menu
MemurOl
Coğrafya Testleri

COGRAFYA - i klim bilgisi (Bölüm 4)

COGRAFYA - i klim bilgisi (Bölüm 4)

Soru 1 / 25

Türkiye'nin Karadeniz kıyılarının yıl boyunca yağış almasının en önemli nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Türkiye'nin Karadeniz kıyılarının yıl boyunca yağış almasının en önemli nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Karadeniz kıyılarının yüksek enlemde bulunması
    • B) Karadeniz kıyılarında Akdeniz kökenli siklonik sistemlerin yıl boyu etkili olması
    • C) Kuzey Anadolu Dağları'nın kıyıya paralel uzanarak nemin iç kesimlere geçişini engellemesi
    • D) Karadeniz'in tuzluluk oranının düşük olması nedeniyle daha fazla buharlaşma sağlaması
    • E) Kış aylarında Sibirya Yüksek Basıncı'nın Karadeniz üzerinde alçalan hava kütleleri oluşturması

    Karadeniz kıyılarına esen kuzey ve kuzeybatı rüzgârları, Karadeniz üzerinden nem taşır. Kıyıya paralel uzanan Kuzey Anadolu Dağları, bu nemin iç kesimlere geçişini engeller. Denizden gelen nemli hava, dağların yamaçlarına çarptığında yükselmeye zorlanır, soğur ve yoğunlaşarak yağış verir (orografik/yamaç yağışı). Bu mekanizma hem yağışın yıl boyu sürekliliğini hem de miktarının fazlalığını açıklar. Diğer seçenekler iklimsel gerçeklerle çelişmektedir.

  2. 2. Güneş ışınlarının yeryüzüne ulaşmadan önce atmosfer içinde kat ettiği yolun artması, ısıtma etkisini nasıl etkiler?

    • A) Yol uzadıkça ışınlar daha geniş bir alana dağılır ve birim alana düşen enerji azalır.
    • B) Yol uzunluğu yalnızca kış aylarında belirleyici bir faktördür.
    • C) Yol uzunluğu ısıtma etkisini etkilemez; yalnızca yağış miktarını değiştirir.
    • D) Yol uzadıkça atmosfer daha fazla ısınır ve yüzeye daha sıcak hava iner.
    • E) Yol uzadıkça güneş ışınları daha odaklı hale gelir ve ısıtma etkisi artar.

    Güneş ışınlarının yeryüzüne dik açıyla gelmesi durumunda atmosfer içinde kısa bir yol kat eder ve dar bir alana yoğunlaşır; birim alana düşen enerji yüksektir. Işınlar eğik geldiğinde ise atmosferde daha uzun bir yol kat eder ve daha geniş bir alana dağılır; birim alana düşen enerji azalır. Bu durum kutuplara gidildikçe ısıtma etkisinin azalmasını açıklayan temel fizik ilkesidir. Bu ilke aynı zamanda mevsimlerin oluşumunun da temelidir.

  3. 3. Sıcak ve ılıman okyanus akıntılarının geçtiği kıyılarda yağış miktarının fazla olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Sıcak akıntıların geçtiği kıyılarda rüzgâr hızı düşer ve nem tutulmaz.
    • B) Sıcak akıntılar üzerindeki hava ısınır ve nem kazanır; karaya ulaşınca soğuyarak yağış verir.
    • C) Sıcak akıntılar, kıyıya yakın bölgelerde sis tabakası oluşturarak yağışa zemin hazırlar.
    • D) Sıcak akıntılar, karalar üzerinde yüksek basınç oluşturarak konveksiyonel yağışa neden olur.
    • E) Sıcak akıntılar tuzluluğu artırır ve bu durum buharlaşmayı azaltarak yağışı engeller.

    Sıcak okyanus akıntıları üzerindeki hava, yüzey suyundan ısı ve nem alır. Bu nemli ve sıcak hava karaya doğru hareket ettiğinde, kara yüzeyi veya dağ yamaçlarıyla temas ederek soğur ve nem yoğunlaşarak yağış verir. Bu nedenle sıcak akıntıların geçtiği kıyılar genellikle daha yüksek yağış alır. Buna karşın soğuk akıntıların geçtiği kıyılarda hava soğur, yükselmez ve yağış azalır; bu kıyılarda çöl iklimi bile görülebilir (Atacama, Namibya).

  4. 4. Aşağıdaki iklim-bitki örtüsü eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

    • A) Ekvatoral iklim – Tropikal yağmur ormanı
    • B) Tundra iklimi – Tayga (İğne yapraklı orman)
    • C) Step iklimi – Bozkır (Çayır)
    • D) Çöl iklimi – Seyrek çalılar ve sukkulent bitkiler
    • E) Akdeniz iklimi – Maki (Garig)

    Tundra ikliminde yaz çok kısa ve soğuktur; ağaç yetişmesine olanak sağlayacak sıcaklık yeterince uzun sürmez. Bu nedenle tundra iklimine özgü bitki örtüsü; yosunlar, likenler, küçük çalılar ve ot topluluklarıdır. Tayga (iğne yapraklı ormanlar) ise tundranın güneyinde, subarktik iklim kuşağında yer alır. Dolayısıyla tundra iklimini tayga ile eşleştiren C seçeneği yanlıştır. Bu iki kuşak birbiriyle karıştırılması en sık yapılan hatalardan biridir.

  5. 5. Orta kuşak karalarında oluşan kara iklimleri ile kıyı iklimlerinin en belirgin farkı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Kara iklimleri yalnızca kuzey yarım kürede görülürken kıyı iklimleri her yarım kürede etkilidir.
    • B) Kara iklimlerinde yağış tamamen yoktur; kıyı iklimlerinde ise yıl boyunca yağış görülür.
    • C) Kara iklimlerinde yıllık sıcaklık farkı büyük ve yağışlar iç meksimlere dağılmışken kıyı iklimlerinde yıllık sıcaklık farkı küçük ve yağışlar daha dengelidir.
    • D) Kara iklimlerinde nem oranı sürekli yüksek olup yoğunlaşma daha sık gerçekleşir.
    • E) Kıyı iklimlerinde tarımsal verimlilik her zaman kara iklimlerine göre düşüktür.

    Orta kuşak kara iklimlerinde, denizin ılımanlaştırıcı etkisinden yoksun olan iç bölgelerde yaz çok sıcak, kış çok soğuk geçer; yıllık sıcaklık farkı büyüktür. Yağışlar genellikle yaz başına ya da ilkbahara yoğunlaşır. Kıyı iklimlerinde ise denizin yüksek özgül ısısı nedeniyle sıcaklıklar dengelenir, yıllık fark küçülür ve yağışlar yıla daha dengeli dağılır. Diğer seçenekler coğrafi veya tarımsal açıdan yanlış ya da abartılı genellemeler içermektedir.

  6. 6. Subtropikal yüksek basınç kuşakları (yaklaşık 30° kuzey ve güney enlemleri) ile kutup çevrelerindeki yüksek basınç alanları arasındaki temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Subtropikal yüksek basınçlar dinamik kökenli olup sıcak havanın alçalmasıyla oluşurken kutup yüksek basınçları termal kökenli olup soğuk havanın yoğunlaşmasıyla oluşur.
    • B) Kutup yüksek basınçları yalnızca kuzey yarım kürede görülür.
    • C) Subtropikal yüksek basınçlar termal kökenli, kutup yüksek basınçları ise dinamik kökenlıdir.
    • D) Subtropikal yüksek basınçlar mevsimseltir; kutup yüksek basınçları ise kalıcıdır.
    • E) Her ikisi de dinamik kökenlidir ve aynı fiziksel mekanizmayla oluşur.

    Subtropikal yüksek basınç kuşakları dinamik kökenlidir: Ekvatorda ısınan hava yükselir, üst troposferden kutuplara doğru hareket eder ve yaklaşık 30. enlemlerde alçalır. Bu alçalan hareket yüksek basıncı oluşturur. Soğuma değil, hava hareketi (dinamik) belirleyicidir. Kutup yüksek basınçları ise termal kökenlidir: Aşırı soğuk nedeniyle yoğunlaşan hava çöker ve yüksek basınç oluşturur. Bu fark, her iki kuşakta görülen iklim tiplerini (çöl ve soğuk tundra) açıklamak için kritik öneme sahiptir.

  7. 7. Aynı enlem üzerinde yer almalarına karşın, bir şehrin yıllık ortalama sıcaklığının komşu şehre göre belirgin biçimde daha yüksek olduğu gözlemlenmektedir. Bu farklılığın nedeni olarak aşağıdakilerden hangisi tek başına yeterli bir açıklama olamaz?

    • A) Şehrin rakımının diğerine göre daha düşük olması
    • B) Güneş ışınlarının yansıma oranını etkileyen arazi örtüsünün farklı olması
    • C) Isı adası etkisiyle kentsel alanın çevresine göre daha sıcak olması
    • D) Sıcak okyanus akıntısının bir kıyıya daha yakın geçmesi
    • E) Şehrin kara içlerinde yer alması nedeniyle kışların daha sert geçmesi

    Soru, ortalama sıcaklığı artıran değil, yıllık ortalamayı açıklayamayan bir faktörü sormaktadır. C seçeneğinde belirtilen 'kara içinde kışların daha sert geçmesi' durumu, yazların da daha sıcak geçmesine yol açar; bu nedenle yıllık ortalama üzerindeki net etkisi belirsizdir ve tek başına 'daha yüksek yıllık ortalama' için yeterli açıklama değildir. Diğer seçenekler, yıllık ortalama sıcaklığı doğrudan artırabilecek faktörleri içermekte ve bu nedenle tek başlarına tutarlı birer açıklama olabilmektedir.

  8. 8. Türkiye'de Akdeniz ikliminin etkili olduğu bölgelerde yaz aylarında yağışların oldukça az olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Deniz suyunun yaz aylarında daha hızlı buharlaşması
    • B) Karasal hava kütlelerinin denizi aşıp bölgeye ulaşması
    • C) Orografik yağışların yalnızca kış aylarında görülmesi
    • D) Yüksek basınç alanlarının bölge üzerinde etkili olması
    • E) Tropikal hava kütlelerinin yaz aylarında ekvatordan uzaklaşması

    Akdeniz ikliminde yazlar sıcak ve kurak geçer. Bu kurağın temel nedeni, yaz aylarında Azor Yüksek Basınç Sistemi'nin kuzeye kayarak Akdeniz havzası üzerinde etkili olmasıdır. Bu yüksek basınç, alçalan hava hareketleriyle bulut oluşumunu ve yağışı engeller. Kış aylarında ise bu yüksek basınç güneye çekilir, Batı rüzgârları ve cephesel sistemler bölgeye yağış getirir.

  9. 9. Aşağıdaki iklim elemanları ve ölçüm araçları eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

    • A) Nem – Higrometre
    • B) Rüzgâr hızı – Anemometre
    • C) Yağış miktarı – Plüviyometre
    • D) Atmosfer basıncı – Aktinometre
    • E) Sıcaklık – Termometre

    Aktinometre, güneş radyasyonunu (ışınımını) ölçen bir alettir, atmosfer basıncını ölçmez. Atmosfer basıncı Barometre ile ölçülür. Diğer eşleştirmeler doğrudur: sıcaklık-termometre, yağış-plüviyometre (ya da yağışölçer), rüzgâr hızı-anemometre, nem-higrometre.

  10. 10. Ekvatoral iklim bölgelerinde yağışların yıl boyunca düzenli dağılmasının başlıca nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Termik yükselişe bağlı konveksiyonel yağışların sürekli görülmesi
    • B) Muson rüzgârlarının mevsimden bağımsız hareket etmesi
    • C) Cephesel yağışların tüm yıl boyunca aktif olması
    • D) Her mevsim etkili olan Batı rüzgârlarının nemli olması
    • E) Okyanus akıntılarının bölgeye sürekli nem taşıması

    Ekvatoral bölgelerde güneş ışınları yıl boyunca dike yakın açıyla gelir. Bu durum yoğun ısınmaya ve havanın sürekli yükselmesine (konveksiyonel hareket) yol açar. Yükselen nem yoğunlaşarak konveksiyonel yağışları oluşturur. Bu yağışlar mevsimsel değişim göstermeden her gün özellikle öğleden sonra gerçekleşir. Dolayısıyla yıl boyunca düzenli yağış şeklinin temel nedeni termik yükselişe bağlı konveksiyonel yağışlardır.

  11. 11. Türkiye'de İç Anadolu Bölgesi'nin karasal iklim özellikleri göstermesinde aşağıdaki faktörlerden hangisinin etkisi en azdır?

    • A) Deniz etkisini engelleyen engebeli yapı
    • B) Yükseltinin fazla olması
    • C) Yıllık sıcaklık farkının büyük olması
    • D) Çevre dağların deniz etkisini kesmesi
    • E) Bölgenin denizden uzakta konumlanması

    Yıllık sıcaklık farkının büyük olması, karasal iklimin bir sonucudur; nedeni değildir. Karasal iklimi oluşturan nedenler arasında denizden uzaklık, dağların nemli deniz hava kütlelerini engellemesi ve engebeli arazi yapısı sayılabilir. Yükseklik ise karasallığı doğrudan oluşturmaz; ancak sıcaklıkları düşürerek kara-deniz sıcaklık farklarına katkıda bulunur. Soru nedenler arasında en az etkiye sahip olanı sorarken 'yıllık sıcaklık farkının büyük olması' bir etken değil, sonuç olduğu için bu seçenek doğrudur.

  12. 12. Ilıman okyanus iklimine sahip bölgelerde kış aylarının ılık, yaz aylarının serin geçmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Denizel hava kütlelerinin yıl boyunca etkisini sürdürmesi
    • B) Tropikal orijinli sıcak okyanus akıntılarının ekvatordan ısı taşıması
    • C) Yıl boyunca etkili olan muson rüzgârları
    • D) Yaz aylarında kutupsal cephenin güneye inmesi
    • E) Batı rüzgârlarının yalnızca kış mevsiminde etkili olması

    Ilıman okyanus ikliminde (Batı Avrupa tipi) yıl boyunca deniz etkisi hâkimdir. Okyanus suları kara kütlelerine göre çok daha yavaş ısınıp soğur; bu nedenle deniz, kış aylarında ısı deposu işlevi görerek havayı ılık tutar, yaz aylarında ise aşırı ısınmayı önleyerek serinletir. Batı rüzgârları bu nemli ve ılımlı deniz havasını kıta içlerine taşır. Okyanus akıntıları (örneğin Gulf Stream) kıyıları etkileyen bu deniz havasının ılımlılığına katkıda bulunur, ancak temel neden denizel hava kütlelerinin sürekli etkisidir.

  13. 13. Türkiye'de doğu-batı doğrultusunda uzanan Kuzey Anadolu Dağları'nın Karadeniz kıyıları açısından iklimsel etkisi nedir?

    • A) Akdeniz etkisinin İç Anadolu'ya ulaşmasını kolaylaştırır
    • B) İç Anadolu'nun daha ılıman bir iklime sahip olmasını sağlar
    • C) Karadeniz'den gelen soğuk hava kütlelerini Anadolu içlerine taşır
    • D) Karadeniz kıyılarında her mevsim yağış alınmasını sağlar
    • E) Kuzey Anadolu'da yazların serin ve yağışlı geçmesini engeller

    Kuzey Anadolu Dağları, Karadeniz'den gelen nemli hava kütlelerinin iç bölgelere geçişini engeller. Bu dağların kuzey yamaçlarında yükselen nem yoğunlaşarak her mevsim yağış düşer (orografik yağış). Bu sayede Karadeniz kıyıları yıllık yağış dağılımı bakımından düzenli ve yüksek yağışa sahip olup Türkiye'nin en yağışlı bölgesi konumundadır. Aynı zamanda bu dağlar, İç Anadolu'nun Karadeniz neminden yoksun kalmasına yol açarak karasal iklim koşullarını pekiştirir.

  14. 14. Çöl iklimleri genellikle 20°-30° enlemleri arasında yer almaktadır. Bu durumun temel açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Bu enlemlerde orografik engellerin yağışı tamamen kesmesi
    • B) Kıta içi konumun kara etkisini artırması
    • C) Okyanus akıntılarının bu bölgelere soğuk su taşıması
    • D) Subtropikal yüksek basınç kuşaklarının bu enlemlerde oluşması
    • E) Bu enlemlerde güneş ışınlarının en dik açıyla gelmesi

    20°-30° enlemlerinde subtropikal yüksek basınç kuşakları yer alır. Ekvatordan yükselen sıcak ve nemli hava bu enlemlere gelince soğur ve alçalır. Alçalan hava kütleleri sıkışarak ısınır; bu durum bulut oluşumunu ve yağışı engeller. Bunun sonucunda bu enlemlerde yıl boyunca az yağışlı, sıcak çöl iklimleri oluşur. Sahra, Arabistan ve Avustralya çölleri bu kuşakta yer alır. Okyanus akıntıları ve orografik engeller bazı kıyı çöllerinin oluşumuna katkı sağlayabilir, ancak asıl neden subtropikal yüksek basınçtır.

  15. 15. Enlem derecesi birbirine yakın olan iki istasyondan kıyıda olanının yıllık sıcaklık genişliği küçük, iç kesimdekinin büyüktür. Bu farkın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Kıyı istasyonunun daha yüksek rakımda bulunması
    • B) İç kesim istasyonunda rüzgâr hızının fazla olması
    • C) Suyun özgül ısısının karaya göre yüksek olması
    • D) Kıyı istasyonunun daha fazla yağış alması
    • E) İç kesim istasyonunun bitki örtüsünden yoksun olması

    Su, kara yüzeyine göre çok daha yüksek özgül ısıya sahiptir. Bu nedenle su kütleleri yavaş ısınır ve yavaş soğur. Kıyı bölgelerine yakın bu su kütlesi, yazın aşırı ısınmayı önler ve kışın ısı deposu işlevi görerek soğumaları yavaşlatır. Sonuç olarak kıyı istasyonlarında yıllık sıcaklık genişliği küçük, iç bölgelerde ise deniz etkisinden uzak olduğu için büyüktür. Bu durum denizsellik ve karasallık kavramlarının temelini oluşturur.

  16. 16. Güneş ışınlarının Türkiye'ye en dik açıyla geldiği dönemde aşağıdaki durumların hangisi gözlemlenmez?

    • A) Gündüzlerin en uzun olması
    • B) Türkiye'de sıcaklıkların en yüksek değerlere ulaşması
    • C) Güneş'in Oğlak Dönencesi üzerinde dik konumda bulunması
    • D) Güneş'in öğle vakti en yüksek konumda bulunması
    • E) Kuzey Yarımküre'de yaz mevsiminin yaşanması

    Güneş ışınları Türkiye'ye en dik açıyla yaklaşık 21 Haziran civarında gelir (yaz gündönümü). Bu tarihlerde Güneş, Yengeç Dönencesi (23,5° Kuzey) üzerinde dik konumdadır. Oğlak Dönencesi (23,5° Güney), kış gündönümü olan 21-22 Aralık'ta Güneş'in dik üzerine konumlandığı yerdir. Bu dönemde Kuzey Yarımküre'de en uzun gündüzler, en yüksek güneş açısı ve yaz mevsimi yaşanır. Türkiye'nin en yüksek sıcaklık değerlerine ulaşması ise örtbüküm nedeniyle genellikle Ağustos'ta gerçekleşir.

  17. 17. Türkiye'de Ege Bölgesi'nin iç kesimlerinde yazların kıyılara kıyasla daha sıcak ve kurak geçmesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) İç kesimlerin denizden daha uzakta ve rakımın düşük olması
    • B) Ege kıyılarının güneyden gelen sıcak hava kütlelerine açık olması
    • C) Ege Denizi'nin yalnızca kış aylarında nemli hava üretmesi
    • D) İç kesimlerde Akdeniz yüksek basıncının kıyıdan daha güçlü etkili olması
    • E) Kuzey-güney doğrultusundaki vadilerin Etezyen rüzgârlarını iç kesimlere taşıması

    Ege Bölgesi'nin iç kesimleri hem kıyıdan uzaklaştıkça deniz etkisini daha az alır hem de çevre dağlar nemli Ege rüzgârlarını bir ölçüde engeller. Kıyıya göre denizellik azaldığından yaz sıcaklıkları daha yüksek, kışlar daha soğuk olur (karasallık artar). Rakımın düşük olduğu iç çukur alanlarda (ör. Gediz, Büyük Menderes ovaları) hava daha fazla ısınır. Etezyen rüzgârları ise kuzeyden esen ve kıyıları serinleten rüzgârlardır; iç kesimlere bu etkiyi taşımazlar.

  18. 18. Aşağıdaki yağış türlerinden hangisi, dağların denizden gelen nemli hava kütlelerini yükseltmesiyle oluşur?

    • A) Advektif yağış
    • B) Konveksiyonel yağış
    • C) Siklonik yağış
    • D) Cephesel yağış
    • E) Orografik yağış

    Orografik (dağ) yağışı, nemli hava kütlelerinin dağ yamaçlarına çarparak yukarı doğru yükselmesiyle oluşur. Yükselen hava soğur, su buharı yoğunlaşır ve yağış meydana gelir. Bu yağışlar genellikle rüzgâr alan yamaçlarda yoğunken, dağın diğer yakasında (lodos yamacında) hava alçalarak ısındığından yağış miktarı azalır (föhn etkisi). Türkiye'de Karadeniz kıyılarındaki yüksek yağış büyük ölçüde orografik kökenlidir.

  19. 19. İki farklı istasyona ait aşağıdaki veriler incelendiğinde, hangi istasyonun step (bozkır) iklimine sahip olduğu söylenebilir? İstasyon I: Yıllık yağış 350 mm, yaz kurak, kış yağışlı İstasyon II: Yıllık yağış 320 mm, yağışlar yıla düzenli dağılmış, yazlar sıcak, kışlar soğuk

    • A) Yalnızca İstasyon II
    • B) Yalnızca İstasyon I
    • C) Verilen bilgilerle karar vermek mümkün değildir
    • D) Her ikisi de step iklimine sahiptir
    • E) Her ikisi de step iklimine sahip değildir

    Step (bozkır) iklimi, yarı kurak karasal iklim tipidir. Yağışlar yıl boyunca düzensiz dağılır, yaz sıcak ve kurak, kış soğuk geçer; yıllık yağış genellikle 250-500 mm arasındadır. İstasyon II'nin özellikleri (320 mm yağış, yağışların yıla düzenli dağılması, sıcak yaz-soğuk kış) karasal step iklimiyle örtüşmektedir. İstasyon I ise 'yaz kurak, kış yağışlı' özelliğiyle Akdeniz iklimine daha yakındır; step iklimine ait değildir. Dolayısıyla yalnızca İstasyon II step iklimine sahiptir.

  20. 20. Türkiye'de bir bölgede yükseklik arttıkça ortalama sıcaklığın düşmesi ve yağışın belirli bir yüksekliğe kadar artması sonrası azalmasının açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Dağların yüksek kesimlerinde rüzgâr hızı arttığından nem uzak bölgelere taşınır
    • B) Her 100 m yükseldikçe sıcaklık 0,65°C düşer; belirli bir yükseklikten sonra hava nemi azaldığından yağış da azalır
    • C) Sıcaklıklar düşük olduğundan yüksek kesimlerde yoğunlaşma gerçekleşmez
    • D) Yüksek kesimlerde yer alan buzullar yağışı soğutarak yere düşmeden buharlaştırır
    • E) Yüksek basınç alanları yüksek kesimlerde kalıcı hale gelir

    Atmosferde kuru adiabatik koşullarda her 100 m yükselişte yaklaşık 1°C, nemli adiabatik koşullarda ise yaklaşık 0,5-0,65°C sıcaklık düşüşü gerçekleşir; ortalama olarak 100 m'de 0,65°C (Troposfer koşullarında) kabul edilir. Nemli hava kütlesi yükselirken belirli bir yüksekliğe kadar yoğunlaşma ve yağış artar; ancak havanın taşıyabildiği nem miktarı belirli bir yükseklikten sonra azalır ve yağış da azalmaya başlar. Bu nedenle dağlarda en yüksek yağış genellikle orta yükseklik kuşaklarında gözlemlenir.

  21. 21. Muson iklimine sahip bölgelerde yaz yağmurlarının kış yağmurlarına göre çok daha fazla olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Yaz aylarında ekvatordan esen alizeler karalar üzerine yağış bırakması
    • B) Kış mevsiminde Sibirya Yüksek Basıncı'nın bölgeye nemli hava taşıması
    • C) Kış aylarında okyanus üzerindeki alçak basınç alanlarının dağılması
    • D) Yaz aylarında ITCZ'nin (İntertropikal Yakınsama Bölgesi) kuzeyine kayması ve okyanustan kara yönüne rüzgâr esmesi
    • E) Yaz aylarında tropikal siklonların bölgeden uzaklaşması

    Muson ikliminde yaz yağışlarının fazla olmasının temel nedeni mevsimsel rüzgâr değişimidir. Yazın Asya karası güçlü biçimde ısınır ve alçak basınç oluşur; okyanus üzerindeki yüksek basınçtan karaya doğru nemli okyanus havası akar (yazlık muson). Aynı zamanda ITCZ kuzeyine kayar ve bu da muson yağmurlarını tetikler. Kışın ise kara soğur, Sibirya Yüksek Basıncı egemen olur ve karadan okyanus yönüne kurak hava akar (kışlık muson). Bu mevsimsel ters yön değişimi muson ikliminin özüdür.

  22. 22. Aşağıdaki iklim bölgelerinden hangisinde yıllık buharlaşma miktarı yıllık yağış miktarından daha fazladır?

    • A) Savan iklimi
    • B) Ilıman okyanus iklimi
    • C) Ekvatoral iklim
    • D) Tundra iklimi
    • E) Çöl iklimi

    Potansiyel buharlaşmanın gerçek yağışı aştığı bölgeler kurak ya da yarı kurak iklim bölgeleridirler. Çöl ikliminde yıllık yağış son derece azdır (250 mm'nin altında), buna karşılık yüksek sıcaklıklar nedeniyle potansiyel buharlaşma binlerce milimetreye ulaşabilir. Ekvatoral, okyanus ve savan iklimlerinde yağış genellikle buharlaşmayı karşılar ya da aşar. Tundrada ise sıcaklıklar çok düşük olduğundan buharlaşma da azdır ve yağışla denge kurulabilir. Dolayısıyla yıllık buharlaşmanın yağışı en belirgin biçimde geçtiği bölge çöl iklimidir.

  23. 23. Türkiye'de aynı enlem üzerinde bulunan iki istasyondan batıdaki istasyonun yıllık yağış miktarı doğudakinden fazla, yıllık sıcaklık ortalaması ise düşüktür. Bu durumu açıklayan en kapsamlı etken aşağıdakilerinden hangisidir?

    • A) Doğudaki istasyonun step vejetasyonuyla kaplı olması nedeniyle yağışın azalması
    • B) Batıdaki istasyonun Akdeniz kökenli cephesel sistemlere daha erken maruz kalması
    • C) Doğudaki istasyonun yaz aylarında yüksek basınç sistemlerinin etkisinde kalması
    • D) Batıdaki istasyonun yükseltisinin fazla, dolayısıyla orografik yağış alması ve sıcaklığın yükseklikle düşmesi
    • E) Batıdaki istasyonun denize yakın, doğudakinin karasal iklim etkisinde olması

    Aynı enlemde yağışın fazla ama sıcaklığın düşük olması, tek başına deniz etkisiyle açıklanamaz; çünkü deniz etkisi hem yağışı artırır hem de sıcaklığı ılımanlaştırır (yani yükseltir). Bu iki değişkeni aynı anda açıklayan etken yükseltinin fazla olmasıdır: yüksek araziler hem orografik yağışa neden olur hem de sıcaklığı düşürür. Batıdaki istasyonun dağlık bir alanda, doğudakinin ise iç ovanın düşük kesiminde yer alması bu örüntüyü üretir.

  24. 24. Dünya'nın belirli bir bölgesinde Ocak ayı izoterm haritası incelendiğinde izotermler karaların üzerinde kutuplara, okyanusların üzerinde ise ekvatora doğru kıvrım yapıyorsa bu bölge için en kesin sonuç aşağıdakilerinden hangisidir?

    • A) Bölge Kuzey Yarımküre'de yer almakta ve kara yüzey sıcaklıkları okyanus yüzey sıcaklıklarından düşüktür
    • B) Bölge Kuzey Yarımküre'de yer almakta ve kara yüzey sıcaklıkları okyanus yüzey sıcaklıklarından yüksektir
    • C) Bölge Güney Yarımküre'de yer almakta ve kara yüzey sıcaklıkları okyanus yüzey sıcaklıklarından düşüktür
    • D) Bölge Güney Yarımküre'de yer almakta ve kara yüzey sıcaklıkları okyanus yüzey sıcaklıklarından yüksektir
    • E) Bölgenin yarımküre konumu belirlenemez, yalnızca karaların okyanuslardan daha sıcak olduğu söylenebilir

    Ocak ayında Kuzey Yarımküre kışı yaşar; karalar okyanuslardan daha hızlı soğuduğu için kara sıcaklıkları okyanus sıcaklıklarından düşük olur. İzotermlerin soğuyan karalarda ekvator'a doğru (daha sıcak tarafa) değil, kutuplara doğru kıvrım yapması beklenebilecek gibi görünse de doğru yorumlama şöyledir: izoterm, soğuk karadan geçerken o enlemin normalinden daha düşük sıcaklık gösteren noktaları birleştirmek için kutuplara kıvrım yapar; okyanus üzerinde ise sıcaklık karaya göre yüksek kaldığından izoterm ekvator yönüne kıvrım yapar. Bu örüntü, Kuzey Yarımküre'nin kış ayını ve karaların soğukluğunu yansıtır.

  25. 25. Ekvator çevresinde ısınan havanın yükselmesiyle oluşan yağışlar, 30° enlemlerine ulaştığında çöl kuşaklarını oluşturur. Buna karşın Güneydoğu Asya'nın 20-30° kuzey enlemleri arasında kalan bazı bölgeler yaz aylarında çok yüksek miktarda yağış alırken kış aylarında neredeyse hiç yağış almaz. Bu asimetrik yağış dağılımının temel nedeni aşağıdakilerinden hangisidir?

    • A) Himalayalar'ın kışın soğuk Sibirya havasını bloke etmesi ve yazın sıcaklığı artırması
    • B) ITCZ'nin (Ekvatorlar Arası Yakınsama Bölgesi) mevsimsel kayması ve kara-deniz ısınma farkına bağlı basınç değişimleri
    • C) El Niño-La Niña olaylarının Pasifik sıcaklıklarını mevsimsel olarak düzenlemesi
    • D) Güneydoğu Asya'nın coğrafi konumu nedeniyle her mevsim cephesel yağış alması
    • E) Hint Okyanusu'nun tropikal kasırga üretmesi ve bu kasırgaların kara içlerine yağış taşıması

    Muson ikliminin temel mekanizması, ITCZ'nin yaz aylarında kuzeye kaymasıyla birlikte Asya karasının yoğun ısınması sonucu oluşan derin alçak basınç merkezidir. Bu alçak basınç, Hint Okyanusu'ndan nemli havayı kara içlerine çeker (yaz musonu). Kışın ise durum tersine döner; Sibirya üzerindeki yüksek basınç kuru ve soğuk rüzgarları güneye iter (kış musonu). ITCZ'nin mevsimsel hareketi ile kara-deniz termal kontrastı birlikte bu asimetrinin ana motorudur. Himalayalar bir engel işlevi görse de tek başına yeterli açıklama değildir.