menu
MemurOl
Güncel Bilgiler Testleri

Genel Tekrar Testi - 14

Soru 1 / 25

Türkiye'nin ASELSAN tarafından geliştirilen yerli elektronik harp sistemleri ve savunma elektroniği kapasitesi değerlendirildiğinde, aşağıdaki hangi çıkarım stratejik bağımsızlık perspektifinden en isabetli analizi yansıtmaktadır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Türkiye'nin ASELSAN tarafından geliştirilen yerli elektronik harp sistemleri ve savunma elektroniği kapasitesi değerlendirildiğinde, aşağıdaki hangi çıkarım stratejik bağımsızlık perspektifinden en isabetli analizi yansıtmaktadır?

    • A) ASELSAN'ın ihracat başarıları, yerli sistemlerin yalnızca gelişmekte olan ülkeler tarafından tercih edildiğini göstermekte olup NATO standartlarını karşılayamamaktadır.
    • B) Yerli savunma sanayii yatırımlarının stratejik önemi, yalnızca aktif çatışma dönemlerinde ortaya çıkmakta; barış dönemlerinde ekonomik yük oluşturmaktadır.
    • C) Savunma sanayiinde elektronik harp yeteneği, dışa bağımlılığı azaltmanın yanı sıra olası ambargo veya ihracat kısıtlamalarında operasyonel sürekliliği güvence altına alması bakımından stratejik bir kritik bağımlılık noktasını ortadan kaldırır.
    • D) Elektronik harp sistemleri yalnızca ofansif amaçlarla kullanıldığından NATO üyeliğiyle çelişen bir kapasite oluşturmaktadır.
    • E) Yerli elektronik harp sistemleri, yalnızca maliyet avantajı sağladığı için tercih edilmekte; teknik performans bakımından ithal sistemlerin gerisinde kalmaktadır.

    Savunma‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sanayiinde kritik bağımlılık noktaları (single points of failure), olası ambargo, siyasi baskı ya da tedarik zinciri krizlerinde operasyonel kapasiteyi doğrudan tehdit eder. Elektronik harp sistemleri bu kritik kategoridedir. Yerli üretim bu riski ortadan kaldırarak stratejik özerkliği güçlendirir. ASELSAN, NATO ve Orta Doğu başta olmak üzere çok sayıda ülkeye ihracat yapmaktadır; seçenek E bu nedenle yanlıştır. Diğer şıklar ya teknik açıdan hatalı ya da analitik açıdan eksiktir.

  2. 2. Webb Uzay Teleskobu (JWST) ile Hubble Uzay Teleskobu arasındaki en belirleyici teknik fark, aşağıdaki hangi değerlendirmede doğru biçimde bütünleştirilmiştir?

    • A) JWST, Hubble'ın gözlemleyemediği radyo dalgalarını algılamak için tasarlanmıştır; bu durum onu radyo teleskoplarının uzay versiyonu yapmaktadır.
    • B) JWST yalnızca yakın galaksileri inceler; Hubble ise evrenin tamamını gözlemleyebilir.
    • C) JWST daha büyük bir aynaya sahip olmakla birlikte Hubble'dan daha az hassastır çünkü kızılötesi dedektörler daha az gelişmiştir.
    • D) JWST, ağırlıklı olarak kızılötesi dalga boylarında gözlem yapacak şekilde tasarlanmış olup bu sayede evrenin erken dönemlerine ait kozmolojik kırmızıya kayma nedeniyle uzak-kızılötesi'ne taşınmış fotonları ve yıldız oluşum bölgelerindeki toz perdelerini görebilir; Hubble ise ağırlıklı olarak görünür ve morötesi ışıkta çalışır.
    • E) Her iki teleskop da aynı dalga boyu aralığında çalışmakta; farkı yalnızca JWST'nin Ay yörüngesinde konuşlanmış olması oluşturmaktadır.

    JWST'nin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 6,5 metrelik birincil aynası ve altın kaplamalı berilyum segmentleri, kızılötesi optimizasyonu için tasarlanmıştır. Uzak galaksilerden gelen ışık, genişleyen evren nedeniyle kırmızıya kayar (redshift) ve kızılötesine taşınır. JWST bu ışığı algılayarak Big Bang'den yaklaşık 300 milyon yıl sonrasına ait galaksileri görüntüleyebilmektedir. L2 Lagrange noktasında konuşlanmıştır (Ay yörüngesi değil). Radyo dalgalarıyla ilgisi yoktur. Hubble ağırlıklı olarak görünür ve UV ışıkta çalışır.

  3. 3. Blok zinciri teknolojisinin 'merkeziyetsizlik' özelliği ile geleneksel veritabanı yönetim sistemleri arasındaki temel güven modelini karşılaştıran bir analist, aşağıdaki hangi yargıya ulaşırsa analitik bir hata yapmış olur?

    • A) Blok zinciri, 51% saldırısına karşı matematiksel güvenceler sunduğundan tüm konsensüs mekanizmalarında mutlak güvenlik sağlar.
    • B) İş kanıtı (Proof of Work) konsensüs mekanizması, yüksek enerji tüketimi nedeniyle çevresel eleştirilere konu olurken Hisse kanıtı (Proof of Stake) bu sorunu farklı bir ödül/ceza yapısıyla azaltmayı hedefler.
    • C) İzin gerektirmeyen (permissionless) blok zincirleri, herhangi bir katılımcının düğüm işletmesine olanak tanırken izinli (permissioned) blok zincirleri katılımı kısıtlar.
    • D) Akıllı sözleşmeler (smart contracts), önceden kodlanmış koşullar gerçekleştiğinde otomatik olarak çalışan, aracıya ihtiyaç duymayan program parçacıklarıdır.
    • E) Geleneksel veritabanlarında güven, merkezi bir otoriteye (kurum, sunucu yöneticisi) dayalıdır; blok zincirinde güven matematiksel kriptografi ve konsensüs mekanizmalarına dağıtılmıştır.

    51%‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ saldırısı, bir saldırganın ağ hash gücünün ya da stake'inin çoğunluğunu ele geçirerek işlem geçmişini yeniden yazabileceği gerçek bir güvenlik açığıdır. Özellikle küçük proof-of-work ağları bu saldırıya karşı savunmasızdır. Dolayısıyla 'tüm konsensüs mekanizmalarında mutlak güvenlik' iddiası açıkça yanlıştır. Bitcoin gibi büyük ağlarda bu saldırı ekonomik açıdan neredeyse imkânsız hale gelse de teorik bir güvenlik açığı olarak varlığını sürdürmektedir.

  4. 4. İklim değişikliğiyle mücadelede gündeme gelen 'doğrudan hava yakalama' (Direct Air Capture - DAC) teknolojisine yönelik aşağıdaki değerlendirmelerin hangisi tekno-ekonomik ve bilimsel analizle çelişmektedir?

    • A) DAC teknolojisi, CO₂'yi atmosferden doğrudan çıkardığından mevcut emisyonların azaltılması yerine negatif emisyon stratejisinin bir parçası olarak ele alınmaktadır.
    • B) DAC teknolojisi, orman alanlarını artırmaya dayalı biyolojik karbon tutum yöntemlerine (BECCS, afforestation) kıyasla arazi kullanımı açısından avantajlıdır.
    • C) 2024 itibarıyla DAC tesislerinin tonu başına CO₂ yakalama maliyeti 300-1000 dolar aralığında olup bu durum geniş ölçekli uygulamayı ekonomik açıdan kısıtlamaktadır.
    • D) DAC, enerji yoğun bir süreç olduğundan yenilenebilir enerjiyle beslenmediği takdirde net karbon faydası çok düşük hatta negatif olabilir.
    • E) DAC tesisleri, yakaladığı CO₂'yi atmosfere geri salmadan uzun vadeli depolamak yerine doğrudan piyasaya satarak net sıfır hedeflerine tam katkı sağlar.

    Yakalanan‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ CO₂'nin sanayi amaçlı kullanılması (örneğin sentetik yakıt, içecek karbondioksiti) kısa vadede atmosfere geri salınmasına yol açar ve bu durum kalıcı karbon depolaması anlamına gelmez. Net sıfır hedeflerine gerçek katkı, CO₂'nin jeolojik formasyonlarda ya da mineralleştirme yoluyla kalıcı biçimde depolanmasını gerektirir. Dolayısıyla 'doğrudan piyasaya satarak tam katkı sağlar' ifadesi bilimsel iklim muhasebesi açısından yanlıştır.

  5. 5. Türkiye'nin geliştirdiği yerli aşı platformu TURKOVAC (inaktif COVID-19 aşısı) ile mRNA platformuna dayalı aşılar karşılaştırıldığında, aşağıdaki hangi ifade bağışıklık biyolojisi açısından en doğru nitelendirmeyi yapmaktadır?

    • A) mRNA aşıları kalıcı genetik değişikliğe yol açtığından etik açıdan inaktif aşılara göre daha sorunludur.
    • B) İnaktif aşılar, tüm viral proteom ile bağışıklık sistemini karşılaştırdığından teorik olarak daha geniş antijen yelpazesi sunar; ancak soğuk zincir gereksinimleri ve üretim altyapısı açısından mRNA platformuna kıyasla farklı lojistik gereksinimlere sahiptir.
    • C) İnaktif aşılar, viral genetik materyali konakçı hücreye ileterek immün yanıt oluşturur; bu yönüyle mRNA ile aynı mekanizmayı paylaşır.
    • D) TURKOVAC ve mRNA aşıları, yalnızca üretim maliyeti bakımından farklılaşmakta; etkinlik ve immünojenisite profilleri birbirinin aynısıdır.
    • E) mRNA platformu, hücre nükleusu içinde DNA'ya dönüştürülerek kalıcı immün hafıza oluşturduğundan inaktif aşılara göre üstün bir mekanizmaya sahiptir.

    İnaktif‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ aşılar, kimyasal ya da fiziksel yöntemlerle etkisiz hale getirilmiş virüsün tamamını içerdiğinden geniş bir antijen repertuarı (spike proteini dahil tüm viral proteinler) sunar. Bu teorik olarak çok yönlü bir immün yanıt anlamına gelebilir. Ancak mRNA aşıları yalnızca spike proteinine odaklandığından daha hedefli bir yanıt oluşturur. Her iki platformun soğuk zincir gereksinimleri farklıdır. B ve E seçenekleri temel biyoloji hataları içermektedir; C ve D yanlış genellemeler yapmaktadır.

  6. 6. Otonom araç teknolojisinde kullanılan algılayıcı füzyonu (sensor fusion) yaklaşımı, tek bir algılayıcı türüne bağlı kalmakla karşılaştırıldığında aşağıdaki hangi gerekçeyle zorunlu bir mühendislik tercihine dönüşmektedir?

    • A) Algılayıcı füzyonu, yapay zeka donanımının maliyeti nedeniyle yalnızca lüks segment araçlarda uygulanabilir olup demokratikleşmesi teknolojik açıdan imkânsızdır.
    • B) Her algılayıcı türünün (LiDAR, radar, kamera, ultrasonik) farklı çevresel koşullarda (sis, gece, yoğun yağış, parlak güneş) ayrı güçlü ve zayıf yanları bulunduğundan hiçbirinin tek başına yeterli güvenilirliği sağlayamaması, füzyon mimarisini güvenlik-kritik bir gereklilik haline getirmektedir.
    • C) LiDAR, tüm hava koşullarında kamera ve radardan üstün olduğundan Waymo ve Tesla gibi şirketlerin yalnızca LiDAR'a dayalı sistemler geliştirdiği bilinmektedir.
    • D) Algılayıcı füzyonu yalnızca hesaplama maliyetini düşürmek amacıyla kullanılır; tek algılayıcılı sistemler güvenlik açısından eşdeğer performans sunar.
    • E) Yasal düzenlemeler tüm otonom araçlarda birden fazla algılayıcı türü kullanılmasını zorunlu kıldığından teknik gereklilikten çok hukuki bir zorunluluktur.

    LiDAR‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yoğun yağışta performans kaybeder, kamera gece ve parlak güneşte zorlanır, radar yüksek çözünürlüklü nesne sınıflandırması yapamaz. Her algılayıcının farklı koşullardaki güçlü ve zayıf yönleri nedeniyle hiçbiri tek başına ISO 26262 gibi güvenlik standartlarının gerektirdiği güvenilirlik düzeyine ulaşamaz. Bu nedenle veri füzyonu güvenlik-kritik bir mimari zorunluluktur. D seçeneği yanlıştır; Tesla kamera ağırlıklı (görme tabanlı) bir yaklaşımı savunmaktadır.

  7. 7. Aşağıdaki enerji teknolojileri değerlendirmelerinden hangisi, yaşam döngüsü analizi (LCA) ve enerji sistemleri mühendisliği perspektifinden en kapsamlı ve bilimsel açıdan savunulabilir çıkarımı içermektedir?

    • A) Güneş paneli üretimi sırasında açığa çıkan CO₂, panelin çalışma ömrü boyunca hiçbir zaman telafi edilemez; dolayısıyla fotovoltaik sistemler net karbon kaynağı olarak değerlendirilmelidir.
    • B) Hidroelektrik santraller, rezervuarlardan kaynaklanan metan emisyonları göz ardı edilse dahi tropikal bölgelerde karbonsuz bir enerji kaynağı olarak kesin biçimde nitelendirilebilir.
    • C) Rüzgâr türbinlerinin bıraktığı karbon ayak izi, doğalgaz santrallerininkiyle karşılaştırıldığında yaşam döngüsü bazında eşdeğer düzeydedir.
    • D) Nükleer enerji santralleri, inşaat ve uranyum zenginleştirme aşamalarındaki karbonu hesaba katıldığında bile yaşam döngüsü boyunca kişi başı en düşük karbon emisyonu üretim kaynaklarından birini oluşturmaktadır.
    • E) Hidrojen üretiminde 'yeşil hidrojen' kavramı, yenilenebilir enerji yerine doğalgaz ile üretimi tanımlamakta olup endüstride en yaygın kullanılan hidrojen türüdür.

    IPCC‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ve çeşitli LCA çalışmalarına göre nükleer enerji, tüm yaşam döngüsü (inşaat, yakıt zenginleştirme, operasyon, decommissioning) hesaba katıldığında bile kWh başına yaklaşık 12 g CO₂eq ile rüzgâr (7-15 g), güneş (20-50 g) ve hidroelektrik (4-30 g, metan dahil) ile karşılaştırılabilir en düşük karbon yoğunluklu kaynaklar arasındadır. B seçeneği yanlıştır; güneş panellerinin 'geri ödeme süresi' 1-4 yıldır ve 25+ yıl ömürleri nedeniyle net karbon tasarrufu sağlarlar. E seçeneğinde kavram hataları bulunmaktadır; yeşil hidrojen yenilenebilir elektroliz ile üretilir.

  8. 8. Türkiye'nin en uzun soluklu uluslararası film festivali olan İstanbul Film Festivali hangi yıldan bu yana düzenlenmektedir?

    • A) 1988
    • B) 1994
    • C) 1972
    • D) 1976
    • E) 1982

    İstanbul‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Film Festivali, 1982 yılından itibaren her yıl düzenlenmektedir. Türkiye'nin en köklü ve uluslararası alanda en tanınan film festivalidir.

  9. 9. Aşağıdakilerden hangisi Türk edebiyatında 'Milli Edebiyat Akımı'nın öncüsü sayılan yazarlar arasında yer almaz?

    • A) Ömer Seyfettin
    • B) Ali Canip Yöntem
    • C) Yahya Kemal Beyatlı
    • D) Ziya Gökalp
    • E) Yusuf Akçura

    Yahya‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Kemal Beyatlı, Milli Edebiyat akımından bağımsız bir şair olup Neo-Klasik çizgide eserler vermiştir. Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp, Ali Canip Yöntem ve Yusuf Akçura ise Milli Edebiyat hareketinin temel isimleridir.

  10. 10. Türkiye'de modern anlamda ilk opera binası olarak kabul edilen Ankara Devlet Opera ve Balesi hangi yılda kurulmuştur?

    • A) 1936
    • B) 1952
    • C) 1958
    • D) 1947
    • E) 1940

    Ankara‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Devlet Opera ve Balesi 1947 yılında kurulmuştur. Atatürk'ün direktifleriyle başlayan opera kurma çalışmaları sonucunda Türkiye'nin ilk devlet opera kurumu olma özelliğini taşımaktadır.

  11. 11. Aşağıdaki Türk ressamlardan hangisi 'Çallı Kuşağı' olarak bilinen sanatçılar grubuna dahildir?

    • A) Osman Hamdi Bey
    • B) Halil Paşa
    • C) İbrahim Çallı
    • D) Şeker Ahmet Paşa
    • E) Süleyman Seyyid

    İbrahim‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Çallı, 1914 Kuşağı ya da Çallı Kuşağı olarak anılan ressamlar grubunun en önemli ismidir. Bu kuşak Fransız izlenimciliğinden etkilenerek Türk resmini modernleştirmiştir.

  12. 12. Türk halk müziğinde 'uzun hava' kavramı aşağıdakilerden hangisini ifade eder?

    • A) Serbest tartımlı, ölçüsüz icra edilen ezgiler
    • B) Belirli bir usul kalıbına sahip ezgiler
    • C) İki kıtadan oluşan şarkı formları
    • D) Yalnızca davul-zurna eşliğinde çalınan parçalar
    • E) Yalnızca Ege Bölgesi'ne özgü ezgiler

    Uzun‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ hava, Türk halk müziğinde belirli bir ölçü kalıbına bağlı olmaksızın, serbest tartımla icra edilen ezgilere verilen addır. Bozlak, hoyrat, maya ve divan bunların başlıca örnekleridir.

  13. 13. Aşağıdaki spor dallarından hangisi Türkiye'de ilk kez Olimpiyat madalyası kazanılan branş olma özelliğini taşır?

    • A) Judo
    • B) Halter
    • C) Atletizm
    • D) Boks
    • E) Güreş

    Türkiye,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ilk Olimpiyat madalyasını 1936 Berlin Olimpiyatları'nda güreşte kazanmıştır. Güreş, Türkiye'nin olimpiyat tarihindeki en başarılı branşı olmaya devam etmektedir.

  14. 14. Aşağıdakilerden hangisi UNESCO tarafından 'İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası' listesine alınan Türk unsurlarından biri değildir?

    • A) Ebru
    • B) Karagöz
    • C) Mevlevi Sema Töreni
    • D) Meddahlık
    • E) Nevruz

    Nevruz,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ UNESCO listesinde yer almakla birlikte Türkiye'nin tek başına değil, birçok ülkenin ortaklaşa tescil ettirdiği çok uluslu bir unsurdur. Meddahlık (2008), Mevlevi Sema Töreni (2008), Karagöz (2009) ve Ebru (2014) ise Türkiye adına tescil edilmiştir. Soru 'Türk unsuru' kapsamı sorulduğundan Nevruz en doğru yanıttır.

  15. 15. Türkiye'de yayın hayatına başlayan ilk özel televizyon kanalı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Show TV
    • B) Kanal D
    • C) Star TV
    • D) TRT 2
    • E) ATV

    Türkiye'de‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ilk özel televizyon yayıncılığı, 1990 yılında Star TV (o dönemki adıyla Magic Box Star 1) ile başlamıştır. Bu kanal, TRT'nin devlet tekeline son veren özel yayıncılığın öncüsüdür.

  16. 16. Mimar Sinan'ın 'ustalık eseri' olarak nitelendirdiği cami aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Selimiye Camii
    • B) Şehzade Camii
    • C) Rüstem Paşa Camii
    • D) Süleymaniye Camii
    • E) Kılıç Ali Paşa Camii

    Mimar‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Sinan, Edirne'deki Selimiye Camii'ni kendi ustalık eseri olarak nitelendirmiştir. Şehzade Camii'ni çıraklık, Süleymaniye Camii'ni kalfalık eseri olarak tanımlamıştır.

  17. 17. Türk sinemasında 'Yeşilçam' adı nereden gelmektedir?

    • A) Bir film stüdyosunun adından
    • B) Bir yapım şirketinin logosundaki ağaçtan
    • C) Atatürk'ün bir nutkunda geçen ifadeden
    • D) Beyoğlu'ndaki bir sokağın adından
    • E) İstanbul'daki bir semtten

    Yeşilçam,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ İstanbul Beyoğlu'nda bulunan ve film şirketlerinin yoğunlaştığı Yeşilçam Sokağı'ndan adını almaktadır. Zamanla Türk sinema sektörünün genel adı haline gelmiştir.

  18. 18. Aşağıdaki Türk yazarlarından hangisi Nobel Edebiyat Ödülü almıştır?

    • A) Yaşar Kemal
    • B) Adalet Ağaoğlu
    • C) Orhan Pamuk
    • D) Aziz Nesin
    • E) Çetin Altan

    Orhan‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Pamuk, 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür. 'Kültürlerin çatışması ve iç içe geçmesini sembolize eden' eserlerinden dolayı bu ödülü kazanmıştır. Türkiye'den Nobel alan tek edebi isimdir.

  19. 19. Türkiye'de 'Kültür Başkenti' unvanını taşıyan ve 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti seçilen şehir aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Konya
    • B) İzmir
    • C) Ankara
    • D) Bursa
    • E) İstanbul

    İstanbul,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti seçilmiştir. Aynı yıl Avrupa Kültür Başkentleri arasında Macaristan'dan Pécs ve Almanya'dan Essen de yer almıştır.

  20. 20. Aşağıdakilerden hangisi Türk tiyatrosunun kurucusu olarak kabul edilen Muhsin Ertuğrul hakkında doğru bir bilgidir?

    • A) Türk halk tiyatrosunu uluslararası alana taşımıştır.
    • B) Türkiye'nin ilk devlet tiyatrosunu Ankara'da kurmuştur.
    • C) İlk Türkçe sesli filmi yönetmiştir.
    • D) Darülbedayi'yi kurarak modern Türk tiyatrosunun temelini atmıştır.
    • E) Cumhuriyet'in ilanından sonra tiyatroyu Anadolu'ya yaymıştır.

    Muhsin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Ertuğrul, 1932 yılında Türkiye'nin ilk sesli filmi olan 'İstanbul Sokaklarında'yı yönetmiştir. Ayrıca İstanbul Şehir Tiyatrolarının (eski adıyla Darülbedayi) gelişiminde de çok önemli bir rol üstlenmiştir. Darülbedayi ise 1914'te Cemil Topuzlu döneminde kurulmuştur.

  21. 21. Türkiye'nin uluslararası alanda tanınan geleneksel el sanatı 'çini' üretiminin merkezi olarak hangi şehir öne çıkmaktadır?

    • A) Konya
    • B) Kütahya
    • C) Bursa
    • D) İznik
    • E) Edirne

    İznik,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Osmanlı döneminden bu yana çini sanatının en önemli merkezi olarak bilinmektedir. 16. ve 17. yüzyıllarda üretilen İznik çinileri ve seramikleri dünyaca ünlüdür; Topkapı Sarayı ve pek çok Osmanlı yapısı bu çinilerle süslenmiştir.

  22. 22. Aşağıdaki sporculardan hangisi Türkiye'de 'Yüzyılın Futbolcusu' unvanıyla anılmaktadır?

    • A) Metin Oktay
    • B) Rüştü Reçber
    • C) Lefter Küçükandonyadis
    • D) Emre Belözoğlu
    • E) Hakan Şükür

    Metin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Oktay, Türk futbolunun 'Yüzyılın Futbolcusu' olarak tanınmaktadır. Galatasaray'da oynadığı dönemde attığı gollerle efsane haline gelen Oktay, IFFHS tarafından da yüzyılın Türk futbolcusu seçilmiştir.

  23. 23. Türkiye'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınan ilk kültürel varlığı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Göbekli Tepe
    • B) Nemrut Dağı
    • C) İstanbul'un Tarihi Alanları
    • D) Efes Antik Kenti
    • E) Çatalhöyük

    İstanbul'un‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Tarihi Alanları, 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır. Bu, Türkiye'den listeye alınan ilk kültürel varlıktır.

  24. 24. Aşağıdaki sporculardan hangisi Türkiye'nin olimpiyat tarihindeki ilk altın madalyasını kazanmıştır?

    • A) Ahmet Kireçci
    • B) Yaşar Doğu
    • C) Hüseyin Akbaş
    • D) Naim Süleymanoğlu
    • E) Halil Mutlu

    Naim‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Süleymanoğlu, 1988 Seul Olimpiyat Oyunları'nda halter 60 kg kategorisinde altın madalya kazanarak Türkiye'ye olimpiyat tarihinin ilk altın madalyasını getirmiştir.

  25. 25. "Kuyucaklı Yusuf" adlı romanın yazarı kimdir?

    • A) Sabahattin Ali
    • B) Reşat Nuri Güntekin
    • C) Halide Edib Adıvar
    • D) Peyami Safa
    • E) Yakup Kadri Karaosmanoğlu

    Kuyucaklı‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ Yusuf, Türk edebiyatının önemli yazarlarından Sabahattin Ali'ye aittir. 1937 yılında yayımlanan bu roman, toplumsal eşitsizlikleri ve haksızlıkları konu almaktadır.