Genel Tekrar Testi - 78
Türk idare hukukuna göre valiler aşağıdaki kurumlardan hangisine bağlıdır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Türk idare hukukuna göre valiler aşağıdaki kurumlardan hangisine bağlıdır?
- A) İçişleri Bakanlığı ✓
- B) Danıştay
- C) Sayıştay
- D) Cumhurbaşkanlığı
- E) Türkiye Büyük Millet Meclisi
Valiler, İçişleri Bakanlığı'na bağlı olarak görev yapan ve merkezi idarenin ildeki temsilcisi olan kamu görevlileridir. Vali, ilde devletin ve hükümetin temsilcisi olup aynı zamanda tüm bakanlıkların ildeki yürütme organı konumundadır.
2. Aşağıdakilerden hangisi idarenin tek yanlı irade açıklamasıyla doğan ve hukuki sonuç doğuran işlemleri ifade eder?
- A) İdari sözleşme
- B) İdari eylem
- C) İdari karar
- D) Bireysel idari işlem ✓
- E) İdari yaptırım
Bireysel idari işlem (birel idari işlem), idarenin tek yanlı irade açıklamasıyla belirli bir kişi ya da sınırlı sayıda kişi hakkında hukuki sonuç doğuran işlemlerdir. Atama, lisans verme, disiplin cezası gibi işlemler bu kapsamda değerlendirilir.
3. Danıştay'ın Türk idare hukukundaki temel işlevi nedir?
- A) Uluslararası antlaşmaların iç hukuka uygunluğunu denetlemek
- B) Anayasaya aykırı kanunları iptal etmek
- C) Yerel yönetimlerin kararlarını onaylamak
- D) Kamu görevlilerini yargılamak
- E) İdari uyuşmazlıklarda temyiz mercii olarak görev yapmak ve bazı davalara ilk derece mahkemesi olarak bakmak ✓
Danıştay, idari yargının en yüksek mahkemesidir. İdare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı temyiz mercii olarak görev yapar; aynı zamanda bazı davalara ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakar. Anayasa'da 'idari yargının zirvesi' olarak konumlandırılmıştır.
4. Bir belediye başkanının almış olduğu hukuka aykırı bir kararın iptali için hangi yola başvurulmalıdır?
- A) Yargıtay'a temyiz başvurusu
- B) Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru
- C) İdare mahkemesinde iptal davası ✓
- D) Sayıştay'a şikâyet
- E) Asliye hukuk mahkemesinde dava
Belediyelerin hukuka aykırı işlemlerine karşı idare mahkemelerinde iptal davası açılabilir. İdari işlemlerin iptali için başvurulacak yargı kolu idari yargıdır ve ilk derece mahkemesi idare mahkemesidir.
5. İdare hukukunda 'kamu düzeni' kavramı aşağıdaki unsurların hangisini kapsamaz?
- A) Genel ahlak (umumi ahlak)
- B) Trafiğin düzenlenmesi
- C) Sağlık
- D) Özel şirketlerin kâr oranları ✓
- E) Güvenlik
Kamu düzeni; güvenlik, sağlık, genel ahlak (umumi ahlak) ve trafiğin düzenlenmesi gibi unsurları kapsar. Özel şirketlerin kâr oranları ise kamu düzeninin değil, piyasa düzenlemelerinin ve ticaret hukukunun konusudur; kamu düzeni kavramının içinde yer almaz.
6. Türk Anayasası'na göre idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu hangi koşulda kapatılabilir?
- A) Millî güvenlik gerekçesiyle Bakanlar Kurulu kararıyla
- B) Hiçbir şekilde kapatılamaz ✓
- C) TBMM kararıyla belirli süreyle kısıtlanabilir
- D) Yüksek Askerî Şûra kararlarında belirli istisnalar dışında hiçbir şekilde kapatılamaz
- E) Olağanüstü hâl dönemlerinde Cumhurbaşkanı kararıyla
Anayasa'nın 125. maddesine göre idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır ve bu yol hiçbir koşulda kapatılamaz. Bu hüküm, hukuk devleti ilkesinin temel güvencelerinden biridir. Yüksek Askerî Şûra gibi bazı kararlar tartışmalı olsa da Anayasa metnindeki genel ilke yargı yolunun kapatılamayacağı yönündedir.
7. Aşağıdakilerden hangisi merkezi yönetimin taşra örgütlenmesinde yer almaz?
- A) Belediye ✓
- B) İlçe millî eğitim müdürlükleri
- C) Bakanlık il müdürlükleri
- D) Valilik
- E) Kaymakamlık
Belediyeler, merkezi yönetimin taşra örgütü değil; yerel yönetim (yerinden yönetim) kuruluşlarıdır. Valilik, kaymakamlık, bakanlık il ve ilçe müdürlükleri ise merkezi idarenin taşra örgütleri içinde yer alır.
8. İdare hukukunda 'idarenin takdir yetkisi' ne anlama gelir?
- A) İdarenin kanun çıkarabilmesi
- B) Kamu görevlilerinin kişisel çıkarları doğrultusunda karar alabilmesi
- C) Kanunun idarenin tercih yapmasına bıraktığı serbestlik alanı ✓
- D) İdarenin yargıdan bağımsız hareket edebilmesi
- E) İdarenin kanunların üzerinde işlem tesis edebilmesi
Takdir yetkisi, kanunun idarenin belirli konularda tercih yapmasına olanak tanıdığı serbestlik alanını ifade eder. Örneğin idarenin bir yatırımı 'uygun' veya 'uygun değil' olarak nitelendirmesi bu yetkinin kullanımıdır. Ancak takdir yetkisi keyfilik anlamına gelmez; kamu yararı amacına uygun kullanılmak zorundadır.
9. İdari yaptırımlar arasında yer alan 'para cezası' aşağıdaki hangi özelliği taşır?
- A) İdari makamlar tarafından resen (kendiliğinden) uygulanabilir. ✓
- B) Yalnızca idare mahkemesince hükmedilebilir.
- C) Yalnızca tüzel kişilere uygulanabilir.
- D) Ceza hukuku kurallarına göre verilir.
- E) Kişi özgürlüğünü doğrudan kısıtlar.
İdari para cezaları, idari makamlar tarafından herhangi bir yargı kararı aranmaksızın resen (doğrudan) uygulanabilen yaptırımlardır. Trafik para cezası, vergi ziyaı cezası gibi örnekler bu kapsamda değerlendirilir. Bu işlemlere karşı ilgililer idari yargı yoluna başvurabilir.
10. Aşağıdakilerden hangisi idarenin takdir yetkisini kullandığı bir durumda yargısal denetimin sınırını oluşturur?
- A) İdari işlemin konu unsuru bakımından denetlenmesi
- B) İdari işlemin yetki unsuru bakımından denetlenmesi
- C) İdari işlemin usul açısından incelenmesi
- D) İdari işlemin yerindeliğinin denetlenmesi ✓
- E) İdari işlemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi
İdare hukukunda yargı, idarenin işlemlerini hukuka uygunluk (sebep, konu, amaç, yetki, şekil unsurları) açısından denetleyebilir; ancak idarenin takdir yetkisini kullandığı alanlarda yerindelik denetimi yapamaz. Yerindelik denetimi yargıya değil, idareye aittir. Bu nedenle B şıkkı yargı denetiminin sınırını oluşturmaktadır.
11. Bir belediye başkanının, kanunda öngörülmemesine rağmen kendi görev alanındaki bir konuda yönetmelik çıkarması halinde söz konusu işlem hangi unsur bakımından sakatlıdır?
- A) Yetki ✓
- B) Sebep
- C) Amaç
- D) Şekil
- E) Konu
İdari işlemin yetki unsuru, işlemi yapmaya kimin yetkili olduğu sorusunu yanıtlar. Kanunda öngörülmeyen bir konuda yönetmelik çıkarmak, kural olarak o makama tanınmamış bir yetkiyi kullanmak anlamına gelir. İdari işlemler ancak kanunla ya da kanunun açıkça yetki verdiği durumlarda yapılabilir. Bu sebeple söz konusu işlem yetki unsuru bakımından sakatlanmıştır.
12. İdare hukukunda 'ağır ve açık hukuka aykırılık' ölçütü aşağıdaki kavramlardan hangisiyle doğrudan ilişkilidir?
- A) Yetki tecavüzü
- B) İptal davası
- C) Hukuki el koyma
- D) Yokluk (var olmayan işlem) ✓
- E) Tam yargı davası
İdare hukukunda bazı idari işlemler o denli ağır ve açık hukuka aykırılıklar taşır ki hukuki varlıktan yoksun kabul edilirler; bu işlemler 'yok hükmünde' sayılır. Yokluk teorisinde, sakatlık o derece büyüktür ki işlem hiç doğmamış gibi değerlendirilir ve herhangi bir iptal davasına gerek olmaksızın hukuken yok sayılabilir. 'Ağır ve açık hukuka aykırılık' ölçütü yokluk kurumunun temel kriteridir.
13. Aşağıdakilerden hangisi 'idari işlemin geri alınması' ile 'idari işlemin kaldırılması' arasındaki temel farkı doğru biçimde açıklar?
- A) Geri alma geriye, kaldırma ileriye yönelik hüküm ifade eder. ✓
- B) Geri alma ileriye, kaldırma geriye yönelik hüküm ifade eder.
- C) Geri alma yalnızca hukuka aykırı işlemler için, kaldırma ise yalnızca hukuka uygun işlemler için uygulanır.
- D) Her ikisi de geriye yönelik hüküm ifade eder.
- E) Her ikisi de ileriye yönelik hüküm ifade eder.
İdari işlemin geri alınması, işlemin tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kaldırılması anlamına gelir ve geçmişe yönelik (ex tunc) hüküm doğurur. Kaldırma ise işlemin kaldırıldığı tarihten itibaren hükümsüz sayılmasıdır, yani ileriye yönelik (ex nunc) hüküm doğurur. Bu temel ayrım KPSS'de sıklıkla sorulmaktadır.
14. Türk idare hukukunda idarenin sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda hangi tür sözleşmeler için idare mahkemelerinde dava açılabilir?
- A) İdarenin taraf olduğu tüm sözleşmeler için idare mahkemesine gidilir.
- B) Tüm idari sözleşmeler için idare mahkemesine, tüm özel hukuk sözleşmeleri için adli yargıya gidilir. ✓
- C) İdarenin özel hukuk sözleşmeleri dahil tüm sözleşmeleri idare mahkemesinin görev alanındadır.
- D) Yalnızca imtiyaz sözleşmeleri için idare mahkemesine gidilir.
- E) İdari sözleşmeler sadece Danıştay'ın ilk derece yargı yetkisindedir.
İdari sözleşmeler (kamu ihale sözleşmeleri, imtiyaz sözleşmeleri, kamu hizmeti devir sözleşmeleri vb.) ile bunlardan doğan uyuşmazlıklar idare mahkemelerinde görülür. İdarenin özel hukuk kişileri gibi taraf olduğu sözleşmeler (kira, alım-satım vb. özel hukuk sözleşmeleri) ise adli yargıda çözüme kavuşturulur. Temel ölçüt, sözleşmenin idari nitelik taşıyıp taşımadığıdır.
15. Danıştay'ın 'ilk derece mahkemesi' sıfatıyla baktığı davalar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
- A) İl özel idaresinin almış olduğu kararlardan doğan davalar ✓
- B) Birden fazla idare mahkemesinin yargı çevresini ilgilendiren uyuşmazlıklar
- C) Birden fazla idare mahkemesinin yargı çevresini ilgilendiren davalar
- D) Bakanlıklar arası uyuşmazlıklar
- E) Başbakanlık ve Bakanlıkların düzenleyici işlemlerine karşı açılan davalar
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre Danıştay ilk derece mahkemesi olarak; Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, Bakanlık ve Başbakanlık düzenleyici işlemleri, tüzükler, yönetmelikler, birden fazla idare mahkemesinin yargı çevresini kapsayan davalar gibi konularda bakar. İl özel idaresine ilişkin uyuşmazlıklar ise ilgili idare mahkemelerinin görev alanına girer; Danıştay bu konuda ilk derece değil, temyiz merciidir.
16. Aşağıdakilerden hangisi idarenin hizmet kusuruna dayanan sorumluluğunda aranan unsurlardan biri değildir?
- A) Kusurun ağır nitelikte olması ✓
- B) İdari faaliyetle zarar arasında nedensellik ilişkisi
- C) İlliyet bağı
- D) Hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi
- E) Zarar
İdarenin hizmet kusurundan doğan sorumluluğunda üç temel unsur aranır: hizmet kusuru (hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi), zarar ve illiyet bağı. Hizmet kusurunun ağır nitelikte olması genel bir kural olarak aranmaz; olağan bir hizmet kusuru bile sorumluluk doğurmaya yetebilir. 'Kusursuz sorumluluk' hallerinden farklı olarak burada kusur aranır; ancak kusur derecesi bakımından 'ağır kusur' şartı hizmet kusuru sorumluluğunun genel koşulu değildir.
17. Türk hukukunda 'olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri' ile olağan dönem kanun hükmünde kararnameleri arasındaki en önemli fark nedir?
- A) Olağan KHK'lar yargısal denetime tabi değilken, olağanüstü hal KHK'ları tabi tutulur.
- B) Olağanüstü hal KHK'ları Anayasa Mahkemesi denetimine tabi değildir.
- C) Her iki tür KHK da aynı usul ve esaslara göre çıkarılır.
- D) Olağanüstü hal KHK'ları temel hakları kısıtlayabilir; olağan KHK'lar kısıtlayamaz. ✓
- E) Olağanüstü hal KHK'ları Cumhurbaşkanı tarafından değil, Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılır.
Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca olağanüstü dönemlerde temel hak ve özgürlükler kısmen ya da tamamen askıya alınabilir. Olağanüstü hal KHK'ları, olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda temel hakları kısıtlayabilir. Olağan dönem KHK'ları ise temel hakların özüne dokunamaz. 2017 Anayasa değişiklikleriyle birlikte KHK yapısı yeniden düzenlenmiş olmakla birlikte bu temel ayrım sınav perspektifinden önemini korumaktadır.
18. İdare hukukunda 'yetki devri' ile 'imza yetkisi devri (yetki tevdii)' arasındaki fark düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) Yetki devri ve imza yetkisi devri arasında hukuki açıdan herhangi bir fark yoktur.
- B) İmza yetkisi devrinde sorumluluk devralan makama geçer.
- C) Yetki devrinde asıl makam yetkisini kullanmaya devam edebilirken, imza yetkisi devrinde edemez.
- D) İmza yetkisi devrinde sorumluluk devredene ait kalırken, yetki devrinde devralan makama geçer. ✓
- E) Yetki devri herhangi bir kanun dayanağına ihtiyaç duymaz.
Yetki devrinde yetkiyi devreden makam artık o konuda işlem yapamaz; sorumluluk devralan makama geçer ve yetki devri için kanuni dayanak şarttır. İmza yetkisi devrinde (yetki tevdiinde) ise yetkiyi devreden makam her zaman o yetkiyi geri alabilir ve işlemin siyasi-hukuki sorumluluğu devreden makamda kalmaya devam eder; sadece imzalama işlemi devredilmiştir.
19. Bir vatandaş, hakkında tesis edilen idari işleme karşı önce idareye başvuru yoluna (itiraz/şikâyet) gitmiş, idare 60 gün içinde cevap vermemiştir. Bu durumda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A) 60 günlük sürenin dolmasıyla birlikte başvuru reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi başlar. ✓
- B) Vatandaş yalnızca bir kez daha başvuru yapabilir.
- C) İdare cevap vermediği için dava açma süresi hiç işlemez.
- D) Sessiz kalma her zaman zımni red anlamına gelmez; bazen zımni kabul sayılır.
- E) Dava açma süresi başvuru tarihinden itibaren işlemeye devam eder, 60 günlük süre dava süresini durdurmaz.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca, ilgililer haklarında bir işlem yapılması için idareye başvurduklarında, 60 gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Bu zımni ret üzerine ilgililer dava açabilir ya da üst makamlara başvurabilirler. 60 günün dolması zımni red sayılarak dava açma hakkını doğurur.
20. Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde uygulanan 'süreklilik ilkesi' ile doğrudan çelişen ve idare hukukunda ayrıca tartışılan konu aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İdarenin düzenleme yetkisi
- B) Yetki genişliği ilkesi
- C) İdarenin mali sorumluluğu
- D) İdarenin re'sen icra yetkisi
- E) Kamu görevlilerinin grev hakkı ✓
Kamu hizmetlerinin sürekliliği ilkesi, hizmetlerin kesintisiz devam etmesi gerektiğini öngörür. Kamu görevlilerinin grev hakkı ise hizmetin sürekli yürütülmesi ilkesiyle doğrudan çelişir; zira grev kamu hizmetini geçici olarak durdurur. Bu nedenle Türk Anayasası ve idaresi, kamu görevlilerinin grev hakkını büyük ölçüde kısıtlamakta ya da belirli hizmetlerde yasaklamaktadır. Süreklilik ilkesinin yarattığı bu çatışma, idare hukukunun klasik tartışma alanlarındandır.
21. Aşağıdaki davalardan hangisi, idare mahkemelerinde tam yargı davası olarak açılır?
- A) Hukuka aykırı kamulaştırma işlemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini için açılan dava ✓
- B) Bir yönetmeliğin iptali için açılan dava
- C) Belediye encümeni kararının iptali için açılan dava
- D) Bakanlık genelgesinin hukuka aykırılığının tespiti için açılan dava
- E) Kamu görevlisinin disiplin cezasının iptali için açılan dava
İdari yargıda davalar iptal davaları ve tam yargı davaları olarak ikiye ayrılır. İptal davalarında amaç hukuka aykırı idari işlemin ortadan kaldırılmasıdır. Tam yargı davalarında ise idari eylem, işlem veya sözleşmeden doğan zararın tazmin ettirilmesi amaçlanır. Hukuka aykırı kamulaştırma nedeniyle uğranılan zararın tazminini konu alan dava, bir tam yargı davasıdır. Diğer şıklardaki davalar iptal davası niteliği taşır.
22. Türkiye'de idarenin bütünlüğü ilkesini sağlayan araçlardan biri olan 'idari vesayet' ile 'hiyerarşik denetim' arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
- A) İdari vesayet yetkisi kullanılmadan önce yargı onayı gerekmez.
- B) Hiyerarşik denetim yerinden yönetim kuruluşları üzerinde, idari vesayet merkezi idare bünyesinde uygulanır.
- C) İdari vesayet ancak kanunla öngörülen hallerde kullanılabilirken, hiyerarşik denetim doğrudan üst-ast ilişkisinden doğar. ✓
- D) İdari vesayet iptal yetkisi vermez, hiyerarşik denetim ise her zaman iptal yetkisi içerir.
- E) Hiyerarşik denetimde amir, astın işlemini re'sen değiştiremez.
Hiyerarşik denetim, merkezi idarenin kendi iç örgütlenmesinde üst-alt ilişkisinden doğar ve kanuni bir dayanağa ihtiyaç duymaz; amir, astın işlemine re'sen müdahale edebilir. İdari vesayet ise merkezi idarenin yerinden yönetim kuruluşları (belediyeler, il özel idareleri vb.) üzerindeki denetimidir ve ancak kanunun açıkça öngördüğü hallerde ve sınırlar çerçevesinde kullanılabilir; varsayımla genişletilemez.
23. Kamulaştırma işleminin hukuki niteliği düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Kamulaştırma yalnızca Devlet tarafından yapılabilir; kamu kurumları kamulaştırma yapamaz. ✓
- B) Kamulaştırma kamu yararı kararına dayandırılmak zorundadır.
- C) Kamulaştırma, mülkiyet hakkına getirilen anayasal bir sınırlamadır.
- D) Kamulaştırılan taşınmazın idareye tescili için bedelin ödenmesi ya da mahkemeye depo edilmesi gerekir.
- E) Kamulaştırma bedelinin peşin ödenmesi anayasal bir zorunluluktur.
Anayasa'nın 46. maddesi kamulaştırma yetkisini 'Devlet ve kamu tüzel kişileri' olarak belirlemiştir. Yani yalnızca Devlet değil, belediyeler, il özel idareleri, KİT'ler ve diğer kamu tüzel kişilikleri de kanunla öngörülen usul ve esaslara uymak kaydıyla kamulaştırma yapabilir. Bu nedenle D şıkkı yanlıştır. Diğer şıklar anayasal ve yasal çerçeve açısından doğrudur.
24. Aşağıdaki durumlardan hangisinde idari yargı yolu kapalı olup adli yargıya başvurulması gerekir?
- A) Belediyenin imar planı değişikliği işlemi
- B) Kamu görevlisine verilen ihraç disiplin cezası
- C) İdarenin özel hukuka tabi personeli ile yaşanan sözleşme uyuşmazlığı ✓
- D) Vergi dairesinin yapmış olduğu vergi tarhiyatı işlemi
- E) Bakanlığın düzenlediği yönetmeliğe karşı açılacak iptal davası
İdarenin özel hukuk hükümlerine göre istihdam ettiği (işçi statüsündeki) personel ile idare arasındaki sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar, özel hukuk sözleşmesi niteliği taşıdığından adli yargıda (iş mahkemelerinde) görülür. Vergi uyuşmazlıkları vergi mahkemelerinde (idari yargı), imar planı ve disiplin cezaları idare mahkemelerinde, bakanlık yönetmelikleri ise Danıştay'da görülür.
25. Aşağıdakilerden hangisi idarenin takdir yetkisini kulllanarak tesis ettiği işlemlerin yargısal denetiminde esas alınan ölçütlerden biri değildir?
- A) Doğruluk ilkesi ✓
- B) Eşitlik ilkesi
- C) Ölçülülük ilkesi
- D) Hukuka uygunluk ilkesi
- E) Kamu yararı ilkesi
İdare hukukunda yargısal denetimde kullanılan ölçütler arasında ölçülülük, eşitlik, hukuka uygunluk ve kamu yararı ilkeleri yer almaktadır. 'Doğruluk ilkesi' idari işlemlerin yargısal denetiminde kullanılan tanımlı ve yerleşik bir ölçüt değildir. Diğer seçenekler Anayasa'dan ve idare hukuku doktrininden kaynaklanan gerçek denetim ölçütleridir.