Altın Test 9
Altın Test 9
Türkiye'de en yaygın olarak Trakya (Marmara), Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerindeki geniş düzlüklerde görülen; geniş bir tarım arazisi ve bu arazide yer alan konutlar ile tarım/hayvancılık eklentilerinden oluşan, genellikle bir veya birkaç ailenin geçimini ve barınmasını sağlayan kalıcı köy altı yerleşme tipi hangisidir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (20 soru)
1. Türkiye'de en yaygın olarak Trakya (Marmara), Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerindeki geniş düzlüklerde görülen; geniş bir tarım arazisi ve bu arazide yer alan konutlar ile tarım/hayvancılık eklentilerinden oluşan, genellikle bir veya birkaç ailenin geçimini ve barınmasını sağlayan kalıcı köy altı yerleşme tipi hangisidir?
- A) Mezra
- B) Yayla
- C) Mahalle
- D) Çiftlik ✓
- E) Ağıl
Tanımı verilen yerleşme tipi kalıcı köy altı yerleşmelerinden olan Çiftlik yerleşmesidir. Geniş toprak mülkiyeti, tarım ve hayvancılık faaliyetleri ve Trakya, Ege, Akdeniz düzlüklerindeki yaygınlığı belirleyici özellikleridir.
2. Türkiye'de tarihi, kültürel veya jeomorfolojik özellikleriyle ön plana çıkan birçok önemli turizm çekim alanı bulunmaktadır. Buna göre, aşağıda verilen turizm alanları bulundukları iller ile eşleştirildiğinde, hangi il eşleştirmenin dışında kalır? • Narman Peri Bacaları • Dara Antik Kenti • Afrodisyas Antik Kenti • Termessos Antik Kenti
- A) Muğla ✓
- B) Antalya
- C) Aydın
- D) Erzurum
- E) Mardin
Eşleştirmeler şu şekildedir: - Narman Peri Bacaları -> Erzurum - Dara Antik Kenti -> Mardin - Afrodisyas Antik Kenti -> Aydın - Termessos Antik Kenti -> Antalya Muğla ili bu eşleştirmelerin dışında kalır. Doğru cevap A seçeneğidir.
3. Türkiye'de son yıllarda tarımsal altyapının güçlendirilmesi, sulama projelerinin yaygınlaştırılması ve seracılık faaliyetlerinin gelişmesi tarım sektörünü etkilemiştir. Bu gelişmelere bağlı olarak, tarım sektöründe aşağıdakilerden hangisinde bir azalma yaşandığı söylenebilir?
- A) Tarım sektöründen elde edilen yıllık toplam gelir oranında
- B) Tarım faaliyetlerinde iklim ve doğal koşullara olan bağımlılık derecesinde ✓
- C) Yıldan yıla elde edilen toplam tarımsal üretim miktarında
- D) Tarımsal üretimde kullanılan makine ve traktör sayısında
- E) Yetiştirilen tarımsal ürünlerin yurt içi tüketim miktarında
Sulama, gübreleme ve seracılık gibi tarımsal teknolojilerin gelişmesi tarımı hava koşullarına (yağışa vb.) bağımlı olmaktan kurtarır. Bu sayede üretimde yıldan yıla dalgalanma azalır ve doğal koşullara olan bağımlılık düşer.
4. Türkiye'nin iklimsel, bitki örtüsü ve matematiksel konum özellikleri düşünüldüğünde, aşağıda verilen durumlardan hangisi enlem (sıcaklık-enlem ilişkisi) etkisiyle açıklanamaz?
- A) Orman yetişme üst sınırının Akdeniz'den Ege'ye doğru gidildikçe alçalması
- B) Yaz gün dönümünde (21 Haziran) güneş ışınlarının Hakkâri'ye Rize'den daha dik açıyla düşmesi
- C) Karadeniz Bölgesi'ndeki dağların denize dönük kuzey yamaçlarının kışın güney yamaçlara göre daha ılık olması ✓
- D) Öğle saatinde ölçülen gölge boyunun Edirne'de Şanlıurfa'ya göre daha uzun olması
- E) Kış aylarında Muğla'nın ortalama sıcaklığının Çanakkale'den daha yüksek olması
Orman üst sınırı enleme bağlı sıcaklıkla (güneyde daha yüksek) değişir. Muğla'nın Çanakkale'den sıcak olması enlem (sıcaklık-enlem ilişkisi) ile uyumludur. Edirne'nin kutba daha yakın olması gölge boyunu uzatır (enlem). Hakkâri'nin güneyde olması ışınları daha dik açıyla almasını sağlar (enlem). Ancak Karadeniz dağlarının kuzey yamaçlarının daha ılık olması nemlilik ve denizellik (özel konum) ile ilgilidir, bu durum bakı faktörüne (enlem etkisi) terstir.
5. Türkiye'de en çok yağış alan alanlar (Doğu Karadeniz kıyıları, Menteşe Yöresi, Hakkâri Yöresi ve Antalya Yöresi) coğrafi konumları ve yer şekilleri nedeniyle bol yağış alırlar. Bu yörelerin tamamı düşünüldüğünde; I. Yağış rejiminin yıl içindeki dağılımı II. Düşen yağışın fiziksel türü ve oluşum tipleri III. Bölgede hâkim olan ana iklim tipleri özelliklerinden hangilerinin bu yörelerin tümü için ortak olduğu _söylenemez_?
- A) Yalnız II
- B) Yalnız III
- C) I ve II
- D) II ve III
- E) I, II ve III ✓
Bu bölgelerin tamamı bol yağış alır fakat yağış rejimleri farklıdır (Karadeniz'de düzenli iken, Akdeniz ve Menteşe'de düzensizdir). Yağış tipleri ve oluşumları farklıdır (Karadeniz'de yamaç, Akdeniz'de cephesel; Hakkâri'de kış yağışları kar şeklinde iken kıyılarda yağmurdur). İklim tipleri de farklıdır (Karadeniz iklimi, Akdeniz iklimi ve Karasal iklim görülür). Dolayısıyla bu özelliklerin hiçbirisi tümü için ortak değildir.
6. Türkiye'de nüfusun dağılışı sanayileşme, ulaşım, yer şekilleri ve iklim koşullarına bağlı olarak bölgeler arasında dengesizdir. Buna göre, aşağıdaki alanlardan hangisi dağlık yer şekilleri ve sert karasal iklim şartları nedeniyle nüfusun en seyrek olduğu yerlerdendir?
- A) Yukarı Kızılırmak Bölümü ✓
- B) Batı Anadolu
- C) Çatalca-Kocaeli Platosu
- D) Çukurova Bölümü
- E) Doğu Karadeniz kıyı şeridi
Yukarı Kızılırmak Bölümü (Sivas ve çevresi), ortalama yükseltinin fazla olduğu, engebeli yer şekillerine ve sert karasal iklim şartlarına sahip olduğu için nüfusu oldukça seyrektir. Çatalca-Kocaeli, Batı Anadolu, Çukurova ve Doğu Karadeniz kıyıları ise nüfusun yoğun olduğu alanlardır.
7. Aynı enlem dairesi üzerinde yer alan İzmir, Nevşehir ve Van illerinin coğrafi özellikleri karşılaştırılmıştır. Buna göre, bu üç şehrin ortak özellikleri hakkında aşağıda verilen bilgilerden hangisi _yanlıştır_?
- A) 21 Haziran tarihinde yaşanan gündüz süresi uzunluğu aynıdır.
- B) Ülke genelinde ortak saat ayarı kullanıldığı için ulusal saatleri yıl boyu aynıdır.
- C) Ekvator çizgisine ve kutup noktasına olan kuş uçuşu uzaklıkları eşittir.
- D) Boylam değerleri farklı olmasına rağmen yıl boyunca güneşin doğuş ve batış saatleri aynıdır. ✓
- E) Güneş ışınlarını aynı açıyla aldıkları için yıl boyunca gölge boyları (yerel saat 12:00'de) aynıdır.
Aynı enlem üzerindeki merkezlerde çizgisel hız, gece-gündüz süresi ve güneş ışınlarının geliş açısı aynıdır. Ancak boylam dereceleri farklı olduğu için (Van en doğuda, İzmir en batıda) güneş Van'da daha erken doğar ve daha erken batar. Güneşin doğuş ve batış saatlerinin aynı olduğu bilgisi yanlıştır.
8. Cumhuriyet döneminden günümüze kadar Türkiye'nin toplam nüfus miktarının artış göstermesinde aşağıda verilen durumlardan hangisinin herhangi bir etkisi _olmamıştır_?
- A) 1939 yılında Hatay'ın Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılması
- B) Dış ülkelerden Türkiye'ye yönelik yaşanan göçler ve sığınmacı hareketleri
- C) Yıllar boyunca doğum oranlarının ölüm oranlarından fazla olması
- D) Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinden Marmara ve Ege bölgelerine yapılan iç göçler ✓
- E) Sağlık ve beslenme koşullarının iyileşmesiyle bebek ölüm oranlarının azalması
Ülke sınırları içerisinde gerçekleşen iç göçler (D), illerin ve bölgelerin nüfusunu değiştirse de ülke genelindeki toplam nüfus miktarını artırıcı ya da azaltıcı bir etki yapmaz. Diğer tüm etkenler (toprak kazanımı, doğal nüfus artışı, dış göçler ve sağlık imkanlarının artışı) ise ülke toplam nüfusunun artmasında doğrudan etkilidir.
9. Türkiye'de dağlık ve engebeli yer şekillerine sahip alanlarda genellikle tarımsal faaliyetler kısıtlıdır. Ancak bazı yörelerimizde yer şekillerinin engebeli olmasına ve sanayinin gelişmemesine bağlı olarak halk zorunlu olarak küçük tarım alanlarında yoğun tarım ve hayvancılık faaliyetlerine yönelmiştir. Buna göre, yer şekilleri dağlık ve engebeli olmasına rağmen, iklim koşullarının elverişliliği ve alternatif ekonomik kolları olmaması nedeniyle tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin nüfusun en önemli geçim kaynağı olduğu coğrafi alan aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Taşeli Platosu
- B) Doğu Karadeniz Bölümü kıyı kuşağı ✓
- C) Teke Platosu
- D) Yıldız Dağları Bölümü
- E) Menteşe Yöresi
Doğu Karadeniz Bölümü kıyı kuşağı son derece dağlık ve engebelidir. Ancak bölgede sanayinin gelişmemiş olması ve iklimin elverişliliği nedeniyle engebeye rağmen çay ve fındık tarımı ile hayvancılık halkın en temel geçim kaynağını oluşturur. Eğimli yamaçlar teraslanarak tarım arazisine dönüştürülmüştür.
10. Türk boğazlarında Akdeniz'den Karadeniz'e doğru, üst akıntının tersi yönünde gerçekleşen derin deniz akıntısına 'alt akıntı' adı verilir. Buna göre, Akdeniz kaynaklı suların Karadeniz'e doğru alt akıntı şeklinde hareket etmesinde; I. Suların yoğunluk farkı II. Denizlerin tuzluluk oranlarındaki farklılıklar III. Enlem derecesine bağlı olarak buharlaşma ve sıcaklık koşulları faktörlerinden hangileri etkilidir?
- A) Yalnız I
- B) Yalnız II
- C) I ve II
- D) II ve III
- E) I, II ve III ✓
Boğazlardaki alt akıntının temel nedeni yoğunluk (tuzluluk) farkıdır. Akdeniz enleminin daha güneyde olması (III) sıcaklığı ve buharlaşmayı artırarak tuzluluk oranını (II) yükseltmiştir. Bu tuzluluk fazlalığı Akdeniz sularının daha yoğun (I) olmasına ve dip akıntısı halinde Karadeniz'e akmasına neden olur. Dolayısıyla hepsi etkilidir.
11. Türkiye'de yıllık ortalama yağış miktarının bölgelere ve yörelere göre dağılışında birçok coğrafi faktör belirleyicidir. Buna göre, aşağıda verilenlerden hangisinin Türkiye'de yağışın dağılışı üzerindeki etkisi diğerlerine göre en azdır?
- A) Arazinin ortalama yükseltisi ve yer şekillerinin engebe derecesi
- B) Dağ sıralarının kıyıya göre uzanış doğrultusu
- C) Bölgenin sahip olduğu doğal bitki örtüsü tipi ✓
- D) Hâkim rüzgâr yönü ve nemli hava kütlelerinin esiş doğrultusu
- E) Denizellik ve karasallık koşulları
Yağış miktarını ve dağılışını belirleyen temel faktörler dağların uzanışı (B), denizellik (E), rüzgarlar (D) ve yükseltidir (A). Doğal bitki örtüsü (C) ise yağışın bir nedeni değil, o bölgedeki yağış ve iklim koşullarının bir sonucudur. Bu nedenle bitki örtüsünün yağışın dağılışındaki etkisi en azdır.
12. Bir yolcu, Türkiye'nin en kuzey noktası olan Sinop İnceburun'dan batı yönünde kıyı şeridini takip ederek Kırklareli'nin Vize ilçesine kadar deniz kenarından seyahat etmiştir. Buna göre, bu yolcu seyahati esnasında aşağıdaki akarsuların denize döküldüğü ağız kısımlarından sırasıyla hangisinden geçmiştir?
- A) Sakarya - Çoruh - Yeşilırmak
- B) Kızılırmak - Sakarya - Filyos Çayı
- C) Yeşilırmak - Filyos Çayı - Kızılırmak
- D) Bartın Çayı - Filyos Çayı - Sakarya Nehrı ✓
- E) Filyos Çayı - Sakarya Nehrı - Bartın Çayı
Sinop'tan batıya (Marmara yönüne) giden bir yolcu sırasıyla Bartın Çayı'nın döküldüğü yeri, Zonguldak'taki Filyos Çayı'nın ağzını ve en son Sakarya Nehri'nin Karadeniz'e döküldüğü ağız kuşağını geçecektir. Doğru sıralama D seçeneğidir.
13. Cumhuriyet döneminde Türkiye'de ilk resmi nüfus sayımı 1927 yılında yapılmıştır. O tarihten günümüze kadar geçen süreçte Türkiye'nin nüfus miktarında ve demografik niteliklerinde büyük değişimler yaşanmıştır. Buna göre, 1927 yılından günümüze Türkiye'nin nüfus yapısında meydana gelen değişimlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi _söylenemez_?
- A) Türkiye'nin toplam nüfus miktarı (kişi sayısı) sayım dönemlerinin tamamında sürekli olarak artış göstermiştir.
- B) Doğum oranlarının düşmesiyle ortanca (medyan) yaş azalmış ve nüfusun kendini ikiye katlama süresi kısalmıştır. ✓
- C) Kırsal alandan kentlere yapılan göçlerin etkisiyle şehirsel nüfus oranı kırsal nüfus oranını büyük farkla geçmiştir.
- D) Sağlık koşullarının ve beslenmenin iyileşmesine bağlı olarak bebek ve çocuk ölüm oranları büyük ölçüde azalmıştır.
- E) Nüfus artış hızı (‰) uygulanan politikalara ve sosyoekonomik şartlara göre bazı dönemler azalmış, bazı dönemler artmıştır.
Türkiye'de doğum oranlarının azalması ve ortalama ömrün uzamasıyla ortanca yaş yükselmiştir (nüfus yaşlanmaktadır). Ayrıca nüfus artış hızının yavaşlaması nüfusun kendini ikiye katlama süresini kısaltmamış, aksine uzatmıştır. Bu nedenle B seçeneği yanlıştır.
14. Türkiye Turizm Stratejisi 2023 kapsamında, bölgesel turizm potansiyellerini birleştirmek amacıyla çeşitli turizm gelişim koridorları tanımlanmıştır. Buna göre, aşağıdaki şehir gruplarından hangisi 'İpek Yolu Turizm Gelişim Koridoru' sınırları içerisinde yer almaktadır?
- A) Ankara - Sakarya - Bolu ✓
- B) Tekirdağ - Edirne - Kırklareli
- C) Trabzon - Rize - Artvin
- D) Balıkesir - Çanakkale - Bursa
- E) Mersin - Hatay - Şanlıurfa
İpek Yolu Turizm Gelişim Koridoru; tarihi İpek Yolu güzergahı boyunca yer alan Adapazarı (Sakarya), Bolu ve Ankara (Sapanca, Göynük, Mudurnu, Nallıhan, Beypazarı kuşağı) güzergahını kapsamaktadır. Doğru cevap A seçeneğidir.
15. Türkiye'de geniş alanlar kaplayan volkanik araziler ve sönmüş volkan kütleleri hakkında verilen; I. Mineral yönünden son derece zengin, tarımsal verimliliği yüksek topraklara sahip olmaları II. Yer kabuğunun zayıf alanları olan diri fay hatlarının uzanış doğrultusuna paralellik göstermeleri III. Büyük kısmının yakın jeolojik zamanlarda (Tersiyer ve Kuaterner) püskürmelerle oluşmuş olmaları özelliklerinden hangileri Türkiye'deki volkanik alanların tamamı için ortak bir özelliktir?
- A) Yalnız I
- B) Yalnız II
- C) Yalnız III
- D) I ve III
- E) I, II ve III ✓
Türkiye'deki volkanik arazilerin tamamı mineralce zengin verimli topraklardan oluşur ve bağcılık, patates tarımı vb. için çok elverişlidir (I). Volkanik faaliyetler yer kabuğunun kırıklı yapılarını takip ettiği için fay hatlarına paralel uzanırlar (II). Türkiye'deki volkanların tamamına yakını Senozoik (Tersiyer ve Kuaterner) dönemindeki genç püskürmelerin ürünüdür (III).
16. Yayla turizmi; doğal güzellikleri görmek, temiz dağ havası almak ve yaz sıcağından korunmak amacıyla dağlık, engebeli ve yüksek sahalarda yapılan bir turizm çeşididir. Türkiye'de özellikle Karadeniz ve Akdeniz dağ kuşağında çok gelişmiştir. Buna göre, yer şekilleri ve iklim özellikleri düşünüldüğünde aşağıdaki yöre çiftlerinin hangilerinde yayla turizmi faaliyetlerinin gelişmesi daha zordur ve yayla alanları daha azdır?
- A) Ergene Havzası - Güneydoğu Anadolu düzlükleri ✓
- B) Menteşe Yöresi - Doğu Anadolu dağlık alanları
- C) Batı Karadeniz - Doğu Karadeniz
- D) Taşeli Platosu - Erzurum-Kars Platosu
- E) Doğu Karadeniz - Teke Yarımadası
Yayla turizmi dağlık ve engebeli yerlerde gelişir. Ergene Havzası ve Güneydoğu Anadolu ise yeryüzü şekillerinin sade, düz ve yükseltisi az olan bölgeler içerdiğinden yayla turizmine uygun sahalar barındırmaz ve bu turizm dalı buralarda gelişmemiştir.
17. • Sondaj çamurlarının yoğunluğunu artırarak ağırlaştırılmasında %90 oranında kullanılır. • Yüksek yoğunluğu ve radyasyonu emme özelliği nedeniyle nükleer santrallerde koruyucu kalkan ve röntgen odalarının yalıtımında kullanılır. • Türkiye'deki en önemli rezervleri Antalya (Alanya-Gazipaşa), Kahramanmaraş ve Elazığ çevresindedir. Yukarıda özellikleri verilen yer altı kaynağı hangisidir?
- A) Manganez
- B) Barit ✓
- C) Asbest
- D) Boksit
- E) Trona
Petrol ve gaz sondajlarında sondaj çamurunun ağırlaştırılmasında ve yüksek yoğunluğu nedeniyle nükleer santral/radyasyon yalıtımında kullanılan maden Barit'tir. En önemli yatakları Alanya-Gazipaşa ve Elazığ yöresindedir.
18. Kolay çözünebilen kayaç yapılarının bulunduğu sahalarda lapya, dolin, uvala ve obruk gibi karstik şekiller meydana gelir. Buna göre, Türkiye'nin jeolojik ve litolojik yapısı düşünüldüğünde, aşağıdaki alanlardan hangisinde karstik yer şekillerinin oluşması ve karstik arazinin görülmesi _beklenmez_?
- A) Muğla Yöresi
- B) Taşeli Platosu
- C) Ergene Havzası ✓
- D) Teke Yarımadası
- E) Sivas Çevresi
Türkiye'de karstik araziler kalker (kireç taşı) yapısına bağlı olarak Teke, Taşeli ve Muğla çevresinde çok yaygındır. Sivas ve çevresinde ise jips (alçı taşı) karstı gelişmiştir. Ancak Ergene Havzası gölsel ve akarsu dolgulu kil, kum depolarından oluşup karstik çözünmeye uygun kayaç yapısına sahip değildir.
19. Sınav maratonunu başarıyla tamamlayan bir arkadaş grubu, Türkiye'nin tarihi ve kültürel zenginliklerini görmek için bir gezi planı hazırlamıştır. Sırasıyla şu tarihi merkezleri ziyaret etmişlerdir: • Afrodisyas Antik Kenti • Patara Antik Kenti ve Antik Tiyatrosu • St. Pierre (Aziz Petrus) Kilisesi • UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Hierapolis Antik Kenti ve Travertenler Buna göre, bu grubun gezi güzergahında aşağıdaki illerden hangisi yer almamıştır?
- A) Hatay
- B) Aydın
- C) İzmir ✓
- D) Denizli
- E) Antalya
Ziyaret edilen antik kentlerin ve tarihi eserlerin bulundukları iller şöyledir: - Afrodisyas -> Aydın - Patara -> Antalya - St. Pierre Kilisesi -> Hatay - Hierapolis -> Denizli İzmir ili (Efes/Bergama antik kentleri yer alır) bu gezi planında ziyaret edilmemiştir.
20. Sanayi kuruluşlarının yer seçiminde ham maddeye yakınlık bazı tesisler için zorunluyken, bazıları ulaşım, pazarlama ve enerji kaynağı gibi diğer faktörlerin etkisiyle ham maddeden uzak yerlere kurulur. Buna göre; I. Kayseri'de pamuklu dokuma sanayisinin bulunması II. Antalya'da ferro-krom işleme tesisinin kurulması III. İzmir'de kimyasal gübre fabrikalarının yer alması sanayi kuruluşlarının hangilerinin yer seçiminde ham maddeye yakınlık öncelikli bir kriter _olmamıştır_?
- A) Yalnız II
- B) Yalnız III
- C) I ve III
- D) II ve III
- E) I, II ve III ✓
Kayseri'de pamuk yetişmez (pazara ve ulaşıma yakındır). Antalya'da işletilen krom madeni Elazığ'dan gelir (liman ulaşımına yakındır). İzmir'de gübre sanayisinin bulunması da ithal ham maddelerin ulaştığı liman kolaylığı ile ilgilidir. Üçünde de ham maddeye yakınlık etkili değildir.