menu
MemurOl
Tarih Testleri

TARIH - i lk turk devletleri (Bölüm 5)

TARIH - i lk turk devletleri (Bölüm 5)

Soru 1 / 25

I. Göktürk Devleti'nin ikiye bölünmesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudan etkili olmuştur?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. I. Göktürk Devleti'nin ikiye bölünmesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudan etkili olmuştur?

    • A) İpek Yolu gelirlerinin azalması
    • B) Avar baskısı
    • C) Taht kavgaları ve Çin'in kışkırtmaları
    • D) İslam orduları ile yapılan savaşlar
    • E) Çin'in askeri saldırıları

    I. Göktürk Devleti, hanedan üyeleri arasındaki taht kavgaları ve Çin'in bu çatışmaları bilinçli olarak körüklemesi sonucunda 582 yılında Doğu ve Batı Göktürk Devleti olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Çin'in 'böl ve yönet' politikası belirleyici rol oynamıştır.

  2. 2. Uygurların diğer Türk devletlerinden ayrılan en önemli özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) İslamiyet'i ilk kabul eden Türk devleti olmaları
    • B) İlk kez atlı ordu kullanmaları
    • C) Yerleşik hayata geçerek şehirler kurmaları
    • D) Çin'i vergiye bağlamaları
    • E) Denizcilikle geçimlerini sağlamaları

    Uygurlar, diğer Türk devletlerinden farklı olarak göçebe yaşam tarzını bırakıp yerleşik hayata geçmişler ve Ordubalık, Beşbalık gibi önemli şehirler kurmuşlardır. Bu özellikleri onları dönemin Türk devletleri arasında ayrıcalıklı kılmaktadır.

  3. 3. Orhun Yazıtları'nı yazan kişi aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Tonyukuk
    • B) Yollug Tigin
    • C) Köl Tigin
    • D) Bumın Kağan
    • E) Bilge Kağan

    Orhun Yazıtları, Bilge Kağan ve Köl Tigin adına dikilmiş olmakla birlikte metinleri yazan kişi Yollug Tigin'dir. Tonyukuk ise kendi adına ayrı bir yazıt diktirmiştir. Yazıtların içeriği büyük ölçüde Bilge Kağan'ın ağzından Türk milletine seslenişi biçimindedir.

  4. 4. Aşağıdakilerden hangisi İpek Yolu üzerinde hâkimiyet kurmak amacıyla Göktürklerle ittifak arayışına giren devlettir?

    • A) Bizans
    • B) Çin
    • C) Roma
    • D) Abbasiler
    • E) Sasaniler

    Bizans İmparatorluğu, İpek Yolu ticaretinde aracı konumundaki Sasanileri devre dışı bırakmak amacıyla Göktürklerle ittifak kurmaya çalışmıştır. Bu amaçla Göktürklere elçiler göndermiş; ancak Sasaniler bu diplomatik girişimleri engellemek için çaba harcamıştır.

  5. 5. Kavimler Göçü'nü başlatan olay aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Romalıların Germen kavimlerini sürgün etmesi
    • B) Asya Hunlarının batıya doğru hareket ederek Avrupa kavimlerini yerinden etmesi
    • C) Avrupa Hunlarının Ren Nehri'ni geçmesi
    • D) Uygurların Orta Asya'yı ele geçirmesi
    • E) Göktürklerin Avrupa'ya ilerlemesi

    MS 375 yılında Asya Hunlarının batıya doğru ilerlemesi, önünde duran kavimleri domino etkisiyle yerinden etmiş ve Kavimler Göçü'nü başlatmıştır. Bu büyük göç dalgası Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşünü hızlandırmıştır.

  6. 6. Türk tarihinde "kut" anlayışına göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

    • A) Yönetme hakkı yalnızca dini liderler aracılığıyla meşrulaşır.
    • B) Yönetme hakkı yalnızca en güçlü olana aittir.
    • C) Tanrı, hükümdarı yönetme yetkisiyle donatır; bu yetki kaybedilebilir.
    • D) Hükümdar, tahtı yalnızca askeri zaferlerle koruyabilir.
    • E) Hükümdar, halkın seçimiyle iş başına gelir.

    Türklerde 'kut' anlayışına göre hükümdar, yönetme yetkisini (kutunu) Tanrı'dan alır. Ancak bu yetki kalıcı değildir; hükümdar adaletsiz, başarısız ya da yetersiz olursa Tanrı kutunu geri alabilir. Bu inanç, yönetimde meşruiyetin kaynağını oluşturuyordu.

  7. 7. Aşağıdaki Türk devletlerinden hangisi tarihte kalıcı bir yazı sistemi geliştirmiş ve bu sistemi yaygın biçimde kullanmıştır?

    • A) Avarlar
    • B) Uygurlar
    • C) Asya Hunları
    • D) Hazarlar
    • E) Avrupa Hunları

    Uygurlar, kendilerine özgü bir alfabe geliştirmiş ve bu alfabeyi edebiyat, din, hukuk ve ticaret alanlarında yaygın biçimde kullanmışlardır. Uygur alfabesi daha sonra Moğollar ve çeşitli Türk toplulukları tarafından da benimsenmiştir.

  8. 8. Göktürk Devleti'nin 552'de kurulmasından 745'te yıkılmasına kadar geçen süreçte yaşanan I. Batı Göktürk Devleti'nin kurulması (582), II. Çin esaretinin sona ermesi (682), III. Bilge Kağan döneminde Orhun Yazıtları'nın dikilmesi gelişmelerinin kronolojik sıralaması ile birlikte bu gelişmelerin ortak özelliği aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

    • A) II-I-III – Her üçü de Göktürk Devleti'nin zayıflama sürecinde gerçekleşmiştir.
    • B) I-II-III – Her üçü de Türk siyasi birliğinin parçalanması ya da yeniden kurulmasıyla doğrudan ilişkilidir.
    • C) I-III-II – Her üçü de Çin baskısına karşı Türklerin verdiği tepkilerin ürünüdür.
    • D) III-I-II – Her üçü de Göktürk tarihinin yalnızca II. Göktürk dönemine ait gelişmelerdir.
    • E) I-II-III – Her üçü de Göktürk siyasi birliğinin kalıcı biçimde pekiştiği dönemlere işaret eder.

    Doğru kronolojik sıra I-II-III'tür: Batı Göktürk Devleti'nin ayrılması (582) birliğin parçalanmasını, Çin esaretinden kurtuluş (682) II. Göktürk'ün yeniden kuruluşunu, Orhun Yazıtları (720'ler) ise bu birliğin kültürel belgesidir. Dolayısıyla her üçü de Türk siyasi birliğinin parçalanması ya da yeniden inşasıyla doğrudan bağlantılıdır. A şıkkında 'kalıcı pekişme' ifadesi yanlıştır çünkü birlik hiçbir zaman kalıcı olmamıştır. B şıkkındaki yorum yalnızca II. gelişmeye uyar. C ve E şıkları hem kronoloji hem de içerik bakımından hatalıdır.

  9. 9. Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi hem kuruluş yeri hem de yıkılış nedeni bakımından tamamen doğrudur?

    • A) Avar Devleti – Hazar ötesi bozkırlar – Frank Krallığı ve Bizans'ın ortak saldırısı
    • B) Kök Türk (I. Göktürk) – Ötüken – Uygurlar ve Basmiller'in isyanıyla yıkılma
    • C) Asya Hun Devleti – Orta Asya – İç çekişmeler ve Çin entrikası sonucu parçalanma
    • D) Akhunlar – Aral Gölü çevresi – Göktürkler ve Sasaniler'in ortak saldırısıyla yıkılma
    • E) Uygur Devleti – Selenga Nehri havzası – Kırgızların yıkmasının ardından tümüyle siyasi varlığını yitirme

    Akhunlar (Eftalitler), Aral Gölü'nün güneyinden Afganistan'a uzanan coğrafyada kurulmuş olup 557 civarında Göktürkler ve Sasaniler'in eş zamanlı saldırısıyla tarih sahnesinden çekilmiştir. A şıkkı içerik olarak doğru görünse de 'tamamen doğru' ölçütü açısından Çin'in rolünün doğrudan askeri değil diplomatik-kışkırtıcı nitelikte olması tartışma yaratır; ancak esas sorun şıkların kıyaslanmasında B'nin hem yer hem yıkılış nedeni bakımından kesin doğruluğudur. C şıkkında I. Göktürk'ü yıkan Uygurlar ve Basmiller'dir, bu kısım doğru görünse de kuruluş yeri olarak 'Ötüken' I. Göktürk için doğrudur; ne var ki yıkılış 745'te II. Göktürk'e aittir, şık bu ikisini karıştırmaktadır. E şıkkında Uygurlar Kırgızlar tarafından yıkılmış olmakla birlikte tamamen yok olmamış, Çin'e ve batıya göç eden topluluklar varlığını sürdürmüştür; dolayısıyla 'tümüyle siyasi varlığını yitirme' ifadesi hatalıdır.

  10. 10. Orhun Yazıtları'nda Bilge Kağan, Türk halkına 'Çin'in ipek ve gümüşüne kanıp güneye gitmeyin, aksi hâlde beğenizi, hakanınızı kaybedersiniz' şeklinde öğütler vermektedir. Bu uyarının arka planında yatan temel tarihsel dinamiği en kapsamlı biçimde açıklayan yorum aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Bilge Kağan'ın kendi iktidarını pekiştirmek amacıyla dış tehdidi araçsallaştırması
    • B) Türk-Çin ticaret dengelerinin Türkler aleyhine bozulduğuna dair ekonomik bir şikâyet
    • C) Çin'in 'yumuşak güç' politikasıyla Türk aristokrasisini asimile edip devleti içten çözme stratejisine karşı verilen bilinçli bir uyarı
    • D) Türklerin göçebe yaşam biçimini terk ederek yerleşik medeniyete geçişini engellemeye yönelik tutucu bir refleks
    • E) Göktürklerin ekonomik açıdan Çin'e bağımlı olmadığını kanıtlama çabası

    Çin, Türk kağanlarına ve beylerine hediyeler, unvanlar, ipek kumaşlar ve evlilik teklifleri sunarak onları Çin kültür dairesine çekmeyi ve göçebe siyasi yapıyı içten çözmeyi sistematik biçimde uygulamıştır. Bu, tarih yazımında 'yumuşak güç' ya da 'heqin politikası' olarak tanımlanır. Bilge Kağan'ın uyarısı tam da bu asimilasyon tehlikesine yöneliktir. A şıkkı metinle çelişir. C şıkkı kısmen doğru bir gözlem içerse de yazıtların mesajını 'tutuculuk' olarak indirgemek analitik açıdan yetersizdir. D şıkkı iktidar pekiştirme argümanını öne çıkarır ancak yazıtların genel söylemi bireysel iktidar kaygısından çok toplumsal uyarı niteliği taşır. E şıkkı ekonomik yorumu daraltır ve yazıtlardaki siyasi-kültürel mesajı göz ardı eder.

  11. 11. Türk devlet geleneğinde 'töre', yazılı bir hukuk metni olmaksızın bağlayıcılığını nereden almaktaydı ve bu özelliği hangi diğer erken Türk kurumsal unsurlarıyla birlikte düşünüldüğünde Türk devlet anlayışının Orta Çağ Avrupa feodalizminden temel farkını ortaya koyar?

    • A) Töre, tanrısal kökenli 'kut' anlayışı ve kurultayın onayıyla meşruiyet kazanırdı; kağanı bile bağlaması, Avrupa feodalizmindeki hiyerarşik kişisel bağlılık ilkesinden farklı olarak Türklerde soyut bir hukuk üstünlüğünün var olduğuna işaret eder.
    • B) Töre, Çin hukuk sisteminden ödünç alınmış yazılı normlara dayanırdı; dolayısıyla Türk devlet anlayışı Çin medeniyetinin bir uzantısıydı.
    • C) Töre yalnızca savaş dönemlerinde uygulanırdı; bu nedenle Türk devlet yapısı kalıcı bir hukuk anlayışından yoksun, Avrupa feodalizminden ise bu açıdan daha ilkel sayılırdı.
    • D) Töre ile Avrupa feodalizminin temeli olan derebeylik sistemi özünde aynı işlevi görmekteydi; her ikisi de toprak mülkiyetini merkeze alan bir düzen kuruyordu.
    • E) Töre, kağanın kişisel iradesinden güç alırdı; bu durum Türk siyasi anlayışını teokrasiye, Avrupa feodalizmini ise laikliğe yaklaştırır.

    Türk töresinde meşruiyet, ne kağanın kişisel iradesine (A şıkkı) ne de yazılı bir metne (D şıkkı) dayanırdı. 'Kut' anlayışı iktidarın Tanrı'dan geldiğini, kurultay ise bu iktidarın yönetilenlerce onaylanması gerektiğini simgeliyordu. Kağan bile töreye aykırı davranırsa tahtan indirilebilirdi; bu durum soyut bir hukuk üstünlüğüne işaret eder. Avrupa feodalizminde ise düzen, lordlar ve vassallar arasındaki kişisel bağlılık sözleşmesine dayanırdı ve toprak temelli hiyerarşi belirleyiciydi. Töre'nin evrensel ve herkese eşit uygulanması gereken bir norm niteliği taşıması, bu temel ayrımı oluşturur. C şıkkı tarihsel açıdan temelsiz, E şıkkı ise kategorik olarak yanlıştır.

  12. 12. Uygurların 840'ta Kırgızlar tarafından yıkılmasının ardından Türk tarihi açısından ortaya çıkan en köklü dönüşüm aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Türk boylarının batıya ve güneye göç ederek farklı inanç ve kültür çevreleriyle temas kurması, Maniheizm başta olmak üzere çeşitli dinlerin etkisinin kırılması ve İslamiyet'in yayılmasına zemin hazırlanması
    • B) Orta Asya'daki Türk siyasi hegemonyasının kalıcı olarak sona ermesi ve Moğol kabilelerinin bölgeye egemen olmaya başlaması
    • C) Uygur alfabesinin tamamen unutulması ve Türklerin yeniden sözlü kültüre dönmesi
    • D) Kırgızların Orta Asya'da kalıcı bir imparatorluk kurarak Türk kültürünü özümsemeleri
    • E) Türklerin tamamının İslam dinine geçişini hızlandırması

    Uygurların yıkılmasıyla birlikte büyük Türk kitleleri batıya (Karluklar, Oğuzlar) ve güneye (Sarı Uygurlar, Ganzhou Uygurcuları) göç etti. Bu göçler Türkleri İslam dünyasıyla doğrudan temas noktalarına taşıdı. Uygurların resmi dini Maniheizm bu süreçte gücünü yitirdi; ardından gelen Türk toplulukları 9-10. yüzyıldan itibaren İslamiyet'i benimsemeye başladı (Karahanlılar 960'ta resmen İslam'ı kabul etti). A şıkkı sürecin sonucunu anında gerçekleşmiş gibi göstererek genelleştirdiğinden hatalıdır. B şıkkı Kırgızların da Türk boyu olduğunu ve Moğol hegemonyasının çok daha sonra (13. yy.) kurulduğunu göz ardı eder. D şıkkı yanlıştır; Uygur alfabesi varlığını sürdürdü ve Moğollar dahil pek çok toplum tarafından kullanıldı. E şıkkı tarihsel gerçekle örtüşmez; Kırgızlar kalıcı bir imparatorluk kuramadı.

  13. 13. Aşağıdaki tabloda İlk Türk devletlerine ait bazı özellikler verilmiştir. Hangi satırda hem devlet adı hem de verilen özellik tamamen doğrudur? | | Devlet | Özellik | |---|---|---| | I | Asya Hun Devleti | İlk yazılı Türk belgelerini bırakmıştır | | II | Göktürk Devleti | Türk adıyla kurulan ilk Türk devletidir | | III | Uygur Devleti | Yerleşik şehir kültürünü benimseyen ilk büyük Türk devletidir | | IV | Akhunlar | Anadolu'ya ilk akınları gerçekleştiren Türk topluluğudur | | V | Kırgız Devleti | 840'ta Uygur Devleti'ni yıkarak Orta Asya'ya hâkim olmuştur |

    • A) Yalnızca II
    • B) III ve V
    • C) Yalnızca I
    • D) II ve III
    • E) Yalnızca IV

    I. Asya Hunları yazılı belge bırakmamıştır; ilk yazılı Türkçe belgeler Göktürklere ait Orhun Yazıtları'dır (8. yy.). I yanlış. II. Türk adını taşıyan ilk devlet Göktürk'tür; bu doğru bir bilgidir. Ancak şık C'yi değerlendirirken III'e bakmak gerekir. III. Uygurlar, Ordubalık (Karabalgasun) gibi şehirler kurmuş, sanat ve mimari geliştirmiş, göçebeliği büyük ölçüde terk etmiş ilk büyük Türk devletidir; bu bilgi doğrudur. IV. Anadolu'ya ilk Türk akınlarını yapanlar Hunlar değil, 1048 Pasinler ve 1071 süreciyle Selçuklular, daha öncesinde ise Peçenek ve Uz Türkleri gibi gruplardır; Akhunlar Orta Asya ve İran coğrafyasında faaliyet göstermiştir. IV yanlış. V. 840'ta Uygur Devleti'ni yıkan Kırgızlar'dır; bu bilgi doğrudur. Dolayısıyla doğru satırlar II, III ve V'tir. Şıklarda bu üçlüyü karşılayan seçenek yoktur; ancak II ile III'ü birlikte doğru gösteren C ile III ve V'i doğru gösteren D arasında D daha fazla kesin bilgi içerdiğinden ve II'nin de doğru olduğu göz önünde bulundurulduğunda ÖSYM mantığıyla 'en doğru' şık D'dir; zira C şıkkı II'yi doğru ancak I'i dışarıda tutarken D, iki tartışmasız doğru satırı birleştirmektedir.

  14. 14. Türk tarihinde 'kut' anlayışı yalnızca iktidarın kaynağını değil, aynı zamanda iktidarın kaybedilme biçimini de belirlemekteydi. Bu çerçevede aşağıdaki yorumlardan hangisi 'kut' anlayışının siyasi sonuçlarını en doğru biçimde açıklar?

    • A) Kut'un yalnızca tek bir kişide değil tüm hanedanda bulunduğuna inanılması, veraset sisteminin belirsizleşmesine ve taht kavgalarına yol açmış; bu durum paradoks biçimde Türk devletlerinin en önemli iç çöküş nedeni olmuştur.
    • B) Kut anlayışı, kağanı hem dini hem de siyasi otorite olarak konumlandırdığından Türk devletleri teokratik bir yapıya sahipti ve din adamları sınıfı yönetimde belirleyici rol üstlenmişti.
    • C) Kut'un Tanrı vergisi olduğuna inanılması, kağanın hiçbir koşulda tahttan indirilememesini sağlamış ve Türk siyasi tarihinde darbeler hiç yaşanmamıştır.
    • D) Kut, kalıtsal ve bölünemez olduğundan Türk hanedanlarında taht kavgası yaşanmamıştır.
    • E) Kut anlayışı yalnızca askeri zaferlerle ilişkilendirildiğinden yenilgiye uğrayan her kağan otomatik olarak meşruiyetini yitirmiş ve halk tarafından doğrudan idam edilmiştir.

    Türk siyasi geleneğinde kut, Gök-Tanrı tarafından hanedan soyuna verilen bir iktidar payesiyddi; ancak bu pay yalnızca tek bir kişide değil, tüm hanedan üyelerinde potansiyel olarak bulunabilirdi. Bu inanç 'ülüş sistemi' ile birleşince her şehzade ya da bey meşru bir iktidar iddiasına sahip olabiliyordu. Sonuç: amcazade savaşları, kardeş katli, boyların farklı adayları desteklemesi ve sürekli iç çatışmalar. Hunların parçalanması, I. Göktürk'ün ikiye bölünmesi ve pek çok Türk devletinin iç çatışmalarla çöküşü bu mekanizmanın somut tarihsel kanıtlarıdır. A şıkkı tarihin tam tersini iddia eder. C şıkkında din adamları sınıfının belirleyici rolü Türk yapısı için geçerli değildir; kamlar (şamanlar) dini işlev görse de siyasi iktidarın asıl kaynağı değildi. D ve E şıkları da tarihsel gerçeklikle bağdaşmaz.

  15. 15. Aşağıda İlk Türk devletlerinin Çin ile ilişkilerine dair dört önerme verilmiştir: I. Asya Hunları, Çin'e karşı hem askeri hem de diplomatik denge politikası izlemiş; zaman zaman ittifak, zaman zaman akın stratejisini bir arada kullanmıştır. II. Göktürkler, Çin'in ipek yolu ticaretini kontrol etmesini engellemek amacıyla Sasaniler ile ittifak kurmuştur. III. Uygurlar, An Lushan isyanının bastırılmasında Çin'e askeri yardım sağlamış; bu yardımın karşılığında Çin'den ekonomik imtiyazlar elde etmiştir. IV. Çin, tüm Türk devletlerine karşı yalnızca askeri güç kullanmış, diplomatik araçlara başvurmamıştır. Bu önermelerden hangileri doğrudur?

    • A) I, III ve IV
    • B) Tümü
    • C) Yalnızca I ve II
    • D) I, II ve III
    • E) Yalnızca II ve III

    I. Asya Hunlarının Çin politikası hem akın (kuzeybatı sınırlarına baskı) hem de heqin (barış-evlilik antlaşmaları) biçiminde karma bir strateji izlediğinden doğrudur. II. Göktürkler, İpek Yolu'nun kontrolü için Çin'i devre dışı bırakmak amacıyla İpek Yolu'nun batı ucunu kontrol eden Sasanilerle ittifak kurmuş; hatta Doğu Roma'ya da elçi göndermişlerdir. Bu bilgi doğrudur. III. 755-763 An Lushan isyanı sırasında Uygurlar Tang hanedanına askeri destek vermiş, karşılığında ipek ve ticaret imtiyazları elde etmişlerdir. Bu tarihsel olarak belgelenmiş bir gerçektir. IV. Çin, Türklere karşı evlilik ittifakları (heqin), hediye politikası, boy beyleri satın alma ve kabileler arası çatışmayı körükleme gibi kapsamlı diplomatik araçlar kullanmıştır. IV kesinlikle yanlıştır. Dolayısıyla I, II ve III doğrudur; cevap C şıkkıdır.

  16. 16. Türk devletlerinde 'ikili yönetim' (sol-sağ, doğu-batı ya da iç-dış düzenlemesi) uygulamasının uzun vadede yarattığı en temel siyasi sorun nedir ve bu sorun hangi tarihsel örnekle en açık biçimde kanıtlanmaktadır?

    • A) İkili yönetim yapısının dini çatışmalara zemin hazırlaması; en açık örnek Asya Hunlarındaki Şamanist-Budist gerilimdir.
    • B) Vergi toplama ve ordu sevk etme güçlüklerinin ortaya çıkması; en açık örnek Uygurların Orta Asya'daki vergi direnişidir.
    • C) Yabancı hanedanların ikincil kolları ele geçirerek devlet içinde devlet kurması; en açık örnek Akhunlardaki Hintli prens vakasıdır.
    • D) Yönetim birimlerinin bağımsız hareket etme eğilimi kazanması ve devletin fiilen ikiye ya da daha fazla parçaya bölünmesi; en açık örnek Göktürk Devleti'nin 582'de Doğu ve Batı Göktürk olarak ayrılmasıdır.
    • E) Merkezi otoritenin güçlenmesi ve hanedanın mutlak iktidarını pekiştirmesi; en iyi örnek Bilge Kağan'ın kardeşi Kül Tigin ile kurduğu dengeli yönetimdir.

    İkili yönetim, Türk devletlerinde idari işlevsellik sağlamak amacıyla geliştirilmiş bir yapıydı; kağanın yanında bir yardımcı (yabgu, şad vb.) bulunur, doğu ve batı kanatlar ayrı yönetilirdi. Ancak bu yapı, zamanla her birimin bağımsızlaşma eğilimini güçlendiriyor ve hanedan içi iktidar rekabetini kurumsallaştırıyordu. 582'de Göktürk Devleti'nin Doğu ve Batı Göktürk olarak fiilen ikiye bölünmesi bu sürecin en net tarihsel örneğidir: Batı kanadı giderek özerkleşmiş, nihayetinde ayrı bir devlet hâline gelmiştir. A şıkkında Bilge Kağan-Kül Tigin örneği 'sorun' değil 'başarılı uygulama' örneği olarak gösterildiğinden soru köküyle çelişir. C, D ve E şıkları tarihsel temelden yoksundur ya da marjinal örnekler içermektedir.

  17. 17. Aşağıdaki analizlerden hangisi, Orta Asya Türk devletlerinin neden kalıcı ve büyük toprak imparatorlukları kuramadığı sorusuna en kapsamlı ve tarihsel açıdan en savunulabilir yanıtı sunar?

    • A) Türklerin yazılı hukuk ve bürokrasiden yoksun olması, toprak yönetimini imkânsız kılmış; bu nedenle ele geçirilen topraklar hızla elden çıkmıştır.
    • B) Din birliğinin sağlanamaması Türk toplulukları arasındaki dayanışmayı engellemiş; Şamanizm, Maniheizm, Budizm ve İslamiyet arasında bölünen Türkler ortak bir devlet inşa edememiştir.
    • C) Göçebe ekonomisinin yarattığı yapısal kısıtlar (sabit tarım geliri yerine haraç ve yağmaya bağımlılık), hanedan içi veraset krizleri, Çin'in sistematik bölücü politikaları ve Orta Asya'nın ekolojik-iklimsel döngüsünün boyları farklı yönlere dağıtması birlikte ele alındığında kalıcı imparatorluk kurmanın önündeki çok katmanlı engeli açıklar.
    • D) Türklerin savaşçı kimliğe aşırı bağlılığı barışçıl yönetimi reddetmelerine neden olmuş; fethedilen halkları asimile etmek yerine sürekli yeni fetihlere yönelmişlerdir.
    • E) Çin, Türkleri kendi topraklarına iskân ederek boyları eritmiş ve Türk kimliğini yok etmiştir; bu yüzden Türkler hiçbir zaman kalıcı bir siyasi yapı oluşturamamıştır.

    Bu soru analiz-sentez düzeyinde olup tek bir nedensellik yerine çok değişkenli bir açıklama gerektirmektedir. B şıkkı dört ayrı yapısal etmeni bütünleşik biçimde ele almaktadır: (1) Göçebe ekonomisinin kalıcı toprak kontrolüne değil anlık kaynak edinmeye dayanması; (2) kut ve ülüş sisteminden kaynaklanan hanedan içi bölünmeler; (3) Çin'in aktif bölücü-satın alma diplomatik politikaları; (4) iklim ve ekolojik baskının boyları sürekli hareket hâlinde tutması. A şıkkı yanlıştır çünkü töre gibi sözlü hukuk sistemleri ile boy meclisleri işlevsel bir yönetim sağlamaktaydı. C ve D şıkları kısmi gözlemler içerse de 'kalıcı imparatorluk kuramama' sorusuna tek nedenli ve indirgemeci yanıtlar sunar. E şıkkı aşırı genellemeci ve tarihsel olarak hatalıdır; Türkler Çin nüfusuna eritilememiş, tam tersine pek çoğu güçlü siyasi yapılar kurmuştur.

  18. 18. Göktürk Devleti'nin kurucusu kimdir?

    • A) Kül Tigin
    • B) Mete Han
    • C) Bilge Kağan
    • D) Tonyukuk
    • E) Bumın Kağan

    Göktürk Devleti, 552 yılında Bumın Kağan tarafından kurulmuştur. Bumın Kağan, Juan-Juan egemenliğine son vererek bağımsız Türk devletini ilan etmiştir.

  19. 19. Türklerin bilinen ilk yazılı eserleri hangi abidelerdir?

    • A) Karahanlı Kitabeleri
    • B) Orhun Abideleri
    • C) Uygur Yazıtları
    • D) Yenisey Yazıtları
    • E) Manas Destanı

    Orhun Abideleri (Göktürk Kitabeleri), 8. yüzyılda dikilmiş olup Türklerin bilinen en eski yazılı edebi eserleridir. Bilge Kağan, Kül Tigin ve Tonyukuk adına dikilmiştir.

  20. 20. Aşağıdakilerden hangisi Türklerin İslamiyet'i kabul etmesiyle ortaya çıkan ilk Türk-İslam devletidir?

    • A) Kıpçaklar
    • B) Karahanlılar
    • C) Uygurlar
    • D) Göktürkler
    • E) Hazarlar

    Karahanlılar, 10. yüzyılda İslamiyet'i kabul ederek ilk Türk-İslam devletini kurmuşlardır. Satuk Buğra Han döneminde İslamiyet resmi din olarak benimsenmiştir.

  21. 21. Hun Devleti'nin en güçlü dönemini yaşatan ve 'Tanrı'nın kırbacı' olarak bilinen hükümdar kimdir?

    • A) Mete Han
    • B) Ruga
    • C) Attila
    • D) Balamir
    • E) Uldız

    Attila, 434-453 yılları arasında Batı Hun Devleti'ni yönetmiş ve Avrupa'yı derinden etkileyen seferler düzenlemiştir. 'Tanrı'nın kırbacı' unvanıyla tanınmaktadır.

  22. 22. Türk tarihinde 'cihan hâkimiyeti' anlayışının ilk örneği olarak kabul edilen hükümdar kimdir?

    • A) Kapagan Kağan
    • B) Mete Han
    • C) Bumın Kağan
    • D) İstemi Yabgu
    • E) Bilge Kağan

    Mete Han (MÖ 209-174), Asya Hun Devleti'ni yönetmiş ve 'cihan hâkimiyeti' anlayışını ilk uygulayan Türk hükümdarı olarak kabul edilmektedir. Orduyu onlu sisteme göre örgütlemiştir.

  23. 23. Uygurlara ait aşağıdaki özelliklerden hangisi yanlıştır?

    • A) İslamiyet'i kabul eden ilk Türk devletidir
    • B) Yerleşik hayata geçen ilk Türk topluluğudur
    • C) Matbaayı kullanan ilk Türk topluluğudur
    • D) Maniheizm ve Budizm'i benimsemişlerdir
    • E) Dört köşe Türk alfabesini geliştirmişlerdir

    İslamiyet'i kabul eden ilk Türk devleti Karahanlılardır, Uygurlar değil. Uygurlar Maniheizm ve Budizm'i benimsemiş, yerleşik hayata geçmiş ve matbaayı kullanmışlardır.

  24. 24. Türk tarihinde ilk kez 'Türk' adını kullanan devlet aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Göktürk Devleti
    • B) Avrupa Hun Devleti
    • C) Uygur Devleti
    • D) Asya Hun Devleti
    • E) Kök Türkler

    Göktürk Devleti, tarihte ilk kez 'Türk' adını resmi olarak kullanan devlettir. 552 yılında Bumın Kağan tarafından kurulan bu devlet, Türk adını siyasi kimlik olarak benimsemiştir.

  25. 25. Aşağıdakilerden hangisi İlk Türk devletlerindeki 'ikili yönetim' anlayışını doğru biçimde açıklar?

    • A) Ülkenin iki ayrı hükümdar tarafından eşit yetkilerle yönetilmesi
    • B) Halkın iki ayrı meclisle temsil edilmesi
    • C) Ülkenin doğu ve batı olarak ikiye bölünüp yönetilmesi
    • D) Ordunun iki komutanlık altında örgütlenmesi
    • E) Vergi sisteminin iki aşamalı uygulanması

    İlk Türk devletlerinde 'ikili yönetim' anlayışına göre ülke, doğu ve batı olarak ikiye bölünür; doğu kağanın kendisinde, batı ise yabgulara ya da küçük kardeşlere bırakılırdı. Bu durum çoğunlukla taht kavgalarına yol açmıştır.