TARIH - i lk turk devletleri (Bölüm 2)
TARIH - i lk turk devletleri (Bölüm 2)
Uygurların Türk tarihindeki özgün konumunu diğer bozkır devletlerinden ayıran en temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. Uygurların Türk tarihindeki özgün konumunu diğer bozkır devletlerinden ayıran en temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Budizmi benimseyerek Hindistan ile yoğun ticari ilişkiler kurmaları
- B) Orta Asya'da ilk kez alfabetik yazı sistemini geliştirip kullanmaları
- C) Yerleşik şehir medeniyeti kurarak Maniheizmi resmî din olarak benimsemeleri ✓
- D) Çin ile akrabalık ilişkileri kurarak Çin kültürünü tamamen özümsemeleri
- E) İlk kez kalıcı ordu teşkilatı oluşturarak düzenli vergi sistemi kurmaları
Uygurlar, çoğu Türk bozkır devletinin aksine göçebeliği büyük ölçüde terk ederek Ordubalık (Karabalgasun) gibi kalıcı şehirler kurmuşlardır. 762 yılında Maniheizmi resmî din olarak kabul etmeleri de onları diğer Türk devletlerinden belirgin biçimde ayırmaktadır. Bu din değişimi, Uygur sanatı, mimari ve yazın hayatını da derinden etkilemiştir. Alfabetik yazıyı ilk kullananlar Uygurlar değil, daha önceki Türk toplulukları ve Soğdlulardır.
2. Aşağıdakilerden hangisi, Büyük Hun Devleti'nin Çin ile ilişkilerinde 'müttefik' konumundan 'üstün güç' konumuna geçtiğinin en somut kanıtıdır?
- A) Çin'in Hun topraklarına Budist misyonerleri göndermesi
- B) Çin'in Hunlardan demir ve tarım aletleri ithal etmesi
- C) Hun prenslerinin Çin sarayında rehin olarak tutulması
- D) Çin'in Hunlara yıllık vergi ve hediye göndermek zorunda kalması ✓
- E) Çin imparatorunun Hun kağanını resmî ziyaret etmesi
Mete Han döneminde (MÖ 209-174) Büyük Hun Devleti, Çin üzerinde büyük bir baskı kurmuştur. MÖ 200'deki Pai-teng kuşatmasının ardından imzalanan 'Ho-ch'in' antlaşmaları çerçevesinde Çin, Hunlara düzenli olarak ipek, tahıl ve diğer değerli mallar göndermek zorunda kalmıştır. Bu durum, Hunların Çin karşısındaki fiilî üstünlüğünün ve Çin'i vergi öder konuma düşürdüklerinin en somut göstergesidir. Prens rehini uygulaması ise tersine, daha çok zayıf devletlerin uyguladığı bir yöntemdir.
3. Göktürk yazıtlarının (Orhun Abideleri) Türk tarih yazımı açısından taşıdığı en özgün değer aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Çin kaynaklarındaki bilgileri Türkçeye çevirerek doğrulamaya olanak tanımaları
- B) Türklerin kendi bakış açısıyla kaleme aldıkları ilk siyasi tarih metinleri olmaları ✓
- C) Türk ekonomik hayatına ve ticaret ağlarına dair sistematik bilgi sunmaları
- D) Orta Asya coğrafyasına ilişkin bilinen en eski haritacılık verilerini içermeleri
- E) Türklere ait ilk yazılı dini metinler olması nedeniyle inanç sistemini belgelemeleri
Orhun Abideleri (8. yüzyıl), Türklerin Çince veya başka dillerdeki yabancı kaynaklar aracılığıyla değil, bizzat kendi dilleriyle ve kendi perspektiflerinden kaleme aldıkları ilk kapsamlı siyasi-tarihi metinlerdir. Bilge Kağan ve Kül Tigin adına dikilen bu taşlar; devlet anlayışını, yönetim felsefesini, Çin'e yönelik eleştirileri ve Türk kimliğini doğrudan Türkçe olarak ifade etmektedir. Bu yönüyle Türk tarih yazımının başlangıcı kabul edilirler.
4. I. Göktürk Devleti'nin 582'de Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmasında aşağıdaki etkenlerden hangisinin rolü en sınırlı kalmıştır?
- A) Maniheist din adamlarının Doğu-Batı ayrımını kışkırtması ✓
- B) Batı bölgelerinde farklı ticaret çıkarlarının ortaya çıkması
- C) Coğrafi genişlemenin merkezi otoriteyi yönetilemez kılması
- D) Hanedan üyeleri arasındaki veraset anlaşmazlıkları
- E) Çin'in Göktürkleri bölerek zayıflatma politikası
I. Göktürk Devleti'nin bölünmesinde; hanedan içi taht kavgaları, Çin'in bilinçli bölücü diplomasisi, doğu-batı arasındaki coğrafi mesafeyle birlikte gelen farklı ekonomik çıkarlar ve merkezden uzak bölgelerin kontrolünün güçleşmesi belirleyici rol oynamıştır. Maniheizm ise bu döneme değil, 762'de Uygur kağanının din değiştirmesiyle birlikte Uygur dönemine aittir; Göktürklerin bölünmesiyle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır.
5. Türk devlet geleneğinde 'İkili Teşkilat' anlayışının uygulanması, hangi problemi çözmek yerine daha derin bir soruna zemin hazırlamıştır?
- A) Dini farklılıkların yönetimi yerine mezhep çatışmaları
- B) Ekonomik kaynakların adil dağıtımı sorunu yerine mali kriz
- C) Askeri seferlerin koordinasyonu yerine ordu içi isyanlar
- D) Geniş toprakların yönetim güçlüğü yerine hanedan içi iktidar çatışması ✓
- E) Komşu devletlerle sınır anlaşmazlıkları yerine iç göç dalgaları
İkili teşkilat (doğu-batı ya da kağan-yabgu gibi ikili yönetim), geniş Orta Asya bozkırlarının tek merkezden yönetilmesinin güçlüğünü aşmak amacıyla geliştirilmiş bir çözümdür. Ancak bu sistem, zamanla doğu ve batı kanatları arasında iktidar rekabetine, kağanı ve yabguyu destekleyen farklı hanedan grupları arasında çatışmalara yol açmış; böylece çözmek istediği merkezi otorite sorunundan çok daha yıkıcı bir hanedan içi parçalanma sorununu beraberinde getirmiştir.
6. Hazarların Türk tarihindeki özgün konumunu belirleyen en temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yönetici sınıfın Museviliği kabul ettiği tek Türk devleti olmalarıdır ✓
- B) Avrupa'ya yönelik Türk göçlerini başlatan ilk devlet olmalarıdır
- C) Hristiyan Avrupa ile Müslüman dünya arasında köprü görevi görmeleridirler
- D) İslam'ı ilk benimseyen Türk topluluğu olarak tarihte yer almalarıdır
- E) Orta Asya'dan Doğu Avrupa'ya ipek yolunu ilk kez açan Türk devleti olmalarıdır
Hazarlar, 8. yüzyılda yönetici kesiminin Museviliği (Yahudiliği) benimsemesiyle Türk devletleri arasında son derece istisnai bir yere sahiptir. Kagan ve soylular Museviliği seçerken halk farklı inançlarını sürdürmüştür; bu dinî çoğulculuk Hazar Devleti'ni diğer dönem devletlerinden belirgin biçimde ayırmaktadır. İslam'ı benimseyen ilk Türk boyu meselesi ayrı bir tartışma konusudur ve Hazarlar bu konumda değildir.
7. Mete Han'ın MÖ 209'da gerçekleştirdiği 'ıslıklı ok' (uçan ok) eğitiminin asıl amacı aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?
- A) Babasına düzenlediği darbeyi öncesinde gizlemek için sembolik bir kılıf sunmak
- B) Ordu içindeki zayıf askerleri ayırt ederek elit bir birlik oluşturmak
- C) Sürü avını daha verimli kılmak için yeni bir avcılık tekniği geliştirmek
- D) Koşulsuz itaat kültürü oluşturarak bireysel sadakat yerine kişisel bağlılık tesis etmek ✓
- E) Ordu içindeki iletişimi güçlendirerek savaş alanında koordinasyonu artırmak
Mete Han, önce kendi atını, ardından sevdiği kadını, son olarak babasının en değerli atını ıslıklı okla vurdu; her seferinde okun yöneldiği hedefe aynı anda ok atmayan subaylarını öldürdü. Bu uygulama aslında bir 'itaat testi'ydi; Mete, 'komutayı körü körüne takip etme' refleksini ordu bünyesinde yerleştirmeyi amaçlıyordu. Böylece babası Teoman'a yönelik darbede askerlerin emri sorgusuz uygulamasını sağladı. Bu aynı zamanda onu 'koşulsuz itaat' etrafında şekillenen yeni bir siyasi-askeri kültür inşa edenin mimarı yapmıştır.
8. Aşağıdaki gelişmelerden hangisi, II. Göktürk (Kutluk) Devleti'nin yeniden kuruluşunu doğrudan mümkün kılan sürecin bir parçası değildir?
- A) Uygurların II. Göktürk'e askerî destek sağlaması ✓
- B) Tonyukuk'un stratejik liderliğinin yeniden örgütlenmeye katkısı
- C) Kutluk (İlteriş) Kağan'ın 682'de Çin'e karşı isyan başlatması
- D) Çin hakimiyeti döneminde Türklerin askeri gücünü koruması
- E) Ötüken bölgesinin yurt olarak yeniden ele geçirilmesi
II. Göktürk Devleti'nin yeniden kuruluşu (682), İlteriş Kağan (Kutluk), veziri Tonyukuk ve askeri komutan Kapagan'ın öncülüğünde gerçekleşmiştir. Ötüken bölgesi yurt olarak ele geçirilmiş, Çin boyunduruğu altında dağılmış Türkler yeniden toparlanmıştır. Ancak bu süreçte Uygurların herhangi bir askeri desteği söz konusu değildir; aksine Uygurlar, daha sonra II. Göktürk Devleti'nin rakiplerinden biri haline gelecek ve 745'te devleti ortadan kaldıracaktır.
9. Türk devletlerinde 'Kut' anlayışı, siyasi otoritenin meşruiyeti açısından hangi sonucu doğurmuştur?
- A) Kağanların ömür boyu görevde kalmasını ve görevden alınamamasını sağlamıştır
- B) Dini kurumların siyasi otorite üzerinde denetim kurmasına imkân tanımıştır
- C) İktidarı ele geçirenin meşru kabul edilebileceği bir ortam yaratarak istikrarsızlığa zemin hazırlamıştır ✓
- D) Kağanlık makamının kalıtsal olarak en büyük oğula geçmesini zorunlu kılmıştır
- E) Devletin salt askeri başarıya dayalı liyakat sistemine göre yönetilmesini zorunlu kılmıştır
'Kut', Tanrı'nın yönetme yetkisini (iktidar kısmeti) belirli bir kişiye ya da aileye bahşettiği inancına dayanır. Ancak bu kut'un kimin üzerinde olduğu kesin ve öngörülebilir kurallara bağlı değildi; iktidarı fiilen ele geçiren kişi, kut'u Tanrı'dan aldığını ileri sürerek meşruiyet kazanabiliyordu. Bu durum, hanedan üyelerinin sürekli taht için mücadele etmesine ve güçlü olanın kazandığı bir siyasi ortama yol açmıştır. Veraset belirsizliğinin yarattığı istikrarsızlığın temel düşünsel kaynağı 'kut' anlayışıdır.
10. Aşağıdakilerden hangisi, Büyük Selçuklu Devleti'nin değil, İlk Türk devletleri döneminin özelliğidir?
- A) Çin ve Bizans gibi yerleşik medeniyetlerle diplomatik evlilik politikası izlenmesi
- B) Hükümdarın ülkeyi oğulları arasında paylaştırması
- C) Medrese kurumunun devlet politikasının ayrılmaz bir parçası olması
- D) Devletin İslam medeniyetinin hamisi konumuna gelmesi
- E) Ordu teşkilatının onluk sisteme dayanması ✓
Onluk askeri sistem (on, yüz, bin, on bin şeklinde hiyerarşik örgütlenme), Büyük Hun Devleti'nde Mete Han tarafından kurulan ve Orta Asya bozkır devletlerinin karakteristik özelliği olan bir yapılanmadır. Bu sistem, sonraki Türk ve Moğol devletleri tarafından da kullanılmış olsa da köken itibarıyla İlk Türk Devletleri dönemine aittir. Medrese kurumu ise Büyük Selçuklularla birlikte sistematik bir devlet politikasına dönüşmüştür; İlk Türk devletleri bu kurumu oluşturmamıştır.
11. Aşağıdaki devlet-dini inanç eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?
- A) Kırgız Devleti – İslamiyet
- B) I. Göktürk Devleti – Budizm
- C) Hazar Devleti – Hristiyanlık
- D) Büyük Hun Devleti – Maniheizm
- E) Uygur Devleti – Maniheizm ✓
Uygur Kağanı Bögü Han, 762 yılında Çin'deki An Lushan isyanının bastırılmasına yardım ettikten sonra Maniheist din adamlarıyla tanışmış ve Maniheizmi resmî devlet dini olarak ilan etmiştir. Bu, Maniheizmin bir Türk devletinin resmî dini olduğu tek örnektir. Diğer seçenekler yanlıştır: Büyük Hunlar Gök Tanrı inancını benimsemiştir; I. Göktürk'te Budizm etkisi görülse de resmî din değildir; Hazarlar Museviliği (Yahudiliği) seçmiştir; Kırgızlar ise İslamiyet'i benimsememiştir.
12. Orhun Abideleri'nde (Köktürk yazıtlarında) Çin'e yönelik en sert eleştiri hangi konuda yoğunlaşmaktadır?
- A) Çin'in Türklerle imzalanan antlaşmaları tek taraflı bozması
- B) Çin'in Türklere ait toprakları askeri güçle ele geçirmesi
- C) Çin'in Türk esirlere kötü muamele uygulaması
- D) Çin'in Türkleri kültürel asimilasyona tabi tutarak kimliklerini yok etmeye çalışması ✓
- E) Çin'in Türk kağanlarına karşı suikast düzenlemesi
Bilge Kağan ve Kül Tigin adına dikilen Orhun yazıtlarında Çin'e yönelik en yoğun ve sistematik eleştiri, Çin'in Türkleri ipek ve altın gibi lüks mallarla kandırarak Çin yaşam tarzını ve kültürünü benimsetmeye çalışmasına yöneliktir. Yazıtlarda 'tatlı sözü ve yumuşak kumaşı' ile Türkleri yoldan çıkaran Çin'den uzak durulması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu kültürel asimilasyon tehdidi, yazıtların merkezi kaygısı olarak öne çıkmaktadır. Askeri işgal ya da antlaşma ihlalleri bu denli sistematik biçimde işlenmemiştir.
13. Hunların siyasi ve sosyal örgütlenmesinde 'ikili teşkilat' anlayışı esas alınmıştır. Bu anlayışa göre devlet; doğu ve batı olmak üzere iki kanada ayrılmış, doğu kanadı üstün sayılmıştır. Aşağıdakilerden hangisi bu ikili teşkilat anlayışının temel amacını en doğru biçimde açıklamaktadır?
- A) Tarım ve hayvancılık faaliyetlerini coğrafi alanlara göre düzenlemek
- B) Geniş coğrafyalarda fethedilen toprakların etkin biçimde yönetilmesini sağlamak ✓
- C) Farklı Türk boylarını siyasi açıdan birbirinden bağımsız kılmak
- D) Hükümdar ailesinin iktidarını tek elde toplamasını kolaylaştırmak
- E) Orduyu iki ayrı komuta altında tutarak askeri dengeyi korumak
İkili teşkilat (çift kanatlı devlet yapısı), Türklerin hâkim olduğu geniş bozkır coğrafyasında merkezi otoritenin zayıflamasını önlemek amacıyla uygulanmıştır. Doğu-Batı şeklinde ayrılan yönetim birimleri sayesinde büyük topraklar hanedan üyeleri aracılığıyla denetim altında tutulmuş; fetih ve yönetim kolaylaştırılmıştır. Tek elde iktidar toplama bu yapının tam tersini ifade eder, seçenek A yanlıştır.
14. Göktürk Devleti'nin kurucusu Bumin Kağan, 552 yılında Juan-Juan (Avar) egemenliğine son vererek bağımsızlığını ilan etmiştir. Bumin Kağan'ın daha önce Juan-Juanlara karşı mücadelede Batı Wei Devleti ile ittifak kurması, aşağıdaki siyasi anlayışlardan hangisinin somut bir örneği olarak değerlendirilebilir?
- A) Çin medeniyetini Türk kültürüne entegre etme çabası
- B) Ticaret yolları üzerindeki hâkimiyeti güvence altına alma
- C) Ortak düşmana karşı geçici çıkar birliği oluşturma ✓
- D) Sürekli elçilik ilişkileriyle kalıcı barış ortamı tesis etme
- E) Denge politikası izleyerek güçlü devletlere karşı zayıf devletlerle ittifak kurma
Bumin Kağan, Juan-Juanlara karşı onların rakibi Batı Wei ile geçici bir ittifak kurmuştur. Bu, siyasi çıkarların örtüştüğü süreçte ortak düşmana karşı birleşme stratejisini yansıtmaktadır. Söz konusu ittifak kalıcı değil, taktiksel bir geçici birlik niteliğindedir. Denge politikası ise zayıfın güçlüyle ittifakını içerdiğinden kavramsal olarak farklıdır.
15. Uygur Devleti döneminde Mani dini, devlet tarafından resmi din olarak benimsenmiştir. Bu durum Uygur toplumunun yaşam biçimini derinden etkilemiştir. Aşağıdakilerden hangisi Mani dininin Uygurlar üzerindeki etkisine ilişkin yanlış bir değerlendirmedir?
- A) Mani dininin et yeme ve savaşı yasaklayan öğretileri, Uygurların savaşçı özelliklerini zayıflatmıştır.
- B) Mani dini aracılığıyla Soğd kökenli tüccarlar Uygur sarayında etkin rol kazanmıştır.
- C) Mani dinini benimseyen Uygurlar, Budizm ve İslamiyet gibi diğer dinlere tamamen kapılarını kapatmıştır. ✓
- D) Uygurlar bu dönemde yerleşik hayata geçişi hızlandırmış ve şehircilik gelişmiştir.
- E) Mani dini, Uygurların sanat ve mimari alanında gelişim göstermesine katkıda bulunmuştur.
Uygurlar Mani dinini resmi din olarak benimsemiş olsa da bu, diğer dinlere tamamen kapalı oldukları anlamına gelmez. Uygurlar arasında Budizm ve hatta İslamiyet de varlığını sürdürmüştür. Mani dininin et yeme ve savaşı kısıtlaması savaşçı özelliklerini zayıflattığı bilinmekte; şehircilik ve ticaret gelişmiş, Soğdlu tüccarlar etkili olmuştur. D şıkkındaki 'tamamen kapılarını kapattı' ifadesi tarihi gerçeklerle örtüşmemektedir.
16. Türk devlet geleneğinde 'kut' kavramı siyasi meşruiyetin temel kaynağı olarak kabul edilmiştir. Bu anlayışa göre kağanlık yetkisi, Tanrı tarafından hükümdara bahşedilmektedir. Ancak bu inanç sistemi, aynı zamanda taht kavgalarının önünü açan bir zafiyet de barındırmaktadır. Bu paradoksal durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Kut'un yalnızca en büyük oğula devredileceğine dair kesin bir kuralın bulunması
- B) Tanrı'nın iradesini yorumlama yetkisinin din adamlarında toplanmış olması
- C) Veraset sisteminin yabancı uyruklu vezirler tarafından belirlenmesi
- D) Kut'un kazanılabileceği gibi yitirilip başkasına geçebileceğine inanılması ✓
- E) Kağanın ölümünden sonra kutun kime geçeceğinin belirsiz kalması
Türk siyasi düşüncesinde kut, Tanrı tarafından verilen ancak aynı zamanda Tanrı tarafından geri alınabilecek bir iktidar kaynağıdır. Bu inanışa göre yönetimde başarısız olan kağan kutunu yitirmiş sayılır; başarılı olan ise kutun kendisine geçtiğini kanıtlamış kabul edilir. Bu mantık, hanedan üyelerinden herbirinin teorik olarak kut alabilecek aday olarak görülmesine yol açmış ve taht mücadelelerini meşrulaştırmıştır.
17. I. Köktürk Devleti, iç isyanlar ve Çin'in 'böl-yönet' politikası sonucunda 630 yılında yıkılmıştır. Çin egemenliği altındaki Türkler yaklaşık elli yıl sonra Kutluk (İlteriş) Kağan önderliğinde bağımsızlıklarını yeniden kazanmışlardır. Tarihçiler bu dönemi anlatan Orhun Yazıtları'na 'millî uyanış belgeleri' demektedir. Bu değerlendirmenin temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Yazıtların Türk milletini Çin tahakkümüne karşı uyararak bağımsızlığa davet etmesi ✓
- B) Yazıtların Türk milletinin İslamiyet'e geçiş sürecini belgelemesi
- C) Yazıtlarda askeri zaferler ve fethedilen toprakların ayrıntılı biçimde listelenmesi
- D) Yazıtların yalnızca kağanların biyografisini konu alması
- E) Yazıtların ilk kez Türkçe alfabeyle kaleme alınmış olması
Orhun Yazıtları, özellikle Bilge Kağan ve Kül Tigin adına dikilen kitabeler, Türk milletinin Çin egemenliğinde geçirdiği dönemi eleştiren, yöneticileri ve halkı sorgulayana ve bağımsız bir Türk devletinin önemine vurgu yapan bir anlayış içermektedir. Yazıtlarda 'Türk milleti neden yok olur, neden bağımsızlığını kaybeder' sorusu yanıtlanmaya çalışılmış; bu yönüyle millî bilinç oluşturma işlevi görmüştür. A şıkkı yanlıştır çünkü Türkçe yazının ilk kullanımı bu yazıtlarla başlamış olsa da bu onların millî uyanış belgesi sayılmasının birincil nedeni değildir.
18. Aşağıdaki tabloda bazı ilk Türk devletlerine ait özellikler verilmiştir: • Devlet X: İpek Yolu üzerinde hâkimiyet kurmuş, Çin ile yoğun ticaret ilişkisi geliştirmiş, Türk tarihi içindeki ilk yazılı anayasa niteliğindeki belgeleri oluşturmuştur. • Devlet Y: Mani dinini benimsemiş, yerleşik hayata geçmiş, Türk tarihinin en gelişmiş şehir kültürlerini kurmuştur. • Devlet Z: İslamiyet'i benimseyen ilk büyük Türk devleti olmuş, Abbasilerle ittifak kurmuştur. Bu özellikler sırasıyla hangi devletlerle eşleşmektedir?
- A) Göktürk – Kırgız – Gazneli
- B) Büyük Hun – Uygur – Karahanlı
- C) Göktürk – Uygur – Gazneli
- D) Göktürk – Uygur – Karahanlı ✓
- E) Büyük Hun – Kırgız – Karahanlı
Devlet X Göktürk'tür; Orhun Yazıtları ilk yazılı belgeler arasında değerlendirilmekte, İpek Yolu üzerindeki hâkimiyet Göktürkler döneminde zirvesine ulaşmıştır. Devlet Y Uygur'dur; Mani dinini benimsemiş ve Orta Asya'da gelişmiş şehir kültürü oluşturmuştur. Devlet Z Karahanlı'dır; İslamiyet'i benimseyen ilk büyük Türk devleti olarak bilinmekte ve Abbasilerle ilişki kurmuştur. Gazneliler de Müslüman olmakla birlikte 'ilk büyük Türk devleti' tanımı Karahanlılara aittir.
19. Büyük Hun Devleti Hükümdarı Mete Han, tahta geçtikten sonra orduyu 'onlu sistem' (desimal sistem) temelinde yeniden örgütlemiştir. Bu askeri organizasyon anlayışının Türk tarihine katkısı değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Komuta zincirinin belirli bir hiyerarşi içinde işlemesini sağlamıştır.
- B) Bu sistem yalnızca Hun Devleti'ne özgü olup başka hiçbir medeniyete geçmemiştir. ✓
- C) Sonraki Türk devletleri de benzer askeri örgütlenmeyi benimsemiştir.
- D) Büyük Hun ordusunun kısa sürede disiplinli ve koordineli bir yapıya kavuşmasına zemin hazırlamıştır.
- E) On, yüz, bin ve tümen gibi kademe birimlerine dayanan bu yapı büyük orduların yönetimini kolaylaştırmıştır.
Mete Han'ın uyguladığı onluk askeri sistem (desimal sistem), onbaşı, yüzbaşı, binbaşı ve tümen komutanı gibi kademelere dayanmaktaydı. Bu sistem yalnızca Türk devletlerine özgü kalmamış; Moğollar, İlhanlılar ve hatta Osmanlı Devleti dahil pek çok devlet tarafından benimsenmiştir. Dolayısıyla 'yalnızca Hun Devleti'ne özgü olup başka hiçbir medeniyete geçmedi' ifadesi tamamen yanlıştır ve doğrudan D şıkkı bu sorunun cevabıdır.
20. Türk tarihinde kurultay (toy), hükümdarın yanı sıra boy beyleri, hatun ve budun temsilcilerinin katılımıyla toplanan bir meclis niteliği taşımaktadır. Bu kurumun varlığı, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisini destekler niteliktedir?
- A) Türk devletlerinde hükümdar yetkisinin anayasal metinlerle sınırlandırıldığını
- B) Kadın yöneticilerin (hatun) Türk devletlerinde belirleyici otorite olduğunu
- C) Türk devlet yönetiminde sınırlı da olsa katılımcılık ve danışma geleneğinin var olduğunu ✓
- D) Türk siyasi anlayışında mutlak monarşinin hâkim olduğunu
- E) Türk devletlerinin demokratik cumhuriyet anlayışına yakın bir yönetim benimsediğini
Kurultay, Türk devletlerinin tamamen tek adam yönetimine dayanmadığını gösterir. Hükümdarın yanı sıra boy beylerinin, hatunun ve halk temsilcilerinin katıldığı bu meclis, danışma ve ortak karar alma geleneğinin varlığına işaret eder. Ancak bunu anayasal sınırlama (A) veya modern demokrasi (E) ile özdeşleştirmek aşırı yorum olur. Sınırlı bir katılımcılık ve danışma geleneği en doğru değerlendirmedir.
21. Aşağıda Orta Asya Türk devletleriyle ilgili bazı ifadeler verilmiştir: I. Göktürkler, Türk adının tarihte ilk kez bir devlet adı olarak kullanıldığı topluluktur. II. Akhunlar (Eftalitler), Batı Hun Devleti'nin devamı niteliğinde Orta Asya ve Hindistan'a hâkim olmuşlardır. III. Hazarlar, Müslüman Arap orduları ile mücadele etmiş ve bir dönem kitlesel olarak Museviliği benimsemişlerdir. IV. Kırgızlar, Uygur Devleti'ni yıkmış ancak geniş coğrafyalarda kalıcı bir hakimiyet kuramamışlardır. Bu ifadelerden hangileri doğrudur?
- A) Yalnızca I ve III
- B) I, III ve IV
- C) Yalnızca I ve II
- D) I, II, III ve IV ✓
- E) I, II ve III
I. Doğru: 'Türk' adı devlet adı olarak ilk kez Göktürklerle ortaya çıkmıştır. II. Doğru: Akhunlar (Eftalitler) Batı Hunlarının uzantısı sayılmakta, Orta Asya ve Hindistan'a kadar uzanan geniş coğrafyada etkili olmuşlardır. III. Doğru: Hazarlar Müslüman Arap ordularını Kafkasya'da durdurmuş; yönetici sınıf kitlesel olarak Museviliği benimsemiştir. IV. Doğru: Kırgızlar 840'ta Uygur Devleti'ni yıkmış fakat güçlü ve kalıcı bir siyasi yapı kuramamışlardır. Tüm ifadeler doğrudur.
22. Türk-İslam sentezinin ilk büyük temsilcilerinden sayılan Karahanlı Devleti, İslamiyet'i benimserken bazı Türk geleneklerini de sürdürmüştür. Aşağıdakilerden hangisi Karahanlıların İslamiyet'i benimsemesinin Türk tarihi açısından en belirleyici sonucu olarak değerlendirilebilir?
- A) Orta Asya'da İpek Yolu ticaretinin Müslüman devletlerin tekeline girmesi
- B) Karahanlıların Abbasi Halifeliği'ni siyasi açıdan denetim altına alması
- C) Türklerin İslam medeniyetine katılmasıyla Anadolu fethinin önündeki kültürel engelin ortadan kalkması
- D) Arap alfabesinin benimsenmesiyle birlikte Türkçenin yazı dili olarak işlevini yitirmesi
- E) İslamiyet'in Orta Asya'ya yayılması ve Türk-İslam kültür havzasının oluşmaya başlaması ✓
Karahanlıların İslamiyet'i benimsemesinin en belirleyici sonucu, Orta Asya'da Türk-İslam kültür havzasının oluşmaya başlamasıdır. Bu süreç, daha sonra Selçuklu ve Osmanlı gibi Türk-İslam sentezine dayanan büyük devletlerin ortaya çıkmasının temelini atmıştır. C şıkkındaki Anadolu fethi yorumu dolaylı bir sonuçtur ve 'en belirleyici' olarak nitelenemez. B şıkkı yanlıştır çünkü Türkçe Arap alfabesiyle yazılmaya devam etmiş; Kutadgu Bilig ve Divanü Lügati't-Türk bu dönemin ürünleridir.
23. Aşağıda I. Göktürk Devleti'nin yıkılma süreciyle ilgili bazı faktörler sıralanmıştır: I. Çin'in Türk boylarını birbirine karşı kışkırtması II. İpek Yolu gelirlerinin Göktürkler yerine Çin'e aktarılması III. Hükümdar ailesindeki iktidar çatışmaları ve taht kavgaları IV. İslamiyet'in Orta Asya'ya yayılmasının Göktürk dinî birliğini sarsması Bu faktörlerden hangileri I. Göktürk Devleti'nin çöküşünde etkili olmuştur?
- A) Yalnızca I ve III
- B) I, III ve IV
- C) I, II ve III ✓
- D) Yalnızca II ve IV
- E) I, II, III ve IV
I. Göktürk Devleti'nin 630'da yıkılmasında Çin'in 'böl ve yönet' politikası (I), İpek Yolu ticaret gelirlerinin Türkler aleyhine işletilmesi (II) ve hanedan içi taht çatışmaları (III) belirleyici rol oynamıştır. Ancak IV. seçenek olan İslamiyet'in etkisi bu döneme ait değildir; İslam'ın Orta Asya'ya yayılması 7. yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlamış ve I. Göktürk'ün yıkılışında (630) belirleyici bir etken olmamıştır. Doğru yanıt I, II ve III'ü kapsayan C şıkkıdır.
24. Türk tarihinde 'dört büyük hükümdar' kavramı tartışmalı olmakla birlikte Mete Han bu isimler arasında tartışmasız yer almaktadır. Mete Han'ın ölümünden sonra Büyük Hun Devleti'nin doğu ve batı olarak ikiye ayrılması sürecini tetikleyen temel iç dinamik aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Çin'in Büyük Seddi inşa ederek Hunların güneye inmesini engellemesi
- B) Mete Han'ın veraset sistemini belirleyen bir vasiyet bırakmamış olması
- C) Hunların Pers uygarlığını benimsemesiyle ortaya çıkan kültürel farklılaşma
- D) Çin ile yapılan antlaşmaların Hunların batıya yayılmasını engellemesi
- E) Türk devlet anlayışındaki 'ülke hanedan üyelerinin ortak malıdır' ilkesinin merkezi otoriteyi zayıflatması ✓
'Ülke hanedanın ortak malıdır' ilkesi, Türk devlet geleneğinin en yapısal zaafiyetlerinden birini oluşturmaktadır. Bu anlayış, hükümdar ailesinin her üyesinin devlet toprakları üzerinde hak iddia etmesine zemin hazırlamış; sürekli taht kavgalarına ve nihayetinde büyük devletlerin parçalanmasına yol açmıştır. Büyük Hunların Doğu ve Batı olarak ayrılması da bu yapısal sorunun somut bir yansımasıdır. B şıkkı bireysel bir faktörü işaret eder; oysa asıl neden kurumsal ve sistematik bir ilkedir.
25. Türklerin yazıyı kullanmaya başlaması tarih araştırmacıları tarafından önemli bir kırılma noktası olarak değerlendirilmektedir. Orhun Yazıtları'nın (8. yüzyıl) tarih yazımı açısından önemi aşağıdaki şıklardan hangisinde en doğru biçimde ifade edilmiştir?
- A) Türk hükümdarlarının Çin imparatorlarına bağımlılıklarını resmen belgelemesi
- B) Orta Asya coğrafyasındaki tüm halkları Türk kimliği altında ilk kez birleştirmesi
- C) Türklerin din değiştirerek İslamiyet'i benimsemesinin ilk yazılı kanıtlarını sunması
- D) Türk tarihinin yalnızca arkeolojik bulgulara dayanmak zorunda kalınan döneminin sona ermesi
- E) Türk tarihinin yalnızca yabancı kaynaklar üzerinden değil, kendi bakış açısıyla da yazılabilmesine olanak tanıması ✓
Orhun Yazıtları öncesinde Türk tarihi büyük ölçüde Çin yıllıkları, Bizans ve Arap kaynakları gibi yabancı belgeler aracılığıyla izlenebilmekteydi. Bu kaynaklar dışarıdan bir bakış açısı sunmaktaydı. Orhun Yazıtları ise Türklerin kendi dillerinde, kendi bakış açılarıyla tarihlerini anlattıkları ilk özgün belgelerdir. Bu yönüyle tarih yazımında öznel ve iç perspektifin ortaya çıkması açısından büyük bir öneme sahiptir. A şıkkı kısmen doğru olmakla birlikte en kapsamlı ve doğru değerlendirme E şıkkında yer almaktadır.