menu
MemurOl
Coğrafya Testleri

Genel Tekrar Testi - 47

Soru 1 / 25

Akarsuların derine doğru aşındırma yapması sonucu oluşan dar, tabansız ve 'V' profilli vadilere çentik vadi denir. Türkiye'nin genç oluşumlu ve engebeli bir araziye sahip olması nedeniyle ülkemizde çentik vadilere çok sık rastlanır. Buna göre, yatağı boyunca çentik vadilerin yaygın olarak görüldüğü bir akarsu ve çevresi hakkında aşağıdakilerden hangisi kesin olarak söylenebilir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Akarsuların derine doğru aşındırma yapması sonucu oluşan dar, tabansız ve 'V' profilli vadilere çentik vadi denir. Türkiye'nin genç oluşumlu ve engebeli bir araziye sahip olması nedeniyle ülkemizde çentik vadilere çok sık rastlanır. Buna göre, yatağı boyunca çentik vadilerin yaygın olarak görüldüğü bir akarsu ve çevresi hakkında aşağıdakilerden hangisi kesin olarak söylenebilir?

    • A) Akarsuyun yatak eğimi fazla olduğundan derine doğru aşındırma faaliyeti kuvvetlidir.
    • B) Nehir yatağı denge profiline ulaştığı için üzerinde ulaşım ve taşımacılık yapılır.
    • C) Akarsuyun akış hızı düşük olduğu için hidroelektrik enerji potansiyeli azdır.
    • D) Havzasının aldığı yıllık yağış miktarı Türkiye ortalamasının üzerindedir.
    • E) Akarsu, sularını denize ulaştıramayan kapalı bir havza içerisinde yer almaktadır.

    Çentik‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ vadiler, akarsuların dağlık ve engebeli alanlarda yatak eğiminin fazla olmasına bağlı olarak hızlı aktığı ve derine doğru aşındırma yaptığı sahalarda oluşur. Bu vadilerin bulunduğu yerlerde akarsuyun aşındırma gücü ve hidroelektrik potansiyeli yüksek, akış hızı fazladır. Dolayısıyla derine aşındırmanın kuvvetli olduğu kesinlikle söylenebilir.

  2. 2. Türkiye'de kıyıların şekillenmesinde dalga aşındırması (falez oluşumu) dağların kıyıya paralel ve çok yakın uzandığı yüksek kıyılarda etkilidir. Dağların kıyıdan uzaklaştığı veya geniş delta ovalarının yer aldığı alçak kıyılarda ise dalga aşındırmasının gücü çok zayıftır. Buna göre, kıyı özellikleri düşünüldüğünde aşağıdaki alanların hangisinde dalga aşındırmasının ve falez (yalıyar) oluşumunun en az olması beklenir?

    • A) Doğu Karadeniz kıyı hattı
    • B) Samsun ve çevresindeki delta ovaları kıyısı
    • C) Batı Karadeniz kıyı kuşağı
    • D) Yıldız Dağları kıyıları
    • E) Antalya kıyı şeridi

    Dağların‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kıyıya paralel uzandığı Doğu/Batı Karadeniz, Yıldız Dağları ve Antalya kıyılarında dalga aşındırması ve falez oluşumu fazladır. Ancak Samsun çevresinde dağlar kıyının gerisinde yükseldiği ve Bafra-Çarşamba deltaları bulunduğu için kıyı alçaktır; dalga aşınımı ve falez gelişimi azdır.

  3. 3. Türkiye'nin kıyı tipleri ve bunların dağılışı üzerine konuşan dört coğrafya öğrencisi şu yorumları yapmıştır: • Burak: 'Ülkemizin açık denizlere (okyanuslara) kıyısı bulunmadığından dolayı kıyılarımızda haliç oluşumu gözlenmez.' • Canan: 'Karadeniz gibi dağların kıyıya paralel uzandığı sahalarda enine kıyı tipi yaygınlık gösterir.' • Deniz: 'Türkiye'nin yer aldığı enlem dereceleri (orta kuşak) nedeniyle buzulların şekillendirdiği fiyort tipi kıyılara _rastlanmaz_.' • Elif: 'Karstik kalker tabakalarının denize dik indiği Mersin-Silifke kıyılarında kalanklı kıyı örnekleri yer alır.' Buna göre, hangi öğrencilerin verdiği bilgiler bilimsel olarak _yanlıştır_?

    • A) Canan ve Elif
    • B) Burak ve Deniz
    • C) Canan ve Deniz
    • D) Deniz ve Elif
    • E) Burak ve Canan

    Canan'ın‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ifadesi yanlıştır çünkü dağların kıyıya paralel olduğu yerlerde enine değil, boyuna kıyı tipi görülür. Burak'ın ifadesi de güncel coğrafi kabullere göre yanlıştır; İstanbul'daki Haliç (Golden Horn) yapısı dar ve özel konumuyla haliç-liman geçiş tipi özellikler sergilemekte olup ÖSYM tarafından da haliç varlığı kabul edilmiştir. Deniz (matematik konum/orta kuşak nedeniyle fiyort görülmemesi) ve Elif (Silifke kıyılarında kalanklı kıyı görülmesi) ise doğru bilgi vermişlerdir.

  4. 4. Türkiye'deki dağlar jeolojik süreçler boyunca kıvrılma, kırılma ve volkanizma gibi farklı iç kuvvetlerin etkisiyle şekillenmiştir. Buna göre, aşağıda verilen dağ eşleştirmelerinden hangisinde dağlar sırasıyla 'kırıklı dağ', 'kıvrımlı dağ' ve 'volkanik dağ' oluşumlarına örnek oluşturur?

    • A) Kaz Dağları - Geyik Dağları - Karacadağ
    • B) Madra Dağı - Erciyes Dağı - Küre Dağları
    • C) Menteşe Dağları - Amanos Dağı - Cilo Dağı
    • D) Bey Dağları - Madra Dağı - Tendürek Dağı
    • E) Tahtalı Dağları - Melendiz Dağı - Binboğa Dağları

    Kaz‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Dağları, Ege'deki kırılmalarla oluşan horstlardan biridir (kırıklı). Geyik Dağları, Akdeniz'deki Toros kıvrım kuşağında yer alır (kıvrımlı). Karacadağ ise Güneydoğu Anadolu'da yer alan sönmüş bir kalkan yanardağıdır (volkanik). Bu nedenle doğru sıralama A seçeneğidir.

  5. 5. Bir araştırmacı bulunduğu yöredeki ovalar hakkında şu tespitleri yapmıştır: 'Bulunduğum yerdeki ovalar karstik erime süreçleri (polye) sonucu oluşmuştur. Ovanın tabanında kireçli terra-rossa topraklar yaygın olduğundan tarımsal verimlilik düşüktür ve sadece kireçli toprağa dayanıklı sınırlı tarım ürünleri üretilmektedir. Ovanın oluşumunda doğrudan kayaçların litolojik yapısı belirleyici olmuştur.' Buna göre; I. Çivril Ovası II. Niksar Ovası III. Gembos Ovası IV. Elmalı Ovası ovalardan hangileri araştırmacının bahsettiği bu karstik oluşumlu ovalardan biri _değildir_?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve III
    • D) II ve IV
    • E) III ve IV

    Çivril‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (Denizli), Gembos (Isparta/Antalya) ve Elmalı (Antalya) ovaları karstik çözünme sonucu oluşmuş karstik (polye) ovalardır. Ancak Niksar Ovası (Tokat), Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindeki çökmelerle oluşmuş tektonik bir ovadır ve araştırmacının bahsettiği karstik ovalardan biri değildir. Bu nedenle yalnız II doğru cevaptır.

  6. 6. Türkiye'de Doğu Karadeniz kıyılarında (Rize çevresi) turunçgil ve zeytin, Çoruh Vadisi'nde (Artvin) zeytin, Iğdır Ovası'nda pamuk, Anamur çevresinde muz yetiştirilmesi gibi çeşitli mikroklima alanları bulunmaktadır. Türkiye'de bu tür mikroklima alanlarının oluşmasında aşağıdakilerden hangisi doğrudan etkili olmuştur?

    • A) Kısa mesafelerde yükselti ve yer şekillerinin hızla değişmesi
    • B) Yıllık ortalama nemlilik ve bulutluluk oranlarının yüksek olması
    • C) Ülke genelinde toprak türü çeşitliliğinin fazla olması
    • D) Orta kuşak enlemlerinde yer almamız
    • E) Çevresindeki denizlerin etkisine açık bir yarımada olması

    Mikroklima‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ alanlarının oluşmasının temel nedeni, yer şekillerinin kısa mesafede değişmesi (A) ve buna bağlı olarak ortaya çıkan sıcaklık ve nemlilik değişimleri ile föhn rüzgârı gibi yerel hava hareketleridir. Orta kuşak veya toprak çeşitliliği mikroklimanın doğrudan bir nedeni değildir. Bu nedenle yalnız II (A seçeneği) doğrudur.

  7. 7. Mevsimlik göçler; özellikle yaz aylarında tarımsal hasat, turizm hizmetleri ve inşaat sektörü gibi geçici işlerde çalışmak üzere gerçekleştirilen geçici nüfus hareketleridir. Buna göre, Türkiye'de mevsimlik işçi göçünün (sırasıyla kıyı turizmi ve tarım işçiliği amaçlı) en fazla yaşandığı yöre çifti aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

    • A) Tuz Gölü çevresi - Erzurum-Kars Platosu
    • B) Hakkâri Yöresi - Yıldız Dağları Bölgesi
    • C) Konya Havzası - Teke Platosu
    • D) Muğla ve kıyı Ege yöresi - Çukurova (Adana) ve çevresi
    • E) Ergene Havzası - Doğu Karadeniz kıyı kuşağı

    Mevsimlik‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ göçler yazın belirli sektörlerdeki iş gücü ihtiyacıyla olur. Muğla ve kıyı Ege yazın turizm sektöründe çalışacak binlerce kişiyi çekerken, Çukurova (Adana) pamuk ve diğer tarım hasatlarında çalışacak tarım işçilerini çeker. Bu nedenle en fazla mevsimlik göç alan yöreler buralardır.

  8. 8. Marmara Bölgesi'nin göl oluşum özellikleri dikkate alındığında, bu bölge sınırları içerisinde aşağıdaki göl türlerinden hangisinin doğal bir örneğine rastlanması _beklenmez_?

    • A) Kıyı Set Gölü
    • B) Tektonik Göl
    • C) Buzul (Sirk) Gölü
    • D) Lagün (Deniz Kulağı) Gölü
    • E) Volkanik Set Gölü

    Marmara‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Bölgesi'nde Büyükçekmece ve Durusu (Terkos) gölleri kıyı set (lagün) göllerine (A ve D); Sapanca, İznik, Manyas ve Ulubat gölleri tektonik göllere (B); Uludağ'ın zirvelerinde yer alan Kilimli ve Aynalı göller ise buzul (sirk) göllerine (C) örnektir. Ancak Marmara Bölgesi'nde volkanik set gölü (Van Gölü çevresindekiler gibi) bulunmamaktadır.

  9. 9. Türkiye'de doğa yürüyüşü ve dağcılık sporu yapmak isteyen bir grup, Türkiye fiziki haritasında belirlenen bazı dağlık alanlara gitmeyi planlamaktadır. Bu gruptaki üyelerin gitmek istediği yerlerin coğrafi konumları şu şekildedir: • Marmara Bölgesi'nde, Gelibolu Yarımadası'nın kuzeydoğusunda uzanan dağ sırası • İç Anadolu Bölgesi'nde, Eskişehir'in kuzeyinde Sakarya Nehri'ne paralel uzanan dağlar • İç Anadolu'da sönmüş bir volkan konisi olan ve Kapadokya çevresinde yer alan dağlık kütle • Doğu Anadolu Bölgesi'nin en güneydoğusunda yer alan, güncel buzullara sahip yüksek dağ sırası Bu coğrafi konum bilgileriyle aşağıdaki dağlar eşleştirildiğinde, hangi dağın konumu hakkında yukarıda bilgi _verilmemiştir_?

    • A) Cilo Dağları
    • B) Koru Dağları
    • C) Melendiz Dağı
    • D) Sündiken Dağları
    • E) Geyik Dağları

    Gelibolu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Yarımadası'nda (Marmara Bölgesi) uzanan dağ sırası Koru Dağları'dır. Eskişehir'in kuzeyinde Sakarya Nehri'ne paralel uzanan kıvrım dağları Sündiken Dağları'dır. Kapadokya çevresinde (Aksaray-Niğde kesimi) yer alan sönmüş volkan konisi Melendiz Dağı'dır. Hakkari bölümünde güncel buzullara sahip olan Türkiye'nin en yüksek kıvrım dağlarından biri Cilo (Buzul) Dağları'dır. Antalya ile Konya sınırları arasında, Batı Toroslar kuşağında yer alan kıvrımlı yapıdaki Geyik Dağları hakkında ise yukarıda herhangi bir konum bilgisi verilmemiştir. Bu nedenle doğru cevap E şıkkıdır.

  10. 10. Türkiye'de dördüncü jeolojik zamanda (Kuvaterner) yaşanan buzul çağlarına ait buzul aşındırma ve biriktirme şekillerine (sirk, moren, hörgüç kaya vb.) sadece yükseltisi 2000-2200 metrenin üzerinde olan yüksek dağlık alanlarda rastlanır. Buna göre, aşağıdaki dağlık yörelerin hangisinde buzul aşınım ve birikim şekillerine rastlanması _beklenmez_?

    • A) Cilo Dağları (Hakkâri)
    • B) Kaçkar Dağları (Doğu Karadeniz)
    • C) Yıldız Dağları (Marmara - Istranca)
    • D) Bolkar Dağları (Orta Toroslar)
    • E) Uludağ kütlesi (Marmara)

    Uludağ‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (2543 m), Kaçkarlar (3932 m), Cilo (4135 m) ve Bolkarlar (3524 m) buzul şekilleri barındıran yüksek dağlardır. Ancak Marmara'nın kuzeybatısındaki Yıldız Dağları'nın en yüksek noktası yaklaşık 1030 metre olduğundan, buzul aşınım ve birikim şekillerine buralarda rastlanmaz.

  11. 11. Türkiye'deki dağlar ve bunların genel jeolojik özellikleri hakkında bazı bilgiler verilmiştir: I. Kırıklı dağ oluşumu (horst-graben) Türkiye'de en yaygın olarak Ege Bölgesi'nde görülür. II. Türkiye'deki sönmüş volkanik dağlar sayısal olarak en fazla Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndedir. III. Karadeniz kıyı kuşağındaki dağ sıraları, yan basınçlarla kıvrılarak antiklinal ve senklinal yapıları oluşturmuştur. Türkiye'deki dağlar hakkında yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğru _değildir_?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve II
    • D) II ve III
    • E) I, II ve III

    Ege‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Bölgesi kırıklı dağların (horst-graben) en yaygın görüldüğü yerdir (I doğru). Karadeniz kıyısındaki dağlar kıvrım dağ yapısındadır (III doğru). Ancak Türkiye'de volkanik dağlar en fazla Doğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerindedir. Güneydoğu Anadolu'da ise sadece kalkan biçimli Karacadağ volkanı yer alır. Dolayısıyla II. öncül doğru değildir.

  12. 12. 2015 yılında Nepal’in başkenti Katmandu yakınlarında meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki depremde binlerce kişi hayatını kaybetmiş, tarihi tapınaklar ve kültürel miras alanları ciddi hasar görmüştür. Metinde sözü edilen bu doğa olayı, kökeni bakımından aşağıdaki afet türlerinden hangisinin kapsamında yer alır?

    • A) Kimyasal Afetler
    • B) Jeolojik ve Tektonik Afetler
    • C) Biyolojik Afetler
    • D) Klimatolojik Afetler
    • E) Teknolojik Afetler

    Depremler,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yer kabuğunun derinliklerindeki fay hatlarının kırılması ve tektonik hareketler sonucu oluştuğu için jeolojik kökenli doğal afetler grubuna girer.

  13. 13. Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin jeopolitik önemini ya da bölgesel etkinliğini artıran olumlu faktörlerden biri değildir?

    • A) Uluslararası ticaret yollarında önemli bir transit taşımacılık merkezi olması
    • B) Hazar ve Orta Doğu enerjisini batıya ulaştıran boru hatlarında kritik koridor olması
    • C) Kurak Orta Doğu coğrafyasına kıyasla tatlı su kaynakları yönünden zengin olması
    • D) Eski Dünya karaları olan Asya, Avrupa ve Afrika'nın merkezinde yer alması
    • E) Ortalama yükseltisinin fazla olması ve engebeli dağlık alanlar barındırması

    Transit‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yollar, enerji taşımacılığı, tatlı su varlığı ve kıtalararası kavşak konumu Türkiye'nin jeopolitik ve stratejik gücünü pekiştiren olumlu unsurlardır. Ancak engebeli ve yüksek arazi yapısı ulaşımı, tarımı ve yerleşimi zorlaştıran fiziki bir kısıttır.

  14. 14. Türkiye'de görülen bazı coğrafi özellikler üzerinde hem mutlak (matematik) konumun hem de göreceli (özel) konumun ortak etkisi bulunur. Buna göre; I. alacakaranlık (grup ve tan) süresi, II. diri fay hatlarının dağılışı, III. sıcaklık değerlerinin dağılışı, IV. yetiştirilen tarım ürünü çeşitliliği özelliklerinden hangilerinde her iki konum özelliğinin de etkisi hissedilir?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve II
    • D) II ve III
    • E) III ve IV

    Sıcaklık‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ (III) ve buna bağlı olarak gelişen tarım ürünleri çeşitliliği (IV), hem enlem etkisine (mutlak konum) hem de yükselti, karasallık, denizellik ve dağların uzanışı gibi özel konum faktörlerine bağlı olarak şekillenir. Alacakaranlık süresi sadece mutlak konuma, fay hatları ise sadece jeolojik yapıya (özel konuma) bağlıdır.

  15. 15. Aşağıdaki nehirlerden hangisi kaynağını Türkiye sınırları içinden alıp, yine ülke topraklarından denize dökülen yerde belirgin bir delta ovası oluşturan akarsulardan biridir?

    • A) Fırat
    • B) Gediz
    • C) Dalaman
    • D) Asi
    • E) Sakarya

    Gediz‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Nehri, kaynağını Ege Bölgesi'nin iç kesimlerinden alır ve Ege Denizi'ne döküldüğü yerde Menemen Delta Ovası'nı oluşturur. Fırat ülke dışına dökülür; Asi kaynağını yurt dışından alır; Dalaman ve Sakarya ise ağızlarında büyük bir delta ovası oluşturmaz.

  16. 16. Jeopolitik; coğrafi verilerin, devletlerin dış siyasetleri ve uluslararası ilişkileri üzerindeki etkisini inceleyen bir disiplindir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin jeopolitik konumu ve bölgesel gücü üzerinde diğerlerine göre daha az etkilidir?

    • A) Zengin hidrokarbon (petrol ve gaz) yataklarına sahip ülkelere komşu olması
    • B) Karadeniz'i açık denizlere bağlayan İstanbul ve Çanakkale boğazlarını barındırması
    • C) Ülke genelinde dağ sıralarının ağırlıklı olarak doğu-batı yönlü uzanması
    • D) Kıtalararası ticaret koridorlarının ve lojistik hatların kesişiminde yer alması
    • E) Orta Doğu coğrafyasında en zengin akarsu ve tatlı su potansiyeline sahip ülke olması

    Enerji‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kaynaklarına yakınlık, boğazlar, ticaret yolları ve su kaynakları Türkiye'nin jeopolitik önemini doğrudan yükselten küresel/bölgesel faktörlerdir. Dağların doğu-batı doğrultulu uzanması ise ülkenin yer şekilleriyle ilgili yerel fiziki bir durumdur ve jeopolitiğe etkisi daha azdır.

  17. 17. Bitlis çevresiyle Sultan Dağları, Uludağ ve Kastamonu yöresini ortaklaştıran özellik hangisidir?

    • A) Tamamının genç kıvrım dağlarından oluşması
    • B) Geniş masif arazilere sahip olmaları
    • C) Kolay çözünen kayaçların geniş alan kaplaması
    • D) Deprem riskinin aynı düzeyde olması
    • E) Sönmüş volkanların yaygın olması

    Bu‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yörelerde eski jeolojik dönemlerde meydana gelmiş sert ve dayanıklı masif kütleler yer alır. Genç kıvrım yapısı, volkanizma ve karstlaşma ise bütün alanlarda ortak değildir.

  18. 18. Zeytin kış ılıklığı isteyen, dona karşı hassas bir Akdeniz ürünüdür. Buna rağmen Artvin-Yusufeli'deki Çoruh Vadisi'nde yetiştirilebilmektedir. Bu durum vadinin hangi özelliğiyle açıklanır?

    • A) Denizel havanın vadi boyunca iç kesimlere sokulmasıyla
    • B) Güneş ışınlarını yıl boyunca dik açıyla almasıyla
    • C) Yıllık yağış miktarının çevre illere göre fazla olmasıyla
    • D) Kış aylarında fön rüzgarlarının etkisinde kalmasıyla
    • E) Toprak yapısının zeytin tarımına elverişli olmasıyla

    Çoruh‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Vadisi derin ve korunaklı bir çukurdur. Dağları aşarak vadi tabanına inen hava fön etkisiyle ısınır ve kış sıcaklıklarını yükseltir. Böylece zeytin tarımına elverişli özel bir mikroklima oluşur. Deniz etkisinin içeri girmesi ise yüksek dağlar nedeniyle mümkün değildir.

  19. 19. Türkiye'nin jeotermal kaynaklar bakımından zengin olması sağlık turizmini de destekler. Bu potansiyelin yüksek olmasında; I. Aktif fay hatlarının yaygın olması, II. Arazinin genç oluşumlu olması, III. Karstik kayaçların geniş yer kaplaması faktörlerinden hangileri etkilidir?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız III
    • C) I ve II
    • D) II ve III
    • E) I, II ve III

    Jeotermal‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ kaynaklar, ısınan yer altı sularının kırık ve faylardan yüzeye çıkmasıyla oluşur. Türkiye'nin genç tektonik yapısı (II) ve yaygın aktif fayları (I), sıcak suların yüzeye ulaşmasını kolaylaştırır. Karstik kayaçlar (III) çözünmeye bağlı yer altı sularıyla ilgilidir ve jeotermal ısının temel nedeni değildir.

  20. 20. Aşağıdaki unsurlardan hangisinin Türkiye'deki iç ticaretin gelişimi üzerindeki etkisi daha sınırlıdır?

    • A) Jeolojik yapı farklılıkları
    • B) Bölgelerin gelişmişlik düzeylerinin farklı olması
    • C) İklim ve üretim farklılıkları
    • D) Nüfusun bölgelere göre farklı dağılması
    • E) Üretim ve tüketim düzeylerinin farklı olması

    Bölgeler‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ arasındaki üretim, tüketim, nüfus, iklim ve gelişmişlik farkları iç ticareti hareketlendirir. Jeolojik yapı farklılıklarının etkisi ise bu unsurlara göre daha dolaylıdır.

  21. 21. Türkiye'nin UNESCO Dünya Miras Listesi'ndeki varlıkları hakkında; I. Malatya'da bulunan Arslantepe Höyüğü 2021'de listeye eklenmiştir. II. Xanthos-Letoon ile Nemrut Dağı karma miras niteliğindedir. III. Aydın'daki Aphrodisias, Antik Yunan ve Roma dönemlerinden izler taşıyan kent dokusuyla listeye alınmıştır. IV. Cumalıkızık, Bilecik il sınırlarında bulunmaktadır. ifadelerinden hangileri doğru değildir?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) II ve III
    • D) II ve IV
    • E) III ve IV

    Arslantepe'nin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 2021'de listeye alınması ve Aphrodisias'ın Aydın'da bulunması doğrudur. Xanthos-Letoon ile Nemrut Dağı karma değil kültürel mirastır; Cumalıkızık ise Bilecik'te değil Bursa'dadır. Dolayısıyla II ve IV yanlıştır.

  22. 22. Kızılırmak'ın Karadeniz kıyısında biriktirdiği alüvyonlarla oluşan ve verimli alüvyal toprakların yaygın olduğu ova hangisidir?

    • A) Antalya Ovası
    • B) Bafra Ovası
    • C) Amik Ovası
    • D) Adapazarı Ovası
    • E) Ergene Ovası

    Bafra‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Ovası, Kızılırmak'ın taşıdığı alüvyonları Karadeniz kıyısında biriktirmesiyle oluşmuş bir delta ovasıdır. Bu nedenle ovada mineral bakımından zengin, taşınmış alüvyal topraklar yaygındır.

  23. 23. Alp-Himalaya orojenezi Türkiye'nin bugünkü yer şekillerinin oluşumunda belirleyicidir. Bu sürecin sonuçları arasında; I. Kuzey Anadolu ve Toros dağlarının doğu-batı yönlü uzanması, II. Batı Anadolu'da kırılmalarla horst ve graben sistemlerinin oluşması, III. Ülke genelinde ortalama yükseltinin ve engebenin artması durumlarından hangileri gösterilebilir?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve II
    • D) II ve III
    • E) I, II ve III

    Levhaların‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Anadolu'yu sıkıştırması esnek tabakaları kıvırarak Kuzey Anadolu Dağları ile Torosları oluşturmuş, Batı Anadolu'daki sert kütleleri ise kırarak horst ve grabenleri meydana getirmiştir. Bu hareketler ülkenin yükselti ve engebesini artırmıştır. Üç öncül de doğrudur.

  24. 24. Dış kuvvetlerin taşıdığı malzemelerin eğimin azaldığı alanlarda birikmesiyle oluşan azonal topraklar, mineral çeşitliliği ve tarımsal verim bakımından zengindir. Türkiye'nin yer şekilleri dikkate alındığında; I. Çukurova Deltası II. Taşeli Platosu III. Büyük Menderes Havzası alanlarının hangilerinde bu toprakların yaygın olduğu söylenebilir?

    • A) Yalnız I
    • B) Yalnız II
    • C) I ve II
    • D) I ve III
    • E) II ve III

    Azonal‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ topraklar; akarsu, rüzgâr veya buzulların taşıdığı malzemeleri başka alanlarda biriktirmesiyle meydana gelir. Türkiye'de bunların en yaygını alüvyal topraklardır. Çukurova Deltası ile Büyük Menderes Havzası, akarsuların taşıdığı kalın alüvyonlarla kaplıdır ve tarım potansiyelleri yüksektir. Taşeli Platosu'nda ise karstik yapı ve terra rossa toprakları yaygın olduğundan birikimden çok çözünme ve aşınma süreçleri etkilidir.

  25. 25. Türkiye'nin günümüzdeki dağlık ve engebeli görünümünün oluşmasında en etkili iç kuvvet hangisidir?

    • A) Seizma
    • B) Epirojenez
    • C) Depremler
    • D) Orojenez
    • E) Volkanizma

    Türkiye‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Alp-Himalaya kıvrım sistemi üzerinde bulunur. Ülkenin dağlık ve engebeli bir yapıya kavuşmasında, dağ oluşumu anlamındaki orojenez en büyük paya sahiptir.