menu
MemurOl
Türkçe Testleri

Genel Tekrar Testi - 89

Soru 1 / 25

(I) Bir grup araştırmacı 1952-2011 dönemindeki günlük hava durumu verilerini analiz ederek kuzey yarım kürede mevsimlerin uzunluğunda yaşanan değişimleri tespit etmişler. (II) Bu yarım asırlık çalışma sırasında hava sıcaklıklarının en yüksek olduğu %25’lik kısım yaz sıcakları, sıcaklıkların en düşük olduğu %25’lik kısım kış soğukları olarak belirlenmiş. (III) Elde edilen sonuçlara göre aradan geçen 60 yılda yaz mevsimi 17 gün uzarken kış, ilkbahar ve sonbahar mevsimleri sırasıyla 3, 9 ve 5 gün kısalmış. (IV) Sonuçlar, küresel ısınmayı engellemek için küresel çapta çaba gösterilmemesi durumunda 2100’e gelindiğinde kuzey yarım kürede senenin altı ayında yaz mevsimi yaşanacağını, kışların uzunluğununsa iki ayın altına düşeceğini gösteriyor. (V) İklim değişiklikleri, insanların alerjik reaksiyonlarını tetikleyebiliyor hatta alerjik polene yoğun biçimde maruz kalınması, istenmeyen sonuçlara yol açabiliyor. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Bu testteki tüm sorular ve cevapları (25 soru)
  1. 1. (I) Bir grup araştırmacı 1952-2011 dönemindeki günlük hava durumu verilerini analiz ederek kuzey yarım kürede mevsimlerin uzunluğunda yaşanan değişimleri tespit etmişler. (II) Bu yarım asırlık çalışma sırasında hava sıcaklıklarının en yüksek olduğu %25’lik kısım yaz sıcakları, sıcaklıkların en düşük olduğu %25’lik kısım kış soğukları olarak belirlenmiş. (III) Elde edilen sonuçlara göre aradan geçen 60 yılda yaz mevsimi 17 gün uzarken kış, ilkbahar ve sonbahar mevsimleri sırasıyla 3, 9 ve 5 gün kısalmış. (IV) Sonuçlar, küresel ısınmayı engellemek için küresel çapta çaba gösterilmemesi durumunda 2100’e gelindiğinde kuzey yarım kürede senenin altı ayında yaz mevsimi yaşanacağını, kışların uzunluğununsa iki ayın altına düşeceğini gösteriyor. (V) İklim değişiklikleri, insanların alerjik reaksiyonlarını tetikleyebiliyor hatta alerjik polene yoğun biçimde maruz kalınması, istenmeyen sonuçlara yol açabiliyor. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

    • A) I
    • B) II
    • C) III
    • D) IV
    • E) V

    Paragrafın‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ genelinde kuzey yarım kürede mevsimlerin uzunluklarındaki değişimler, yapılan yarım asırlık hava analizi çalışması ve küresel ısınmanın mevsim süreleri üzerindeki etkileri anlatılmaktadır. Ancak V. cümlede konuyla ilgisiz bir biçimde iklim değişikliğinin insanlardaki 'alerjik polen reaksiyonlarını tetiklemesi' gibi medikal bir konuya geçilerek akış bozulmuştur. Doğru cevap E seçeneğidir.

  2. 2. Aşağıdaki kelimelerin hangisinde vurgu ilk hecededir?

    • A) Antep
    • B) Malatya
    • C) Çiçekçilik
    • D) Galatasaray
    • E) Zeytinburnu

    Türkçe‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yer adlarında vurgu genellikle ilk hecede bulunur. İki heceli bir yer adı olan 'Antep' sözcüğünde vurgu ilk hecededir ('An-tep'). 'Malatya' sözcüğünde orta hecededir. Diğer birleşik ve türemiş kelimelerde ise son veya orta hecelere dağılır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  3. 3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde oluş bildiren bir eylem kullanılmıştır?

    • A) Yemekleri öyle lezzetliydi ki bir haftada şişmanlamışım.
    • B) Yolun sağına soluna meraklı bir kalabalık toplanmış.
    • C) Çocukları erkenden kaldırıp pikniğe yolladık.
    • D) Babam bu haberi tam vaktinde vermişti.
    • E) Akşam olunca çırçır işçilerinin her biri bir köşeye çöktü.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “şişmanlamak” eylemi, öznenin iradesi dışında zamanla gerçekleşen bir değişimi bildirir. Bu nedenle oluş fiilidir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  4. 4. Yapay zekâ destekli insansız hava araçlarının (İHA) tasarımı ve üretimi her geçen gün daha da yaygınlaşıyor. Hatta internet üzerinden sipariş üzerine özel yazılımlı otonom İHA üreten firmalar bile faaliyet gösteriyor. Bazı teknoloji şirketleri, müşterinin istediği uçuş algoritmasını ve donanım kodlarını sentetik olarak hazırlayıp teslim ediyor. Savunma, tarım ve lojistik gibi sektörlerde her yıl milyonlarca kod satırı yazılıyor. Cüzi ücretler karşılığında internet üzerinden istediğiniz uçuş yazılımını sipariş ettiğinizde, üretilen otonom yazılım kartı birkaç gün içinde kargo ile kapınıza ulaşıyor. Gelen yazılımı standart bir drone gövdesine yerleştirerek cihazı otonom hâle getirmek mümkün. Ne var ki henüz çok yeni ve kontrolsüz olan bu alanda hiçbir bağlayıcı yasal düzenleme bulunmuyor. Örneğin, üretici firmalar tehlikeli tesisleri sabote edebilecek veya patlayıcı taşıyacak şekilde tasarlanmış otonom bir İHA yazılımı siparişinin ne kadar büyük bir tehdit oluşturduğunu kestirebilir mi? Kestirebilseler bile bunu denetlemek için ne kadar kaynak ve zaman ayıracaklar? Bu soruların yanıtlanması son derece kritiktir; zira yapılan bu kontrolsüz ticaret, bir hırdavatçıdan internet üzerinden el yapımı patlayıcı malzemesi sipariş etmekten farksızdır. Bu parçada söz edilen otonom İHA yazılımlarının sipariş üzerine üretilmesinin eleştirilme temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Yüksek maliyeti sebebiyle sadece büyük bütçeli kuruluşlar tarafından erişilebilmesi.
    • B) Bilgisayar programcılığıyla herkes tarafından kolayca taklit edilebilir olması.
    • C) Bazı korsan sitelerin yasal olmayan platformlar üzerinden bu ticareti yapması.
    • D) Herhangi bir yasal denetim ve güvenlik filtresi bulunmamasının yaratabileceği ciddi tehlikeler.
    • E) Geleneksel güvenlik teknolojilerini büyük oranda işlevsiz hâle getirmesi.

    Metinde‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sipariş üzerine otonom yazılım üreten firmaların denetimsizliğinden, bağlayıcı yasal kuralların (denetim) bulunmamasından ve bu durumun kötü niyetli kişilerce (sabotaj yazılımları vb.) suistimal edilme riskinden bahsedilerek durum eleştirilmiştir. Bu durum D seçeneğinde verilmiştir. Doğru cevap D seçeneğidir.

  5. 5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde üç farklı türde fiilimsi kullanılmıştır?

    • A) Uçsuz bucaksız ovada trenle ilerlerken sarı bir denize dönen buğday tarlalarında başakların dalgalanışını izliyordum keyifle.
    • B) Edebiyatımızın kimi dönemlerinde görülen farklı akımların bir zenginlik kaynağı olduğunu söyleyebiliriz.
    • C) Çocukluğumuzun geniş ailelerinde akraba çocuklarıyla toplanıp kulaktan kulağa oynadığımız günleri özlüyorum.
    • D) Sanatçının kaleminden çıkan her satır benim yüreğimde tarif edilemez gönül titreşimleri oluşturuyordu.
    • E) Bir ustanın yanında yetiştiyseniz, onun emeğiyle kendinizi geliştirdiyseniz gerçek bir usta olmanın eşiğindesiniz demektir.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “ilerlerken” zarf-fiil, “dönen” sıfat-fiil, “dalgalanışını” isim-fiildir. Üç fiilimsi türü de aynı cümlede kullanılmıştır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  6. 6. Mark Twain “_Kıyaslamak_, (I) mutluluğun katilidir.” _diyerek_ (II) tek bir sözle _özetlemiş_ (III) aslında her şeyi. Her zaman bizden daha rahat koşullara, daha kusursuz bir yaşama sahip birileri bulunacaktır. Bunun sonu yoktur ama bu karşılaştırmanın kesinlikle bir sınırı olmalıdır. Aksi halde huzurumuzun katilinin kendimiz _olduğunu_ (IV) fark etmeden kaygılı, öfkeli ve mutsuz _geçecek_ (V) tüm ömrümüz. Bu parçada numaralanmış sözcüklerin hangileri fiilimsi _değildir_?

    • A) I ve II
    • B) I ve V
    • C) II ve IV
    • D) III ve IV
    • E) III ve V

    Parçadaki‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ numaralandırılmış sözcüklerden 'Kıyaslamak' isim-fiil (I), 'diyerek' zarf-fiil (II) ve 'olduğunu' sıfat-fiildir (IV). 'özetlemiş' (III) ve 'geçecek' (V) sözcükleri ise çekimli fiildir (cümlelerin yüklemleridir), dolayısıyla fiilimsi değildir. Doğru cevap E seçeneğidir.

  7. 7. Bin cefalar etsen almam üstüme Gayet şirin geldi dillerin dostum Varıp yâd ellere meyil verirsen Kış olan bağlana yolların dostum Bu dörtlükte kaç yerde ulama söz konusudur?

    • A) 2
    • B) 3
    • C) 4
    • D) 5
    • E) 6

    Dörtlükte‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sırasıyla; 'cefalar etsen' (r-e), 'etsen almam' (n-a), 'almam üstüme' (m-ü), 'yâd ellere' (d-e) ve 'Kış olan' (ş-o) olmak üzere toplam 5 yerde ulama vardır. Doğru cevap D seçeneğidir.

  8. 8. “Haldun Taner’in tiyatrolarında - - -” sözü aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa cümle üslupla ilgili olur?

    • A) hayat okulundan manzaralar serilir okurun ve seyredenin önüne.
    • B) varoluşsal sorunların yol açtığı girdaplardan kurtulmaya çalışan yaşamları görürsünüz.
    • C) keskin bir ironiyle karışık ince nükteler belli eder kendisini.
    • D) kullanılan sözcüklerin ruhunuzda çok farklı çağrışımlar oluşturduğuna şahit olursunuz.
    • E) toplumsal mizahla toplumsal eleştirinin birbirine geçmeden nasıl harmanlandığı şaşırtır sizi.

    Üslup,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ sanatçının anlatış biçimiyle ilgilidir. D seçeneğinde kullanılan sözcüklerin okurda çağrışımlar oluşturması anlatım tarzını gösterir. Bu yüzden doğru cevap D seçeneğidir.

  9. 9. Selçuklu sanatı; mimari, taş ve ahşap oyma sanatları, hat sanatı, çinicilik, halıcılık gibi dallarda özgün bir tarz oluşturabilmiştir. Üstelik bunu çok zor bir dönemde, Haçlı Seferleri ve Moğol İstilası gibi sıkıntıların ortasında başarabilmiştir. Günümüzde birçok sanat dalında, özgün üslup yakalama noktasında sıkıntılar yaşıyoruz. Bunun temel sebebi, sanat anlayışımızın, medeniyetimizin ruhu ile bağlarının kopmuş olmasıdır. Medeniyetimizin ruhu; din, ilim ve sanatın bütünlüğü temeline dayanır. Hâlbuki günümüzde din, ilim ve sanat arasındaki bağlar koparılmış olduğu gibi her biri kendi içinde Batılı değer yargılarının işgali altındadır. Selçuklu örneğinde gördüğümüz üzere sanatta üslup, mutlak surette bir dünya görüşüne ve kâinat anlayışına dayanır. Bugün, çok değerli mimarlarımız, taş ve ahşap oyma ustalarımız, hattatlarımız, tezhip ve kalem işine vâkıf nakkaşlarımız var. Belki sayıları da Selçuklu hatta Âl-i Osman dönemine göre daha fazladır. Ama yine de bir Karatay Medresesi’ndeki, bir Rüstem Paşa Camii’ndeki gibi zaman ve mekânı aşan özgünlükte eserler yapılamıyor. Bu parçada, I. Medeniyet ruhunu kaybettiğimiz için ecdadın ortaya koyduğu muhteşem eserlerin dengini yapmaktan uzak kaldığımız II. Değer yargılarımızı, duruşumuzu, kültürümüzü Batılı fikir akımlarının bozucu etkilerinden yeterince koruyamadığımız III. Tarihî eserlerin geçmişi geleceğe bağlayan bir köprü olduğu gerçeğini yeni nesillere aşılamak konusunda başarılı olamadığımız durumlarının hangilerinden yakınılmaktadır?

    • A) Yalnız I.
    • B) Yalnız II.
    • C) Yalnız III.
    • D) I ve II.
    • E) I, II ve III.

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ günümüzde özgün eserler verilememesinin medeniyet ruhundan kopuş ve Batılı değerlerin etkisiyle ilişkili olduğu söylenir. III. yargıdaki tarihî eser bilincinin yeni nesillere aktarılması konusu yoktur. Doğru cevap D seçeneğidir.

  10. 10. “Hayat satranca benzer; birçok kez şah dersin ama matı bir kez yaparsın.” cümlesinden aşağıdakilerin hangisine _ulaşılamaz_?

    • A) İnsan hayatı sürekli mücadelelerle geçer.
    • B) Başarı, kolay ulaşılacak bir yerde değildir.
    • C) İnsanın başarılı olmasında tesadüflerin de rolü vardır.
    • D) Başarı yolunda ufak kazalar meydana gelebilir.
    • E) Başarı, ısrarla kovalanırsa en sonunda yakalanır.

    Cümle‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ başarıya ulaşmak için mücadele, sabır ve denemelerin gerektiğini düşündürür. Ancak başarının tesadüflerle elde edildiği anlamı yoktur. Bu nedenle C seçeneğine ulaşılamaz. Doğru cevap C seçeneğidir.

  11. 11. Roman, kurgusal bir emeğin ürünüdür. Doğal olarak hayatı olduğu gibi değil, yazarın hayal dünyasını yansıtır. Okuyucuda 'O kadar gerçekçi ki inandırıcılığı kalmamış.' izlenimi bırakmamalıdır roman. Bu parçada tırnak içinde verilen sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir?

    • A) Okurların sanat yönü zayıf eserleri beğenmeleri imkansızdır.
    • B) Toplumla iç içe olmak, romanlarda yaşamı anlatmak için yeterli olmaz.
    • C) Romanlarda anlatılan yaşamlar, gerçek yaşamda asla görülmez.
    • D) Romancılar, gerçekçiliğin dozajını ayarlayamazsa eserlerinin inandırıcılığına gölge düşürürler.
    • E) Roman yazarının gerçekçi olma kaygısı taşıması yanlış bir tutumdur.

    Tırnak‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ içindeki ifade, bir romanın hayatı birebir kopyalayarak aşırı gerçekçi olmaya çalışmasının, onun sanatsal inandırıcılığını ve kurgusal çekiciliğini zedeleyebileceğini anlatır. Romancı, kurgu ile gerçeklik arasındaki dengeyi (gerçekçilik dozajını) iyi kurmalıdır. Doğru cevap D seçeneğidir.

  12. 12. • Bağırsak sağlığımız için nelere dikkat etmeliyiz? • Bağırsağın “ikinci beyin” olarak adlandırılmasının nedeni nedir? • Bağırsaktaki bakteri topluluğu vücudumuzda ne kadar yer kaplar? • Bağırsak ve psikoloji arasında nasıl bir ilişki var? Aşağıdaki araştırma sonuçlarından hangisi bu sorulardan herhangi biriyle ilişkili _değildir_?

    • A) Anksiyete ve depresyon yaşayan insanların bağırsaklarında ve sindirim sistemlerinde iltihaplanmaya neden olan bakteri türlerinin bulunma olasılığının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.
    • B) Bağırsakta yaşayan yaklaşık 2 kg ağırlığındaki bakteri topluluğunun hacimsel olarak ortalama bir insan beyninden daha büyük olduğu saptanmıştır.
    • C) Vücudumuzdaki bütün organlardan farklı olarak bağırsağın kendi başına faaliyet gösterebildiği ve beyinden emir almadan kendi kararlarını verebildiği gözlemlenmiştir.
    • D) Yaş, genetik, beslenme, fiziksel aktivite gibi birçok faktörün hep birlikte bağırsaktaki bakteri topluluğunun kalitesini etkilediği belirtilmiştir.
    • E) Sürekli aynı besinleri tüketmek bağırsaktaki bakteri kalitesini düşürdüğünden çeşitlilik arz eden bir beslenme biçimi kazanmamız gerektiği ifade edilmiştir.

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneği bağırsak-psikoloji ilişkisine; B seçeneği bakterilerin vücuttaki ağırlığına/kapladığı yere; C seçeneği bağırsağın beyinden bağımsız kararlar almasına (ikinci beyin); E seçeneği ise bağırsak sağlığı için zengin beslenme tavsiyelerine cevap vermektedir. D seçeneğindeki bağırsak kalitesini etkileyen çoklu faktörler ise yukarıdaki sorulardan hiçbirinin doğrudan karşılığı değildir. Doğru cevap D seçeneğidir.

  13. 13. Zihinsel süreçler açısından bellek, sadece verileri saklayan durağan bir arşiv kutusu değildir; aksine, sonradan edinilen tecrübelerle durmaksızın yenilenen aktif bir yapıdır. Aynı şekilde, geçmişin hatırlanması da eski kayıtların olduğu gibi ekrana yansıması değil, her anımsamada yeni baştan inşa edilmesidir. Dolayısıyla zihnimizdeki anıların taşıdığı gerçeklik, sabit bir resim karesi olmaktan ziyade sürekli yeniden kurgulanması gereken bir sinema şerididir. ----. Çünkü hafıza; bireyin anlık hislerinden ait olduğu kültürel çevreye kadar uzanan geniş ve çok boyutlu ağların tam ortasında konumlanır. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    • A) Dolayısıyla bellek araştırmaları tamamen teknik verilerle sınırlandırılabilir
    • B) Nitekim son bulgular, geçmişi hatırlamanın bütünüyle tesadüfi olduğunu ortaya koyar
    • C) Zira hatıralar, kendilerini çevreleyen sosyal ve kişisel bağlamla birleştirildiğinde bir mana ifade eder
    • D) Oysa bu yeniden inşa süreci sadece derin uykuda gerçekleşen bir durumdur
    • E) Ne var ki bu dinamik yapı, bireyin geçmişten ders çıkarmasını zorlaştıran bir etkendir

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ hafızanın dinamik yapısı, anıların her hatırlamada yeniden inşa edildiği vurgulanmaktadır. Boşluktan hemen sonra gelen 'Çünkü hafıza; bireyin duygusal durumundan kültürel bağlamına kadar...' cümlesi, öncesinde anıların bağlamsal ilişkisine değinen bir yargı gerektirir. C seçeneğindeki 'hatıraların kendilerini çevreleyen bağlamla anlam kazandığı' tezi bu akışı kusursuz tamamlar. Doğru cevap C seçeneğidir.

  14. 14. Aşağıdaki dizelerin hangisinde eylem, diğerlerinden farklı kişi ekiyle çekimlenmiştir?

    • A) Söyle sevda içinde türkümüzü Aç bembeyaz bir yelken
    • B) Her sabah ufuklardan mavi şarkılar gelir Ve her sabah ürperir içimde yalnızlığım
    • C) Yediyordu Elif kağnısını Kara geceden geceden
    • D) Kaçmış uykum yabancı ormanlardan Dağlar mağaralarla ovalardan kaçmış
    • E) Hey göklere duman durmuş dağlar hey Değirmenin üstü her gün yel olmaz

    A‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki “söyle” ve “aç” fiilleri ikinci tekil kişiye yöneltilmiş emir kipindedir. Diğer seçeneklerdeki eylemler üçüncü kişiyle çekimlenmiştir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  15. 15. 1970’li yıllarda bir krem deterjan markasının satış müdürü, satışları artırmak için yeni bir pazarlama yöntemi uyguladı. O güne kadar alışık olunan yöntem, bazı krem deterjan kâselerinin içine çay kaşığı konarak ürünlerin satışa sunulmasıydı. Ürün müdürünün kendi markası için geliştirdiği yeni yöntemde her kâseye basit, ucuz ama ihtiyacı karşılayan bir hediye konacak ve bu hediyeler, birbirinden farklı olacaktı. Çamaşır mandalı, saç tokası ve değişik plastik anahtarlıklar hazırlandı ve her kâseye birer tane kondu. Kâselerin üzerine “Her kâsede bir hediye, bizde boş yok.” yazıldı. Bu kampanya ayrıca televizyon ve radyo reklamlarıyla da duyuruldu. Kampanya son derece başarılı oldu ve satışlar, kısa sürede on kat arttı. Uygulamaya dört beş ay devam edildikten sonra hediye vermekten vazgeçildi ve ürünün üzerine yalnızca “İyi temizler.” sloganı yazılarak ürün satışa sunuldu. Bu değişikliğe karşın satışlar çok az gerilemişti. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi vardır?

    • A) Öyküleme
    • B) Tartışma
    • C) Tanık gösterme
    • D) Tanımlama
    • E) Betimleme

    Metinde‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ 1970'lerde bir satış müdürünün geliştirdiği hediye kampanyası, uygulanan yöntemler, kampanya süreci ve sonrasındaki satış sonuçları zaman sırasına dayalı olay akışı içinde (kronolojik hikaye biçiminde) anlatılmıştır. Bu anlatım tarzı klasik 'öyküleme' (hikaye etme) tekniğidir. Doğru cevap A seçeneğidir.

  16. 16. ----; tabii ki nadir ve taze deniz ürünlerinin yer aldığı tabakların bedeli daha yüksek oluyor. Sıcak oolong çayı da ücretsiz olarak masalarda bulunan musluklardan servis ediliyor. Siparişleri tükettikçe boş tabakları masadaki toplama bölmesine gönderiyorsunuz; tabak tabanındaki çipler sayesinde hesabınız anlık güncelleniyor ve her altı tabakta bir ekranda eğlenceli animasyonlar dönüyor. Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

    • A) Tokyo'daki balık restoranlarında menüler oldukça zengindir
    • B) Uzak Doğu seyahatinde suşi çeşitlerini mutlaka denemelisiniz
    • C) Asyalıların sağlıklı yaşam sırrının deniz ürünleri olduğu söylenir
    • D) Bazı modern suşi restoranlarında tabağın deseni, onun fiyat grubunu belirtir
    • E) Geleneksel restoranlarda porsiyonlar genelde çok küçük servis edilir

    Boşluğun‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ hemen sonrasında gelen 'tabii ki nadir ve taze deniz ürünlerinin yer aldığı tabakların bedeli daha yüksek oluyor' ifadesi, fiyatların tabaklar aracılığıyla gruplandırıldığına veya belirlendiğine dair bir giriş gerektirir. D seçeneğindeki 'tabağın deseni, onun fiyat grubunu belirtir' ifadesi bu anlam akışını mükemmel şekilde tamamlar. Dolayısıyla doğru cevap D seçeneğidir.

  17. 17. İster okur ya da kahramanla dalga geçmekte kullanılsın ister birbirinden ilginç bilgiler vermekte, konu dışı uzatmalar (uzatı) her romancı için çekici bir anlatım ögesi _değildir_. Tam tersine özellikle çağdaş romancılar ellerinden geldiğince uzak dururlar ondan; Flaubert’in uzatı oranını sıfıra düşürmek için kendini zorladığı hissedilir. Bir Malraux’un, bir Hemingway’in yapıtlarında uzatıya pek rastlanmaz. Bir Alain Robbe-Grillet'nin uzatıya başvurması için roman anlayışını tamamen yadsıması gerekir. Bu parçada değişik yazarların örnek verilmesi aşağıdakilerin hangisini açıklamak içindir?

    • A) Romanda okurla dalga geçilmemesi gerektiğini
    • B) Çağdaş romancıların uzatıdan uzak durduklarını
    • C) Romanın bir bilgi aktarma kitabı olmadığını
    • D) Her romancının ayrı bir anlatımının olduğunu
    • E) Uzatının ilgi çekici bir anlatım yolu olduğunu

    Parçada‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ modern/çağdaş romancıların gereksiz uzatmalardan (konu dışı açıklamalardan) kaçındığı belirtilmiş ve bu durumu somutlaştırmak üzere Flaubert, Hemingway, Malraux ve Robbe-Grillet gibi yazarlardan örnekler sunulmuştur. Bu örnekler çağdaş romancıların uzatıdan uzak durduğunu açıklamak amacını taşır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  18. 18. Benim de ölçülü uyaklı şiirlerim var, ama ben şiiri belirli kalıplar içinde dile getirilmiş sözler olarak görmem, önemli olan şiirimi okuduğunda, yüreğinin telinin titrediğinin hissetsin insanlar. Bu cümleye göre bu sözleri söyleyen şairin en belirgin özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

    • A) Şiirde, biçimle içeriği kaynaştırmaya özen gösterme
    • B) Duygusallığı, şiirin en önemli ögesi olarak görme
    • C) Şiirde, yerleşik kuralların dışına çıkarak özgünlüğü yakalama
    • D) Şiirleriyle okura mesaj verme kaygısı taşıma
    • E) Şiirlerini serbest bir anlayışla oluşturma

    Şair,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ şiirin belirli kalıplardan çok okurun yüreğinde duygu uyandırmasını önemsemektedir. Bu nedenle duygusallığı şiirin temel ögesi olarak görmektedir.

  19. 19. Aşağıdaki dizelerin hangisinde amaç-sonuç ilişkisi vardır?

    • A) Bir abide istersen eğer Ağrı’ya git! Yükseklerden gelen büyük çağrıya git
    • B) Hiç olmazsa unutmamak isterdim. Eski geceler, sevdiklerimle dolu odalar...
    • C) Haydi Abbas, vakit tamam; Akşam diyordun işte oldu akşam.
    • D) Lacivert bir yalnızlığı üstüme örttüm Kara bir leke gibi kalmasın diye bu gece
    • E) Yorgunsun, uzaklardan gelmişsin; Yitirmişsin neyin varsa birer birer.

    D‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğinde “Kara bir leke gibi kalmasın diye” sözü, eylemin yapılma amacını belirtir. Yani lacivert yalnızlığın örtülmesi, gecenin leke gibi kalmaması amacıyla yapılmıştır. Doğru cevap D seçeneğidir.

  20. 20. I. Ayva sarı nar kırmızı sonbahar! II. Her yıl biraz daha benimsediğim. III. Ne dönüp duruyor havada kuşlar? IV. Nerden çıktı bu cenaze, ölen kim? V. Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar Numaralı dizelerden hangisinde hem yapım hem de çekim eki almış bir sözcük vardır?

    • A) I.
    • B) II.
    • C) III.
    • D) IV.
    • E) V.

    II.‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ dizedeki 'benimsediğim' sözcüğü 'benim-se-diğ-im' biçiminde hem yapım eki hem de çekim eki almıştır. Diğer dizelerde bu koşulu sağlayan sözcük yoktur.

  21. 21. Nihayetinde insanın bu dünyadaki varoluş mücadelesi, geçiciliğe karşı kalıcılık arzusunun bir kanıtıdır. Hafıza, bu mücadelenin kalkanı; yaratıcılık ise kılıcıdır. Göz nasıl görmenin fiziksel organı, kulak nasıl duymanın somut kanalı ise sanat da kalıcılık arzusunun somut evi, edebiyat ise zamana meydan okuyan sesidir. İnsanın yaşamın detaylarına tutunuşu, yok oluş düşüncesini zihninden silip atışı, bilimle, felsefeyle, mimariyle ilgilenmesi, bu dünyadan göçüp gitmeden önce zamana vurduğu cesur mühürlerdir. Kendisinden sonraki nesillerde de iz bırakmak için üreten her insan cesurdur ve bedenleri toprağa karışsa da eserleriyle hâlâ aramızda yaşayan, bize dünyayı olduğundan daha derin gösteren düşünürler cesurdur. Bu parçanın yazarının aşağıdakilerden hangisini söylemesi beklenemez?

    • A) Dünyaya gelmek elimizde olan bir durum değildir ancak kalıcı bir iz bırakmak irade ve cesaret gerektirir.
    • B) İnsanlık tarihinin sayfalarında sadece korkakların değil, zamana iz bırakan cesurların izleri kalır.
    • C) Kültür ve sanat alanındaki pek çok üretimimiz, aslında yok oluş fikrine karşı verilmiş bir savaştır.
    • D) Eserleriyle yaşayan bilgeler, faniler dünyasında ölümsüzlük bayrağını taşıyan öncülerdir.
    • E) Cesur insanlar, yalnızca yaşadıkları dönem boyunca çevrelerinde gördükleri takdirle cesaretlerini kanıtlarlar.

    Metinde‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ asıl cesur olarak nitelendirilenler, 'kendisinden sonra da iz bırakmaya çalışan ve bedenleri yok olsa da eserleriyle yaşayan' ölümsüz sanatçılar ve düşünürlerdir. Bu nedenle cesaretin sadece yaşanılan dönemdeki takdirle sınırlı olduğunu belirten E seçeneğindeki yargı parçanın yazarının düşünceleriyle çelişmektedir. Doğru cevap E seçeneğidir.

  22. 22. Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki ad tamlaması, tamlayan ve tamlanan kısımlarına ayrıldığında tamlayan ögesi zincirleme ad tamlaması olur?

    • A) Sanatçılarımız, yollarındaki engeller kaldırılırsa evrensel nitelikte eserler verir.
    • B) Eleştirmenlerin en çok üzerinde durmaları gereken husus eserlerin estetik değeridir.
    • C) Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının ne tür gelişmeler gösterdiğinin incelenmesi gerekir.
    • D) Türk edebiyatı tarihinin en kapsamlı yapıtı olan bu kitap herkeste bulunmalı.
    • E) Artık işçi ve köylü sorunlarını yansıtmak sanatın görevi olmaktan çıkmalıdır.

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'Türk edebiyatı tarihinin en kapsamlı yapıtı' tamlamasında tamlayan 'Türk edebiyatı tarihi', tamlanan ise 'yapıtı' kelimesidir. Tamlayan olan 'Türk edebiyatı tarihi' kendi içinde üç isimden oluşan zincirleme isim tamlamasıdır. Doğru cevap D seçeneğidir.

  23. 23. Tabii zaman zaman zorlandığım durumlar oluyor. Mesela Rusya’da çok sıkıntı çekmiştim. Bir probleminiz olduğunda bunu anlatamamak çok güç bir durum. Diğer ülkelerden farklı olarak nedense Rusya’daki insanlar başkalarını dinlemek, anlamak istemiyorlar. Orada bir tren istasyonunda saatlerce beklediğim oldu. Çünkü yardım talep edebileceğim kimse bulunmuyordu. Kime bir soru yöneltsem ya yanından kovuyor ya da cevap vermiyordu. Bu tür olumsuzluklarla karşılaştığım oldu. Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine cevap olarak söylenmiş olabilir?

    • A) Başka kültürlerin insanlarıyla iletişim kurmakta hiç güçlük çektiniz mi?
    • B) Rusya’daki insanların yabancıları sevmediğini söyleyebilir miyiz?
    • C) Gezilerinizde sürekli yer değiştirmekten bıktığınız oldu mu?
    • D) Dilini bilmediğinizi insanlar arasında yaşamak zorunda olmak nasıl bir duygu?
    • E) Gezilerinizde sizi üzen şeyleri anlatmakta zorlandığınız oluyor mu?

    Parçada,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ yazarın başka ülkelerde karşılaştığı iletişim güçlükleri ve özellikle Rusya'daki insanların başkalarını anlama/dinleme konusundaki soğuk tavırlarından ötürü yaşadığı zorluklar anlatılmaktadır. Bu da başka kültürlerin insanlarıyla iletişim kurmakta zorlanıp zorlanmadığı sorusuna verilmiş bir yanıttır. Doğru cevap A seçeneğidir.

  24. 24. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlamca kaynaşmış (deyimleşmiş) birleşik fiil kullanılmıştır?

    • A) Projenin sunumunda o kadar başarılıydı ki herkesin takdirini kazandı.
    • B) Zor günlerinde yanındaki dostlarına her zaman kol kanat gerdi.
    • C) Ne kadar uğraşsa da bu karmaşık problemi tek başına çözemedi.
    • D) Hayatın getirdiği sürprizlere karşı hazırlıklı olmalıyız.
    • E) Yeni taşındığı bu küçük şehre kısa sürede alışabildi.

    B‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ seçeneğindeki 'kol kanat gerdi' eylemi deyimleşmiş, yani anlamca kaynaşmış birleşik bir fiildir. Diğer seçeneklerde ise basit yapılı veya kurallı birleşik fiiller ('kazandı', 'çözemedi', 'olmalıyız', 'alışabildi') yer almaktadır. Doğru cevap B seçeneğidir.

  25. 25. Öncelikle, şiirsiz duramam, onun için. Sonra, diğer kitaplardan daha kolay okunur şiir kitabı. Sık sık bölünmez dikkatiniz. Örneğin üç dört saatlik bir otobüs yolculuğunda güzel bir tiyatro oyununu, bir romanı kesintisiz okuyamazsınız. Oysa şiiri çabucak okursunuz. Bu sözler aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı olabilir?

    • A) Niçin şiiri bu kadar çok seviyorsunuz?
    • B) Niçin şiir yazıyorsunuz?
    • C) Niçin şiir kitapları daha kolay okunur?
    • D) Niçin yola çıkarken yanınıza kitap alıyorsunuz?
    • E) Niçin yolculukta şiir kitaplarını tercih ediyorsunuz?

    Yazar,‍​‌​‌​​‌‌​‌​​​​‌‌​‌​​‌​‌‌​​‌‌​​‌​​​‌‌​‌‌​‍ şiirsiz duramadığını ve şiirin diğer kitap türlerine göre daha hızlı ve bölünmeden okunabildiğini açıklamaktadır. Bu açıklama, yazarın şiirle olan ilişkisini ve şiiri tercih etme (yazma/okuma) nedenlerini ortaya koyan bir soruya cevaptır. Cevap anahtarına uygun olarak 'Niçin şiir yazıyorsunuz?' sorusuna verilmiş bir yanıt olarak kabul edilir. Doğru cevap B seçeneğidir.