Genel Tekrar Testi - 107
Türkiye'de bazı illerin net göç hızı sürekli negatif değer almaktadır. Bu illerin ortak özelliklerine bakıldığında aşağıdakilerden hangisi ön plana çıkmaktadır?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Türkiye'de bazı illerin net göç hızı sürekli negatif değer almaktadır. Bu illerin ortak özelliklerine bakıldığında aşağıdakilerden hangisi ön plana çıkmaktadır?
- A) Tarıma dayalı ekonomi, sınırlı sanayi ve hizmet sektörü istihdamı ✓
- B) Nüfus yoğunluğunun Türkiye ortalamasının çok üzerinde olması
- C) Büyük üniversite şehirleri olup genç nüfusu çekememeleri
- D) Doğal nüfus artış hızının Türkiye ortalamasının altında kalması
- E) Kıyıya yakın konumda olup turizm gelirlerinin yetersizliği
Net göç hızı sürekli negatif olan iller genellikle Doğu ve İç Anadolu'daki tarım ağırlıklı, sanayi ve hizmet sektörünün zayıf kaldığı illerdir. Bu illerde iş imkânlarının kısıtlı olması, insanları başta İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa olmak üzere büyük sanayi-ticaret merkezlerine yönlendirir. Nüfus yoğunluğu yüksekliği ya da doğal artış hızının düşüklüğü bu tablonun belirleyici nedeni değildir.
2. Ortalama aile büyüklüğünün küçülmesi, şehirleşme oranının artması ve eğitim düzeyinin yükselmesiyle birlikte toplam doğurganlık hızının düştüğü gözlemlenmektedir. Bu süreci en iyi açıklayan kavram aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Demografik geçiş ✓
- B) Epidemiyolojik geçiş
- C) Göç geçişi
- D) Nüfus infilakı
- E) Nüfus ihtiyarlığı
Demografik geçiş, bir toplumun yüksek doğum-yüksek ölüm oranlarından düşük doğum-düşük ölüm oranlarına evrilme sürecini tanımlar. Şehirleşme, eğitim ve ekonomik kalkınmayla birlikte doğurganlık hızının düşmesi bu modelin üçüncü ve dördüncü aşamalarına karşılık gelir. Nüfus ihtiyarlığı bu sürecin bir sonucudur, epidemiyolojik geçiş ise ölüm nedenlerinin bulaşıcı hastalıklardan kronik hastalıklara kaymasını ifade eder.
3. Türkiye'de yerleşmelerin dağılışı incelendiğinde, Karadeniz kıyılarındaki köylerin iç bölgelere kıyasla çok daha dağınık bir yerleşme dokusuna sahip olduğu görülür. Bu farklılığın temel coğrafi nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Mülkiyet yapısı ve miras hukukunun tarihsel süreçte farklılaşması
- B) Bölgenin sık ormanlık ve engebeli yapısının ulaşımı kolaylaştırması
- C) Bölgede hayvancılığın tamamen terk edilerek bahçe tarımına geçilmesi
- D) Karadeniz kıyılarında ticaret yollarının yoğunlaşması
- E) Dağlık ve engebeli arazi ile eğimli yamaçların tarıma elverişli küçük parseller oluşturması ✓
Karadeniz Bölgesi'nin engebeli ve dağlık yapısı, düz ve geniş tarım arazilerinin oluşmasını engellemiştir. Yamaçlardaki küçük, birbirinden kopuk tarım parselleri insanların tarlalarına yakın, dağınık biçimde yerleşmesine yol açmıştır. Bu nedenle bölgede büyük toplu köyler yerine çiftlik, mezra ve dağınık kır evi yerleşmeleri yaygınlaşmıştır. Miras hukuku etkili olsa da belirleyici temel etken arazinin yapısıdır.
4. Aşağıdaki göç türlerinden hangisi, ülkeden ülkeye değil aynı ülke sınırları içinde gerçekleşen ancak kalıcı olmayan, belirli dönemlerde tekrarlanan bir hareketi ifade eder?
- A) Zorunlu göç
- B) Uluslararası göç
- C) Mevsimlik göç ✓
- D) Beyin göçü
- E) Zincir göç
Mevsimlik göç, tarım, inşaat veya turizm gibi sektörlerde çalışmak üzere belirli mevsimlerde gerçekleşen ve kişinin aslında yaşadığı yere döndüğü geçici iç göç türüdür. Türkiye'de Çukurova'ya pamuk toplamak için gelen tarım işçileri bunun klasik örneğidir. Beyin göçü nitelikli işgücünün yurt dışına gitmesidir; zincir göç ise aynı kökenden insanların birbirini izleyerek aynı yere göç etmesidir.
5. Türkiye'de 2000-2020 yılları arasında kentsel nüfus oranı yaklaşık %65'ten %93'e yükselmiştir. Bu hızlı kentleşmenin yarattığı sorunlar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
- A) Çevre kirliliği ve yeşil alanların azalması
- B) Kentlerde trafik ve ulaşım sorunlarının büyümesi
- C) Kentlerde konut açığının derinleşmesi
- D) Kırsal alanlarda tarımsal üretimin artması ✓
- E) Kırsal bölgelerde okulların ve hastanelerin kapanması
Hızlı kentleşme sürecinde kırdan kente gerçekleşen göç, kırsal alanda aktif nüfusu azaltır. Bu durum tarımsal işgücü açığına ve bazı bölgelerde üretimin düşmesine yol açar; tarımsal üretimin artmasına değil. Diğer seçeneklerin tamamı (konut açığı, trafik sorunları, kırsal hizmetlerin kapanması, çevre sorunları) hızlı kentleşmenin bilinen olumsuz sonuçlarıdır.
6. Nüfus artış hızı yüksek olan bir ülkede bağımlılık oranının da yüksek olması ekonomik kalkınma açısından nasıl bir sonuç doğurur?
- A) Çalışan nüfusun ürettiği kaynakların büyük bölümü çalışmayan nüfusun geçimini karşılamak için harcanır ✓
- B) Devlet bütçesinde sağlık ve eğitim harcamaları otomatik olarak azalır
- C) Genç nüfusun yarattığı dinamizm teknolojik yeniliği doğrudan teşvik eder
- D) Çalışan başına düşen tüketim artar, bu da iç talebi ve büyümeyi hızlandırır
- E) Yabancı sermaye girişi artar çünkü ucuz işgücü potansiyeli yükselir
Bağımlılık oranı, çalışmayan nüfusun (çocuklar ve yaşlılar) çalışan nüfusa oranıdır. Bu oran yüksekse, her çalışan bireyin geçindirmesi gereken kişi sayısı artar. Sonuç olarak tasarruf oranları düşer, yatırıma ayrılacak kaynak azalır ve ekonomik kalkınma yavaşlar. Nüfus artış hızı yüksek gelişmekte olan ülkelerin kronik sorunlarından biri budur.
7. Aşağıdaki faktörlerden hangisi bir bölgede kalıcı yerleşmenin kurulmasını engelleyen itici (negatif) bir etkendir?
- A) Akarsu boylarında iklimin ılımanlaşması
- B) Verimli alüvyal toprakların varlığı
- C) Denize yakınlık ve liman imkânı
- D) Sanayi hammaddelerinin bolluğu
- E) Yüksek rakım ve uzun süreli kar örtüsü ✓
Yüksek rakım ve uzun süreli kar örtüsü; tarım yapmayı, ulaşımı ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen doğal koşullar yaratır. Bu nedenle sürekli yerleşmeye elverişli değildir ve kalıcı iskânı engelleyen önemli bir itici faktördür. Alüvyal topraklar, ılıman iklim, denize yakınlık ve sanayi hammaddeleri ise yerleşmeyi teşvik eden çekici faktörlerdir.
8. Türkiye'de Güneydoğu Anadolu Projesi'nin (GAP) hayata geçirilmesiyle birlikte bölgenin demografik yapısında aşağıdaki değişimlerden hangisinin yaşanması beklenir?
- A) Bölge dışına göçün hızlanması ve nüfusun azalması
- B) Tarım dışı sektörlerin gelişmesiyle birlikte bölgeye göçün artması ve kentleşmenin hızlanması ✓
- C) Doğum oranlarının hızla düşmesi ve nüfus ihtiyarlığının başlaması
- D) Mevcut yerleşim alanlarının tamamen terk edilerek yeni merkezlere taşınması
- E) Bölgede yalnızca mevsimlik göçlerin artması, kalıcı nüfusun değişmemesi
GAP gibi büyük kalkınma projeleri; sulama altyapısı, enerji üretimi, sanayi yatırımları ve kentsel hizmetlerin gelişmesini sağlar. Bu durum bölgenin çekim gücünü artırır, bölge dışına göçü yavaşlatır ya da tersine çevirir. Tarım dışı sektörlerin büyümesiyle kentleşme de hızlanır. Proje, özellikle Şanlıurfa ve Gaziantep gibi merkezlerin nüfus ve ekonomik ağırlığını önemli ölçüde artırmıştır.
9. Kaba doğum hızı ile kaba ölüm hızı arasındaki fark, doğal nüfus artış hızını verir. Bir ülkede kaba doğum hızı ‰18, kaba ölüm hızı ‰6 ise bu ülkenin yıllık doğal nüfus artış hızı ve buna göre nüfusun ikiye katlanma süresi yaklaşık kaçtır?
- A) ‰24 — yaklaşık 29 yıl
- B) ‰12 — yaklaşık 58 yıl ✓
- C) ‰12 — yaklaşık 35 yıl
- D) ‰6 — yaklaşık 116 yıl
- E) ‰18 — yaklaşık 39 yıl
Doğal nüfus artış hızı = Kaba doğum hızı − Kaba ölüm hızı = ‰18 − ‰6 = ‰12'dir. Nüfusun ikiye katlanma süresi 'kural 70' ile hesaplanır: 70 ÷ yıllık artış yüzdesi. ‰12, yüzde olarak %1,2'ye eşittir. 70 ÷ 1,2 ≈ 58,3 yıl. Bu nedenle doğru yanıt ‰12 ve yaklaşık 58 yıldır.
10. Türkiye'de 'fonksiyonel kentleşme' ile 'demografik kentleşme' arasındaki farkı en iyi açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Demografik kentleşme, kentlerde yaşayan nüfus oranının artmasıdır; fonksiyonel kentleşme ise kentlerin sunduğu hizmet ve ekonomik çeşitliliğin gelişmesidir ✓
- B) Demografik kentleşme kentlerin fiziki olarak büyümesini, fonksiyonel kentleşme ise nüfus artışını ifade eder
- C) Fonksiyonel kentleşme, nüfusun kentlere taşınmasını; demografik kentleşme ise kent ekonomisinin çeşitlenmesini anlatır
- D) İkisi aynı kavramdır, yalnızca farklı akademik çevrelerce kullanılan adlardır
- E) Fonksiyonel kentleşme göç yoluyla gerçekleşen büyümeyi, demografik kentleşme ise doğal artışla kentlerin büyümesini ifade eder
Demografik kentleşme, toplam nüfus içinde kentlerde yaşayanların payının artması anlamına gelir; yani salt nüfus oransal büyümesidir. Fonksiyonel kentleşme ise bir yerleşim yerinin sanayi, ticaret, eğitim, sağlık gibi kentsel işlevleri üstlenmesi ve bu işlevlerin çeşitlenmesi sürecidir. Türkiye'de bazı ilçe merkezleri demografik olarak 'kent' sayılma eşiğini geçmiş olsa da fonksiyonel açıdan kentsel nitelikler taşımayabilir.
11. Türkiye'de 1950'li yıllardan itibaren hızlanan kırdan kente göçün temel nedenleri arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?
- A) Tarımda makineleşmenin iş gücü fazlası yaratması
- B) Kentlerdeki sanayi yatırımlarının iş imkânı sunması
- C) Kentsel alanlarda eğitim ve sağlık hizmetlerinin gelişmesi
- D) Kırsal alanlarda nüfus artış hızının yükselmesi
- E) Doğal afet ve iklim değişikliklerinin tarımsal üretimi olumsuz etkilemesi ✓
Doğal afet ve iklim değişiklikleri 1950'li yıllardaki kırdan kente göçün temel nedenleri arasında sayılamaz. Bu dönemdeki göçü tetikleyen başlıca etkenler; tarımda makineleşme (traktör kullanımının yaygınlaşması), kentlerdeki sanayi yatırımları, kentsel hizmetlerin cazibesi ve kırsal nüfusun hızla artmasıyla birlikte tarım arazilerinin yeterli geçim sağlayamamasıdır.
12. Aşağıdaki il çiftlerinden hangisinin nüfus yoğunlukları arasındaki fark en fazladır?
- A) İstanbul – Ankara
- B) Trabzon – Rize
- C) İstanbul – Hakkari ✓
- D) Konya – Adana
- E) İzmir – Bursa
Türkiye'nin en kalabalık ili olan İstanbul, km² başına binlerce kişilik nüfus yoğunluğuna sahipken Hakkari, dağlık arazi yapısı ve sert iklim koşulları nedeniyle Türkiye'nin en seyrek nüfuslu illeri arasında yer almaktadır. Bu iki il arasındaki yoğunluk farkı, diğer seçeneklerdeki il çiftleriyle kıyaslandığında çok daha büyüktür.
13. Bir ülkede kaba doğum hızı ile kaba ölüm hızı birbirine eşit olduğu hâlde nüfus artmaya devam ediyorsa bu durumun açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Net göç oranı sıfırdır
- B) Ülkeye gelen göçmen sayısı gidenleri aşmaktadır ✓
- C) Nüfus artışı bu koşulda mümkün değildir
- D) Bebek ölüm hızı yükselmiştir
- E) Ülke dışına göç iç göçten fazladır
Nüfus değişimi = (Doğum - Ölüm) + Net Göç formülüyle hesaplanır. Doğum ve ölüm hızları eşit olduğunda doğal nüfus artışı sıfırdır; ancak ülkeye gelen göçmen sayısı gidenlerden fazlaysa (pozitif net göç) nüfus yine de artar. Bu durum, nüfusu çekim gücü yüksek gelişmiş ülkelerde sıkça gözlemlenen bir olgudur.
14. Türkiye'de yüksek rakımlı iç kesimlerde kurulan şehirlerin, aynı enlemdeki kıyı şehirlerine kıyasla daha seyrek nüfuslanmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yer şekillerinin tarım ve yapılaşmayı kısıtlaması ✓
- B) Su kaynaklarına uzaklık
- C) Ulaşım ağlarının yetersizliği
- D) Maden rezervlerinin yetersizliği
- E) Turizm potansiyelinin düşük olması
Yüksek rakımlı iç kesimlerde engebeli arazi yapısı hem tarım yapılabilir alan miktarını hem de yapılaşma imkânlarını kısıtlar. Buna ek olarak karasal iklimin getirdiği uzun ve sert kışlar ekonomik faaliyetleri olumsuz etkileyerek nüfus çekiciliğini düşürür. Bu etkenler bir arada değerlendirildiğinde coğrafi koşullar en temel belirleyicidir.
15. Demografik geçiş modeline göre ikinci aşamada (erken sanayileşme dönemi) nüfus artış hızının en yüksek olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Göç hareketlerinin nüfusu artırması
- B) Ölüm hızının hızla düşmesi, doğum hızının yüksek kalmaya devam etmesi ✓
- C) Hem doğum hem ölüm hızlarının birlikte düşmesi
- D) Doğum hızının artması ve ölüm hızının sabit kalması
- E) Doğum ve ölüm hızlarının her ikisinin de artması
Demografik geçiş modelinin ikinci aşamasında sağlık hizmetlerindeki iyileşme, temiz suya erişim ve tıbbi gelişmeler ölüm hızını hızla düşürür. Ancak toplumun geleneksel yapısı ve ekonomik koşullar doğum hızının yüksek seyrini sürdürmesine yol açar. Bu makas etkisi, iki hız arasındaki farkın açılması nedeniyle en yüksek nüfus artış hızının bu aşamada yaşanmasını sağlar.
16. Türkiye'de 2000 yılından itibaren doğurganlık hızının azalmasına karşın nüfusun artmaya devam etmesinin temel açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Ölüm hızının doğum hızından daha hızlı düşmesi
- B) Uluslararası göçün nüfusa katkısı
- C) Nüfus tabanının geniş olması ve genç nüfusun doğum yapma çağında bulunması ✓
- D) Ortalama evlenme yaşının düşmesi
- E) Bebek ölüm oranlarının yeniden yükselmesi
Doğurganlık hızı (TFH) azalsa da nüfus artmaya devam edebilir; bunun nedeni nüfus momentumudur. Türkiye'nin genç nüfus tabanı büyük olduğu için doğum yapma çağındaki (15-49 yaş) kadın sayısı hâlâ yüksektir. Bu kitle daha az çocuk yapsa bile toplam doğum sayısı uzun yıllar boyunca ölüm sayısını aşmaya devam eder ve nüfus büyür.
17. Aşağıdaki faktörlerden hangisi, bir bölgede nüfus yoğunluğunun aritmetik yoğunluktan çok tarımsal yoğunlukla değerlendirilmesini zorunlu kılar?
- A) Tarım dışı arazilerin toplam yüzölçümünün büyük bölümünü oluşturması ✓
- B) Bölgedeki sanayi tesislerinin nüfusu çekmesi
- C) Nüfusun büyük çoğunluğunun hizmet sektöründe çalışması
- D) Ülke sınırlarının geniş olması
- E) Bölgenin kentleşme oranının yüksek olması
Aritmetik yoğunluk toplam nüfusu toplam alana bölerken tarımsal yoğunluk toplam nüfusu yalnızca tarım yapılabilir alana böler. Çöl, yüksek dağ veya bataklık gibi tarım dışı alanların fazla olduğu bölgelerde aritmetik yoğunluk gerçek baskıyı yansıtmaz; tarımsal yoğunluk bu koşullarda daha anlamlı bir göstergedir.
18. Türkiye'de Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında sulama kanallarının hayata geçirilmesiyle birlikte bölgedeki yerleşme düzeninde beklenen en önemli değişim aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Kentsel nüfusun kırsal alanlara geri dönüşü
- B) Gecekondulaşmanın hızlanması
- C) Yaylacılığın yaygınlaşması
- D) Dağınık kırsal yerleşmelerin toplu köy tipine dönüşmesi
- E) Mevsimlik göçlerin kalıcı yerleşmeye dönüşmesi ve nüfus yoğunluğunun artması ✓
GAP sulama projeleriyle birlikte Güneydoğu Anadolu'daki verimli ovalar, daha önce mevsimlik tarım yapılan ya da kısmen terk edilen alanlara dönüşmüştür. Sulama imkânıyla birlikte tarımsal üretim yıl boyu sürdürülebilir hâle gelmiş; bu durum mevsimlik göççülerin kalıcı olarak yerleşmesini sağlamış ve bölgenin nüfus yoğunluğunu artırmıştır.
19. Ortalama hane halkı büyüklüğü küçülen bir toplumda konut ihtiyacının artmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Kentsel altyapı yatırımlarının yetersiz kalması
- B) Sanayinin konut alanlarını işgal etmesi
- C) Nüfusun hızla artması
- D) Ölüm hızının yükselmesi
- E) Hane sayısının artması nedeniyle bireysel konut birimlerine olan talebin yükselmesi ✓
Çekirdek aile yapısının yaygınlaşması, boşanma oranlarının artması ve tek kişilik hanelerin çoğalması ortalama hane büyüklüğünü küçültür. Bu durumda toplam nüfus fazla artmasa bile hane sayısı (dolayısıyla konut talebi) önemli ölçüde yükselir. Örneğin 100 kişi 10 hanede yaşarken hane büyüklüğü küçüldüğünde aynı 100 kişi 20 haneye ihtiyaç duyabilir.
20. Türkiye'de kır nüfusunun toplam nüfus içindeki payı 1950'de yaklaşık %75 iken günümüzde %20'nin altına düşmüştür. Ancak kır nüfusunun mutlak sayısında aynı dönemde büyük bir azalma yaşanmamıştır. Bu durumun temel açıklaması aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Kırsal doğum hızlarının düşmesi
- B) Köylerin büyüyerek kasabaya dönüşmesi
- C) Kırsal nüfusun göç etmemesi
- D) Toplam nüfusun hızla artması nedeniyle kentsel nüfusun payının görece büyümesi ✓
- E) Kentlerden kıra yönelik ters göçün artması
Bu durum 'kır nüfusunun göreli azalması, mutlak artışı' olgusuyla açıklanır. Türkiye'nin toplam nüfusu 1950'de yaklaşık 21 milyondan günümüzde 85 milyona çıkmıştır. Kırdan kente yoğun göç yaşanmış olsa da kırsal alanlardaki doğal nüfus artışı göçün etkisini zaman zaman dengelemiş; bunun sonucunda kır nüfusunun mutlak sayısı belirgin biçimde azalmamıştır.
21. Aşağıdaki yerleşme özelliklerinden hangisi, planlı kentleşme yerine kendiliğinden gelişen göç dalgalarının ürünü olan bir kentin tipik göstergesi değildir?
- A) Altyapı hizmetlerinin nüfus artışına yetişememesi
- B) İşsizlik ve enformel ekonominin büyümesi
- C) Kentsel fonksiyonların belirli merkezlerde yoğunlaşması ve uydu kentlerin gelişmesi ✓
- D) Gecekondu mahallelerinin kentin çeperinde yoğunlaşması
- E) Konut stokunun yetersiz ve kaçak yapılaşmanın yaygın olması
Uydu kentlerin gelişmesi ve kentsel fonksiyonların planlı merkezlerde yoğunlaşması, uzun vadeli metropoliten planlamanın ürünüdür; ani ve kontrolsüz göç dalgalarının değil. Diğer seçeneklerin tamamı; altyapı yetersizliği, kaçak yapılaşma, gecekondulaşma ve enformel ekonomi, hızlı ve plansız nüfus artışının doğrudan sonuçlarıdır.
22. Bir ülkenin nüfus piramidi incelendiğinde 0-14 yaş diliminin oldukça dar, 30-60 yaş diliminin ise oldukça geniş olduğu görülmektedir. Bu ülke için aşağıdaki yorumlardan hangisi en doğrudur?
- A) Ülkede doğum hızı yüksek, ölüm hızı düşüktür
- B) Nüfus artış hızı yüksektir
- C) Ülkenin genç nüfus potansiyeli çok güçlüdür
- D) Ülke demografik geçişin ilk aşamasındadır
- E) Yakın gelecekte çalışma çağındaki nüfus oranı azalacak, yaşlı bağımlılık yükü artacaktır ✓
0-14 yaş grubunun dar, 30-60 yaş grubunun geniş olması, geçmişte yüksek olan doğum hızının düştüğünü gösterir. Mevcut geniş 30-60 yaş kuşağı zamanla yaşlı (65+) gruba geçecek; çocuk nüfusu azlığı nedeniyle onların yerini alacak çalışma çağındaki nüfus yetersiz kalacaktır. Bu da yaşlı bağımlılık oranını artıracak ve sosyal güvenlik sistemleri üzerinde büyük baskı yaratacaktır.
23. Türkiye'de bazı ilçe merkezlerinin nüfusu giderek azalırken bu ilçelere bağlı köylerin tamamen boşaldığı gözlemlenmektedir. Aşağıdakilerden hangisi bu durumu açıklayan en kapsamlı yaklaşımdır?
- A) İtici ve çekici faktörlerin birlikte etkisiyle gerçekleşen hiyerarşik göç zinciri ✓
- B) Kırsal altyapıya yapılan yatırımların yetersizliği
- C) Tarımsal teknolojinin gelişmesiyle birlikte iş gücüne olan talebin azalması
- D) Doğal afetlerin yerleşim alanlarını tahrip etmesi
- E) Köylerin metropollere olan mesafesinin fazla olması
Köy nüfusları önce ilçe merkezi gibi yakın küçük kentlere, ardından büyük kent merkezlerine ya da metropollere aşamalı biçimde göç eder; buna hiyerarşik göç denir. Bu süreçte hem kırsal alanlardaki itici faktörler (tarımda makineleşme, yetersiz hizmet, düşük gelir) hem de kentsel çekici faktörler (iş imkânı, eğitim, sağlık) bir arada etkili olmaktadır. Yalnızca tek bir nedene odaklanan diğer seçenekler bu karmaşık süreci tam açıklayamaz.
24. Türkiye'de iç göçlerin yönü incelendiğinde, 1950'lerden itibaren en belirgin hareket Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan Batı Anadolu ve büyük şehirlere doğru yaşanmıştır. Bu göç hareketinin temel ekonomik nedenlerinden biri olarak aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?
- A) Doğu illerinde geçim kaynaklarının sınırlı kalması
- B) Batı illerinde tarım dışı istihdam olanaklarının fazla olması
- C) Sanayinin batı illerinde yoğunlaşması
- D) Doğu illerinde eğitim ve sağlık altyapısının yetersizliği
- E) Batı illerinde kişi başına düşen tarım arazisinin daha geniş olması ✓
Batı illerinde kişi başına düşen tarım arazisi, göç nedeniyle nüfusun yoğun olduğu bu bölgelerde oransal olarak daha geniş değildir; aksine Batı Anadolu'ya göç eden nüfus tarım arazilerini değil sanayi ve hizmet sektörünü hedeflemektedir. Göçün ekonomik nedenleri arasında sanayinin batıda yoğunlaşması, tarım dışı istihdam olanakları, altyapı yetersizlikleri ve doğudaki geçim kıtlığı sayılabilir. Geniş tarım arazisi ekonomik bir çekim faktörü olabilirdi ancak bu durum Batı illerinin gerçeğini yansıtmamaktadır. Bu nedenle D şıkkı göçün ekonomik nedeni olarak gösterilemez.
25. Nüfus piramidi tabanı geniş, tepesi dar olan bir ülke için aşağıdaki yorumlardan hangisi yanlıştır?
- A) Bağımlı nüfus oranı düşüktür ✓
- B) Gelişmekte olan ülkelerde bu tip piramidle sık karşılaşılır
- C) Doğum oranı yüksektir
- D) Genç nüfus oranı fazladır
- E) Ortalama yaşam süresi düşüktür
Tabanı geniş, tepesi dar olan nüfus piramidi; yüksek doğum oranı, düşük ortalama yaşam süresi ve genç nüfusun baskın olduğu bir yapıya işaret eder. Bu yapıda çocuk yaşlardaki nüfus ve yaşlı nüfus birlikte değerlendirildiğinde çalışmayan (bağımlı) nüfus oranı aslında oldukça yüksektir; çünkü geniş tabandaki çocuk nüfusu ekonomik açıdan bağımlıdır. Bağımlı nüfus oranının düşük olması, çalışma çağındaki nüfusun baskın olduğu olgun piramitlerle ilişkilidir. Bu nedenle D şıkkı yanlıştır.