COGRAFYA - tarim hayvancilik (Bölüm 5)
COGRAFYA - tarim hayvancilik (Bölüm 5)
Türkiye'de seracılığın en yoğun geliştiği bölgeler ve bu yoğunlaşmanın coğrafi nedenleri doğru eşleştirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi bu bütünlüklü ilişkiyi en iyi açıklamaktadır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (19 soru)
1. Türkiye'de seracılığın en yoğun geliştiği bölgeler ve bu yoğunlaşmanın coğrafi nedenleri doğru eşleştirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi bu bütünlüklü ilişkiyi en iyi açıklamaktadır?
- A) Doğu Karadeniz kıyı şeridi, yüksek nem ve ılıman kış koşulları sayesinde Türkiye'nin sera sebzeciliği merkezi hâline gelmiştir.
- B) Marmara Bölgesi, büyük kentlere olan yakınlığı ve soğuk kış koşullarının sera ihtiyacını artırması nedeniyle seracılıkta liderdir.
- C) Ege Bölgesi, büyük sera alanları kurulmasına elverişli düz topografyası sayesinde seracılıkta birinci sıraya yerleşmiştir.
- D) İç Anadolu'nun yüksek yaylalarında don olaylarına karşı koru yüksek cam sera sistemleri geliştirildiği için bu bölge seracılıkta öne çıkmaktadır.
- E) Akdeniz Bölgesi (özellikle Antalya), kış aylarında dahi ılık seyreden iklimi, güneşlenme süresi ve pazar yakınlığı (ihracat) nedeniyle seracılıkta açık ara lider konumdadır. ✓
Türkiye'nin seracılık merkezi Antalya ve çevresidir. Akdeniz Bölgesi'nde kış ayları bile 10-15°C üzerinde seyreden sıcaklıklar, yüksek güneşlenme süreleri ve Avrupa pazarına coğrafi yakınlık (ihracat avantajı) serayı hem düşük maliyetli hem de verimli kılmaktadır. Türkiye'deki toplam sera alanının büyük çoğunluğu Antalya ilinde yer almaktadır. Diğer seçeneklerde yer alan bölgeler seracılıkla kısmen ilişkilendirilebilir olsa da liderlik konumu tartışmasız Akdeniz Bölgesi'ndedir.
2. Türkiye'de tarım arazisi varlığı ile tarımsal istihdam oranı arasındaki ilişkiyi doğru yorumlayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Tarım arazisi bolluğu ile tarımsal istihdam her zaman eş anlı gelişir; bu nedenle Konya, tarımsal istihdam oranı en yüksek ildir.
- B) Türkiye'de tarım arazisi arttıkça kentleşme oranı da artmakta, bu durum kırsal nüfusu beslemektedir.
- C) Tarım arazisi miktarı ile tarımsal istihdam oranı arasında doğrusal bir ilişki bulunmamakta; mekanizasyon düzeyi, arazi büyüklüğü ve pazara erişim gibi faktörler bu ilişkiyi karmaşıklaştırmaktadır. ✓
- D) Tarımsal istihdam oranı en yüksek bölgeler, makineleşmenin en ilerlediği ve büyük tarım işletmelerinin yoğunlaştığı Batı Anadolu bölgeleridir.
- E) Tarım arazisi miktarı en fazla olan bölgeler, tarımsal istihdamın da en yüksek olduğu bölgelerdir; bu ilişki birebir doğrusal bir seyir izler.
Tarım arazisi miktarı ile tarımsal istihdam arasındaki ilişki doğrusal değildir. Örneğin İç Anadolu'da geniş tarım arazileri bulunmasına karşın yüksek mekanizasyon (traktör, hasat makinesi kullanımı) işgücü ihtiyacını azaltmaktadır. Öte yandan, küçük ölçekli ve yoğun emek gerektiren seracılık, fındık ve çay tarımının yapıldığı illerde arazi küçük olsa bile istihdam yoğundur. Bu ilişkiyi mekanizasyon düzeyi, işletme ölçeği ve ürün tipi belirlemektedir; dolayısıyla C seçeneği analitik açıdan en doğru yanıttır.
3. Türkiye'de çay tarımının yalnızca Doğu Karadeniz kıyı şeridinde (Rize, Artvin kıyıları) başarıyla yapılabilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yıl boyu bol ve düzenli yağış (2.000 mm üzeri), asidik-geçirgen toprak yapısı ve dondan görece korunaklı kıyı mikroiklimiyle birleşen ekolojik koşulların yalnızca bu dar kuşakta sağlanması ✓
- B) Bu bölgenin deniz seviyesinden yüksek olması ve yüksek UV ışınımına maruz kalması
- C) Bölgedeki ucuz işgücü ve geleneksel üretim bilgisinin çay tarımını kârlı kılması
- D) Devletin yalnızca bu bölgede çay tarımına izin vermesi ve diğer bölgelerde yasak getirmesi
- E) Bölgenin Kafkasya'ya coğrafi yakınlığı ve ticaret yolları üzerinde bulunması
Çay bitkisi (Camellia sinensis) yetişmek için yıl boyunca düzenli ve bol yağış (minimum 1.500-2.000 mm), hafif asidik ve iyi drene olan topraklar ile dondan görece korunaklı mikro iklim koşulları gerektirmektedir. Doğu Karadeniz kıyı şeridi bu koşulları Türkiye'de eşsiz biçimde karşılamaktadır. Özellikle Rize'nin dağ etekleri her üç koşulu da bir arada sunar. Batı Karadeniz kıyılarında yağış miktarı azalmakta, iç kesimlerde ise kış soğukları ve kuru dönemler çay tarımını imkânsız kılmaktadır. Diğer seçenekler yardımcı faktörler içerse de belirleyici neden iklim-toprak ekolojisinin bu dar kuşağa özgü olmasıdır.
4. Türkiye'de bölgeden bölgeye değişen tarımsal ürün deseni incelendiğinde, hangi faktörler topluluğu ürün tercihini en kapsamlı biçimde belirlemektedir?
- A) Bölgenin deniz seviyesinden yüksekliği ve tarih boyunca oluşan geleneksel tarım pratikleri
- B) İklim koşulları, toprak özellikleri, su kaynakları, pazar erişimi, ulaşım altyapısı ve geleneksel tarım kültürünün birlikte işlediği çok etkenli sistem ✓
- C) Yalnızca yağış miktarı ve sıcaklık ortalamaları
- D) Uluslararası tarım ticareti koşulları ve ihracat fiyatları
- E) Devlet sübvansiyon politikaları; iklim ve toprak koşullarının etkisi ikincil düzeyde kalmaktadır.
Tarımsal ürün deseni, tek bir faktörle açıklanamayan çok boyutlu bir coğrafi olgudur. İklim (sıcaklık, yağış, don riski, güneşlenme süresi), toprak özellikleri (pH, doku, verimlilik), sulama olanaklarının varlığı ya da yokluğu, pazarlara ve limanlara yakınlık, ulaşım altyapısının durumu ve toplulukların kuşaklar boyu geliştirdiği tarım kültürü bir arada ürün tercihini şekillendirmektedir. KPSS-düzeyinde analiz sorularında bu bütünleşik yaklaşım beklenmekte; tek etkenli açıklamalar (A, C, D, E) yetersiz kalmaktadır.
5. Türkiye'de sulama alanlarının genişletilmesiyle birlikte bazı bölgelerde taban suyunun yükselmesi ve toprak tuzlanması sorunları yaşanmaktadır. Bu sorunun ortaya çıkmasında aşağıdaki faktörlerin hangisi belirleyici rol oynamaz?
- A) Sulama suyunun aşırı ve kontrolsüz uygulanması
- B) Yüzey sulama yöntemlerinin yaygın kullanılması
- C) Bölgede yıllık yağış miktarının fazla olması ✓
- D) Drenaj sistemlerinin yetersiz kurulması
- E) Geçirimsiz kil tabakalarının toprak profilinde bulunması
Taban suyu yükselmesi ve toprak tuzlanması; drenaj yetersizliği, geçirimsiz tabakalar, yüzey sulama yöntemleri ve aşırı sulama ile doğrudan ilişkilidir. Yıllık yağışın fazla olması ise topraktaki tuzları yıkayarak uzaklaştırır; dolayısıyla tuzlanmayı artırmaz, aksine önleyici bir etki yapar. Bu nedenle D seçeneği belirleyici rol oynamaz.
6. Türkiye'de bitkisel üretim değeri açısından değerlendirildiğinde, Ege Bölgesi'nin diğer bölgelerden farklılaşmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Seracılık faaliyetlerinin Türkiye'nin en yüksek düzeyine ulaşmış olması
- B) Yağışların düzenli dağılımı sayesinde sulama gereksiniminin bulunmaması
- C) Hayvancılık gelirinin bitkisel üretim gelirini geride bırakması
- D) İhracata yönelik endüstri bitkilerinin ve kuru meyvelerin yoğun yetiştirilmesi ✓
- E) Bölgede tahıl tarımına ayrılan alanların geniş tutulması
Ege Bölgesi; incir, üzüm, zeytin, tütün, pamuk gibi ihracata yönelik endüstri bitkilerinde ve kuru meyvelerde Türkiye'nin önde gelen bölgesidir. Bu ürünlerin yüksek katma değeri, bölgenin bitkisel üretim değerini ön plana çıkarır. Seracılık Akdeniz Bölgesi'nde daha yoğundur. Tahıl ağırlıklı yapı İç Anadolu için geçerlidir.
7. Türkiye'de fındık üretimi, ekim alanı ve üretim miktarı bakımından büyük ölçüde Doğu Karadeniz kıyılarına özgüdür. Bu durumu açıklamada aşağıdaki faktörlerden hangisi diğerlerine kıyasla daha az etkilidir?
- A) Karadeniz ikliminin yaz aylarında aşırı sıcaklıktan uzak serin bir ortam sunması
- B) Bölge nüfusunun tarihsel olarak fındık tarımına yönelik deneyim ve kültür geliştirmiş olması
- C) Dağlık arazi yapısının alternatif tarım ürünlerinin yetiştirilmesini kısıtlaması
- D) Yüksek nem ve bol yağışın fındık için uygun ortam oluşturması
- E) Bölgede geniş düzlüklerin bulunmasının mekanizasyona imkân tanıması ✓
Doğu Karadeniz'in engebeli ve dağlık yapısı geniş düzlüklerin oluşmasını engeller. Bu nedenle bölgede mekanizasyona dayalı geniş ölçekli tarım yapılamaz. Fındık; eğimli arazilerde, nemli iklimde ve emek-yoğun bir üretim anlayışıyla yetiştirilmektedir. Geniş düzlükler ve mekanizasyon, fındık tarımının bu bölgede yoğunlaşmasını açıklayan faktörler arasında yer almaz.
8. Aşağıdaki tarım ürünü – yetiştirme koşulu eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
- A) Zeytinyağı kalitesi – hasat gecikmesi arttıkça oleik asit oranı yükselir, kalite düşer
- B) Şeker pancarı – serin ve uzun vejetasyon dönemi, derin işlenebilir toprak
- C) Pamuk – uzun ve sıcak yaz, bol güneş, sulama imkânı
- D) Tütün – yüksek rakım ve gür yağışın aromayı artırması nedeniyle dağlık alanlar tercih edilir ✓
- E) Çay – yüksek nem, asit karakterli toprak, dondan korunmuş kış
Tütün kaliteli aroma için genellikle hafif bünyeli, geçirimli ve kuru koşullara yakın toprakları tercih eder; özellikle Ege ve Güneydoğu Anadolu'nun sıcak, yarı kurak koşullarında yetiştirilir. Yüksek rakım ve gür yağış tütün kalitesini artırmaz, aksine hastalık riskini artırır ve aromatic özellikleri bozar. Diğer eşleştirmeler doğrudur.
9. Türkiye'de kişi başına düşen tarım arazisi miktarı giderek azalmaktadır. Bu azalmanın en temel yapısal nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Arazilerin miras yoluyla bölünmesi ve kentleşmeyle birlikte tarım dışı kullanımın artması ✓
- B) Organik tarım sertifikasyon sürecinin bazı arazileri pasif bırakması
- C) Sulama projelerinin yetersiz kalması nedeniyle kuru tarım alanlarının daraltılması
- D) İklim değişikliğinin verimliliği düşürerek tarım arazilerini kullanılamaz hale getirmesi
- E) Hayvancılığa ayrılan alanların genişletilerek tarla arazilerinin küçültülmesi
Türkiye'de kişi başına düşen tarım arazisinin azalmasının yapısal nedeni; miras hukukundan kaynaklanan arazi parçalanması ile kentleşme, sanayi, ulaşım ve konut alanlarına dönüşüm nedeniyle tarım arazilerinin kalıcı olarak tarım dışına çıkmasıdır. İklim değişikliği ve sulama yetersizliği ikincil faktörlerdir; diğer seçenekler ise bu azalmayı açıklamada yetersiz kalır.
10. Türkiye hayvancılığında 'entansif' ve 'ekstansif' yöntemler karşılaştırıldığında, ekstansif hayvancılığın hâlâ sürdürüldüğü bölgelerin ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Geniş mera alanlarının bulunması ve yem bitkileri tarımının sınırlı olması ✓
- B) Ulaşım ağının gelişmiş ve pazar erişiminin kolay olması
- C) Nüfus yoğunluğunun yüksek ve tarım arazilerinin dar olması
- D) Sanayileşmenin ileri düzeyde olması nedeniyle hayvansal ürün talebinin yüksek olması
- E) Sulama olanaklarının geniş olması sayesinde bitkisel üretimle entegrasyonun sağlanması
Ekstansif hayvancılık; hayvanların geniş mera ve otlaklarda serbest dolaşarak beslenmesine dayanan, düşük sermaye ve teknoloji kullanılan bir yöntemdir. Doğu Anadolu başta olmak üzere geniş ve seyrek nüfuslu bölgelerde yaygındır. Bu bölgelerde yem bitkileri tarımı ve ahır hayvancılığı sınırlı kaldığından ekstansif yöntem sürmektedir. Diğer seçenekler entansif hayvancılığı destekleyen koşulları tanımlar.
11. Türkiye'nin buğday üretiminde İç Anadolu'nun payı yüksekken verimlilik (ton/ha) değerleri Trakya'nın gerisinde kalmaktadır. Bu farklılığın açıklanmasında aşağıdakilerin hangisi doğrudan belirleyici değildir?
- A) Trakya'da sulama imkânlarının daha gelişmiş ve işletme büyüklüklerinin daha elverişli olması
- B) İç Anadolu'da ekim alanlarının çok geniş olmasının ölçek ekonomisini artırması ✓
- C) İç Anadolu'da kış donlarının ve geç ilkbahar donlarının verimi olumsuz etkilemesi
- D) Trakya'da toprak işleme ve gübre kullanımında mekanizasyonun daha ileri olması
- E) Trakya'da yağışların vejetasyon dönemine daha uygun dağılması
Ekim alanının geniş olması, birim alandan elde edilen verimi (ton/ha) artırmaz; toplam üretim miktarını artırır. Verimlilik farkını açıklamada belirleyici olan faktörler; yağış rejimi, don olayları, gübreleme ve mekanizasyon düzeyi ile sulama imkânlarıdır. Dolayısıyla 'ölçek ekonomisi' argümanı, ton/ha verimliliğini açıklamada doğrudan belirleyici değildir.
12. Akdeniz iklim kuşağında yer alan Türkiye'nin güney kıyılarında seracılık faaliyetleri son derece yoğundur. Ancak bu bölgede seracılığı kısıtlayan temel coğrafi etken aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yazların aşırı sıcak ve nemli geçmesi nedeniyle havalandırma maliyetlerinin yüksek olması
- B) Kışların çok soğuk geçmesi nedeniyle ısıtma masraflarının artması
- C) Torosların kıyıya paralel uzanması nedeniyle düzlük tarım arazisinin sınırlı olması ✓
- D) Bölgede sulama için kullanılabilecek yüzey sularının yetersiz olması
- E) Bölge nüfusunun tarım dışı sektörlere yönelmesiyle iş gücü açığının büyümesi
Akdeniz Bölgesi'nde Toroslar kıyıya yakın ve paralel uzanır; bu durum dar kıyı şeritleri oluşturur ve düz tarım arazisinin genişlemesini engeller. Seracılık için uygun düzlük alan sınırlıdır; bu yüzden üretim Antalya Ovası ve çevresi gibi dar alanlarda yoğunlaşmıştır. Yazlar sıcak olsa da seracılık için asıl avantaj kışların ılık geçmesidir; ısıtma maliyeti düşüktür ve bu kısıtlayıcı faktör değildir.
13. GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) kapsamında sulama alanlarının genişlemesiyle bölgede en hızlı artan tarımsal faaliyet hangisi olmuştur ve bu gelişmenin tetiklediği olumsuz çevresel sonuç nedir?
- A) Mısır tarımı – yoğun pestisit kullanımı nedeniyle toprak asitlenmesi
- B) Pamuk ve ikinci ürün tarımı – taban suyu yükselmesi ve toprak tuzlanması ✓
- C) Fındık tarımı – orman alanlarının daralması
- D) Çeltik tarımı – göl ve baraj havzalarında ötrofikasyon
- E) Bağcılık – sulama kanallarının filoksera hastalığı taşıması
GAP sulamalarıyla Harran Ovası başta olmak üzere geniş alanlarda pamuk ve ikinci ürün (mısır, soya) tarımı hızla yaygınlaşmıştır. Ancak drenaj altyapısının yetersizliği, aşırı ve kontrolsüz sulama ile ağır bünyeli toprakların birleşimi sonucunda taban suyu yükselmiş ve toprak tuzlanması ciddi bir sorun haline gelmiştir. Bu durum tarım arazilerinin verimsizleşmesine yol açmaktadır.
14. Türkiye'de tarımsal nüfusun toplam nüfus içindeki payı azalmakta, ancak tarımsal üretim değeri artmaktadır. Bu durumu en iyi açıklayan çiftleşim aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Birim alandan elde edilen verimin mekanizasyon, hibrit tohum ve sulama ile artması ✓
- B) Hayvancılık sübvansiyonlarının bitkisel üretime aktarılması
- C) İhracat kısıtlamalarının kaldırılmasıyla iç piyasada ürün fiyatlarının yükselmesi
- D) Kırsal nüfusun kentlere göç etmesiyle tarımsal ücretlerin düşmesi
- E) Tarım arazilerinin genişlemesi ve ekstansif yöntemlere dönüş
Tarımsal nüfus azalırken üretim değerinin artması, tarımsal verimliliğin yükselmesiyle açıklanır. Mekanizasyon daha az işgücüyle daha büyük alanlarda çalışmayı sağlar, hibrit tohumlar ve gübre birim verimini artırır, sulama genişlemesi ürün çeşitliliği ve güvencesini artırır. Böylece daha az kişi, daha fazla üretim gerçekleştirebilmektedir; bu durum tarımda verimlilik devrimi olarak tanımlanır.
15. Türkiye'de hayvancılık alt sektörleri arasında arıcılık ve ipek böcekçiliği ele alındığında, bu iki faaliyet arasındaki en kritik fark aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Arıcılık tüm bölgelerde yaygınken ipek böcekçiliği dağlık ve serin bölgelere özgüdür
- B) Arıcılıkta iklim koşulları belirleyici değilken ipek böcekçiliğinde nem oranı tek belirleyici faktördür
- C) Arıcılık devlet tekeli altında yürütülürken ipek böcekçiliği tamamen özel sektöre aittir
- D) İpek böcekçiliği dut yaprağına bağımlılığı nedeniyle dut ağacı tarımıyla doğrudan ilişkilidir, arıcılık ise çiçekli bitki örtüsüyle genel bir ilişki içindedir ✓
- E) İpek böcekçiliği ihracat odaklıyken arıcılık yalnızca iç tüketime yöneliktir
İpek böcekçiliği, larvaların yalnızca dut yaprağıyla beslenmesi zorunluluğu nedeniyle dut ağacı varlığına doğrudan bağımlıdır. Bu ilişki, ipek böcekçiliğini belirli coğrafi alanlara sıkıştırır (Ege, Marmara, Güneydoğu). Arıcılık ise farklı iklim ve bitki örtüsü koşullarına uyum sağlayabilir; ülke geneline yayılmıştır ve mevsimsel göç uygulamasıyla esnek bir yapıya sahiptir.
16. Aşağıdaki bölge – tarımsal ürün – kısıtlayıcı coğrafi faktör üçlülerinden hangisi yanlış eşleştirilmiştir?
- A) Doğu Anadolu – tahıl tarımı – kısa vejetasyon dönemi ve don riski
- B) Güneydoğu Anadolu – mercimek – sulama gerektiren yaz döneminde yağış eksikliği
- C) Karadeniz – mısır tarımı – yağış düzensizliği ve uzun kuru dönem ✓
- D) Ege – zeytincilik – bölgenin iç kesimlerinde karasal iklim ve don riski
- E) İç Anadolu – bağcılık – sulamasız alanlarda yağış yetersizliği ve soğuk kışlar
Karadeniz Bölgesi Türkiye'nin en yağışlı bölgesidir; yağış düzensizliği ve uzun kuru dönem bu bölge için kısıtlayıcı bir faktör değildir. Aksine yüksek nem ve bol yağış, mısır başta olmak üzere pek çok tarım ürünü için olumlu bir koşuldur. Karadeniz'de mısır tarımı için kısıtlayıcı faktörler arasında eğimli araziler ve düzlük alan yetersizliği sayılabilir; yağış kesinlikle kısıtlayıcı değildir.
17. Türkiye'de organik tarım alanlarının en hızlı büyüdüğü dönem, ihracat baskısının ve AB standartlarının belirleyici olduğu 2000'li yıllardır. Bu süreçte organik tarımın coğrafi dağılımında en belirgin özellik nedir?
- A) Organik tarımın iç talebin yüksek olduğu büyük kentlerin çevresinde yoğunlaşması
- B) Organik tarımın ülke geneline eşit dağılım göstermesi ve bölgesel uzmanlaşmanın bulunmaması
- C) Doğu Anadolu'nun geniş ve kirlilikten uzak arazileri nedeniyle organik sertifikalı hayvancılıkta lider konuma geçmesi
- D) Organik tarımın özellikle ihracata yönelik kuru meyve, zeytin ve turunçgil üreten Ege ve Akdeniz bölgelerinde yoğunlaşması ✓
- E) Karadeniz Bölgesi'nin çay ve fındıkta organik sertifika süreçlerini tamamlayarak ihracatta birinci sıraya çıkması
Türkiye'de organik tarım büyük ölçüde ihracat odaklı gelişmiştir. Ege Bölgesi; organik kuru üzüm, incir, zeytin ve zeytinyağı üretimiyle öne çıkar. Akdeniz Bölgesi turunçgil ve sebzede önemli bir paya sahiptir. Bu yoğunlaşma, ihracatçı firmaların ve uluslararası alıcıların bu bölgelerdeki üreticilerle doğrudan sözleşme kurmasından kaynaklanmaktadır. İç talep ise uzun süre sınırlı kalmıştır.
18. Türkiye'de 'ikinci ürün' tarımının en yaygın uygulandığı bölge ve bu uygulamayı mümkün kılan temel koşul aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
- A) İç Anadolu – kuru tarım tekniklerinin gelişmiş olması
- B) Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu – uzun ve sıcak yaz ile sulama olanaklarının birleşmesi ✓
- C) Karadeniz – yıl boyu devam eden sıcaklık ve nem
- D) Doğu Anadolu – bol yağış ve uzun vejetasyon dönemi
- E) Ege – deniz etkisinin iklimi ılımanlaştırması ve toprak kalitesi
İkinci ürün tarımı; birinci ürün hasadından sonra aynı yıl içinde ikinci bir ürün yetiştirmeyi ifade eder. Bunun için uzun ve sıcak bir büyüme dönemine ihtiyaç vardır. Akdeniz Bölgesi ve GAP ile birlikte gelişen Güneydoğu Anadolu; uzun yaz, yüksek sıcaklık ve sulama altyapısıyla bu koşulları sağlar. Çukurova'da pamuk sonrası buğday veya mısır, Harran Ovası'nda pamuk-mısır rotasyonu yaygın örneklerdir.
19. Türkiye'de kırmızı et üretiminde yaşanan dönemsel krizlerin (arz açığı, fiyat artışları) yapısal nedeni, aşağıdaki değerlendirmelerin hangisiyle en kapsamlı biçimde açıklanabilir?
- A) Veteriner hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle hayvan kayıplarının kronik hale gelmesi
- B) Halkın beslenme alışkanlıklarının değişmesiyle tavuk etine yöneliminın kırmızı et üretimcilerini zor duruma düşürmesi
- C) Nüfus artışının et talebini kısa sürede ikiye katlaması ve üretim kapasitesinin bunu karşılayamaması
- D) Türkiye'nin kırmızı et ihracatını artırmasının iç piyasada sürekli açık yaratması
- E) Mera alanlarının daralması, entansif besiciliğin yem maliyetine duyarlı olması, damızlık hayvan stoğunun yetersizliği ve üretim-kesim döngüsünün uzunluğunun birlikte arz istikrarsızlığına yol açması ✓
Türkiye'de kırmızı et sektöründeki yapısal sorunlar çok nedenlidir: Mera alanlarının tarla açılması ve kentleşmeyle daralması hayvan kapasitesini sınırlar; yem fiyatlarına duyarlı entansif besicilik maliyetleri istikrarsızlaştırır; damızlık hayvan stoğunun yetersizliği yurt içi üretim tabanını zayıflatır; sığır yetiştiriciliğinde üretim-kesim döngüsünün uzun olması (2-3 yıl) arz tepkisini geciktirir. Bu faktörlerin birlikte etkisi dönemsel krizlere zemin hazırlar.