Genel Tekrar Testi - 132
'Ne ekmek yedin de buğday oldun?' sorusunun yöneltildiği kişi için en uygun atasözü hangisidir?
Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
1. 'Ne ekmek yedin de buğday oldun?' sorusunun yöneltildiği kişi için en uygun atasözü hangisidir?
- A) Üzüm üzüme baka baka kararır. ✓
- B) Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
- C) Körle yatan şaşı kalkar.
- D) Ağaç yaşken eğilir.
- E) İt ürür, kervan yürür.
'Ne ekmek yedin de buğday oldun?' sorusu, kötü çevrenin ya da kötü arkadaşın kişiyi olumsuz etkilemesi sonucu oluşan kötüye gidişi sorgular. 'Üzüm üzüme baka baka kararır' atasözü de tam olarak bu anlama gelir: insanın içinde bulunduğu ortamdan ve çevresinden etkilenerek değişmesi. Her iki ifade de 'çevrenin kişiyi dönüştürdüğü' ortak temasını işlemektedir. Diğer seçenekler ise yardımlaşma, erken eğitim, ısrar ve dayanma gibi farklı temaları kapsamaktadır.
2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde iki farklı deyim, anlam bütünlüğünü bozmadan birlikte doğru kullanılmıştır?
- A) Ağzının payını alan müdür, bu işten elini eteğini çekmeye karar verdi. ✓
- B) Dili tutulmuş gibi davranan politikacı, aynı zamanda lafı dolandırarak konuyu kapattı.
- C) Ayağını yorganına göre uzatan adam, her zaman gözü açık hareket ederek servetini korudu.
- D) Kulağına küpe olan bu ders sayesinde, genç girişimci bir taşla iki kuş vurmayı öğrendi.
- E) Gözü pek olan komutan, savaş meydanında dört elle sarılarak mevzii teslim etti.
C seçeneğinde 'ağzının payını almak' (hak ettiği sert tepkiyi görmek) ve 'elini eteğini çekmek' (bir işle ilgilenmeyi bırakmak) deyimleri birlikte kullanılmış; sert bir uyarı ya da azarla karşılaşan birinin o işten vazgeçmesi anlatılarak iki deyim anlam bütünlüğü içinde verilmiştir. A'da 'ayağını yorganına göre uzatmak' ve 'gözü açık' bir arada anlamlıdır ancak ikincisi gerçek anlamıyla kullanılmıştır. D'de 'dili tutulmak' ve 'lafı dolandırmak' çelişkili bir tablodur. E'de 'gözü pek' ile 'dört elle sarılmak' bağlamı tutarsızdır.
3. 'Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur' atasözünün vurguladığı temel düşünceyle en çok çelişen cümle hangisidir?
- A) İnsanlar ne kadar uzakta olursa olsun, zamanla yeniden bir araya gelmenin yolunu bulurlar.
- B) Bir daha görüşmeyeceğini düşündüğü arkadaşıyla yıllar sonra aynı şehirde yaşadığını öğrendi.
- C) İnsan ilişkileri hiçbir zaman tamir edilemez; kopar, bir daha birleşmez. ✓
- D) Yıllar sonra karşılaşan iki eski dost, bu buluşmanın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hissetti.
- E) Kaderin bir gün mutlaka yolları kesiştirecek olduğuna inanan adam, hiç umutsuzluğa kapılmadı.
'Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur' atasözü, insanların ne kadar ayrı düşse de bir gün yeniden bir araya gelebileceği, insan ilişkilerinin kader tarafından yeniden kurulabileceği inancını ifade eder. E seçeneğinde ise 'insan ilişkileri hiçbir zaman tamir edilemez' ifadesiyle tam tersi bir görüş savunulmaktadır. Bu cümle, atasözünün mesajıyla doğrudan ve açıkça çelişmektedir. Diğer seçenekler ise atasözünün anlayışını destekler ya da somutlaştırır niteliktedir.
4. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde altı çizili deyim, cümlede yanlış anlamda kullanılmıştır?
- A) Komşularla iyi geçinmek için her zaman iki yüzlü davranan adam, mahallenin sevgilisi oldu. ✓
- B) İki rakip şirket arasında yıllardır süren anlaşmazlık, masaya yatırılarak çözüme kavuşturuldu.
- C) Patron, çalışanların tüm itirazlarını görmezden gelince herkes suya sabuna dokunmamayı tercih etti.
- D) Tasarımcı, yıllarca üzerinde çalıştığı projeyi bir çırpıda bitirdi.
- E) Mahkemede aleyhine dönen kanıtlar karşısında sanık, rengi attı.
'İki yüzlü davranmak' deyimi, 'samimiyetsiz, riyakâr, kişiden kişiye göre değişen tutum sergilemek' anlamı taşır ve olumsuz bir niteleme içerir. E seçeneğinde ise bu deyim, olumlu bir sonuca ('mahallenin sevgilisi olmak') gerekçe olarak sunulmuş; sanki iyi geçinmenin yolu iki yüzlülükmiş gibi bir bağlamda yanlış kullanılmıştır. Gerçekte iki yüzlü davranan biri uzun vadede sevilmez, aksine güven kaybeder. Diğer seçeneklerde deyimler anlamlarına uygun bağlamlarda kullanılmıştır.
5. Aşağıdaki atasözlerinin hangisi, 'görünüşe aldanmamak gerekir' anlamını taşımaktadır?
- A) Boş teneke çok ses çıkarır.
- B) Taş yerinde ağırdır.
- C) Sakla samanı, gelir zamanı.
- D) Her gülen yüz dost değildir. ✓
- E) Mum dibine ışık vermez.
'Her gülen yüz dost değildir' atasözü, yüz ifadesinin ya da dış görünüşün her zaman gerçeği yansıtmadığını, gülümseyen birinin mutlaka dost olmadığını vurgular; bu da 'görünüşe aldanmamak gerekir' mesajıyla tam örtüşür. A seçeneği yakın çevreyi ihmal etmeyi, C seçeneği bilgisiz ya da yetersiz kişilerin çok konuştuğunu, D seçeneği her şeyin kendi ortamında değerli olduğunu, E seçeneği ise tutumluluğu ve ilerisini görmeyi anlatır.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, mecaz anlamından sıyrılarak temel (gerçek) anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Yıllarca yok sayılan sanatçı, bu ödülle nihayet gün yüzüne çıktı.
- B) Savcı, delilleri masaya yatırarak jüriye sundu.
- C) Patronun bütün tenkitleri karşısında sessiz kalan yönetici, taşı gediğine koymasını biliyordu.
- D) Uzun tartışmalar sonunda muhalefet, hükümete boyun eğdi.
- E) Doktor, kırık bacağı alçıya aldı ve hastayı taburcu etti. ✓
B seçeneğindeki 'alçıya almak' ifadesi, kırık bir uzvun tıbbi tedavi sürecini anlatmaktadır ve bu cümlede tamamen gerçek, somut anlamıyla kullanılmıştır; deyimsel bir aktarma söz konusu değildir. A'da 'taşı gediğine koymak', uygun söz söylemek anlamıyla mecaz; C'de 'boyun eğmek' itaat etmek anlamıyla mecaz; D'de 'masaya yatırmak' enine boyuna ele almak anlamıyla mecaz; E'de 'gün yüzüne çıkmak' tanınmak anlamıyla mecaz kullanımdır.
7. 'Akıl yaşta değil, baştadır' atasözüyle çelişen anlayışı en iyi yansıtan cümle hangisidir?
- A) Yeni mezun doktor, kıdemli meslektaşlarının yanlış gördüğü hastalığı ilk muayenede teşhis etti.
- B) Tecrübesizliği nedeniyle ciddi hatalar yapan çırak, usta gözetiminde çalışmaya devam etti.
- C) On yıllık tecrübeye sahip mühendis, o sorunu birkaç saatte çözdü. ✓
- D) Genç girişimcinin önerisi, deneyimli yöneticileri şaşkına çevirdi.
- E) Küçük yaştaki mucit, yaptığı buluşla dünya gündemine girdi.
'Akıl yaşta değil, baştadır' atasözü, zekanın ve muhakemenin yaşla değil kişinin doğasıyla ilgili olduğunu, gencin de yaşlı kadar akıllı olabileceğini savunur. D seçeneğinde ise başarı doğrudan 'on yıllık tecrübe'ye, yani yaşa ve deneyime bağlanmaktadır; bu da atasözüyle çelişen bir anlayışı yansıtır. A, C ve E seçeneklerinde genç ya da yeni birinin başarısı ön plana çıkarılarak atasözü desteklenmekte, B seçeneğinde ise tecrübesizliğin hataya yol açması anlatılmakta ama atasözüyle doğrudan çelişen bir vurgu bulunmamaktadır.
8. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde atasözü, verildiği bağlama anlam bakımından en az uymaktadır?
- A) Küçük bir tasarruf alışkanlığı edinen ve zamanla büyük servet biriktiren kişi için 'Damlaya damlaya göl olur' denilebilir.
- B) Yanlış kişiye güvenip sırlarını paylaşan ve zarar gören kadına 'Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır' denildi. ✓
- C) Dedikodu yaparak çevre edinen kişiye yakınları 'İt ürür, kervan yürür' diyerek onu uyardı.
- D) Sürekli erteleyerek hiçbir işi bitiremeyen kardeşine, ablası 'Bugünün işini yarına bırakma' dedi.
- E) Yıllarca zorlu koşullarda çalışıp emekli olan amcaya 'Emek olmadan yemek olmaz' atasözü yakışır.
'Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır' atasözü, insanların her şeyi kendine özgü bir biçimde yaptığını, herkesin kendine has bir tarzı olduğunu ifade eder; bir şeyi yapmanın tek doğru yolu yoktur anlamını taşır. D seçeneğinde ise yanlış kişiye güvenerek zarar görmek anlatılmaktadır. Bu atasözü, güven ve zarar görme temasıyla örtüşmez; bağlama anlam bakımından en az uyan seçenek D'dir. Diğer seçeneklerdeki atasözleri kendi bağlamlarıyla tutarlı biçimde kullanılmıştır.
9. Anlam katmanları bakımından en fazla yorum gerektiren deyim aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Göz yummak
- B) Eli kulağında olmak ✓
- C) Pişmiş aşa su katmak
- D) Kılı kırk yarmak
- E) Ortada kalmak
'Eli kulağında olmak' deyimi, 'bir şeyin çok yakında gerçekleşeceğini, an meselesi olduğunu' anlatır. Bu deyim hem somuttan soyuta uzanan derin bir imge (el ve kulak arasındaki mesafenin küçüklüğü → zamansal yakınlık) hem de bağlama göre değişen yorum katmanları barındırır: beklenti, gerilim ya da yaklaşan bir tehlike de çağrıştırabilir. B'de 'bitmiş işe yeniden müdahale etmek', C'de 'görmezden gelmek', D'de 'çaresiz kalmak', E'de 'aşırı titizlik' anlamları oldukça belirgin ve tek katmanlıdır. A seçeneği ise imgesel derinlik ve yorum çeşitliliği bakımından diğerlerinden öne çıkar.
10. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde atasözü, anlamı pekiştirmek yerine metnin genel mesajını zayıflatmaktadır?
- A) Çok çalışıp başarıya ulaşan sporcu, yine de şans faktörünü göz ardı etmedi; 'Çalışmadan meyve yenmez' sözü buna kanıttır. ✓
- B) Yıllarca haksızlığa katlanan köylüler, sonunda haklarını aradı; zira 'Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.'
- C) Adam, verdiği her sözü tuttu; 'Ne ekersen onu biçersin' atasözü bunun için söylenmiş gibidir.
- D) Ortaklık kuracak kişileri iyi seçmek gerekir; 'Üzüm üzüme baka baka kararır' derler.
- E) Ekibine güvenen lider, projeyi zamanında teslim etti; 'Bir elin nesi var, iki elin sesi var' denir ya.
E seçeneğinde oluşturulan mesaj iki bölümden oluşur: sporcu başarıya ulaşmış VE şansın da rolünü kabul etmiştir. Ancak 'Çalışmadan meyve yenmez' atasözü yalnızca çalışmayı ön plana çıkarır; şans faktörünü yok sayar ya da önemsizleştirir. Bu nedenle atasözü, cümlenin 'şansı da göz ardı etmemek' mesajını zayıflatmakta, onu pekiştirmemektedir. Diğer seçeneklerde atasözleri cümlenin ana mesajını destekler ya da güçlendirir niteliktedir.
11. "Damlaya damlaya göl olur" atasözü aşağıdaki anlamlardan hangisini ifade eder?
- A) Suyun her koşulda değerli olduğu
- B) Küçük birikimlerin zamanla büyük sonuçlar doğuracağı ✓
- C) Sabırsız davrananların hedeflerine ulaşamayacağı
- D) Küçük şeylerin büyük zararlara yol açabileceği
- E) Doğanın insana örnek olması gerektiği
"Damlaya damlaya göl olur" atasözü, küçük ve önemsiz görünen şeylerin birikmesiyle büyük sonuçların ortaya çıkabileceğini anlatır. Sabır ve süreklilikle yapılan küçük katkıların zamanla büyük bir bütün oluşturacağı mesajını verir.
12. "Ağzı var dili yok" deyimi aşağıdaki kişilerden hangisi için kullanılır?
- A) Yabancı dil bilmeyen biri için
- B) Hakkını aramayan, sesini yükseltemeyen biri için ✓
- C) Çok hızlı konuşan biri için
- D) Sır saklayamayan biri için
- E) Yalan söyleyen biri için
"Ağzı var dili yok" deyimi, hakkını aramayan, kendini savunmayan, söylemesi gereken yerde konuşamayan kişiler için kullanılır. Çekingen, pasif ve sesini yükseltemeyen birini tanımlar.
13. "Komşu komşunun külüne muhtaçtır" atasözü en iyi hangi durumu örnekler?
- A) Yaşlıların gençlere ihtiyaç duyması
- B) Küçük şeylerin de değerli olduğu
- C) Komşuların her zaman geçimsiz olduğu
- D) İnsanların birbirinin yardımına muhtaç olduğu ✓
- E) Paylaşmanın insanı zayıf düşürdüğü
"Komşu komşunun külüne muhtaçtır" atasözü, insanların her ne kadar güçlü görünse de bir gün başkalarına ihtiyaç duyacağını; bu nedenle iyi ilişkiler kurulması ve yardımlaşılması gerektiğini anlatır. Toplumsal dayanışmayı vurgular.
14. "Eli açık" deyimi hangi anlama gelir?
- A) Cömert, parasını esirgemeyen ✓
- B) Aceleci ve sabırsız
- C) Her şeyi kabul eden
- D) Dürüst ve güvenilir
- E) Çalışkan ve becerikli
"Eli açık" deyimi, cömert olan, parasını ve imkânlarını başkalarıyla paylaşmaktan çekinmeyen kişiler için kullanılır. Bunun karşıtı olan "eli sıkı" ise cimri anlamına gelir.
15. "Taşıma su ile değirmen dönmez" atasözü aşağıdaki durumlardan hangisine uygundur?
- A) Teknolojinin geleneksel yöntemlerin önüne geçtiği
- B) Çevre kirliliğinin tehlikeli olduğu
- C) Çok çalışmanın her zaman sonuç vermediği
- D) Dışarıdan sağlanan geçici desteklerle kalıcı başarı elde edilemeyeceği ✓
- E) Su kaynaklarının korunması gerektiği
"Taşıma su ile değirmen dönmez" atasözü, dışarıdan taşınan geçici kaynaklarla sürdürülebilir bir işin yürütülemeyeceğini ifade eder. Kalıcı başarı için kendi öz kaynaklarına sahip olmak gerektiği vurgulanır.
16. "Kulağına küpe olsun" deyimi hangi amaçla kullanılır?
- A) Yapılan bir işin kalıcı olduğunu söylemek için
- B) Yaşanan olumsuz bir deneyimden ders çıkarılması gerektiğini anlatmak için ✓
- C) Birini övmek için
- D) Birini tehdit etmek için
- E) Birinin güzel görünümünü belirtmek için
"Kulağına küpe olsun" deyimi, yaşanan olumsuz bir deneyimin ya da verilen bir öğüdün unutulmaması, bundan ders çıkarılması gerektiğini anlatmak için kullanılır. Uyarıcı ve öğüt verici bir işlevi vardır.
17. "Bin ölç bir biç" atasözü hangi davranışı tavsiye eder?
- A) Çok çalışmayı
- B) Başkalarına danışmayı
- C) Dikkatli ve ölçülü olmayı, acele karar vermemeyi ✓
- D) Güçlükler karşısında yılmamayı
- E) Tasarruflu yaşamayı
"Bin ölç bir biç" atasözü, herhangi bir iş yapılmadan önce çok iyi düşünülmesi, ölçülüp biçilmesi gerektiğini; aceleden kaçınılmasını öğütler. Önce iyice düşün, sonra harekete geç mesajı verir.
18. "Gözden ırak olan gönülden de ırak olur" atasözü hangi gerçeği dile getirir?
- A) Uzakta olan şeylerin zamanla unutulduğu ve öneminin azaldığı ✓
- B) Gözlerin kalbe bağlı olduğu
- C) Seyahatin insanı geliştirdiği
- D) İnsanın çevresini iyi gözlemlemesi gerektiği
- E) Görülmeyen şeylere daha çok değer verildiği
"Gözden ırak olan gönülden de ırak olur" atasözü, bir kimse ya da şey görünmez, uzakta kalır hale geldiğinde zamanla unutulacağını ve kalpten de silineceğini ifade eder. Görülmeyenin zamanla değer yitirdiğini anlatır.
19. "Kılı kırk yarmak" deyimi hangi anlama gelir?
- A) Bir konuyu yüzeysel geçmek
- B) Hızlı karar vermek
- C) Birini eleştirmek
- D) Çok güçlü olmak
- E) Aşırı titiz davranmak, her ayrıntıyı didik didik etmek ✓
"Kılı kırk yarmak" deyimi, bir konuda gereğinden fazla titiz davranmayı, çok küçük ayrıntılara takılmayı, her şeyi didik didik incelemeyi ifade eder. Bazen olumlu bir titizliği, bazen de gereksiz ayrıntıcılığı kasteder.
20. "It ürür kervan yürür" atasözü aşağıdaki hangi durumda kullanılmak için uygundur?
- A) Köy hayatının güzelliklerinin anlatılması
- B) Hayvanların insanlarla iletişim kurması
- C) Sabah erkenden yola çıkmanın önemi
- D) Boş ve kötü niyetli eleştirilere rağmen işe devam edilmesi gerektiği ✓
- E) Güçlünün her zaman haklı olduğu
"It ürür kervan yürür" atasözü, boş konuşan, kötü niyetle eleştiren ya da engel olmaya çalışanlara aldırış etmeden işe ve yola devam edilmesi gerektiğini anlatır. Kararlılık ve asıl hedefe odaklanma mesajı verir.
21. "Dereyi görmeden paçaları sıvamak" deyimiyle anlatılmak istenen düşünce, aşağıdaki cümlelerin hangisinde verilmiştir?
- A) Sınav tarihini bile bilmeden ders programı hazırlayan Murat, hevesle çalışmaya başladı. ✓
- B) Geçmişteki hatalarından ders çıkaran Emre, bir daha aceleci davranmamaya yemin etti.
- C) Uzun süre düşündükten sonra kararını veren Ayşe, adımlarını dikkatli atıyordu.
- D) Sonucu belli olmayan bir davada avukat tutmak için servetini harcayan Selim, pişman oldu.
- E) Yıllarca çalışıp emekli olan Hasan Bey, artık hiçbir işe koşturmak istemiyordu.
"Dereyi görmeden paçaları sıvamak" deyimi, bir işin sonucunu ya da gerekliliklerini bilmeden, onu yapmak için erkenden hazırlık yapmak anlamına gelir. B şıkkında, sınav tarihi dahi bilinmeden ders programı hazırlanması bu anlamı tam olarak karşılamaktadır. E şıkkı çeldirici olarak tasarlanmış olsa da orada ön bilgi eksikliğinden çok sonucu belirsiz bir işe para yatırma söz konusudur; bu durum deyimin özüyle örtüşmez.
22. "Mum dibine ışık vermez" atasözüyle aynı anlamı taşıyan atasözü aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Uzak akraba yakın komşudan iyidir.
- B) Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
- C) Körle yatan şaşı kalkar.
- D) Kasap kendi etini kesmez. ✓
- E) El elin eşeğini türkü söyleyerek arar.
"Mum dibine ışık vermez" atasözü, insanın başkalarına yaptığı iyiliği ya da verdiği değeri en yakınlarına genellikle göstermediğini, en uzaktakilere daha cömert davrandığını anlatır. "Kasap kendi etini kesmez" atasözü de mesleği ya da uzmanlığı ne olursa olsun kişinin bu beceriyi en yakınına, özellikle kendisine uygulamadığını belirtir; her ikisi de kişinin kendi çevresine-kendisine yeterince faydalı olmaması temasını işler. A ve B şıkları komşuluk ilişkilerini, C şıkkı kötü arkadaşlığın etkisini, E şıkkı ise başkasının işine kolay bakıldığını anlatır.
23. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir deyim yanlış açıklanmıştır?
- A) "Pişmiş aşa su katmak": Tamamlanmak üzere olan ya da bitmiş bir işi bozmak, aksatmak.
- B) "Gözden düşmek": Bir kimsenin birinin gözündeki değerini, itibarını yitirmesi.
- C) "Çam devirmek": Çok büyük ve önemli bir başarı elde etmek. ✓
- D) "Ayak oyunları": Bir amaca ulaşmak için başvurulan dolaylı, sinsi yöntemler.
- E) "Kulağına küpe olmak": Yaşanan olumsuz bir deneyimden ders alarak bir daha aynı hatayı yapmamak.
"Çam devirmek" deyimi büyük bir başarıyı değil, tam tersine, ortam için uygun olmayan, saygısızca ya da farkında olmadan yapılan büyük bir gaf, pot kırmak anlamını taşır. "Büyük bir başarı elde etmek" anlamında kullanılması yanlıştır. Diğer şıklardaki açıklamalar deyimlerin gerçek anlamlarıyla örtüşmektedir.
24. "Bir elin nesi var, iki elin sesi var" atasözünün öğüt verdiği davranış biçimi, aşağıdaki durumların hangisine en uygun düşer?
- A) Köylüler, uzun tartışmalar sonunda kendi aralarında anlaşamayınca dağıldı.
- B) Ahmet, mahallesindeki sokaklarda yaşanan su baskınını tek başına çözmeye çalışıyordu.
- C) Farklı görüşlerdeki iki arkadaş, saatlerce tartışmalarına karşın uzlaşamadı.
- D) Mahalle sakinleri, parkın yenilenmesi için birlikte belediyeye dilekçe vermeye karar verdi. ✓
- E) Zeynep, sınıf arkadaşlarına danışmadan proje ödevini yalnız tamamlamayı tercih etti.
"Bir elin nesi var, iki elin sesi var" atasözü, tek başına yapılamayan ya da etkisi az olan işlerin birlikte, dayanışmayla yapıldığında çok daha güçlü sonuçlar verdiğini öğütler. C şıkkında mahalle sakinlerinin ortak bir sorun için bir araya gelerek dilekçe vermesi bu düşünceyi doğrudan yansıtmaktadır. D şıkkı çeldirici olarak tasarlanmış olsa da orada birliktelik değil, anlaşmazlık ve dağılma söz konusudur.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "eli açık" deyimi mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
- A) Çocuk, annesine çiçek uzatmak için elini açık tuttu.
- B) Markette kasiyere uzatırken eli açık kalan kadın, cüzdanını düşürdüğünü fark etti.
- C) Parayı sayarken eli açık olan muhasebeci, banknotları tek tek masaya dizdi.
- D) Eli açık biri olan komşumuz, misafir eksik etmez, herkese ikramda bulunurdu. ✓
- E) Yardım toplamak için eli açık gezen adam, kapı kapı dolaşıyordu.
"Eli açık" deyimi mecaz anlamda cömert, eli açık yürekli, başkalarına kolaylıkla veren kişi demektir. C şıkkında komşunun misafirperver ve cömert tutumu bu mecaz anlamı tam olarak karşılamaktadır. Diğer şıklarda ise "eli açık" ifadesi gerçek anlamıyla, yani elin fiziksel olarak açık/uzatılmış durumda olmasını anlatmak için kullanılmıştır.