menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Genel Tekrar Testi - 124

Soru 1 / 25

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'istek' anlamı vardır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'istek' anlamı vardır?

    • A) Bu ödevi dün bitirdim.
    • B) Kitabı okumam gerekiyor.
    • C) Arkadaşım dün beni aradı.
    • D) Keşke bu sınavı kazanabilsem.
    • E) Yarın mutlaka erken kalkacağım.

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde 'keşke' sözcüğü ve '-bilsem' eki birlikte kullanılarak gerçekleşmesi arzu edilen, özlemle istenen bir durumu ifade etmektedir. Bu cümlede istek anlamı açıkça görülmektedir. Diğer seçeneklerde sırasıyla kesinlik/kararlılık, geçmiş zaman, zorunluluk ve geçmiş zaman anlamları bulunmaktadır.

  2. 2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'yüz' sözcüğü farklı anlamda kullanılmıştır?

    • A) Çocuğun yüzü kızardı.
    • B) Yüzünden gözlerini alamıyordu.
    • C) Yüz kişilik bir ekip oluşturduk.
    • D) Onun yüzüne bakamıyordum.
    • E) Güneşe karşı yüzünü döndü.

    D‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde 'yüz' sözcüğü sayı anlamında (100) kullanılmıştır. A, B, C ve E seçeneklerinde ise 'yüz' sözcüğü insan bedeninin baş kısmındaki ön yüzeyi, yani surat anlamında kullanılmıştır. Dolayısıyla D seçeneği diğerlerinden farklı bir anlam taşımaktadır.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisi, diğerlerine göre daha kesin bir yargı bildirmektedir?

    • A) Sanırım toplantı saat üçte başlayacak.
    • B) Galiba o da bu işten habersizdir.
    • C) Güneş doğudan doğar, batıdan batar.
    • D) Belki yarın hava düzelir.
    • E) Bu ilacın işe yarayabileceğini düşünüyorum.

    D‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki cümle, evrensel ve değişmez bir gerçeği ifade etmektedir. 'Güneş doğudan doğar, batıdan batar' yargısı tartışılmaz bir doğa yasasıdır. A seçeneğinde 'düşünüyorum', B'de 'belki', C'de 'sanırım', E'de 'galiba' sözcükleri kesinlikten uzak bir anlatım oluşturmaktadır.

  4. 4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'azlık' anlamı taşıyan bir ifade kullanılmıştır?

    • A) Toplantıya yüzlerce kişi katıldı.
    • B) Sınavda birçok soruyu doğru yaptım.
    • C) Onun bu konuda pek bilgisi yok.
    • D) Etkinlikte kalabalık bir grup yer aldı.
    • E) Bu projeye çok sayıda ekip katıldı.

    C‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde 'pek bilgisi yok' ifadesi bilginin azlığını ya da yokluğunu vurgulamaktadır. 'Pek' sözcüğü olumsuz cümlelerde 'fazla, çok' anlamı taşımakla birlikte bu yapı genelde yetersizlik/azlık bildirmek için kullanılır. Diğer seçeneklerde 'yüzlerce', 'birçok', 'çok sayıda' ve 'kalabalık' gibi çokluk bildiren ifadeler yer almaktadır.

  5. 5. "Onun başarısı, yıllarca süren sessiz emeğin yüzeye çıkmasından başka bir şey değildi." cümlesinin anlamına en yakın özdeyiş aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.
    • B) Emek olmadan yemek olmaz.
    • C) Bugünün sabrı yarının zaferidir.
    • D) Taş yerinde ağırdır.
    • E) Her başarının arkasında görünmeyen bir çaba vardır.

    Cümlede,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ başarının uzun soluklu ve fark edilmeden sürdürülen bir çabanın sonucunda ortaya çıktığı vurgulanmaktadır. D seçeneği 'görünmeyen çaba' ifadesiyle bu anlama tam olarak karşılık gelmektedir. A ve E seçenekleri sabır temasını işlese de 'görünmezlik/sessizlik' boyutuna değinmemektedir. B ve C seçenekleri ise cümlenin anlamıyla örtüşmemektedir.

  6. 6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük cümleye 'olasılık' anlamı katmaktadır?

    • A) Bu işi sen de <u>yapabilirsin</u>.
    • B) İstersen yarın bana <u>uğrayabilirsin</u>.
    • C) Kapıyı açık <u>bırakmış olabilir</u>.
    • D) Konuyu tekrar <u>anlatabilir</u> misin?
    • E) Bugün biraz erken <u>gelebilir</u>.

    'Bırakmış‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ olabilir' yapısı geçmişe yönelik bir olasılık, tahmin bildirmektedir. A seçeneğindeki 'gelebilir' de olasılık taşısa da C seçeneği 'geçmiş zaman+olasılık' bileşimiyle daha belirgin bir olasılık anlamı içermektedir. B seçeneğinde yeterlilik, D seçeneğinde izin/öneri, E seçeneğinde rica anlamı öne çıkmaktadır. Soruda 'olasılık anlamı katan' seçenek istendiğinden en güçlü ve tek işlevli olasılık anlamını C yansıtmaktadır.

  7. 7. "Yazarın bu romanı, sessizliğin içinde bağıran bir çığlık gibiydi." cümlesinde aşağıdaki anlam özelliklerinden hangisi vardır?

    • A) Çelişkili kavramların bir arada kullanılmasıyla anlam yoğunlaştırma
    • B) Abartma yoluyla duygu aktarımı
    • C) Somutlaştırma yoluyla soyut kavramı açıklama
    • D) Benzetme yoluyla anlam pekiştirme
    • E) Alışılmamış bağdaştırmayla estetik etki yaratma

    'Sessizliğin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ içinde bağıran çığlık' ifadesi birbiriyle çelişen iki kavramı (sessizlik ↔ bağırmak/çığlık) yan yana getirmektedir. Bu sanat 'oksimoron' olarak da bilinir ve anlama yoğunluk katmak için kullanılır. B seçeneği bu durumu doğrudan karşılamaktadır. A seçeneği kısmen doğru görünse de benzetmenin işlevi burada pekiştirme değil çelişki aracılığıyla yoğunlaştırmadır. E seçeneği de yakın görünmekle birlikte alışılmamış bağdaştırma, bir sözcüğün mantıkla bağdaşmayan bir unsurla kullanımına işaret eder; burada ise iki zıt kavram kasıtlı bir arada verilmiştir.

  8. 8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylı bir eleştiri söz konusudur?

    • A) Dakikliğe önem verenlerin sayısı azaldıkça işler aksıyor.
    • B) Bu toplantı gecikmeler yüzünden verimli geçmedi.
    • C) Bazı insanlar dakikliği öğrenmeden her şeyi öğrenmiş sayıyor kendini.
    • D) Toplantıya yine zamanında gelmedin, bu kabul edilemez.
    • E) Geç kalmak en büyük saygısızlıktır.

    Dolaylı‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ eleştiri, kişiyi açıkça hedef almak yerine ima yoluyla eleştirmektir. B seçeneğinde 'bazı insanlar' ifadesiyle belirli bir kişi doğrudan adlandırılmamakta, ancak bağlamdan kimin kastedildiği anlaşılmaktadır. Bu yapı dolaylı ve iğneleyici bir eleştiri niteliği taşır. A ve C seçeneklerinde eleştiri açık ve doğrudandır. D seçeneği genel bir gözlem, E seçeneği ise nesnel bir saptama niteliğindedir.

  9. 9. "Ne çok şey biliyormuş!" cümlesi aşağıdaki bağlamların hangisinde gerçek anlamda kullanılmış olur?

    • A) Gereksiz ayrıntılara giren birine bıkkınlıkla söylendiğinde
    • B) Sorulan soruyu cevaplamaktan kaçınan birine alayla söylendiğinde
    • C) Ansiklopedik bilgisiyle herkesi şaşırtan birine hayretle söylendiğinde
    • D) Sürekli yanlış bilgi veren birine sinirle söylendiğinde
    • E) Bilmediği konuda ahkâm kesen birine söylendiğinde

    Cümle‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yapısı itibarıyla hem gerçek (beğeni, hayranlık) hem de mecazi (alaycı, iğneleyici) anlam taşıyabilir. Gerçek anlamda kullanımda kişi gerçekten bilgili olmalı ve cümle samimi bir hayranlıkla söylenmelidir. B seçeneğinde her iki koşul da sağlanmaktadır: kişi ansiklopedik bilgiye sahip ve cümle hayretle söylenmektedir. Diğer seçeneklerin tamamında cümle olumsuz bir bağlamda, yani alaycı ya da eleştirel bir tonla kullanıldığından mecazi anlam (ironi/alaycılık) öne çıkmaktadır.

  10. 10. Aşağıdaki cümlelerden hangisi anlam bakımından diğerlerinden farklıdır?

    • A) Bu dava henüz karara bağlanmadı.
    • B) Bu dava hâlâ sonuçlanmadı.
    • C) Bu davanın sonucu belirsizliğini koruyor.
    • D) Bu dava sürüncemede kalmaya devam ediyor.
    • E) Bu dava lehimize sonuçlandı.

    A,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ B, C ve E seçeneklerinin tamamı davanın hâlâ çözüme kavuşturulmadığını, belirsizliğini sürdürdüğünü ifade etmektedir. D seçeneği ise davanın sonuçlandığını ve sonucun olumlu olduğunu belirtmektedir. Bu nedenle D seçeneği anlam bakımından diğerlerinden tamamen ayrışmaktadır.

  11. 11. "Kitaplarını rafta mı tutuyorsun yoksa içlerini de açıyor musun?" sorusu aşağıdaki anlamların hangisini taşımaktadır?

    • A) Kitaplık düzenine ilişkin tavsiye isteme
    • B) Kitapların düzenli saklanıp saklanmadığını merak etme
    • C) Kitapların fiziksel durumunu öğrenmeye çalışma
    • D) Kişinin kitap okuyup okumadığını ince bir dille sorgulama
    • E) Kişiyi daha fazla kitap almaya yönlendirme

    Cümledeki‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'içlerini de açıyor musun' ifadesi yüzeysel olarak kitabın fiziksel olarak açılıp açılmadığını sorgular gibi görünse de asıl anlam, kişinin kitapları dekoratif amaçla mı yoksa gerçekten okumak için mi aldığını sorgulamaktır. Bu, okuma alışkanlığını ince ve dolaylı bir biçimde eleştiren bir soru yapısıdır. B seçeneği bu dolaylı anlamı en iyi şekilde ifade etmektedir.

  12. 12. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'da/de' bağlacı 'bile' anlamında kullanılmıştır?

    • A) Sen de bu toplantıya katılacak mısın?
    • B) Kitabı aldı da okumadı.
    • C) Çok yorulmuştum, yine de uyuyamadım.
    • D) Aklı başında biri de bu hatayı yapabilirdi.
    • E) Hava soğuktu, yağmur da yağıyordu.

    'Bile'‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ anlamındaki 'da/de', beklenmedik ya da şaşırtıcı bir durumu pekiştirmek için kullanılır. D seçeneğinde 'aklı başında biri bile bu hatayı yapabilirdi' anlamı verilmekte; yani en makul kişinin dahi hata yapabileceği vurgulanmaktadır. A seçeneğinde katılım sorgulanmakta, B seçeneğinde ek bilgi verilmekte, C seçeneğinde 'yine de' yapısıyla zıtlık kurulmakta, E seçeneğinde ise iki eylem arasında ardışıklık ya da karşıtlık ilgisi bulunmaktadır.

  13. 13. "Yıllarca süren tartışmaların ardından proje nihayet hayata geçirildi; ancak hayata geçirildiği gün kimse onu konuşmuyordu artık." cümlesinde aşağıdaki anlamlardan hangisi ağır basmaktadır?

    • A) Projenin başarıyla tamamlanmasının mutluluğu
    • B) Tartışmaların gereksizliğine işaret eden bir gözlem
    • C) Kamuoyunun ilgisizliğine duyulan öfke
    • D) Beklentinin gerçekleşmesinin anlamsızlaştığına dair bir hüzün ve ironi
    • E) Uzun tartışmaların projeyi geciktirdiğine ilişkin bir eleştiri

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'nihayet' sözcüğüyle uzun bir bekleme sürecine atıfta bulunulmakta; ancak hemen ardından 'kimse onu konuşmuyordu artık' ifadesiyle o beklentinin hayata geçtiği anda değersizleştiği anlatılmaktadır. Bu yapı hem hüzün hem de ince bir ironi içermekte; uzun süre beklenen bir şeyin gerçekleştiği anda artık kimsenin umursamadığını, dolayısıyla beklentinin anlamsızlaştığını ortaya koymaktadır. C seçeneği bu bütünsel anlama en uygun karşılıktır. B ve E seçenekleri kısmen doğru görünse de cümlenin odağındaki duygu durumunu yeterince yansıtmamaktadır.

  14. 14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, cümleye hem 'niyet' hem de 'olasılık' anlamı katmaktadır? A) Bu sorunu çözmeye çalışacağım. B) Toplantıya belki katılabilirim. C) Bunu yapmayı düşünüyorum ama emin değilim. D) Yarın gelebilirim, bakarız. E) Onun geleceğinden şüphe duymuyorum.

    • A) Yarın gelebilirim, bakarız.
    • B) Bunu yapmayı düşünüyorum ama emin değilim.
    • C) Onun geleceğinden şüphe duymuyorum.
    • D) Toplantıya belki katılabilirim.
    • E) Bu sorunu çözmeye çalışacağım.

    'Yarın‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ gelebilirim, bakarız.' cümlesinde 'gelebilirim' sözcüğü hem konuşanın gitmeyi planladığını (niyet) hem de bunun kesin olmadığını (olasılık) aynı anda ifade etmektedir. 'Bakarız' ifadesi de bu ikili anlam katmanını pekiştirmektedir. A'da yalnızca niyet, B'de yalnızca olasılık, C'de düşünme eylemi ön plandadır, E'de ise kesinlik söz konusudur.

  15. 15. "Yazarın kaleminden çıkan her sözcük, onun sessiz çığlığıydı." Bu cümleyle anlam bakımından en yakın olan cümle aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Yazı yazmak, içsel acıların dışavurumudur.
    • B) Sözcükler, düşüncelerin taşıyıcısıdır.
    • C) Kalem, yazarın en güçlü silahıdır.
    • D) Her yazar sessizliğini kâğıda döker.
    • E) Yazar, eserlerinde toplumsal sorunları ele almıştır.

    Asıl‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ cümlede 'sessiz çığlık' çelişkili gibi görünen bir birleşim (oksimeron) aracılığıyla yazmanın içsel acıyı dile getirme biçimi olduğu vurgulanmaktadır. B şıkkındaki 'yazı yazmak, içsel acıların dışavurumudur' cümlesi de tam olarak bu düşünceyi, dolaylı anlatım olmaksızın, doğrudan ifade etmektedir. Diğer şıklar yazının gücünü ya da yazarın toplumla ilişkisini ön plana çıkarmaktadır; asıl cümledeki 'içsel acı' boyutunu karşılamamaktadır.

  16. 16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'de/da' bağlacı, diğerlerinden farklı bir işlevde kullanılmıştır?

    • A) Kitabı okudu, beğendi de.
    • B) Güzel de konuşuyor, ikna edici de.
    • C) Hem akıllı hem de çalışkandır.
    • D) Sen de mi bu karara katılıyorsun?
    • E) Yağmur yağıyor, soğuk da var.

    'Kitabı‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ okudu, beğendi de.' cümlesinde 'de' bağlacı, pekiştirme ve sonuç bildirme işleviyle kullanılmış; cümleye 'üstelik, dahası' anlamı katmıştır. Diğer seçeneklerde 'de/da' ya ekleme-sıralama (C, D, E) ya da katılım-ortaklık (B) bildirmektedir. A şıkkındaki kullanım ise ardışık eylemlerin sonuncusunu pekiştiren ve hafif bir vurgu içeren özgün bir işlev taşımaktadır.

  17. 17. "Bu şehirde yaşamak, her gün biraz daha kendinden uzaklaşmak demekti onun için." Bu cümlede aşağıdaki anlam özelliklerinden hangisi yoktur?

    • A) Öznel yargı
    • B) Kişileştirme
    • C) Dolaylı anlatım
    • D) Soyutlama
    • E) Mecaz anlam

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'kendinden uzaklaşmak' ifadesi mecaz anlam (B) taşımakta; 'demekti' yapısı dolaylı anlatım (C) kurmakta; yaşamak gibi somut bir eylemin varoluşsal boyutuna geçiş soyutlama (D) içermekte; 'onun için' ifadesi ise öznel yargının (E) göstergesidir. Ancak cümlede şehir ya da herhangi bir nesneye insan özelliği yüklenmemekte, yani kişileştirme (A) bulunmamaktadır.

  18. 18. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir çelişki (paradoks) vardır?

    • A) Karanlıkta bile güneşi hissedebiliyordu.
    • B) Sevgi, bazen en derin yarayı açar.
    • C) En büyük cesaret, korkunun içinde yürümeyi bilmektir.
    • D) Yalnızlık, kalabalığın tam ortasında başlar.
    • E) Susarak en çok şeyi söyledi.

    Paradoks;‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ birbirine zıt iki kavramın bir arada bulunup mantıksal bir çelişki oluştururken derin bir gerçeği yansıtmasıdır. 'Susarak en çok şeyi söyledi.' cümlesinde 'susmak' ve 'en çok söylemek' doğrudan çelişkili iki eylemdir; bu, klasik paradoks tanımını en saf biçimde karşılamaktadır. A'da cesaret-korku karşıtlığı bir koşul cümlesiyle yumuşatılmış, D'de ironi, C ve E'de ise metafor ön plandadır.

  19. 19. "Adamın sözleri, salonun duvarlarına çarparak geri döndü." Bu cümlede anlatım tekniği bakımından ağırlıklı olarak kullanılan öge aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Adamın hayal kırıklığı iç monolog yöntemiyle verilmiştir.
    • B) Salonun sessizliği dolaylı biçimde ifade edilmiştir.
    • C) Yankı olgusu bilimsel bir dille açıklanmıştır.
    • D) Sözlerin karşılıksız kaldığı somutlaştırılmıştır.
    • E) Sesin fiziksel bir davranış sergilediği kişileştirme yoluyla aktarılmıştır.

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'sözlerin çarparak geri dönmesi' ifadesi, soyut olan 'karşılıksız kalma' durumunu somut bir fiziksel hareketle görünür kılmaktadır; bu somutlaştırma (A) tekniğidir. B'de kişileştirme önerilmiş olsa da sesin 'çarpması' insan eylemi değil fiziksel bir olaydır; dolayısıyla kişileştirme değil, somutlaştırma baskındır. C, D ve E ise cümlenin gerçek anlatım özelliğini yansıtmamaktadır.

  20. 20. Aşağıdaki cümlelerden hangisi, diğerleriyle anlam ilişkisi kurulmaksızın tek başına değerlendirildiğinde birden fazla yoruma açık değildir?

    • A) Bütün öğrenciler sınava girmedi.
    • B) Onu görmek istemiyorum.
    • C) Kapıyı açık bıraktılar.
    • D) Sabah erken uyandı.
    • E) Soruyu herkes yanıtlayamaz.

    'Sabah‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ erken uyandı.' cümlesi anlam bakımından tek yorumludur: özne sabah vakti erken saatte uyanmıştır. Diğer cümleler çok anlamlıdır: A, 'görmek istememe'nin nedenini ve nesnesini belirsiz bırakır; B, 'hiçbirinin girmediği mi yoksa bir kısmının girmediği mi' sorusunu açık bırakır (belirsizlik sınır sorunu); C, kasıtlı mı yoksa unutarak mı olduğu belirsizdir; E, 'herkes yanıtlayamaz' hem 'kimse yanıtlayamaz' hem de 'herkes yanıtlayabilir' anlamına gelebilir.

  21. 21. "Onun sessizliği, söylenmiş binlerce sözden daha gürültülüydü." Bu cümlenin yapısında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

    • A) Üçüncü tekil kişiye gönderme
    • B) Somuttan soyuta geçiş
    • C) Abartma (mübalağa)
    • D) Niteleme sıfatı
    • E) Karşıtlığa dayalı anlam kurma

    Cümlede‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 'gürültülü' niteleme sıfatı (A) vardır. 'Binlerce sözden daha gürültülü' abartma (B) içermektedir. 'Sessizlik' ile 'gürültü' karşıt kavramlar üzerine anlam kurulmaktadır (C). 'Onun' ifadesi üçüncü tekil kişiye gönderme (E) yapmaktadır. Ancak cümlede soyuttan somuta geçiş söz konusudur ('sessizlik' soyutken 'gürültü' somuta yakındır), somuttan soyuta geçiş (D) değil; dolayısıyla D seçeneğindeki öge cümlede yoktur.

  22. 22. Bir eleştirmen, bir roman hakkında şunları söylüyor: "Yazar, karakterlerin iç dünyasını o denli derinden işlemiş ki okuyucu, sayfa sayfa ilerlerken kendini değil karakteri sorgulamaya başlıyor." Bu değerlendirmeye göre romanın temel başarısı aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Karakterlerin gerçek hayattan alınmış olması
    • B) Okuyucunun karakterle özdeşleşerek kendini sorgulamasını sağlaması
    • C) Olayların okuyucuda merak uyandıracak biçimde sıralanması
    • D) Psikolojik çözümlemelerin bilimsel bir temele oturtulması
    • E) Kurgunun okuyucuyu kendi yerine başkasını yargılamaya yönlendirmesi

    Eleştirmenin‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ ifadesinde kritik nokta şudur: okuyucu 'kendini değil karakteri sorgulamaya başlıyor.' Bu, okuyucunun karakterle o kadar güçlü özdeşleştiğini; karakterin sorgulanmasının aslında dolaylı olarak okuyucunun kendi iç dünyasını sorgulamasına dönüştüğünü anlatmaktadır. Yani C şıkkı, bu dolaylı özdeşleşme mekanizmasını doğru biçimde açıklamaktadır. B şıkkı ise tam tersini, yani okuyucunun kendini değil başkasını yargıladığını söylemektedir ki bu yüzeysel bir okumadır.

  23. 23. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde zaman zarfı, eylemin gerçekleşme zamanını değil eylemin niteliğini belirtmektedir?

    • A) Yarın bu saatte uçakta olacağım.
    • B) Sabahları düzenli yürüyüş yapar.
    • C) Dün bütün gün çalıştı.
    • D) Geçen yıl bu evi aldılar.
    • E) Aniden fırlayıp kapıya koştu.

    'Aniden‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ fırlayıp kapıya koştu.' cümlesinde 'aniden' sözcüğü, eylemin ne zaman gerçekleştiğini değil nasıl gerçekleştiğini, yani eylemin niteliğini (hızlı, beklenmedik biçimde) belirtmektedir; bu nedenle işlevsel olarak zarf-fiil niteleyicisi gibi davranmaktadır. A, C ve E'de zaman zarfları (dün, yarın, geçen yıl) eylemin gerçekleştiği zamanı belirtir. D'de 'sabahları' hem zamanı hem alışkanlığı belirtse de eylemin niteliği değil dilimi söz konusudur.

  24. 24. Aşağıdaki cümleler anlamca incelendiğinde hangisinin diğerlerinden farklı bir ilişki içerdiği görülür?

    • A) Bugünün işini yarına bırakma.
    • B) Kitap okuyan insan bilge olur.
    • C) Çalışmadan başarıya ulaşılmaz.
    • D) Erken kalkan yol alır.
    • E) Çok konuşan az iş yapar.

    A,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ B, D ve E seçenekleri 'neden-sonuç' ya da 'koşul-sonuç' ilişkisi içeren cümlelerdir; birinin varlığı ya da yokluğu bir sonucu doğurmaktadır. C seçeneği ise bir 'uyarı/emir' bildiren cümledir; herhangi bir neden-sonuç bağı kurmak yerine doğrudan bir tavsiye vermektedir.

  25. 25. 'Ahmet, söylediği sözlerden kısa süre sonra döndü.' cümlesinde 'sözünden dönmek' deyimiyle anlatılmak istenen nedir?

    • A) Konuşmayı geri almak
    • B) Söylediği karardan vazgeçmek
    • C) Söylediği şeyi inkâr etmek
    • D) Verdiği sözü unutmak
    • E) Söylediklerini başkasına anlatmak

    'Sözünden‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ dönmek' deyimi, kişinin daha önce söylediği, vaat ettiği ya da karar verdiği şeyden vazgeçmesi anlamına gelir. Bu seçenekte en doğru karşılık C seçeneğidir. 'Unutmak' ya da 'inkâr etmek' farklı anlamlara işaret ettiğinden diğer seçenekler doğru değildir.