığından ordular otorite boşluğunu doldurmak zorunda kalmıştır.
- D) Çin, bölgedeki altyapı yatırımları karşılığında askeri cuntaları mali olarak desteklemiş; bu durum darbelerin temel tetikleyicisi olmuştur.
- E) İklim değişikliğinin neden olduğu çölleşme askeri kurumları çökerterek otorite boşluğu yaratmış; bu boşluğu dolduracak başka aktör bulunamamıştır.
Sahel darbelerinin tek bir nedenle açıklanması analitik olarak yetersizdir. 'Yapısal-fırsatçı' yaklaşım; zayıf devlet kapasitesi, yönetim meşruiyeti krizi, jihadist baskı, sömürge sonrası Fransa karşıtlığı gibi yapısal etkenlerle, komşu darbelerin 'model etkisi' ve Wagner/Rusya'nın sunduğu alternatif güvenlik garantileri gibi fırsatçı unsurları bütünleştirir. ECOWAS'ın yaptırım tehdidi ise darbe sonrasına aittir ve tetikleyici değil, tepkisel bir unsurdur.
24. İklim finansmanı müzakerelerinde 'Kayıp ve Hasar' (Loss and Damage) fonu COP28'de (Dubai, 2023) resmen hayata geçirilmiştir. Ancak bu fon, temel bir meşruiyet sorunuyla iç içe geçmektedir. Söz konusu sorun aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Fonun yönetimi Çin ve Hindistan'a devredildiğinden, gelişmiş ülkeler finansmana katkı sağlamayı reddetmektedir.
- B) Taahhüt edilen başlangıç tutarlarının (yaklaşık 700 milyon dolar) gerçek ihtiyaçla kıyaslandığında son derece yetersiz kalması, tazminat sorumluluğunun hukuki olarak netleştirilmemiş olması ve fona erişim kriterlerinin henüz tanımlanmamış olması ✓
- C) BM İklim Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) tazminat öngören mekanizmaları dışlaması nedeniyle bu fon hukuki dayanak bulmakta zorlanmaktadır.
- D) ABD, fon kararını Senato'da onaylatamadığından uluslararası hukuk açısından geçersiz sayılmaktadır.
- E) Kayıp ve Hasar fonu yalnızca küçük ada devletlerini kapsamakta; kıtasal gelişmekte olan ülkeler kapsam dışında bırakılmaktadır.
COP28'de hayata geçirilen Kayıp ve Hasar fonu tarihsel açıdan önemli bir adımdır. Ancak temel meşruiyet sorunları çok katmanlıdır: İlk yıl taahhütleri yaklaşık 700 milyon dolar düzeyinde kalırken küresel ihtiyacın yüz milyarlarca dolar olduğu tahmin edilmektedir. Bunun yanı sıra tazminat yükümlülüğünün hukuki temeli kasıtlı olarak muğlak bırakılmıştır (büyük emisyoncuların sorumluluklarını kabul etmemesi nedeniyle). Fona erişim kriterleri ve dağıtım mekanizmaları da henüz netleştirilmemiştir. Bu çok boyutlu eksiklik, fondaki meşruiyet krizinin özünü oluşturmaktadır.
25. Tayvan Boğazı'ndaki olası bir çatışmada ABD'nin müdahale kararını en çok hangi yapısal değişken belirsizleştirmektedir ve bu durum Washington'un izlediği 'stratejik belirsizlik' politikasıyla nasıl ilişkilendirilmelidir?
- A) QUAD mekanizması ortak savunma taahhüdü içerdiğinden Japonya ve Avustralya'nın tutumu ABD kararını fiilen bağlamakta ve belirsizliği ortadan kaldırmaktadır.
- B) Tayvan İlişkileri Yasası'nın Tayvan'ın 'yeterli öz-savunma kapasitesine' kavuşturulmasını zorunlu kılması ancak Madde 5 benzeri kolektif savunma taahhüdü içermemesi; bu boşluğun caydırıcılık ile tırmanma riskini eş zamanlı yönetme amacıyla kasıtlı olarak korunması ✓
- C) Çin'in ABD Hazine bonolarını silah olarak kullanma kapasitesi ekonomik karşılıklı bağımlılığı müdahaleyi imkânsız kılacak düzeye taşımaktadır.
- D) Tayvan'ın Birleşmiş Milletler üyesi olmaması, ABD müdahalesini BM Şartı çerçevesinde meşruluk sorunu yaratacak biçimde hukuk dışına çıkarmaktadır.
- E) ABD Kongresi'nin savaş ilan etme yetkisini yürütme organına devretmiş olması müdahale kararını otomatik hale getirmekte; belirsizlik yalnızca zamanlama konusunda kalmaktadır.
1979 tarihli Tayvan İlişkileri Yasası, Tayvan'ın savunma kapasitesinin geliştirilmesini ve bölgede barış ve istikrarın tehdit edilmesini 'ciddi endişe' kaynağı olarak tanımlar; ancak Madde 5 benzeri otomatik müdahale taahhüdü içermez. Bu hukuki muğlaklık, 'stratejik belirsizlik' doktrininin özüdür: Çin'in bir işgal kararını garantili ABD yanıtı öngöremeden almasını ve Tayvan'ın ABD desteğine güvenerek tek taraflı bağımsızlık ilan etmesini eş zamanlı caydırır. Bu denge, kasıtlı bir politika tercihidir. QUAD'ın kolektif savunma taahhüdü bulunmamaktadır.