menu
MemurOl
Tarih Testleri

TARIH - tanzimat mesrutiyet (Bölüm 2)

TARIH - tanzimat mesrutiyet (Bölüm 2)

Soru 1 / 25

II. Meşrutiyet hangi yılda ilan edilmiştir?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. II. Meşrutiyet hangi yılda ilan edilmiştir?

    • A) 1912
    • B) 1908
    • C) 1876
    • D) 1919
    • E) 1878

    II. Meşrutiyet, 23 Temmuz 1908'de İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin baskısı üzerine II. Abdülhamit tarafından ilan edilmiştir. Bu tarihten sonra Osmanlı yönetiminde İttihatçılar belirleyici bir güç haline gelmiştir.

  2. 2. Kanun-i Esasi'yi hazırlayan komisyonun başında bulunan devlet adamı kimdir?

    • A) Ali Paşa
    • B) Ziya Paşa
    • C) Fuat Paşa
    • D) Mustafa Reşit Paşa
    • E) Midhat Paşa

    Kanun-i Esasi'yi hazırlayan komisyonun başında Midhat Paşa bulunmaktadır. Bu nedenle Kanun-i Esasi zaman zaman 'Midhat Anayasası' olarak da anılmaktadır. Midhat Paşa, I. Meşrutiyet'in ilanında en etkin rol oynayan devlet adamıdır.

  3. 3. Tanzimat Fermanı'nın ilan edilmesinde aşağıdaki gelişmelerden hangisi doğrudan etkili olmuştur?

    • A) Mısır Sorunu ve Avrupalı devletlerin baskısı
    • B) Kırım Savaşı'nın başlaması
    • C) Balkan milletlerinin bağımsızlık ilan etmesi
    • D) Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılması
    • E) II. Mahmut'un tahta çıkması

    Tanzimat Fermanı'nın ilanında Mısır Sorunu (Mehmet Ali Paşa isyanı) ve bu süreçte Avrupalı devletlerin desteğine ihtiyaç duyulması belirleyici olmuştur. Osmanlı Devleti, Avrupa'nın desteğini kazanmak için reformları ilan etme yoluna gitmiştir.

  4. 4. Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat döneminin özelliklerinden biri değildir?

    • A) Hukuk alanında modernleşme çabası
    • B) Batı tarzı eğitim kurumlarının açılması
    • C) Basın ve yayın faaliyetlerinin gelişmesi
    • D) Osmanlı kimliği fikrinin ön plana çıkması
    • E) Çok partili siyasi hayata geçiş

    Tanzimat döneminde (1839-1876) çok partili siyasi hayata geçiş yaşanmamıştır. Bu dönemde Batı tarzı okullar açılmış, Osmanlıcılık fikri gelişmiş, hukuk modernleştirilmiş ve gazetecilik ilerlemiştir. Çok partili hayat ancak II. Meşrutiyet sonrasında başlamıştır.

  5. 5. 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı'nın temel ilkeleri arasında yer alan 'can, mal ve ırz güvenliğinin sağlanması' hangi geleneksel Osmanlı uygulamasını fiilen kaldırmıştır?

    • A) Tımar sistemi
    • B) Yeniçeri Ocağı
    • C) Müsadere uygulaması
    • D) Lonca teşkilatı
    • E) Devşirme sistemi

    Tanzimat Fermanı'nın 'mal güvenliği' ilkesi, devletin herhangi bir gerekçe göstermeksizin kişilerin mülklerine el koyması anlamına gelen müsadere uygulamasını fiilen sona erdirmiştir. Devşirme sistemi daha önce, Yeniçeri Ocağı ise 1826'da (Vaka-i Hayriye) kaldırılmıştı. Tımar sistemi 18. yüzyılda fiilen işlevsiz kalmış, lonca teşkilatı ise Tanzimat'la doğrudan kaldırılmamıştır.

  6. 6. Islahat Fermanı (1856) ile Tanzimat Fermanı (1839) karşılaştırıldığında Islahat Fermanı'nı diğerinden ayıran en temel özellik hangisidir?

    • A) Osmanlı vatandaşlarının can ve mal güvencesini ilk kez tanımlaması
    • B) Osmanlı Devleti'nin ilk kez Batılı devletlerle ortak bir belge imzalaması
    • C) Vergi sisteminde köklü değişiklikler yaparak iltizam usulünü tamamen kaldırması
    • D) Müslüman ve gayrimüslim tebaanın hukuki eşitliğini açıkça düzenlemesi
    • E) Anayasal monarşiyi ilk kez öngören bir belge niteliği taşıması

    Islahat Fermanı, Tanzimat Fermanı'nda yer almayan ve doğrudan gayrimüslim tebaayı ilgilendiren düzenlemeler içermektedir. Müslümanlarla gayrimüslimlerin mahkemede eşit biçimde yargılanması, camilere yapılanların kilise ve havralara da yapılması gibi hükümler Islahat Fermanı'na özgüdür. Can ve mal güvencesi Tanzimat Fermanı ile zaten verilmişti. Ferman, Kırım Savaşı'nın ardından büyük güçlerin baskısıyla ilan edilmiştir.

  7. 7. Mustafa Reşit Paşa'nın öncülük ettiği Tanzimat döneminde kurulan Meclis-i Ahkâm-ı Adliye'nin tarihsel önemi aşağıdakilerden hangisiyle en doğru biçimde açıklanır?

    • A) Osmanlı'da ilk kez anayasa hazırlama görevini üstlenen kurul olması
    • B) Şer'i mahkemeleri tamamen kaldırarak laik yargıyı kuran kurum olması
    • C) Osmanlı tarihinde ilk kez seçimle oluşturulan yasama organı olması
    • D) Hristiyan tebaaya ilk kez yargı alanında eşit temsil hakkı tanıması
    • E) Kanun yapımını padişahın tek taraflı iradesinden kısmen bağımsızlaştırması

    Meclis-i Ahkâm-ı Adliye, kanunları padişahın tek başına değil belirli bir kurul aracılığıyla hazırlanmasını sağlayarak yürütme ve yasama işlevlerini fiilen birbirinden ayırmaya başlamıştır. Bu yönüyle Osmanlı'da 'hukuk devleti' anlayışına geçişin ilk adımlarından biri sayılır. Seçimle oluşturulmamış, şer'i mahkemeleri kaldırmamış; Hristiyan tebaaya eşit temsil vermemiştir. Anayasa hazırlamakla da görevlendirilmemiştir.

  8. 8. 1876'da ilan edilen Kanun-i Esasi'ye göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

    • A) Padişah, Heyeti Mebusan'ı süresiz olarak tatil etme yetkisine sahipti
    • B) Heyeti Ayan üyeleri seçimle belirlenirken Heyeti Mebusan üyeleri atanmaktaydı
    • C) Yürütme yetkisi padişah ve onun atadığı nazırlar aracılığıyla kullanılmaktaydı
    • D) Meclis iki kanatlı olup Heyeti Ayan ve Heyeti Mebusan'dan oluşmaktaydı
    • E) Temel hak ve özgürlükler anayasal güvence altına alınmıştı

    Kanun-i Esasi'ye göre durum tam tersidir: Heyeti Ayan üyeleri padişah tarafından atanıyordu; Heyeti Mebusan üyeleri ise seçimle belirleniyordu. Bu, Osmanlı anayasasının temel özelliklerinden biridir. Padişahın meclisi tatil etme yetkisi (madde 7) gerçekten mevcuttu ve Abdülhamit II bu yetkiyi kullanarak 1878'de meclisi kapattı. Diğer seçenekler anayasanın doğru özelliklerini yansıtmaktadır.

  9. 9. Aşağıdakilerden hangisi Birinci Meşrutiyet (1876) ile İkinci Meşrutiyet'in (1908) ilanı arasındaki temel farkı en doğru biçimde ortaya koymaktadır?

    • A) Birinci Meşrutiyet padişahın iradesiyle askıya alınabilmiş, İkinci Meşrutiyet ise meclis denetimini kalıcı kılmıştır
    • B) Birinci Meşrutiyet yabancı baskıyla, İkinci Meşrutiyet ise tamamen iç dinamiklerle ilan edilmiştir
    • C) İkinci Meşrutiyet'te saltanat kaldırılarak meşruti monarşiye geçilmiştir
    • D) Birinci Meşrutiyet'te yalnızca Müslümanlar oy kullanırken İkinci Meşrutiyet'te tüm tebaaya seçme hakkı tanınmıştır
    • E) Birinci Meşrutiyet anayasa içermezken İkinci Meşrutiyet'te ilk anayasa hazırlanmıştır

    En temel fark kalıcılık meselesidir. Birinci Meşrutiyet'te Kanun-i Esasi'nin 7. maddesi padişaha meclisi tatil etme yetkisi tanıyordu ve Abdülhamit II bu yetkiyi kullanarak 1878'de meclisi kapattı; Meşrutiyet 30 yıl boyunca askıda kaldı. İkinci Meşrutiyet'te ise 1909 anayasa değişiklikleriyle padişahın bu yetkisi önemli ölçüde kısıtlandı ve parlamento denetimi güçlendirildi. Birinci Meşrutiyet de iç baskıların (Yeni Osmanlılar, Sırp-Karadağ savaşları) etkisiyle ilan edilmiştir, salt yabancı baskı değildir.

  10. 10. Namık Kemal'in Yeni Osmanlılar hareketi içindeki düşüncesi değerlendirildiğinde, onun Batı'dan alınmasını istediği unsurları hangi seçenek en doğru biçimde tanımlar?

    • A) Batı'nın tüm kurumlarının ve değerlerinin eksiksiz biçimde Osmanlı'ya aktarılması
    • B) Halifeliğin kaldırılarak laik bir devlet yapısının oluşturulması
    • C) Yalnızca askeri ve teknik alandaki yeniliklerin alınması, kültürel değerlerin korunması
    • D) Meşveret ve hürriyet gibi kavramların İslam ilkeleriyle bağdaştırılarak benimsenmesi
    • E) Osmanlıcılık yerine Türk milliyetçiliğinin temel ideoloji olarak kabul edilmesi

    Namık Kemal, meşveret (danışma) ve hürriyet (özgürlük) gibi kavramların aslında İslam ilkelerinde de mevcut olduğunu savunmuştur. Batı'dan alınacak kurumların İslami değerlerle çelişmediğini, hatta bu değerlerin özüne uygun olduğunu göstermeye çalışmıştır. Bu düşünce yapısı onu hem Batıcılardan hem de salt gelenekçilerden ayırmaktadır. Osmanlıcılığı savunmuş, milliyetçiliğe karşı çıkmış; halifeliğin kaldırılmasını hiçbir zaman savunmamıştır.

  11. 11. Tanzimat döneminde çıkarılan 1858 tarihli Arazi Kanunnamesi'nin en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Tımar sahiplerinin toprak üzerindeki haklarını yeniden hukuki güvenceye alması
    • B) Toprağın miras yoluyla bireysel mülkiyet olarak devredilebilmesinin yasal zemine kavuşması
    • C) Vakıf arazilerinin tamamen devlet mülkiyetine aktarılması
    • D) Aşiret ve köy topluluklarına ait müşterek arazilerin dağıtılarak özel mülkiyete açılması
    • E) Yabancıların Osmanlı topraklarında taşınmaz edinmesini ilk kez yasaklaması

    1858 Arazi Kanunnamesi'nin en kritik sonucu, miri araziler üzerindeki tasarruf haklarının miras yoluyla kuşaktan kuşağa geçebilmesini hukuki temele oturtmasıdır. Bu düzenleme fiilen büyük toprak sahipliğinin (ağalık) güçlenmesine zemin hazırlamış ve köylülerin toprak üzerindeki geleneksel ortak kullanım haklarını zayıflatmıştır. Tımar sistemi çoktan çökmüştü; yabancılara mülk edinme hakkı 1867'de tanınmış, 1858'de kısıtlanmamıştır.

  12. 12. İkinci Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin iktidara geldikten sonra benimsediği yönetim anlayışına ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi tarihsel açıdan en doğrudur?

    • A) Osmanlı Devleti'ni federatif bir yapıya dönüştürme projesini hayata geçirmişlerdir
    • B) Çok partili siyasi rekabeti teşvik ederek muhalefete geniş alan tanımışlardır
    • C) Zamanla tek parti iktidarına yaklaşan merkeziyetçi ve otoriter bir yönetim kurmuşlardır
    • D) İslami değerleri ön plana alarak Şeriat'ı devletin temel hukuk sistemi yapmışlardır
    • E) Tam anlamıyla liberal bir parlamenter demokrasi inşa etmeyi başarmışlardır

    İttihat ve Terakki Cemiyeti başlangıçta meşrutiyet ve özgürlük vaatleriyle iktidara gelmiş olsa da zamanla giderek otoriter bir çizgiye kaymıştır. 1913 Bab-ı Ali baskını sonrasında Enver, Talat ve Cemal Paşaların öncülük ettiği 'Üç Paşalar' dönemi fiilen tek parti iktidarına dönüşmüştür. Liberal muhalefet bastırılmış, Hürriyet ve İtilaf Fırkası gibi muhalif partiler ciddi baskıyla karşılaşmıştır. Federalizm ve şeriat projeleri İTC'nin gündeminde hiçbir zaman yer almamıştır.

  13. 13. Tanzimat dönemiyle birlikte Osmanlı bürokrasisinde ortaya çıkan 'Bab-ı Ali ağırlığı' olgusunu açıklayan en doğru ifade hangisidir?

    • A) Yürütme yetkisinin fiilen sadrazam ve nazırlar eli yle saraydan Bab-ı Ali'ye kayması
    • B) Askeri sınıfın sivil bürokrasi üzerindeki denetiminin zayıflaması
    • C) Padişahın saray dışındaki devlet işlerinden tamamen çekilmesi
    • D) Dini kurumların siyasi karar alma sürecindeki etkisinin büyük ölçüde azalması
    • E) Yüksek bürokratların eğitim ve kariyer süreçlerinin Batı'ya göre şekillendirilmesi

    Tanzimat dönemiyle birlikte Mustafa Reşit Paşa ve ardından gelen Ali ve Fuat Paşaların öncülüğünde yürütme gücü fiilen Bab-ı Ali'ye (Babıali) yani sadrazamlık makamına kaymıştır. Padişahlar sembolik bir konuma düşmese de günlük yönetim büyük ölçüde bürokratların eline geçmiştir. Bu olgu 'bürokratik modernleşme' olarak da değerlendirilir. Padişahların tamamen çekilmesi söz konusu olmamış; Abdülaziz ve özellikle Abdülhamit II ciddi biçimde iktidarı geri almaya çalışmışlardır.

  14. 14. 1876 Kanun-i Esasi'nin hazırlanmasında görev alan komisyonun başında bulunan ve süreçte belirleyici rol oynayan devlet adamı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Namık Kemal
    • B) Ahmet Vefik Paşa
    • C) Midhat Paşa
    • D) Mustafa Reşit Paşa
    • E) Ali Paşa

    Kanun-i Esasi'nin hazırlanmasında en belirleyici rol Midhat Paşa'ya aittir. Anayasanın taslağını hazırlayan komisyona başkanlık etmiş ve Birinci Meşrutiyet'in mimarı olarak tarihe geçmiştir. Mustafa Reşit Paşa 1858'de vefat etmişti, Ali Paşa ise 1871'de ölmüştü. Namık Kemal fikir dünyasındaki katkısıyla öne çıkmış olmakla birlikte komisyonda doğrudan yer almamıştır. Midhat Paşa, ironik biçimde anayasal sürecin öncüsüyken Abdülhamit II tarafından sürgüne gönderilmiştir.

  15. 15. Tanzimat döneminde kurulan nizamiye mahkemeleri ile şer'iye mahkemelerinin birlikte varlığını sürdürmesi Osmanlı hukuk sisteminde hangi yapısal sorunu ortaya çıkarmıştır?

    • A) Osmanlı'da temyiz yargısının kurulamaması
    • B) Yargı bağımsızlığının tamamen ortadan kalkması
    • C) Yargı alanında ikili bir yapının (dualite) kalıcılaşması
    • D) Azınlıkların yargıdan bütünüyle dışlanması
    • E) Aşiret ve örf hukukunun resmi statü kazanması

    Tanzimat döneminde kurulan nizamiye mahkemeleri pozitif (Batı'dan uyarlanan) hukuku uygularken şer'iye mahkemeleri İslam hukukunu uygulamaya devam etmiştir. Bu iki sistemin yan yana varlığı hukuki ikili yapıyı (dualite) doğurmuştur. Hangi davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda belirsizlikler ve çakışmalar yaşanmış, bu durum Cumhuriyet'in tek tipli laik mahkeme sistemini kurmasına kadar sürmüştür. Azınlıklar kendi cemaat mahkemelerine de sahipti, yargıdan dışlanmamışlardı.

  16. 16. 31 Mart Vakası'nın (1909) Osmanlı siyasi tarihi açısından önemi aşağıdakilerden hangisiyle en doğru biçimde ifade edilir?

    • A) Osmanlı tarihinde ilk kez ordu komutanlarının siyasi otoriteyi ele geçirmesi
    • B) Osmanlı Devleti'nde ilk kez sivillerin ordu üzerinde denetim kurmasını sağlaması
    • C) İkinci Meşrutiyet'in sona erip Birinci Meşrutiyet'e dönüleceğinin ilan edilmesi
    • D) Müslüman din adamlarının öncülüğünde başarılı bir şeriat devleti kurma girişimi
    • E) Hareket Ordusu'nun isyanı bastırması ardından İttihatçıların iktidarını pekiştirmesi ve II. Abdülhamit'in tahttan indirilmesi

    31 Mart Vakası, İkinci Meşrutiyet'e karşı çıkan ve şeriatın yeniden getirilmesini isteyen ayaklanmacı askerler ve medrese öğrencilerinin İstanbul'da başlattığı gerici isyandır. Selanik'ten gelen Hareket Ordusu isyanı bastırmış, ardından İttihat ve Terakki Cemiyeti bu gelişmeyi bir fırsat olarak değerlendirerek iktidarını güçlendirmiş ve II. Abdülhamit'i tahttan indirmiştir. Başarılı bir şeriat devleti girişimi değil, bastırılmış bir isyandır. İTC iktidarını pekiştirmiş, sivil-asker dengesi ise İTC lehine kaymaya devam etmiştir.

  17. 17. Tanzimat Dönemi'nde Osmanlı Devleti'nin dış borçlanma sürecine girişmesinin temel nedeni ve uzun vadeli sonucu açısından aşağıdaki seçeneklerden hangisi en doğru değerlendirmeyi içerir?

    • A) İlk dış borç 1839'da Tanzimat Fermanı'nın ilanıyla eş zamanlı alınmış ve reformları finanse etmiştir
    • B) Kırım Savaşı sırasında başlayan borçlanma, 1881'de Düyun-u Umumiye'nin kurulmasıyla mali egemenliği fiilen zedelemiştir
    • C) Sanayileşme yatırımlarını finanse etmek için alınan borçlar Osmanlı'yı ekonomik bağımsızlığa taşımıştır
    • D) Dış borçlar yalnızca askeri modernleşmeye harcanmış ve ordu güçlendirilmiştir
    • E) Osmanlı'nın dış borç alma politikası Avrupa devletleriyle siyasi ilişkileri olumsuz etkilemiştir

    Osmanlı'nın ilk dış borcu 1854'te Kırım Savaşı sırasında İngiltere'den alınmıştır (Tanzimat Fermanı'yla eş zamanlı değil). Giderek artan borçlar ve 1875'teki iflasın ardından 1881'de kurulan Düyun-u Umumiye İdaresi, Osmanlı gelirlerinin önemli bir bölümünü doğrudan alacaklı Avrupalı devletlerin denetimine bırakmıştır. Bu gelişme Osmanlı mali egemenliğini fiilen kısıtlamış ve 'yarı sömürge' tartışmalarını beraberinde getirmiştir. Borçlar sanayiye değil ağırlıklı olarak savaş giderlerine ve borç faizlerine harcanmıştır.

  18. 18. İkinci Meşrutiyet döneminde savunulan dört temel ideolojik akım eşleştirmesi yapıldığında hangisi yanlıştır?

    • A) İslamcılık - Halifelik etrafında tüm Müslümanların birliğinin sağlanması
    • B) Türkçülük - Türk dili ve kültürü temelinde millî bir kimlik oluşturulması
    • C) Batıcılık - Osmanlı kurumlarının yalnızca teknik alanlarda Batı'dan etkilenmesi
    • D) Osmanlıcılık - Tüm Osmanlı vatandaşlarının ortak kimlik etrafında birleştirilmesi
    • E) Turancılık - Orta Asya'dan Balkanlara uzanan tüm Türk topluluklarının birleştirilmesi

    Batıcılık akımı yalnızca teknik alanlarda Batı'dan etkilenmeyi değil, Batı uygarlığının siyasi, hukuki, kültürel ve sosyal kurumlarıyla topyekun benimsenmesini savunmaktaydı. Abdullah Cevdet gibi düşünürler bu kapsamlı Batılılaşmayı savunmuşlardır. Teknik modernleşmeyle yetinme fikri daha çok 18. ve 19. yüzyıl başı reformcularına özgüdür. Diğer eşleştirmeler (Osmanlıcılık, İslamcılık, Türkçülük, Turancılık) dönemin ideolojik haritasını doğru biçimde yansıtmaktadır.

  19. 19. Meşrutiyet döneminde çıkarılan 1909 anayasa değişiklikleri değerlendirildiğinde, bu değişikliklerin 1876 Kanun-i Esasi'ye kıyasla padişahın yetkilerini nasıl dönüştürdüğü aşağıdakilerden hangisiyle en doğru biçimde özetlenir?

    • A) Padişahın meclisi süresiz tatil etme ve nazırları doğrudan atama yetkileri önemli ölçüde kısıtlanmıştır
    • B) Padişah, meclise karşı sorumlu olmakla birlikte yürütmenin başı olma niteliğini korumaya devam etmiştir
    • C) Padişahın yürütme üzerindeki tüm yetkileri kaldırılarak yalnızca sembolik bir konuma indirilmiştir
    • D) Padişahın veto yetkisi tamamen ortadan kaldırılmış ve kanunlar yalnızca meclis kararıyla yürürlüğe girmiştir
    • E) Heyeti Ayan'ın padişah tarafından atanması uygulaması kaldırılmış ve tüm meclis üyeleri seçimle belirlenmiştir

    1909 değişiklikleriyle padişahın en kritik yetkileri önemli ölçüde sınırlandırılmıştır. Meclisi 'süresiz' tatil etme yetkisi kaldırılmış veya koşullara bağlanmış, nazırların yalnızca padişaha değil aynı zamanda meclise karşı da sorumlu olması ilkesi güçlendirilmiş ve hükümetin kurulması meclise dayandırılmıştır. Ancak padişah tamamen sembolik bir konuma düşürülmemiştir; bazı yetkiler korunmuştur. Heyeti Ayan'ın atama usulü ve padişahın veto yetkisi 1909 değişikliklerinde tamamen kaldırılmamıştır.

  20. 20. 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı'nın temel amaçları arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

    • A) Vergi toplamanın belirli kurallara bağlanması
    • B) Askerlik hizmetinin belirli esaslara bağlanması
    • C) Can, mal ve namus güvenliğinin devlet güvencesi altına alınması
    • D) Müslim-gayrimüslim ayrımı gözetmeksizin tüm tebaaya eşit haklar tanınması
    • E) Osmanlı Devleti'nde saltanat sisteminin kaldırılması

    Tanzimat Fermanı (Gülhane Hatt-ı Hümayunu), can, mal ve namus güvenliği, vergi düzenlemesi ve askerlik gibi alanlarda reformlar öngörmüştür. Ancak saltanat sistemini kaldırma gibi bir hedef hiçbir zaman bu fermanın kapsamında değildir; Osmanlı monarşik yapısı bu dönemde de varlığını sürdürmüştür. Dolayısıyla doğru cevap C şıkkıdır.

  21. 21. Islahat Fermanı'nın (1856) Tanzimat Fermanı'ndan (1839) en belirgin farkı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) İlk kez anayasal bir düzen öngörmesi
    • B) Gayrimüslimlere tanınan hakların daha ayrıntılı ve kapsamlı biçimde düzenlenmesi
    • C) Yabancı devlet borçlanmasının yasal çerçeveye oturtulması
    • D) Padişahın yetkilerini önemli ölçüde kısıtlaması
    • E) Osmanlı Devleti'nde ilk kez meclis kurulmasını öngörmesi

    Islahat Fermanı, Kırım Savaşı'nın ardından büyük güçlerin baskısıyla ilan edilmiş ve özellikle gayrimüslimlere tanınan hakları Tanzimat Fermanı'na kıyasla çok daha ayrıntılı biçimde düzenlemiştir. Gayrimüslimlerin devlet memurluğuna girebilmesi, askerlik ve yargı alanındaki eşitlik gibi konular bu fermanda açıkça yer almıştır. Diğer şıklardaki düzenlemeler bu fermanın doğrudan içeriği değildir.

  22. 22. Osmanlı Devleti'nde kurulan ilk meclis olan Meclis-i Ahkâm-ı Adliye'nin temel işlevi nedir?

    • A) Dış borçların denetimini yapmak
    • B) Osmanlı topraklarında yargı birliğini sağlamak
    • C) Kanun ve nizamname hazırlamak
    • D) Azınlıkların şikâyetlerini doğrudan karara bağlamak
    • E) Taşra yöneticilerini denetlemek

    1838 yılında kurulan Meclis-i Ahkâm-ı Adliye, Tanzimat döneminin ön hazırlık kurumu niteliğinde olup temel işlevi kanun ve nizamname hazırlamaktır. Bu meclis, Osmanlı bürokrasisinde yasama işlevinin örgütlü hâle getirilmesi yolunda atılmış önemli bir adımdır. Yargısal kararlar vermek ya da dış borçları denetlemek bu kurumun asıl görevi değildir.

  23. 23. Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat döneminde gerçekleştirilen eğitim alanındaki yeniliklerden biri değildir?

    • A) Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun çıkarılması
    • B) Darülfünun'un kurulması
    • C) Mekteb-i Maarif-i Adliye'nin açılması
    • D) Encümen-i Daniş'in kurulması
    • E) Rüştiye okullarının yaygınlaştırılması

    Tevhid-i Tedrisat Kanunu 1924 yılında, yani Türkiye Cumhuriyeti döneminde çıkarılmış olup eğitimde birliği sağlamayı amaçlamıştır. Tanzimat dönemiyle doğrudan ilgisi yoktur. Darülfünun, rüştiyeler, Mekteb-i Maarif-i Adliye ve Encümen-i Daniş ise doğrudan Tanzimat döneminde gerçekleştirilen eğitim alanındaki yeniliklerdir.

  24. 24. Osmanlı Devleti'nde 1876'da ilan edilen Kanun-i Esasi'nin hazırlanmasında en etkin rolü oynayan isim aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Ali Paşa
    • B) Kâmil Paşa
    • C) Mustafa Reşit Paşa
    • D) Midhat Paşa
    • E) Fuat Paşa

    1876 Kanun-i Esasisi'nin hazırlanmasında en etkin rol Midhat Paşa'ya aittir. Anayasanın baş mimarı olarak bilinen Midhat Paşa, Osmanlı meşrutiyet hareketinin önde gelen isimlerinden biridir. Mustafa Reşit Paşa Tanzimat Fermanı'nın, Ali Paşa ile Fuat Paşa ise Islahat Fermanı sürecinin önemli isimleridir. Kâmil Paşa ise II. Meşrutiyet döneminin sadrazamlarından biridir.

  25. 25. I. Meşrutiyet'in ilan edilmesinde aşağıdaki gelişmelerden hangisi doğrudan belirleyici olmuştur?

    • A) Mısır'ın İngiltere tarafından işgal edilmesi
    • B) Osmanlı Devleti'nin dış borçlarını ödeyememesi
    • C) Balkanlardaki isyanların büyümesi ve Avrupa devletlerinin Osmanlı iç işlerine müdahale tehdidi
    • D) İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yönetime el koyması
    • E) Osmanlı-Rus Savaşı'nın (1877-78) kaybedilmesi

    I. Meşrutiyet'in ilanında (1876) Balkanlardaki isyanların büyümesi ve Avrupa devletlerinin Osmanlı iç işlerine müdahale etme tehdidi belirleyici etken olmuştur. II. Abdülhamit, meşrutiyeti ilan ederek Avrupa'nın müdahale gerekçesini ortadan kaldırmayı ve reformcu bir görüntü çizmeyi amaçlamıştır. İttihat ve Terakki'nin yönetime el koyması ise II. Meşrutiyet'e (1908) ilişkin bir gelişmedir.